GÜNDEM - 16 Eylül 2025 Salı 11:02

Banka yöneticiliğinden istifa etti, işinin patronu oldu

A
A
A

Diyarbakır’da yaşayan genç kadın, pandemi döneminde ikinci kez anne olurken, buhrana girdi. Yaşadığı sıkıntıyı atlatmak için arayışta olan kadın, hamurun terapi yönüyle tanıştı. Çocukluk yeteneğini de bu sayede gün yüzüne çıkartan kadın, ekşi mayalı ekmek yaparak işinin patronu oldu.

Diyarbakır’da yaşayan 35 yaşındaki Merve Aydın, 9 sene önce anne olurken mesleği olan bankacılığı yapamayacağını anlayıp yönetici düzeyinde bırakma kararı aldı. Bir süre ev hanımlığı yapan Aydın, bu süre zarfında farklı iş kollarına yöneldi. Pandemi döneminde ikinci kez anne olan genç kadın, buhrana girdi. Çocukluk yeteneğiyle hamurun terapi yönünü de keşfeden kadın, ekşi mayalı ekmekler gibi hamur ürünleri yaparak işinin patronu oldu.

Banka yöneticiliğinden istifa etti, işinin patronu oldu

Merve Aydın, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, aslında bankacı olduğunu, 9 sene önce mesleği bıraktığını söyledi. Yöneticilik yaparken anne olduğunu ve bu mesleği yapamayacağına karar verdiğini belirten Aydın, daha sonra bir süre ev hanımlığı ve başka çeşit işler yaptığını ifade etti. 5 yıldır aktif olarak mutfakta olduğunu, gastronomiyle ilgilendiğini aktaran Aydın, "Şu anda aktif olarak ekşi mayalı ekmek ve sağlıklı ekmekler yapıyorum. Pandemiyle birlikte başladı. Pandemide tekrar anne oldum, buhrana girdim. O buhrandan çıkış amacıyla bir şeylere yönelmem gerekiyordu ve ekmeğe yöneldim. Hamurun terapi yönünü keşfettim. Dokunmak, onu yapmak çok iyi geldi ve buna devam ettim. Yaptıkça insanlar ekmeklerimi çok beğendi. Bir baktım işler bu raddeye geldi. Fransız, İtalyan lezzetleri, ekşi mayalı ekmekler, makaronlar, tatlılar, glütensiz ürünler çeşitli eğitimler aldım. Hala da alıyorum, iki ay sonra bir eğitim daha alacağım" dedi.

Banka yöneticiliğinden istifa etti, işinin patronu oldu

Ekmekler uzun süre tokluk sağlıyor

Merve Aydın, atölyesinin mutfağının ve satış dükkanının evi olduğunu kaydederek, "Her şekilde sadece mutfağımdan üretim yapıyorum. Ankastre fırında üretim yapıyordum. Şu anda büyük bir fırın aldım, günde 100 adet üretim yapabiliyorum. Tamamen doğal unlarla, genelde atalık un bulmaya özen gösteriyorum. Doğal unla yapılan ekşi mayalı ekmek, insan sağlığına faydalı, sindirimi kolay. Uzun süre tokluk sağlayan ekmekler. Ekmeklerin yapısı bozulmadığı için, sert yapıda uzun süre dayanıklı ekmeklerdir. Sosyal medya üzerinden tanıtım yapıyorum. Sosyal medya üzerinden beni buluyorlar. Bir markam var ve onu sosyal medyadan tanıtıyorum. Müşterilerim oradan yazıyorlar, sipariş üzeri çalışıyorum. Elimde ekmek olmaz, mayasına kadar kişiye özel yapıyorum. Markam duyulmaya başlandı ve ekmeğimi denemek isteyenler oldu. Denedikten sonra kalitesine inanılıp iş birliği teklifleri aldım’’ diye konuştu.

Banka yöneticiliğinden istifa etti, işinin patronu oldu

"Ekmeklerimle birlikte ekmek üstü lezzetler satıyorlar"

Şu anda Diyarbakır’da iş birliği yaptığı birkaç yer olduğunu ifade eden Aydın, "Onlara aktif olarak her gün ürün çıkartıyorum. Ekmeklerimle birlikte ekmek üstü lezzetler satıyorlar. Bunlar, restoranlar, kafeler. Ya da burger ekmeklerimle birlikte sağlıklı burgerler yapıyorlar. Güzel yatırımlar geliyor, hepsine teşekkür ederim. Çocukken annem mutfakta bana bir görev verdiğinde tepsiyi ters çevirirdim. Yemek tarifi sunardım. 30 yaşında bunun aslında benim hayalim olduğunu fark ettim ve bu yola girip devam ettim. Açıkçası benim için gurur verici bir şey" şeklinde konuştu.

"Bankacılıkla uzaktan yakından alakası yok, bütün hastalıklarım iyileşti"

İnsanın hayallerini unutamadığını anlatan Aydın, "Bir an oluyor ve o hayali tekrar hatırlıyorsun. Ekmek, benim tekrar o hayallere kavuşmamı sağladı. Bana mobbing yapan yok, baskı yapan yok, hamurlarımın ağzı var, dili yok. Kimse konuşmuyor, kimseyle tartışmıyorum, kimseyle uğraşmıyorum. Tek muhatabım hamurlar. Bankacılıkla uzaktan yakından alakası yok. Bütün hastalıklarım iyileşti" dedi.

"5 yıldır hiç kopmayan müşterilerim var"

Banka yöneticiliğinden istifa etti, işinin patronu oldu

O dönemlerin çok stresli olduğunu ifade eden Aydın, konuşması şu sözlerle tamamladı:

"Hamileyken saat 22.00’de şubeden çıktığımı biliyorum. Zor günlerdi. Evde çalışıyor olmam büyük bir konfor, hem evimi ihmal etmiyorum hem çocuklarımı ihmal etmiyorum. Bunlar benim için büyük faydalar. 5 yıldır hiç kopmayan müşterilerim var. Kanser hastaları, şeker hastaları, insülin direnci olan hastalar. Ya da çocuklarına, ailesine sağlıklı ekmek vermek isteyen insanlar bu ekmeği alıyorlar. Herkese hitap eden bir ürün. İlla hastalık sahibi olmanıza gerek yok."

Zehra Gayretli - Rıdvan Kılıç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kurum ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul kura çekimleri için tarih verdi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul ayağına ilişkin, "Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde Kağıthane Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğiyle Kağıthane Merkez Mahallesi’ndeki Hizmet Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi tamamlandı. Proje kapsamında 300 konut için kura çekim töreni düzenlendi. Törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, İstanbul Valisi Davut Gül, bazı protokol üyeleri, hak sahipleri ve vatandaşlar katıldı. "Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz" Törende konuşan Bakan Kurum, Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’a yaptıklarını ifade ederek, "Bugün İstanbul’un her ilçesinde 178 bin yuvamızın dönüşümüne devam ediyoruz. Buraya dikkatinizi çekmek istiyorum. An itibarıyla biz Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz. İstanbul’daki çalışmalarımızın en yoğun gerçekleştiği ilçelerimizden biri de de Kağıthane’mizdir. İşte bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce temelini attığı Hizmet Sitemizin dönüşümünü tamamlamış bulunuyoruz. Depreme dayanıklı konutları, nefes aldıran yeşil alanları, otopark ve sosyal donatılarıyla Kağıthane’nin siluetine yeni bir güzellik katan sitemiz, artık siz kıymetli sakinlerini kucaklamayı bekliyor" dedi. "Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili yeniden ayağa kaldırdık" Bakan Kurum, "Asrın felaketinde, sonrasındaki inşa sürecinde bir şeye tanık olduk. Seçim geliyor diye, riya ile uzatılan ellerin sandıktan istedikleri sonucu alamayınca depremzede kardeşlerimizi kapı önüne koymaktan çekinmediğini gördük. Biz bu hastalıklı aklın tam tersine gittiğimiz her afet bölgesinde ayrım gözetmeksizin vatandaşlarımızın yaralarını sardık, milletimizle bir olduk, omuz omuza durduk. Asrın felaketini hatırlayın. Ne acılar yaşadık, binlerce canımızı kaybettik, on binlerce yuvamız yıkıldı. Ama hiç ümitsizliğe kapılmadık. ’Bu devlet güçlü, bu millet vakurdur’ dedik. İşte gördünüz 2 yılda 455 bin konutu bitirdik. Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili okulları, camileri, parkları, meydanları, iş yerleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Dünyada hiçbir ülkenin yapamayacağı çalışmayı olağanüstü bir koordinasyon ve çabayla 200 bin işçimizin emeğiyle hayata geçirdik. ’Yapamazlar’ dediler, ’Bu enkazın altında kalacaklar’ diye ellerini ovuşturdular, akla hayale sığmayacak yalanlar söylediler. Ama milletimiz bize hep inandı, güvendi. Biz de çok şükür onlara mahcup olmadık. Bizi daima dualarla karşılayıp, dualarla uğurlayan bu güzel milletin tek bir evladını açta, açıkta bırakmadık" diye konuştu. "Yıl sonuna kadar başvuranlar kampanyadan yararlanacak" Bu yıl sonuna kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı ilan ettiren vatandaşların kampanyadan faydalanabileceğini söyleyen Bakan Kurum, "İstanbul’da Yarısı Bizden Kampanyamızla ilgili milyonlarca kardeşimizin beklediği o adımı attık. 31 Aralık 2026’ya yani yıl sonuna kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. Böylelikle bekleme sürelerinden dolayı oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilecek. Buna mukabil bizim de belediyelerimizden beklentilerimiz var. Bütün belediyelerimizin deprem dönüşümüne aynı hassasiyeti göstermelerini istiyoruz. Çünkü şayet bugün belediyelerimizin, deprem karşısında almadıkları her tedbir yarın telafisi mümkün olmayan büyük bir fatura olarak karşılarına çıkacaktır. Ve bugünden acilen, derhal harekete geçmeyen herkes tarih, vicdan ve millet önünde mahcup olacaktır. Bu nedenle belediyelerimizin aziz milletimize taahhüt ettikleri dönüşüm sözlerini acilen yerine getirmelerini bekliyoruz, herkesi asli görevine davet ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bayramdan sonra İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz" Bayramdan sonra İstanbul’da kuraların çekileceğini, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceklerini söyleyen Bakan Kurum, "Bildiğiniz gibi tüm bu kentsel dönüşüm çalışmalarımıza taç giydiren bir projeyi, ’500 Bin Sosyal Konut’ projemizi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdik ve kura çekim törenlerini ülkemizin dört bir yanında coşkuyla gerçekleştirdik. Çekilen her kura, bir ailenin hasretle beklediği o müjdeli habere dönüştü. İşte o sevinç, o heyecan şimdi de İstanbul’umuzda yaşanıyor. Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek, kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız. Zorlukları gerekçe göstermiyoruz. Yorgunluğu bahane etmiyoruz. İşimizden başka gündemlerin peşinde koşmuyor, bir işin içinde ’milletin menfaati’ yoksa onu elimizin tersiyle itiyoruz, yolumuza milletle devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından dua edilerek, kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adını duyarlar büyük bir mutluluk yaşadı.
Konya Esnaf ve vatandaş uygulanan cezaların esnetilmesini istiyor Konya’da modifiye araçlarla ilgilenen vatandaş ve esnaf, son dönemde araç plakaları ve ses sistemleri konusunda uygulanan cezalarla ilgili bilgi kirliliği olduğunu belirterek, yetkililerden daha net düzenleme ve esneklik bekliyor. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik kanuni düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından özellikle ses sistemi, görüntülü ekran ve plaka uygulamalarına kesilen yüksek cezalar sürücülerde tedirginliğe neden oldu. Düzenleme sonrası ortaya çıkan bilgi kirliliğinin yasak olmayan ürünlerin dahi tercih edilmemesine yol açtığını belirten esnaf, kuralların vatandaşlara daha net aktarılmasının gerektiğini ifade etti. "Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz" Yeni kuralların detaylı şekilde öğrenilmesi gerektiğine dikkat çeken sanayide rot balans ustası olan Gökhan Kayhan, "İsteyen kalın plaka yapsın, bunu şoförler odası fiyatını farklı alsın. Bu bir zevk işi, modifiye yaşam tarzı bence. Ben de aracımı yeni aldım, plakaları değiştirelim dedik. Bu noktada ufak bilgi kirliliği var. Plakalarda baktığım zaman bazı plakada yazılı örneğin başka illerde yapılan plakalar da dörtler açık. Bizim Konya’da yapılan plakalar ise kapalı. Polisler buna baktığı zaman APP diyebilir, dört açık olduğu için ama başka illerde açık oluyor. Dalgalı hologram var, bazılarında da Türk bayrağı olan hologram var, bazılarında ise Türk bayrağı yok mesela. Hologram olarak ise tek hologram var, bu plaka sahte değil. Benim bir elemanım var, çocuk çalışarak küçük bütçeli bir araba almış buna bir ses sistemi yapmış. Çocuk zaten durumu olsa iyi araba alacak. Müzik sistemli bir arabası olacak. Bu cezalardan korkup onların hepsini çıkardı ‘bir zevkim bu vardı o da gitti’ diyor. Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz. Zaten ekonomik olarak herkes aynı durumda değil. Müzik sistemleri bangır bangır çalıyorsa onun sesini kısılması yapılabilir ya da bir uyarı, bir ceza verilsin. Sonradan takılan ekranlar ise aracın görüş açısını kapatıyorsa, orijinal değil sonradan yapılan bir şey ise polis onlara itiraz ediyor haklı olarak. Görüş açısını kapatmaması lazım. Orijinal ürünlerde herhangi bir problem çıkmıyor. Aracın göğsün aynı yerine yapılırsa double teyplerde bunlar da problem çıkmıyor. Görüş açısını kapatmaması lazım" dedi. "Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel" Sanayi sitesinde aksesuarcı olan esnaf İbrahim Arazi ise, "Cezaların esnemesi lazım, şimdi tamamen kaldırmak tabii olmuyor. Yani sanayide piyasa çok ters tepki ediyor. Biraz cezaların esnemesi lazım ama tabii aşırıya kaçmamak lazım. Şimdi devletimize de hak veriyoruz. Bu ses sistemlerini açıyorlar, seçim otobüsü gibi geziyor çoğu sürücüler. Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel ama tamamen kaldırılmaz da onlara bir engel olunabilir, bir sınır koyulabilir en azından" ifadelerini kullandı. "Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar" Sanayide cam filmi satışı yapan esnaf Muzaffer Kara da, "Bu yasa çıktıktan sonra cam filminde piyasa ister istemez etkilendi. Nasıl etkilendi dersek ön cama önceden çok talep vardı. Çünkü güneşten bayağı bir koruduğu için. Şu anda ön cam filmi yaptıran yok bu yasa çıktıktan sonra. Sağ sol ön kapı camlarına da çok açık renk yaptırıyorlar. Bizim müşterilerimiz ve araç kullanıcıları bu konuda bayağı bir bilinçlendi. Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar. Ama ön cama yaptırmıyorlar, çünkü kesinlikle yasak o yüzden ön camın filmi bayağı bizi de etkiledi. Şu aralar ön cama film yapamıyoruz. Hatta elimizde bayağı bir stok da var sezon da açıldı şu anda beklemedeyiz" şeklinde konuştu. "Desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir" Ses sitemleri satış ve montajı yapan Arif Bağcı ise, "Yeni çıkan kanunla birçok esnafımız ve halkımız etkilendi. Yanlış algılanan bilgiler de olunca biraz sorun oluyor illaki. Ön göğsün üzerine ek olarak ekran takıldığı zaman yasak, bu sürücülerin dikkatini dağıttığı için. Ses sisteminde de kişi aracına bir hoparlör, amfi takmış çok fazla güçlü olmasa bile bu cihazlar var diye ceza yazılabiliyor. Yani aslında bu çok fazla güçlü bir sesi yok. Ama işi abartı boyutuna, yarışma boyutuna getiren kişilere bir şey demiyorum. Aslında bir desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir. Akşama kadar kaç kişi telefondan mesaj atıyor. Bu ekran yasak mı, bu ses sistemi yasak mı diye. Bunlara aslında düzenleme geleceğine inanıyorum ben. Şu anda cihazları söktürmeye gidiyor herkes" diye konuştu.