EĞİTİM - 16 Nisan 2026 Perşembe 13:26

E-KPSS adaylarına hem prova hem moral desteği

A
A
A
E-KPSS adaylarına hem prova hem moral desteği

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin kamusal istihdama katılımını artırmak amacıyla yürüttüğü E-KPSS hazırlık kursunu tamamlayan adaylar için hem deneme sınavı hem de moral etkinliği düzenledi. Adaylar, gerçek sınav şartlarını deneyimlerken aynı zamanda sınav öncesi streslerini azaltma fırsatı buldu.


Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, engelli vatandaşların kamuda istihdamını sağlamak için E-KPSS ücretsiz sınava hazırlık kursu açtı. Yaklaşık 6 ay süren kurslardan ortaöğretim, ön lisans ve lisans mezunu 200 engelli faydalandı. Türkçe, matematik, tarih, coğrafya ve anayasa alanlarında uzman eğitmenlerden eğitim alan kursiyerler için, 19 Nisanda gerçekleşecek E-KPSS öncesinde deneme sınavı düzenlendi. Sümerpark Ortak Yaşam Alanında yapılan sınavda 65 kursiyer yer alırken, katılımcılara gerçek sınav atmosferini deneyimleme ve kendi seviyelerini değerlendirme imkanı sunuldu.



Sınav stresi yerini eğlenceye bıraktı


Zorlu hazırlık sürecinin yorgunluğunu atmak ve adayların motivasyonunu en üst seviyeye çıkarmak amacıyla yemekli ve müzikli bir organizasyon gerçekleştirildi. Sümerpark Ortak Yaşam Alanında bir araya gelen kursiyerler, sınav öncesi moral depolayarak stres atma imkânı buldu. Sümerpark Ortak Yaşam Alanında yürütülen kursta yaklaşık 200 kişi kayıt yaptırırken, 80 öğrenci aktif olarak eğitim aldı. Program kapsamında 24 deneme sınavı, rehberlik hizmetleri ile kitap ve soru bankası desteği de engellilere ücretsiz şekilde sağlandı.


Engelliler Şube Müdürü Emin Baran, engelli vatandaşların kamusal istihdama katılımlarını sağlamak amacıyla açtıkları kursların bu gün itibarıyla sona erdiğini aktardı. Kursun sonunda gerçek sınav niteliğinde prova düzenlediklerini ifade eden Baran, "Kurslarımıza yaklaşık 200 kişi başvurdu ve aktif olarak 80 öğrencimiz kurslarımızdan faydalandı. Bu gün gerçek sınav niteliğinde yapılan denemeye 65 öğrencimiz katıldı. Bu sınavla öğrencilerimizin sınav kaygısını azaltmak ve kendi durumlarını görmelerini sağlamayı hedefledik’’ dedi.


Öğrencilerin moral ve motivasyonlarını da düşündüklerini belirten Baran, bunun için de müzikli bir organizasyon gerçekleştirdiklerini söyledi. Baran, konuşmasını bu hafta sonu 19 gerçekleşecek E - KPSS sınavına girecek tüm engellilere başarılar dileyerek sonlandırdı.



"Çok iyi eğitim aldık’’


Sınava katılan öğrencilerden Osman Şahin, ‘’Ben sağlık bölümü mezunuyum. 2018 yılına mezun oldum. O zamandan bu yana atama bekliyorum. Buraya eğitim almak için geldik. Aldığımız eğitim çok iyi. Eylül ayından bu yana ders alıyoruz’’ diye konuştu.


Öğrencilerden Derya Ceylan ise şunları söyledi:


"Lisans mezunuyum. Kamu yönetimi okudum. Engel durumum ortopedik. İlk kez bu kurstan eğitim alıyorum. Senenin başından beri düzenli olarak gelmeye çalışıyorum. Önce belediyeden sonra öğretmenlerimizden çok memnunuz. Gerçekten son deneme olmasına rağmen sanki gerçek sınavmış gibi yapılıyor. Bu hizmeti bize sunan herkese çok teşekkür ediyorum."



E-KPSS adaylarına hem prova hem moral desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da çiftçiler meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan korudu Iğdır’da çiftçiler dumanlama yöntemi uygulayarak meyve ağaçlarını zirai don riskine karşı korudu. Iğdır’da etkisini artıran soğuk hava ve gece saatlerinde sıfırın altına düşen sıcaklıklar, çiftçileri harekete geçirdi. Meyve ağaçlarını zirai don tehlikesinden korumak isteyen üreticiler, gece boyunca bahçelerinde kalarak çeşitli önlemler alıyor. Özellikle kayısı üreticileri, don riskinin en yüksek olduğu 02.00 ile 06.00 saatleri arasında bahçelere yerleştirilen saman balyalarını yakarak "dumanlama yöntemi" uyguluyor. Oluşan yoğun dumanın, bahçede ısı kaybını azaltarak ağaçların don olayından etkilenmesini önlediği belirtiliyor. Uzun yıllardır uygulanan bu yöntem sayesinde üreticiler, çiçeklenme dönemindeki ağaçlarını koruyarak muhtemel ürün kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. Meyve ağaçlarını dumanlama yöntemi ile soğuktan koruyan Töbet Turan meteoroloji sürekli takip ettiklerini belirterek, "Biz meyve ağaçlarıyla ilgilendiğimiz için hava durumunu meteorolojiden sürekli takip ediyoruz. Meteoroloji verilerine baktığımızda, son iki gün gece saat 02.00 ile sabah 06.00 arasında hava sıcaklığının -3 dereceye kadar düşeceğini gördük. Bu nedenle, daha önce babalarımızla birlikte uyguladığımız dumanlama yöntemini kendi meyve bahçemizde de uyguladık" dedi. Dumanlama yöntemi ile ağaçlarını soğuktan koruduklarını söyleyen Turan, "Yaklaşık 300 adet saman balyası getirdik. İlk gün 100 tanesini bahçeye dağıttık. Bahçede yaklaşık 500’e yakın anjelik ve kiraz ağacı bulunuyor. Gece saat 02.00’de samanları yaktık ve sabah 06.00’ya kadar başında bekledik. Duman tüm bahçeyi kapladı. Saat 06.00’dan sonra evimize gittik. Allah’ın izniyle şu ana kadar yaptığımız kontrollerde herhangi bir zarar görünmüyor" diye konuştu. Dumanlama sisteminin eski bir yöntem olduğunu dile getiren Turan, "Samanlar tamamen yandığında bahçede adeta bir bulut tabakası oluşuyor. Bu duman, ağaçların hem içinde hem de üstünde yoğunlaşıyor. Oluşan bu tabaka, soğuğu kesip kırıyor ve ortam sıcaklığını yaklaşık 3-4 derece artırıyor. Zaten bahçenin içine girildiğinde bu sıcaklık farkı açıkça hissedilebiliyor. Bilindiği gibi soğuk hava genellikle aşağıda birikir. Daha yukarıda, yaklaşık 7-8 metre yükseklikte hava daha ılıktır. Biz alttan verdiğimiz sıcaklıkla üstteki sıcak havayı buluşturuyoruz. Bu birleşme sayesinde bahçenin genel sıcaklığı 3-5 derece kadar artıyor ve don riski önemli ölçüde azaltılıyor" dedi.
Adana Bahar yorgunluğu ile başa çıkma yöntemleri İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler" dedi. Bahar yorgunluğu, mevsim geçişlerinde vücudun değişen sıcaklık, nem oranı ve gün ışığı süresine uyum sağlama sürecinde ortaya çıkıyor. Vücudun biyolojik ritmi bu dönemde yeniden düzenlenirken bazı kişilerde enerji düşüklüğünün daha fazla hissedildiğini ifade eden Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bu dönemi daha konforlu geçirmek için yapılabilecekleri anlattı. Yaşam kalitesini düşürüyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Coşkun, bahar yorgunluğunun genellikle mevsim geçişine bağlı olarak ortaya çıkan geçici bir durum olduğunu belirterek, "Ancak yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk, motivasyon kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi şikayetlere neden olarak iş ve yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Özellikle kapalı ortamlarda uzun süre çalışan kişilerde bu belirtiler daha sık görülebilir. Bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmak için günlük rutine eklenecek basit ama etkili alışkanlıklar faydalı olacaktır. Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi ve her gün yapılan hafif egzersizler vücudun bu sürece daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Ayrıca sabah saatlerinde güneş ışığından faydalanmak ve açık havada vakit geçirmek de enerji seviyesini artırabilir. Stres yönetimi de bu süreçte büyük önem taşır. Nefes egzersizleri, açık havada yapılan tempolu yürüyüşler ve kişiyi rahatlatan aktiviteler hem zihinsel hem de fiziksel açıdan denge sağlar. Meditasyon, hafif esneme hareketleri veya doğayla temas gibi aktiviteler de sinir sistemini sakinleştirerek genel iyilik halini destekler. Bu tür yaklaşımlar, bahar yorgunluğunun etkilerini hafifletirken kişinin günlük yaşam kalitesini de artırır" dedi. Uzayan şikayetler gözden kaçırılmamalı Bahar yorgunluğunun genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzeldiğini kaydeden Dr. Coşkun, "Ancak her yorgunluk tablosunu da bahar yorgunluğu şeklinde tanımlamamak gerekir. Kansızlık, tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve depresyon gibi farklı sağlık sorunlarının da benzer şikayetlere yol açabileceği unutulmamalıdır. Belirtilerin uzun sürdüğü ve yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilediği durumlarda ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir" diye konuştu. Günlük yaşamda yapılacak küçük düzenlemelerin bahar yorgunluğunun etkilerini azaltmaya yardımcı olurken mevsim geçişini daha konforlu hale getirebildiğini söyleyen Coşkun, "Güne başlarken ılık duş almak, kan dolaşımını hızlandırarak vücudun daha dinç hissetmesine katkı sağlar. Gün içinde rutinlere kısa molalar vermek de zihinsel yorgunluğu azaltacaktır. Beslenme düzenini korumak, yeterli su içmek ve her gün düzenli olarak açık havada yürüyüş yapmak enerji seviyesini destekler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme vücudun vitamin ve mineral dengesine katkı sunarak metabolizmayı destekler. Uyku saatlerini düzenli hale getirmek oldukça önemlidir. Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak, kaliteli uyku alışkanlığı kazanmayı kolaylaştırır. Fazla kafein ve şeker tüketiminden uzak durmak da gün içi enerji dalgalanmalarını azaltır. Mümkünse kısa süreli şehir dışı bir mola vermek ya da bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmak zihinsel yenilenme sağlayarak enerji düzeyini yükseltebilir. Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve mümkün olduğunca sabah saatlerinde dışarı çıkmak, vücudun biyolojik ritmini düzenleyerek daha enerjik hissetmeye yardımcı olur" dedi.