KÜLTÜR SANAT - 05 Nisan 2022 Salı 12:16

Gelibolu Tarihi Su Altı Parkı’na bu yıl ziyaretçi akını bekleniyor

A
A
A
Gelibolu Tarihi Su Altı Parkı’na bu yıl ziyaretçi akını bekleniyor

Çanakkale Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 107 yıl önce batırılan İngiliz Kraliyet Zırhlısı ’HMS Majestic ve diğer 14 batık, ‘Gelibolu Tarihi Su Altı Parkı’ ile birlikte dalış tutkunlarının yeni gözdesi olmayı bekliyor.

Çanakkale Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 107 yıl önce batırılan İngiliz Kraliyet Zırhlısı ’HMS Majestic ve diğer 14 batık, ‘Gelibolu Tarihi Su Altı Parkı’ ile birlikte dalış tutkunlarının yeni gözdesi olmayı bekliyor. Pandemi sürecinin de azalmasıyla birlikte bu yıl Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası’nda ziyaretçi akını yaşanacak.


Derinliklerinde pek çok hikaye saklayan Çanakkale’nin destansı batıkları, 1. Dünya Savaşı temalı ilk su altı parkı özelliğini taşıyor. 107 yıl önce Seddülbahir Kalesi açıklarında batırılan İngiliz Kraliyet Zırhlısı ’HMS Majestic’in de aralarında bulunduğu 14 batık geminin gizemleri geçtiğimiz yıl Ekim ayında Seddülbahir Kalesi’nde gerçekleştirilen törenle dalış meraklılarına açılmıştı.


Ege ve Marmara denizlerinin buluşma noktası olan ve sahip olduğu su altı hazineleri ile tüm dünyanın ilgisini çeken Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nın tamamlanan tüm hazırlıklarıyla birlikte ziyaretçilerini bekliyor.



“Çanakkale, dünyada dalış dendiği zaman akla gelecek ilk 5 destinasyondan birisi olaca”


Dalış turizmi ve su altı parkı konusunda dünyada büyük bir yankı uyandırdıklarını belirten Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “HMS Majestic Zırhlısı ve Gelibolu Tarihi Su Altı Parkı daha doğru bir ifadeyle Çanakkale Dalış Merkezi geçtiğimiz yıl ziyarete açılarak, faaliyete başladı. Tabii, pandemi koşulları nedeniyle çok fazla geliş ve ziyaretçi olmamıştı fakat Türkiye ve dünyadaki pandemi sürecinin sona erdiğini düşündüğümüz yakın bir zaman içerisinde Çanakkale, dünyada dalış dendiği zaman akla gelecek ilk 5 destinasyondan birisi olacak. Çünkü, Çanakkale sularının altında adeta tarihe bir yolculuk yapılıyor. Dalış camiası Çanakkale’yi çok merak ediyor. Biz de hem dalış merkezi hem de su altı parkı çalışmamızı tamamladık ve gelen ziyaretçilerimize de daha iyi şartlarda zaman geçirmeleri için Tarihi Alan Başkanlığı olarak çalışıyoruz. Dalış turizmi ve su altı çok iddialı ve vizyonel bir proje ve dünyada çok yankı uyandırdı. Dünyanın en önemli basın kuruluşları burayı haber yaptı. Burası dünyada birçok noktada bilinen ve tanınan bir yer haline geldi” dedi.



“Suyun altındaki bu hazineler dalış meraklılarını bekliyor”


Başkan Kaşdemir açıklamasının devamında, “Bu dalış noktalarında ve su altı parkında en çok merak edilen Majestic Zırhlısı idi. Çünkü Majestic, savaş sırasında İngiliz Kraliyet ailesine ait bir karargah gemisiydi. Bir denizaltımız tarafından batırılarak savaş dışı kalmıştı. Biz bu suyun altındaki batıkları dalış turizmine kazandırmak için de çalışmalarımızı tamamlamıştık. Şimdi suyun altındaki bu hazineler dalış meraklılarını bekliyor. Çünkü, Çanakkale’de sadece bir suya dalmak değil, adeta bir tarihe dalmak, tarihe yolculuk yapmak gibi bir durum haline geldi. Şunu özellikle belirtmek isterim ki, bu batıkları biz özellikle koruyarak turizme açtık. Suyun altındaki bu batıkların ne kadar değerli olduğunu, hatıralarının ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz ve burada tamamen bizim kontrolümüz altında, çok dikkat edilerek, eserlerin zarar görmemesi için de tüm tedbirlerimizi aldık. Korunaklı, dikkatli ve herkesin merak ettiği bir yer haline gelmiş su altı parkında gelen ziyaretçilerimizle yakın zamanda buluşmayı düşünüyoruz. Çanakkale’yi dalış camiasında bir buluşma noktası haline getireceğiz ve dünyanın en önemli dalış merkezlerinden bir tanesi de burası olacak” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Üniversite öğrencilerine Manisa’nın tarihi mirası anlatıldı Manisa Kent Konseyi öncülüğünde; Manisa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen "Adım Adım Manisa" projesi başladı. Proje kapsamında üniversite öğrencileri, kentin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde tanıma fırsatı buldu. Manisa’nın tarihi, kültürel ve sosyal değerlerini tanıtmak amacıyla hazırlanan "Adım Adım Manisa" projesi ile kentin tanıtımına katkı sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrenciler, Manisa Kurtuluş Müzesi, Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Atatürk Sergi Salonu, Manisa Müzesi, Yenihan ve Kurşunluhan, Şehzadeler Park ve Dioramik Mesir Müzesi gibi tarihi ve kültürel noktaları gezdi. Gezi boyunca öğrencilere, kentin geçmişi, kültürel dokusu ve tarihi yapıları hakkında bilgiler aktarıldı. Programa; Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek, Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Manisa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Zuhal Güneş, Manisa Kent Konseyi Genel Sekreteri Gökmen Aytaç, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim elemanları Dr. Fatih Çiçek, Araş. Gör. Nail Aslan, Araş. Gör. Baykal Başdemir ve Dr. Şenol Çekmece de katıldı. "Gençler kentin geleceğine sahip çıkacak" Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, projenin Manisa’nın tanıtımı açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "En önemli misyonlarımızdan biri, kurumları bir araya getirerek ortak akıl oluşturmaktır. Birçok öğrencimiz, şehri yeterince tanımadan mezun olabiliyor. Biz bu durumu kendimize dert edindik. Büyükşehir Belediyemizin ve paydaş kurumlarımızın desteğiyle başlattığımız bu projeyle, gençlerimizin Manisa’yı yalnızca eğitim gördükleri bir yer değil; kimliği olan bir değer olarak görmelerini istiyoruz. Şehrini tanıyan genç, ona daha güçlü bir aidiyetle bağlanır. Bu çalışmayı ilerleyen süreçte ilçelerimize de taşımayı hedefliyoruz" dedi. "Kültürel mirasımızı geleceğe taşıyoruz" Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek ise Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kentin tanıtımına katkı sunan projelere destek vermeyi sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu mirasın genç kuşaklara aktarılması, kentlilik bilincinin güçlenmesi adına kritik bir öneme sahip. Gençlerimizin tarihimizi yerinde öğrenmesi çok kıymetli. Şehrimizin değerlerini her platformda gençlerimize aktarmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı sanık Karanis: "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi ticaret için borç verebileceğini söyledi" ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket eden ve örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında köprü vazifesi gören tutuklu sanık Hakan Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim" dedi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 32. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İddianamede firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği ve örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı olduğu belirtilen tutuklu sanık Hakan Karanis’in, firari örgüt yöneticisi Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olması ve süreç içerisinde yönetici olmasında etkin rol aldığı kaydedilmişti. Sanık Karanis’in örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında bir köprü vazifesi gördüğü açıklanmıştı. "Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım" Hakan Karanis iddianamedeki suçlamalara karşı, "Ben Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım. Ekrem İmamoğlu ile birçok çocukluk anısı biriktirdik. Biz Trabzon’un dar sokaklarında sevgiyle büyüdük. Ekrem İmamoğlu üniversite eğitimi için Kıbrıs’a ben ise Ankara’ya gittim. İkimiz de ciddi bir trafik kazası yaşadık. İkimiz de aynı köyden evlendik. Hayatımızda nezarethaneye ilk kez onunla girdik. Askerliğimizi aynı şehirde yaptık. Aynı apartmanda oturduk. Onun şirketinde 2 yıl çalıştım. Ancak inşaat işini sevmedim baba mesleğim olan tekstile ilgi duydum bu nedenle ayrıldım ve kendi işimi kurdum. Ekrem Bey sizin için şüpheli olabilir, buradaki insanlar için İBB Başkanı olabilir ya da bir müddet sonra cumhurbaşkanı olabilir ama o benim için her zaman arkadaşım Ekrem’dir. Ekrem Bey farklı siyaset tarzı olan bir kişidir" dedi. "Murat Gülibrahimoğlu ile tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır" "Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım tamamen sosyal çevre içerisinde gelişmiştir. Murat Gülibrahimoğlu Trabzon’da kayınbiraderimin çocukluk arkadaşıdır" diyen Karanis, "Murat’ın babası öğrenciliğini ve yaşamını Trabzon’da devam ettirmiş birisidir. Ailesi ile de görüşmüşlüğüm olmuştur. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışmam pandemi döneminde olmuştur. Dosya kapsamında olan ve 2020 yılında gerçekleşen tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır Murat Gülibrahimoğlu ile. Tamamen turistik amaçlı bir geziydi bu. Murat Gülibrahimoğlu ile tanıştığım dönemde kendisini inşaat ve madencilik işi yapan biri olarak bilirim. Murat Gülibrahimoğlu zaman zaman yurt dışı seyahatlerimde bana siparişler verirdi. İddianamede hakkımda öne sürülen isnatların tamamı Murat Gülibrahimoğlu ile olan tanışıklığım ve varsayımsal değerlendirmelere dayanmaktadır. Murat Gülibrahimoğlu ile benim aramda zaman zaman borç para gönderimi yapılmıştır. Kendisi benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim. İddia makamı birçok para transferi yapıldığı iddiasında bulunuyor. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım olan tüm süreçte bana 5 adet gelen benden de kendisine giden 4 adet hesap hareketim var. Kendisine hiçbir borcum yoktur, alacağım da yoktur. Bunların hepsi Murat Gülibrahimoğlu’nun bana olan borçlardır. Yurt dışından onun adına yaptığım alışveriş içindir. Ne borcum ne alacağım vardır" ifadesini kullandı. Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olmasını sağladığım iddiası tamamen farazi bir iddiadır. Murat Gülibrahimoğlu ile kimse arasında köprü vazifesi görmedim, çevremden kimse ile tanıştırmadım. Ancak o beni kendi çevresinden birçok insanla tanıştırdı. Tanışıklıktan suç isnadı oluşturmaya çalışan iddia makamı keşke bana sorsaydı" dedi. İddianamede haklarında tanık beyanı bulunan tutuklu sanıklar Hasan Tahsin Sönmez ile Turgay Tokdemir’in savunmasına geçildi. Tutuklu Sönmez ve Tokdemir hakkında beyanda bulunan tanık Şükrü Kaynar’ın "Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinin sahte fatura için kullandığı Sönmez Su isimli bir firma vardı. Bu firma Hasan Sönmez’e aittir. Turgay Tokdemir firmanın resmiyetteki sahibidir" ifadeleri iddianamede yer bulmuştu. Tutuklu sanık Hasan Tahsin Sönmez, "Cebeci Köyü’nde 100 yılı aşkın süredir yaşayan bir ailenin üyesiyim. Burada bulunma sebebim Şükrü Kaynar isimli kişinin hakkımda verdiği beyandır. Bu şahsı tanımam. Ortada psikolojisi bozuk bir adam var. Kendime ait olmayan bir şirketten, işlemediğim bir suçtan 10 aydır tutukluyum. Bizim Cebeci Köyü’nde arazilerimiz var. Ben Murat Gülibrahimoğlu’nun bugüne kadar koruma ile gezdiğini görmedim. Ben kendimi bildim bileli kaçak hafriyat buraya dökülürdü" diye konuştu. Tutuklu sanık Turgay Tokdemir ise, "Ben iş adamıyım. Sönmez Su İnşaat firmasının sahibiyim. Hakkımda sahte fatura düzenleme suçlaması bulunmaktadır. Tanımadığım bir kişinin benimle ilgili bir iddiası bulunmaktadır. İsmi Şükrü Kaynar. 3 senedir şirketimi inceleyen vergi memurlarının bir tespiti yoktur. Bu kişinin iddiasının kaynağı nedir bilmiyorum. Suçsuz yere bir senedir tutuklu yatmaktayım. Tahliyemi istiyorum. Savcılıkta savunmam alınmadı. İlk kez burada savunma yapıyorum" ifadelerini kullandı. 2 sanığın ortak avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Penta Teknoloji, ilk çeyrekte sürdürülebilir büyümesine devam etti Bilişim teknolojileri dünyasının öncü şirketlerinden Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk üç ayında istikrarlı bir finansal performans sergiledi. Şirketin konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artış göstererek 8,7 milyar TL’ye yükseldi. Global ve yenilikçi teknoloji ürünlerini hızlı ve güvenli şekilde bilişim ekosistemiyle buluşturan Türkiye’nin önde gelen katma değerli teknoloji dağıtıcısı Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk çeyreğinde Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 8,7 milyar TL’ye yükselirken, brüt karı da yüzde 32 artışla 668,5 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket 93,2 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederken, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) yüzde 22 artışla 323,9 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjı ise yüzde 3,7 olarak kaydedildi. "Ekosisteme uçtan uca katma değer sağlama odaklı yaklaşımımızla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık" Dijital dönüşüm yatırımlarının ilk çeyrek sonuçlarına olumlu yansıdığını belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Penta Teknoloji olarak; 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik üzerine inşa ettiğimiz güçlü ekosistemimizin katkısıyla dünyanın önde gelen teknoloji markalarının yenilikçi ürün ve çözümlerini ülkemizle buluşturuyoruz. Operasyonel yetkinliklerimizi sürekli geliştirerek sektördeki gücümüzü pekiştirirken; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlıyor, sektörün büyümesini destekliyoruz. Satıştan tedarik zincirine, müşteri deneyiminden finansal süreçlere kadar tüm iş yapış biçimlerimizi akıllı teknolojilerle dönüştürerek verimliliğimizi artırıyoruz. Odaklı stratejimiz ve yatırımlarımızın katkısıyla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki dönemde de finansal gücümüzü ve pazar etkimizi büyütürken, insanı merkeze alan kültürümüz ve stratejik ortaklıklarımızla ekosisteme kalıcı değer katmayı sürdüreceğiz" dedi.