SAĞLIK - 21 Temmuz 2023 Cuma 11:31

Sıcak havalarda su tüketimine dikkat: Kilo alınmasına sebep olabiliyor

A
A
A

Yaz mevsiminde sıcakların artması ile su kaybının sebep olabileceği hastalıklarla ilgili uyarılarda bulunan diyetisyenler, günde 2,5 litre su içilmesi gerektiğini ifade etti. Suyun az tüketilmesi sebebiyle vücutta artan yağ hücrelerinin artmasının, kilo alınmasına yol açtığı belirtildi.

Yaz mevsiminde artan sıcaklık, sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Yaz mevsiminde su tüketimi ve beslenme ile ilgili vatandaşlara uyarılarda bulunan Çankırı’daki uzman diyetisyenler, günde ortalama 2,5 litre su içilmesinin önemine dikkat çekti. Çay, kahve, gazlı içeceklerin su ihtiyacını gidermeyeceğini ifade eden uzmanlar, az su tüketiminin yağ depolanmasına sebep olacağını ve sebeple bireylerin kilo almalarına sebep olacağına vurgu yaptı.

"Vücut yüzde 20 su kaybettiğinde hayati fonksiyonlar tehlikeye giriyor"

Suyun vücudun ısı dengesini sağladığını ifade eden Diyetisyen Eda Kıyısin, "Son zamanların en sıcak yaz ayını geçiriyoruz. Tabii bu süreçte su tüketimi daha da kıymetleniyor. Bunun için mutlaka günlük 2,5 litre su tüketilmeli. Bunun yanı sıra, çay, kahve gibi soğuk içecekler tüketildiğinde, sıvı ihtiyacının karşılandığı düşünülüyor ama bu içeceklerle beraber su atımı daha da arttığı için su ihtiyacı bu noktada biraz daha artıyor. Bu yüzden ne kadar çay, kahve içilirse o kadar da su tüketilmeli. Suyun eksikliğinde, vücudumuzda yağ hücreleri de arttığı için özellikle bu sıcak aylarda depolanan yağ da arttığı için hem kilo alımını tetikliyor hem de bu süreçte bizi halsiz bırakıyor. Bu noktada su, vücudun ısı dengesini sağladığı için bu sıcak aylarda mutlaka suyu takviye etmek lazım. Terleme ve solunum yoluyla attığımız sıvıyı da muhakkak su ile takviye edilmeli. Susuzluk, baş ağrısı yaptığı için yaz aylarındaki bu susuzlukla birlikte baş ağrıları da artmaya başlıyor. Susamak bize, vücudun yüzde 10 su kaybettiğini gösterir. Vücut yüzde 20’si su kaybettiğinde ise hayati fonksiyonlar tehlikeye giriyor. Bunun için susamadan su içiyor olmakta fayda var. Su tüketimini artırmak için alarm kurabiliriz veya yemeklerden önce ve sonra içebiliriz. Ama günde 2,5-3 litre suyu mutlaka tamamlıyor olmak önemli" dedi.

Sıcak havalarda su tüketimine dikkat: Kilo alınmasına sebep olabiliyor

"Metabolizmayı, bağırsakları uyandırmak ve vücudu kendine getirmek adına, su çok kıymetli"

Uyandıktan sonra su tüketmenin önemli bir unsur olduğunu ifade eden Kıyısin, "Su tüketimi insanın kütlesiyle birlikte değişiklik göstermesiyle beraber, yağ oranı yüksek bireylerin daha da su tüketme ihtiyacı artıyor. Bunun için de bu bireylerde su tüketimi 3-4 litreye çıkabilir. 6-7 litre su tüketimi gerçekleştirildiğinde, su zehirlenmesi ile karşılaşabiliyoruz. Bunun için her şeyde olduğu gibi suda da denge kıymetli, tüketirken mutlaka dengeyi kurmamız lazım. Genelde sabah kalkar kalkmaz, 1 bardak su içilmesini öneriyorum. Metabolizmayı, bağırsakları uyandırmak ve vücudu kendine getirmek adına, su çok kıymetli. Bazı bireylerde, suyun tadını sevmediğiyle karşılaşıyoruz. Bu tür durumlarda da suyun içerisine nane yaprağı, tarçın, meyve parçacıkları ile suyu tatlandırabiliriz. Ama tabii ki de suyu su olarak tüketiyor olmak bizim için önemli" diye konuştu.

"Su tüketmek zor geliyorsa içine limon, nane, meyve parçaları ekleyebiliriz"

Suyun tadını sevmeyenler için pratik bilgiler veren Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatma Tayhan ise, "Bunaltıcı sıcaklar çocuk, yetişkin demeden herkesi olumsuz etkiliyor. Sıcak havalarda ihtimal sağlık risklerine karşı dikkat etmek gerekiyor. Yaz sıcaklarında doğru bir şekilde beslenmek, sağlık için büyük önem arz ediyor. Öncelikle, sıcak ile birlikte vücutta terleme oranı arttığından kaybolan sıvı ve elektrolitleri yerine koymak için su başta olmak üzere ayran, cacık, maden suyu gibi içeceklerin tüketimini arttırmalıyız. Her kişinin ihtiyacı birbirinden farklı olmakla birlikte ortalama bir yetişkinin günlük 2-2,5 litre civarında su tüketmesi önerilmektedir. Su tüketmek zor geliyorsa suyun içine limon, nane, meyve parçaları ekleyerek tüketmeyi deneyebilirsiniz. Yeterli su tüketip tüketmediğinizi idrarınızın rengine bakarak anlayabilirsiniz. Eğer idrarınızın rengi koyu sarı ise su tüketiminiz yetersiz, açık renk ise yeterlidir" şeklinde konuştu.

Sıcak havalarda su tüketimine dikkat: Kilo alınmasına sebep olabiliyor

"Aşırı yağlı, şekerli besinler yerine sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı bir beslenme tercih edilmelidir"

Yaz mevsiminde aşırı yağlı ve şekerli besinlerin tüketilmemesi gerektiğine vurgu yapan Tayhan, "Sıcak havalarda aşırı yağlı, şekerli besinler yerine sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı bir beslenme tercih edilmelidir. Akdeniz diyeti önerilebilir. Kızartmalar yerine haşlama, buğulamalar; ağır şerbetli tatlılar yerine dondurma ve sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Yaz sıcaklarından beslenme açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da besin zehirlenmeleridir. Özellikle tavuk, yumurta, süt, balık ve kremalı yiyecekler gibi potansiyel tehlikeli besinlerin tüketiminde daha dikkatli olunmalı, bu besinlerin hazırlanmasında hijyen kurallarına azami ölçüde uyulmalıdır. Dışarıda ve açıkta satılan yiyecekler tüketilmemeli, sıcak havalarda besin zehirlenmelerinde artış yaşandığından evde yemek yemeye özen gösterilmelidir" ifadelerini kullandı.

Bedirhan Göksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Başkan Erdem’den ikamet açıklaması "Umutluyuz" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, uzun süredir gündemde olan ikamet sorununa ilişkin uzun yıllardan bu yana yürüttükleri girişimlerde önemli bir aşamaya geldiklerini belirterek, taleplerinin karşılık bulacağı konusunda umutlu olduklarını ve sorunun artık çözüm aşamasında olduğunu ifade etti. Sorunun çözümü için uzun zamandır yoğun temaslarda bulunan ve bu konudaki çalışmalarıyla sık sık gündeme gelen Başkan Erdem, son günlerde konuyu bir kez daha Ankara gündemine taşıdıklarını açıkladı. Çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Erdem, kısa süre içerisinde ikametin önündeki engellerin kaldırılmasını beklediklerini söyledi. Önceki Dönem Dışişleri Bakanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun da süreçte tam desteğini aldığını söyleyen Erdem, emeklerinin karşılığını alacaklarına inandığını dile getirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yabancı sermayeyi ülkemize çekmeye yönelik çağrılarının da bu sayede Alanya ölçeğinde karşılık bulacağına değinen Erdem, "Bakanımızın yabancı sermaye konusundaki açıklamalarına da Alanya olarak destek verme imkanı bulacağız. Her ne kadar süreçte sektör yıpranmış olsa da elimizde halen ciddi bir potansiyel olduğunu düşünüyorum" dedi. Tüm sektörleri etkiledi İkamet sorununun yalnızca inşaat ve emlak sektörüyle sınırlı olmadığının altını çizen Erdem, "Alanya ekonomisinin tamamını etkileyen geniş kapsamlı bir sorunla karşı karşıya kalmıştık. Sektör de bu süreçte kendisine düşen dersleri aldı. Umarım gelecek hem Alanya’mız hem de ülkemiz açısından olumlu biçimde tamamlanacaktır. Ülke ekonomisine daha güçlü katkılar sağlanabilmesi için bu sorunun bir an önce gündemden çıkarılması gerekiyor" diye konuştu.
Erzurum Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek. Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti. Kilisenin bir bölümü ziyarete açık Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.
Erzurum Altaylardan Tuna’ya Nevruz Günleri’nin ikincisinde Türk Günü kutlandı Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Gençlik Komisyonu ile Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği’nin birlikte tertip ettiği "Altaylardan Tuna’ya Nevrûz Günleri" programının ikincisi Erzurum Büyükşehir Belediyesi Dil ve Edebiyat Konağında yapıldı. Geleneksel hale getirilen etkinliğin geçen haftaki programında Azerbaycan’ın yöresel tatları ikram edilmiş, Azerbaycan şiiri ve kültürü konuşulmuştu. İkinci programda da gençler çiğ köfte yoğurarak, programı Türkiye’ye ve Türk Günü’ne hasrettiler. Üniversite öğrencilerinin ve genç öğretmenlerin iştirak ettiği programda Türk edebiyatından memleket, vatan ve millet şiirleri okundu, türküler söylendi. Programa ev sahipliği yapan TDED Gençlik Komisyonu’nun başkanı Taner Atıcı, "Dijital emperyalizme karşı milli kültürümüzü, Türk-İslam kültürünü hatırlatmak, yaşamak ve yaşatmak için tüm gençlik gruplarıyla ve STK’lerimizle iş birliği içerisinde olmaktan dolayı mutluyuz. Konağımızdaki diğer programlar gibi bu programımız da gençliğimizin kimliksizlik tehlikesine düşmesine ve savrulmasına karşı bir direnç etkinliğidir" şeklinde konuştu. Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı Barış Ökçin de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençler olarak karanlık bir boşlukta, sınırsız kirlilik içerisinde bir dünya sunan dijital platformların algoritmalarıyla güdülenen, sömürülen ve kendi milli kimliğinden uzaklaştırılan gençlerin çaresizliğine karşı birlik ve beraberlik içerisinde Altaylardan Tuna’ya millet şahsiyetimizi oluşturan değerleri ve inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak amacıyla ‘Nevruz Günleri’ etkinliğini başlattık. Etkinliğimize destek olan ve ev sahipliği yapan TDED Erzurum Gençlik Komisyonuna teşekkür ederiz."
Muğla Muğla ihracatta Ege Bölgesi’nde 4’üncü il Muğla Ege bölgesinde İzmir, Denizli ve Manisa’dan sonra en fazla ihracat gerçekleştiren dördüncü il oldu. 2025 yılı Nisan yılında 95 milyar 277 milyon 35 bin TL ihracat gerçekleştiren Muğla, 2026 yılının aynı ayında bir önceki yıla göre yüzde 11 artış ile 105 milyon 491 milyon 76 bin liraya çıkardı. Muğla artık sadece turizmle anılan bir şehir değil; özellikle su ürünleri, madencilik ve tarım ihracatıyla Ege ekonomisinde önemli bir kent haline geldi. Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 35’i Muğla’dan Muğla için 2025 yılı su ürünleri ihracatı, yaklaşık 745 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu rakam, yaklaşık 85 bin ton su ürünü ihracatına karşılık geliyor. Türkiye toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 35’inin tek başına Muğla’dan yapıldığını gösteriyor. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birliği Nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla Nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Yaş sebze ve meyve ihracatına Muğla katkısı Fethiye, Seydikemer, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz gibi örtü altı sera ürünleri ve narenciye gibi yaş sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu Muğla, Ege Bölgesi ihracatına da büyük katkı sağlıyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi. Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. Eskinazi: "Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu" Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; "Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 14’e düşürülmesi hem imalat, hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor" şeklinde konuştu.