ASAYİŞ - 02 Nisan 2022 Cumartesi 18:02

Tır şoförleri yetkililere seslendi: "Gümrüklerde çektiğimiz çileleri görün"

A
A
A
Tır şoförleri yetkililere seslendi: "Gümrüklerde çektiğimiz çileleri görün"

Türkiye’den Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda 23 kilometrelik kuyrukta bekleyen tır şoförleri, gümrüklerde çektikleri çilelerin görülmesi için yetkililere seslendi.

Türkiye’den Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda 23 kilometrelik kuyrukta bekleyen tır şoförleri, gümrüklerde çektikleri çilelerin görülmesi için yetkililere seslendi.


Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda sıraya giren tır şoförlerinin en büyük sorunlarının başında tuvalet olmaması geliyor. Bunun yanı sıra mültecilerin halat koparma, arabaların içine girme ve çadırları kesmesi de tır şoförlerini uykusuz bırakıyor.


23 kilometrelik kuyrukta sıraya giren tır şoförleri, bir yandan sıranın kendilerine gelmesini beklerken, öte yandan ise 24 saat uykusuz kabusa dönüşen mültecilere karşı araçlarının başında nöbet tutuyor. Gümrüklerde çektikleri çilelerin görülmesini istediklerini belirten sürücüler, ihtiyaçlarını karşılamak için de yetkililerden yardım bekliyor.



"Her taraf pislik içinde tuvalet bile yok"


22 kilometre iken tır kuyruğuna girdiğini söyleyen Hami Ozkay, Ramazan ayının da başlamasıyla birlikte aileden uzakta yollarda iftar açmanın hüznünü yaşadıklarını belirtti. Her tarafın pislik içinde olduğunu ve tuvalet bile olmadığını aktaran Ozkay, "Romanya plakalı bir tırcı arkadaşımızın kasasında mülteci çıktı. Biz zaten böyle sıkıntılar çekiyoruz. Mültecilerden çok çekiyoruz. Brandaları yırtıyorlar, mühürleri kopartıyorlar. Hamzabeyli Sınır kapısında çok bekliyoruz" dedi.



"24 saat mülteci nöbetindeyiz"


Gümrüklerin çalışmaması nedeniyle sıra oluştuğunu söyleyen tır şoförü Üzeyir Yıldız, "Bu da yetmezmiş gibi araçlar sollama yapıyor. Tırcılar olarak iftarımızı dolaplarımızdaki malzemelerimizle kendi imkanlarımızla yapıyoruz. 24 saattir buradayız. Uyuyamıyoruz zaten, burada mülteci nöbetindeyiz. Halat koparmalar, arabalarımıza girmeler, çadırlarımızı kesmelerle karşı karşıyayız. Tüm arkadaşlarımız bunlarla mücadele ediyor. Her aşağı indiğimizde halatlarımızı, arabalarımızı, mühürlerimizi kontrol ediyoruz. Bizim ne çektiğimizi görmek istiyorlarsa bizimle birlikte 24 saat 1 nöbet tutsunlar ya da tek seferlik sıraya gelsinler. Böyle bir anlayış yok. Tuvalet yok bir şey yok. Çok zor durumdayız" dedi.



"20 saattir kuyrukta bekliyorum"


İstanbul’dan yükümü araca yükleyip 22 kilometrelik sıraya girdiğini söyleyen tır şoförü Furkan Yormaz, 20 saattir sırada beklediğini ve hala GTİ tır parkına bile giriş yapamadığını aktardı.



"Mülteci sorunları var tuvalet ihtiyaçlarımızı gideremiyoruz"


Yaşadıkları en büyük sıkıntılardan birisinin mülteci sorunu diğerinin ise tuvalet olmadığı için ihtiyaçlarını giderememesi olduğunu aktaran Yormaz, "Yetkililerimiz bu sırayı görmüyor mu? Acaba hiç mi tır şoförü akrabaları yok. Bu adamlara biz saatlerce sırada bekliyoruz gidin bir ilgilenin demiyorlar mı? Hafta sonu herkes evinde keyfine bakıyor tırcı da yol kenarında sıra beklesin. Böyle olmaz. Gelip sorunun çözümü için görüşme yapsınlar. Bulgaristan mı çalışmıyor, Türkiye mi çalışmıyor yetkililer sesimizi duyuyorsa gelip buraya bir baksınlar. Memurlara neden yavaş çalışıyor diye sormak yerine gelip bizimle konuşsunlar" ifadelerine yer verdi.



"Gümrüklerde çektiğimiz çilelerin görülmesini bekliyoruz"


Tır Şoförü Abdullah Güzel, "Kayseri’den mobilya yükledim. Fransa’ya gidiyorum. Şu gümrüklerde çektiğimiz çilelerin görülmesini bekliyoruz. Araştırma yapan kimseyi göremiyoruz. 24 saat uykusuz yollarda sıralarda geliyoruz. 9 saat çalışma hakkımız var. 9 saat burada sırada bekleyip üstüne 11 saat yatıp biz ne zaman yola gideceğiz. Ne zaman malı boşaltacağız. Amaç ihracatı engellemek mi anlayamadık. Bize bir destek olacak yetkili bekliyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.