SPOR - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 08:55

Başkan Aşgın: "Süper Lig delikanlı bir Anadolu takımıyla karşılaşacak"

A
A
A
Başkan Aşgın: "Süper Lig delikanlı bir Anadolu takımıyla karşılaşacak"

Çorum FK’nın Süper Lig’e yükselme başarısını kutlayan Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, "Süper Lig delikanlı bir Anadolu takımıyla karşılaşacak. Çok önemli, çok güzel galibiyetleri Çorumlular ile birlikte yaşacağız" dedi.


Play-off final maçında Esenler Erokspor’u 2-0 mağlup eden Çorum FK, ilk kez Süper Lig’de mücadele edecek. Dün Konya’da oynanan karşılaşmayı stattan izleyen Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, oyuncular, kulüp yönetimi, stadı dolduran binlerce Çorum FK’li taraftarın sevincine ortak oldu. Çorum FK’yi tebrik eden Aşgın, Süper Lig’de de kırmızı siyahlı takımın önemli başarılara imza aacağını dile getirdi.


Çorum FK yönetimi, teknik ekibi ve oyuncularını tebrik eden Aşgın, "Şehrimizin tarihine altın harflerle yazılacak bir bün. İnanılacak gibi değil ama biz inanmıştık, Süper Lig’deyiz. Çorum FK bunu fazlasıyla hak etti. Buna inanmıştı e bu mutluluğu hep birlikte yaşıyoruz. Bize bunu yaşatan Rabbimize hamd olsun. Çorum FK’ya teşekkür ediyoruz, en çok da Çorum taraftarlarına teşekkür ediyoruz. Süper Lig delikanlı bir Anadolu takımıyla karşılaşacak. Çok önemli, çok güzel galibiyetleri Çorumlular ile birlikte yaşacağız. Benzeri şampiyonlukları da çok göreceğiz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Sırt çantasıyla yollara düştü, 132 ülke gezdi Kocaeli’de yaşayan emekli makine mühendisi Mesut Nöbetçigil, çalışma hayatı ve emekliliğinde elde ettiği geliri gayrimenkule yatırmak yerine dünyayı gezmeye ayırarak bugüne kadar 132 ülkeyi ziyaret etti. Amerika’da aldığı mesleki eğitimler sırasında farklı kültürleri tanıma ve seyahat etme fırsatı bulan 67 yaşındaki Mesut Nöbetçigil, 2005 yılında emekli olduktan sonra dünya turuna ağırlık verdi. Emekliliğinin ardından iş güvenliği ve yapı denetim uzmanı olarak çalışmayı sürdüren Nöbetçigil, buradan elde ettiği kazancı da seyahatlerinde kullanıyor. Kendisini "turist" değil, sırt çantalı bir "seyyah" olarak tanımlayan Nöbetçigil, Amerika kıtasından Uzak Doğu’ya, Afrika’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada tek başına veya gruplarla seyahatler gerçekleştirdi. Son olarak mart ayında Güney Amerika’daki 9 ülkeyi gezen Nöbetçigil, seyahat hatıralarını ve mesleki tecrübelerini 8 ayrı kitapta topladı. Nöbetçigil, insanların birikimlerini ev ve arabaya yatırdığını, kendisinin ise dünyayı keşfetmeyi tercih ettiğini anlattı. Emeklilik sonrası da çalışmayı sürdürdüğünü belirten Nöbetçigil, kazandığı parayı yeni yerler görmek için harcadığını ifade etti. "Oralıymışım gibi yaşamaya çalıştım Seyahat tutkusunun, yıllar önce ABD’de katıldığı mesleki eğitimlerle başladığını belirten Mesut Nöbetçigil, "O dönemde Muavenet Gemisini Amerikalılar vurduğu için bize karşılığında gemi vermek istediler. Bunlar 1200 psi basınçlı buharlı gemilerdi. Türkiye’de yeterince bilinmediği için Amerika’da kurslar düzenlendi. O kursların en uzun süreli iki tanesine beni uygun gördüler. Orada hem bu gemilerle ilgili kurslara katılarak bilgi sahibi oldum hem de göçmen çocuklarının ve göçmenlerin gittiği kolejlere devam ederek İngilizcemi geliştirdim. Orada kaldığım süre boyunca, ’Para biriktireyim, Türkiye’ye dönünce bir şeyler alayım’ düşüncesiyle değil, oralı gibi yaşamaya çalıştım. Bu da bana güzel bir çevre kazandırdı. O çevrenin etkisiyle Amerika’nın birçok eyaletine defalarca gittim. Yaklaşık 40-42 eyalette neredeyse çat kapı gidebileceğim insanlar var" dedi. "132 ülke gezdim" Emekli olduktan sonra iş hayatından kopmadığını vurgulayan Nöbetçigil, "Şu anda 3-4 firmada hem iş güvenliği hem yapı denetim hem de müşavir firmalarda kontrollük yapıyorum. Çalışmayı seviyorum ama çalışırken de para biriktirme konusunda biraz farklı düşünüyorum. İnsanlar ellerine para geçince ev alır, araba alır, eşyasını değiştirir. Ben ise geziyorum. Turist gibi değil, daha çok sırt çantalı bir seyyah gibi geziyorum. En son 123 ülkeydi, şu an 132 ülkeye çıktı. En son mart ayında Panama’dan başlayıp Paraguay’dan çıkarak oradaki 9 ülkeyi karış karış dolaştım" diye konuştu. "20 senedir yoğun şekilde geziyorum" Nöbetçigil, sözlerine şöyle devam etti: "Vakit ve nakit bulduğum an yerinde duramayan bir adamım. Zaman zaman benim gibi amatör ruhlu arkadaşlarla gezdim, zaman zaman tehlikeli bölgelere turla gittim. Tek başıma gittiğim de oldu, arkadaşlarla gittiğim de oldu. Eğer zamanı yayarsanız bu iş ekonomik oluyor. Bir yere ’hemen gidip geleyim’ derseniz çok pahalıya geliyor. Aslında geziler emeklilikten önce başladı. Kuzey Amerika’yı tersanecilik döneminde gezdim. O zamanlar 45-50 yaşlarındaydım. 2005 yılında emekli oldum. Yani yaklaşık 20 senedir yoğun şekilde geziyorum. Özellikle Hindistan’ı karış karış gezdim. Bambaşka bir kültürün, bambaşka bir hayatın içine giriyorsunuz. Hijyen olmayan şartlar da oluyor ama bu işler fazla titiz insanların yapabileceği şeyler değil." "İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu" Seyahatleri sırasında tasarruf etmek için gece yolculuklarını tercih ettiğini belirten Nöbetçigil, "Amerika’yı boydan boya gezdim. Kuzey Afrika’yı, Mısır’ı, Orta Doğu coğrafyasını gezdim. Uzak Doğu’ya gittim, Filipinler’e kadar ulaştım. Gitmek istediğim yerler hala var. Mesela Japonya’yı sindire sindire gezmek istiyorum. Bir de arkadaşım çalışıyor; Gürcistan’dan girip Sibirya Ekspresi ile yapılan bir rota var. Her şehirde inip gezebiliyorsunuz, sonra tekrar trene biniyorsunuz. O sisteme kadar gitmek isterim. İlginç bulduğum yerlerden biri Kamboçya’daki Angkor Tapınakları oldu. İnsan gerçekten bakınca büyüleniyor. Gazetelerde köşe yazmaya başladım. Şiire de merak sardım. Oldukça şiir birikti ve onları kitaplaştırdım. Yazdığım öyküleri de kitap yaptım. İki tanesi mesleki kitap; biri gemilerde gaz free işlemleri, diğeri inşaatlarda iş güvenliği üzerine. Onun dışında 6 kitabım daha var. Gittiğim yerlerden küçük hatıralar toplamayı da seviyorum. ’Bu ilginçmiş’ dediğim şeyleri, çantama sığacak kadar alıyorum. Ev aslında çok daha doluydu ama biraz cömertiz galiba. İsteyenlere veriyoruz" diye konuştu. "Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor" Gittiği coğrafyalarda Türkiye’ye olan ilgiye de değinen Nöbetçigil, şunları kaydetti: "Güney Amerika’da insanlar Türkleri seviyor. Şili’de Atatürk büstü gördüm. Dünyanın farklı yerlerinde Atatürk ile ilgili birçok şey gördüm. Romanya’da, Hindistan’da, Meksika’da da rastladım. Çok saygı duyuyorlar. Dünyanın 7 harikası denilen yerlerin neredeyse tamamını gördüm. Özellikle Endonezya, Malezya gibi Uzak Asya ülkelerinde ve Güney Amerika’da Türkleri seviyor. Bir gün Ürdün’de çölde mola verdiğimiz bir yerde yaşlı bir adam cebinden buruşturulmuş bir Osmanlı haritası çıkardı. ’Biz kardeşiz. Gün gelecek bunu anlayacaksınız’ dedi. Çok etkileyici bir andı." "Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" Türkiye’yi de büyük ölçüde gezdiğini belirten Nöbetçigil, "Tamamını değil ama büyük kısmını gördüm. Van’a henüz gidemedim. Onun dışında Güneydoğu’yu, Karadeniz’i, Erzurum’u, Erzincan’ı uzun uzun dolaştım. Hayat insana verilmiş bir armağandır. Her sabah kalkınca ’Bugün de yaşıyorum’ diye şükrediyorum. İnsanların zamanı iyi değerlendirmesi lazım. Vakit ve nakit birer imkandır. Kimisi ev alır, kimisi araba değiştirir. Ben ise dünyayı keşfetmeyi seçtim. Artık belli bir doygunluk içerisindeyim. Mütevazı yaşamaya alıştım. Benim için önemli olan yaşadığım dünyayı keşfetmek ve gördüklerimi insanlarla paylaşmak" ifadelerini kullandı. "Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim" Son olarak, "Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı?" sorusuna ise Mesut Nöbetçigil, şu yanıtı verdi: "Bence ikisi de önemlidir ama önce gezen bilir. Tabii boş gezmekten bahsetmiyorum. 132 ülkeyi gezmek bana bir apartman parasına mal olmuştur ama hiç hesabını yapmadım. Şimdi sırada Rusya var. Sonrasında Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya’ya gitmeyi düşünüyorum. Daha sonra da Türkistan taraflarına geçmek istiyorum. Eğer kafa dengi bir yol arkadaşınız varsa, sırt çantasıyla oldukça ekonomik şekilde seyahat edebilirsiniz. Dizlerim tuttuğu sürece gezmeye devam edeceğim. Hayatı dolu dolu yaşamak istiyorum. Gençler de zamanını iyi değerlendirsin. Dünyaya bir kere geliyoruz. Tabii ki ’her şeyi satıp savurun’ demiyorum. Çalışın, emek verin ama temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra sürekli daha yenisini almak yerine biraz dünyayı görün, birkaç yer gezip gelin."
İzmir Kanseri yenen 8 kahraman çocuk Kıbrıs’ta devletin zirvesiyle buluştu Lösemi ve kanseri yenerek sağlıklarına kavuşan 8 kahraman çocuk, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) devletin zirvesiyle bir araya geldi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman makam koltuğunu çocuklara devrederken, Ankara’daki hastaneyi ziyaret etme sözü verdi. Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) tarafından yürütülen ’Dünyayı Geziyoruz’ projesiyle KKTC’ye giden 8 çocuk, Lefkoşa’da üst düzey resmi temaslarda bulundu. Heyet, ilk olarak KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından makamında ağırlandı. Çocuklarla yakından ilgilenen ve onlarla sohbet eden Erhürman, makam koltuğunu sırasıyla miniklere devretti. Çocukları her Kıbrıs ziyaretlerinde ağırlamaktan mutluluk duyacağını belirten Erhürman’a teşekkür plaketi takdim edildi. Cumhurbaşkanı Erhürman, heyetin daveti üzerine ilk Ankara programında LÖSANTE Hastanesi’ni ziyaret edeceğinin de sözünü verdi. Büyükelçilik ve üniversiteye anlamlı ziyaret Lefkoşa temasları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile de görüşen heyet, hastalıkla mücadele projelerini aktararak Büyükelçi’ye ziyaret anısına teşekkür belgesi sundu. Görüşmenin ardından Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na geçilerek çelenk bırakıldı. Ada turuna Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) ile devam eden çocuklar, Rektör Prof. Dr. Mehmet Ali Yükselen’i ziyaret etti. Kampüste üniversiteli gönüllü gençlerle bir araya gelen minik kahramanlar, renkli görüntülere sahne olan duvar boyama etkinliğine katıldı. Şarkılar eşliğinde kampüs duvarını löseminin farkındalık rengi olan turuncuya boyayan çocuklar, dev harflerle ’Umut varsa iyileşme de vardır’ yazarak üniversitede kalıcı bir iz bıraktı.
Samsun Liselilerden havadaki nemden su üreten cihaz ve temassız fren sistemi Samsun’da Atakum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, havadaki nemi suya dönüştüren atmosferik su jeneratörü ile manyetik alanla çalışan temassız fren sistemi projesi geliştirdi. Lisede düzenlenen bilim fuarında yer alan projelerden biri olan "Atmosferik Su Jeneratörü" adlı çalışma, havadaki nemi kullanılabilir suya dönüştürmesiyle dikkat çekti. Projeyi geliştiren öğrencilerden biri olan Mustafa Ferhat İstanbul, cihazın özellikle küresel ısınma ve kuraklık sorununa çözüm üretmeyi amaçladığını söyledi. Mustafa Ferhat İstanbul, "Havadaki nemden su üretebilen bir cihaz yaptık. Cihazımızın ismi atmosferik su jeneratörüdür. Havadaki nemi boruların içerisinde geçen soğutucu gazla yoğunlaştırarak kullanılabilen suya dönüştürüyoruz. Bu cihazı yapmamızdaki asıl amacımız küresel ısınmadan dolayı yanan ormanlarımızı geri kazanmaktır. Diktiğimiz fidanlara belirli miktarda su verilmesi gerekiyor. Bu suyu damlama sistemi ile karşılıyoruz. Su olmayan ve tarım yapılamayan yerlerde cihazımız sayesinde su kaynağı elde edilerek tarım yapılabilir. Ayrıca doğada yaşayan hayvanların yaşamını sürdürebilmesi için de su kaynağı sağlamaktadır. Sistem 7 gün 24 saat çalışmakta olup enerjisini tamamen güneş panellerinden almaktadır" dedi. "Manyetik alan ile çalışan temassız fren sistemi" Fuarda sergilenen bir diğer proje ise manyetik alan ile çalışan temassız fren sistemi oldu. Öğrenciler tarafından geliştirilen sistemin özellikle otonom ve elektrikli araç teknolojilerine katkı sağlaması hedefleniyor. Projeyi tanıtan öğrenci İbrahim Yücel, "Projemizin amacı otonom sektöründe daha ileri bir çağa geçilmesini sağlamaktır. Elektrikli araçlarda farklılık oluşturacak bir sistem geliştirdik. Projemizin adı ’Manyetik alan ile çalışan temassız fren sistemi’dir. Araç hareket halindeyken kendi enerjisini kendi üretiyor. Mıknatıslarla bakır bobinlerin etkileşimi sonucu oluşan elektrik depolanıyor. Fren yapılacağı zaman depolanan enerji kısa devre çubuklarına aktarılıyor ve araç fren yapıyor. Sistem suda ve çamurda da çalışabiliyor. Otonom sektöründe başarılı olacağını düşünüyoruz" diye konuştu. Bilim fuarında öğrencilerin çevre, enerji ve teknoloji alanlarında geliştirdiği projeler ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi.
Ankara Çocuklar Güvende ekipleri 9 bin 781 çocuğu spora ve sosyal faaliyetlere yönlendirdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sağlıklı gelişimlerini desteklemek amacıyla okullarla iletişime geçerek risk grubundaki çocukları belirleyen Çocuklar Güvende ekiplerinin, 9 bin 781 çocuğu sanat, spor ve sosyal faaliyetlere yönlendirdiğini bildirdi. Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ülke genelinde oluşturulan ’Çocuklar Güvende’ ekipleri ile farklı gruplardaki çocukları korumaya yönelik tespit ve müdahale çalışmalarının yürütüldüğünü, ayrıca ihtiyaç duyulan çocukların bulundukları yerde izlenmesine yönelik faaliyetler gerçekleştirildiğini belirtti. Bu kapsamda ekiplerin, alan taramaları, çocuklarla mesleki çalışmalar, hane ve eğitim kurumlarına yönelik ziyaretler ile ailelere rehberlik faaliyetleri yürüttüğünü kaydeden Göktaş, ekiplerin tespit, koruma ve önlemeye yönelik izleme ve sosyal hizmet müdahale çalışmaları yaptığını vurguladı. Göktaş, farklı risk gruplarından 342 bin 547 çocuğa ulaşıldığını ve çok sayıda aile ziyareti gerçekleştirildiğini bildirdi. Çocuklar aile ve okul ortamında izleniyor Çocuklar Güvende ekiplerinin en önemli ayağını okullarda yürütülen çalışmaların oluşturduğuna işaret eden Göktaş, "İllerde en az iki sosyal çalışma görevlisinin bulunduğu Çocuklar Güvende ekipleri, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle okullarla eşleştiriliyor. Okullarda rehberlik servisi, okul yönetimi ve öğretmenlerle görüşmeler yapan mobil ekipler, devamsızlığı olan ve desteğe ihtiyaç duyan çocukların ihtiyaçlarını belirlemek için çocuklar ve aileleriyle de görüşüyor" ifadelerini kullandı. Ailelerle yapılan görüşmelerin ardından çocuk ve ailenin ihtiyaçlarının tespit edildiğini aktaran Göktaş, tedbirlerle desteklenen çocukların aile ve okul ortamında izlenmeye devam edildiğini belirtti. Çocuklar sanata ve spora yönlendiriliyor Her Çocuklar Güvende ekibinin en az 10 okulla eşleştirildiğini ve çalışmalarını tamamladıktan sonra yeni okullarda görevlerine devam ettiğini vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti: Çocukların sağlıklı gelişimlerini desteklemek amacıyla okullarla iletişime geçerek risk grubundaki çocukları belirleyen Çocuklar Güvende ekipleri, 9 bin 781 çocuğu sanat, spor ve sosyal faaliyetlere yönlendirdi. Buna ek olarak 8 bin 574 çocuk Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmeti kapsamına alındı."