ÇEVRE - 30 Nisan 2025 Çarşamba 12:27

Tarım ve doğal kaynaklar üzerinde etkili

A
A
A
Tarım ve doğal kaynaklar üzerinde etkili

DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi’nde (DÜ) düzenlenen iklim değişikliği söyleşisinde konuşan Marmara Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Kemal Güneş iklim değişikliğinin özellikle tarım ve doğal kaynaklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.


DÜ Ziraat Fakültesi ile Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen İklim Değişikliği Odağında Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi başlıklı söyleşi, Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aybike Ayfer Karadağ, Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Rektör Sözbir, iklim değişikliğinin tüm insanlığı ilgilendiren küresel bir sorun olduğunu belirterek, "Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda üniversiteler olarak sorumluluk üstlenmeliyiz. Öğrencilerin bu bilinçle yetişmesi, geleceğimiz için büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.


Programa konuşmacı olarak katılan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Kemal Güneş, iklim değişikliğinin özellikle tarım ve doğal kaynaklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Sunumunda Türkiye’nin toprak ve su kaynakları açısından mevcut durumunu değerlendiren Doç. Dr. Kemal Güneş, iklim değişikliğinin toprak yapısı, verimlilik ve su kaynakları yönetimi üzerindeki olumsuz etkilerine değindi. Türkiye’deki arazi varlığının sürdürülebilir kullanımının giderek daha kritik hale geldiğini vurgulayan Güneş, Avrupa tarım sektörü ile yapılan karşılaştırmalarla mevcut sorunlara ışık tuttu.


Etkinlikte; erozyon, tuzluluk, toprak kirlenmesi gibi temel sorunlar ele alınırken, bu sorunların iklim değişikliği ile ilişkisi bilimsel bir çerçevede konuşuldu. Toprak profilinin analizi ve sürdürülebilir toprak yönetimi yöntemleri üzerine yapılan sunumlar, öğrencilere uygulamalı bilgiler kazandırdı.


Tarımda kullanılan suyun verimli ve etkin kullanımı için geliştirilen stratejiler ile birlikte, tarımsal faaliyetlerden dönen suların ve evsel atık suların yönetimi konusunda örnek uygulamalara yer verilen etkinlikte, havza koruma planlarının önemi, su kalitesini korumaya yönelik modeller ve politika önerileri katılımcılarla paylaşıldı.


Etkinlik, soru-cevap bölümü ve günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.



Tarım ve doğal kaynaklar üzerinde etkili

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."