GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 08:14

Diyarbakır Valiliği, cami hoparlöründen müzik çalındığı iddiasını yalanladı

A
A
A
Diyarbakır Valiliği, cami hoparlöründen müzik çalındığı iddiasını yalanladı

Diyarbakır Valiliği, bazı basın organlarında çıkan ‘cami hoparlöründen müzik çalındığı’ iddiasını yalanlayarak sesin kaynağının yakındaki bir otomobil olduğunu açıkladı.


Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında Diyarbakır’da bir mahallede cami hoparlöründen müzik yayını yapıldığı yönündeki iddialar üzerine valilik koordinesinde inceleme başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, ’’Yapılan tespitlerde, müziğin cami hoparlöründen değil, bölgede bekleyen bir araçtan yayıldığı belirlendi. Olayın herhangi bir ibadethane ile ilgisinin bulunmadığı bildirildi. Bahse konu aracın tespit edilmesi ve bulunmasına yönelik çalışmalar emniyet güçlerince devam ediyor. Süreç, kamu düzeni ve toplum hassasiyetleri gözetilerek yürütülüyor’’ denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’dan dünyaya uzanan bir güzellik İnsanoğlunun bilinen en eski süs eşyalarından olan Oltu Taşı, Erzurum’un Oltu ilçesinde, yöre insanının emeği ile yeraltından bin bir güçlükle çıkarılıyor. Taşın saklanması ve şekil verilmesi de ayrı bir özen ve emek gerektiriyor. Her usta bir heykeltıraş titizliğinde çalışıp, yumuşak Oltu Taşı’nı çifte su verilmiş bıçakla yontup zımparalayarak şekil verir. Tebeşir tozu ve zeytinyağı ile cilalanan taşlar, kolyeden küpeye, sigaralıktan yüzüğe pek çok süs eşyasına dönüşüverir. Özellikle erkeklerin elinden düşürmedikleri Oltu Taşı’ndan tesbihler tüm ihtişamlarıyla "ben de varım" der gibidir. Oltu Taşı’nın tarihi Bronz Çağı’na dek uzanıyor Fosilleşmiş reçine ya da fosilleşmiş ağaç gövdelerinden oluşan Oltu Taşı, yumuşak bir linyit türüdür. Hakim renk siyahtır, ancak nadiren de olsa gri yeşilimsi renkli olanları da vardır. Oltu Taşı’nın tarihi Bronz Çağı’na dek uzanıyor. Zengin Romalılar’ın mücevherlerini ve değerli süs eşyalarını süsler. Geçmişte tesbihler, kutsal emanet sandıkları ve heykeller yapılır bu siyah taştan. Yazılı kaynaklara göre, 17. yüzyılda Oltu Taşı’nın tozu doktorlar tarafından ilaç niyetine kullanılır. En ihtişamlı günlerini Viktorya Dönemi’nde (1837-1901) yaşar. Kocası Prens Albert’in yasını tutan İngiltere Kraliçesi Viktorya’nın hayatının sonuna dek Oltu Taşı’ndan mücevherler takması bir moda başlatır. O dönemde gücü yeten herkes, bu taştan yapılma yüzük, broş ve kolyeler taşımaya başlar. Hava ile temas edince sertleşiyor Oltu Taşı cevheri çok ince, zaman zaman kaybolan yani kırılmış damarlar halinde bulunduğundan çok fazla çıkarılamaz. Topraktan çıktığında çok yumuşak olmasına rağmen hava ile temas ettiğinde hemen sertleşir. Bu yüzden de galeriden çıkıp cilalanana kadar mutlaka nemli ortamda saklanır. Büyük emekle çıkarılan bu maden küçük atölyelere gönderilir. Atölyelerde, tasarlanan süs eşyalarına göre sınıflandırılan maden, el çarkı ile işlenir. Bu işlem yürek ister, sevgi ister ve her şeyden öte derin bir sabır ister. İşin püf noktası ise taşın yumuşak ve nemli kalmasının sağlanmasıdır. Bu yüzden işlenecek kadar maden, su içinde bırakılarak korunur. Geri kalanı ise yeniden toprağa gömülerek saklanıyor. Tespihle ünü arttı Oltu Taşı’ndan en çok yapılan ve en çok tanınan ürün hiç şüphesiz tesbihlerdir. Ünü Türkiye dışına da yayılan Oltu Taşı tespihler, elde çekildikçe daha çok parlayıp güzelleşir. 33’lük olanına ’tek sayı1, 99’luk olanına uç sayı1 adı verilen tespihler gümüş işlemesine göre kuka (yuvarlak), kızılcık, mercimek, kesme gibi isimler alır. dolayı Oltu Taşının işlenmesi kolay, işlendikçe hava ile temas ederek sertleşen, kullandıkça parlayan bir cevherdir. Genellikle siyah, bazen koyu kahverengi, nadiren gri ve yeşilimsi renklerde bulunur. Hava gazında alev çıkarak yanar ve geriye bir miktar kül bırakır. Yanma esnasında aniden soğutulursa camlaşır ve kalıp haline gelir. Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker.
İstanbul Arnavutköy’de engelli vatandaş bulduğu parayı polise teslim etti İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde engelli bir vatandaş, yerde bulduğu bir deste parayı sahibine ulaştırılmak için polise teslim etti. Olay, Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Arnavutköy Engelliler Derneği üyesi Erdal Dalkır, sabah saatlerinde işten çıkıp yürüdüğü esnada yerde bir deste 100 TL’lik banknot buldu. Bir süre sahibinin ortaya çıkmasını bekleyen Dalkır, camiden anons yapılmasını istedi ancak herhangi bir anons yapılmadı. Bunun üzerine akşam saatlerinde Arnavutköy Engelliler Derneği’ne giden Dalkır, durumu arkadaşlarıyla paylaştı. Dernek tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerince sayılan para, tutanak altına alınarak karakola götürüldü. Paranın sahibini bulmak için çalışma başlatıldı. "İnşallah sahibi bulunur" Bulduğu parayı polise teslim ederek örnek bir davranış sergileyen Erdal Dalkır, "Sabah işten çıktım. Sokakta yürüdüğüm sırada yerde bir deste 100 TL’lik banknot buldum. Parayı aldıktan sonra işlerimi hallettim. Bu sırada camiden anons yapılmasını bekledim ancak yapılmadı. Akşam saatlerinde buraya geldim ve arkadaşlarımla birlikte paranın polise teslim edilmesi konusunda karar aldık. Polis ekiplerine haber verdik. İnşallah sahibi bulunur, ihtiyaç sahibi biri olabileceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Bursa Bursa’da kırmızı ışık ihlali yapan araçlar dron ile böyle tespit edildi Bursa’da trafik güvenliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, kırmızı ışık ihlali yapan sürücüler bu kez dron desteğiyle havadan tek tek tespit edildi. Denetim, Kestel ilçesi Barakfakih Mahallesi Ankara Yolu Caddesi üzerinde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Yoğun araç trafiğinin bulunduğu güzergahta yapılan uygulamada, havadan görüntüleme yapan dron sayesinde kırmızı ışık ihlali yapan sürücüler anlık olarak tespit edildi. Dron havalandı, sürücüler cezadan kaçamadı Dron ile yapılan denetimlerde, trafik ışıklarına uymayarak hem kendi canlarını hem de diğer sürücülerin hayatını tehlikeye atan araçlar tek tek kayıt altına alındı. İhlal anları dron kamerasına saniye saniye yansırken, görüntüler eş zamanlı olarak sahadaki ekiplere aktarıldı. İhlal yaptığı belirlenen araçlar uygulama noktasında durdurulurken, sürücülere kırmızı ışık ihlali nedeniyle 5 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tür uygulamaların caydırıcılığı arttırıyor Yetkililer, özellikle şehirlerarası bağlantı yolları ve yoğun kavşaklarda kırmızı ışık ihlallerinin ciddi kazalara yol açtığına dikkat çekerek, denetimlerin artarak devam edeceğini belirtti. Sürücülere trafik kurallarına uymaları yönünde uyarılarda bulunan ekipler, teknolojik imkanların kullanıldığı bu tür uygulamaların caydırıcılığı artırdığını vurguladı. Öte yandan, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin aralıksız süreceği bildirildi.
Erzurum Palandöken’de sezon 15 Nisan’a kadar uzadı Sezonu Aralık ayının başında açan ve bayram tatili boyunca binlerce kayak severi misafir eden Palandöken’de sezon 15 Nisan’a kadar devam edecek, Mayıs ayı içinde babalar yarışı olacak. Palandöken Kayak Merkezi’nde bahar aylarında da devam eden yoğun kar yağışı ve elverişli hava şartları, kayak severlerin yüzünü güldürdü. Normal şartlarda Mart sonunda bitmesi planlanan kayak sezonu, pistlerdeki kar kalitesinin korunması sayesinde 15 Nisan’a kadar uzatıldı. Türkiye’nin en uzun pistlerine sahip olan merkezde, suni karlama desteği ve yüksek rakımın avantajıyla kayak keyfi Nisan ortasına kadar kesintisiz sürecek. Yetkililer, özellikle bahar güneşinde kayak yapmak isteyen tüm sporcuları ve ziyaretçileri sezonun bu son demlerini değerlendirmeye davet ediyor. Palandöken’de kar kalitesi dikkat çekici Palandöken’deki pistler, toz kar özelliği sayesinde kayak sezonu boyunca mükemmel kalitede kar sunuyor. Toz kar, ince, hafif ve taze karın gevrek halini temsil ediyor. Bu kar yapısı kayakçılar için en iyi şartları sağlıyor. Pürüzsüz bir yüzey sunuyor ve bu da daha iyi bir kayma deneyimi anlamına geliyor. İnce kar tabakası, daha iyi manevra yapma ve hızlı kayma olanağı sağlıyor. 87 km uzunluğunda pistlere sahip Palandöken Kayak Merkezi, toplamda 56 adet pist içeriyor. Bu pistler farklı zorluk seviyelerine sahip ve 30 adet kolay, 12 adet orta, 9 adet profesyonel (zor) pist ve 5 adet doğal pist olarak kategorize ediliyor. Palandöken 2 olarak bilinen Konaklı Kayak Merkezi, bu toplam pist sayısına ek olarak 24.8 km’lik pistlere sahip. Bu iki kayak merkezinin toplam pist uzunluğu ise 87 km’yi buluyor. En uzun kayak parkuru 12.5 km uzunluğunda ve bu parkur boyunca kesintisiz olarak kayak yapabiliniyor. Ayrıca, başlangıç ve bitiş kotları arasındaki irtifa farkı bin 100 metre. Palandöken Kayak Merkezi’nde toplamda 19 lift taşıyıcı sistem bulunuyor ve 24 bin kişi taşıma kapasitesine sahip.