ÇEVRE - 07 Mayıs 2025 Çarşamba 18:16

Prof. Dr. Fatih Konukcu: "Dünyanın en büyük problemi açlık"

A
A
A
Prof. Dr. Fatih Konukcu: "Dünyanın en büyük problemi açlık"

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Fatih Konukcu, iklim değişikliklerine dikkat çekerek, "Dünyanın en büyük problemi açlık" dedi.


Edirne’nin Keşan ilçesinde, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, "TR21 Trakya Bölgesinde İklim Değişimine Uyum için Nötr Arazi Bozulumu (İklimTrak) Projesi" çerçevesinde çiftçiye yönelik eğitim toplantısı yapıldı.


Eğitim toplantısında dünyadaki en problemin açlık olduğunu vurgulayan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Fatih Konukcu, bu anlamda yılda 9 milyon insanın açlıktan öldüğünü ve hayatını kaybedenlerin büyük bir bölümünün ise çocuklar olduğunu söyledi.



"Dünyada 5-6 derece sıcaklık artışı çok ciddi bir durum"


Ulusal iklim krizinin de ciddi boyutlara vardığını kaydeden Prof. Dr. Konukcu, "Açlığın ve yoksulluğun önlenmesi için Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 2015 yılından, 2030 yılına kadar gerçekleştirmek üzere 17 tane sürdürülebilir kalkınma hedefi koydu. Ancak gelişmeler gösteriyor ki maalesef bu kısa sürede çözüme ulaşmayacak. Açlık krizi de giderek artıyor. Bu krizin 4 ana nedeni var. Bunlardan en büyüğü iklim krizi. Bir diğer büyük neden ise çatışmalar. Daha önce yaptığımız çalışmalarda, 1970’li yıllara göre 0.9 santigrat derece bir sıcaklık artışı olacak dedik. Ancak Trakya’da 1.5 derece sıcaklık artışı meydana geldi. Her 5-6 yılda bir faz değiştiriyor. Maalesef her bir faz değiştiğinde bir önceki iyimser senaryo, sonraki senaryonun yerini alıyor. Bu bizi ve dünyayı çok ciddi meşgul edecek bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Vücudumuzun sıcaklığının 36.5 santigrat derece olduğunu düşünelim. 2 santigrat derece artsa yatağa düşeriz. Dünyada ise 5-6 derece sıcaklık artışından bahsediyoruz. Bu da çok ciddi bir durum" ifadelerini kullandı.



"Değişen iklime ayak uydurmak zorundayız"


Sunumunda, Türkiye’nin Akdeniz İklim Kuşağı’nda yer aldığı bilgisini de paylaşan Prof. Dr. Fatih Konukcu, "Akdeniz İklim Kuşağı, iklim krizinden en çok etkilenecek ülkeleri barındırıyor. İklim değişikliği en fazla tarım sektörünü etkiliyor. Dolayısıyla gıda güvencesizlik altına giriyor. Bu nedenle açlık ve yoksulluk en büyük problem olmuş oluyor. Yağış rejimlerinin değişmesini bekliyoruz. Özellikle ilkbahar ve yaz yağışlarının azalması, kar yağışlarımızın neredeyse sıfırlanması gündeme geliyor. Uzun süren kuraklıklar ve ani taşkınlara neden olacak aşırı yağışlar bekleniyor" dedi.


Toplantı, Dr. Bahadır Altürk, proje web sayfası ve iklim değişikliğiyle mücadele çerçevesinde geliştirilen ’Karar Destek Sistemi’ne yönelik tanıtım ve bilgilendirme sunumunun ardından sona erdi.



Prof. Dr. Fatih Konukcu: "Dünyanın en büyük problemi açlık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.