ÇEVRE
Şiddetli yağışların kullanılamaz hale getirdiği Sarıkavak Köprüsü 110 milyona yeniden yapılacak 08 Mart 2026 Pazar - 00:18:19 DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Çameli ilçesinde şiddetli yağışlar nedeniyle kullanılamaz hale gelen Sarıkavak Köprüsü 110 milyon TL’lik yatırımla yeniden inşa edilecek. Çameli’nde yoğun yağışlar sonrası kullanılamaz hale gelen Sarıkavak Mahallesi köprüsü için beklenen müjde geldi. AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, bölge halkının ulaşım çilesine son verecek dev projenin detaylarını paylaştı. Hasarlı köprünün yerine, tam 110 milyon TL yatırım bedeliyle modern ve dayanıklı bir köprü inşa edilecek. Çameli ilçesinde geçtiğimiz dönemlerde yaşanan aşırı yağışlar, Sarıkavak Mahallesi’ndeki mevcut köprüde ciddi hasara yol açmış, yapı güvenliğini yitirerek ulaşıma kapanmıştı. Mahalle sakinlerinin ve üreticilerin mağduriyetini gidermek adına başlatılan girişimler sonuç verdi. Milletvekili Şahin Tin, projenin yatırım programına alındığını ve en kısa sürede çalışmaların başlayacağını duyurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Şahin Tin, Denizli’nin her köşesindeki ihtiyaçları yakından takip ettiklerini vurgulayarak şunları kaydetti: "Yoğun yağışlar nedeniyle hasar görerek kullanılamaz hale gelen Çameli ilçemizin Sarıkavak Mahalle köprüsünü, 110 milyon TL’lik büyük bir yatırımlarla yeniden yapıyoruz. Bölge halkımızın ulaşım konforunu ve güvenliğini en üst seviyeye çıkaracak bu yatırımın ilçemize ve Sarıkavak Mahallemize hayırlı olmasını diliyorum." Sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bölgede lojistik akışı da rahatlatacak olan yeni köprü, modern mühendislik teknikleriyle inşa edilecek. 110 milyon TL gibi ciddi bir bütçenin ayrıldığı proje, Çameli’nin ulaşım altyapısına vurulan en önemli mühürlerden biri olacak.
Marmara’nın denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki
21 Şubat 2026 Cumartesi - 22:27 Marmara’nın denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nin denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki göstererek, Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük balıkçıyı değil birkaç ihracatçıyı ihya edeceğini vurguladı. Sarı, Marmara Denizi’nde 13 Şubat 2026-15 Nisan 2026 arasında denizkestanesi avcılığının serbest bırakılmasının yanlış olduğunu belirterek, bu karardan vazgeçilmesi gerektiğini aktardı. Marmara’da denizkestanesi avcılığının küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak satan birkaç ihracatçıyı ihya edeceğine dikkati çeken Sarı, şunları kaydetti: "Marmara Denizi’nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi sonrasında yanlış bir kararla tam üreme zamanında, yani denizkestanesi yumurtaları olgunlaşmışken denizkestanesi avcılığı serbest bırakılmıştı. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu’nun hazırladığı rapor ve kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında üreme dönemi biterken, yani ihracatçılar gerekli ürünü Marmara’dan topladıktan sonra durdurulmuştu. Anlaşılan aynı lobi işbaşında. Marmara Denizi, 15 Nisan 2026’ya kadar denizkestanesi avcılığına açıldı. Tarihe dikkat edilirse avcılığın tam da denizkestanelerinin havyarının olgunlaştığı döneme denk geldiği görülecektir." "Çare aşırı avcılığı azaltmaktır" Marmara Denizi kıyılarında aşırı denizkestanesi artışına ilişkin bilimsel bir bulgu olmadığını vurgulayan Sarı, "Tam tersine 2022 yılında Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu tarafından hazırlanarak ilgili birimlerle paylaşılan bilimsel raporda kıyısal alanda müsilaj sonrası artış gösteren makro alg artışının kontrolü için denizkestanelerinin hayati önemde olduğu ve avlanmaması gerektiği belirtilmektedir." ifadesini kullandı. Denizkestanesi popülasyonunun deniz ekosisteminin bütünsel bir yaklaşımla yönetilip yönetilmediğinin en net göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarı, şöyle devam etti: "Eğer ortamda kirlilik varsa algler artarak ortamdaki azot ve fosforu tüketmeye çalışır. Alg artışı, onların üzerinden beslenen denizkestanesi gibi türlerin çoğalmasına neden olur. Denizkestanesinin popülasyonunu kontrol eden mırmır, karagöz, çipura gibi türler aşırı avlanıyorsa bu sefer denizkestaneleri artış göstererek ortamda baskın olur ve bütün makro algleri tüketerek kıyısal alanı çöle döndürür. Bu durumda çare denizkestanesi avcılığını artırmak değil, aşırı avcılığı azaltmak, denizi ekosistem esaslı olarak yönetmektir." "Denizkestanesi birkaç kişiyi ihya edecektir" Prof. Dr. Sarı,  Marmara Denizi’nde neredeyse bütün balık türleri üzerinde aşırı avcılık yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Müsilaj ve aşırı avcılık yüzünden küçük ölçekli balıkçılık can çekişmektedir. Yoğun müsilaj yaşanan 2021-2022 ve 2024-2025 avcılık sezonlarında Marmara Denizi’ndeki küçük ölçekli balıkçıların av kaybı yüzde 90’ları bulmuştur. Eğer gerekçe bu kayıpların telafisi ise denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak çoğunlukla Japonya, Fransa gibi ülkelere ihraç eden birkaç kişiyi ihya edecektir. Balıkçılık yönetimi bir bilim dalıdır. Günübirlik talepler, siyasi baskılar veya çıkarlar düşünülerek alınacak her karar deniz ekosisteminde geri dönüşü zor sonuçlar doğurur." "Deniz deneme-yanılma veya oyun alanı değildir" Denizkestanesi avcılığını Marmara’da serbest bırakan karar alınırken yıllardır bu alanda çalışan bilim insanlarına sorulmadığını, görüş alınmadığını aktaran Sarı, şöyle devam etti: "Bilim araç değil, yol göstericidir. İşinize geldiğinde bilime başvururken, işinize gelmediğinde bilim yokmuş gibi davranmak ancak günü kurtarmaya yarar. Deniz, birilerinin deneme-yanılma veya oyun alanı, çıkar gruplarının sömürü odağı, balıkçıların malı-mülkü değildir. Deniz, insanın da içinde bulunduğu biyosferin kalbidir. Ona uygun, bütünsel olarak yönetilmelidir. Marmara’da denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karar geri alınmalıdır. Deniz ekosisteminin sağlıklı işlemesi isteniyorsa çare ekosistem esaslı, bilim temelli balıkçılık yönetimidir. Marmara’nın şırı avcılığın önlenmesine, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılmasına ve acilen kritik bölgelerde deniz koruma alanları oluşturulmasına ihtiyacı vardır."
Uluderbent Mahallesi 35 yıllık çileden kurtuluyor
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:11 Uluderbent Mahallesi 35 yıllık çileden kurtuluyor Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Alaşehir’in Uluderbent Mahallesi’nde yıllardır süren içme suyu sorununu çözmek amacıyla 1.600 metrelik yeni ana terfi hattı çalışması başlattı. MASKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde altyapıyı güçlendirme hedefiyle yatırımlarını sürdürüyor. Yatırımlar kapsamında, Alaşehir’in Uluderbent Mahallesi’nde 35 yıldır sorun yaşatan içme suyu hattında yenileme çalışması başlatıldı. Ağır tonajlı araçların yoğun olarak kullandığı yolun altından geçen ve sık sık patlayan eski hat devre dışı bırakıldı, yeni güzergah üzerinden çift ana terfi hattının döşeme çalışması yapılıyor. Çalışmayla mahallede yaşanan su kesintilerinin kalıcı olarak sona ermesi hedefleniyor. Yıllardır süren sorunun çözüme kavuşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Uluderbent Mahalle Muhtarı Hüseyin Karakaya, "40 yıllık mevcut hat karayollarının altından geçiyor ve sürekli sorun yaşıyorduk. Bu vatandaşlar için su kesintisi ve eziyet, belediyemiz için ise sürekli masraf anlamına geliyordu. Onarım için yapılan kazılarda yol sürekli bozuluyordu. Uluderbent Mahallemizin yıllardır kanayan yarasına kalıcı çözüm getirmek için çalışma yapılıyor. Yıllardır yapılmayan hizmeti, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ve Alaşehir Belediye Başkanımız Ahmet Öküzcüoğlu gerçekleştiriyor. Allah’ın izniyle birkaç gün sonra vatandaşın hizmetine sunulacak. Mahallem adına emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İleriye dönük güzel bir yatırım olacak" dedi. "Su kesintisi yaşamayacağız" Alaşehir MASKİ İlçe Şefi Gökhan Bayram yapılan çalışmayla ilgili olarak, "Uluderbent Mahallemizde karayollarının altında olan bir hattımız var. Burada 35 yıldır patlaklarla mücadele ediliyor. Karayollarında ağır tonajlı araçların geçmesinden dolayı sürekli arızalar ve kesintiler yaşanıyordu. Burada 1600 metrelik yeni içme suyu ana terfi hattının imalatını gerçekleştiriyoruz. Artık Uluderbent Mahallemizde bu sorundan kaynaklı su kesintisi yaşamayacağız" ifadelerini kullandı.
TOGÜ elektriği güneşten sağlayacak
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:07 TOGÜ elektriği güneşten sağlayacak Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi çatısına kurulan 600 kW’lık GES ile elektrik ihtiyacının yüzde 10-15’i güneşten karşılanacak. TOGÜ Hastanesi’nde sürdürülebilir enerji hedefi doğrultusunda önemli bir yatırım hayata geçiriliyor. Üniversite Hastanesi çatısında kurulum çalışmaları süren Güneş Enerji Santrali (GES) projesi, tamamlandığında hastanenin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayacak. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, hastane çatısında devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Proje kapsamında çatıya toplam bin 110 adet güneş paneli yerleştirilecek. 600 kW kurulu güce sahip olacak sistemin tamamen yerli ürünler kullanıldı. Yaklaşık 17 milyon 250 bin TL bütçeyle hayata geçirilen çevreci yatırımın iki ay içerisinde tamamen devreye alınması planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hastanenin aylık elektrik enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 10 ila 15’inin güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. İncelemelerin ardından açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, GES projesinin yalnızca bir enerji yatırımı olmadığını vurgulayarak, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir sağlık hizmeti anlayışının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Yerli teknoloji ile hayata geçirilen projenin ekonomik tasarruf sağlamasının yanı sıra çevresel sorumluluğu da güçlendireceğini kaydetti. Rektör Yılmaz, saha incelemesinin ardından hastanede tedavi gören hastaları da ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.