GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 08:14

Diyarbakır Valiliği, cami hoparlöründen müzik çalındığı iddiasını yalanladı

A
A
A
Diyarbakır Valiliği, cami hoparlöründen müzik çalındığı iddiasını yalanladı

Diyarbakır Valiliği, bazı basın organlarında çıkan ‘cami hoparlöründen müzik çalındığı’ iddiasını yalanlayarak sesin kaynağının yakındaki bir otomobil olduğunu açıkladı.


Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında Diyarbakır’da bir mahallede cami hoparlöründen müzik yayını yapıldığı yönündeki iddialar üzerine valilik koordinesinde inceleme başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, ’’Yapılan tespitlerde, müziğin cami hoparlöründen değil, bölgede bekleyen bir araçtan yayıldığı belirlendi. Olayın herhangi bir ibadethane ile ilgisinin bulunmadığı bildirildi. Bahse konu aracın tespit edilmesi ve bulunmasına yönelik çalışmalar emniyet güçlerince devam ediyor. Süreç, kamu düzeni ve toplum hassasiyetleri gözetilerek yürütülüyor’’ denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Asrın felaketini Hatay’da yaşayan Önal Burç, Yozgat’ta yeni bir hayat kurdu Asrın felaketi 6 Şubat depremlerini Hatay’da yaşayan Önal Burç, kendisine Yozgat’ta yeni bir hayat kurdu. 6 Şubat depremleri sırasında memleketi Hatay’da yaşayan Önal Burç, depremin ardından Yozgat’ın Sorgun ilçesine göç etti. 34 yaşındaki Burç, Hatay’daki işini Sorgun’da devam ettirmenin yanı sıra Sorgun halkının misafirperverliği sayesinde moral buldu. 4 yıllık evli olan Burç’un depremler sırasında hamile olan eşi, ilk bebeğini Sorgun’da dünyaya getirdi. 2 buçuk yaşında ve 6 aylık erkek bebekleri olan Önal Burç, tanıdıklarının yardımıyla Sorgun’da açtığı iş yerinde yeniden memleketine döneceği günlerin hayalini kuruyor. "Burada hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz" Depremlerden sonra yaşadığı süreci anlatan Önal Burç, "Yozgat Sorgun’a göç etmek zorunda kaldık. Kendi ayaklarımızın üstünde durmaya ve eski yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Yeniden ayakta durmaya çalışıyoruz. Maddi kayıplarımızı saymıyoruz, manevi kayıplarımız çok oldu. Yaralarımız daha taze. Benim yaşadığım yer biraz dağ eteğiydi, biz enkaz altında kalmadık ama kalan eş, dost, akrabalarımız vardı. Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Eski çalıştığımız toptancılar ve eş dost vesilesiyle iş kurmaya çalıştık. Burada kendi halimizde yeni baştan hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz" dedi. "Çocuklarım Sorgun’da doğdu" Vatandaşlardan gördüğü desteğin önemine değinen Burç, "Sorgun’daki manevi destek çok iyiydi. Allah birliğimizi dirliğimizi bozmasın. Sorgun halkı kendi acılarıymış, kendi yaralarıymış gibi paylaşımda bulundu. Deprem zamanı eşim hamileydi, çocuğum Sorgun’da doğdu. Burada kalmaya heves ettik. Hatay’da durumlar çok kötü. Yaralar geçmesine rağmen acılar var. Doğma büyüme Hataylıyım. Oraya dönmek isterim" dedi. "Enkazları görünce insan bir çift çorabın ne kadar değerli olduğunu anlıyor" Depremden dersler çıkarılması gerektiğini belirten Burç, "Burada bizi bir yabancıdan çok kendi evlatları gibi kucaklamaya çalıştılar. Geçmişten kültürümüzden gelen sıcaklığı bize göstermeye çalışıyorlar. Enkazları görünce insan bir çift çorabın ne kadar değerli olduğunu anlıyor. İnsan bazı şeylerin değerini elindekileri kaybettikten sonra anlayabiliyor. Bizim yaşadıklarımıza bakıp toplumun genelinin kendine çekidüzen vermesi lazım. Yaptığımız işlerde, evlerde canımızı emanet edecek şekilde bir liyakat ve düzen oluşturmamız lazım" diyerek konunun önemine dikkat çekti. "Depremden sonra elimizden geleni yaptık" Osmançavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin ise, "Önal Bey bizim komşumuz. 6 Şubat depremlerinden sonra buraya geldi. Yaklaşık 3 yıldır buradalar. Biz de sahip çıkabildiğimiz kadar çıktık. Depremden sonra biz de kendi imkanlarımızla deprem bölgesine gittik. Elimizden geldiği kadar ikramda bulunduk. Televizyondan izlemek gibi değil de canlı görmek bambaşka. Allah kimsenin başına vermesin, çok kötü bir olay" dedi.
Bilecik Bu tesiste günde 10 bin adet ayva ve nar lokumu üretiliyor Bilecik’in Osmaneli ilçesinde kooperatif bünyesindeki kadınlar tarafından günde 10 bin adet üretilen ayva ve nar lokumunun üretimi her geçen yıl artıyor. Tesiste üretilen ’Coğrafi işaretli’ ayva lokumu, dünyaya ihraç ediliyor. Bölgede yetiştirilen ayvanın katma değerli ürüne dönüştürülmesi için 2007’de Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi işbirliğiyle AR-GE çalışmaları başlatılan "Ayva Lokumu" projesi, ilçe ekonomisine katkı sağlıyor. 400’er gramlık 100 paketle başlanan üretim, günde 10 bin pakete yükseldi. İlçede 2007 yılında 5 bin ton olan ayva rekoltesi, lokum sayesinde yıllık 8 bin tona ulaştı. 2021’de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen ayva lokumu, Katar, ABD, Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan ve Rusya’ya ihraç ediliyor, yurt içinde de birçok zincir marketin raflarında yer alıyor. Başlangıçta 3 kadının çalışmasıyla üretilen ayva lokumunun imalatında şu anda 32’si kadın 35 kişi istihdam ediliyor. Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinde çalışan Hatice Dönmez, "Burada ayva lokumu üretiyoruz. Şu anda ayva püresi yapıyoruz. Ayvaları köylüler buraya getiriyor. Daha sonra aşaması haşlanıyor. Ondan sonra püre haline getirip, daha sonra kavanozlara koyup buzhaneye koyuyoruz. Daha sonra ayva lokumu yapıyoruz. Ayvalar geliyor buraya. İlk önce arkadaşlarla beraber yıkıyoruz, onları güzelce temizliyoruz bol suyla. Daha sonra kazanlarımıza giriyor. İlk önce doğruyoruz, doğrama makinelerinde. Daha sonra haşlanıyor. Ondan sonra çekme makinesiyle çekiyoruz. Daha sonra beyaz kovalara koyup buzhaneye koyuyoruz. Burada kısacası biz ayva püresinden ayva lokum yapıyoruz" dedi. "Ayva lokumu yüzde 100 ayvadan üretilen bir üründür" Osmaneli Belediyesi Yöresel Ürünler Üretim Merkezi Koordinatörü Abdullah Tetik ise ayva lokumunun dünyaya açılan bir lezzet olduğunu anlatarak, "2007 yılında AR-GE çalışmalarına başlayıp 2011 yılında tescilleştikten sonra 2026 yılı itibarıyla tüm dünyaya bu ayva lokumunu ihraç eder hale geldik. Ayrıca tüm Türkiye’de de ulusal zincir mağazalarda yerini bulan bir ürün haline geldi. Ayva lokumu yüzde 100 ayvadan üretilen bir üründür. Herhangi bir katkı maddesi yok, aroma yok, kıvam artırıcı yok. Bu doğal lezzeti dört mevsim tüketiciye sunma gayreti içerisindeyiz ve bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum" dedi. "Ayva lokumu üretim tesisi günde 10 bin adet ayva lokumu üretiyor" Tetik açıklamasının devamında, "Ayva lokumu üretim tesisi günde 10 bin adet ayva lokumu üretiyor. Tabii bunun yanında da doğal nar lokumu üretimlerimiz de var. Toplamda 5 bin adet ayva lokumu, 5 bin adet de nar lokumu olmak üzere günlük üretim kapasitemiz var. Şu anda ulusal zincir mağazalarda yer bulmuş durumdayız. Tabii bu noktada kadın girişimcilerimizi de es geçmemek gerekiyor. Bu projemizde biz onlarla beraber yürüyoruz. Osmaneli Belediyesi ve Kadın Girişimciler Kooperatifi ortaklığında yürütülen bu projede kadınlarımız, ürettikleri ürünlerin emeklerini raflarda görerek alabiliyorlar. Onlara da hızlı bir şekilde geri dönüş sağlanarak, üretimlerini burada ekonomik faaliyetlerini canlı tutarak sürdürebiliyorlar. Ayva lokumu şu an ilçemizin coğrafi işaretli bir ürünü haline geldi. Nar lokumu da yöresel ürün envanter listesinde yer aldı. İçeriğinde yüzde 100 ayva içeriğine dair logomuzla beraber satış hacmimizi de artırmış olduk. Çünkü insanlar, tüketiciler artık doğal ürünler arıyorlar. Biz de yeni bir etiket tasarımımızla bunun doğallığını ön plana çıkartan bir çalışma yaptık" dedi.