EKONOMİ - 13 Eylül 2021 Pazartesi 16:30

“Kripto para piyasalarında manipülasyona karşı hukuki düzenleme şart”

A
A
A
“Kripto para piyasalarında manipülasyona karşı hukuki düzenleme şart”

Kripto para piyasasındaki dalgalanmalara sebep olan spekülatif ticareti ve yasa dışı faaliyetleri engellemek için hukuki düzenleme yapılmasının şart olduğunu söyleyen Avukat Muharrem Murat Aydar, “Bazı ülkeler, mevcut veya yeni düzenlemeler kapsamında kripto para piyasalarını düzenlemeye başladı.

Kripto para piyasasındaki dalgalanmalara sebep olan spekülatif ticareti ve yasa dışı faaliyetleri engellemek için hukuki düzenleme yapılmasının şart olduğunu söyleyen Avukat Muharrem Murat Aydar, “Bazı ülkeler, mevcut veya yeni düzenlemeler kapsamında kripto para piyasalarını düzenlemeye başladı. Türkiye’nin de manipülasyonu engellemek için kripto para piyasaları üzerinde düzenleme yapması şart” dedi.


Avukat Muharrem Murat Aydar, kripto para birimleri, dolar gibi bir ödeme aracı olarak olmadığını, kripto para piyasalarındaki dalganlanmalardan dolayı spekülatif varlıklarmış gibi görüldüğünü kaydetti. Manipülasyonun hemen hemen her tür varlıkla mümkün olduğunu söyleyen Avukat Aydar, kripto paralar, tahviller veya hisse senetlerinden daha hassas olduğunu belirtti. Avukat Aydar, “Çünkü çok az insan çok büyük miktarda kripto parayı elinde tutar. Örneğin en çok bitcoine sahip bin hesap, var olan tüm Bitcoinlerin yüzde 40’ını elinde tutuyor. Büyük miktarda Bitcoine sahip olan bu hesapların sahiplerinin çoğu birbirlerini tanıyorlar. Fiyatları artırmak veya azaltmak için koordineli eylemlerde bulunup piyasayı çok rahat bir şekilde manipüle ediyorlar ve kripto para piyasalarında gerçek bir düzenleme olmadığından yaptıkları bu manipüle işlemleri yasa dışı olarak bile görülmüyor” dedi.



“Bazı ülkeler kripto para piyasasını düzenlemeye başladı”


Mayıs 2018’de ABD ve Kanada, hileli kripto para ticaretini engellemek için “Kripto Tarama Operasyonu” adlı soruşturma başlattığını söyleyen Avukat Murat Aydar, 2017’ye kadar kripto para ticaretinin yüzde 90’ı Çin kripto para borsaları aracılığıyla gerçekleştiğini belirtti. Aydar, “Çin 2017’den beri kripto para ticaretini yasaklamış durumda ancak yasaklanmış olmasına rağmen insanlar bir boşluk bulup kripto para ticareti yapmaya devam etmekte. Ülkeler tüketicileri korumak için birlikte çalışmak zorunda kripto para piyasalarındaki manipülasyonlardan dolayı bir çok tüketicinin mağdur. Kripto paralar üzerindeki manipülasyonların büyük çoğunluğu az sayıda düzenlemeye ve gevşek yaptırıma sahip ülkelerde gerçekleşmekte bu sebeple muhtemelen açılan soruşturmalar, güçlü kuralları olmayan diğer ülkeleri de kapsayacaktır. Kripto para piyasaları uluslarası piyasalar olduğundan ülkeler, tüketicileri korumak için birlikte çalışmak zorundalar” ifadelerini kullandı.



“Kripto para piyasaları vahşi batı oldu”


Birçok kripto para biriminin fiyat çizelgelerine bakıldığında, genellikle ilk günler çok keskin artış olduğuna ve bu artışlardan sonraki ani düşüşlerde çoğu kişinin ne olduğunu anlamadan paralarını kaybettiğine dikkat çeken Avukat Aydar, piyasalar var olduğundan beri manipülasyon yapıldığını vurguladı. Avukat Aydar, “Ancak piyasaların yoğun bir şekilde izlendiği ve düzenlendiği geleneksel piyasaların aksine, kripto para piyasaları resmen vahşi batıya dönmüş durumda. Gerçek olmayacak kadar iyi gözüken fırsatlara karşı dikkatli olun. Yatırımcılar için olması gereken temel yaklaşımın temkinli yaklaşım. Gerçek olmayacak kadar iyi gözüken fırsatlara karşı dikkatli olmanız şart. İşlem yaptığınız kripto para borsalarının sahte alım satım ve türlü diğer dolandırıcılıklarını karşı temkinli olmalısınız” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya SGK Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar’dan kayıt dışı istihdam uyarısı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, işverenlere yasal yükümlülüklere uyma çağrısında bulundu. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın; çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ile ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Sigortasız işçi çalıştırmanın yanı sıra eksik gün veya düşük ücret bildiriminin de kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendirildiğini vurgulayan Sayar, sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olduğu kadar hem çalışan hem işveren açısından yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. İşverenlerin sigortasız işçi çalıştırma hakkının bulunmadığını belirten İsmail Sayar, çalışanların kendi rızalarıyla dahi sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını söyledi. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanlar ile sosyal yardım yararlanıcılarının hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya yöneldiğinin tespit edildiğini kaydeden İsmail Sayar, işverenlerin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi gerektiğini ifade etti. Kayıt dışı çalışan kişilerin emeklilik hakkından mahrum kaldığını belirten İsmail Sayar, iş göremezlik durumunda malullük aylığı alamadıklarını, vefat halinde ise geride kalan aile bireylerinin ölüm aylığı güvencesinden yararlanamadığını söyledi. Ayrıca işsizlik sigortasından faydalanamayan çalışanların sağlık hizmetlerine erişimde de sorun yaşayabildiğini dile getirdi. "Sigortasız çalışanlar yasal koruma mekanizmalarından uzak" İş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda da kayıt dışı istihdamın büyük risk taşıdığına dikkat çeken İsmail Sayar, sigortasız çalışanların yasal koruma mekanizmalarından uzak kaldığını belirtti. Bunun yanında kayıt dışı çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ve analık izni gibi temel işçilik haklarından da mahrum bırakıldığını ifade etti. SGK’nın temel yaklaşımının cezalandırma değil rehberlik olduğunu vurgulayan İsmail Sayar, işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli büyümesini desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti. Ancak kayıt dışı istihdamın kısa vadeli kazanç gibi görünse de işletmeleri ağır mali ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceğini belirten Sayar, tespit halinde yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve iş kazalarında ciddi hukuki sorumlulukların gündeme geldiğini söyledi. Kayıt dışı istihdamın ülke ekonomisine verdiği zararlar hakkında da değerlendirmelerde bulunan İsmail Sayar, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu, piyasa dengesini bozduğunu, vergi ve prim kayıplarına yol açtığını ifade etti. Sosyal güvenlik sisteminin zarar gördüğünü, gelir dağılımında adaletsizlik oluştuğunu ve ekonomik verilerin güvenilirliğinin zedelendiğini belirtti. İsmail Sayar açıklamasının sonunda, kayıtlı istihdamın yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine yapılan önemli bir yatırım olduğunu belirterek, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etti.
Kütahya Kütahya’da "Senin Gözünden İyilik" temalı fotoğraf yarışması düzenlendi Kütahya Akşemsettin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından, lise öğrencileri ve öğretmenlerin katılımına açık "Senin Gözünden İyilik" temalı il geneli fotoğraf yarışması düzenlendi. Üç aylar ve Ramazan ayının manevi atmosferine uygun olarak hazırlanan yarışmanın, iyilik kavramına dikkat çekmeyi ve toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçladığı belirtildi. Kütahya Akşemsettin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Vehbi Keler yaptığı açıklamada, yarışmanın temelinde Peygamber Efendimizin (SAV), "Allah’tan korktuğun yerde O’na karşı gelmekten sakın. Kötülüğün ardından bir iyilik yap ki onu silsin. İnsanlara güzel ahlakla muamele et" hadis-i şerifinin yer aldığını ifade etti. "Milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlere sahip çıkan bireyler yetiştirmeliyiz" Müdür Vehbi Keler, yarışmanın yalnızca iyilik yapan bireyleri değil, aynı zamanda iyiliği fark eden, anlamlandıran ve gösterişten uzak şekilde görünür kılabilen bireylerin yetişmesine katkı sunmayı hedeflediğini belirtti. Bu kapsamda Kütahya genelindeki resmi ve özel liselerde öğrenim gören öğrenciler ile öğretmenlerin yarışmaya davet edildiğini söyledi. Yarışmanın amacı hakkında da bilgi veren Vehbi Keler, Türk Milli Eğitiminin Temel Amaçları ve Genel İlkeleri doğrultusunda milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlere sahip çıkan bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti. Keler, öğrencilerin ailesini, vatanını ve milletini seven, insan haklarına saygılı ve sorumluluk bilinci gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine destek olmayı amaçladıklarını ifade etti. Yarışma ile öğrencilerde günlük yaşam içerisindeki küçük ama anlamlı iyilikleri fark etme, empati ve merhamet duygularını geliştirme, fotoğraf aracılığıyla duygu ve hikâye anlatabilme becerisi kazanma ile toplumsal sorumluluk ve gönüllülük bilincini artırmanın hedeflendiği belirtildi. Ayrıca iyiliğin gösterişten uzak bir anlayışla yaşanması ve estetik bir dille ifade edilmesi konusunda farkındalık oluşturulmasının amaçlandığı vurgulandı. "İyiliğin şekillenmesine katkı sağlayacak" Öğretmenler açısından ise yarışmanın, rol model olma etkisini güçlendirmesi, okul ikliminin iyilik ekseninde şekillenmesine katkı sunması ve değerler eğitimini desteklemesi bakımından önemli olduğu ifade edildi. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği kapsamında düzenlenen yarışmanın şartname, başvuru süreci, ödüller ve yarışma takvimine ilişkin esasları kapsadığı bildirildi. Yarışmanın seçici kurulunda ise Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi El Sanatları Tasarımı ve Üretimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Şekerci, Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Ahmet İren, fotoğraf sanatçısı Ahmet Haşimoğlu, gazeteci Hüseyin Efe ve Görsel Sanatlar Öğretmeni Havva Çelik’in yer aldığı açıklandı. Yarışmanın sonuçları ve sergi tarihinin önümüzdeki günlerde açıklanacağı belirtildi.