KÜLTÜR SANAT - 22 Mayıs 2025 Perşembe 11:51

Mimariyle yazılmış tarih: Edirne’nin Selatin camilerinde gizli anlamlar ortaya çıktı

A
A
A
Mimariyle yazılmış tarih: Edirne’nin Selatin camilerinde gizli anlamlar ortaya çıktı

Edirne’deki Selatin camileri üzerine yürütülen akademik çalışmalarda, Osmanlı mimarisinin sadece yapısal değil, anlam ve semboller dünyasında da önemli mesajlar taşıdığı ortaya çıktı.


Edirne’deki selatin camilerle ilgili araştırmalar yapan Prof. Dr. Engin Beksaç ve yüksek lisans öğrencisi Erdem Bayram’ın birlikte yürüttüğü araştırmalarda, başta Selimiye olmak üzere, Eski Cami ve Üç Şerefeli Cami’nin sosyolojik, kültürel ve teolojik yönleriyle taşıdığı sembolik yönleriyle derinlemesine ele alındı.


Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Erdem Bayram, özellikle halkın bu yapılarla olan kültürel bağını ve camilerin tarihi anlamlarını incelemeye çalıştıklarını belirtti.


Edirne’deki tarihi camilerin yapılan araştırmalar sonucu yalnızca ibadet mekânı değil, aynı zamanda Osmanlı’nın sosyo-politik anlatısını ve sanatsal vizyonunu yansıtan güçlü semboller olduğunu bir kez daha ortaya koydu.



"Bu camiler görsel bir kitap gibidir"


Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne’nin bu yönüyle oldukça dikkat çekici bir kent olduğunu belirterek, "Buradaki yapılardan Eski Cami, Üç Şerefeli Cami, Bayezid Cami ve elbette Selimiye Camii birer semboller içinde şekillenmiş ve adeta görsel bir kitap gibi okunabilecek yapılardır. Bu noktada yaptığımız çalışmalar çok önemli sonuçlar ortaya koydu. Kendisinin yüksek lisans sürecinde özellikle Selatin camilerinin sembolik yönleri üzerine yaptığı araştırmalar, bu yapıların başlı başına birer anlam katmanı olduğunu gösterdi. Söz konusu camilerin Osmanlı döneminde birer güç ve kimlik göstergesi olarak inşa edildi. Günümüzde bu anlamlar yeterince anlaşılmasa da ilerleyen zamanlarda daha fazla kavranacağını biliyoruz. Osmanlı döneminde kaleme alınmış pek çok eserde de bu sembollere yer verildiğini görmek mümkün. Selatin camiler, başlı başına birer görsel kültür objesi olarak değerlendirilmelidir. Bu kültürel gücün farkına varmamız gerekiyor" dedi.



"Her biri birer sembol, birer anlatıdır"


Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Erdem Bayram, "Eski Cami, bir Fetret Devri yapısı olarak siyasal anlam taşıyor. Edirne’nin fethinin simgelerinden biri olduğunu görüyoruz. Hâlâ cuma hutbelerinde kılıçla hutbe verilmesi, cami içindeki Hacı Bayram Veli’ye ait vaaz kürsüsü, halk arasında bu yapının sembolik kimliğini sürdürdüğünü gösteriyor" dedi.


Bayram, Üç Şerefeli Camii’nin II. Murad dönemindeki saltanat mücadelesi sırasında, Osmanlı’nın devletleşme sürecinin bir göstergesi olarak inşa edildiğini, Selimiye Camii’nin ise Türk-İslam mimarisinin doruk noktası olduğunu vurguladı.



Mimariyle yazılmış tarih: Edirne’nin Selatin camilerinde gizli anlamlar ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun "Kahraman kurye" araç kundaklamaktan tutuklandı Samsun’da bir dönem pencereden düşmek üzere olan çocuğu kurtararak "kahraman kurye" olarak tanınan şahsın ile bir kişi araç kundaklamaktan tutuklandı. 1 kişi adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Olay, 5 Mart Perşembe günü sabaha karşı Atakum ilçesi Büyükoyumca Mahallesi’ndeki bir rezidansın otoparkında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, C.D.’ye (27) ait otomobilde yangın çıktı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürürken ilk değerlendirmede yangının elektrik arızasından kaynaklanmış olabileceği belirtildi. Ancak siteye ait güvenlik kameralarının incelenmesinde kar maskeli bir kişinin araca gelerek kundaklama yaptığı tespit edildi. Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın aydınlatılması için yaklaşık 120 güvenlik kamerasını inceleyerek şüphelinin güzergâhını adım adım takip etti. Yapılan çalışmalar sonucu yaklaşık 15 kilometrelik yaya iz sürme çalışmasıyla kundaklama olayını gerçekleştiren kişinin M.D (35) olduğu belirlendi. Gözaltına alınan M.D’nin ifadesinde, olayı M.K.’nin (43) para karşılığı yaptırdığını, olaydan iki gün önce arkadaşı M.S.’ye (37) ait araçla bölgede keşif yaptıklarını, olay günü ise ikametinden elektrikli scooter ile gelerek kundaklamayı gerçekleştirdiğini ve yine aynı şekilde olay yerinden ayrıldığını söylediği öğrenildi. Olayla ilgili M.K. ve M.S., Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler M.D, M.K. ve M.S. bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren M.D. ve M.K. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, M.S. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan M.D., 2019 yılında motosikletli kurye olarak çalışırken pencereden düşmek üzere olan çocuğu kurtararak "kahraman kurye" olarak tanınmıştı.
Şırnak İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" – İçişleri Bakanı Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti.Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi.Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi,Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi.Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.
Şırnak İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" ŞIRNAK (İHA) – İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi. Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi, Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi. Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.