MAGAZİN - 18 Aralık 2021 Cumartesi 12:00

Zirvede ‘Zumbalı’ kutlama

A
A
A
Zirvede ‘Zumbalı’ kutlama

Denizli Doğa Yürüyüş Grubu (DOĞADEN) tarafından Altındere Mahallesi’nden bin 600 rakımlı Göktepe’ye 16 kilometrelik doğa yürüyüşü ve tırmanışı yapıldı.

Denizli Doğa Yürüyüş Grubu (DOĞADEN) tarafından Altındere Mahallesi’nden bin 600 rakımlı Göktepe’ye 16 kilometrelik doğa yürüyüşü ve tırmanışı yapıldı. 80 lisanslı sporcunun katıldığı tırmanışta zirveye ulaşan sporculardan grup başkanı İbrahim Yavuz Keskin ve Neslihan Bacanlı zirve sevincini zumba dansı yaparak kutladı.



Kentin farklı doğal güzelliklerine sahip parkurlarında doğa tutkunları ve lisanslı sporcularla birlikte doğa yürüyüşü ve tırmanışı gerçekleştiren Denizli Doğa Yürüyüş Grubu (DOĞADEN) Grubu geçtiğimiz hafta Altındere Mahallesi’nden bin 600 rakımlı Göktepe’ye 16 kilometrelik zorlu parkurdan yürüyüş ve tırmanış düzenledi. 80 lisanslı sporcunun katıldığı tırmanışta zirve heyecanını grup başkanı İbrahim Yavuz Keskin ve dağcı Neslihan Bacanlı, zumba dansı yaparak kutladı. Cep telefonlarıyla kayıt altına alınan dağcıların zirve heyecanı dansı büyük ilgi gördü.



"Yürüyüşünüz yaklaşık 16 kilometre sürdü"


Yedi yıldan bu yana DOĞADEN Gurubu Başkanlığını yürüten İbrahim Yavuz Keskin, “Denizli de yürüyüş, tırmanış anlamda etkinlikler yapıyoruz. Gençlik Spor Bakanlığı’na bağlı Türkiye Dağcılık Federasyonu’na bağlı spor kulübüyüz. Her pazar Denizli’nin belli bir bölgesi ve komşu illere yürüyüş yapıyoruz. 12 Aralık günü yine Altındere Mahallesi’nden Göktepe dağına doğru bir yürüyüş gerçekleştirdik. Yürüyüşünüz yaklaşık 16 kilometre sürdü. 80 lisanslı sporcu ile gerçekleştirdik. O günkü hava şartları rüzgarlı olduğu için zirvede çok duramadık, çok rüzgar esiyordu. Ama bütün katılımcılar sağ salim inip çıktılar. Orman yollarından, patikalardan herhangi bir zayiatımız olmadı. Yağmura da yakalandık. Yürüyüş bitiminde de Neslihan Bacanlı hanımefendiye de birlikte zumbayı gerçekleştirerek günümüzü kutlamış olduk” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı AİÇÜ’de zebra balığı translasyonel tıp araştırma laboratuvarı açıldı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde kurulan Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete açıldı. AİÇÜ’de, insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olan zebra balıkları üzerinde yürütülecek laboratuvar çalışmalarıyla; kanser araştırmaları, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar olmak üzere çeşitli hastalıkların süreçlerini araştırmak ve bu hastalıklara karşı ilaç geliştirme süreçlerine önemli katkılar sağlanması hedefleniyor. Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı (MERLAB) Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılış programına AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversite üst yönetimi, MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılış töreninde konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversitenin bilimsel araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı’nın sağlık bilimleri alanında önemli katkılar sunacağını ifade etti. Prof. Dr. Gülçin, özellikle translasyonel tıp araştırmalarında model organizma olarak kullanılan zebra balığı ile yürütülecek çalışmaların, hastalıkların mekanizmalarının anlaşılması ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gülçin, AİÇÜ Tıp Fakültesinden Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ ile Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’ın girişimleriyle hayata geçirilen laboratuvarın AİÇÜ ve bilim camiası için hayırlı olması temennisinde bulunarak, laboratuvarın açılmasındaki katkılarından dolayı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ’a, Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’a ve MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu’na teşekkür etti. Törende, Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ gerçekleştirdiği sunumda, zebra balıklarının insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olması, hızlı gelişim süreci ve ex-utero gözleme uygun yapısı sayesinde; nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar ve ilaç geliştirme çalışmaları başta olmak üzere pek çok alanda güçlü bir model organizma olduğunu belirtti. Zebra balıkları hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, zebra balığı modelinin, kanser araştırmaları ve ilaç geliştirme süreçleri açısından da önemli avantajlar sağladığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, laboratuvarın açılış sürecindeki katkı ve desteklerinden dolayı AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin’e teşekkür etti. Açılışın ardından Prof. Dr. İlhami Gülçin ve beraberindekiler laboratuvarda ncelemelerde bulundu.
Aydın Kuşadası’nda leylekler geri döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaklaşık 40 yıl aradan sonra bir çift leylek, yeniden yuva kurdu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, kuşların geri dönüşünü "doğanın hala bir şansı olduğunu hatırlatan önemli bir mesaj" olarak nitelendirdi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, 1980’li yıllarda Kuşadası’nda kent içindeki sur kalıntıları ve ağaçlarda üreyen leyleklerin, şehirleşme ve nüfus artışı nedeniyle bölgeyi terk ettiğini söyledi. Geçen yıl Ağustos ayında bir çift leyleğin Davutlar yol kavşağına yakın bir mermer atölyesinin telefon direğine yuva yaptığını belirten Sürücü, "Geç geldikleri için üreme gerçekleştiremediler. Ancak bu yıl geri gelip gelmeyeceklerini merakla bekliyorduk" dedi. Dün yağmurlu bir günde Kuşadası’ndaki yuvaya ilk leyleğin geldiğini ifade eden Sürücü, "Bugün üst geçitteki aydınlatma direklerine çıkarak çevreyi izledi. Aradan geçen bir yılda çevrenin değiştiğini, özellikle beslenme alanlarının azaldığını fark etti. Burada kalıp kalmayacakları ise eşinin de gelmesiyle netlik kazanacak" diye konuştu. Sürücü, Kuşadası’nda bir çift leyleğin yeniden yuva yapmasının, hızla artan yapılaşma, çoğalan insan nüfusu ve giderek azalan doğal alanlar karşısında güçlü bir doğa mesajı olduğunu vurguladı. "Bu yuva bir umut olduğu kadar aynı zamanda bir uyarıdır. Leyleklerin geri dönüşü, doğanın hala bir şansı olduğunu; ancak bu şansı korumanın bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor" dedi. EKODOSD’un Aydın genelinde 17 ilçeden 16’sında leylek sayımı ve izleme çalışmaları yürüttüğünü kaydeden Sürücü, "Kuşadası’nda yuva bulunmadığını biliyorduk. Bu gelişmeyle birlikte artık Aydın’ın tüm ilçelerinde leylekler yaşam bulmuş oldu" ifadelerini kullandı.