ASAYİŞ - 07 Mayıs 2025 Çarşamba 11:49

Un fabrikasındaki patlamada 8 işçi yaralanmıştı: Uzmanından toz patlamalarıyla ilgili açıklama

A
A
A
Un fabrikasındaki patlamada 8 işçi yaralanmıştı: Uzmanından toz patlamalarıyla ilgili açıklama

Çorum’da dün un fabrikasında yaşanan patlamanın ardından gündeme gelen toz patlamalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Prof. Dr. Vedat Deniz, "Çeşitli toz patlamalarının dağılımına göre, gıda sektörü en çok toz patlamalarının meydana geldiği sektörlerin başında gelmektedir" dedi.


Hitit Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Yüksek Lisans Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı ve İş Yeri Hekimi Eğiticisi Prof. Dr. Vedat Deniz, Çorum’daki un fabrikasında yaşanan patlamanın ardından toz patlamalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. 8 kişinin yaralandığı patlamanın ardından gündeme gelen toz patlamasına en çok gıda fabrikalarında rastlanıldığını kaydeden Deniz, tozun ani dökülmesi ve sıcakla karşılaşmasıyla patlamarın yaşandığına dikkat çekti.


Prof.Dr. Vedat Deniz "Dün maalesef Çorum’da bir un fabrikasında meydana gelen un tozu patlaması sonucu biri ağır olmak üzere 9 çalışanda 3. derece yanık meydana gelen bir iş kazası olduğunu öğrendim. Öncelikle başta çalışanlar ve ailelerine geçmiş olsun diyorum. 5 yıldır Mühendislik Fakültesinde bulunan Metalürji-Malzeme, Endüstri, Kimya ve Gıda Mühendisliği bölümlerine vermiş olduğum İş Sağlığı ve Güvenliği derslerinde toz sorununu ve toz patlaması konusundan hep bahsetmişimdir. Tozlar özelliklede organik kökenli olanların hepsi ve bazı inorganik tozlar, havada askıda kaldığı sürece ateşle buluştuğunda yanma ve patlama eğilimi gösterir" dedi.



"Gıda sektörü en çok toz patlamalarının meydana geldiği sektörlerin başında gelmektedir"


Tozun patlaması için bazı şartların oluşması gerektiğini belirten Prof. Dr. Deniz, "Yanıcı bir materyalin olması, tozun havada bir toz bulutu şeklinde asılı olması gerekir. Tozun kuru olması havada askıda kalmasını artırarak patlama etkisini artırır. Yeterli oksijenin olması gerekir. Ateş kaynağının olması ve kapalı bir alanda olması halinde patlama etkisi artar. ABD’de yapılan bir çalışmada çeşitli toz patlamalarının dağılımına göre, gıda sektörü en çok toz patlamalarının meydana geldiği sektörlerin başında gelmektedir" diye konuştu.


Fabrikalardaki toz patlamalarıyla ilgili de bilgiler veren Prof. Dr. Deniz, "Genellikle un fabrikalarında bulunan bir tank, silo, elavatör, karıştırıcılar veya siklonlar gibi ekipmanların içinde önce tıkanır ve sonra ani bir şekilde tozun çökmesi sonucu oluşan toz bulutu sıcak ortamla karşılaşır ise birincil (primer) patlama işlemi meydana gelir. Bu silo veya tank gibi kapalı ekipmanlarda oluşan patlama sonucu oluşan sarsıntı ve hava şoku ile fabrikanın genel alanında tüm tozlarında havaya kalkmasına ve toz bulutu haline gelince yanma reaksiyonu mili saniye farkı ile ardışık olarak patlamalar devam eder. Buna da ikincil (sekonder) toz patlaması denir" şeklinde konuştu.



"Tıkanıklık oluşması engellenebilir"


Toz patlamalarını önlemek için tavsiyelerde bulunan Deniz, "Diğer birçok sektörlerde tozların havada bulut şekline gelmemesi için ıslatılır. Fakat gıda sektöründe özellikle un, kahve veya baharat gibi gıda ürünlerinin toz haline getirilirken çoğu zaman su kullanmak mümkün değildir. Diğer taraftan, gıda sektörlerinde silo ve tankların içerisinde köprüleşme ve borulaşma tıkanıklık meydana gelmesi durumda sonradan aniden malzemenin dökülmesi sonucu toz malzeme havaya kalkarak bulut haline gelebilmektedir. Bu nedenle toz siloları vibratör motorlar ile sürekli titreşim yaparak sürekli bir akışın oluşması sağlanarak tıkanıklık oluşması engellenebilir ve aniden tozun dökülmesi engellenmiş olur" ifadelerini kullandı.



Un fabrikasındaki patlamada 8 işçi yaralanmıştı: Uzmanından toz patlamalarıyla ilgili açıklama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis "Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi" Ahlat’ta Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi’nin Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etabı başladı. Adıyaman Nemrut Dağı’ndan yola çıkan ekip yaklaşık 7 saatlik yolculuğun ardından Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’na vardı. Burada tarihi Selçuklu Meydan Mezarlığını gezerek hatıra fotoğrafı çeken ekip, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerine dikkat çekti. Tarihi alanda gazetecilere açıklama yapan Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Toplam yolculuğumuz 1,5 ay sürüyor. Arabalarımızın çoğunu Nepal’de yardım kuruluşuna hibe edeceğiz. Bu kullandığım aracı ise çekiciyle getirerek Cumhurbaşkanımıza hediye edeceğiz. Bu rotadan üçüncü geçişim. Ama Ahlat’a daha önce hiç girmedik. Doğubayazıt üzerinden İran’a gidiyorduk. Cumhurbaşkanlığından çıktıktan sonra Aksaray’a vardık. Orada muhteşem bir organizasyonla karşılandık. Burada gerçekten çok güzel misafirperverlik var. Benzinliklerde ücretsiz çay ikram ediyorlar. Tabii katılımcılar döndükten sonra gönüllü elçilerimiz olacak. Türkiye’nin yumuşak yüzünü gösterecekler. Almanya, İtalya, Belçika, Bulgaristan, İngiltere ve Türkiye’den katılımcılar var" dedi. Yarışmaya İstanbul’dan katılan Kıvanç Yaralı ise, "İstanbul’dan Almanya’ya uçakla gittim. Almanya’dan Bitlis Ahlat’a kadar araç sürdüm. Fiziksel olarak yorgun olsak da Ahlat Selçuklu Mezarlığında olmanın bize verdiği manevi huzur bizi doyurdu. Açıkçası burada olmak bizi çok mutlu etti. Burada atalarımızın mezarlarını gördük ve kültürel mirasımızla tanıştık. İlk defa buradayız. Daha öncesinde ralliye 4 kez katıldım fakat Bitlis’e ilk defa geliyoruz. Harika bir duygu. Umarım herkes bir gün buraya gelerek bu mirası görür" diye konuştu. Antalya’dan katılan Mustafa Karakimseliler de, "Bu ralliye üçüncü katılışım. Daha önce Doğubayazıt’tan ve Hopa’dan geçtim. Hayatımda ilk defa Ahlat’a geliyorum ve gerçekten çok beğendim. Selçuklu kabristanı da çok etkileyici. İnşallah tekrar gelirim. Şimdi kısa bir tur oldu ama umuyorum ki daha sonra birkaç günlüğüne Ahlat’a geleceğiz." İfadelerine yer verdi. Geceyi Ahlat’ta geçirecek olan ekip yarın Erzurum Palandöken’e doğru yola çıkacak. Almanya’dan 27 Nisan’da başlayan ralli, Türkiye etabının ardından İran ve Türkmenistan üzerinden ilerleyerek Orta Asya rotasını takip edecek ve Nepal’de son bulacak.