ASAYİŞ - 18 Kasım 2023 Cumartesi 13:45

Diyarbakır annelerinin HDP önündeki nöbeti sürüyor

A
A
A
Diyarbakır annelerinin HDP önündeki nöbeti sürüyor

Çocuklarının terör örgütü PKK mensuplarınca kandırılarak dağa kaçırıldığını iddia eden ailelerin evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor.


3 Eylül 2019 tarihinde farklı kentlerden Diyarbakır’a gelerek oturma eylemi başlatan ailelerin evlat mücadelesi bin 528 gündür aralıksız sürüyor. Kızı Aysun’un 8 sene önce HDP aracılığıyla kandırılarak dağa kaçırıldığını ileri süren Aydan Arslan, evladına ‘teslim ol’ çağrısında bulundu.


Çocuğunu alana kadar HDP önündeki evlat mücadelesini kararlılıkla devam ettireceğini söyleyen Arslan, “Çocuğum Diyarbakır’dan kandırılarak dağa kaçırıldı. Vicdansızlar 8 senedir kızımı benden koparmışlar. HDP’den ben sadece evladımı istiyorum. Evladımı almadan ben buradan bir yere gitmeyeceğim. Sonuna kadar evlat mücadelemi devam ettireceğim. Aysun benim ilk göz ağrımdı. Aysun’um, geri dön. Korkma, teslim olursan sana bir şey yapmazlar. Güçlü devletimize teslim ol” dedi.



Diyarbakır annelerinin HDP önündeki nöbeti sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kocaeli’nin otobüs şoförü anneleri kentin ulaşım yükünü omuzluyor Kocaeli’de her gün binlerce kişiyi taşıyan kadın otobüs şoförleri; anne şefkatini, iş disiplinini ve hayat mücadelesini aynı rotada başarıyla buluşturuyor. Şoför anneler, kentin ulaşım yükünü omuzlarken çocuklarının da en büyük gurur kaynağı oluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki UlaşımPark bünyesinde toplu taşıma araçlarında şoför olarak görev yapan kadın otobüs şoförleri, mesleklerinin zorluklarına rağmen görevlerini özveriyle sürdürüyor. Özellikle anne olan kadın sürücüler, yoğun mesai saatleri ile evdeki sorumlulukları arasında kurdukları dengeyle dikkati çekiyor. "Kadın çalışma arkadaşlarımdan güç aldım" UlaşımPark şoförlerinden 42 yaşındaki Zeynep Kara, mesleğe başlama sürecinde diğer kadın sürücülerden ilham aldığını belirtti. Daha önce direksiyon usta öğreticiliği yaptığını aktaran Kara, "Kadınların bu işi yaptığını görünce ’Ben de yapabilirim’ dedim. Yolculardan çok güzel tepkiler alıyoruz. Bu da bizi daha çok motive ediyor" ifadelerini kullandı. Ailesinin kendisine büyük destek verdiğini vurgulayan Kara, çalışan bir anne olarak hayatın sorumluluklarını planlayarak dengelediğini kaydetti. Çocuklarının gurur kaynağı oluyorlar 3 çocuk annesi 40 yaşındaki Büşra Şahin ise vardiyalı çalışma sistemi nedeniyle çocuklarından ayrı kalmanın ilk başlarda zorluklarını yaşadığını ancak zamanla ailece bu duruma alıştıklarını dile getirdi. Mesleğini icra ederken 4 yaşındaki kızının kendisiyle gurur duyduğunu anlatan Şahin, şöyle konuştu: "Beni otobüs kullanırken görünce çok heyecanlandı. Şimdi ’Anne ne zaman gidiyorsun, biz de gelelim mi?’ diyor. Kızım bir resim yapmıştı. Resimde bir otobüs kapısı çizmiş, içinde bir kadın bulunuyor ve otobüsün dışında bir sürü kalp var. O resmi görünce çok mutlu oldum. Babasına, ’Otobüs alalım ve onunla gezelim artık’ demesi, işime olan motivasyonumu daha da artırıyor" Annelik duygusunun her şeyin üstesinden geldiğini vurgulayan Şahin, "Evladın yanındayken işini, işteyken evladını düşünüyorsun. Ama bu sevgi her şeyin üstesinden geliyor" değerlendirmesinde bulundu. Şoförlük mesleğinde 20 yıllık tecrübeye sahip iki çocuk annesi 38 yaşındaki Ela Güç de mevcut iş yerinde kendini değerli hissettiğini söyledi. Güç, çalışma ortamının önemine işaret ederek, "Daha önce çalıştığım yerlerde kadın olduğumu çok hissettiremiyordum. Ama burada hem kadın olarak hem çalışan olarak değer görüyorum. Bu da bana güç veriyor" dedi. Çocuklarını bazen mesai saatleri nedeniyle göremediği günlerin olduğunu ifade eden Güç, çocuklarının kendisinin mutlu olduğunu bilmesinin karşılaştığı tüm zorlukları unutturduğunu sözlerine ekledi.
Kütahya Kütahya’da ’Hisarlı Ahmet’in mirası gelecek nesillere taşınıyor Kütahya’nın kültürel miraslarından biri olan ve geleneksel Türk müziğinin önemli temsilcileri arasında yer alan Hisarlı Ahmet adına bu yıl "Güzel Sanatlar, Müzik ve Sosyal Psikoloji" temasıyla düzenlenen 16. Uluslararası Hisarlı Ahmet Sempozyumu gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Kütahya Güzel Sanatlar Derneği öncülüğünde Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı iş birliğinde düzenlenen sempozyum, bilim, sanat ve müzik alanında ulusal ve uluslararası düzeyde birçok akademisyeni, sanatçıyı ve kültür insanını Kütahya’da bir araya getirdi. 10 Mayıs tarihleri arasında devam edecek sempozyumun açılış programına Kütahya Valisi Musa Işın, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, il protokolü, akademisyenler, sanatçılar, iş insanları ve davetliler katıldı. Açılışta konuşan Vali Musa Işın, toplumların birlik ve beraberliğini ayakta tutan en önemli unsurlardan birinin kültürel ve manevi değerler olduğunu vurguladı. Sanatçıların ve gönül insanlarının toplum hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Işın, şehir dışından gelen misafirlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Millet olma bilincinin ortak duygular etrafında şekillendiğini belirten Vali Işın, "Bir millet aynı şeye üzülüyor, aynı şeye sevinebiliyor ve ortak değerlerde buluşabiliyorsa, işte o zaman güçlü bir millet olur" ifadelerini kullandı. Kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Işın, sanatçıların toplumun aynası olduğunu ve bu yönüyle sanatın sadece estetik bir alan değil aynı zamanda toplumsal bir hafıza taşıyıcısı olduğunu belirtti. Açılış programı kapsamında müzik konseri, resim sergisi ve bilimsel sunumlar gerçekleştirildi. Katılımcılar, hem akademik hem sanatsal içeriklerin yer aldığı programda kültür ve sanat dolu anlar yaşadı. Sempozyumun açılış bölümünde ayrıca sanatın insan ve toplum üzerindeki etkisi, müziğin kültürel hafızadaki yeri ve sosyal psikoloji ile sanat arasındaki ilişki farklı oturumlarla ele alındı. Etkinlik kapsamında, Hisarlı Ahmet’in Türk halk müziğine kazandırdığı değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapıldı. Program boyunca sanatın farklı disiplinleri ile sosyal psikoloji arasındaki etkileşim çok yönlü olarak değerlendirilecek. Sempozyum süresince bilimsel bildirilerin yanı sıra konserler, paneller, atölye çalışmaları ve sergiler de gerçekleştirilecek. Katılımcılar, hem akademik hem de kültürel anlamda zengin bir programla Kütahya’da bir araya gelmeye devam edecek.
İstanbul Esenyurt’ta sürücülere ’İlk Yardım ve Trafik Bilinci’ eğitimi verildi Esenyurt Belediyesi, 7 Mayıs Trafik ve İlk Yardım Haftası kapsamında Kızılay Esenyurt ve Esenyurt Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri tarafından düzenlenen etkinlikte vatandaşlara trafik kuralları ve ilk yardım konusunda bilgilendirme yapıldı. Programda, olası kazalarda uygulanması gereken ilk yardım müdahaleleri de uygulamalı olarak anlatıldı. Esenyurt Belediyesi, 7 Mayıs Trafik ve İlk Yardım Haftası dolayısıyla Kızılay Esenyurt ve Esenyurt Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri tarafından farkındalık etkinliği düzenlendi. Trafikte bilinç oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte sürücüler ve vatandaşlarla bir araya gelen ekipler, hem haftanın önemine dikkat çekti hem de trafik güvenliği konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Etkinlik kapsamında vatandaşlara trafik kurallarına uyulmasının hayati önem taşıdığı anlatılırken, emniyet kemeri kullanımı, yaya önceliği ve dikkatli sürüş konularında kısa bilgilendirmeler yapıldı. Ekipler ayrıca sürücülerin ve yayaların Trafik ve İlk Yardım Haftası’nı kutlayarak çeşitli broşürler dağıttı. Programın devamında ise olası trafik kazalarında yapılması gereken ilk yardım müdahaleleri uygulamalı şekilde gösterildi. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen anlatımda, kaza anında panik yapılmaması, yaralıya doğru müdahale edilmesi ve sağlık ekipleri gelene kadar izlenecek temel adımlar vatandaşlara aktarıldı. Yetkililer, toplumda trafik bilinci ve ilk yardım farkındalığının artırılması adına bu tür çalışmaların devam edeceğini belirtti.
Kütahya DPÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Mustafa Çağrı Demir: "İletişim artık stratejik bir güç" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörü ve iletişim bilimci Öğretim Görevlisi Mustafa Çağrı Demir, iletişimin stratejik bir güç olduğunu ifade etti. Belediye personellerinden emniyet teşkilatı çalışanlarına kadar birçok farklı kurumsal yapıya eğitim veren Mustafa Çağrı Demir, günümüzde kurumların başarısında iletişimin belirleyici rol oynadığını söyledi. Gerçekleştirdiği eğitimlerde etkili iletişim tekniklerinden kriz yönetimine, algı yönetiminden halkla ilişkilere kadar pek çok başlığı ele alan Mustafa Çağrı Demir, dijital çağda kurumların yalnızca hizmet üretmesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda bu hizmeti topluma doğru anlatabilmesinin de büyük önem taşıdığını ifade etti. Eğitim programlarında; etkili iletişim teknikleri, ikna yöntemleri, manipülasyon ve propaganda süreçleri, siyasal iletişim, halkla ilişkiler yönetimi, kriz iletişimi, stresle başa çıkma, öfke kontrolü, kurumsal temsil becerileri ve insan yönetme stratejileri gibi konulara yer verildiği belirtildi. "Dijital çağda bilgi çok hızlı yayılıyor" Dijital iletişimin dönüştürücü gücüne dikkat çeken Mustafa Çağrı Demir, "İletişim artık sadece konuşmak değildir; algıyı yönetebilmek, krizleri doğru okuyabilmek, toplumu anlayabilmek ve doğru mesajı doğru zamanda verebilmektir. Dijital çağda bilgi çok hızlı yayılıyor. Bu nedenle kurumların güçlü halkla ilişkiler stratejilerine, etkili temsil kabiliyetine ve iletişim farkındalığı yüksek insan kaynağına her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır" dedi. Özellikle kamu kurumlarında vatandaşla kurulan iletişimin kurumun itibarı açısından belirleyici olduğuna vurgu yapan Mustafa Çağrı Demir, belediyeler ve emniyet teşkilatı gibi toplumla doğrudan temas halinde olan kurumların iletişim becerilerinin güçlendirilmesinin kamu hizmet kalitesine de katkı sunduğunu kaydetti. İletişim yönetiminin artık yalnızca kurumlar için değil bireyler, markalar ve yöneticiler açısından da stratejik bir önem taşıdığını ifade eden Demir, dijitalleşmeyle birlikte iletişim hızının büyük ölçüde arttığını belirtti. Doğru iletişim kurabilen kişi ve kurumların rekabette öne çıktığını söyleyen Mustafa Çağrı Demir, "Artık insanlar yalnızca ne yaptığınıza değil, kendinizi nasıl ifade ettiğinize de bakıyor" ifadelerini kullandı. "Bireyler de kurumlar da iletişimleri kadar varlık gösterebiliyor" Etkili iletişimin sadece konuşmaktan ibaret olmadığını belirten Mustafa Çağrı Demir, "İletişim; insanı anlayabilme, empati kurabilme, algıyı doğru yönetebilme, kriz anlarında doğru refleksi gösterebilme ve güven oluşturabilme sanatıdır. Günümüzde bireyler de kurumlar da iletişimleri kadar varlık gösterebiliyor. Çünkü dijital çağda görünür olmak kadar doğru temsil edilmek de büyük önem taşıyor" diye konuştu. Katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören eğitimlerde uygulamalı örnekler, gerçek kriz senaryoları, dijital medya analizleri ve sahadan deneyimler üzerinden interaktif anlatımlar gerçekleştirildi. Eğitimlerle kurum personellerinin hem bireysel hem de kurumsal iletişim becerilerinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Öğretim Görevlisi Mustafa Çağrı Demir, iletişimin artık yalnızca bir destek unsuru değil, kurumların geleceğini şekillendiren stratejik bir güç olduğunu vurgulayarak, özellikle dijital çağda algı yönetimi, kurumsal itibar ve etkili halkla ilişkiler süreçlerinin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.