ÇEVRE - 15 Aralık 2022 Perşembe 13:23

ÇAKÜ’de Çankırı’daki fay hatları ele alındı

A
A
A
ÇAKÜ’de Çankırı’daki fay hatları ele alındı

Çankırı Karatekin üniversitesinde Çankırı’nın depremselliğinin ele alındığı konferansta konuşan Doç.

Çankırı Karatekin üniversitesinde Çankırı’nın depremselliğinin ele alındığı konferansta konuşan Doç. Dr. Murat Ataol, Çankırı’da bulunan 3 fay hattının bugüne kadar 5 büyüklüğünün üstünde sadece 3 deprem ürettiğini söyledi.


Çankırı Karatekin Üniversitesi Coğrafya Bölümü tarafından Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan Çankırı’nın deprem riski ve alınacak tedbirlerin daha iyi anlaşılabilmesi ve anlatılabilmesi için “Çankırı’nın Depremselliği” konferansı düzenlendi. 100. Yıl Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, ÇAKÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Taş, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Konferansta Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Ataol ise konuşmacı olarak yer aldı.


Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Taş’ın açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, “Depremler, bulunduğumuz coğrafya itibariyle geçmişte yüzleşmiş olduğumuz ve her an olacakmış gibi varlığını hissettiğimiz doğal bir olaydır. Bunun yanında, fay hatlarının bulunduğu yerlerde bazı kazanımlar da vardır. Bu kazanımlar, su kaynakları, kaplıca ocakları ve jeotermal gibi enerji kaynaklarıdır. Bu kaynak zenginliklerinden dolayı da bu fay hatları üzerinde yerleşim sıklıkları oluşmuş durumdadır. Yani, bulunduğumuz coğrafyanın gerçekliklerini bilerek yaşamalı ve ona göre tedbirlerimizi almak durumundayız. Şehir planlamasından sosyal bilince kadar geniş bir yelpaze içeren bir tedbir ve önlem alarak herkesi bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Bu bilinçlenmeyi her anlamda yaparken deprem oluşundaki teorik bilgilerimizi de sürekli hatırlamalı ve güncel tutmalıyız. Burada edindiğimiz bilgiler deprem anında çok işimize yarayacak, belki de hayatımızı kurtaracaktır. Bu yüzden, üniversite olarak toplumu ilgilendiren tüm meselelerde olduğu gibi deprem konusunda da sorumluluğumuzun bilincinde olarak halkımızı bilinçlendirmek ve bilgilendirmek adına bu tür etkinlikleri sık sık yapmaktayız. Değerli hocalarımızın da konuya ilişkin dünya literatürüne girmiş birçok çalışması mevcuttur" dedi.


Daha sonra ÇAKÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Ataol Türkiye’nin ve Çankırı’nın deprem gerçeği ile ilgili sunum yaptı.


Türkiye’nin bir deprem ülkesi olmasının temel sebebinin Arap Levhasının Türkiye’yi doğudan sıkıştırması, bunun neticesinde Anadolu’nun Kuzey Anadolu Fayı güneyinde kalan kısmının batıya hareket etmesinden kaynaklandığını ifade eden Ataol, "1900’den günümüze kadar Türkiye’de büyüklüğü 7’nin üzerinde 15 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerin 11’i Kuzey Anadolu Fayı zonu boyunca oluşmuştur. 1943 yılındaki 7.2 büyüklüğündeki deprem, Ilgaz ilçesi sınırları içerisinde oluşmuş olup Çankırı sınırları içinde gerçekleşen en büyük depremdir. 1951 yılında Çerkeş kuzeyinde 6.9 büyüklüğünde meydana gelen deprem ise Çankırı sınırlarında yaşanan ikinci en büyük depremdir. Bu güçlü depremler Kuzey Anadolu Fayı boyunca gerçekleşmiştir. Bu fay hattı dışında Çankırı sınırlarında üç aktif fay hattı daha bulunmaktadır. Bunlar Çerkeş-Orta ilçeleri arasındaki Dodurga Fayı, Şabanözü doğusundaki Şabanözü Fayı ve Çankırı-Eldivan arasında uzanıp Kalecik’e kadar devam eden Çankırı Fayı’dır. Dodurga Fayı şimdiye dek büyüklüğü 5’i geçen üç deprem üretmiştir. Şabanözü Fayı büyüklüğü 4’ün biraz üzerinde altı deprem üretmiştir. Çankırı Fayı’nın büyük bir bölümü Eldivan ilçesinden geçmekte olup bu ilçede 120 yıldır büyüklüğü 4’ün üzerinde hiçbir deprem oluşmamıştır. İki yıl kadar önce Kalecik’te gerçekleşen 4.8 büyüklüğündeki deprem ile birlikte bu fayın daha kuzey kısımlarında da deprem beklenmektedir. Ancak bahsi geçen faylar, Kuzey Anadolu Fay zonundaki depremlere oranla daha küçük depremler üretme kapasitesine sahiptir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bingöl Bingöl’de 350 dönümlük askeri alan belediyeye devredildi Bingöl’de yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Arıkan, şehrin geleceğine yön verecek projelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, seçim döneminde ‘vizyon proje’ olarak açıkladığı 350 dönümlük askeri alanın belediyeye devri için protokolün imzalandığını duyurarak, Bingöl’e hayırlı olmasını dedi. Arıkan, uzun süredir üzerinde çalışılan askeri alanın devri sürecinin tamamlandığını belirterek, önemli bir kazanım elde edildiğini vurguladı. Milli Savunma Bakanlığı kullanımında bulunan alanın devrine ilişkin protokolün imzalandığını ifade eden Arıkan, "Uzun süredir yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde askeri alanın belediyemize devrini sağladık. Bu önemli kazanımın ilimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Alan için kapsamlı bir proje hazırladıklarını belirten Arıkan, yaklaşık 350 dönümlük alanın büyük bölümünün sosyal donatı alanı olarak değerlendirileceğini söyledi. Arıkan proje kapsamında şehir parkı, geniş ulaşım bağlantıları, eğitim, sağlık ve sosyal alanlar ile ticari ve konut alanlarının yer alacağını dile getirdi. Yeni bağlantı yollarıyla özellikle Genç yolu üzerinden Kültür ve Yeşilyurt mahalleleri arasındaki ulaşımın rahatlayacağını belirten Arıkan, şehir merkezindeki yoğunluğun da azaltılacağını ifade etti. Ticari hareketliliğin farklı noktalara yayılmasıyla şehirde önemli bir rahatlama sağlanmasının hedeflendiği kaydedildi. Başkan Arıkan, 2026 yatırım programı kapsamında Az Seyir Terası, Kültür Mahallesi ile Saray Mahallesi arasında bağlantı köprüsü, Aşağı Çarşı yol yapım projesi ve günlük 20 bin ekmek üretim kapasiteli halk ekmek fabrikası projelerinin ihale sürecinde olduğunu açıkladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, belediye olarak önceliklerinin tartışmalar değil hizmet olduğunu belirterek, şehrin gelişimi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.