SAĞLIK - 23 Şubat 2026 Pazartesi 10:20

Akciğer damarındaki pıhtıların tanısında radyasyonsuz çözüm

A
A
A
Akciğer damarındaki pıhtıların tanısında radyasyonsuz çözüm

DENİZLİ (İHA) – Özel Denizli Tekden Hastanesinde bir dönem başarılı çalışmalara imza atan Radyoloji Uzmanı Dr. Nevzat Karabulut ve ekibinin, akciğer damarındaki pıhtıların tanısına dadyasyonsuz çözüm sağlayan bilimsel çalışması uluslararası literatürde yankı uyandırdı.



Bir dönem Denizli Tekden Hastanesinde de çalışan ve çalışmalarına ABD’de devam Dr. Nevzat Karabulut ve ekibinin yaptığı, British Journal of Radiology dergisinde yayımlanan "Diagnostic performance of contrast-enhanced and unenhanced combined pulmonary artery MRI and magnetic resonance venography techniques in the diagnosis of venous thromboembolism" başlıklı araştırmada manyetik rezonans (MR) yöntemi kullanılarak hem akciğer damarlarının hem de pıhtının kaynağı olan bacak toplardamarlarının aynı anda, tek bir incelemede değerlendirilebileceği gösterildi. Toplam 44 hastanın incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlar oldukça dikkat çekti.



Kontrastlı MR yöntemi, hastaların tamamında akciğer embolisini doğru şekilde tespit ederken; kontrastsız MR yöntemi de yüksek doğruluk oranına ulaştı ve önemli ölçüde güvenilir sonuçlar verdi. Bu bulgular, radyasyon içermeyen MR yönteminin pıhtı hastalığını saptamada güçlü bir alternatif olduğunu ortaya koydu. Özellikle Radyasyon riskinin daha önemli olduğugenç hastalarda ve gebelerde MR’ın güvenli ve etkili bir seçenek olabileceği vurgulandı.



2025 Yılında Önemli Bir Uluslararası Atıf


Dr. Karabulut’un bu çalışması, 2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir meta-analizde önemli bir uluslararası dergide atıf aldı. Toplam 2 bin 611 hastanın yer aldığı bu meta-analizde Dr. Karabulut ve ekibinin yaptığı MR çalışması da bulundu. Meta-analiz sonuçlarına göre, geleneksel V/Q sintigrafisi (nükleer tıp yöntemi) ile yapılan incelemelerde tanı konulamayan vakaların oranı yaklaşık yüzde 34,7 olarak bulundu. Yani her üç hastadan birinde sonuç net olmayabiliyordu. Buna karşılık MR temelli yöntemlerde tanı konulamayan oran yalnızca %3,31 olarak rapor edildi. Bu oran, MR tekniklerinin çok daha net ve yorumlanabilir sonuçlar verdiğini ortaya koydu.



Araştırmacılar, çalışmalar arasında raporlama farklılıkları olabileceğine dikkat çekmekle birlikte, MR yöntemlerinde "tanı konulamama" oranının belirgin şekilde düşük olduğunu özellikle vurguladı. Bu durum, MR’ın pıhtı hastalığının değerlendirilmesinde güçlü ve güvenilir bir alternatif olduğunu destekleyen önemli bir bulgu olarak değerlendirildi. Ayrıca, halen Porto Riko’da yapılmakta olan Amerikan Toraks Görüntüleme Derneğinin STR 2026 toplantısında da Karabulut ve ekibinin çalışmalarının MR’nin akciğer hastalıklarının tanısında kullanımına öncülük yaptığı vurgulandı.



Dr. Nevzat Karabulut’un kıdemli yazarı olduğu bu çalışma, pıhtı hastalığının radyasyon olmadan teşhis edilmesine yönelik önemli kilometre taşlarından biri olarak kabul edildi. Araştırmanın uluslararası dergilerde atıf alması, Türk bilim insanlarının dünya tıbbına yaptığı katkının güçlü bir örneği olarak öne çıktı.



Bilimsel Etki ve Uluslararası Tanınırlık


Uluslararası literatürde yankı uyandıran çalışma hakkında bilgi veren Dr. Nevzat Karabulut, "Akciğer embolisi, genellikle bacak damarlarındaki pıhtının dolaşımla akciğer damarını tıkaması sonucu oluşan ve zamanında fark edilmediğinde hayati tehlike oluşturabilen acil bir tıbbi durumdur. Bugün bu hastalıkları teşhis etmek için en sık Radyasyon içeren ilaçlı bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografisi kullanılıyor. Ancak Radyasyon ve kullanılan kontrastlı madde özellikle hamileler, genç hastalar ve kontrast maddeye alerjisi olan kişiler için risk oluşturabilir. Bu nedenle doktorlar radyasyon içermeyen ve daha güvenli alternatif yöntemler üzerinde çalışmaktadır. Ekibimle birlikte yapılan bilimsel çalışmanın büyük uluslararası araştırmalarda kaynak olarak gösterilmesi, o çalışmanın ne kadar değerli ve etkili olduğunu gösterir. Bu durum, yapılan araştırmanın sadece yayımlandığı dönemde değil, uzun vadede de bilim dünyasına katkı sağladığını ortaya koyar" dedi.



Akciğer damarındaki pıhtıların tanısında radyasyonsuz çözüm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.