ASAYİŞ - 16 Nisan 2026 Perşembe 14:50

Kilis’te okul çevrelerinde denetimler artırıldı

A
A
A
Kilis’te okul çevrelerinde denetimler artırıldı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların ardından Kilis’te okul bölgelerinde polis ekiplerince sıkı denetimler başlatıldı.


Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde son günlerde yaşanan olayların ardından Kilis’te okul çevrelerinde güvenlik önlemleri artırıldı.


Kilis il Emniyet Müdürlüğü ekipleri, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla okul önlerinde yoğun denetim gerçekleştirdi. Özellikle giriş ve çıkış saatlerinde trafik polisleri okul çevrelerinde görev aldı.



Kilis’te okul çevrelerinde denetimler artırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Tuzdan zengin gıdalarla beslenmek taş hastalığının riskini artıran en önemli faktör Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenmenin taş hastalığı riskini artıran en önemli faktörler olduğunu söyledi. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, taş hastalığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Genetik yatkınlığın yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da taş hastalığında etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, "Üriner sistem taş hastalığı ya da böbrek taşı olarak bilinen hastalık, toplumda ve dünyada oldukça sık karşılaşılan bir tablodur. Ortalama görülme oranı dünyada yüzde 11-15 civarındadır. Türkiye’de de benzer oranlara ulaşılmıştır. Sıklıkla Orta Anadolu Bölgesi gibi kurak geçen bölgelerde daha fazla görülmektedir. Çünkü kişinin sıvı alımı az, sıvı kaybı fazla olabilir. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak üriner sistem taş hastalığı sıklıkla karşımıza gelir. Birçok sebebi vardır üriner sistem taş hastalığının. Başta genetik sebepler gelir. Anne, baba ya da akrabalarında taş hastalığı olan bir kişide bu hastalığın görülme ihtimali yüksektir. Bir kişi taş hastalığına yakalanmışsa, 5 yıl içerisinde yüzde 30 ila 50 oranında tekrar yakalanma ihtimali vardır. Beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenme taş hastalığının riskini artıran en önemli faktörlerdir" dedi. "Taş hastalığı çok sık karşılaşılan ve önemsenmesi geren bir hastalıktır" Taş hastalığının enfeksiyonlarla birlikte seyredebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bolat, "Taş, önce küçük kristaller şeklinde üriner sistemin herhangi bir yerine yerleşir. Burada birikir ve giderek üzerine küçük kristaller eklenerek önce kum parçası haline gelir, sonra bir çekirdek oluşturur ve bunun üzerine yine kristallerin çökmesiyle taş halini alır. Bu taş bazen kaz yumurtası büyüklüğüne kadar ulaşabilir, hatta böbreğin neredeyse tamamını doldurabilir. Böbrek taşı, kanalı tıkamadığı sürece ağrı yapmaz. Genellikle hiçbir semptom vermez. Ancak kanalı tıkarsa, idrar yolu tıkandığı için geriye doğru basınç artar ve böbrek kapsülünün gerilmesine bağlı olarak şiddetli ağrı, bulantı, kusma ve eğer kapalı idrar yolu enfeksiyonu da buna eklenirse hayati riskli septik durumlara da yol açar. Dolayısıyla çok ciddi bir hastalıktır ve önemsenmesi gereken bir durumdur. Çünkü böbrekteki fonksiyon kaybı geri döndürülemez ve kaybedilen fonksiyon tekrar kazanılamaz. Bu nedenle zamanında teşhis ve tedavi son derece önemlidir" diye konuştu. "Böbrek taşının en önemli semptomu ağrı" Böbrek taşının en önemli semptomunun ağrı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bolat, "Böbrek taşının en önemli avantajı, yakalandığı zaman günümüzdeki teknolojik imkanlarla hastayı neredeyse yüzde 100’e yakın oranda hastalıktan kurtarabilmemizdir. Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterir. Taş; böbreğin çıkışında, böbrek içerisinde, böbrekle mesane arasındaki kanalda ya da mesanede bulunabilir. Bazı hastalarda ise idrar yolunun en uç kısmında bulunarak idrar akımının kesilmesine neden olabilir. Hastayı en sık doktora getiren belirti ağrıdır. Bunun dışında idrarda kanama, yüksek ateş, şiddetli ağrıya eşlik eden bulantı ve kusma da görülebilir. Eğer hasta tek böbreğe sahipse ve bu böbreğin kanalı tıkanmışsa, en önemli klinik bulgu idrarın aniden kesilmesidir. Bu durum ürolojik bir acildir ve hastanın hızla bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektirir" şeklinde konuştu. "Taş, günümüzde minimal invazif tedavi yöntemi ile yüzde 100’e yakın bir başarı oranı ile tedavi edilebiliyor" Yeni tedavi yöntemlerinin hastalığın giderilmesinde büyük öneme sahip olduğuna değinen Bolat, "Kliniğimizde de dünyadaki birçok merkezde olduğu gibi taş hastalıklarını minimal invazif yöntemlerle tedavi ediyoruz. Bu yöntemlerle başarı oranı neredeyse yüzde 100’e yakındır. Hastaları genellikle bir gün hastanede yatırıyor ve ertesi gün taburcu ediyoruz. Ancak taşın alınmış olması tek başına yeterli değildir. Tekrar oluşumunu engellemek için hastanın yaşam tarzını düzenlemesi gerekir. Hastanın susuz kalmaması çok önemlidir. Özellikle proteinden zengin gıdalar tüketilirken dengeli beslenilmeli, tuz tüketimi azaltılmalı ve susuzluktan kaçınılmalıdır. Bunlar değiştirilebilir faktörlerdir ancak genetik yatkınlık değiştirilemez. Aile öyküsü olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekir. Susuz kalmamak, hareketsiz kalmamak, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak ve tuz tüketimini sınırlamak son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de kamyon lastiği patladı: O anlar kamerada Mersin’de oto lastik tamirhanesinde şişirme sırasında kamyon lastiği adeta bomba gibi patladı, o anlar kameraya yansırken olayda yaralanan olmadı. Olay, Akdeniz ilçesi Yenitaşkent Mahallesi D-400 Karayolu üzerinde bulunan bir oto lastik tamirhanesinde meydana geldi. İddiaya göre, işletmeci Ali Doğan tarafından değişimi yapılan kamyon lastiği, şişirme işlemi sırasında janttan kaynaklanan arıza nedeniyle aniden patladı. Büyük bir gürültüyle adeta bomba gibi patlayan lastik metrelerce havaya savruldu. "Tam arkamı dönerken lastik birden janttan ayrıldı" Olayda herhangi bir yaralanma yaşanmazken, iş yeri sahibi Ali Doğan, lastikte herhangi bir sorun bulunmadığını, patlamanın janttaki arızadan kaynaklandığını ifade ederek, "Lastik müşterinin lastiğiydi. Abimiz bize yedek lastiğin takılmasını söylemişti. Biz de kalktık yedek lastiği jantına montaj yaptık. O sıra lastiğin hiçbir problemi yoktu. Biz lastiği şişirdik. O esnada döndüm, iğne denilen malzemeyi almaya lastiği kapatacaktım, tam arkamı dönerken lastik birden janttan ayrıldı. Lastiğin hiçbir problemi yoktu aslında, jant arızalı olduğundan dolayı bu hale geldi. Çok şükür kimsenin bir yarası beresi olmadı, kimsenin burnu kanamadı. Böyle talihsiz bir olay yaşadık" dedi. Olay anı kamerada Öte yandan geçtiğimiz günlerde yaşanan olayda, kamyon lastiğinin patlama anı güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, lastiği tamir etmeye çalışan Ali Doğan’ın iğneyi almak için arkasını döndükten kısa süre sonra araç lastiğin bomba gibi patladığı anlar yer aldı.
Gaziantep Altun’dan TYAB Başkanı Olgun’a ziyaret Gaziantep Araban ilçesi Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) Yönetim Kurulu Başkanı Miktat Olgun’u Ankara’daki makamında ziyaret etti. Ziyarette, AB tescilli Araban sarımsağı ile makarnalık sert buğdayın ata tohumu üretimi için destek talep edildi. Hasan Altun, Araban Ovası’nın verimli topraklarında yetiştirilen ve ünü ülke sınırlarını aşan Araban sarımsağı ile makarnalık sert buğdayın ekim, yetiştirme ve hasat süreçleri hakkında bilgi verdi. Bu ürünlerin hem ülke hem de bölge ekonomisine önemli katkı sunduğunu belirten Altun, bu yıl yaklaşık 30 bin dönüm alanda Araban sarımsağı, 100 bin dönüm civarında alanda ise makarnalık sert buğday ekimi yapıldığını, hasat dönemine ise sayılı günler kaldığını ifade etti. Altun, her iki ürünün de sürdürülebilirliği ve kalitesinin korunması adına ata tohumu üretimi konusunda destek talebinde bulundu. TYAB Yönetim Kurulu Başkanı Miktat Olgun ise Türkiye’nin sertifikalı tohum üretimi konusunda önemli bir gelişim sürecinde olduğunu belirterek, Araban Ovası’nda bilinçli üreticiler tarafından yetiştirilen Araban sarımsağı ile özellikle firik ve Antep baklavası yapımında kullanılan makarnalık sert buğday için ata tohumu çalışmalarına destek vereceklerini söyledi. Ziyarette ayrıca Araban Ovası’nda antepfıstığı, zeytin, üzüm, badem, buğday, arpa, nohut, pamuk, ay çekirdeği, karpuz ve kavun gibi çok sayıda tarım ürününün de yetiştirildiği bilgisi paylaşıldı. Olgun, nazik ziyaretlerinden dolayı Hasan Altun ve beraberindeki heyete teşekkür etti.
Van Vanlı miniklerden yürekleri ısıtan etkinlik: Konser gelirini Mehmetçik Vakfı’na bağışladılar Van’ın İpekyolu ilçesindeki Hacı Ali Akın İlkokulu öğrencileri, düzenledikleri ‘Van Türküleri’ konserinde elde ettikleri geliri Mehmetçik Vakfı’na bağışlayarak büyük takdir topladı. Hacı Ali Akın İlkokulu 3-C sınıfı öğrencileri, yürekleri ısıtan bir etkinliğe imza attı. 1. Dünya Savaşında Hoy cephesindeki Türk askerlerine zorlu kış şartlarında cephane taşımak için gönüllü olarak yola çıkan ve dönüş yolunda neredeyse tamamının şehit olduğu 120 Vanlı kahraman çocuğun anısına "120 Çocuk Anısına 43 Çocuktan Van Türküleri" adıyla bir konser düzenledi. 3-C sınıf öğretmeni Sevil Çakır’ın öncülüğünde sahne alan öğrenciler; "Vanlıyam Şanlıyam, Şengülüm Nanay, Menşure Hanım, Toycular, Heybeler Bellerde" adlı Van türkülerini Kurtuluş Savaşı’nda kahramanlık gösteren 120 Vanlı çocuk anısına seslendirdi. Etkinliğe yoğun katılım olduğunu ifade eden sınıf öğretmeni Çakır, "Biletlerimizin hepsini sattık. Yoğun katılım nedeniyle aynı günde 4 farklı konser verdik. Etkinlikte elde edilen 20 bin Türk Lirası’nı makbuz karşılığında Mehmetçik Vakfı’nın banka hesabını yatırdık" dedi. Yapılan bağışın ardından TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürlüğü ile iletişime geçen Sevil öğretmene teşekkürlerini sunan TSK Mehmetçik Vakfı Erzurum Temsilcisi E. Albay Kürşat Hakan Tuluk tarafından okul yönetimi ve Sevil öğretmene teşekkür belgesi takdim edildi.