ASAYİŞ - 29 Haziran 2024 Cumartesi 16:33

Denizli’de ormana yakın bölgede çıkan yangın söndürüldü

A
A
A
Denizli’de ormana yakın bölgede çıkan yangın söndürüldü

Denizli’de ormana yakın anız tarlasında yangın çıktı. Yangın büyümeden kontrol altına alındı.


Yangın, Denizli’nin Honaz ilçesi Ovacık Mahallesinde Meydana geldi. Edinilen bilgilere göre ormana yakın anız tarlasında yangın meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye Orman müdürlü ekipleri, itfaiye ekipleri ve polis ekipleri sevk edildi. Yangına havadan da destek veridi. Ekiplerin yoğun müdahalesiyle yangın ormanlık alana sıçramadan söndürüldü. Yangının çıkış nedeninin yapılan incelemeler sonucunda netlik kazanacağı öğrenildi.


Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Özel hastane, sistemde görünen rapora ‘vermedim’ dedi, hayatı kabusa dönüştü Diyarbakır’da denetimli serbestlik uygulanan bir kişi, hastalığı nedeni ile denetime gidemeyeceği için Özel Batı Hastanesinden 2 defa heyet raporu aldı. Raporlar e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığı sisteminde görünmesine rağmen hastanenin ’’Raporları biz vermedik’’ demesiyle şahsın hem denetimi kaldırıldı hem de hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatıldı. Diyarbakır’da yaşayan İsmail Korkar isimli vatandaş, 2025’in ekim ve kasım aylarında Özel Batı Hastanesinde heyet raporu aldı. Aldığı heyet raporları e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığının sisteminde görünen Korkar, birkaç ay sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden gelen yazı ile neye uğradığını şaşırdı. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün mazeretsiz denetime gelmemesi nedeni ile dosyasının kapatıldığını öğrenen Korkar, avukatı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine başvuruda bulundu. İnfaz Hakimliği de Özel Batı Hastanesine yazı yazarak raporu istedi. Özel Batı Hastanesi, e-nabız, e-devlet ve Sağlık Bakanlığının sisteminde görünmesine rağmen raporu kendilerinin vermediğini belirtince Korkar’ın denetimli serbestlikten yararlandırılmasının kaldırılması istendi. Korkar hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunuldu. İsmail Korkar, mart ayında denetiminin biteceğini beklerken infazının yandığını üstüne hakkında soruşturma açıldığını öğrenince yıkıldı. Korkar, şimdi tüm resmi kaynaklarda görünen raporunun işlenip hakkındaki kararların kaldırılmasını bekliyor. ’’Devletin sisteminde görünen raporuma sahte diyorlar’’ Karaciğer yağlanması, guatr gibi kronik rahatsızlıklarının olduğunu belirten Korkar, ’’Ben de bu dönemde influenza olmuştum. Bununla birlikte başladı rapor alma olayı. Gidemiyordum denetime, hatta denetimdekiler bile bana raporunu sen getirme, ağabeyin, arkadaşın getirsin demişlerdi halimi gördükten sonra. Sonrasında Özel Diyarbakır Batı Hastanesinden iki tane heyet raporu aldım KBB bölümünden. Aradan birkaç ay geçtikten sonra infaz hakimliğinden bir karar çıktı. ‘Batı Hastanesinden alınan raporlar şahıs tarafından PDF üzerinden kendisi düzenlemiş, bize teslim etmiş’ diye bir karar çıkardılar. Sonra da hakkımda resmi belgede sahtecilikten suç duyurusunda bulundular. Raporum sahte değil, e-nabız uygulamasında görünüyor, e-devlette görünüyor, Sağlık Bakanlığı sistemlerinde görünüyor, SGK’da görünüyor. Devletin sisteminde görünen raporuma, sahte diyorlar’’ dedi. Hastanenin gönderdiği kağıtta TC numarası yanlış girilmiş Konunun ardından ertesi gün hastaneye gittiğini aktaran Korkar, konuşmasına şöyle devam etti: ’’Başhekime dedim ki zaten gönderdiğiniz kağıtta da bir hata var, mahkemeye gönderdikleri kağıtta TC kimlik numaramı da yanlış girmişler. Hatalı girdiklerini belirttim onlar da ‘Yok biz hata yapmadık, zaten hakkımızda bir soruşturma var, müfettiş atanmış Sağlık Bakanlığından’ dedi. Sonra da dedi ki ‘Doktorlarımız korkuya kapılıp, denetimden aramışlar İsmail’in nesi var diye, bunlar da demek ki haklarında bilmediğimiz bir soruşturma var, korkudan o soruşturma olduğunu sanmışlar, İsmail’i tanımıyoruz demişler, doktorlar da panikle kendi sistemlerinden silmişler’ dedi başhekim bana.’’ İnfazı yandı, cezaevi yolu göründü Hem infazının yandığını cezaevine iadesine karar verildiğini hem de hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu anlatan Korkar, ‘’Bir buçuk yaşında bir çocuğum var, rahatsız. Zaten bu denetimi bitirip rahatlamak istiyorduk. 8 Martta bitmiş olması gereken denetimim biz bu ayın başında denetimimizin bitmediğini tekrardan cezaevine gönderileceğimi öğrendim’’ diye konuştu. ’’Hastane bizde kayıt yok diyor’’ Müvekkili İsmail Korkar’a, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından denetimli serbestlik uygulandığını ifade eden Av. Aycan Ceylan, ’’Bununla ilgili bir dosya kapama kararı çıktı. Hastane raporlarını Denetimli Serbestlik Şubesi kabul etmedi. Daha sonra biz İnfaz Hakimliğine müracaatta bulunduk. Raporlarımızın olduğunu ve müvekkilimin geçerli bir mazereti bulunduğuna dair, itirazımızın kabul edilmesi için karar verilmesini istedik. İnfaz Hakimliği başta bu talebimizi kabul etti. Ve geçerli bir mazeret var dedi. 2 ay sonra birden ek karar çıkartarak ben sehven hata yapmışım, Batı Hastanesine yazı yazmam gerekiyormuş ve o raporları oradan sorgulatmam gerekiyormuş diye Batı Hastanesine bir müzekkere yazdı. Batı Hastanesi ise müvekkilimizin e-nabız, e-devlet, e-rapor sistemi ve Sağlık Bakanlığının veri tabanında kayıtlı olan raporlarına ilişkin olarak bizde böyle bir kayıt yoktur dedi’’ şeklinde konuştu. Gülistan Doku olayından örnek verdi Şu anda infazın durdurulmasına ilişkin itirazda bulunduklarını burgulayan Av. Ceylan, şöyle devam etti: ’’Çünkü müvekkilim ile ilgili remzi belgede sahtecilik suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunuldu. Biz raporları doğrulama sisteminden doğrulayabiliyoruz ancak Diyarbakır Özel Batı Hastanesi kesinlikle bu raporlar bizim tarafımızdan verilmedi, herhangi bir kayıt da bulunmamaktadır diyor. Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından uygulanan denetim tedbirini yerine getirmesi gerekiyor, eğitim alması gerekiyordu bununla ilgili de sürekli bir başvuruda bulunması gerekiyordu ancak müvekkilimin kronik rahatsızlıkları olduğu için bir tedavi süreci gördü. O tedaviye ilişkin de yasal metni çok açık bir şekilde geçerli bir mazeret sunduğun takdirde biz bunu kabul ederiz diyor. Biz de mazeretleri Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne sunmamıza rağmen denetimli serbestlik dosyayı kapama yaptığı için komisyon kararı ile haliyle İnfaz Hakimliğine itiraz yoluyla ancak mazeretin geçerli olduğunu kabul ettirebildik. 2025’in ekim ve kasım aylarına ilişkin farklı tarihlere dair raporlar bunlar. Bir inkardan bahsetmiyoruz, tekerrüre düşmüş sürekli bir inkardan bahsediyoruz. Diyarbakır Özel Batı hastanesi kesinlikle bu raporları biz vermedik, bizde herhangi bir kaydı bulunmamaktadır demesine rağmen Sağlık Bakanlığının veri tabanında e-nabızda, e-devlet verilerinde tamamında ve doğrulanabilir belge olarak bu raporlar kayıt altında. Yakın zamanda da vahim bir olay yaşadık kişisel verilerin sızdırılması yahut yok edilmesine ilişkin Gülistan Doku olayı da buna bir örnektir. Haliyle müvekkilimin verileri hastane tarafından eğer silindiyse, doktorlar tarafından eğer silindiyse ve hastanenin iddia ettiği gibi herhangi bir teftiş süreci varsa bununla ilgili detaylı bir inceleme de yapılması gerekmektedir.’’ Öte yandan, Özel Batı Hastanesi, konunun hastaneleri ile ilgili olmadığını doktorların sorumluluğunda olan bir konu olduğunu savundu.
Eskişehir Sabah beslediği anne ve yavru kediyi öğlen telef olmuş halde buldu Eskişehir’in Gökmeydan Mahallesi’nde son 1 hafta içerisinde çok sayıda kedinin zehirlenerek telef edildiği öne sürülüyor. Dün sabah beslediği anne ve yavru kediyi öğlen ölü halde bulan Sultan Ada, kalan 2 yavruyu da başlarına bir şey gelmemesi için kendi evine aldı. Olay, Odunpazarı ilçesi Gökmeydan Mahallesi’nde Sarıyer Sokak ile Orkide Sokak’ın kesiştiği noktada meydana geldi. Bir evin bahçesinde 2 kedi telef olmuş halde bulundu. Geçtiğimiz günlerde başka kedilerin de benzer şekilde aniden hayatını kaybettiğini iddia eden mahalle sakinleri, birilerinin hayvanları zehirlemiş olabileceğini ifade etti. "Araştırılsın, bu kediler zehir falan aldıysa diğer hayvanlar da zarar görebilir" Kedileri düzenli olarak besleyen mahalle sakini Sultan Ada, bahçesindeki hayvanların telef olduğundan muhabirler kapısını çalınca haberdar oldu. Üzücü manzarayı görünce ağlamamak için kendisini zor tutan Ada, bahse konu kedilere bahçede baktıklarını dile getirerek, "Anne yavrularına çok güzel bakıyor. Bir sürü de yavrusu var. Senede 7-8 tane yavrusu oluyor. Ne olduğunu bilmiyorum ki, ben de sizden öğrendim. Normalde bizim mahallede hayvanlara çok iyi bakılır, hep mama falan koyarız. Daha önce hiç böyle bir şey başımıza gelmedi, ilk defa oluyor. Araştırılsın, bu kediler zehir falan aldıysa diğer hayvanlar da zarar görebilir" dedi. Basın mensuplarına röportaj verdikten sonra Ada, telef olan anne kedinin hayatta kalan 2 yavrusunu zarar görmemeleri için kutu ile evine götürerek koruma altına aldı. "Her gün 1-2 tane kediyi yine çöp kenarlarında ölü görüyorduk" Mahalle sakini Metin Kamber ise, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Sabah buralarda hep gezen kediler oluyor. Bugün eve gelirken bir baktım, yıllardır burada yaşayan bir anne kedinin ölüsünü gördüm. Sonra bir baktım, aşağıda yavrusunu gördüm, çok şaşırdım. Burada insanlar hep hayvanlara mama veriyor, besleyip destek de oluyor. Bunun en azından yetkililer tarafından incelenip bir sonuca, nihayete kavuşturulması lazım ki bizlerin de içi rahat etsin. Bu ölümler durup dururken neden oldu? Yıllardır burada yaşayan kediler bunlar. Gerçekten de merak etmeden edemiyoruz. Bugün 2 kedi var, ama ondan önce her gün 1-2 tane kediyi yine çöp kenarlarında ölü halde görüyorduk." İhbar üzerine ilgili kurumlar harekete geçti Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine Odunpazarı Belediyesi ekipleri adrese sevk edildi. Zehir karıştırılmış olabileceğinden şüphelenilen kedi mamaları, belediye ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı. Telef olan kediler de yine belediye ekiplerince bulundukları yerden alınarak götürüldü. Hayvanların zehirlenip zehirlenmediği, hem mamalar hem de hayvanlar üzerinde yapılacak incelemelerin ardından belli olacak.
Eskişehir ‘Özel’ etkinlikte 7’den 70’e 3 kuşak öğrenciler bir araya geldi Eskişehir’de özel öğrenciler, Anadolu Üniversitesi 60+ Tazelenme Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi öğrencileri bir araya gelerek Engelliler Haftasında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Engelliler Haftası kapsamında Eskişehir’de anlamlı bir farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Özkan Halaç Özel Eğitim Meslek Okulu’nda düzenlenen programda, özel öğrenciler, Anadolu Üniversitesi 60+ Tazelenme Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi öğrencileri bir araya gelerek kuşaklar arası dayanışmanın en güzel örneğini sergiledi. 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, sergiledikleri Sirtaki performansıyla büyük beğeni topladı. Özel öğrenciler, kendi hazırladıkları yöresel danslar ve müziklerle izleyenlere duygusal ve eğlenceli anlar yaşattı. Anadolu Üniversitesi öğrencileri, Tazelenme Üniversitesi sakinleri ve özel öğrenciler birlikte boyama etkinliği yaparak "engelsiz" bir dayanışma portresi çizdi. Etkinlik, çekilen hatıra fotoğrafları ve karşılıklı sevgi gösterileriyle sona erdi. "Bugün boyama yaptık" Down sendromlu 16 yaşındaki Rümeysa Bünü, "Bugün çok güzeldi, çok eğlendim. Okulumuza normalde etkinlikler yapıp ders çalışıyoruz. Bugün boyama yaptık, pilav aldım. bugün biraz dinlendim, babamla biraz konuştum" dedi. "Sanatın birleştirici gücüyle bir araya geldik" Etkinlik hakkında konuşan Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, üç kuşağı buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Sanatın birleştirici gücüyle kuşakları buluşturmak istedik. Umarım herkes için farkındalık dolu ve keyifli bir gün olmuştur." dedi. Hayır Çarşısı’na yoğun ilgi Etkinlik kapsamında özel öğrencilerin el emeği göz nuru ürünlerinin sergilendiği bir "Hayır Çarşısı" da kuruldu. Özkan Halaç Özel Eğitim Meslek Okulu Beden Eğitimi Öğretmeni Fatma Gökkaya, bu tür buluşmaların manevi boyutuna dikkat çekerek, "Öğrencilerimizin özel durumlarından dolayı bizdeki yerleri çok farklı. Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin sevgi dolu yaklaşımı çocuklarımıza çok iyi geliyor. Ayrıca öğrencilerimizin ürünlerini sattığı Hayır Çarşısı’ndan elde edilen gelir, okulumuza katkı sağlıyor" dedi.
Diyarbakır Diyarbakır’da lohusa anneler için bilgilendirme toplantısı düzenlendi Memorial Diyarbakır Hastanesi tarafından düzenlenen lohusa toplantısında kadın sağlığı, doğum sonrası süreç, emzirme ve anne psikolojisi konularında annelere uzman hekimler tarafından bilgi verildi. Memorial Diyarbakır Hastanesinde kadınlara yönelik lohusa bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinlikte doğum sonrası annelerin yaşadığı fiziksel ve psikolojik değişimler ele alınırken, uzman doktorlar ve sağlık personeli tarafından katılımcılara önemli bilgi aktarıldı. Toplantıda özellikle emzirmenin önemi, anne sütüyle beslenme, lohusalık döneminde dikkat edilmesi gerekenler, uyku düzeni ve annelerin psikolojik destek süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Katılımcı anneler merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı buldu. Etkinlikte annelere sunum yapan Uzm. psikolog Elif Gültekin, Memorial Dicle Hastanesinde lohusa annelerle buluştuklarını söyledi. Gültekin, "Daha önce hamilelik sürecini geçirdiğimiz annelerle lohusalık döneminde neler yaşadığımızı, eş desteğinin ve aile desteğinin önemini konuştuk. Süreç içerisinde yardım istemenin aslında bize bir yük olmadığını, tamamen yükü hafifleten bir destek olduğunu konuştuk. Süreç içerisinde depresyon yaşayıp yaşamadığımız ya da farklı konularda psikolojik olarak depresyon yaşayıp yaşamadığımızı görüştük. Beraber değerlendirdik ve süreçlerimizi tamamlamış olduk" dedi. Annelerden Zemzem Meriç, fikir ve ortamın çok güzel olduğunu dile getirdi. Meriç, "Bizden önceki nesilden farklı olarak kendi hayatını kurmaya çalışan kadınlar olduk. Maalesef hamilelikle birlikte bu durum biraz kısıtlandı. O yüzden böyle şeylerin herkesin başına geldiğini duymak bize çok iyi geliyor. Bu süreçleri yaşayan kadınlar varsa kesinlikle tavsiye ederim" diye konuştu. Bir diğer anne Duygu Doğan ise çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdiklerini aktardı. Doğan, "Bir lohusa toplantısı yaptık ve gerçekten çok keyifli, çok verimli geçti. Eminim ki buradaki bütün anneler, buradan çıktıktan sonra evlerine daha aydınlanmış, daha rahat ve bebeklerine çok daha fazla şefkatle yaklaşabilecekleri bir zihinle döneceklerdir diye düşünüyorum. Çok keyifliydi. Bu güzel toplantı için doktorumuza çok teşekkür ediyorum. İnşallah devamı da gelecek" şeklinde konuştu.
Van Van’da öğrencilerin hazırladığı projeler bilim fuarında sergilendi Van’ın İpekyolu ilçesindeki İlknur Ilıcalı Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 19 projenin yer aldığı bilim fuarı kapılarını açtı. İpekyolu ilçesindeki İlknur Ilıcalı Ortaokulu, öğrencilerin bilimsel araştırma yeteneklerini geliştirmek amacıyla düzenlenen bilim fuarına ev sahipliği yaptı. Okul bahçesinde gerçekleştirilen fuarın açılışı; İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Burhan Kırıcı, Okul Müdürü Seyithan Ekinci, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda velinin katılımıyla yapıldı. Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Oktay Tunç rehberliğinde hazırlanan 19 proje; fen bilimlerinden çevre sorunlarına, teknolojiden biyotaklit uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuarı gezen davetliler, öğrencilerin hazırladığı çalışmaları inceleyerek projelerin teknik detayları hakkında bilgi aldı. Açılışta konuşan İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Burhan Kırıcı, Van’ın birçok projede öncü bir rol üstlendiğini belirtti. Kırıcı, "İlimizde 3 merkezde gerçekleştirilen bu sergilerle araştıran ve sorgulayan bir öğrenci profili oluşturmayı amaçlıyoruz. Yapay zeka çağında bu projelerin bölge yarışmalarında da başarı getireceğine inanıyorum. Emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimizi kutluyorum" dedi. Biyotaklit üzerine proje geliştiren 8. sınıf öğrencisi Betül Zehra Kısacık ise köpek balıklarının yanda bulunan çizgi sisteminden esinlenerek sensör teknolojileri üzerine çalıştıklarını ve projelerinin ilgi görmesinden dolayı mutlu olduklarını kaydetti.