GÜNDEM - 13 Eylül 2025 Cumartesi 11:01

34 yıl önce doğan ikizleri arıyorlar

A
A
A

8 gün burada kalan ve ikiz çocuk dünyaya getiren Gündüz için oda arkadaşı Gündüz’ün anne ve babasına evlatları ve torunlarının hayatını kaybettiğini bildirdi. Aile Gündüz’ün cenazesini isterken, kızlarını hastanenin ikinci katında yatarken buldu. Okuma yazması olmayan Gündüz’ün ailesi kızlarını alıp, yeni doğan bebeklerinin durumunu sormadan ve almadan hastaneden ayrıldı. Yıllar içinde yaptıkları girişimlerle bir sonuç alamayan Gündüz ailesi, evlatlarına, kardeşlerine ulaşmak istiyor.

’’Herkese tuhaf gelebilir ama sormadan çıkmışlar’’

Hediye Gündüz’ün oğlu Abdurrahman Gündüz, 1991’in Mayıs ayında o dönem 7 veya 8 yaşında olduğunu, kardeşlerinin hepsinin küçük olduğunu söyledi. O dönem annesinin doğumla ilgili hastalandığını belirten Gündüz, "Babam o dönem 70 yaşlarında. Maddi durum son derece düşük, okuma yazmaya bilmeyen bir aile. Annemin Dağkapı Devlet Hastanesinde 7-8 gün yattığını biliyoruz. O dönem komşumuzun kızı bakıyordu. Bu kızın adıyla annemin hastaneye girişi yapıldı. Maddi durumdan kaynaklı bize yardımcı olmuşlar. Annem o şekilde tedavisini olabiliyordu. Çünkü o dönem sağlık karnesi olmayan bir insanın tedavi olması pek mümkün değildi. 7 veya 8’inci günün akşamında eve geldiler. Bir 15-20 dakika sonra annem şunu dedi. ‘Biz çocukları niye getirmedik.’ Ve herkes birbirine çocukları niye getirmedik diye sordu. O konu öyle kaldı" dedi.

Babası ve anneannesinin doğumun gerçekleştiği günün sabahında annesinin yatış yaptığı odaya ziyaret amacıyla gittiğini kaydeden Gündüz, "Bakıyorlar ki annem yatağında değil. Anneannem soruyor kızım nerede? O oda da başka bir kadın diyor, ‘Dün akşam kızının iki çocuğu oldu. Ama kızın öldü.’ Kızının öldüğünü duyan nenem üzülüyor doğal olarak. O durumu babama da başta izah etmeden başlıyorlar o odalara bakmaya. Anneme başka bir katta, odada rast geliyorlar. Herkese tuhaf gelen bir konudur, bana da çok tuhaf geliyor. 70 yaşında okuma yazma bilmeyen yoksul bir baba ve o şekilde okuma yazması olmayan her şeyden bir haber tek başına hastanede doğum yapan bir kadının düşünün. Başkasının adına giriş yapmış, kimi kimsesi pek yok. Babamla nenem annemi alıp getiriyorlar. Hastaneden de kimse sormuyor. Gidip bebeklerimiz nerede, sağ mı, öldü mü onu da sormuyorlar. Bu böyle kaldı. Hepimiz küçüğüz. En büyüğü benim. 5 erkek, 2 kız kardeşiz. O dönemin şartlarına göre bu durum böyle gerçekleşti" diye konuştu.

34 yıl önce doğan ikizleri arıyorlar

''Yıllar sonra tanımadığımız biri köye gelip, babamı rüyasında gördüğünü söyledi''

Sonrasında bazı şaibeli tuhaf durumların gerçekleştiğine dikkat çeken Gündüz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yaşadığımız Tepe Mahallesi’ne tanımadığımız biri annemin doğumundan birkaç yıl sonra babamı tanımak için geldiğini duydum. Aynı zamanda bir eğitimciyim, okulumuzda çalışan birinden duydum. Dedi ki, ‘Adam geldi babanı sordu. Hacı Şükrü kimdir? Evi nerede görmek istiyorum.’ Vatandaşımız buna diyor ki bu adamı niye soruyorsun? Diyor ki, ‘Kendisini rüyamda görüyorum. Mersin’den gelmişim. Çok mübarek bir insandır, bu zatı tanımak istiyorum.’ Bu şekil bir girişimle ailemizi gelip tanımış. Hatta o dönemi hatırlıyorum. Bu vatandaş bize bir tane de keçi hediye etmişti. Çünkü o keçiyle bayağı bir arkadaşlık kurmuştum."

34 yıl önce doğan ikizleri arıyorlar

"Aile olarak hatamız eksiğimiz var, zamanında bizimkiler hiçbir şey sormamış"

Kardeşlerinin doğum yaptığı günün net tarihini yaklaşık 10 sene önce öğrendiğini aktaran Gündüz, "Kimin adına giriş yaptığını da biliyoruz. Bu bilgilere Diyarbakır’da hastaneye gittim. Arşiv bölümüne gidip durumu oradaki yetkiliye izah ettim. Bu çocuklar ölüler mi, neredeler, varsa bir yurda mı verildi. Bir kurumdan şüphelenmiyoruz da. Bizim de aile olarak hatamız eksiğimiz zamanında bizimkilerin sormamış olması. Burada üç ihtimal var. Bu çocuklar doğdu, ölmüş olabilirler. Bu çocuklar doğdu, kimsesi sormayınca devletimiz tarafından koruma altına alınmış olabilirler. Üçüncü ihtimali düşünmek istemiyorum ama en çok kafamızı kemiren konu da bu. Birileri tarafından bu çocuklar biri veya birilerine mi verildi. Bu soruların aydınlığa çıkarılmasını talep ediyoruz. Sonuçta ortada bir anne var, kardeşler var. Bu sorularla bu şekil bir hayat yaşamak istemiyoruz. Annem beni, bizi her gördüğünde yaklaşık 34 yıl üstünden geçmesine rağmen genel olarak konumuz budur. Hukuki olarak arşiv bölümündeki memur arkadaşa sormuştum. Haklı olarak kişi gelmeyince bilgi paylaşılmayacağını söyledi. Arşiv bölümünden aşağı indim ismini hatırlayamadığım başhekim yardımcısı yazıyordu odasının kapısında. Durumu kendisine anlattım, dinledi. Dönüp bana dedi ki, ‘hocam bu anlattığınız şeyler, yaşanmamış şeyler değil’ dedi. Dedi ki, savcılığa gideceksiniz. Suç duyurusu veya araştırma talep edeceksiniz. Bu şekilde bu işin sonucuna varırsınız. O dönem Bismil adliyesine geldim. Bir savcı beyle ayaküstü koridorda konuştuk. Durumu bu şekil kendisine de izah ettim. O dönem tahminimce doğumun üzerinden 25 yıl geçmişti. Dedi ki, ‘anlattığınız şey zaman aşımına uğramış husustur, bu dosyaya bakmak’ dedi. Ve o gün bana da bazı kapılar kapandı."

Rıdvan Kılıç - Mehmet Ali Kaya - Zehra Gayretli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gebze’den Kanada’ya kıtalar arası ticaret köprüsü Gebze’nin üretim gücünü Kanada pazarıyla buluşturmak amacıyla Gebze Ticaret Odası ile Burlington Ticaret Odası arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalandı. Protokolle, iki ülke iş dünyası arasında B2B görüşmelerin artırılması ve yeni ihracat iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Gebze Ticaret Odası, üyelerinin uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak ve yeni ticari bağlantılar kurmasını sağlamak amacıyla Kanada’dan gelen Burlington Ticaret Odası heyetini ağırladı. Program kapsamında iki oda arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalanırken, Gebze’de üretim yapan firmaların Kanada’daki iş dünyasıyla bir araya gelmesine yönelik B2B görüşmelerin de gerçekleştirileceği belirtildi. Gebze ve Burlington’un liman, havaalanı, demiryolu ve denizyolu bağlantılarıyla benzer yönlere sahip olduğuna dikkat çekilen programda, özellikle üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. "Kıtalar arası bir iş birliğinin ön adımıdır" Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, odanın 28 bin üyeye sahip olduğunu belirterek, "Bizim oda olarak en büyük misyonumuz, onların ticarette yerini artırmak, üretimlerindeki katma değerini yükseltmek ve ürettiklerini de ihraç etmek. Bununla beraber dış pazarla bir araya getirip Kardeş Oda protokolleriyle ilişkileri daha sıcak tutmak ve bunları geliştirmek. Kanada’nın Burlington şehri de Gebze’ye çok benzer yönleri olan bir bölge. Limanları olan, havaalanları olan, demiryolları olan ve denizyolları olan bir bölge. Biz de bu benzer bölgenin ve gelişmiş teknolojilerin birbirleriyle eşleştirilmesi, B2B görüşmeleri yaptırılması, Türkiye’deki, özellikle bölgemizde üretim yapan firmaların yeni ihracat kapıları açması ve yeni iş birliklerinin oluşmasına vesile olmak adına bugün bir araya geldik. Kardeş Oda protokolümüzü imzaladık. Bu protokol sadece bir protokol değildir. Kıtalar arası bir iş birliğinin aslında ön adımıdır ve biz bu işte ısrarcı olacağız. Daha sık bir araya geleceğiz. İlgili sektörleri bir araya getirip inşallah her iki ülkenin de faydasına olabilecek ticari faaliyetlerin artmasına vesile olmayı hedefliyoruz" dedi. "Gebze, enlerin olduğu bir bölge" Gebze’nin üretim gücüne dikkati çeken Aslantaş, "Gebze’miz enlerin olduğu bir bölge. Üretilmeyen bir ürünün olmadığı, dünya standartlarında ve dünya standartlarının üzerinde üretim yapan bir bölge. Böyle bir bölgeye de uygun programlar yapmak lazım. Kanada da özellikle nükleer enerji noktasında çok ileri düzeyde bir ülke. Bu çalışma, ülkeler arası ilişkilerin artırılmasına da bir adım olabilecek nitelikteydi. Oda olarak ticari faaliyetleri ve ihracat faaliyetlerini artırma noktasındaki irademiz ve ısrarcılığımız devam edecektir. Bunun için gerekli altyapıyı ve gerekli anlaşmaları yapmak üzere gayretlerimiz devam edecek" şeklinde konuştu. "Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan heyecanlıyım" Burlington Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Terry Caddo ise Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Gebze Ticaret Odası ile bir ilişki kurmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Dünya genişledikçe ve Kanada küresel olarak daha fazla ortak aradıkça, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iş dünyalarımızın bağlantı kurması, birbirine ulaşması ve Türkiye ile Kanada arasında daha fazla ticari bağlantıya sahip olması yönündeki teşvikleri önemlidir" diye konuştu. "Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum" Türkiye’ye ikinci kez geldiğini ifade eden Caddo, "Türkiye’ye ikinci gelişim. Harika bir ülke. Kanada’dan çok kısa bir uçuş mesafesinde. Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum. Bu kadar yakın bir NATO ortağına sahip olmak harika. İstanbul’un her yerini gezmekten çok keyif aldım, şimdi de Gebze’yi görme şansım oldu" ifadelerini kullandı.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş’in ölümü ile ilgili olayın çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz. Özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi. Rojin’in telefonu incelenecek Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya’ya gönderilen Rojin’in telefonunun Çin’e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi. "Sonuna kadar üzerine gideceğiz" Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım." Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı. "Devletimize, adalete güveniyoruz" Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek’e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi. Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı ve Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, Kabaiş’in cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün Molla Kasım köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili incelemeler de devam ediyor.