KÜLTÜR SANAT - 07 Ocak 2022 Cuma 16:25

Edirne müzelerin başkenti olacak

A
A
A
Edirne müzelerin başkenti olacak

Tarihte kurulmuş Türk Devletleri Müzesi, Osmanlı Padişahları Müzesi, Padişah Çadırı Müzesi ve Balkanlarda Osmanlı Eserleri Müzesi olarak restore edilen 200 Ocaklı Ekmekçizade Kervansarayı’nda düzenlenen tanıtım toplantısında kentte oluşacak 12 müzeler zincirinin 4 halkası tarihi kervansarayda kurulacak.

Tarihte kurulmuş Türk Devletleri Müzesi, Osmanlı Padişahları Müzesi, Padişah Çadırı Müzesi ve Balkanlarda Osmanlı Eserleri Müzesi olarak restore edilen 200 Ocaklı Ekmekçizade Kervansarayı’nda düzenlenen tanıtım toplantısında kentte oluşacak 12 müzeler zincirinin 4 halkası tarihi kervansarayda kurulacak.


Edirne’deki tarihi kervansaraya Türk ve Osmanlı İmparatorluğu tarihinin ve Balkan Coğrafyasının anlatıldığı müze kurulması çalışmalarında sona yaklaşıldı. Restorasyon çalışmaları devam eden Ekmekçizade Kervansarayı’nda “Müzeler Lansmanı” Edirne Valisi Ekrem Canalp’in katılımıyla gerçekleştirildi.


Ekmekçizade Kervansarayı’nda kurulacak "Tarihte Kurulmuş Türk Devletleri Müzesi", "Osmanlı Padişahları Müzesi", "Padişah Çadırı Müzesi", "Balkanlar’da Osmanlı Eserleri Müzesi" ile Edirne bu yolda müzelerin başkenti olma hedefine ulaşmış olacak.


Ekmekçizade Kervansarayı’ndadüzenlenen müzeler tanıtımına katılan Edirne Valisi Ekrem Canalp, İl Kültür Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Çevre Vakfı Koruma Müdürü Ali Eraslan ve diğer yetkililerle birlikte restorasyon alanlarını dolaşarak, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.


Osmanlı İmparatorluğu padişahlarından olan Kanuni Sultan Süleyman ,IV. Mehmet (Avcı Mehmet), Sultan Orhan Gazi, Yavuz Sultan Selim Han ve Sultan 2. Murat Han olmak üzere 5 padişahın heykeli Ekmekçizade Ahmetpaşa Kervansarayı’nın girişinde örnek olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Ekmekçizade Ahmetpaşa Kervansarayı’nın Edirne’nin tarihi anlamında çok güzel bir mekân ve aynı zamanda mimari anlamda da muhteşem bir eser olduğunu söyleyen Edirne Valisi Ekrem Canalp, bir bölümünü Devlet Tiyatrosu olarak hizmete açtıklarını, diğer kısmında da müzeler zincirinin 4 halkasını bu tarihi mekânın içinde yer alacağını aktardı.


Edirne’de daha önce sözü edilen 12 zincirden oluşacak bir müzeler zincirinin 4 halkasının Tarihi Ekmekçizade Ahmetpaşa Kervansarayı’nın içinde yer alacağını söyleyen Edirne Valisi Ekrem Canalp, “Bu 4 halkadan birisi tarihte kurulmuş olan Türk devletlerini anlatan halka olacak. Dolayısıyla Edirne’ye ziyarete gelen herkes bu Türk devletlerini bu tarihi mekânın içerisinde görebilecek. Özellikle gençlerimiz ve çocuklarımız Türkiye Cumhuriyetinin tarihsel köklerinin nereye kadar gittiğini ve milletimizin 10 bin yıllık tarihi serüveni içinde bugünlere nasıl geldiğini de tekrar görme imkânına kavuşacaklar” dedi.


Türkiye Cumhuriyetinden önce kurulmuş en büyük devlet olan Osmanlı İmparatorluğuna özel bir önem verdiklerini belirten Vali Canalp, “Bunun için de Osmanlı imparatorluğunun padişahlarının tamamının silikon heykellerinden oluşan bir müzeyi de herkesin beğenisine sunmuş olacağız. Osmanlı padişahlar müzesi bittikten sonra bizi imalatını da bitirdiğimiz Otağ-ı Hümayun bekliyor. Dolayısıyla ziyaretçilerimiz Osmanlı padişahlarının hepsini gördükten sonra padişahların seferlerdeki savaşlardaki bir nevi sarayı olan Otağ-ı Hümayun’u da görme imkânını bulacaklar. Bu müzelerden bir diğeri de Osmanlı eserlerini sergileyeceğimiz Balkanlardaki Osmanlı müzesi olacak. Türkiye’de bununa herkes Osmanlı dediğimiz zaman ecdat yadigârı o toprakları ziyaret etme imkânı bulacak. Bunun fotoğraflarını gördüğümüz zaman çok farklı duygulara kapılıyoruz” ifadelerine yer verdi.


Edirne’ye gelen misafirlerin balkanlarda yer alan o muhteşem eserlerin minyatürlerini bu kervansarayda görme imkânına kavuşmuş olacağını vurgulayan Vali Canalp, “Bu muhteşem eserlerle ilgili her türlü bilgiyi de burada balkanların başkenti kalbi olan Edirne’de görme imkânına kavuşmuş olsunlar. Bu 4 müze ile birlikte burası müzeler kompleksi haline gelecek” şeklinde açıklamada bulundu.


Kervansarayın karşısındaki tarihi okulun restorasyon çalışmalarında da sona gelindiğini aktaran Vali Canalp, tamamlanmasının ardından Geleneksel Türk El Sanatları Müzesinin açılacağını müjdeledi.


Kurulacak müzeler ile birlikte Edirne turizmine güzel bir katkı sağlanacağını söyleyen Canalp, "Bu durum Edirne ekonomisine de pozitif yansıyacaktır. Ama ekonomiden, turizmden ve ticaretten öte bu yapılanlar bizim tarihe olan bir vefamızın gereğidir. İnşallah yakın bir zaman içerisinde buradaki müzelerin hepsini faaliyete geçirdiğimiz zaman Edirne tam iddia ettiğimiz gibi kültürün ve müzelerin başkenti olma yolunda en önemli hamlelerden birini gerçekleştirmiş olacaktır" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Mühendislik öğrencilerine sektör deneyimi Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi’nde, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeye yönelik düzenlenen etkinlikte öğrencilere sektör deneyimi aktarıldı. İki gün sürecek etkinlik kapsamında 2 farklı firmanın araştırma-geliştirme (Ar-Ge) çalışmaları tanıtılırken, teorik eğitimlerin ardından öğrencilere yönelik uygulamalı atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Etkinlikte mühendislik öğrencilerine, sektör temsilcileriyle doğrudan etkileşim kurma ve mesleki deneyim kazanma fırsatı sunuldu. Dr. Öğr. Üyesi Selim Aras moderatörlüğünde düzenlenen programın açılış konuşmasında öğrencilere hitap eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, üniversite-sanayi iş birliğinin önemine dikkat çekti. Kurnaz, üniversitelerde sanayi iş birliklerinin artırılmasıyla projelerin, patentlerin ve akademik yayınların gelişebileceğini belirterek, öğrencilerin kendilerini sürekli geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Okul sonrası sektör temposunun yoğun olacağını kaydeden Kurnaz, öğrencilerin üniversite yıllarını iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Elektronik temsilcilerinden Semih Atakuru da üniversite öğrencilerinin kariyer planlaması sürecinde yaşadığı kararsızlıklara değinerek, özellikle gömülü sistemler alanında öğrencilerin sektörde iş bulma konusunda çeşitli zorluklar yaşadığını belirtti. Bu nedenle üniversitelerde eğitimler ve uygulamalı atölyeler düzenlediklerini ifade eden Atakuru, Özdisan’ın 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini ve geçen yıl dünyanın en iyi 32’nci elektronik komponent distribütörü seçildiğini söyledi. Etkinlik, elektronik temsilcilerinin gerçekleştirdiği sunumlarla devam etti. Etkinlik kapsamında atölye çalışmalarında öğrencilere mesleki deneyimler aktarılırken, Ar-Ge süreçleri ve sektörün güncel ihtiyaçları hakkında bilgiler verildi, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Programa Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yıldıray Topçu, Teknoloji Transfer Ofisi (OMÜ-TTO) Başkan Vekili Doç. Dr. Fatih Çalışkan, OMÜ-TTO Koordinatörü Doç. Dr. Gediz Uğuz, firma temsilcileri ile öğrenciler de katıldı.
Muş Muş’ta kadın emeği ile 80 bin karpuz fidesi toprakla buluşturuldu Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaya giden kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında, binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni ediyor. Sabah erken saatlerde başlayan çalışmalar gün boyu devam ediyor. Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden alınan verilere göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Yaklaşık 20 kişilik bir ekiple gece gündüz demeden çalıştıklarını dile getiren Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu. (İG-MSA-Y)
Muğla Muğla’da zeytinyağının "Kalite Yolculuğu" ödüllerle taçlandı Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "7. Zeytinyağı Kalite Yarışması"nın ödül töreni, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirildi. Sektör paydaşlarını bir araya getiren törende, Muğla’nın "hayat ağacı" zeytinin kalitesini tescilleyen üreticiler ödüllerine kavuştu. Törenin açılış konuşmasını yapan Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla’nın tarım potansiyeline dikkat çekerek zeytinin il ekonomisindeki stratejik önemini vurguladı. Baydar, Muğla’nın 2 milyon dönümlük toplam tarım arazisinin 1 milyon dönümünün zeytinliklerden oluştuğunu belirtti. Muğla, 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı varlığına sahip. Son 10 yılda zeytinlik alanları ve ağaç sayısı yüzde 3 oranında artış gösterdi. Bu yıl yarışmaya 161 üretici katıldı. Bakanlık ve İl Müdürlüğü kanalıyla Muğlalı çiftçilere toplam 725 milyon TL destek sağlandı. Bunun 260 milyon TL’si bitkisel üretim desteği olarak aktarıldı. 2006’dan bugüne 39 zeytinyağı tesisinin modernizasyonu için 29 milyon TL destek verilirken, 670 üreticiye de hasat makineleri desteği sunuldu. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, törende yaptığı konuşmada zeytinyağının hem sağlık hem de gastronomi açısından vazgeçilmez bir değer olduğunu ifade etti. Muğlaspor’un başarısını kutlayarak sözlerine başlayan Vali Akbıyık, zeytinin markalaşma sürecine değindi. Milas zeytinyağının AB Coğrafi İşaret almasının ardından bölgede zeytinyağı üzerine 54 yeni marka oluştuğunu müjdeledi. Üretimin ve kalitenin artmasının aile ve ülke ekonomisine doğrudan katkı sağladığını belirten Akbıyık, "Toprak olmadan, üretim olmadan gelecek olmaz" diyerek tüm çiftçilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı. Törende, projenin hayata geçirilmesinde katkı sağlayan; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Zeytindostu Derneği, Muğla Ticaret Borsası ve bölgedeki tüm ticaret ve ziraat odalarına teşekkür edildi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından dereceye giren üreticilere ödülleri takdim edildi. Tören, yerel üreticilerin başarılarının kutlandığı toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.