EĞİTİM - 04 Kasım 2022 Cuma 17:07

ÇAKÜ’de doğu-batı sentezinde psikoterapilere bakış konuşuldu

A
A
A
ÇAKÜ’de doğu-batı sentezinde psikoterapilere bakış konuşuldu

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte doğu-batı sentezinde psikoterapilere bakış konusu ele alındı.

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte doğu-batı sentezinde psikoterapilere bakış konusu ele alındı.


Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü tarafından düzenlenen “Doğu-Batı Sentezinde Psikoterapilere Bakış” etkinliği Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Etkinliğe Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Odabaş, ÇAKÜ Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yeşim Yasak, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. ÇAKÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz İlkiz Dikmeer moderatörlüğünde yürütülen etkinliğin açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Harun Çiftçi yaptı. Panelin önemine dikkat çeken Rektör Çiftçi, “Psikoterapiye ’doğu-batı’ sentezinden bakmaya davet eden bu çalışma, insanın ontolojik birliğini öne çıkarmakta, bunun yanı sıra kültürel farklılıkları dikkate almanın da önemini vurgulamaktadır. Bu panel, üniversitemizin temel değerlerine gösterdiğiniz duyarlılığı ortaya koymasıyla da takdiri hak etmektedir” dedi.


Doğu-batı sentezi yaklaşımının, bütün disiplinlerin ihtiyaç duyduğu, geliştirilmesi ve dikkate alınması gereken bir yaklaşım biçimi olduğunu vurgulayan Rektör Çiftçi, “Kuşkusuz, Jung ile Yunus’un insan tasavvuru arasındaki bağ ve ortaklık ancak bu bakışla görülebilir. Bu çalışmanız tam da bu bakışa sahip. Tek bir medeniyetin bakışına odaklanmak yerine evrensel değerleri öne çıkarıyor. İnsanın benlik algısından, ruh kavrayışına, gündelik yaşantısından kültüre değin birçok katmanı barındıran psikoloji disiplinini doğuya ait birikimle birlikte ele almaya davet ediyor. Zira bilimin tüm alanlarında normların Avrupa merkezli belirlenmesi, insanlığın ortak birikiminden istifade etmeyi engellemektedir. Her ne kadar günümüzde Avrupa merkezliliğe dair eleştiriler ciddi bir literatür üretmiş olsa da bu olgunun özellikle de ülkemizde aşıldığını söylemek güçtür. Dahası Avrupa merkezliliğe eleştiri literatürünün adil ve hakkaniyetli bir Doğu- Batı sentezi ikame etmekten uzak olduğu da ortadadır. Bu durumun temelde iki olgudan beslendiğini söylemek mümkündür. Birincisi, modern anlamda birçok bilimin Batı’da disiplinleşmiş ve o kültürün kodlarına, normlarına ve bilim anlayışına bağlı olması, ikincisi ise Batı dışı toplumların bu normları merkeze alması, kendi tarihsel ve kültürel birikimlerini göz ardı etmesidir. Dünya’nın bir yarısını görmezden gelerek, evrenselliği parçalayan ve insanı modern kültürel kodlara indirgeyen bilimsel anlayışın değişmesi gerekiyor. Bu değişimin tetiklenmesinde bilgiyi yeniden üretme sorumluluğu en başta doğulu münevverlere, aydınlara ve bilim insanlarına düşüyor” dedi.


“Biz Çankırı Karatekin Üniversitesi olarak insan odaklı bir bilgi ve bilim anlayışına sahibiz" ifadelerine yer veren Çiftçi, "Burada odağa aldığımız insan, mana ile maddenin, beden ile ruhun bileşkesidir. Bu anlamda “insan” bütün evren ile evrendeki tüm varlıkla ortak fıtrata, değerlere ve metafizik bağlara sahiptir. Dolayısıyla insan, bütün varlıkla dosttur. İşte bu ortaklık, insani değerleri evrensel kılmakta, insanı evrensel olarak kavramamıza imkan sunmaktadır” diye konuştu.


Üniversite olarak, insan odaklı bilimsel üretimde, doğu ve batı düalizmine sıkışmayan, tabiatla ilişkisini köle efendi ilişkisi olarak kurmayan, doğayı işkenceyle sırlarını öğreneceği bir meta olarak görmeyen ve sömürmeyen insan idrakine sahip olduklarını söyleyen Çiftçi, “Bildiğiniz üzere, Dünya Sağlık Örgütü insan sağılığını bedensel, sosyal ve ruhsal olarak tam bir iyilik hali olarak tanımlamakta, ruh sağlığının sıhhat ile olan kopmaz bağını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Çankırı’da sağlık alanında yapılan her çalışma bizler için ayrı bir önem arz etmektedir. Zira Çankırı’mız, tarihsel olarak bir sağlık misyonuna da sahiptir. Kent tarihimizde oldukça önemli bir yeri olan Taş Mescid, Darüşşifa olarak hizmet vermiştir. Kadim sağlık sembolü olarak kabul edilen birbirine sarılmış yılan sembolüne ev sahipliği yapmıştır. Aynı zamanda daru’l hadis olarak da hizmet vermiş ve insanın hem manevi hem de fiziki varlığını bir arada kavrayan bir örneklik ortaya koymuştur. Modern bilimin disiplinleşme süreçlerinde göz ardı ettiği şey, tam olarak budur. Yani insanı bütünsel olarak kavramaktır. İnsanın bütünsel kavranışı için bir imkan olarak doğu-batı sentezini öne çıkaran bu çalışma aynı zamanda Çankırı’daki medeniyet değerlerini de ihya etmektedir. Söyleşilerden, seminer programlarına, öğrenci buluşmalarından kurumlara verdiğiniz farkındalık eğitimlerine değin toplumsal katkısı yüksek tüm bu çalışmalarınızın devamını diliyor, panelinizin hayırlara vesile olması temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.


Rektör Çiftçi’nin konuşmasının ardından, ÇAKÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yeşim Yasak ‘Sufizm ve Psikoloji’ başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Prof. Dr. Yeşim Yasak ‘Sufizm ve Psikoloji’ başlıklı sunumunda insanların yaşamlarındaki amaçsızlığın ve anlamsızlığın yıkıcı etkisine vurgu yaparak Sufizmde yer alan bireyin bütünleşmeye giden yolda geçmesi gereken yedi evreden bahsetti.


Yasak, Sufizme göre bu yedi evreden geçen kişilerin geçmiş ve gelecek kaygılarından arındıklarına, hayatla iç içe ve anla bütünleşerek yaşadıklarına değindi. Ayrıca Sufizmin bu yolda ikilikten kurtularak her şeyle bir olma halinin deneyimlendiğini öne sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Yeşim Yasak, günümüzde psikoloji alanında Batıya bakıldığında John Kabat-Zinn tarafından geliştirilen bilgece farkındalık (mindfulness) kavramının, anda kalarak hayatı yaşama halini vurgulama açısından Sufizmle benzerlikleri olduğundan vurguladı.


Daha sonra Dr. Çiğdem Kudiaki, Gestalt Psikoterapisinden bahsettiği sunumunu gerçekleştirdi.


Geştalt terapinin temel bakış açılarını değerlendiren Dr. Kudiaki, sağlığın ihtiyaçların fark edilmesi, çevresel koşulların belirlenmesi ve ihtiyaçların çevresel koşullarla buluşturulması noktaları hakkında bilgi verdi. Sunumda, ihtiyaçların karşılanmasını engelleyen faktörler, sağlıklı bir kendiliğin alan koşulları, terapinin yeniden kurulan temaslarla kendiliğin yeniden keşfi olduğunu vurgulandı.


Etkinliğin ikinci bölümü, ÇAKÜ Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ozan Kayar’ın ‘Kültürlerarası Psikoterapilerde Bir Köprü: Pozitif Psikoloji Müdahaleleri’ sunumuyla devam etti. Kayar, sunumunda doğu ve batı kültürlerinde psikoterapötik müdahalelerin yolculuğuna değinirken, son 20 yılda pozitif psikoloji alanındaki gelişmelerin farklı coğrafyalarda ruh sağlığı hizmetlerinde nasıl bir bütünleştirici rolü olduğundan söz etti. Sunum Mevlana’mızın mutluluk biliminin temellerini esasında yüzyıllar öncesinde atmış olduğu, eserlerinden örneklerle desteklenerek tamamlandı.


Dr. Öğr. Üyesi Ozan Kayar’ın sunumunun ardından, Klinik Psikolog Seda Haran, Sanat Psikoterapisinden bahsetti. Etkinliğin son bölümünde, kütüphanede katılımcılarla uygulamalı bir atölye çalışması gerçekleştirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerin ardından Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Teklife göre, vergi ve diğer kamu borçları azami taksit süresi 72 aya çıkarılacat. Teminat aranmaksızın tescil edilebilecek borç tutarı bir milyon liraya yükseltilecek. Veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranının yüzde 1 olarak uygulanması öngörülüyor. Teknogirişim şirketi çalışanlarına verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırı yıllık brüt ücretin bir katından iki katına çıkarılacak. Türkiye’ye yeni yerleşen ve son 3 yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna olacak. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerine yönelik yeni bir vergi istisnası getirildi. Buna göre, nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı (İstanbul Finans Merkezi’ndeki merkezler için beş katı) gelir vergisinden müstesna tutularak toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlanıyor. Türkiye’nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla "Nitelikli Hizmet Merkezi" tanımı yapıldı. En az üç ülkede faaliyeti olan ve yıllık hasılatının yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerine bu statü verilerek; finansal danışmanlık, stratejik yönetim ve teknoloji danışmanlığı gibi üst düzey hizmetlerin Türkiye’den koordine edilmesi hedefleniyor. Transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimlerinin kapsamı genişletildi. Yurt dışından alınan malın Türkiye’ye getirilmeden satılması (transit ticaret) ile nitelikli hizmet merkezlerinin kazançlarına yönelik indirim oranı yüzde 95 olarak (İstanbul Finans Merkezi’ndeki katılımcılar için yüzde 100) belirlendi. Transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin, "Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi" hesaplamasında matrahtan düşülmesine imkan tanınıyor. Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında veya yurt içinde olup kayıt dışı kalmış varlıklarını milli ekonomiye kazandırmaları teşvik ediliyor.
Samsun Başkan Kul: "Terme’nin gençleriyle gurur duyuyoruz" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) Bölge Yarışması’nda şampiyon olarak Türkiye finallerine gitmeye hak kazanan TERHOY ekibini makamında ağırladı. Genç kadınlar kategorisinde bölge birincisi olan sporcuları tebrik eden Başkan Kul, "Şehrimizin adını kürsünün en üst basamağına yazdıran gençlerimizle gurur duyuyoruz" dedi. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından 3 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Kulüpler Arası Bölge Yarışması’nda büyük bir başarıya imza atan Terme Halk Oyunları Ahmet Ersoy İlkokulu Spor Kulübü (TERHOY), Genç Kadınlar Düzenlemesiz Dalda bölge birincisi oldu. Bu sonuçla THOF Türkiye Finali Yarışması’na katılmaya hak kazanan şampiyon ekip, kazandıkları plaket ve madalyalarla birlikte Belediye Başkanı Şenol Kul’u ziyaret etti. Ziyaret sırasında sporcuların heyecanına ortak olan Başkan Şenol Kul, "Kültürümüzün en güzel yansıması olan halk oyunlarında elde edilen bu başarı, disiplinli çalışmanın ve inancın bir meyvesidir. Gençlerimizin milli değerlerimize sahip çıkarak Terme’mizi bölge şampiyonu yapması bizler için büyük bir kıvanç kaynağıdır. Türkiye finallerinde de ekibimizin şehrimizi en iyi şekilde temsil edeceğine yürekten inanıyorum. Bu başarıda emeği geçen okul müdürümüzü, antrenörlerimizi ve asıl kahramanımız olan sporcularımızı canı gönülden kutluyorum. Terme Belediyesi olarak her zaman yanınızdayız" diye konuştu. Ahmet Ersoy İlkokulu Müdürü Ahmet Ali Güneysu, Kulüp Yönetim Kurulu İdarecisi Erol Alan, 2. Başkan Yusuf Can Semiz ve antrenörler Eda Yılmaz, Hümeyra Şana, Sema Özge Coşkun ile kulüp öğrencilerinden oluşan heyet; spora ve sporcuya verdiği desteklerden dolayı Başkan Şenol Kul’a teşekkür ederek çiçek takdim ettiler. Ziyaret hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bursa Orhangazi’deki riskli kavşak Meclis gündeminde İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa’nın Orhangazi ilçesinde ana yol üzerindeki İznik Işıkları/Göl Yolu Kavşağı’nda yapılması planlanan bat-çık projesini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Türkoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Orhangazi ilçesinde uzun yıllardır trafik kazalarıyla gündeme gelen kavşağın, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirten Türkoğlu, bölgede sık sık ölümlü ve yaralanmalı kazaların meydana geldiğine dikkat çekti. Önergede, söz konusu kavşak için 2020 yılında ihale edildiği ve 2021 yılında hazır olduğu belirtilen bat-çık projesine rağmen aradan geçen sürede yapım çalışmalarının başlatılmadığı vurgulandı. Projede teknik değişiklikler yapıldığı, takvimin sürekli ertelendiği ve kamuoyuna net bilgi verilmediği ifade edildi. Türkoğlu, başlangıçta planlanan bat-çık projesinden vazgeçilip vazgeçilmediğini sorarak, yerine üst geçit çözümünün planlanıp planlanmadığını ve bunun teknik ile mali gerekçelerinin açıklanmasını istedi. Ayrıca projenin yatırım programına alınıp alınmadığı ve bütçe detaylarının da paylaşılması talep edildi. Bölgede yapımı süren yeni otobüs terminalinin kavşaktaki trafik yoğunluğunu artıracağına işaret edilen önergede, bu kapsamda herhangi bir trafik etüt çalışması yapılıp yapılmadığı da soruldu. Önergede ayrıca son 5 yıl içinde kavşakta meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı kazaların yıllara göre sayısının açıklanması talep edilirken, söz konusu noktanın "yüksek riskli kavşak" olarak değerlendirilip değerlendirilmediği de gündeme getirildi. Temmuz 2023’te başlanacağı ifade edilen projenin neden hayata geçirilmediğini de soran Türkoğlu, gecikmeden sorumlu kurumların ve süreçlerin açıklanmasını istedi. 2026 yılı itibarıyla projenin hangi aşamada olduğu, ihale tarihi ve yapım takvimi de önergede yer aldı. Mevcut trafik güvenliği önlemlerinin yetersiz kaldığını belirten Türkoğlu, kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, benzer şekilde farklı bölgelerde uygulanan köprülü kavşak ve üst geçit projelerinin Orhangazi için de planlanıp planlanmadığını sordu.
Kastamonu Binlerce yıllık tarihi yapay zekayla anlatan film sınırları aştı Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini anlatan ve Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" kısa filmi, Güney Kore’de gerçekleştirilecek 2026 KaiCON Küresel Yapay Zeka Film Festivali kapsamında gösterilecek eserler arasında yer aldı. Kastamonu Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini yapay zekayla gün yüzüne çıkartan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, Güney Kore’de gerçekleştirilecek 2026 KaiCON Küresel Yapay Zeka Film Festivali’nde gösterilecek. Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin uluslarası bir festivalde yer almasıyla, Taşköprü ilçesinin tanıtımına büyük bir katkı sağlanacak. Binlerce yıllık tarih 14 dakikalık kısa filmle anlatıldı Roma döneminde Paflagonya’ya başkentlik yapmış "Pompeiopolis"ten ilçenin simge eseri Yedi Kemerli Taşköprü’ye uzanan tarihi bir yolculuğu konu alan 14 dakikalık kısa film, birbirini takip eden yedi dönemi birleştiriyor. Geçmişin izlerini günümüzün dijital anlatım imkanlarıyla birleştiren film, izleyiciyi antik çağın sokaklarından Osmanlı mimarisinin zarif dokusuna uzanan görsel bir zaman tüneline davet ediyor. Arkeolojinin kayıp dehlizlerinde kalan bilgiler ve kentin mimari dokusu yapay zeka teknolojisiyle harmanlanarak etkileyici bir anlatı ortaya koyuyor. Taşköprü’nün kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bu çalışma, yeni nesil görsel anlatım biçimlerine ilgi duyan izleyiciler kadar yörenin insanlarına da hitap ediyor. Geçmiş ile geleceği aynı potada eriten bu kısa film, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sunmayı hedefliyor. "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa film Taşköprü Belediyesi için Muazzam İşler Yapım şirketinin altı aylık yoğun bir çalışmayla ortaya çıkartıldı. "Dünyanın farklı noktalarında karşılık bulabileceğini göstermiştir" "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi 16 Mayıs’ta Güney Kore’de izleyiciyle buluşacağını ifade eden Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Taşköprümüzün tarihi, kültürü ve kadim değerlerinin uluslararası alanda tanıtılması bizler için son derece kıymetli. ‘7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü’ filminin Kore’de izleyiciyle buluşması, ilçemizin dünyaya açılan kültürel kapılarından biri olmuştur. Bu önemli çalışmada emeği bulunan filmin yapımcısı Zeynep Kahreman’a, senaristi Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu’na ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bu çalışma, Taşköprü’nün sahip olduğu tarihi mirasın doğru anlatıldığında dünyanın farklı noktalarında karşılık bulabileceğini göstermiştir. Bizler de ilçemizin kültürel değerlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için bu tür projeleri önemsemeye devam edeceğiz" dedi. "Taşköprü’nün hikayesini dünyaya anlatabilmek bizim için çok değerli" Filmin yapımcısı Zeynep Kahreman ise Kore’deki gösterimin hem teknik hem de kültürel anlamda önemli bir eşik olduğunu söyleyerek, "Kore, Çin ve Japonya gibi ülkeler sinema teknolojisi bakımından çok ileri bir seviyede. Onların kullandığı imkanlara sahip olmadan Taşköprü’nün hikayesini dünyaya anlatabilmek bizim için çok değerli. Bu anlamda ‘7 Kemerli Tarihi Taşköprü, Çin Seddi’ni aştı’ diyebiliriz" diye konuştu.