GÜNDEM - 28 Şubat 2024 Çarşamba 10:42

Prof. Dr. Tolga Bekler: "Herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil"

A
A
A
Prof. Dr. Tolga Bekler: "Herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil"

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, dün Biga’da yaşanan 4.6 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. Bekler, “Bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil” dedi. Özden ise, “Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz” diye konuştu.


Çanakkale’nin Biga ilçesinde 4 Şubat’tan bu yana 150’ye yakın küçük depremler meydana geldi. Bölgede yaşanan deprem hareketliliği devam ederken, dün Biga’da 4.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tolga Bekler ve ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süha Özden, Biga’da yaşanan deprem sonrası bölgedeki son durumu değerlendirdi.


Prof. Dr. Tolga Bekler, “4.6 büyüklüğündeki bu deprem Biga Yarımadası’nın oldukça aktif sismotektoniği oldukça yoğun bir bölgesinde. Daha önce tarihsel dönemde büyük bir depremin oluşmadığı bir yerde, mikro depremlerin kümelendiği bir yerde oldu. Yaklaşık 4 Şubat gününden 4.6 büyüklüğündeki depreme kadar büyüklüğü 0.8 ile 3.1 arasında değişen çok sayıda depremleri biz gözlemliyorduk. Bu alanda ciddi bir gerilmenin olduğu şüphesi bizde vardı. Bu da yeni bir fayın üretebileceği ya da yeni bir faylanmanın başladığıyla alakalı çalışmalara ışık tutacak nitelikte. 4.6 büyüklüğü özellikle de biz yer bilimciler için orta büyüklükte bir deprem hatta daha da küçük bir deprem. Dolayısıyla yapısal hasar verecek niteliklere sahip değil. Bunun dışında bu deprem ana şokuyla beraber şu anda ciddi anlamda orada bir kırılmayı oluşturdu. Dolayısıyla ne kendi alanında ne de çevresindeki herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil. Dolayısıyla oldukça küçük dar bir alanda meydana gelen deprem kümelenmesinin sonucu olarak deformasyona uğramış bir alanı kapsayan bir depremle karşı karşıyayız” dedi.


Prof. Dr. Süha Özden ise, “Dün saat 16.09’da Biga’nın batısında yaklaşık Dişbudak köyünün hemen güneyine tekabül eden bir noktada 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu bölgede yaklaşık bir aylık bir sürede 150’yi aşkın 2.0 ile 3.0 arasında değişen büyüklüklerde depremleri yaşıyoruz. Çok dağınık bir alanda bu deprem dağılımları. Dünkü olan deprem de bu dağınıklığın hemen hemen ortasında bir noktaya denk geliyor. Şimdi bu bölgede Türkiye’nin fay haritasından da hepimizin bildiği üzere bir aktif fay yoktur. Hemen güneyinde Çan, Biga fay hattı, kuzeyinde ise Karabiga fay hattı var. Bu bölgede haritalarda yer alan bir fay hattı yoktur. Bu tür depremler özellikle şunu belirtmek isterim ki, ülkemiz coğrafyası içerisinde deprem kuşağı içerisinde yaşıyoruz. 5 büyüklüğüne kadar hemen her yerde deprem olabilir. Dolayısıyla bunu geçmişte de hep birlikte yaşadık. Konya’da yaşadık, başka alanlarda yaşadık. Yani aktif tektonik ile ilişkili olmayan alanlarda da bu büyüklüğe yakın depremlerin olduğunu biliyoruz. Bugünden bakınca geçmiş bir aylık süre içerisinde öncü depremlerin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla dünkü deprem bir ana şok niteliğindeydi. Ve devamında da 3.8 ve 3.6 büyüklüğünde artçı depremleri yaşadık. Onun dışında da çok yoğun bir ‘after şok’ dağılımı yoktur. Ben de bu depremin bir münferit deprem olduğunu düşünüyorum, devamının olacağını tahmin etmiyorum ama kesin bir ifade kullanmamak kaydıyla izlemekte fayda var. Bilimsel olarak depremi izleyeceğiz. Önümüzdeki birkaç zaman içerisinde bu bölgedeki aktivitenin nasıl devam ettiğini izleyeceğiz. Başta da söylediğim gibi bir münferit deprem olarak gözüküyor. Deprem hepimizi etkiliyor dün ben de yaşadım aynı depremi 15 saniye sürdü. Uzun sürdü. Bir sarsıntı olduğu zaman hepimiz bu anlamda korkuyoruz ama söylediğim gibi bir yaşadığımız coğrafya bu anlamda kolay bir coğrafya değil, aktif faylar var. Dolayısıyla bu aktif fayların arasında kalan bir alan. Bu tür sarsıntılar her zaman her yerde olabilir. Bu anlamda tabi sakin kalmayı başarmak lazım. Bu depremler eninde sonunda sona erecektir” diye konuştu.



Prof. Dr. Tolga Bekler: "Herhangi bir fay ya da faylara etki etmesi söz konusu değil"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri 3 yaşındaki çocuğuna köpek saldıran baba: "Köpeğin çocuğumuzu bırakması için çok uğraştık" Kayseri’de Ramazan Bayramı’nın ilk günü sokakta oynadığı sırada başıboş bir köpeğin saldırısına uğrayan ve ağır yaralanan 3 yaşındaki yabancı uyruklu çocuğun tedavisi Ankara’da sürüyor. 12 gündür tedavi altında olan çocuğun 3 kez ameliyat olduğu öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Melikgazi Belediyesi sınırları içerisinde bulunan Anbar Mahallesi Beydağ Sokak’ta 20 Mart’ta Ramazan Bayramı’nın ilk günü yaşanan olayda, başıboş köpek sokakta oynayan yabancı uyruklu A. D.‘ye (3) saldırdı. Olayda A.D. ağır yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından talihsiz çocuk ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Başıboş köpek belediye ekipleri tarafından uyuşturucu iğne ile bayıltılarak, barınağa götürüldü. Öte yandan, köpek saldırısı sonucu başından ağır yaralanan A.D. Kayseri Şehir Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından tedavi için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Burada 12 gündür tedavi altında olan çocuğun 3 kez ameliyat olduğu ve ailenin çocuklarının yaşadığı olayla alakalı ilgililerden şikayetçi olacağı öğrenildi. "Köpeğin çocuğumuzu bırakması için çok uğraştık" Olay anını ve çocuğun tedavi sürecini anlatan baba Salih D., "Çocuğum bahçede oynamaya çıktı. Baktığımda ‘anne’ ve ‘baba’ diye bağırmaya başladı. Köpek çocuğu ısırmış ve bırakmıyordu. Annesi yanına koştu ve köpeği tutmaya çalıştı. Ancak köpeği ayıramadı, gücü yetmedi. Sonra ben gittim. Annesi vurduğu halde köpek çocuğumu bırakmadı. Sonra ben vurmaya başlayınca çocuğumu bıraktı. Çocuğumuzu bırakması için çok uğraştık. Köpek bırakınca ambulansı aradık. Sonra çocuğumu hastaneye götürdüler. Hastanedeki ilk müdahaleden sora aynı gün gece Ankara’ya gönderdiler. Çocuğum 3 tane ameliyat oldu. 12 gündür hastanede tedavi görüyor. Çocuğuma bir şey olursa diye korkuyorum. Mahallemizde başıboş bir tane bile köpek kalmamalı. Sokakta oynayan her çocuk için tehlike arz ediyor. Çocuklarımız sokakta rahatça oynasın" dedi.