EĞİTİM
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:59 MCBÜ’KAF’26 ilk yılında büyük ilgi gördü Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Kariyer Fuarı MCBÜ’KAF’26, "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. İki gün boyunca kampüs genelinde yoğun katılımla devam eden etkinlik, kariyer fuarı ile bahar şenliklerinin birleştirilmesiyle hem akademik hem de sosyal açıdan zengin bir organizasyona dönüştü. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, öğrencilerini yalnızca bugünün değil geleceğin iş dünyasına da hazırlamayı hedefleyerek kamu, sanayi ve özel sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. Bu kapsamda MCBÜ’KAF’26, öğrenci odaklı eğitim anlayışını kariyer planlaması ve sektör iş birlikleriyle destekleyen önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Fuar süresince öğrenciler; firma tanıtımları, kariyer söyleşileri, seminerler, atölye çalışmaları ve sektör buluşmalarının yanı sıra öğrenci kulüpleri tarafından düzenlenen etkinliklerle de aktif şekilde yer aldı. Kulüp etkinlikleri ve interaktif programlar kampüs yaşamına dinamizm kattı. Katılımcılar, farklı sektörlerden temsilcilerle birebir görüşme imkanı bulurken staj, istihdam ve kariyer fırsatları hakkında doğrudan bilgi edindi. Program kapsamında iş dünyasının güncel beklentileri, girişimcilik, liderlik ve kişisel gelişim gibi konular ele alındı. MCBÜ’KAF’26, bahar şenlikleriyle birleştirilmesi sayesinde konserler, sahne performansları, ödüllü yarışmalar ve öğrenci kulüp etkinlikleriyle daha da renklendi. Kampüs genelinde oluşan festival atmosferi, öğrencilerin hem akademik hem sosyal açıdan keyifli ve verimli bir deneyim yaşamasına imkan sağladı. Katılımcılardan gelen olumlu geri dönüşler ise organizasyonun üniversite için gelecekte gelenekselleşebilecek önemli bir etkinlik olma potansiyelini ortaya koydu. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeyi ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlayan organizasyon, ilk kez düzenlenmesine rağmen geniş katılım ve yüksek etkileşimle dikkat çekti. MCBÜ’KAF’26, yoğun programı ve coşkulu atmosferiyle başarıyla tamamlandı. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, MCBÜ’KAF’26’nın üniversitenin vizyonunu ve öğrenci odaklı yaklaşımını yansıtan önemli bir organizasyon olduğunu belirterek, öğrencilerin iş dünyasıyla erken dönemde buluşmasının kariyer gelişimleri açısından büyük bir kazanım sağladığını ifade etti. Rektör Kibar, "Öğrencilerimizin yalnızca akademik bilgiyle değil, aynı zamanda sektör deneyimi, iletişim becerileri ve profesyonel yetkinliklerle mezun olmalarını son derece önemsiyoruz. Bu tür organizasyonlar, gençlerimizin iş dünyasını daha yakından tanımalarına, sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurmalarına ve kariyer planlarını daha bilinçli şekilde şekillendirmelerine önemli katkılar sunuyor. Aynı zamanda öğrencilerimizin motivasyonunu artırarak geleceğe daha donanımlı ve özgüvenli hazırlanmalarına imkan sağlıyor" ifadelerini kullandı. Kibar, MCBÜ’KAF’26’nın hayata geçirilmesinde katkı sunan başta sponsorlar olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara, tüm üniversite personeline ve etkinliğe yoğun ilgi gösteren öğrencilere teşekkür ederek, organizasyonun üniversite açısından önemli bir değer oluşturduğunu ve gelecek yıllara örnek teşkil eden başarılı bir organizasyon olduğunu söyledi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:57 Uğur Okulları Denizli’de yeni kampüsünde öğrencilerle buluşuyor Uğur Okulları Denizli Merkezefendi’deki yeni binasında hizmete başlıyor. Uğur Okulları Genel Müdürü Mustafa Çakır, modern eğitim altyapısı, güçlü akademik kadro, teknolojik donanımı ve öğrenci odaklı yaklaşımla Denizli’de eğitim hayatına önemli katkı sunmayı hedeflediklerini söylerken, yeni dönemde yeni bir kampüsle girecek olmaktan çok mutlu olduklarını belirtti. Uğur Okullar yeni eğitim-öğretim dönemde Denizli Merkezefendi’de açılacak yeni kampüsünde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde hizmet verecek. Yeni dönem hazırlıkları devam ederken basın mensuplarıyla bir araya gelen Uğur Okulları Genel Müdürü Mustafa Çakır, Denizli’de olmaktan çok mutlu olduğunu belirtirken, Türkiye ve Denizli’deki eğitim yatırımlarıyla ilgi değerlendirmelerde bulundu. Bütüncül eğitim yaklaşımı Mustafa Çakır yaptığı konuşmada "Biz eğitimi yalnızca akademik bilgi aktarımı olarak görmüyoruz. Öğrencinin akademik gelişiminin yanında; sosyal, duygusal, fiziksel ve kültürel gelişimini de merkeze alan bütüncül bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. Çünkü günümüz dünyasında yalnızca bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Asıl önemli olan; bilgiyi analiz edebilmek, yorumlayabilmek, problem çözümünde kullanabilmek ve yeni değerler üretebilmektir. Biz de eğitim modelimizi tam olarak bu anlayış üzerine inşa ettik. 21.yüzyıl becerilerini merkeze alan yaklaşımımız doğrultusunda öğrencilerimize; analitik düşünme, eleştirel bakış açısı, problem çözme, yaratıcılık, iletişim, iş birliği ve dijital okuryazarlık gibi yetkinlikleri sistemli biçimde kazandırıyoruz. Aynı zamanda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu bütüncül eğitim yaklaşımını da son derece önemsiyoruz." dedi. Kişiye özel koç Çakır, eğitimde kullandıkları kişiselleştirilmiş eğitim modeline yaygın imkan sunan yapay zeka destekli dijital eğitim platformu Metodbox’a da vurgu yaptı. Çakır "Metodbox sayesinde her öğrencimizin öğrenme sürecini bireysel olarak analiz ediyor; ihtiyaçlarına uygun içerikler, ölçme-değerlendirme uygulamaları ve kişiselleştirilmiş gelişim planları sunuyoruz. Sistem içerisinde yer alan "Kişiye Özel Koç" modeliyle özellikle sınav grubu öğrencilerimizin akademik gelişimlerini yakından takip ediyor, eksiklerini planlı ve sistematik şekilde tamamlamalarını sağlıyoruz." dedi. Yabancı dil ve çift diploma Öğrencilerin yabancı dil öğrenmelerine büyük önem verdiklerini de ifade eden Çakır, "Yabancı dil artık bir ayrıcalık değil; küresel dünyanın vazgeçilmez bir gerekliliğidir. Uğur Okulları olarak öğrencilerimize erken yaşlardan itibaren güçlü bir yabancı dil altyapısı sunuyoruz. Yoğun İngilizce programlarımızın yanında öğrencilerimiz ilkokuldan itibaren ikinci yabancı dil olarak Almanca eğitimi de almaktadır. Dil eğitimini yalnızca gramer odaklı değil; iletişim kurabilen, düşünebilen, üretebilen ve dünyayı anlayabilen bireyler yetiştirme anlayışıyla ele alıyoruz. Uluslararası bakış açımızı güçlendiren çift diploma programımız sayesinde öğrencilerimiz, Millî Eğitim Bakanlığı onaylı diplomalarının yanında 41 ülkede geçerli uluslararası ikinci bir diploma alma fırsatına da sahip olmaktadır." BAU Global Eğitim Ağı Uğur Okulları öğrencilerinin; BAU Global Eğitim Ağı’nın bir parçası olan Bahçeşehir Üniversitesi’nin uluslararası akademik iş birlikleri içerisinde yer alan üniversitelerde sunulan burs, geçiş ve akademik gelişim imkânlarından da yararlanabildiklerini söyleyen Çakır, STEM, erkenSTEM yaklaşımı ve ASDF Eğitim Modeli ile öğrencilerin bilimsel düşünme, üretme ve araştırma becerilerini desteklerini söyledi. Global Schools programı kapsamında öğrencilerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini tanıyan, çevresel ve toplumsal konulara duyarlı bireyler olarak yetişmelerini önemsediklerini de belirten Çakır, nitelikli eğitimi ülkemizin farklı şehirlerinde, daha geniş kitlelerle buluşturma hedeflerine yönelik çalıştıklarını ifade etti. LGS 2025’te 17 birinci Denizli’yle birlikte, Balıkesir Edremit, Yozgat, Ankara İncek, Ankara Ovacık ve Antalya Kumluca’da 6 yeni kampüs yatırımlarını hayata geçirdiklerini söyleyen Mustafa Çakır, Liselere Geçiş Sistemi merkezi sınav sonuçlarında Uğur Okulları Türkiye birincisi 17 öğrenci çıkarma başarısı gösterdiğini ifade ederek " Bu başarı bizler için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Bu başarı; planlı akademik sistemimizin, güçlü öğretmen kadromuzun ve öğrencilerimize sunduğumuz bütüncül eğitim yaklaşımının önemli bir sonucudur." diyerek, Denizli Kampüsünde de önemli dereceler çıkaracaklarına inandığını dile getirdi. "Öğrencilerimizi geleceğe hazırlarken onlara nitelikli eğitim sunmak en temel hedefimiz" Uğur Okulları olarak Denizli gibi eğitime değer veren bir şehirde tekrardan hizmet vermeye başladıkları için mutluluk duyduğunu ifade eden Uğur Okulları Okul Öncesi İlkokul Eğitim Öğretiminden Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Ebru Divrik, "58 yıllık deneyim ve güçlü geçmişe sahip markamızla, öğrencilerimizi geleceğe hazırlarken onlara nitelikli eğitim sunmayı en temel hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Değişen ve dönüşen dünyada çocuklarımızın bu sürece uyum sağlayabilmeleri için onları özellikle yeni nesil öğrenme becerileriyle donatmayı önemsiyoruz. Okul öncesi ve ilkokul döneminden başlayarak, erken yaşta yoğun İngilizce eğitimiyle öğrencilerimizin güçlü bir dil altyapısı kazanmalarını destekliyoruz. Bunun yanı sıra, teknolojiye hakim, Yapay Zeka okuryazarlığına sahip ve teknolojiyi etkin şekilde kullanabilen bireyler olarak yetişmeleri en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, öğrencilerimizi geleceğin dünyasına en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. "Öğrencilerimizi çağdaş eğitim anlayışına uygun şekilde hayata hazırlamayı hedeflemekteyiz" Öğrencilerin okul öncesinden lise kademesine kadar yalnızca akademik başarıya değil, aynı zamanda hayata hazırlamanın da temel öncelikleri arasında yer aldığını belirten Uğur Okulları Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi Müdürü Aslı Orman, "Bu doğrultuda, öğrencilerin yaşam becerilerini geliştirmek; özellikle sınav grubu öğrencilerimizin sınav kaygısı, motivasyon ve hedef belirleme süreçlerinde yanlarında olmak amacıyla psikolojik danışmanlık ve rehberlik birimimizde kapsamlı ve zengin içerikli bir eğitim süreci yürütüyoruz. Eğitim modelimiz; okul öncesi dönemde başlayan asalet ve zarafet dersleri, ortaokul kademesinde devam eden yaşam becerileri dersleri ve lise düzeyinde öğrencilerimizi geleceğe hazırlayan gelişim odaklı programlarla şekillenmektedir. Bu yaklaşım, öğrencilerimizi 21. yüzyıl becerileri ve çağdaş eğitim anlayışına uygun şekilde hayata hazırlamayı hedeflemektedir. Bu süreçte öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerini değil, aynı zamanda psikolojik sağlamlıklarını da desteklemeyi önemsiyoruz. Velilerimiz, öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle güçlü bir iş birliği içinde çalışarak; hayata güvenle adım atan, kendini tanıyan ve karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilen bireyler yetiştirmek en temel hedeflerimizden biridir" ifadelerini kullandı. "Okulumuzda uyguladığımız kişiye özgü öğretim modeli, yenilikçi bir eğitim anlayışına dayanmaktadır" Uğur Okullarının bünyesinde eğitim-öğretim süreci iki temel aşamada ele alındığını söyleyen Uğur Okulları Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, "İlk aşamada eğitim yaklaşımımız, öğrencilerimizin gelişimlerini destekleyen ve sınav odaklı olmayan bir yapıda ilerler. İkinci aşamada ise özellikle 8. sınıftan 12. sınıfa kadar uzanan süreçte, öğrencilerimize tüm ihtiyaçlarını kapsayan bütüncül bir eğitim modeli sunulmaktadır. Bu sistem sayesinde öğrencilerimizin okul dışında herhangi bir kursa ya da ek desteğe ihtiyaç duymadan eğitimlerini sürdürebilmeleri hedeflenmektedir. Okulumuzda uyguladığımız kişiye özgü öğretim modeli, her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan yenilikçi bir eğitim anlayışına dayanmaktadır. Bu modelin temelinde veri odaklı takip sistemi yer alır. Öğrencilerimizden elde edilen akademik veriler analiz edilerek değerlendirilir ve ardından her öğrenciye dijital kişiye özel bir koç atanır. Bu sisteme "KÖK" adı verilmektedir. KÖK sistemi kapsamında öğrencilerimize her hafta dijital ortamda bireyselleştirilmiş ödevler gönderilir. Bu ödevlerin takibi ve değerlendirilmesi sınıf öğretmenlerimiz tarafından yapılır. Süreç ilerledikçe öğrencinin performansı detaylı şekilde analiz edilir; eksik olduğu konu ve kazanımlara yönelik özel çalışmalar planlanarak yine kişiye özel ödevlendirme gerçekleştirilir. Amacımız; tamamen kişiselleştirilmiş bir eğitim modeliyle öğrenciyi merkeze alan, öğretmeni rehber konumunda güçlendiren, aynı zamanda erdemli, cesaretli, sorgulayan ve araştıran bireyler yetiştirmektir. Böylece öğrencilerimizi yalnızca sınavlara değil, yaşamın kendisine de en iyi şekilde hazırlamayı amaçlıyoruz.
Bursa eğitimde yeni bir dönemi başlıyor
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:44 Bursa eğitimde yeni bir dönemi başlıyor Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından, Millî Eğitim Bakanlığının "Okul Dışı Öğrenme Ortamları" projesi rehber alınarak hayata geçirilen "Bir Şehir Bin Derslik Bursa" projesi, düzenlenen anlamlı bir programla tanıtıldı. Muradiye El Yazmaları Müzesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirilen programa; Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Sayın Dr. Ömer Faruk Yelkenci, MEB Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Programda, Millî Eğitim Bakanlığının ortaya koyduğu "Okul Dışı Öğrenme Ortamları" yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan projenin kapsamı ve hedefleri paylaşıldı. Bursa’nın köklü tarihi, zengin kültürel mirası ve doğal güzellikleri, öğrenciler için birer öğrenme alanına dönüştürülerek eğitim sürecinin aktif bir parçası haline getiriliyor. Tanıtımda yapılan sunumlarda, proje kapsamında Bursa genelinde belirlenen 110 öğrenme mekânının dijital platforma entegre edildiği ve kurulan komisyonla yeni mekanların entegre sürecinin artarak devam edeceği bilgisi paylaşıldı. Böylece öğrencilerin; tarihî yapılar, müzeler ve doğal alanlar üzerinden yerinde ve deneyimleyerek öğrenmeleri hedefleniyor. Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Sayın Dr. Ömer Faruk Yelkenci ise konuşmasında okul dışı öğrenme ortamlarının önemine dikkat çekti. Eğitimin yalnızca sınıflarda sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Yelkenci, öğrencilerin farklı alanlarda kendilerini geliştirebilecekleri bir öğrenme ekosistemine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Yurt dışı gözlemlerinden örnekler paylaşan Yelkenci, gelişmiş eğitim sistemlerinde öğrencilerin okul dışında sanat, spor ve kültür alanlarında aktif olarak desteklendiğini belirterek, "Bütüncül bir eğitimden söz ediyorsak, bu imkânları sistemli ve erişilebilir hâle getirmek zorundayız" dedi. Proje kapsamında Türkiye genelinde binlerce okul dışı öğrenme alanının tanımlandığını ifade eden Yelkenci, bu alanların "kimlik kartları" ile standart bir öğrenme rehberine dönüştürüldüğünü belirtti. Bu sayede öğrencilerin ziyaret ettikleri mekânlarda nelere dikkat edeceklerini, hangi kazanımları elde edeceklerini sistemli bir şekilde öğrenebileceklerini dile getirdi. Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, konuşmasında eğitimin yalnızca okul ortamıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, şehrin tüm değerlerini eğitimle buluşturduklarını ifade etti. Çokgezer, Bursa’nın sahip olduğu tarihî ve kültürel birikimin öğrenciler tarafından yerinde deneyimlenmesinin kalıcı öğrenmeyi güçlendireceğini belirtti. Proje ile birlikte öğrenciler; camilerden çeşmelere, müzelerden doğal alanlara kadar pek çok mekânda; sanat, tarih ve kültürü yerinde gözlemleyerek öğrenme fırsatı bulacaktır. Böylece teorik bilgi, günlük yaşamla bütünleşerek daha kalıcı hale gelmesi planlanmaktadır. Program, katılımcıların Muradiye El Yazmaları Müzesi’ni gezmesi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Giresun’da çocuk gelişiminde öz güven ve özdeğer kavramlarının önemi ele alındı
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:36 Giresun’da çocuk gelişiminde öz güven ve özdeğer kavramlarının önemi ele alındı Giresun Kent Konseyince, "Çocuğunuza Vereceğiniz En Büyük Hediye: Öz Güven ve Özdeğer" konulu söyleşi gerçekleştirildi. Giresun Kent Konseyi’nin organizasyonunda, yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş’ın katılımıyla düzenlenen söyleşide, çocuk gelişiminde öz güven ve özdeğer kavramlarının önemi ele alındı. Programın açılışında konuşan Giresun Kent Konseyi Başkanı Dr. İsmail Cem Feridunoğlu, öz güveni yüksek ve özdeğeri sağlam bireylerin karşılaştıkları zorluklar karşısında yılmayan, kendi potansiyelini keşfedebilen ve topluma fayda sağlayan kişiler olduğunu belirtti. Ailenin bu süreçteki rolüne dikkat çeken Feridunoğlu, anne ve babanın sergilediği tutum ve kullandığı dilin çocukların iç dünyasında kalıcı etkiler bıraktığını vurguladı. Söyleşide konuşan yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş ise öz güvenli bireyleri hayata karşı mücadele gücü yüksek ve mutlu insanlar olarak tanımladı. Özdeğer ile öz güven arasındaki ilişkiye değinen Maraş, aile ortamında bu değerlerin doğru şekilde kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Çocuğun sosyalleşme sürecinde çevresel faktörlerden etkilenebileceğini ifade eden Maraş, bu etkilerin zaman zaman öz güven gelişimini olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtti. Ancak özdeğerlerin çocuk tarafından içselleştirilmesi durumunda bireyin kendi yolunu çizebileceğini ve dış etkilerin zarar veremeyeceğini dile getirdi. Program, geçmiş dönem Kent Konseyi Başkanı Uğur Karaibrahimoğlu’nun, yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş’a çiçek takdim etmesiyle sona erdi.
Hacı adaylarına Hac hazırlık semineri
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:18 Hacı adaylarına Hac hazırlık semineri Muğla’dan kutsal topraklara gidecek hacı adaylarına yönelik ‘Hac Hazırlık Semineri’ düzenlendi. Muğla İl Müftülüğü Konferans salonunda Müftülük Hac ve Umre Hizmetleri Şubesi tarafından düzenlenen ve iki gün süren seminerlerde, hac menasiki başta olmak üzere ibadetin baştan sona tüm ayrıntıları hacı adaylarıyla paylaşıldı. Seminerin açılışında konuşan Muğla İl Müftüsü Dr. Rüstem Can, hac ibadetinin maddi ve fiziki imkânları yerinde olan her Müslümana ömründe bir defa farz olduğunu ifade etti. Can, Allah’ın misafirlerine sunulan hizmetler kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, 86 bin hacının kutsal topraklarda ibadetlerini en rahat şekilde yerine getirebilmesi için tüm imkânlarını seferber ettiğini belirtti. Hac ibadetinin, kişinin anadan doğmuş gibi günahsız dönmesine vesile olduğunu vurgulayan Müftü Can, yapılacak ibadetlerin şimdiden makbul olmasını temenni ederek hacı adaylarını tebrik etti. Seminerde ayrıca Müftü Yardımcıları Erkan Saral ve Hamde Belgrat ile Menteşe İlçe Müftüsü Dr. Ertuğrul Akın tarafından haccın tüm detayları hacı adaylarına aktarıldı. Program sonunda seminere katılan hacı adaylarına katılım belgeleri takdim edildi. Ayrıca Menteşe İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından menenjit aşısı uygulanırken, yetkililer tarafından muhtemel hastalıklara karşı bilgilendirme yapıldı.
KBÜ, Kazakistan’da uluslararası iş birliği protokolüne imza attı
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:57 KBÜ, Kazakistan’da uluslararası iş birliği protokolüne imza attı Türkistan’da düzenlenen uluslararası sempozyumda, Karabük Üniversitesi’nin de aralarında bulunduğu 7 üniversite arasında akademik iş birliği protokolü imzalandı. Kazakistan’ın Türkistan şehrinde ahilik temasıyla gerçekleştirilen program, Türk dünyasından akademisyenleri bir araya getirdi. AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen ve ahilik temasıyla düzenlenen sempozyum, akademik iş birliklerinin geliştirilmesi ve ortak çalışmaların artırılması açısından önemli bir platform oluşturdu. Sempozyum kapsamında; Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Janar Temirbekova ile Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık başta olmak üzere, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Musa Kazım Arıcan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Mustafa Kasım Karahocagil, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Semih Aktekin, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Mehmet Saltan, Iğdır Üniversitesi Rektörü Ekrem Gürel ve İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Rasim Akpınar protokole imza attı. İmzalanan protokol ile üniversiteler arasında ortak akademik projeler geliştirilmesi, bilimsel araştırmaların artırılması ve öğrenci ile akademisyen hareketliliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Programın ardından TRT Avaz’a değerlendirmelerde bulunan Rektör Fatih Kırışık, Türk dünyası üniversiteleri arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, yapılan protokolün ortak projeler ve akademik çalışmalar açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Gaziantep’te gençlere küresel teknoloji eğitimi
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:42 Gaziantep’te gençlere küresel teknoloji eğitimi GASMEK ile Huawei iş birliğinde başlatılan ICT programı, uzaktan eğitim modeliyle gençleri uluslararası iş gücüne hazırlayacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı GASMEK, teknoloji alanında yeni bir eğitim programını hayata geçiriyor. Huawei ICT Academy iş birliğiyle başlatılan program, gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedefliyor. Küresel müfredatla eğitim Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Eğitim, Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek program kapsamında, Huawei’nin küresel standartlara uygun ICT müfredatı uygulanacak. Eğitimler tamamen uzaktan modelle gerçekleştirilecek. Program, katılımcılara mekandan bağımsız şekilde eğitim alma fırsatı sunacak. Uzaktan eğitim altyapısıyla farklı yaş ve kesimlerden bireylerin programa erişimi kolaylaştırılacak. Uluslararası kariyere açılan kapı Eğitimi tamamlayan katılımcılar, edindikleri bilgi ve becerilerle küresel iş gücü piyasasında yer bulabilecek donanıma ulaşacak. Program, uluslararası geçerliliğe sahip içerikleriyle dikkat çekiyor. Esnek ve erişilebilir yapısıyla program, eğitimde fırsat eşitliğinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Teknolojiye erişimin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Dijital dönüşüme destek GASMEK ile Huawei iş birliğinde başlatılan eğitim programı, Gaziantep’in dijital dönüşüm sürecine katkı sunarken, gençlerin teknoloji alanında yetkin bireyler olarak yetişmesini amaçlıyor.
YÖK ile EBSO arasında iş birliği protokolü
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:39 YÖK ile EBSO arasında iş birliği protokolü Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, İzmir’de, Yükseköğretim Kurulu ile Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) arasında "Üniversite-Sanayi İş Birliği Protokolü" imza törenine katıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) düzenlenen törende konuşan Özvar, protokolün, yükseköğretim sistemi ile sanayi arasında Türkiye’nin geleceğine dair ortak bir vizyonu ortaya koyduğunu ifade etti. Günümüz dünyasında yükseköğretim; ülkelerin kalkınma kapasitesini belirleyen, beşeri sermayesini şekillendiren, üretim yapısını dönüştüren ve uluslararası rekabet gücünü tayin eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Özvar, "Bu nedenle, yükseköğretim politikalarının sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil aynı zamanda gelecekteki ekonomik ve teknolojik değişimleri ve iş gücü ihtiyaçlarını öngören uzun vadeli bir anlayışla belirlenmesi gerekmektedir. Biz de son yıllarda yükseköğretim sistemimizi bu anlayışla yeniden yapılandırıyoruz" dedi. Yükseköğretimde yeni bir paradigma değişimini, stratejik bir dönüşümü hayata geçirdiklerini vurgulayan Özvar, şunları söyledi: "Bu paradigma değişimi, yükseköğretimi kalite, istihdam uyumu ve toplumsal katkı ekseninde yeniden tanımlayan bütüncül bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bizim için asıl önemli olan husus; mezunlarımızın öğrenim gördükleri alanda ne kadar yetkin oldukları, iş gücü piyasasına ne kadar hızlı ve sağlıklı bir şekilde entegre oldukları, edindikleri bilgi ve becerilerin sektörün beklentileriyle ne ölçüde örtüştüğü, üretime ne düzeyde katkı sundukları ve ülkemizin kalkınma hedeflerine nasıl bir değer kattıklarıdır." "Üniversite-sektör iş birliğini yapısal bir zorunluluk olarak görüyoruz" Özvar, yürütülen stratejik dönüşüm sürecinin en kritik boyutlarından birinin "yükseköğretim ile sektör arasındaki ilişkinin yeniden kurgulanması" olduğunu söyledi. "Bugün geldiğimiz noktada üniversite-sektör iş birliğini bir tercih olarak değil yapısal bir zorunluluk olarak görmek durumundayız" ifadesini kullanan Özvar, "Önümüzdeki temel mesele, yükseköğretim sistemimizin ürettiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, dinamik ve sürdürülebilir bir uyum tesis etmektir. İşte Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda gerçekleştirdiğimiz pek çok politika tam da bu hedef doğrultusunda şekillenmektedir" dedi. Özvar, yapay zeka, dijital teknolojiler, ileri üretim sistemleri, yeşil dönüşüm, enerji, tarım teknolojileri ve sağlık alanları gibi stratejik sektörlerde yeni programların açılmasının, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi. "OSB-MYO mezunlarının istihdam oranı yüzde 90’ların üzerinde" Amaçlarının yükseköğretim sistemini dönüşümü geriden takip eden değil, dönüşümü öngören ve yön veren bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirten Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu dönüşümün sahadaki en güçlü ve en somut yansımalarından biri, Organize Sanayi Bölgeleri Meslek Yüksekokulları yani OSB-MYO modelidir. Bu modelde öğrenciler yalnızca sınıfta değil, doğrudan üretim ortamında öğrenmektedir. Sınıfta edinilen teorik bilgi, aynı zamanda üretim bandında, atölyede veya sahada pratiğe dönüşmektedir. Bu durum, öğrenmenin doğasını değiştirmekte ve öğrencilerimizin mezuniyet sonrasında iş hayatına uyum süreçlerini önemli ölçüde kısaltmaktadır. Mevcut durumda 21 üniversitemizde 22 OSB-MYO faaliyet göstermektedir. Burada 37 farklı türde 119 program Kurulumuz tarafından desteklenmektedir. OSB-MYO mezunlarının istihdam oranlarının yüzde 90’ların üzerine çıkması bu projenin başarısını açık bir şekilde ortaya koymaktadır." Yükseköğretim Kurulu olarak başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurum-kuruluşları ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile bu modeli yaygınlaştırmak, mevcut yapıları güçlendirmek ve ülke geneline taşımak için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten Özvar, "Çok daha fazla sayıda OSB-MYO’yu ülkemize kazandıracağız" dedi. "7 ilimizde pilot uygulamalara başlıyoruz" Son dönemde izledikleri stratejik dönüşümün bir diğer önemli boyutunu da "işyeri temelli uygulamalı eğitim modeli"nin oluşturduğunu vurgulayan Özvar, şunları kaydetti: "Bu süreçte işletmeler yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda eğitim sürecinin aktif bir paydaşı haline gelmektedir. Müfredatın hazırlanmasından uygulama süreçlerinin yürütülmesine kadar pek çok aşamada sektör temsilcilerinin katkısı alınmakta, böylece eğitim ile üretim arasında güçlü bir bütünlük sağlanmaktadır. Bu modelin en önemli kazanımlarından biri; tıpkı OSB-MYO modelinde olduğu gibi, öğrencilerimizin mezuniyet öncesinde gerçek iş ortamıyla güçlü bir bağ kurmalarıdır. Bu kapsamlı dönüşümün sağlıklı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için pilot uygulamalara başlıyoruz. Bu doğrultuda Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 ilimizde uygulamayı başlatıyoruz." Özvar, bu çerçevede, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolünün de son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Yükseköğretim Kurulu ile TOBB arasındaki iş birliği çerçevesinde şu ana kadar 104 üniversitede 381 meslek yüksekokulunun 283 oda ve borsa ile eşleştirildiğini aktaran Özvar, "Hedefimiz; birlikte istihdama duyarlı programlar oluşturmak ve sektörün ihtiyaçlarına uygun eğitim ve staj olanaklarını artırmaktır. Bu kapsamda, eşleştirilen her meslek yüksekokulunda odalar ve borsalar tarafından belirli sayıda öğrenciye burs verilecektir. Benzer şekilde, İstanbul Sanayi Odası ile de bir iş birliği protokolü imzalamış bulunuyoruz" diye konuştu. EBSO ile imzalanan protokolün, bu bütüncül dönüşüm sürecine yeni bir güç ve yeni bir ivme kazandıracağını söyleyen Özvar, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın uzun yıllara dayanan üniversite-sanayi iş birliği tecrübesinin, bu anlamda son derece kıymetli bir birikimi ifade ettiğini vurguladı. "Ar-Ge ve inovasyon gibi birçok alanda somut adımlar atılacak" Bu protokolle, bölgedeki üniversiteler ile sanayi arasındaki iş birliğinin çok daha sistematik, programlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağını vurgulayan Özvar, "İşletmede mesleki eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, müfredatların sektör katkısıyla güncellenmesi, yeni programların birlikte tasarlanması, Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinin ortaklaşa yürütülmesi gibi birçok alanda somut adımlar atılacaktır. Bu yönüyle imzaladığımız protokol; yükseköğretim ile sanayi arasında güçlü ve kalıcı bir ekosistem kurma iradesinin somut bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı. İzmir verilerini paylaştı Bugün imzaladıkları protokolün bu büyük dönüşüm sürecine önemli katkılar sunacağına yürekten inandığını belirten Özvar, "Bu protokol, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın katkılarıyla İzmir’de 8 üniversitemizi ve bir vakıf meslek yüksekokulumuzu doğrudan etkilemektedir. Sunulan güncel verilere göre İzmir’de bu kapsamda yer alan 41 farklı sektörle yapmış olduğumuz analiz sonucunda eşleşmiş olan 93 farklı program türünde eğitim gören toplam 12 bin 627 öğrenci işletmede mesleki eğitim imkanlarından istifade edecek" dedi. "Amacımız, arz-talep dengesine katkı sunmak" EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’a sanayinin ihtiyaç duyulan alanlarına ve mesleki eğitimin geliştirilmesine verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti. Yorgancılar, "Bugün imzaladığımız EBSO-Yükseköğretim Kurulu iş birliği protokolü ile amacımız; çok daha aktif çok daha güçlü sanayi-akademi iş birliği sağlamak ve iş gücündeki arz-talep dengesine katkı sunmaktır" diye konuştu. İş birliği protokolü, Özvar ile Yorgancılar tarafından imzalandı. Törene, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Mahmut Ak, İzmir ve Ege bölgesindeki rektörler de katıldı. "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısı yapıldı Özvar, ayrıca, yine EBSO’da düzenlenen "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısına katıldı. Rektörler ile OSB-MYO’larda görev yapan akademisyenlerin de katıldığı toplantıda konuşan Özvar, derslerin sadeleştirilmesi konusuna vurgu yaptı. Toplantının devamında Özvar, akademisyenlerin sorularını cevapladı.