SAĞLIK - 22 Nisan 2025 Salı 09:30

Aşı olun çağrısı

A
A
A
Aşı olun çağrısı

DÜZCE(İHA) – Dr. Dilek Akıncı, aşı reddi risklerine değinerek "Aşı yapılma oranı azalırsa geçmiş yıllardaki gibi ciddi salgınlar oluşabilir" dedi.


Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Dilek Akıncı, Aşı Haftası dolayısıyla bilgilendirmede bulundu.


Akıncı, aşı ile ilgili olarak "Aşı, canlılarda bazı hastalıklara karşı bağışıklık oluşturarak canlının o mikroorganizmayı tanımasını ve ona karşı koruyucu yanıt oluşturmasını, sonrasında da o hastalığa karşı korunmasını sağlayan tıbbi bir ilaçtır. Aşı gücü azaltılmış ya da öldürülmüş mikroorganizmaların kendisinden veya sadece bir bölümünden hazırlanan bir maddedir" dedi.



"Bazı hastalıklar etkin ve yüksek oranda aşılama ile yok edilmiştir"


Aşının, çevre sağlığı hizmetlerinden sonra en güvenli ve etkili koruyucu sağlık hizmeti olduğunu vurgulayan Dr. Akıncı, "Aşının tarihi çok eskilere dayanır. Hatta bazı hastalıklar etkin ve yüksek oranda aşılama ile yok edilmiştir. Bazı salgınlar aşılar sayesinde durdurulmuştur. Ülkemizde de 1930 yılından itibaren aşılar uygulanmaktadır. 1930’da çiçek, 1937’de difteri ve boğmaca, 1952’de verem, 1963’de çocuk felci, 1968’de tetanoz ve 1970’de kızamık aşısı yapılmaya başlanmıştır" şeklinde konuştu.



"Aşıların koruyucu etkisinin arttırılması için tüm toplumu aşılamak daha önemlidir"


Dünya genelinde uygulanan bağışıklama programları ile her yıl 2,5 milyon çocuk ölümünün önlendiğini hatırlatan Akıncı, "Aşıların genel özelliği koruyuculuğunun yüksek olmasıdır. Ancak şunu unutmamak gerekir, aşıların koruyucu etkisinin arttırılması için tüm toplumu aşılamak daha önemlidir. Aşıların bir özelliği de hastalık seyrinde hafifletici etki yapmasıdır. Örneğin aşı hastalık bulaşmasına engel olmasa dahi, aşılı bir insan da söz konusu olan hastalık daha hafif, aşısız insanda daha ağır hatta bazen ölümcül seyredebilir" ifadelerine yer verdi.


Aşıların oluşturulma teknolojisine göre aşı yapılacak grupların değişebildiğini kaydeden Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, genel olarak tüm bebek ve çocuklara, 65 yaş üstü kişilere, gebelere, sağlık çalışanlarına, kronik hastalığı olanlara bazı aşıların önerildiğini bildirdi.


Ülkemizde aşı ile bağışıklama düzeyi hakkında bilgi paylaşan Öğretim Üyesi Akıncı, "Ülkemizde çocuk yaş grubunda şu an verem, difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci, hepatit B, hepatit A, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği, pnömokok ve hemophilus influenza tip B gibi menenjit ve zatürre aşıları olmak üzere toplam 13 hastalığa karşı aşı yapılmaktadır. Bunların dışında kuduz, zona, HPV, meningokok, influenza (grip), COVID-19, tifo, sarıhumma, japon ensefaliti (beyin enfeksiyon) ve kolera gibi aşılar bazı risk gruplarına önerdiğimiz diğer aşılardır" şeklinde konuştu.



"Aşı muhalifliği artarsa tehlikeli bir boyut alabilir"


Aşı reddi risklerine değinen Akıncı, "Aşı karmuhalifliği artarsa tehlikeli bir boyut alabilir, çünkü ülkemiz göç gibi bazı sebeplerden dolayı ara ara aşısı olan hastalıklara karşı açık hale geliyor. Ancak çocuklarımız aşılı olduğu için şu an sorun teşkil etmiyor. Şayet aşı yapılma oranı azalırsa geçmiş yıllardaki gibi ciddi salgınlar oluşabilir" dedi.


Aşının yan etkilerinden korkup aşı olmamanın doğru bir çözüm olmadığını belirten Akıncı, "Bu hasta olduğumuzda ilaç kullanmak zorunda olmak gibi bir durum. Hatta ondan daha etkili, henüz hasta olmadan kişiyi ve toplumu korumak burada amaç. Tabi ki diğer ilaçlar gibi aşıların da yan etkisi olabilir ama aşıda kullanılan şey çok çok düşük oranda mikroorganizma veya onun molekülleridir. Siz aşıyla bunları vücudunuza almak istemiyorsunuz, ama hasta olunca yüksek oranda mikroorganizma vücuda giriyor. Ayrıca hastalık seyrinin komplikasyonları daha fazla ve daha tehlikeli, hatta bazen ölümcül olabiliyor. Bazen de bana bir şey olmaz diyebiliyor kişiler, ama onun hastalığı bulaştırdığı yakınlarında ağır seyredebiliyor. Bu yüzden sadece kendimiz için değil, yakınlarımız ve toplum için de aşı olmalıyız" şeklinde açıklamasını tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özgür Özel: "Bayramda burada odada durmak yerine sahada oluruz. Esas olarak meydandayız, sokaktayız" Mahkemece tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, TBMM’ye geldi. Özel, "CHP bayramda burada odada durmak yerine sahada oluruz. Esas olarak meydandayız, sokaktayız" dedi. Mahkemece tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, TBMM yanında bulunan Meclis Parkı’nda CHP’lilere seslendikten sonra TBMM’ye geldi. Çankaya Kapısı’ndan Meclise giriş yapan Özel, "Yarın burada bir türbülans olmaması için dün seçim yaparak, grup başkanı seçildim. CHP’nin 40 gün içinde kurultay yapması konusunda hem grupta hem toplumda talep var. Delegeler aynı delegeler. Beni tam oyla yetkilendirdiler. Burada toplumsal tansiyon var. Darbelere itiraz ediyor. 15 Temmuz’da demokrasi tarafında yer almıştım. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu hedef alındığında milletin yanında duruyorum" ifadelerini kullandı. "Kurultay yapılmazsa ne yapacaksınız?" sorusuna Özel, "Siyasi Partiler Kanunu, tüzüğün bize verdiği yetkiler var. İmza toplayacağız, Parti Meclisi olağanüstü, karar kuvvetinde yapabileceğimiz ne varsa yapacağız" şeklinde konuştu. "Bayramda ne yapacaksınız?" sorusu üzerine ise Özel, "Bayramda burada odada durmak yerine sahada oluruz. Esas olarak meydandayız, sokaktayız" dedi. Özel, daha sonra CHP Grubu’ndaki genel başkanlık makamına geçti. Burada ’CHP Genel Başkanı Özgür Özel’ isminin yer aldığı görüldü. Özgür Özel, parti il başkanları ve milletvekilleri ile toplantı yapacak.
Ankara AK Partili Büyükgümüş: "Kendi krizlerini bizim üzerimizden örtmeye çalışmasınlar" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, CHP’de yaşanan son gelişmeler ve Cumhurbaşkanı ile AK Parti’ye yönelik suçlamalara ilişkin, "Kendi krizlerini bizim üzerimizden örtmeye çalışmasınlar" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, CHP’de yaşanan son gelişmeler ve Cumhurbaşkanı ile AK Parti’ye yönelik suçlamalara ilişkin açıklamada bulundu. Büyükgümüş, CHP içerisindeki tartışmaların tarafı olmadıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı ve partiye yönelik ithamlara karşı gerekli cevabın verileceğini ifade etti. Yaşanan sürecin CHP’nin kendi iç meselesi olduğunu ifade eden Büyükgümüş, parti içindeki tartışmaların sorumluluğunun başka alanlara yöneltilmeye çalışıldığını belirterek, "Mahkemeye başvuranlar CHP’li, delil sunanlar CHP’li, birbirini suçlayanlar CHP’li, kurultay tartışmasının tarafları CHP’li. Sıra iç hesaplaşmalarının siyasi faturasını ödemeye gelince hedef yine Cumhurbaşkanımız ve AK Parti oluyor" dedi. CHP’de yaşanan kurultay tartışmaları ve koltuk mücadelesinin ne AK Parti’nin ne de milletin gündeminde olmadığını belirten Büyükgümüş, "Biz CHP’nin kendi iç meselesinin tarafı değiliz. Ancak Cumhurbaşkanımıza ve partimize yöneltilen her haksız ithama karşı cevabımız nettir. Herkes haddini bilsin. Kendi krizlerini bizim üzerimizden örtmeye çalışmasın" dedi.