ASAYİŞ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 09:38

Ağaç dalı toplayan kadın 20 metrelik su kuyusuna düştü

A
A
A
Ağaç dalı toplayan kadın 20 metrelik su kuyusuna düştü

Denizli’de komşusunun bahçesinden kurumuş ağaç dallarını toplamak isteyen kadın fark etmediği su kuyusuna düştü. Talihsiz kadının düştüğü 20 metrelik su kuyusundan itfaiye ekipleri tarafından kurtarılırken sağlık durumunun iyi olduğu, vücudunda kırıkların olduğu öğrenildi.



Olay, Çivril ilçesi Gürpınar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; Hatice Karahan, komşusuna ait bahçeye girerek kurumuş ağaç dallarını toplamaya başladı. Ağaç dallarını toplayan talihsiz kadın bahçede bulunan 20 metre derinliğine sahip su kuyusunu fark edemeyerek içine düştü. Hatice Karahan’ın yardım çığlıklarını duyan vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri halatlar yardımıyla indiği kuyudan Hatice Karahan’ı büyük titizlikle kuyudan çıkardı. Kuyudan çıkarılan talihsiz kadın, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan ilk muayenesinin ardından Çivril Devlet Hastanesine kaldırıldı. Sağlık durumu iyi olduğu belirtilen Hatice Karahan’ın vücudunda kırıklar olduğu öğrenildi.


Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



Ağaç dalı toplayan kadın 20 metrelik su kuyusuna düştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yatırımda yeni dönem: Hız değil güven kazandırıyor Kıymetli maden yatırımlarının dijital platformlara taşınmasıyla birlikte güvenlik ve denetim mekanizmaları yatırım sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Fiziki alışverişten online işlemlere geçiş hızlanırken, yatırımcıların en çok önem verdiği konuların başında veri güvenliği, işlem şeffaflığı ve kullanıcı koruması geliyor. Sektör temsilcileri, kurumsal altyapıya sahip firmaların resmi e-ticaret siteleri ve doğrulanmış online mağazalarının yatırımcı açısından daha güvenli bir kanal oluşturduğunu belirtiyor. Bu çerçevede faaliyet gösteren platformlardan biri olan Altın Anne, ürünlere ait teknik detayları eksiksiz sunması ve gerçek zamanlı fiyat güncellemeleri sayesinde kullanıcıların güvenle işlem yapabileceği bir platform sunuyor. Altın Anne e-ticaret platformu Kurumsal İletişim Sorumlusu Ecem Karaman, dijital yatırımın sürdürülebilir büyümesinde güvenlik standartlarının belirleyici olduğunu vurgulayarak, "Dijital platformumuz üzerinden gerçekleştirilen tüm işlemler sistemsel olarak kayıt altına alınıyor. Ürünlerimizi sigortalı teslimat süreçleriyle yatırımcıya ulaştırıyor, kullanıcı bilgilerinin korunmasını en öncelikli konularımız arasında tutuyoruz. Açık ve detaylı ürün açıklamaları ile doğrulanabilir belge paylaşımı sayesinde yatırımcıların daha bilinçli ve karşılaştırmalı karar almasını hedefliyoruz" dedi. Dijital dönüşüm hız kesmiyor Sektörde dijital dönüşüm hız kesmeden sürerken, tercihleri belirleyen unsurlar da değişiyor. Artık yalnızca hızlı işlem yapmak değil, dijital operasyon kapasitesi ve kurumsal sorumluluk anlayışına sahip markalarla çalışmak önem kazanıyor. Altın Anne, dijital kanallarındaki kayıtlı satış sistemi, sigortalı gönderim uygulamaları ve belirli kriterlere göre hazırlanan ürün içerikleriyle bu yeni döneme uyum sağlayan markalar arasında yer alıyor. Marka, online alışveriş deneyimini korumalı ödeme sistemleri ve belirlenmiş satış ve teslimat prosedürleri ile destekleyerek kullanıcılarına daha sağlam bir alışveriş zemini sunmayı hedefliyor. Ayrıca uzmanlar, dijital platform tercih ederken yalnızca fiyat avantajına değil, kurumun geçmişine, kurumsal kimliğine ve kamuya açık iletişim bilgilerine de dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Resmi internet sitesi üzerinden açık adres, vergi bilgisi ve iletişim kanallarını paylaşan; kullanıcı sözleşmeleri, mesafeli satış şartları ve iade süreçlerini erişilebilir biçimde sunan firmalar öne çıkıyor. Altın Anne de bu çerçevede, doğrulanabilir kurumsal kimlik bilgilerini kamuya sunan, satış ve teslimat süreçlerini belirli prosedürler doğrultusunda yürüten markalar arasında yer alıyor. Marka, ürün bilgilerini detaylı biçimde sunarak ve satış ve teslimat adımlarını belirlenmiş prosedürlerle yürüterek kullanıcıların daha bilinçli ve güvenli bir alışveriş deneyimi yaşamasını hedefliyor.
Kayseri Başkan Gülsoy : "Küresel ekonomide kurallar değişiyor, riskler derinleşiyor" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Küresel ekonomide ’eski dünya’ düzeninin sona erdiğini ve yeni bir dönemin başladığını belirten KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Enflasyonu düşürürken üretimin çarklarını yavaşlatmamalıyız. Marmara’nın sanayi yükünü hafifletecek Mega Endüstri Bölgeleri ile Kayseri’yi dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline getirmeye kararlıyız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; üretmeye mecburuz" dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Şubat Ayı olağan meclis toplantısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Şubat ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere kürsüye gelen Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, konuşmasına Cumhuriyet tarihimizin en büyük felaketi olan 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlere değinerek başladı. Depremin üzerinden zaman geçse de acısının taze olduğunu vurgulayan Gülsoy, şu ifadeleri kullandı: "Depremin kalplerimizde bıraktığı o derin sızı hiç dinmedi. Bu büyük yıkımda yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, kederli ailelerine bir kez daha sabırlar diliyorum. Yüce Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın." "Eski dünya bitti, yeni kurallar yazılıyor" Küresel ekonomideki dönüşüme dikkat çeken Gülsoy, "Dünya ekonomisi artık bildiğimiz o güvenli limanlardan hızla uzaklaşıyor. Ticaretin baskı altına alındığı, kaynak rekabetinin sertleştiği ve bölgesel dengelerin kökten sarsıldığı "yeni ve oldukça zorlu" bir dönemin tam ortasındayız. Eski ezberler artık bozuldu; yerini belirsizliğe ve stratejik hamlelere bıraktı. Dünya Bankası ve Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 raporlarının da fısıldadığı gibi; artık ’eski dünya’ bitti. Yapay zeka artık sadece bir yazılım değil, ekonominin ve ulusal güvenliğin yeni cephesidir. Küresel su krizi ve iklim şokları ise artık sadece çevrecilerin değil, sanayicinin doğrudan ’ekonomik iflas’ riskidir. Bu dönüşümün yakıtı olan Kritik Mineraller ve Enerji Güvenliği üzerindeki kavga ise dünyayı çok kutuplu, sert bir rekabet alanına çeviriyor. Dünya artık Ticaret Korumacılığına yöneliyor. Serbest ticaretin yerini gümrük duvarları alıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor. Kaynaklarımızı daha verimli kullanmak, dijitalleşmeyi sadece konuşmakla kalmayıp hayatın içine sokmak ve dayanıklılığımızı artırmak mecburiyetindeyiz. Türkiye olarak bu dönüşümün sadece izleyicisi değil, oyun kurucularından biri olma iradesini hep birlikte göstermeliyiz. Özellikle "Sınırda Karbon Düzenlemesi" gibi başlıkları sadece bürokratik bir engel olarak görmeyelim. Eğer süreci doğru yönetebilirsek, bu yeşil dönüşümü bir "rekabet avantajına" çevirebilir ve dünya pazarlarında rakiplerimizin önüne geçebiliriz" dedi. "Gümrük Birliği güncellenmeli, vize duvarı yıkılmalı" Avrupa Birliği ile olan ilişkilerin bel kemiğini, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Vize Serbestisinin oluşturduğuna vurgu yapan Gülsoy, "Bugün Türk iş dünyasının küresel rekabet gücü önündeki en haksız engel vize sorunudur. Bu sadece bir seyahat özgürlüğü meselesi değil; ticaretin akışını bozan teknik bir engeldir. AB ile müzakere sürecinin yeniden canlanmasını memnuniyetle karşılıyor ancak artık laf değil, somut adımlar beklediğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz" diye konuştu. "Marmara’nın yükünü Anadolu omuzlayacak" 2019 yılından bu yana savundukları "Orta Anadolu Üretim Havzası" projesinin hayata geçmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gülsoy, şunları söyledi: "Sanayinin Marmara’ya sıkışıp kalması büyük bir riskti. 16 Ocak’ta yürürlüğe giren "Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı", tam da bizim yıllardır hayalini kurduğumuz o havza modelinin ta kendisidir. Marmara’nın deprem yükünü hafifletecek bu planla; Kayseri, Aksaray, Konya, Niğde ve Yozgat gibi illerimiz Türkiye’nin yeni ekonomik kalbi oluyor. Tam 59 bin hektarlık bir alandan bahsediyoruz; bu, mevcut OSB’lerimizin 16 katı büyüklüğünde devasa bir yatırım sahasıdır! Bu proje ile 1960’lardan bu yana devam eden iç göç inşallah duracak, Anadolu’nun evlatları kendi topraklarında iş sahibi olacaktır. Bu devrim niteliğindeki adımı hayata geçiren başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a şahsım ve şehrim adına şükranlarımı sunuyorum." "Enflasyonu düşürürken üretimin çarklarını yavaşlatmamalıyız" Ekonomi yönetiminin enflasyon hedeflerini desteklediklerini ancak üretimin aksatılmaması gerektiğini vurgulayan Gülsoy, "Merkez Bankası’nın yüzde 16’lık yıl sonu hedefini korumasını kararlılık göstergesi olarak görüyoruz. Ancak şu hassas dengenin altını çizmek zorundayım: Enflasyonu düşürürken üretimin çarklarını yavaşlatmamalıyız. Fiyat istikrarı ile üretim sürdürülebilirliği arasındaki o ince çizgiyi korumak zorundayız. BDDK’nın kredi kartı kısıtlamalarını anlıyoruz ancak bunun küçük işletmeler ve iç talep üzerindeki baskısı dikkatle izlenmelidir" ifadelerini kullandı. Sanayiciye 100 milyar TL’lik can suyu Üreticinin enflasyon ve enerji maliyetleriyle savaş verdiğini hatırlatan Başkan Gülsoy, yeni açıklanan finansman paketine dair, "100 Milyar TL’lik dev finansman paketi ve işletme başına 50 milyon TL limitli imkan, tam da ihtiyacımız olan ’can suyu’dur. Açıklanan uygun şartlı kredi paketi, aynı zamanda hükümetin iş dünyasının sesine kulak verdiğinin önemli bir göstergesidir. Kayseri iş dünyası olarak, sürdürülebilir büyüme ve istihdam kapasitemizi artıracak bu kıymetli adım için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Amacımız sadece günü kurtarmak değil, geleceğin üretim ekosistemini inşa etmektir" dedi. Gülsoy’dan Atatürk’ün vizyonuna vurgu: "Üretmeye mecburuz" Türkiye’nin yaşadığı zorlu süreçlere rağmen umutsuzluğa yer olmadığını vurgulayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının ‘karamsarlık’ yerine ‘çalışma’ odaklı vizyonunu hatırlattı. Ülke ekonomisine duyulan güveni dile getiren Gülsoy, "Ülkemiz krizlerden, pandemiden ve asrın felaketi depremlerden geçti; hala da sınanmaya devam ediyoruz. Fakat biz meseleye hiçbir zaman karamsarlık penceresinden bakmadık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ’Üretmeye mecburuz’ Kayseri iş dünyası olarak, ülkemizin ekonomik gücünü artırmak için ortak akılla, durmadan ve yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Konuşmasının sonunda oda faaliyetlerine yer veren Gülsoy, "Bizim amacımız Kayseri’nin adını her platformda en yukarıya taşımak ve üyelerimizin ticaretine değer katmaktır" ifadelerini kullandı.