ÇEVRE - 25 Mart 2025 Salı 13:58

Çorum’da yüzlerce ıhlamur ve lavanta fidanı toprakla buluşturuldu

A
A
A
Çorum’da yüzlerce ıhlamur ve lavanta fidanı toprakla buluşturuldu

Çorum’da "21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası" dolayısıyla düzenlenen etkinlikte 500 uhlamur, 500 lavanta fidanı toprakla buluşturuldu. Programda konuşan Vali Ali Çalgan, "Elinizden geldiğince yeni fidanlıklar, yeni ağaçlar, yeni ormanlar yetiştirilmesi için katkı vermenizi rica ediyorum" dedi.


Çorum’da "21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası" kapsamında yoğun katılımla anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Büget köyü sıklık ormanında düzenlenen fidan dikim etkinliğinde dünyanın oksijen kaynağı olan ağaçların ve ormanların önemine dikkat çekildi. Doğa bilincini artırmayı ve çevreye katkıda bulunmanın amaçlandığı etkinlikte protokol üyeleri, öğretmenler ve öğrenciler hep birlikte fidan dikti. Etkinlikte 500 adet ıhlamur, 500 adet lavanta fidanı toprakla buluşturuldu.



"Orman varlığımızın miktarını artırmak hepimizin bir vatandaşlık görevidir"


Programda konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası’nın önemine dikkat çekerek, "Orman, bir ülkenin en önemli zenginliğidir, zihniyetidir, süsüdür, doğal dengenin ve ekosistemin korunmasının temelidir. Bu bakımdan ormanlarımızın kıymetini bilmek, orman varlığımızın miktarını artırmak hepimizin bir vatandaşlık görevidir. Bugün burada, dikeceğimiz bitkilerle, ağaç türleriyle ve sıklık ormanlık bölgesinde bal üretiminin de artışına katkı sağlayacak fidanları toprakla buluşturacağız. Hepinizden ağaçlara, ormanımıza, ormanlarımıza sahip çıkmanızı istiyor ve elinizden geldiğince yeni fidanlıklar, yeni ağaçlar, yeni ormanlar yetiştirilmesi için katkı vermenizi rica ediyorum" dedi.


Düzenlenen bu etkinliğin Çorum için çok önemli olduğunu dile getiren Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ise, "Bu hafta çok kıymetli ve çok özel bir hafta. Çünkü bir farkındalık haftası. Orman demek, ağaç demek, aslında hayat demek. Çünkü kullandığımız kalemden deftere, nefes aldığımız havaya kadar birçok alanda ormanların, ağaçların arkasında olduğunu biliyoruz. Bu anlamda da bu farkındalık haftası çok çok kıymetli. Ağaç dikme konusunda dünyanın merkezi olan Çorum, bu anlamda bu etkinliğin tüm dünyada aslında en güzel ve en anlamlı olarak kutlandığı yer. Buradaki öğrencilerimiz, protokolümüz ve hepimiz bu anlamda çok şanslıyız" diye konuştu.


Ormancılık günü ve orman haftasında dikilecek fidanlarla ilgili bilgi veren Amasya Orman Bölge Müdür Yardımcısı Ömer Akça ise, "Bugün bu alan, 2024 yılında bal ormanı olarak test edilmiş olup başta ıhlamur, akasya ve lavanta fidanları olmak üzere 3 bin 61 adet fidan dikilmiştir. Bugünkü etkinliğimizde de yine 500 ıhlamur ve 500 lavanta fidanı toprakla buluşturulacaktır. Hepinizin 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Haftası’nı kutlarım" diye konuştu.



Çorum’da yüzlerce ıhlamur ve lavanta fidanı toprakla buluşturuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.