SPOR - 03 Temmuz 2024 Çarşamba 11:29

Çeyrek final coşkusu Denizli’yi sardı

A
A
A
Çeyrek final coşkusu Denizli’yi sardı

Denizli Büyükşehir Belediyesi, A Milli Futbol Takımı’nın Avusturya’yı 2-1 mağlup ederek çeyrek finale kaldığı maçı dev ekranlarla kentin 4 ayrı noktasında izleme imkanı sağladı. Başkan Çavuşoğlu binlerce vatandaşla birlikte milli zafer coşkusunu doyasıya yaşadı.


A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2024) Avusturya’yı 2-1 yenerek çeyrek finale ulaştı. Denizli Büyükşehir Belediyesi bu özel müsabakanın heyecan ve coşkusunu Delikliçınar Meydanı, Çamlık Parkı girişi, Adalet Parkı ve Fatih Mahalle Muhtarlığı önünde kurduğu dev ekranlarda Denizlililere yaşattı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu da milli maçın heyecanını hemşehrileriyle birlikte paylaştı. Maçın ilk yarısını Fatih Mahallesi’nde kurulan dev ekranda hemşehrileriyle birlikte izleyen Başkan Çavuşoğlu’na, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, Merkezefendi Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bartal, DESKİ Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Aydın, davetliler ve çok sayıda vatandaş eşlik etti.



Zaferi vatandaşlarla birlikte kutladı


Maçın hemen başında öne geçen milli takımın gol sevincini Fatih Mahallesi’nde hemşehrileriyle birlikte yaşayan Başkan Çavuşoğlu, maçın ikinci yarısını ise Çamlık Parkı girişinde ve Adalet Parkı’nda kurulan dev ekranlardan takip etti. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte, Türkiye’nin zaferini Çamlık Caddesi’nde vatandaşlarla birlikte kutlayan Başkan Çavuşoğlu, “Ay-yıldızlı takımımızın tarihi zaferini genci yaşlısı, kadını erkeği, 7’den 70’e tüm hemşehrilerimizle birlikte kurduğumuz dev ekranlardan izledik. Bu muhteşem geceyi hep birlikte kutlamanın haklı mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Bizim Çocuklar’ın tarihe altın harflerle yazdığı Avusturya galibiyetimizi coşkuyla kutluyoruz” ifadelerini kullandı.



Çeyrek final coşkusu Denizli’yi sardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Casusluk davasında savunma yapan İmamoğlu: "Savcılık ne anlar casusluktan" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu "Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok. Bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Ekrem İmamoğlu’nun ismi casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. "Çok gururluyum" İmamoğlu savunmasında, "Deli kuyuya bir taş atmış ve istiyorlar ki birileri de o taşı çıkarsın. Malum, burada biz birkaç davada daha yargılanıyoruz. Birkaç salon yanda başka bir davada daha yargılanıyoruz. O davadaki arkadaşlarımdan birisi de Necati Bey. Biz orada da bunun bir benzerini yaşıyoruz. Çok rahatım, çok gururluyum. Burada verdiğim mücadeleden dolayı gururluyum. Onur duyuyorum. Türkiye tarihinin demokrasi ve adalet adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün Silivri’de verilmektedir" dedi. "Absürtlükte sınır tanımayan bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım" İmamoğlu, savunmasının devamında şunları söyledi: "Suç yok, delil yok, buna rağmen deniyor ki masumiyetini ispat et. Böyle bir şey olabilir mi? Asrın iftirası casusluk. Asrın iftirası İBB davası. Bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İstanbul’da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur? Casusluk. Gerçekten absürtlükte sınır tanımayan, utanç verici bu rezilliğe, bu suçlamaya karşı savunma yapmayacağım. Yargı eliyle her türlü baskıyı, hukuksuzluğu, düşman hukukunu yaşadım, yaşıyorum. Casusluktan Ekrem İmamoğlu’nu tutuklamak hukukla, akılla, vicdanla açıklanabilecek bir şey değil. Ekrem İmamoğlu’ndan, Necati Özkan’dan, Merdan Yanardağ’dan casus ve vatan haini çıkarmaya çalışıyorlar." "Buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum" "Siyaset biliminde hem Türkiye’de hem dünyada yer edinmiş Necati Özkan’ı ve herkesin saygı duyduğu gazeteci yazar Merdan Yanardağ’ı da bir kurgunun içine katarak vitrin bir dosya üretmek niye?" diyen İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu zaten imha edilecek. Necati Özkan’ın tutsaklığını uzatalım. Merdan Yanardağ’ın da kanalına çökelim ve susturalım. Benim basınla alakalı ilişkilerimi yöneten kişi, Merdan Yanardağ. Böyle bir şey olamaz yani. Burada bize casus ve vatan haini suçlaması yapan bir avuç muhteris ile karşı karşıyayız. Bunu yapan akla söylüyorum en tepeden içinde olan her birine, o buraya yazdıkları casusluk ve vatan hainliğini aynen iade ediyorum. İlerleyen yıllarda haklı çıkarsam şaşırmayın. Güya birkaç dakikalık bir ziyaret ve sonrasında beyefendinin anlattığına göre 3-5 çalışmanın raporu, WhatsApp’tan gönderilmiş rapor seçim sonucunun sahibiymiş gibi ve bir casusluk faaliyetiymiş gibi anlatılıyor ya" diye konuştu. "Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi diyorlar, hangi devlet sırrı?" İmamoğlu savunmasında, "Ekrem İmamoğlu’na vatan haini, casus yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. Neden? Çünkü bazıları için hukuk artık adaletin değil makamın, terfinin ve kişisel kariyer hesabının aracı haline gelmiştir. Güya tanımadığım kişi gelmiş, işte 11 Haziran’dan 23 Haziran’a seçimi kazandırmış. Kendi de diyor ’böyle bir şey olur mu?’ diyor zaten. Vatan haini sözünü, casusluk sözünü yazanlara bu sözleri iade ediyorum. Alnına yapıştırıyorum. ‘Devlet sırları kullanarak seçmen iradesi yönlendirildi’ diyorlar. Hangi devlet sırrı? Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? O da yok. Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan hiçbir şey yok" şeklinde konuştu. "Yahu savcılık ne anlar casusluktan?" İmamoğlu, "Bilirkişi raporu zaten bütün gerçekleri ortaya koymuş. Söz konusu anlamsız e-postaların, benim görevimden çok önce, 2009 yılına kadar uzanan veri ihlallerinden kaynaklanan eski sızıntılar olduğu ifade edilmektedir. Yani bu dosyada ortaya atılan teknik iddiaların tamamının mesnetsiz olduğu, kasıtlı yorumlarla oluşturulduğu ve gerçeği yansıtmadığı bizzat bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuştur. Yahu savcılık ne anlar casusluktan? Bu ülkede devlet sırrı paramparça edilmişse, savcılık bu kadar şey yazmışsa, Ekrem İmamoğlu’nun ismi bu kadar zirveye çıkartılmış, casus, ajan diye yazılmışsa, MİT Başkanı size sesleniyorum niye konuşmuyorsunuz? Siyasal casusluk gibi son derece ağır ve teknik bir suçlamanın bu derece delilsiz ve kurguya dayalı bir metinle ortaya konulabilmesi gerçekten mümkün değildir. Çünkü bir bilginin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi teknik uzmanlık, kurumsal değerlendirme ve somut veri gerektirir. Ama ne yapmış savcılık? Hiçbir uzman kuruma başvurmadan, hiçbir somut tespit ortaya koymadan birtakım bilgilerin 2019 yılında devlet sırrı olduğu sonucuna kendi siyasi, kasıtlı, menfaat odaklı yorumuyla ulaşmıştır" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme başkanının "İddianamede Hüseyin Gün’ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı?" şeklindeki sorusuna İmamoğlu, "Benim Necati Bey’le olan ilişkim, yaklaşık 13 sene oldu. Biz, birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hüseyin Gün’ü ilk defa burada hücrede yatarken tutuklandığı itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunda duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı" yanıtını verdi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
Aksaray TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktanın tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir nokta oluğunu belirterek, "Daha düne kadar piyade tüfeğinin patenti dahi yabancılara aitken, şu anda Allah’a çok şükür gemilerimizi, uçaklarımızı, İHA’larımızı, SİHA’larımızı, Kızılelma’larımızı, TİHA’larımızı yapacak hale geldik. Bunları, zamanında biz parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik" dedi. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından organize edilen İhtisas Akademisi programı çerçevesinde Aksaray’a gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, üniversitede öğrencilerle buluştu. Akar, programın ardından gazetecilerin Kaan savaş uçağı ve hipersonik Yıldırımhan füzesi ile ilgili sorularını cevapladı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımları ve geçmişten bugüne savunma sanayi çalışmalarını anlatan Akar, bugün gelinen noktada tüm dünyanın hayranlıkla Türkiye’yi izlediğini söyledi. "Parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik" Bugün gelinen noktanın başlangıcına bakılması gerektiğine vurgu yapan Akar, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşvikleriyle, destekleriyle, engelleri ortadan kardırmasıyla, üniversitelerimiz, kamu şirketlerimiz, özel teşebbüs ve vakıf şirketlerimiz el ele vermek suretiyle, omuz omuza çalışmak suretiyle mühendislerimiz, işçilerimiz büyük bir gayretle bizim bugüne kadarki yaptığımız çalışmaları, geldiğimiz noktayı, bizim sıkıntılarımızı giderdiler ve cin şişeden çıktı. Bugün gerçekten geldiğimiz nokta, tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir nokta. Daha düne kadar piyade tüfeğinin patenti dahi yabancılara aitken, şu anda Allah’a çok şükür gemilerimizi, uçaklarımızı, İHA’larımızı, SİHA’larımızı, Kızılelma’larımızı, TİHA’larımızı yapacak hale geldik. Bunları, zamanında biz parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik. Dostlarımızın, müttefiklerimizin de kendi ihtiyaçlarını karşılamaları bakımından onlara da yardım eder hale geldik. Dolayısıyla bu süreç devam ediyor. Bundan sonra inşallah çok daha büyükleri de gerçekleşecek. Bir tarafta bizim milli muhabere uçağımız Kaan yapılmaya devam ederken, diğer tarafta Yıldırımhan gibi füze konusunda da çalışmalarımızı büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürdük, sürdüreceğiz. Dolayısıyla Türkiye gerçekten Türkiye Yüzyılı’na yaraşır şekilde terörsüz büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ve ihya etme çalışmalarını yaptı, yapıyor. Allah’ın izni ile 86 milyon tek yumruk, tek yürek olarak bunları başardık, başaracağız. Bu sadece ülkemiz için değil, tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin, müttefiklerimiz için de kullanacağımız araçlar gereçler. Şu ana kadar yapılan çalışmalarla Mehmetçiğin ihtiyaçlarının yüzde 80’ini yerli ve milli olarak karşılar hale geldik. İnşallah bundan sonra da çalışmalarımızı sürdürerek kimseye muhtaç olmadan, değil namerde, merde dahi muhtaç olmadan ülkemizin savunmasını, birliğini, beraberliğini, güvenliğinin sağlanması için yapılması gereken ne varsa yaptık, yapıyoruz. Başlangıçtan beri söylediğimiz gibi Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi kimsenin toprağında bizim gözümüz yok. Bizim amacımız, emelimiz, ülkemizin, milletimizin savunması, güvenliği ve burada 86 milyon vatandaşımızın rahat ve huzur içinde yaşaması. Bu noktaya gelinmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün mühendislerimize, bütün çalışan işçilerimize, bütün müteşebbislerimize, tüm görev alan arkadaşlarımıza saygılarımı ve şükranlarımı sunuyorum. Bütün milletimiz bunlara şükran borçlu. Sağ olsunlar var olsunlar" dedi.
İstanbul Boris Dillies: "İstanbul gibi tüm kültürlerin ve tarihin barındığı bir merkezde bulunmak, çok onur verici" Brüksel Başkent Bölge Başbakanı Boris Dillies, Galatasaray Lisesi’ne gerçekleştirdiği ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, "İstanbul gibi tüm kültürlerin ve tarihin barındığı bir merkezde bulunmak, çok onur verici" dedi. Ekonomik misyon kapsamında Belçika Kraliçesi Mathilde ile birlikte Türkiye’ye gelen Brüksel Başkent Bölge Başbakanı Boris Dillies ve beraberindeki heyet, Galatasaray Lisesi’ni ziyaret etti. Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret salonunda gerçekleştirilen organizasyonda konuşan Boris Dillies ve Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, katılımcılara Fransızca bir konuşma gerçekleştirdi. Daha sonra basın mensuplarına da açıklama yapan Başbakan Boris Dillies, ziyaret sebebiyle mutlu olduğunu dile getirerek, "Burada olmaktan dolayı inanılmaz bir mutluluk duyuyorum. Burada olmak için benim için gurur. Özellikle bu kadar tarihi taşıyan bir binada olmak gurur verici. İstanbul gibi tüm kültürlerin ve tarihin barındığı bir merkezde bulunmak, çok onur verici. Ayrıca Galatasaray’ın simgelediği çalışkanlık, saygı ve büyüklüğü biliyorum. Burada olmak benim için onur verici" diye konuştu. Futbola çok vakit ayıramamasına rağmen Galatasaray’ın durumundan haberdar olduğunu söyleyen Dillies, "Gerçeği söylemek gerekirse çok yakından takip edemedim ama Brüksel’de çok fazla Galatasaraylı ve çok fanatik var. Onlar sayesinde tabii ki takip etme şansı yakaladım. Ben sadece Brüksel bölgesi başbakanıyım. Bana verilen görevler zaten yeterince zor. Öncelikle kendi görevlerimi yerine getirmekle meşgulüm" şeklinde konuştu. "Belçika ile bugüne kadar zaten iyi olan ilişkilerimizin daha iyi olacağını düşünüyorum" Başbakan Boris Dillies’in de Galatasaray taraftarı olduğunu dile getiren Başkan Dursun Özbek ise, "Misafirlerimize hoş geldin diyorum. Yuvamıza geldiler. Galatasaray bu mektepte kuruldu. Kendisiyle konuştum. O da bir Galatasaray taraftarı. Formamızı hediye ettim. Kendisi de Galatasaray’ı desteklediğini teyit etti. Bir Galatasaray taraftarı daha kazandık diyebilirim. İnşallah Galatasaray Spor Kulübü olarak da Belçika ile bugüne kadar zaten iyi olan ilişkilerimizin daha iyi olacağını düşünüyorum. Şampiyon olduğumuz için son derece mutluyum. Son derece güzel bir sezon geçirdik. Zor bir sezondu fakat güzel bitti. Taraftarlarımızı ve camiamızı mutlu ettiğim için mutluyum. Oyuncular, teknik ekip ve taraftarlarımızla birlikte Galatasaray’a güzel bir hizmet verdiğimizi düşünüyorum. Bütün Galatasaraylıları da gerçekleşecek kutlamaya davet ediyorum" açıklamalarında bulundu.
Ankara Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TRT tarafından Millî Savunma Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan "Birlikteyiz" programının ön gösteriminde yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerinin şeffaf şekilde milletle buluşturulacağını belirterek, "Kahraman personelimizin zorlu eğitim süreçleri, yüksek disiplin anlayışı ve görevlerine olan bağlılıkları kamuoyuna doğrudan yansıtılabilecek" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, bakan yardımcıları ve ile birlikte, Millî Savunma Bakanlığının katkılarıyla TRT Genç kanalı tarafından hazırlanan "Birlikteyiz" programının ön gösterimi için düzenlenen törene katıldı. Millî Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen lansmana, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, TRT yöneticileri ve programın sunucuları da iştirak etti. Programın ilk bölümünde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerinin anlatıldığı TCG Çanakkale denizaltısındaki görevler ve eğitim süreçleri ekrana taşındı. Törende ayrıca Kara Harp Okulu Müzik Topluluğu tarafından Türk Halk Müziği dinletisi sunuldu. "Ordu-millet fikrini merkeze alan bir proje" Törende konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, kamuoyuyla kıymetli bir projeyi paylaşmanın memnuniyetini yaşadıklarını söyledi. "Birlikteyiz" programının ordu-millet fikrini merkeze aldığını belirten Sobacı, program kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin seçkin birliklerinde verilen zorlu eğitimlerin, görevlerin, imkân ve kabiliyetlerin ekranlara taşınacağını ifade etti. "TRT Genç kanalımıza başarılar diliyorum" Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ise konuşmasında, TRT Genç ekranlarında yayımlanacak programın ön gösteriminde bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Bakan Güler, "Günümüzde güvenlik, sahada verilen mücadelenin yanı sıra doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekillenmektedir. Bu nedenle böylesine özgün projeler, birer medya çalışması olduğu gibi aynı zamanda millet ile ordusu arasındaki güçlü bağı pekiştiren, güven duygusunu artıran stratejik iletişim adımlarıdır. Şanlı ordumuzun yürüttüğü faaliyetlerin milletimizle doğru ve şeffaf bir şekilde buluşturulmasını sağlayacak olan ‘Birlikteyiz’ programı da bu kapsamda son derece kıymetli bir çalışmadır. Bu program aracılığıyla kahraman personelimizin zorlu eğitim süreçleri, yüksek disiplin anlayışı ve görevlerine olan sarsılmaz bağlılıkları kamuoyuna doğrudan yansıtılabilecektir. Böylece büyük bir özveriyle görev yapan Mehmetçiğimizin görünmeyen emeği, fedakârlığı ve azmi asil milletimiz tarafından daha da yakından anlaşılma imkânı bulacaktır. Bu program aynı zamanda genç nesillerimizin de Türk Silahlı Kuvvetlerimizi daha yakından tanıyarak bu kutsal göreve olan ilgisinin artmasına ve millî bilinçlerinin güçlenmesine de önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. "Güvenlik, doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekilleniyor" Günümüzde güvenliğin yalnızca sahada verilen mücadeleyle değil, doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekillendiğini vurgulayan Güler, şöyle konuştu: "Böylesine özgün projeler, birer medya çalışması olduğu gibi aynı zamanda millet ile ordusu arasındaki güçlü bağı pekiştiren, güven duygusunu artıran stratejik iletişim adımlarıdır." "Birlikteyiz" programının Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü faaliyetlerin milletle doğru ve şeffaf şekilde buluşturulmasını sağlayacağını ifade eden Güler, program aracılığıyla kahraman personelin zorlu eğitim süreçleri, disiplin anlayışı ve görevlerine bağlılıklarının doğrudan kamuoyuna aktarılacağını kaydetti. Güler, "Böylece büyük bir özveriyle görev yapan Mehmetçiğimizin görünmeyen emeği, fedakârlığı ve azmi asil milletimiz tarafından daha da yakından anlaşılma imkânı bulacaktır" ifadelerini kullandı.