EKONOMİ - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 13:27

Kurban Bayramı’nda Çanakkale’de doluluk oranı yüzde 100’e ulaşacak

A
A
A
Kurban Bayramı’nda Çanakkale’de doluluk oranı yüzde 100’e ulaşacak

Çanakkale’de 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde doluluk oranının yüzde 100’e ulaşması bekleniyor. Çanakkale Turistik Otelciler Derneği (ÇATOD) Başkanı Nilgün Gökser, "1915 Çanakkale Köprüsü, Assos ve Troya tünellerinin yapılmasıyla birlikte bölgemize ulaşım çok daha rahat ve konforlu oldu. Bu nedenle daha fazla misafiri ağırlamaktayız" dedi.


Çanakkale, mitolojisi, arkeoloji dünyasına yön veren kazıları, tarihi dokusu, eşsiz doğası, kendine has lezzetleri ve birbirinden farklı içerikteki etkinlikleriyle 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde yerli ve yabancı binlerce tatilciyi ağırlamayı planlıyor. Yaz sezonunun başlaması ve bayram tatilinin yaklaşmasıyla birlikte Çanakkale tatilciler için farklı alternatifler sunuyor. Yeşil ve mavinin kucaklaştığı koyları, temiz denizi ve korunaklı sahilleri ile Gökçeada ve Bozcaada, deniz, güneş ve kum tatili yapmayı planlayan tatilcileri bekliyor. Çanakkale 13 mavi bayraklı plajlarıyla birbirlerine yakın lokasyonda olmaları sayesinde tatilcilere her birini deneyimleme imkanı tanıyor. Alpler’den sonra dünyanın en fazla oksijen oranına sahip bölgesi olan Kaz Dağları tatilini yeşillikler içinde, doğal güzelliklerle dolu ve sakin olarak geçirmek isteyenler için eşsiz bir seçenek sunuyor. Kaz Dağları akarsuları, şelaleleri, etrafı saran enfes çam ağaçlarıyla huzur, sessizlik ve dinlenme için tercih edilecek noktaların en başında geliyor.


Çanakkale, tarihi kültür varlıklarına ilgi duyan, tatilini bir kültür rotası olarak planlayanlar için medeniyet tarihi açısından oldukça zengin bir geçmişe sahip. Etrafında bulunan antik kentlerle birlikte, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki şehitlikler ile yabancı askerlerin mezarları, anıtlar ve kitabeler, kaleler ve tabyalar yerli ve yabancı ziyaretçiler geçmişin izlerine bugün de tanıklık edebiliyor. Çanakkale’de yaklaşık olarak 14 bin oda ve 28 bin yatak kapasiteli 970 tesis bulunuyor.



Kurban Bayramı tatilinde doluluk oranlarının yüzde 100’e ulaşmasını bekliyoruz


Çanakkale’de otellerin doluluk oranlarının yüzde 80 bandında seyrettiğini söyleyen Çanakkale Turistik Otelciler Derneği (ÇATOD) Başkanı Nilgün Gökser, bayram tatilinde doluluk oranlarının yüzde 100’e ulaşmasını beklediklerini açıkladı. Çanakkale’de Kurban Bayramı öncesi turizm hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Gökser, Çanakkale merkez ve ilçe merkezlerinde daha dengeli bir artış oranı gözlemlediklerini, tatil bölgesi olan yerlerde ise daha hızlı bir artış seyrettiklerine dikkat çekti. Yaz sezonu ile ’deniz, kum, güneş’ tatili hayal eden vatandaşlara ise "Çanakkale bölgemizde 13 tane mavi bayraklı plajımız bulunmaktadır. Yaz sezonunda da misafirlerimizi berrak sularımızda, temiz sularımızda yüzmeye ve tatil yapmaya bekliyoruz" dedi.



Kurban Bayramı’nın dokuz gün tatili olmasıyla birlikte doluluk oranlarımız yavaş yavaş artmaya başladı


Yaz sezonu için hazırlıklarını tamamlayıp Çanakkale’ye misafirlerini beklediklerini söyleyen ÇATOD Başkanı Nilgün Gökser, "Çanakkale’de Kurban Bayramı ve yaz sezonuyla birlikte hızlı bir ivmeyle hazırlıklarımızı tamamladık ve misafirlerimizi beklemekteyiz. Sezonumuzun açılmasıyla birlikte destinasyonumuzun daha fazla hareketleneceğini de gözlemliyoruz. Kurban Bayramı’nın dokuz gün tatili olmasıyla birlikte doluluk oranlarımız yavaş yavaş artmaya başladı. Burada baktığımızda özellikle Bozcaada, Gökçeada, Assos sahil kenarı, Kaz Dağları gibi yerlerde doluluk oranlarımız daha önceden dolmaya başlarken şehir merkezinde daha dengeli bir doluluk artışı bekliyoruz. Özellikle 9 günlük tatil haberleriyle birlikte tatilcilerimiz erken rezervasyona yöneldiler. Adalar bölgemiz özellikle Bozcaada, Gökçeada, Assos, Kadırga koyu, Kazdağları’nda doluluk artışımız başladı. Şehir merkezinde son dakika her zaman rezervasyon daha fazla olmakta, daha dengeli bir rezervasyon görüyoruz. 1915 Çanakkale Köprüsü, Assos ve Troya tünellerinin yapılmasıyla birlikte bölgemize ulaşım çok daha rahat ve konforlu oldu. Bu nedenle daha fazla misafiri ağırlamaktayız. Çünkü ulaşımın kolay ve rahat olduğu yerde misafirler hızla şehrimize gelip deneyimlerini arttırabiliyorlar" diye konuştu.



Misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamayı hedefliyoruz


Çanakkale’ye gelen turistlere kaliteli hizmet verebilmek için gerekli çalışmaların yapıldığına dikkat çeken Gökser, sözlerine şöyle devam etti:


"Değerlendirme yaptığımızda bu Kurban Bayramımız yaz sezonunun başlangıcı gibi olduğu için insanlar artık deniz, güneş, kum tatiliyle birlikte yine tarihi, manevi değerlerimiz olan Gelibolu Tarihi Yarımadamız, yine Kazdağları’mız zengin florasıyla, gastronomisiyle topluca bir destinasyon olarak karşımıza çıktığı için Çanakkale’miz bu yönden de şanslı. Türkiye turizmine dünya çapında baktığımızda misafir ağırlama ve kalite konusunda ülkemiz ön noktalara taşınmaktadır. Bizler de Çanakkale Turistik Otelciler Derneği olarak üniversitesi ile yaptığımız protokol ile birlikte hizmet içi eğitimlerle gelen misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamayı hedefliyoruz. Burada konaklama sürelerinin artmasına ve misafirlerimizin memnun ayrılmasına hedeflemekteyiz."



Kurban Bayramı’nda Çanakkale’de doluluk oranı yüzde 100’e ulaşacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Atatürk Üniversitesi, Özbekistan-Türkiye rektörler forumunda önemli iş birliklerine imza attı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen "4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu", iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. 21-23 Mayıs 2026 tarihleri arasında Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Forumda Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da yer alarak hem akademik temaslarda bulundu hem de program kapsamında kritik görevler üstlendi. Rektör Hacımüftüoğlu’na Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ve Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Baydemir ile Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Dağ eşlik etti. Forum programında; Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov, Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov yer aldı. Program kapsamında Özbekistan’dan 25 üniversite rektörü, Türkiye’den ise 9 üniversite rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Ayrıca çeşitli üniversitelerden rektör yardımcılarının da yer aldığı forumda, ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği ve akademik proje geliştirme konuları ele alındı. Stratejik Oturumda Kritik Rol: Moderatörlük ve Vizyoner Sunum Program kapsamında düzenlenen eş zamanlı oturumlar içerisinde yer alan "Tıp Eğitimi, Spor ve Pedagojide İnovasyonlar ile Dijital Teknolojiler" başlıklı oturum, Ahmet Hacımüftüoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Aynı oturumda konuşmacı olarak da yer alan Hacımüftüoğlu, tıp eğitiminin dönüşümünde dijitalleşmenin rolüne, simülasyon temelli eğitim modellerinin önemine ve sağlık alanında yapay zekâ uygulamalarının sunduğu imkânlara dikkat çekti. Oturumda; dijital sağlık teknolojileri, halk sağlığı, sağlıklı yaşam ve spor, klinik araştırmalar, üniversite-hastane iş birlikleri ile ilaç ve biyoteknoloji alanında geliştirilebilecek ortak çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. Türkiye ve Özbekistan’dan alanında yetkin akademisyenlerin katkı sunduğu oturumda, özellikle ortak araştırma altyapılarının kurulması, veri paylaşımı ve çok merkezli klinik çalışmaların artırılması konuları ön plana çıktı. Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin sağlık bilimleri alanındaki güçlü akademik birikimi ve araştırma kapasitesiyle uluslararası iş birliklerine önemli katkılar sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Simülasyon Merkezi Dünya Standartlarına Taşınacak Rektör Hacımüftüoğlu, konuşmasında Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren simülasyon merkezinin kapsamlı şekilde yenileneceğini ve dünya standartlarında bir yapıya dönüştürüleceğini belirtti. Sağlık eğitiminde uygulamalı öğrenmenin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Hacımüftüoğlu, öğrencilerin son teknolojiyle donatılmış modern bir simülasyon merkezinde eğitim almasının hedeflendiğini ifade etti. Yeni teknolojiye sahip simülasyon altyapısıyla birlikte öğrencilerin klinik becerilerini daha güçlü şekilde geliştireceğini vurgulayan Hacımüftüoğlu, ileri teknoloji cihazlarla desteklenecek merkez sayesinde tıp eğitiminde kalite standartlarının daha üst seviyeye taşınacağını kaydetti. Ayrıca kurulacak modern eğitim altyapısının, uluslararası akademik iş birlikleri ve ortak uygulamalı eğitim programları açısından da önemli fırsatlar sunacağını dile getirdi. Yapılan 10 Anlaşma ile Uluslararası İş Birliği Ağına Önemli Katkı Sunuldu Forum süresince gerçekleştirilen ikili görüşmeler kapsamında Atatürk Üniversitesi ile Özbekistan’daki çeşitli yükseköğretim kurumları arasında iş birliği protokolleri imzalandı. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi başta olmak üzere, Türk Devletleri Uluslararası Üniversitesi, Buhara Uluslararası Üniversitesi, Ürgenç Devlet Üniversitesi, Buhara Devlet Pedagoji Enstitüsü, Taşkent Devlet Transport Üniversitesi, Buhara Devlet Üniversitesi, Varşova Uygulamalı Bilimler ve İşletme Üniversitesi Andijan, Buhara İnovatif Eğitim ve Tıp Üniversitesi ile Denov Girişimcilik ve Pedagoji Üniversitesi ile akademik iş birliği anlaşmaları hayata geçirildi. Söz konusu anlaşmalarla birlikte öğrenci ve akademisyen değişim programlarının artırılması, ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi ve eğitim-öğretim alanında bilgi paylaşımının güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca Açık ve Uzaktan Öğretim alanında bölgesel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik de temaslarda bulunuldu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Akademik Birikimimizi Uluslararası Arenaya Taşıyoruz" Forumun kapanış oturumunda değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sağlık, eğitim ve dijitalleşme alanlarında ortaya konan ortak vizyonun son derece kıymetli olduğunu belirterek, üniversiteler arası iş birliğinin güçlendirilmesinin bilimsel üretime doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti. Forum kapsamında moderatörlük görevini üstlenen 3 üniversiteden biri olduklarını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, kapanış sunumunda Özbekistan temaslarını değerlendirdi. Atatürk Üniversitesinin uluslararası akademik iş birliği ağını her geçen gün genişlettiğini vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu: "Üniversitemizin köklü bilgi birikimini bilim, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarla uluslararası alana taşımaya devam ediyoruz" dedi. "İlaç ve Biyoteknoloji Alanında Stratejik Bağımsızlık, Bölgesel Ölçekte Ortak Bir Hedef Olarak Ele Alınmalı" Forumun kapanışını gerçekleştiren Rektör Hacımüftüoğlu, gerçekleştirilen sunumlar ve paylaşımlar doğrultusunda tıp eğitiminin geleceğine ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Tıp eğitiminin artık tek bir kurumun ya da ülkenin sınırları içinde ele alınamayacak kadar kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyduğunu ifade eden Hacımüftüoğlu; simülasyon altyapısının modern tıp eğitiminin temel unsurlarından biri haline geldiğini, dijital yetkinliklerin ise yalnızca teknolojiyi kullanmakla sınırlı kalmayıp onu yönetme ve sorgulama becerisini de kapsadığını vurguladı. Ayrıca halk sağlığı ve koruyucu hekimliğin eğitim süreçlerinde daha fazla yer bulması gerektiğini belirten Hacımüftüoğlu, ilaç ve biyoteknoloji alanında stratejik bağımsızlığın bölgesel ölçekte ortak bir hedef olarak ele alınmasının önemine dikkat çekti. "Bilginin Topluma Aktarılması En Önemli Amacımız" Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitelerin bilgi üretiminin yanı sıra bu bilginin topluma aktarılmasında da kritik bir rol üstlendiğini belirterek, teknoloji transferinin akademinin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Atatürk Üniversitesi olarak sahip oldukları DAYTAM altyapısı, İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ve simülasyon merkezleriyle bu sürece aktif katkı sunmaya hazır olduklarını dile getiren Hacımüftüoğlu; Özbekistan’daki üniversiteleri yalnızca iş birliği yapılacak kurumlar olarak değil, aynı zamanda birlikte öğrenilecek paydaşlar olarak gördüklerini belirtti. Konuşmasının sonunda, oturumda ele alınan başlıkların somut iş birliklerine dönüşmesi temennisinde bulunan Hacımüftüoğlu, organizasyona katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ederek oturumu kapattı. Buhara’da gerçekleştirilen forum, Türkiye ile Özbekistan arasında yükseköğretim alanındaki iş birliklerinin derinleştirilmesi, ortak projelerin artırılması ve bilimsel etkileşimin güçlendirilmesi açısından önemli çıktılarla tamamlandı. Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda bu tür platformlarda aktif rol üstlenmeye ve akademik iş birliklerini geliştirmeye devam ediyor.
Bitlis Bitlis’te nesli tehlike altındaki Anadolu benekli semenderi görüntülendi Bitlis’e bağlı Karaboy köyü kırsalında dere yatağında nesli tehlike altında bulunan Anadolu benekli semenderi görüldü. Bölgede incelemelerde bulunan Öğretim Görevlisi Veteriner Hekim Şevket Soylu, karşılaştığı semenderi yaptığı araştırmalar sonucunda "Anadolu benekli semenderi" olarak teşhis ettiğini belirtti. Halk arasında "yağmur gelini" ya da "yağmur gelinciği" olarak bilinen türün Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yayılım gösterdiğini ifade eden Soylu, semenderin neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olması nedeniyle yeniden doğal yaşam alanına bırakıldığını söyledi. Yaklaşık 10-14 santimetre uzunluğunda olan Anadolu benekli semenderi, siyah gövdesi üzerindeki parlak sarı benekleriyle dikkat çekiyor. Genellikle ormanlık alanlar, dere kenarları, taşlık ve kayalık bölgelerde yaşayan tür, gece aktif olmasıyla biliniyor. Zararsız ve zehirsiz olan semender; solucan, böcek ve küçük omurgasızlarla besleniyor. Türkiye’ye özgü endemik türlerden biri olan Anadolu benekli semenderinin biyolojik çeşitlilik açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Soylu, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi nedeniyle türün popülasyonunun giderek azaldığını belirtti. Soylu, "Bu türün korunabilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması gerekiyor. Anadolu benekli semenderi, Türkiye’nin ekosistem dengesi açısından önemli canlı türlerinden biridir" dedi.