EKONOMİ - 24 Kasım 2023 Cuma 10:21

Türkiye’de 10 ayda satılan elektrikli araç sayısı 60 bini geçti

A
A
A
Türkiye’de 10 ayda satılan elektrikli araç sayısı 60 bini geçti

Birçok ülkede artık elektrikli araçlar tercih edilirken, Türkiye’de 2023 yılının ilk 10 ayında satılan elektrikli araç sayısı 60 bini aştı. Uzmanlar, 2024’te otomotiv sektöründe yüzde 30 daralma yaşanacağını öngörürken, elektrikli araç pazarında yüzde 50 büyüme olabileceğini açıkladı.


Türkiye’de otomobil pazarında elektrikli araç satışları geçen sene 14 bin olurken, bu yılın ilk 10 ayında 60 bini geçti. 81 ilde elektrikli araçlar için halka açık kurulan ticari şarj istasyonları ise 10 bin 500’ün üzerine çıktı. Diyarbakır’da faaliyet gösteren Oto Seç Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Yıldırhan, elektrikli otomotivlere bu sene ciddi bir ilgi olduğunu söyledi. Gelecek sene yaklaşık 100 bin elektrikli otomobilin satılabileceğini öngördüklerini belirten Yıldırhan, “Elektrikli otomobillere çok büyük bir ilgi var. Bunu Türkiye genelinde görebildiğimiz kadar Diyarbakır özelinde de görebiliyoruz. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de 14 bin elektrikli otomobil satılmışken, bu yılın ilk 10 ayında bu rakam 60 binli rakamları geçmiş durumda. Muhtemelen yılsonuna kadar 70 bin adet tam elektrikli otomobil satılmış olacak. Önümüzdeki yıl bu rakamın 100 bini geçeceğini öngörmekteyiz. Gelecek yıl otomotiv sektöründe yüzde 30-35 civarında daralma gözükürken, elektrikli otomotiv pazarında yüzde 50’ye yakın bir büyümeden söz edebiliriz. Diyarbakır’da bugün itibarıyla piyasada gezen 3 binin üzerinde elektrikli otomobil var. Diyarbakır’da her geçen gün elektrikli otomobillere ilginin arttığını, satışların arttığını gözlemleyebiliriz. Muhtemelen 2024 yılında Diyarbakır’da da bu sayı 10 binli rakamları geçecektir” dedi.



Her ilde şarj istasyonu


Elektrikli otomobillerde rağbetin artmasıyla 81 ilde şarj istasyonunun kurulduğunu ifade eden Yıldırhan, “Elektrikli otomobilleri tercih etmede insanların açıkçası en büyük endişelerinden bir tanesi şarj süreleridir. Türkiye’de 81 ilde toplam 10 bin 500’ün üzerinde halka açık ticari şarj istasyonları var. Diyarbakır’da şu ana kadar toplam faaliyet gösteren 102 şarj ağı işletmecisi tarafından yürütülüyor. Şarjlı araçlar, araçtan araca farklılık göstermekle beraber yüzde 30’dan yüzde 80’e kadar şarj süresi 20 dakika ile 30 dakika arasında gerçekleştirilebiliyor. Elektrikli araba ile çok rahat Türkiye’de uzun süre bir yolculuk da yapılabiliyor. Ayrıca elektrikli otomobiller üç türde şarj edilebiliyor. İlki evde normal bilgisayarı telefonu şarj ettiğiniz 220 voltluk şarj prizinden de araçlarınızı şarj edebilirisiniz. Tabii bu en yavaş olanı. Bir sonrakinde ise evinizden ya da iş yerinizden bir Wallbox dediğimiz ara şarj kutusu satın alarak, aracınızı 22 kilowatta kadar şarj edebilme imkanı buluyorsunuz. Son olarak da halka açık olan hızlı şarj istasyonları var. Şu anda Türkiye’de çok az da olsa 360 kilowatt saate kadar ama yaygın olan 120 ve 180 kilowatt saate kadar aracınızı şarj edebiliyorsunuz. Elektrikli otomobillerin şarj kapasitesine göre değişiklik göstermesiyle birlikte evde şarj edildiğinde kendi şebekenizden 150 lira ile 200 lira arasında bir tam dolum maliyetiyle 500 kilometreye yakın menzil elde edebiliyorsunuz. Bu da fosil yakıtlı bir otomobilin harcadığı fiyatın 10’da 1’i” diye konuştu.



10 kat tasarruflu


Elektrikli otomobillerin tercih edilme sebeplerinin başında iki konu olduğunu belirten Yıldırhan, şunları söyledi:


“Elektrikli otomobillerin tercih edilme sebeplerinin başında iki konu var. Bir tanesi çevreci olması, diğeri ise tercih edenlerin daha tasarruflu olduğunu düşünmeleridir. Elektrikli araçlar çok tasarrufludur. Özellikle evde ya da iş yerinizde şarj ettiğinizde fosil yakıtlı bir araca göre 10 kata yakın tasarruf sağlamış oluyorsunuz. Elektrikli aracın çevreci olması ise baktığımızda elektrikli araçlarda müthiş bir sessizlik var ve en önemli özelliklerinden bir tanesi de gaz pedalına dokunulduğu zaman bütün enerjiyi lastikte hissedebiliyorsunuz. Çok ciddi ivmelenmeler edinebiliyorsunuz.”


Yıldırhan, “Biz Diyarbakır’da elektrikli araba devrimini başlatan firmayız. Bu iddiamızı yeni modellerimizle de gösteriyoruz. Şu an üç markanın Diyarbakır’da ve bölgede yetkili satıcısıyız. Vatandaşların ilgisi çok yoğun. Özellikle akaryakıt fiyatlarının artması ile birlikte vatandaşların ilgisi daha da arttı. Ayrıca elektrikli araçlarda fosil yakıtlı araçlara göre vergi avantajı çok ciddi söz konusu. Bizim sattığımız elektrikli araçlar yüzde 10’luk ÖTV dilimindeyken, fosil yakıtlı bir aracın Türkiye’de artık en ucuzu bile yüzde 80’lik ÖTV diliminde yer alıyor” ifadelerine yer verdi.


Elektrikli araçların fiyatlarının uygun olduğunu belirten Ayhan Kartal adlı vatandaş ise, “2. el araçlara bakmaya geldik, ama elektrikli araçları gördüm bayağı beğendim. İkinci el fiyatına sıfır elektrikli otomobil satıyorlar. Zaten artık elektrikli araçlara da talep daha çok. Bakalım eğer uyarsa almayı düşünüyoruz. Bu markayı ilk defa görüyorum, konforu baya iyiydi” dedi.



Türkiye’de 10 ayda satılan elektrikli araç sayısı 60 bini geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.