POLİTİKA - 03 Nisan 2026 Cuma 12:06

Bakan Gürlek: ’’Türkiye tüm olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir’’

A
A
A
Bakan Gürlek: ’’Türkiye tüm olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir’’

Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ’’Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz’’ dedi.


Diyarbakır’da programlara katılmak üzere kente gelen Bakan Gürlek Diyarbakır Valiliğini ziyaret etti. Şeref defterinin imzalanmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Adalet Bakanı olarak demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin adalet ve huzurun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını da paylaşmak için burada olduklarını söyledi. Herkesin şahit olduğu üzere Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıktığını belirten Bakan Gürlek, ‘’Bugün yaşananlar sadece sınırların ötesinde değil insanlığın tam kalbinde hissedilmektedir. Ne yazık ki masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu tablo açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil, bu bir zulümdür. Ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır. Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir. Küresel sistem güçlü olanın haklı sayıldığı, zayıf olanın ise bir yapıya dönüşmüştür. Biz buna razı değiliz. Hiçbir zaman da razı olmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil hakkın yanında olandır. Kıymetli kardeşlerim, yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleri ile sınırda kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan Bu işgallerde benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Güçlü Türkiye’mizin lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aktığıyla sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah’ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz. Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek’’ diye konuştu.



’’Biz birlikte güçlüyüz’’


Bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkeyi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakının duruşunun ülke ve bölge için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade eden Bakan Gürlek, ‘’Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Devlet Bahçeli’ye sürece olan katkılarından dolayı ben şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup güçlü Türkiye davamıza Hizmet eden ve terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerinde hızlı adlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, Adalet Bakanı olarak her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarımızda en temel sorumluluklarından biri olduğunun bilincindeyiz’’ şeklinde konuştu.



’’Diyarbakır’ın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik öneminin farkındayız’’


Adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde iradelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, şöyle devam etti:


’’Zira bu irade yalnızca bugünün değil, yarının da teminidir. Hükümetimiz adalet sistemi en ileri ve etkin bir şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürmekte, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılık kararlılığını tavizsiz bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışta hükümetimiz, geçmişten bugüne görev yapan Adalet Bakanlarımız, adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koydukları kıymetli çalışmalarının devamını sağlamak ve birikimi daha ileri götürmek amacıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz. Bu minvalde büyüyen, gelişen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır’ımızın adalet altyapısını daha da güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlarımıza sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla Bugün Diyarbakır ziyaretimizi yaptık. Diyarbakır’ımızın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik öneminin farkındayız. Adalet Bakanı olarak Bakanlığımızın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı bir şekilde takip edeceğiz. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yürütülen çalışmaların sonuç sonuçlarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemliyoruz.’’



’’12. yargı paketimiz inşallah kısa sürede meclise sunulacak’’


Adalet Bakanlığı olarak milletin her kesimini ilgilendiren, her vatandaşımıza dokunan adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, daha etkin ve daha erişebilir kılan düzenlemeler için büyük bir heyecan içerisinde olduklarını ifade eden Bakan gürlek, şunları söyledi:


’’Çünkü bizim için adalet sadece yargı süreçlerindeki ilerleyiş değil, hayatta her anlamda var olan bir yapıdır. Vatandaşlarımızın beklentisini biliyoruz. ihtiyaçlarını görüyoruz. Gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12. yargı paketimiz inşallah kısa sürede meclise sunulacak. Ben Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum, milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye terör ve fitneye asla yer vermeyecektir. Bu anlayışla devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizi omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu topraklarda binlerce yıllık kardeşliğin, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısıdır. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir güç bizi yolumuzdan ayıramaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şartta vatandaşının yanındadır. Adaletle, kararlılıkla ve güçlü iradeyle yoluna devam edecektir.’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hassalı yazarın söyleşisi hemşerilerinden yoğun ilgi gördü Hatay’ın Hassa ilçesinde düzenlenen kitap şenliğinde hemşerileriyle bir araya gelen Anadolu Yazarlar Derneği Başkanı Gülşen Gazel’in gerçekleştirdiği söyleşi yoğun ilgi gördü. Hassa ilçesinde Anadolu Yazarlar Derneği Başkanı Gülşen Gazel’in girişimleri ve Hasssa Kaymakamlığı iş birliğinde gerçekleştirilen kitap şenliği 5 Nisan tarihine kadar sürecek. Şenlik kapsamında memleketi olan Hassa ilçesinde hemşerileriyle söyleşi yapan Gazzel, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. "İstedim ki buradaki çocuklar, kitapları görsün ve yazarlarla bir araya gelerek bu tecrübeyi yaşasınlar" Hassalı hemşerilerinin yazarlar ve kitaplarla bir araya gelmesi için böyle bir şenlik gerçekleştirdiklerini ifade eden Gülşen Gazel, "Anadolu Yazarlar Derneği Başkanı ve 2012 yılından bu yana yayın dünyasının içerisindeyiz. Şuan da aktif bir şekilde kültür, sanat ve edebiyat alanında çalışıyoruz. Hassa benim memleketim, bu toprakların çocuğuyum ben de. İstedim ki buradaki çocuklar, kitapları görsün ve yazarlarla bir araya gelerek bu tecrübeyi yaşasınlar. Şehirler kültür ve sanatla büyür ve gelişir. Önemli olan zihinsel dünyayı inşa etmek, zihinsel dünyayı inşa ettiğiniz zaman emin olun şehirler çok daha güzelleşecektir" dedi. Gençlere zihin yapılarını oluşturmak için okumaları gerektiğini söyleyen Gazel, "Hassa’ya gelene kadar katılımla ilgili tereddütlerimiz vardı ama buraya gelip, kitapları sergilemeye başladığımız da gençlerin, öğrencilerin ve ailelerin ilgisi alakası bizi fazlasıyla mutlu etti. İnşallah bundan sonraki süreçlerde bu tür etkinlikler güzelleşerek, dışarılara taşarak olsun isterim. Gençliğimiz okusun, kendi zihniyle düşünmeye çalışsın. Birazcık da sosyal medyadan uzak dursun ve kitaplara yönelsin. Bizim ülkemize katmamız gereken değerler var ve bu değerler ancak okuyarak katabiliriz. Öğrencilere tavsiyem çok çok okumaları. Anadolu irfanı çok anlamı ve manası olan bir sözdür, güzel düşünmektir" dedi.
İstanbul Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş’a ilk duruşmada tahliye Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş, bahis ve şike iddiasıyla 17 yıl 10 aya kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Yandaş savunmasında, "Ben, bir maçtan sonra verdiğim röportajın ağır bedelini ödüyorum. O maçın hangi maç olduğunu herkes bilir. Sorumluluklarımı bilen biri olarak, 3-5 TL için Fenerbahçe’yi satar mıyım sizce?" dedi. Mahke, Yandaş’ın ilk duruşmada tahliyesine karar verdi. Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen’in bahis ve şike iddialarıyla 17 yıl 10 aya kadar hapis talebiyle yargılanmalarına başlandı. İstanbul 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen, taraf avukatlarıyka birlikte hazır bulundu. Duruşmaya destek için Fenerbahçe Başkanı Saadettin Saran, Eski Başkanı Ali Koç, Teknik Direktör Domenico Tedesco, futbolcular Dorgeles Nene, Cenk Tosun, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci, Çağlar Söyüncü, Tuncay Şanlı, Mert Günok, Oğuz Aydın, Jayden Oosterwolde, Serdar Dursun, Anthony Musaba, Tarık Çetin, Levent Mercan, Mert Müldür, Milan kriniar, Kerem Aktürkoğlu ve Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı da izleyici olarak katıldı. Sanıklar içeri girdiği sırada duruşma salonunda bulunan kişiler alkışlamaya başladı, adliye güvenliği mahkemede olduklarını hatırlatarak durumu sonlandırdı. Sessizce etrafındakilere selam veren Yandaş, Metehan Baltacı’yı gördüğünde ise el sallayarak eliyle öpücük işareti gönderdi. "Ben, bir maçtan sonra verdiğim röportajın ağır bedelini ödüyorum. O maçın hangi maç olduğunu herkes bilir" Duruşmada savunma yapan sanık Yandaş, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, "Hayatım boyunca kimseye bahis oynamadım. Bu dosyaya nasıl geldiğimi ne ben ne de avukatlarımız biliyor. Hayatım boyunca bahis sitelerine üyeliğim olmamıştır. Fenerbahçe’ye zarar vermeyeceğimi anlamanızı isterim. Ben 6 yıl önce Türkiye’nin en büyük kulübüne geldim. Ben, bir maçtan sonra verdiğim röportajın ağır bedelini ödüyorum. O maçın hangi maç olduğunu herkes bilir. Bu dosyaya ben ne şekilde geldiğimin mücadelesini kendi içimde de dışarıda da vericem. Bunların hepsi 6 yıl önce, Fenerbahçe’yi sevdiğim ve tercih ettiğim için oldu. Bu bedelleri ödemiş biri sizce Fenerbahçe’yi satar mı? Tırnaklarımla kazıyarak Fenerbahçe’ye kaptan olmayı başardım" dedi. "Parça parça yollar mısın dediğinde sebebini sormadan yolluyordum" Savunmasına devam eden Yandaş, söz konusu bahis sitelerine üyeliğinin asla olmadığını belirterek, "Sorumluluklarımı bilen biri olarak, 3-5 TL için Fenerbahçe’yi satar mıyım sizce? Ersen abi futbolu iyi bilen isimlerden biri. Abi kardeş gibiyizdir, zor günlerimde maddi manevi yanımda oldu. Ona gönderdiğim paraları bu çerçevede yolladım, aile ilişkilerine göre de birisine para yolladığınız zaman onunla ne yapacağınızı sormazsınız. Ben de sormadım. Parasal anlamda ben ona yardımcı olurum o da bana yardımcı olur. Zaten benim gönderdiğim paralarla oynanan oyunlar aynı bedelde değiller. Parça parça yollar mısın dediğinde sebebini sormadan yolluyordum. Ben Fenerbahçe’de çıktığım her maça her şekilde kazanmak için oynadım" şeklinde konuştu. "Fenerbahçe’nin zarar göreceği bir şeyden asla para kazanmayı düşünmem, mağlubiyeti bana dert olur" Sanık Ersen Dikmen ise oynadığı bahisleri hiçbir zaman para kazanmak için oynamadığını, eğlence amaçlı oynadığını söyleyerek, "Mert’in istediğin paralarla ne yaptığından haberi yoktu. Fenerbahçe, hayatımda bildiğim en iyi şeydir. Ben uzun zamandır resmi olarak oynarım fakat günün sonunda oluşan dolandırıcılık, şike gibi durumlardan rahatsızım. Fenerbahçe’nin her maçına giden biriyim, paraya da ihtiyacım yok. O şekilde bahis oynayacak olsam Mert Hakan’a oynarım kendisini iyi tanıdığım için. Fenerbahçe’nin zarar göreceği bir şeyden asla para kazanmayı düşünmem, mağlubiyeti bana dert olur." ifadelerini kullandı. Sanık avukatları da müvekkilinin mahkemeden tahliyesini ve beraatını istedi. Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, sanıkların tahliyelerine karar verilmesini talep etti. İlk duruşmada tahliye kararı Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen’in tutuklulukta geçirdiği süreyi de dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Mahkeme, dosyanın mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısı’na gönderilmesine de hükmederek duruşmayı erteledi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheliler Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen’in ’bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ ve ’şike ve teşvik primi’ suçlarından 5’er yıl 10’ar aydan 17’şer yıl 10’ar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.