GENEL - 26 Haziran 2022 Pazar 10:27

Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor

A
A
A
Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor

Çanakkale Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 107 yıl önce batırılan 14 batık, ‘Gelibolu Tarihi Su Altı Parkı’ ile birlikte yerli ve yabancı turistlerin yeni gözdesi oldu.

Çanakkale Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 107 yıl önce batırılan 14 batık, ‘Gelibolu Tarihi Su Altı Parkı’ ile birlikte yerli ve yabancı turistlerin yeni gözdesi oldu.


Tarihi batıklara dalmak için gelen yerli ve yabancı turistler bu parkın heyecan verici olduğunu açıkladılar. Derinliklerinde pek çok hikaye saklayan Çanakkale’nin destansı batıkları, 1. Dünya Savaşı temalı ilk su altı parkı özelliğini taşıyor. 107 yıl önce Seddülbahir Kalesi açıklarında batırılan İngiliz Kraliyet Zırhlısı ’HMS Majestic’in de aralarında bulunduğu 14 batık geminin gizemleri geçtiğimiz yıl Ekim ayında Seddülbahir Kalesi’nde gerçekleştirilen törenle dalış meraklılarına açılmıştı. Ege ve Marmara denizlerinin buluşma noktası olan ve sahip olduğu su altı hazineleri ile tüm dünyanın ilgisini çeken Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı, yerli ve yabancı turistlerin de yeni gözdesi oldu. İtalya’dan ve Eskişehir’den gelen turistler Çanakkale Savaşı öncesinde sivil amaçlı olarak kullanılan ve savaşın başlamasının ardından Çanakkale’de mayın tarama gemisi olarak kullanılan Lundy gemisine daldılar.


Dalış öncesinde böyle bir tecrübe edindiği için mutlu olduğunu belirten İtalyan turist Eleonora Medda, yaptığı açıklamasında, “Buradaki tarihi batıkların ve diğer güzelliklerin tecrübesini edindiğim büyük mutluluk duyuyorum. Buradaki tecrübelerimi dünyanın her yerinde olan dalış komitesiyle ve İtalya’da bulunan meslektaşlarımla paylaşmak için çok heyecanlıyım” dedi.


Eskişehir’den dalış yapmak için Çanakkale’ye gelen Derya Kızak, “Hepimiz çok heyecanlıyız, ilk defa savaş batıklarına dalacağız. Son derece keyifli ve merak uyandıran bir şey bizim için. En azından tarihimizi görmüş olacağız. O tarihi yaşamak, o nabzı tutmak o hisler bizim için çok önemli” ifadelerine yer verdi.


Tüm dalış meraklılarını bölgeye beklediklerini belirten İkbal Ünüver, “Eskişehir Dalış merkezi olarak Çanakkale’ye geldik. Savaş batıklarına dalacağız. Tüm dalış meraklılarını davet ediyoruz” dedi.



Eğitmen Eyüpoğlu: “Bölgemiz birinci dünya savaşı savaş batıkları bölgesi”


Dalış teknesinin baş eğitmeni Ali Eyüpoğlu, “Bölgemiz birinci dünya savaşı savaş batıkları bölgesi. Gelen misafirlerimizin seviyelerine uygun dalış noktalarını belirleyip dalışlarını yaptırıyoruz. Şu anda 2 ve 3 yıldız seviyesinde olan dalgıçlarımızı Lundy mayın tarama gemisine dalış yaptıracağız. Gelen misafirlerimizin dalış seviyelerine göre dalış yaptırıyoruz bir sonraki dalış noktaları Louis olacak. Yaklaşık 18 metrede ikinci dalışlarını da yaparak orada bitireceğiz. Bugün İtalyan ve Türk misafirlerimiz var onlarla birlikte dalışlarımızı gerçekleştireceğiz. Avrupa topluluğuna tanıtımlarımız iyi olursa gelecek olan misafirlerimizin daha çok olacağını düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.



Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir, “Gelen ziyaretçilerimiz tarihte bir su altına yolculuk yapmış oluyorlar”


Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı parkı misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Özellikle pandemi sonrası Çanakkale’de dalışa olan ilgi tüm dünyada karşılık bulmaya başladı. Şu anda Çanakkale dalış dendiği zaman akla gelen dünyadaki sayılı yerlerden birisi olma yolunda. Gelen ziyaretçilerimizde çok heyecanlı bir şekilde tarihte bir su altına yolculuk yapmış oluyorlar. Çünkü, dünyada 14 dalış noktasıyla bu kadar zengin bir hikâyeye sahip başka bir dalış merkezi yok. Biz Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı olarak, bütün dalış meraklılarını Çanakkale’de ağırlamak, misafir etmek istiyoruz ve daha önce hiç sahip olmadıkları bir deneyime sahip olmalarını arzu ediyoruz. Çünkü Çanakkale’ye gelen dalgıçlar sadece su altına dalış yapmayacaklar. Aynı zamanda tarihe bir yolculuk yapmış olacaklar. Dolayısıyla bu kadar güzelliği barındıran bir su altı parkı dünyada çok fazla merak edilir hale gelmeye başladı. Bizde umuyoruz ki çok kısa bir süre içerisinde burası dünyada dalış dendiği zaman akla gelen ilk birkaç dalış merkezinden birisi olacak. Birinci dünya savaşından kalma tarihi vasıflar sanıyorum dalış yapan herkesi büyük bir keyif ve heyecan içerisinde olmalarını sağlayacak. Biz Çanakkale’de bütün dalış meraklılarını misafir etmek istiyoruz ve tarihe bir yolculuk yapmak istiyoruz” dedi.



Kaşdemir, “14 ayrı dalış noktamız var bunların hepsinin bir hikayesi var ve yaşanmışlıkları var”


Bölgede bulunan her batığın başka bir hikayesi olduğunu belirten Kaşdemir, “Bugün İtalya’dan gelen misafirlerimizle Lundy isimli batığa dalış yapacağız. Lundy aslında bir balık gemisi ama birinci dünya savaşında savaşta kullanışmış. Çanakkale Savaşları sırasında batmış bir batık ama tek parça olan bir batık. Dalış yapıldığında tek parça bir batık görmüş olacaksınız. Buda dalışın heyecanını daha da arttırıyor. Buradaki batıkların hepsinin bir hikayesi var. Hikaye önemlidir çünkü insan hikayesini bildiği şeyi merak eder. Buradaki bütün batıklarında bir hikayesi var, dolayısıyla bütün dalış camiası bu tarihi batıkları görmek istiyorlar. 14 ayrı dalış noktamız var bunların hepsinin bir hikayesi var ve yaşanmışlıkları var” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu’ndan Güneydoğu’da şampiyonluk gururu Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Yurtlig organizasyonu kapsamında gerçekleştirilen Güneydoğu Bölgesi Masa Tenisi Müsabakaları’nda Adıyaman’ı temsil eden Veysel Karani Erkek Yurdu, büyük bir başarıya imza atarak bölge şampiyonu oldu. Bölge genelinden çok sayıda ilin katılım sağladığı ve yüksek rekabet ortamında geçen müsabakalarda sporcular, hem teknik kapasiteleri hem de mücadeleci ruhlarıyla izleyenlerden tam not aldı. Turnuva boyunca disiplinli oyun anlayışı, takım uyumu ve kararlı performansıyla dikkat çeken Adıyaman temsilcisi, final karşılaşmalarında da üstün bir oyun ortaya koyarak şampiyonluk kupasını kazandı. Organizasyon süresince sporcular yalnızca sportif başarılarıyla değil; fair-play anlayışları, centilmenlikleri ve örnek davranışlarıyla da ön plana çıktı. Bu yönüyle müsabakalar, gençlerin sosyal gelişimine katkı sunan önemli bir platform olma özelliği taşıdı. Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Elüstü, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin spora olan ilgisi, azmi ve disiplinli çalışmaları bizleri son derece mutlu ediyor. Yurtlig organizasyonları, gençlerimizin hem fiziksel hem de sosyal yönden gelişmesine önemli katkılar sağlıyor. Bu tür organizasyonlar sayesinde gençlerimiz yeni dostluklar kuruyor, takım ruhunu öğreniyor ve kendilerini daha iyi ifade etme imkanı buluyor. Güneydoğu Bölgesi’nde elde edilen bu anlamlı şampiyonlukta emeği geçen tüm sporcularımızı, antrenörlerimizi ve idarecilerimizi yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu. Elde edilen bu başarı, Adıyaman’da spor altyapısına verilen önemin ve gençlere sunulan imkanların somut bir göstergesi olurken, gelecekte kazanılacak yeni başarılar için de önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu sporcularının önümüzdeki süreçte Türkiye finallerinde de aynı başarıyı sürdürmesi hedefleniyor.
İstanbul Yağmur yağdı, İstanbul koştu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İBB Spor İstanbul tarafından 2016 yılından bu yana organize edilen ’İstanbul’u Koşuyorum’ etkinliğinin bu yılki Asya etabı gerçekleştirildi. Üsküdar’da düzenlenen organizasyonda zorlu hava şartlarına karşın yaklaşık 4 bin kişi parkura çıktı. ’İstanbul’u Koşuyorum, Şehri Hissediyorum!’ sloganıyla hayata geçirilen yarışın startını Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay, İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk ve İBB Sportif Değerlendirme Şube Müdürü İlker Öztürk birlikte verdi. Etkinlikte zorlu hava koşullarına rağmen 5K parkurunda 848, 10K parkurunda ise 2 bin 973 olmak üzere toplamda 3 bin 821 koşucu ter döktü. 5K’da şampiyonlar Ali ve Kolpakova Üsküdar’ın tarihi dokusu ve doğal güzellikleri eşliğinde koşulan İstanbul’u Koşuyorum Asya etabında, saat 08.00’de başlayan 5K yarışında erkeklerde Suriyeli Nuri Mohamed Ali, 16:36’lık derecesiyle birinciliğe ulaştı. Ömer Talyak 16:47 ile ikinci sırayı alırken, Iraklı Ishaq Abbas Mahmood Alridha 16:51 ile üçüncü oldu. Kadınlarda ise Rus Mariia Kolpakova, 21:01’lik derecesiyle zirvede yer aldı. İranlı Samin Larki 22:45 ile ikinci, Gizem Taşyaka ise 23:08 ile üçüncü sırada finiş gördü. 5K genel klasmanda dereceye giren kadın ve erkek sporculara hediye çeki verildi. Yarış sonunda birinciler 10 bin, ikinciler 7 bin 500 ve üçüncüler 5 bin lira değerinde hediye çeki kazandı. 10K’da zirve Bakar ve Kapdan’ın Saat 09.15’te başlayan 10K yarışında erkekler kategorisinde 33:09’luk performansıyla Ayhan Bakar birinciliği elde etti. Onu 34:18’lik ile Mestan Turhan ve 34:21 ile Sefa Karakaya takip etti. Kadınlar kategorisinde ise birincilik 41:28 ile koşan Ebru Kapdan’ın oldu. İkinci sırayı 45:22 ile Gamze Turhan, üçüncü sırayı ise 46:38 ile Liubov Özkalgay aldı. 10K yarışında dereceye giren sporcular; birincilikten sekizinciliğe kadar sırasıyla 25 bin, 20 bin, 15 bin, 10 bin, 8 bin, 6 bin, 5 bin ve 4 bin lira para ödülünün sahibi oldu. Ayrıca 10K kategorisinde yarışı 90 dakika içerisinde tamamlayan katılımcılar, 1 Kasım’da düzenlenecek Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu kapsamındaki 15,5K koşusuna katılım için gerekli barajı da geçmiş oldu. Yarış kapsamında 10K parkurunda 13 farklı yaş kategorisinde ilk üçe giren sporculara da kupa ve madalya takdim edildi.
İstanbul Yeşilçam oyuncularından sanatçı dostları için vefa çağrısı: "Yeşilçam Huzurevi" Türk sineması usta oyuncuları, yıllar sonra "Yeşilçam Huzurevi" projesi için Beyoğlu’nda bir araya geldi. Kemal Sunal ile başrol paylaştığı filmlerle hafızalara kazınan Serpil Nur ve sinemanın "harbi kadını" olarak bilinen Şehnaz Dilan, zor durumdaki sanatçı dostları için destek çağrısında bulundu. Geçmişte milyonları ekran başına kilitleyen, ancak bugün birçoğu geçim sıkıntısı ve barınma sorunuyla mücadele eden Yeşilçam emektarları için Avukat Onur Yağışan kolları sıvadı. "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için adım atan Yağışan’a Yeşilçam oyuncuları Serpil Nur ve Şehnaz Dilan da destek verdi. Usta oyuncular hayatlarını sinemaya adamış ancak şimdilerde yardıma muhtaç durumda olan meslektaşlarının başlarını sokabilecekleri yapının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. "Çoğu Yeşilçam oyuncusunun evi yok barkı yok, bazıları barakalarda yaşıyor" Sinema Oyuncusu Serpil Nur, çoğu Yeşilçam oyuncusunun evinin olmadığını ifade ederek, "Bazıları barakalarda yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda duydum, barakada yaşayan bir zamanların jön bir sanatçısıydı. Barakada ölüsü bulundu. Hiçbir sanatçı böyle bir sona layık değil. Dilerim avukat beyin çıktığı bu yolda tüm sanatçılar ve devlet destek olup güzel bir yola girer ve o ihtiyacı olan sanatçılarımıza bir mekan, bir yer, bir ev, bir barınak olurlar. Çünkü eski dönemlerde çalışan sanatçıların, bilhassa ikinci, üçüncü rollerde oynayan dostlarımızın, arkadaşlarımızın sigortaları yoktu. Ve bugün hayatlarını idame ettirmeleri için herhangi bir hayat güvenceleri yok; evleri yok, maaşları yok, hiçbir şeyleri yok. Gidin bakımevlerinde, Darülaceze’lerde birçok sanatçı gerçekten çok zor durumda. İnşallah bu çıkılan yolda bir başarı elde edilir. Umuyorum, diliyorum her şey çok güzel olsun" dedi. "Evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım" Sinema oyuncusu Şehnaz Dilan ise evsiz durumda bulunan Yeşilçam oyuncuları için biran önce harekete geçilmesi gerektiğine belirterek, "Avukatımız Onur Yağışan, Türkiye’de yapılmayan bir şeyi yapacak. Lütfen rica ediyorum, bu Yeşilçam oyuncuları için, sokakta kalanlar için, bilhassa evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım. Bunda ses sanatçılarından bilhassa rica ediyorum; destek olmalarını istiyorum ve hükümetin destek olmasını istiyorum. Kimse kalmadı gibi, kalanlar da çok zor durumda. Ben kendilerini biliyorum, görüşüyorum da. Çünkü sinemada son kuşak benim. Bazı dernekler zaten ilgilenmiyor. Derneğe para yatırıyorsunuz, bu kadar. Ama lütfen bir an önce yardımcı olsunlar. Onur Bey’e de buradan çok teşekkür ediyorum gerçekten bu gayretleri için; bizim için koşturması, Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu. "Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim" "Yeşilçam Huzurevi" projesinin hayata geçirmek için girişimlerde bulunan Avukat Onur Yağışan, "Öncelikle, birçok Yeşilçam emektar sanatçımızın ne yazık ki sosyal güvenceleri yok. Ne yazık ki şu an birçok emektar sanatçımızın yaşamlarının son dönemlerini başlarını sokacak, bir ev alacak durumları yok ve evleri de yok. Biz de öncelikle ahde vefa gereği ve bu durumlardan dolayı Yeşilçam emektarlarımızın huzur içinde yaşamaları için "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Buradaki amacımız şu: Yeşilçam emektarlarımızın, sanatçılarımızın hak ettiği en azından ömürlerinin son dönemlerinde; öncelikle güvenilir ve insanca bir yaşam yaşamaları onların hakkıdır. Bu hakka kavuşmaları için biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Buradan da çağrımız; öncelikle devletimizin, iş insanlarımızın, sağduyulu bütün vatandaşlarımızın bu projeye omuz vermeye davet ediyorum. Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim, sevinç gözyaşlarına boğduralım diyorum ve bütün herkesten destek bekliyorum" ifadelerini kullandı