ASAYİŞ - 03 Eylül 2024 Salı 23:14

Burdur’daki silahlı saldırının acısı Denizli’ye düştü

A
A
A
Burdur’daki silahlı saldırının acısı Denizli’ye düştü

Burdur’un Gölhisar ilçesinde alacak verecek meselesi yüzünden çıktığı iddia edilen olayda baba ve oğlu iş yerlerinin önünde kurşun yağmuruna tutuldu. Denizlili baba olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralanan oğlu ise hastanede yaşam mücadelesi veriyor. Olay yerinden kaçan cinayet zanlısı Tefenni ilçesinde yakalandı. Cinayet anları ise güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.



Olay, saat 19.00 sıralarında Burdur’un Gölhisar ilçesi Konak Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ramazan Tin (53) ve oğlu Muharrem Tin (32) ile alacak verecek meselesi yüzünden husumetli olan M.K. (42) Antalya’nın Korkuteli ilçesinden 07 BST 882 plakalı otomobiliyle Muharrem Tin’in Gölhisar’daki iş yerinin önüne geldi. Burada iş yeri önünde bekleyen baba oğulun yanına yürüyerek gelen M.K. pompalı tüfeğiyle Ramazan Tin ve oğlu Muharrem Tin’i vurarak olay yerinden hızla kaçtı. Vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan baba oğul ağır yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde baba Ramazan Tin’in hayatını kaybettiği belirlenirken oğlu Muharrem Tin ise burada yapılan ilk müdahalenin ardından ambulans ile Gölhisar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Daha sonra otomobiliyle olay yerinden kaçan M.K.’yı yakalamak için çalışma başlatan polis ekipleri çok geçmeden Tefenni ilçesinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı.



Öte yandan hayatını kaybeden baba Ramazan Tin’in cenazesi savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından otopsi yapılmak üzere Gölhisar Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Gölhisar Devlet Hastanesinde ilk müdahalesi yapılan ve durumu ağır olan Muharrem Tin ise ambulans ile Burdur Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Silahlı saldırıya uğrayan baba oğulun Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Ayaz Mahallesi’nden oldukları öğrenildi.



Cinayet anı kameralara yansıdı


Babanın öldüğü oğlunun ise ağır yaralandığı silahlı saldırı anı çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken görüntülerde elinde tüfekle yürüyerek gelen M.K.’nın hiç konuşmadan ve tartışmaya girmeden önce baba Ramazan Tin’i vurduğu ardından da arabanın arkasında bulunan oğul Muharrem Tin’i vurarak aracına binip olay yerinden kaçtığı görülüyor.



Burdur’daki silahlı saldırının acısı Denizli’ye düştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ ile ICESCO arasında akademik işbirliği köprüsü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (ICESCO) ile Arap dili ve akademik araştırmalar başta olmak üzere pek çok alanda işbirliğini öngören kapsamlı bir protokole imza attı. Rektörlük Yönetim Kurulu Salonunda düzenlenen törende; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ICESCO temsilcisi Prof. Dr. Mecdî Hâc İbrahim, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Apak, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmail Güler, BM nezdinde Arap Birliği Daimi Temsilciliği Başkan Yardımcısı Dr. Nasiriya Fliti ve ICESCO Temsilcisi Dr. Enes Al-Naimi hazır bulundu. İki kurum arasında akademik birikimin paylaşılmasını ve bilimsel araştırmaların desteklenmesini öngören bu işbirliği ile önümüzdeki süreçte Arapça öğretimi, ortak projeler ve kültürel faaliyetlerin hız kazanması hedefleniyor. İmza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmaya kararlı olduklarını ifade etti. Bu protokolün özellikle Arap dili ve ilgili akademik branşlarda yeni bir dönemin kapısını aralayacağını belirten Rektör Yılmaz, ICESCO gibi prestijli bir kurumla kurulan bağın, hem öğrencilerin hem de araştırmacıların vizyonuna büyük katkı sunacağını dile getirdi. Yılmaz ayrıca, bu tür ortaklıkların kurumsal kapasiteyi güçlendirme noktasındaki stratejik önemine vurgu yaparak, hayata geçirilecek projelerin sonuçlarını görmeyi sabırsızlıkla beklediklerini kaydetti. ICESCO temsilcisi Prof. Dr. Mecdî Hâc İbrahim ise BUÜ gibi köklü bir eğitim kurumuyla işbirliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. Akademik çalışmaların ulusal sınırları aşarak uluslararası düzeyde yaygınlaştırılmasının önemine değinen İbrahim, imzalanan bu metnin sadece kağıt üzerinde kalmayacağını; konferanslar, seminerler ve ortak çalıştaylarla yaşayan bir sürece dönüşeceğini belirtti. Özellikle bilimsel yayıncılığın güçlendirilmesi ve araştırmacılar arası etkileşimin artırılması noktasında BUÜ’nün sahip olduğu potansiyelin ICESCO için çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi.
Kahramanmaraş Okul saldırısından önce öleceğini hissetmiş Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 9 öğrenciden biri olan 11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik’in babası İsmail Şişik, olaydan önce oğlunun davranışlarının değiştiğini, kendilerine daha düşkün olduğunu, bir yere gidecekmiş gibi eşyalarını düzenleyip bazılarını bantlayarak kutuladığını söyledi. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Bayram Nabi Şişik’in anne ve babası Bayram’ın mezarını ziyaret ediyor. Baba Mezarına çiçekler ekip, Kur’an-ı Kerim okuyan aile gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram Nabi’nin babası İsmail Şişik, eğitim sisteminde millileşmeye vurgu yaparak, "Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Hepimizin evlatları var. Bu yaşanan olayın bir milat kabul edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık sadece öğretim değil, gerçek anlamda eğitimin ne kadar önemli olduğunu görmemiz gerekiyor. Eğitimde millileşme olmalı. Bu çocuklar bize bunu yaşayarak anlattı. Bundan ders çıkarmak zorundayız. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder, sokakta sürer. Ahlak her yerde ahlaktır. Bizim değerlerimiz var; dinimiz doğruluğu, dürüstlüğü ve iyiliği emrediyor. Bu çocuklar da tertemiz, günahsız evlatlardı. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. Şişik, yaşanan olayın ülke için bir dönüm noktası olması gerektiğini belirterek, "Ülkemiz için bu olay bir dönüm noktası olmalı. Eğitim sistemi, aile yapısı, dijital platformlar baştan sona gözden geçirilmeli. Siyasilerimize, öğretmenlerimize ve ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Gerekli adımlar atılmazsa kaybeden biz oluruz. İsimlerinin yaşatılmasını istiyoruz. Bu acı unutulmamalı. Toplum zaten vicdanında bu çocukları ölümsüzleştirdi. Devlet büyüklerimizin de bu olayı unutturmaması, gerekli düzenlemeleri yapması gerekiyor. Bazı avukatlar arayıp tazminat davası açmamızı önerdi. Ancak biz devletimize dava açacak bir konumda değiliz. Devlet bizim devletimiz. Çocuğumuzun bir tel saçını dünyadaki hiçbir maddiyatla değişmeyiz. Parayla ölçülemez. Biz evladımızın şehit olduğuna inanıyoruz. İnancımız tam. Onun daha güzel bir yerde olduğuna, bizi karşılayacağına inanıyoruz" diye konuştu. ’Bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmıştı’ Oğlunun son gün bir yere gidecekmiş gibi odasındaki eşyaları toparlayıp kutuladığını ifade ederek, "Evladımız son zamanlarda farklı davranıyordu. Daha düşkün olmuştu. Eşyalarını düzenlemiş, bazılarını bantlayıp kutulamıştı. Sanki bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmış. Kendisi de biliyordu bence çünkü daha da düşkünleşmişti bize. O zaman anlayamadık ama şimdi bakınca sanki gideceğini hissetmiş gibi geliyor. Bazen gelip tekrar tekrar sarılırdı, vedalaşır gibi davranırdı. Son zamanlarda akşamları üç dört kere gelip bizi öper uyurdu. Bu durum şimdi aklımıza geldikçe yüreğimizi daha da yakıyor. Akşam odasından mis gibi koku geliyordu saatlerce ağladık. Odada kimse yok giriyoruz çıkıyoruz çok zor. Biz evladımıza her zaman okula giderken bunun bir görev, bir ibadet olduğunu söylerdik. Besmeleyle başlamasını isterdik. O da bu bilinçle hareket ederdi. Çok temiz, çok iyi bir çocuktu. Rabbim mekanını cennet eylesin. Biz de ona layık bir anne-baba olmaya çalışacağız. Bu olaydan hepimizin ders çıkarması gerekiyor. Aile çok önemli. Çocukların takibi, eğitimi ve ahlaki gelişimi ihmal edilmemeli. Toplum olarak değerlerimize sahip çıkmazsak bu acılar tekrar yaşanır. Bu yüzden herkes üzerine düşeni yapmalı, gerekli tedbirler alınmalı" dedi.