SAĞLIK - 21 Ocak 2024 Pazar 12:29

Canlı yayında kapalı tümörlü böbrek ameliyatı ve böbrek taşı operasyonu yaptılar

A
A
A
Canlı yayında kapalı tümörlü böbrek ameliyatı ve böbrek taşı operasyonu yaptılar

Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi ilklerden birisine daha ev sahipliği yaptı. Hastanede canlı yayında kapalı tümörlü böbrek ameliyatı ve böbrek taşı operasyonu gerçekleştirildi.


Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi, Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Minimal İnvaziv Üroloji Derneği iş birliğinde düzenlenen 2. Laporaskopik Canlı Cerrahi Kursu çerçevesinde iki hastaya yapılan kapalı böbrek tümörü (kanseri) ameliyatı ve kapalı böbrek taşı operasyonu canlı yayında gerçekleştirildi.


Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi bilimsel hekim toplantılarına devam ediyor. Üroloji alanında güncel tedavilerin ve laporaskapik canlı cerrahilerinin anlatıldığı etkinlikte iki hastanın ameliyatı kapalı ameliyat tekniği ile gerçekleştirilirken, ameliyathaneden canlı yayınla salonda bulunan ve sosyal medya üzerinden Türkiye genelindeki katılımcılar saniye saniye gerçekleştirilen işlemleri izledi.


Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Baykam, Laporaskopik Canlı Cerrahi Kursu’nun ikincisini gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını belirleterek, kursun düzenlenmesinde katkıda bulunanlara teşekkür etti. Prof. Dr. Baykam, ayrıca hastane ve klinik olarak yaptıkları çalışmalar hakkında kısa bir sunum yaptı.


Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Sinan Zehir, 2012 yılında Sağlık Bakanlığı ve Hitit Üniversitesi arasında imzalanan protokol ile Çorum’da sağlığın rengini tamamen değiştiğini belirterek, “Sağlık Bakanlığının fiziksel ve cihaz altyapısını Tıp Fakültesinin bilimsel altyapısı ile birleştirince çok güzel çalışmalara imza atılmaya başlandı. Burada klasik devlet hastanesi mantığından eğitim araştırma hastanesi ve üniversite mantığıyla hareket edilmeye başlandı. Üroloji ana bilim dalının, üroloji kliniğinin burada çok ayrı bir yeri var. Elinizde cihazın olması ya da fiziksel mekanın olması bugünkü gibi laporaskopik cerrahilerin, kanser cerrahilerinin yapılabilmesini sağlamıyor. Bunu o klinikte çalışan doktorlarımızın bilgi ve becerilerinin yanında bu alanda verilen destek etkili oluyor. 2023 yılında yaklaşın 1 milyon 800 bin hastaya hizmet veren Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sadece poliklinik hizmeti değil eğitim hizmetlerini aksatmadan yürütmek de önemli. Burada eğiticilerin eğitimi de yapılıyor. Bu da çok önemli” dedi.


Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Yağan da, üroloji anabilim dalının sadece Çorum için değil çevre iller için de önemli hizmetler sunduğuna dikkat çekerek, “Toplumda yaşın ilerlemesine bağlı olarak hastalarımız da daha ileri yaşta olmaya başladı. Ameliyatı gerçekleştirilen hastamızda ileri yaşta bir hasta. Teknolojideki gelişme bize her alanda önemli katkılar sağlıyor” ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından Dr. Cenk Yücel Bilen, Dr. Ender Özden moderatörlüğünde gerçekleştirilen kursun ilk bölümünde Dr. Cemil Aydın canlı yayında laparoskopik parsiyel nefrektomi ameliyatı gerçekleştirirken, Dr. Mustafa Serdar Çağlayan AAM tedavisinde farmakoterapi, Dr. Murat Gülşen laparoskopide intraoperatif USG kullanımı hakkında bilgi verdi. Kursun ikinci bölümünde Prof. Dr. M. Murat Baykam, Dr. Cemil Aydın moderatörlüğünde yapılan oturumda ise Dr. Musa Ekici fleksible üreterorenoskopi ameliyatı gerçekleştirdi.



Canlı yayında kapalı tümörlü böbrek ameliyatı ve böbrek taşı operasyonu yaptılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.