EĞİTİM
Siirt’te "Siber Vatan Programı" tanıtıldı 01 Mayıs 2026 Cuma - 19:03:26 Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Aykut Aniç’in katılımıyla Siirt Üniversitesi’nde "Siber Vatan Programı" kapsamında bilgilendirme ve tanıtım programı düzenlendi. Siirt Üniversitesi konferans salonunda gerçekleştirilen programında, siber güvenlik alanında Türkiye’nin insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen Siber Vatan Programı öğrencilere tanıtıldı. Programa akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, programında yaptığı konuşmada siber güvenliğin günümüz dünyasında stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, gençlerin bu alana yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Aniç, "Siber Vatan Programı ile gençlerimizin teknik bilgi ve becerilerini artırmayı, onları ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilecek seviyeye taşımayı hedefliyoruz" dedi. Program kapsamında katılımcılara; siber güvenlik temelleri, ağ güvenliği, etik hackerlık, zararlı yazılım analizi ve kriptoloji gibi alanlarda eğitimler verileceği aktarıldı. Ayrıca başarılı öğrencilerin siber güvenlik kamplarına katılacağı ve CTF gibi yarışmalarla pratik deneyim kazanacağı belirtildi. Yetkililer, programın üniversite öğrencileri ve yeni mezun gençler başta olmak üzere siber güvenliğe ilgi duyan herkese açık olduğunu ifade etti. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:07 Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, lise öğrencileriyle bir araya gelerek önce meslek sonra üniversite seçimi yapın uyarısında bulundu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Döşemealtı’nda bulunan Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsünü ziyaret ederek lise öğrencileriyle bir araya geldi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsü Kurucu Temsilcisi Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı karşıladı. "Sevdiğiniz işi yapın" Ortaokul ve lise öğrencileriyle bir araya geldiği söyleşide Rektör Özkan, kariyer planlama, tıp eğitimi ve Akdeniz Üniversitesi’nin yürüttüğü bilimsel çalışmalar üzerine öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Kendi eğitim hayatından ve cerrahlık deneyimlerinden örnekler veren Rektör Özkan, öğrencilere sevdikleri işi yapmalarını tavsiye etti. Kariyer planlamasında ‘kendini tanıma’ vurgusu Öğrencilere meslek seçimi konusunda tavsiyelerde bulunan Rektör Özkan, üniversite veya şehirden ziyade meslek seçiminin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Akdeniz Üniversitesi’nin sunduğu eğitim ve sosyal imkanlardan bahseden Rektör Özkan, "Lütfen meslek seçerken karakter özelliklerinizi ortaya koyun. Önce meslek, daha sonra üniversite seçimi yapın" dedi. Rektör Özkan, kişinin ne yapmak istemediğini bilmesinin de zaman kazandıran önemli bir etken olduğunu belirtti. "Yapay zeka insanı merkeze alanı işinden etmeyecek" Öğrencilerin sorularını cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, geleceğin meslekleri ve yapay zeka tartışmalarına ilişkin ise teknolojinin değişimi beraberinde getirdiğini ancak insan odaklı çalışan, merak eden ve sorunlara çözüm üreten bireylerin her zaman başarılı olacağını söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yapay zekaya teslim olmak akıllıca değil. Eğer yaptığınız işi severek yapıyor ve bir sorunu çözebiliyorsanız başarılı olursunuz. Yapay zeka ancak sizin işinizi kolaylaştıran bir araç olabilir." dedi. CAR-T merkezinde ilk hasta Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen kanser tedavisine yönelik çalışmalarla ilgili bir soruyu da cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hücresel Tedaviler Merkezi (CAR-T) hakkında güncel bilgileri paylaştı. Merkezin ruhsat işlemlerinin tamamlandığını müjdeleyen Rektör Özkan, "Muhtemelen 15-20 gün içinde ilk hastamızı tedavi edeceğiz. Bütün dünyada kanser tedavileri kişiselleşiyor. Biz hâlâ onkolojik hastalıklarda kemoterapi kullanıyoruz. Ama şu anda CAR-T tedavisinde kan kanserli hastanın kanını alıyorsunuz, kan kanserine yönelik olan bazı hücrelerini hedefliyorsunuz, onları güçlendiriyorsunuz ve tekrar iade ediyorsunuz" dedi. Kişiye yönelik tedaviler yapılacak Kemoterapilerin birçok yan etkisi bulunduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Şimdi bu merkezde kişiye yönelik tedaviler yapılacak. Bu sadece kan kanseriyle kalmayacak. Bu genetik olarak oynayabildiğimiz bir alan olduğu için kan ve kan ürünleriyle bu anlamda birçok yolu açık. Muhtemelen daha sonra Alzheimer’da, beyin tümörlerinde, romatizmal hastalıklarda biz bunu kullanacağız. Bu yolun başındayız biz ama çok hızlı yol alacağız. Çok harika haberler gelecek diye düşünüyorum. Birçok insana çok farklı hastalıklarda tedavi şansı tanıyacak muhteşem bir teknoloji. Ben çok heyecanlıyım CAR-T Cell konusunda açıkçası" ifadelerini kullandı. "Başarının anahtarı çok çalışmak" Gelen bir soru üzerine tıp fakültesini tercih edecek öğrencilere mesleğin zorluklarını ve etik boyutlarını anlatan Rektör Özkan, "Başarının anahtarı çok çalışmak. Dünyanın en zeki insanı da olsanız, çok çalışmadan ve emek vermeden kalıcı bir başarı elde edilemez. Biz etik tarafta durarak, hastanın yararını gözeterek bu yolda ilerliyoruz" dedi. Nakillerde yaşanan zorlu süreçleri anlattı "Yaptığınız en riskli ameliyat hangisiydi" sorusuna Rektör Özkan her ameliyatın kendine has zorlukları olduğunu belirterek Türkiye’nin ilk çift kol nakli ve dünyanın ilk kadavradan rahim nakli ameliyatlarında yaşanan süreçleri anlattı. Rektör Özkan, 2004 yılında kol nakli yapmayı hedeflediklerini ancak mevzuat eksiklikleri nedeniyle 2010 yılında yaptıklarını ifade etti. Rektör Özkan, "2010 yılında özel izni aldığımızda zamanla yarıştık. Beyin ölümü gerçekleşmiş donörden organı almak için sadece 5 saatimiz kalmıştı. O ameliyata dualarla girdik" dedi. Dünyanın ilk rahim nakli Manevi anlamda kendisini en çok zorlayan sürecin dünyanın ilk rahim nakli ameliyatı olduğunu ifade eden Rektör Özkan, hastası Derya Sert ile olan 9 yıllık bağını dile getirdi. Operasyonun sadece nakille bitmediğini, asıl zorluğun çocuk sahibi olma sürecinde yaşandığını vurgulayarak "Başka hastalara da nakil yapıp şansımızı artırabilirdik. Ama hastamıza bir söz vermiştik; çocuk sahibi olacaktı. Ona odaklandık. O 9 yıl boyunca ne çektiğimizi bir Allah bilir. Her an tetikte beklediğimiz bir süreçti. Derya, COVID-19 döneminde hamile kaldı. Bugün o bebek kucağımızdaysa, bu 9 yıllık emeğin sonucudur" şeklinde konuştu. "Hastalarımı kardeşim gibi gördüm" En zor ameliyatın hangisi olduğuna dair net bir ayrım yapmanın güç olduğunu belirten Rektör Özkan, başarısının sırrını hastalarıyla kurduğu duygusal bağa dayandırdı. Rektör Özkan, "Hepsinde ayrı bir zorluk vardı ama ben hastalarımı anne-babam, kardeşim gibi gördüm. Günlerce baş uçlarında beklediğimiz zamanlar oldu. Bu süreçler bize sadece tıbbı değil, hayatı öğretti" diyerek sözlerini noktaladı. Söyleşi esnasında söz alan bir öğrenci Rektör Özkan’a teşekkür ederek "Ben tıp fakültesinde okumak istiyordum ve kendimi daha önce hiçbir yerde hiç farklı alanda hayal bile etmedim. Alanınızla ve kariyerinizle ilgili bahsettiklerinizden sonra bu yol için ne kadar istekli olduğumu tekrar bana hatırlatmış oldunuz. Teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda okul kurucuları Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı tarafından Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür plaketi takdim edildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:52 OMÜ’de uluslararası öğrencilere afet farkındalık eğitimi Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), uluslararası öğrencilerin afetlere karşı bilinçlendirilmesi amacıyla "Temel Afet Farkındalık Eğitimi" düzenledi. Programda, öğrencilere afet öncesi hazırlık, afet anı davranışları ve temel müdahale yöntemleri uygulamalı olarak anlatıldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) arasında imzalanan protokol kapsamında ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Türkiye Bursları çerçevesinde gerçekleştirilen eğitimler, Vezirköprü ilçesindeki Vezirsuyu Tabiat Parkı ile Şahinkaya Kanyonu’nda yapıldı. Farklı ülkelerden çok sayıda öğrencinin katıldığı programda, güvenli yaşam kültürü ele alındı. Çok paydaşlı iş birliği OMÜ’nün ev sahipliğinde düzenlenen programa; AFAD Samsun İl Müdürlüğü, OMÜ Afet Eğitimi ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, Cemre Öğrenci Topluluğu ve OMÜ Arama Kurtarma ekipleri katkı sundu. Eğitimlerin, öğrencilerin afet durumlarında doğru ve hızlı hareket edebilme becerilerini geliştirmesi amaçlandı. Teorik ve uygulamalı eğitim Uzmanlar tarafından verilen eğitimlerde, afet öncesi hazırlık süreçlerinin önemi vurgulanırken, afet anında uygulanması gereken doğru davranış biçimleri uygulamalı olarak gösterildi. Katılımcılara, acil durumlarda kişisel güvenliklerini sağlama ve çevrelerine destek olma konusunda temel bilgiler aktarıldı. Uyum sürecine katkı Eğitim programı, afet farkındalığının artırılmasının yanı sıra uluslararası öğrencilerin Samsun’un sosyal ve kültürel yapısına uyum sağlamalarına da katkı sundu. Yetkililer, benzer eğitimlerin farklı gruplara yönelik olarak sürdürüleceğini belirterek afet bilincinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:47 BUÜ’de başarı geleneği katlanarak devam ediyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü, araştırma üniversitesi kimliğini pekiştirme ve akademik performansı ödüllendirme hedefiyle geleneksel hale getirdiği "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğini 15. kez gerçekleştirdi. Çamlık Yemekhanesi’nde düzenlenen etkinlikte, Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan güncel veriler paylaşıldı. Q1 makale sayısı, patent başvuruları ve dış kaynaklı projelerdeki ivmenin artarak devam ettiği vurgulanan toplantıda, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda nitelikli yayın vurgusu yapıldı. "Dünya ölçeğinde görünürlük için kaliteye odaklanacağız" Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 15 ay önce küçük bir salonda başlayan bu yolculuğun bugün geniş bir katılımla devasa bir organizasyona dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Araştırma üniversitesi vizyonunun akademisyenler tarafından tam anlamıyla benimsendiğini ve sahada karşılık bulduğunu kaydeden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, niteliksel dönüşümün önemine değindi. Sayısal artışın yanı sıra artık yayınların yüzde 10’luk ve gelecekte yüzde 1’lik dilimlerde yer almasını hedeflediklerini belirten Rektör Yılmaz, bu başarının sadece kriterleri karşılamak değil, üniversiteyi dünya ölçeğinde daha görünür kılma çabası olduğunu vurguladı. Sosyal bilimler dahil tüm alanlarda proje kültürünün yerleştiğini ve BUÜ’nün ticarileşmiş patent fon oranlarında Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Yılmaz, akademik ekosisteme katkı sağlayan tüm öğretim üyelerine teşekkürlerini sundu. Bilimsel çıktılar güçlenerek artıyor Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise konuşmasında, etkinliğin temel motivasyonunun üniversitedeki değerli çıktıları daha görünür kılmak ve sosyal-bilimsel etkileşimi artırmak olduğunu hatırlattı. 2024 yılında yakalanan büyük ivmenin 2025 yılında da sürdüğüne dikkat çeken Karaca, özellikle Scopus verilerine göre Q1 yayın sayılarında ciddi bir artış kaydedildiğini ifade etti. Bu ay itibarıyla 78 adet Q1 yayınına ulaşıldığını ve bu yayınların yaklaşık üçte birinin dünyanın en prestijli dergilerinin yer aldığı yüzde 10’luk dilimde bulunduğunu açıklayan Karaca; dış kaynaklı başarılı projeler ve patent şampiyonlukları ile üniversitenin adını üst sıralara taşımaya devam edeceklerini söyleyerek başarılı akademisyenleri tebrik etti.
Vakıf geleneği Tokat’ta akademik olarak ele alındı
24 Nisan 2026 Cuma - 13:58 Vakıf geleneği Tokat’ta akademik olarak ele alındı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyumda; Tokat, Amasya ve Çorum’daki vakıf geleneği tarihi ve toplumsal yönleriyle ele alınarak, vakıf sisteminin günümüze uzanan etkileri akademik yaklaşımla değerlendirildi. Tokat’ta vakıf geleneğinin tarihi ve toplumsal boyutları kapsamlı bir sempozyumla ele alındı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ev sahipliğinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü iş birliği ve Amasya ile Hitit üniversitelerinin katkılarıyla düzenlenen "Türk-İslam Kültüründe Vakıf Geleneği ve Tokat Bölgesi Vakıfları (Tokat-Amasya-Çorum) Sempozyumu" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sempozyumun açılışına Tokat Milletvekilleri Dt. Cüneyt Aldemir, Av. Mustafa Arslan, Kadim Durmaz, TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Vali Yardımcısı Osman Güven, İl Jandarma Komutanı J. K. Albay Ahmet Çetin, Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, müdürler, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Sempozyumla Tokat, Amasya ve Çorum’daki vakıf eserleri çok yönlü incelendi Program öncesinde konuklar, Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Akabinde 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi Milli İrade Salonundaki programa geçildi. Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan konuşmasında vakıf geleneğinin köklü geçmişine dikkat çekerek, bu yapının yalnızca bir yardım sistemi olmadığını vurguladı. Erdoğan, vakıf anlayışının insanı merkeze alan, toplumsal dayanışmayı esas alan ve tarihi süreçte sosyal devlet anlayışının önemli bir yansıması olduğunu ifade etti. Düzenlenen sempozyumun Tokat, Amasya ve Çorum illerindeki vakıf eserlerinin çok yönlü incelenmesine katkı sağlayacağını belirten Erdoğan, etkinliğin akademik çalışmalara da ışık tutacağını dile getirdi. "Vakıf bir kurumdan öte, bir değerler sistemidir" Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi ise konuşmasında vakfın yalnızca kurumsal bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Vakfın aynı zamanda bir inanç ve ahlak sistemi olduğuna dikkat çeken Turabi, "Vakıf, insanın faniliğini kalıcı iyiliğe dönüştürme çabasıdır. Vakıf ruhu toplumda canlıysa merhamet de canlıdır. Merhametin olduğu yerde ise medeniyet vardır" ifadelerini kullandı. Rektör Yılmaz: "Vakıf kültürü günümüzde de yaşayan bir değerdir" TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise vakıf geleneğinin yalnızca geçmişe ait bir miras olmadığını, günümüzde de toplumsal gelişim açısından önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vakıf kültürünün Türk-İslam medeniyetinin en köklü değerlerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, bu geleneğin toplumsal dayanışmayı güçlendiren sürdürülebilir bir yapı sunduğunu belirtti. Tokat başta olmak üzere bölgede vakıf eserlerinin ihya edilmesinin önemine dikkat çeken Yılmaz, sempozyumda bu eserlerin hem tarihi hem de güncel işlevlerinin ele alınacağını söyledi. Akademik panel yoğun ilgi gördü Açılış konuşmalarının ardından Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu başkanlığında gerçekleştirilen panelde Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Gökçe panelist olarak yer aldı. Alanında uzman akademisyenler vakıf geleneğini farklı yönleriyle değerlendirdi. Panelde, vakıf sisteminin tarihi gelişimi ve Anadolu’daki yansımaları ele alındı. Vakıf geleneği çok boyutlu ele alındı Sempozyumda, vakıf geleneğinin tarihi süreçteki gelişimi, toplumsal hayattaki yeri ve bölgesel örnekleri kapsamlı şekilde incelendi. Alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla zenginleşen etkinlikte, vakıf sisteminin eğitimden sağlığa, şehirleşmeden sosyal yardımlaşmaya kadar geniş bir etki alanına sahip olduğu vurgulandı.
Kütüphanelerde bağımlılıkla mücadeleye yönelik farkındalık eğitimi
24 Nisan 2026 Cuma - 13:16 Kütüphanelerde bağımlılıkla mücadeleye yönelik farkındalık eğitimi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, koruyucu ve önleyici çalışmalar kapsamında gençlerin yoğun olarak bulunduğu mekanlarda bağımlılıkla mücadele faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Mehmet Uzun Kent Kütüphanesi ile Amida Halk Kütüphanelerinde vatandaşlara yönelik farkındalık eğitimleri düzenlendi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, koruyucu ve önleyici çalışmalar çerçevesinde, madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında, toplumun farklı kesimleriyle bir araya gelmeye devam ediyor. Madde Bağımlılığı Danışmanlık ve Eğitim Merkezinin bu seferki durağı Mehmet Uzun Kent Kütüphanesi ile Amida Halk Kütüphaneleri oldu. Kütüphane yönetimlerinin talebi üzerine gerçekleştirilen ve çok sayıda öğrencinin katıldığı eğitimde, madde bağımlılığı yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olarak değil sosyal, psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alındı. Büyükşehir Belediyesi, erken müdahale, koruyucu ve önleyici hizmetleri esas alan bütüncül yaklaşımını kent genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Madde Bağımlılığı Danışmanlık ve Eğitim Merkezinde görev yapan uzmanlar tarafından verilen eğitimde, bağımlılığın tanımı ve türleri ele alınırken, farklı madde türlerinin birey üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkileri ayrıntılı biçimde anlatıldı. Eğitimlerde, bağımlılığın henüz oluşmadan önlenmesine yönelik farkındalığın önemine dikkat çekilerek, yaş, cinsiyet ve meslek fark etmeksizin herkesin risk altında olabileceği vurgulandı. Bireysel, ailesel ve çevresel risk faktörleri örneklerle anlatılırken, son yıllarda bölgede bağımlılık oranları ile tedavi başvurularındaki artışa da değinildi. Katılımcılara, bağımlılığın erken belirtilerini tanıma, bağımlı bireylere doğru yaklaşım geliştirme, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine erişim konularında kapsamlı bilgiler sunuldu. Kadınlarda bağımlılık konusu da ayrıca ele alınarak, bu alandaki görünmeyen riskler ve özel ihtiyaçlar değerlendirildi. Eğitim çalışmaları devam edecek Eğitimlerde, bağımlılıkla mücadelede aile desteğinin ve sosyal çevrenin belirleyici rolüne dikkat çekildi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, koruyucu ve önleyici eğitim çalışmalarını, sahadan gelen talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda sürdürmeyi planlıyor. Kütüphanelerde gerçekleştirilen madde bağımlılığıyla mücadele eğitimi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Öğretmenlerin il içi isteğe bağlı yer değiştirme tarihleri açıklandı
24 Nisan 2026 Cuma - 12:36 Öğretmenlerin il içi isteğe bağlı yer değiştirme tarihleri açıklandı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kadrolu öğretmenlerin il içi isteğe bağlı yer değiştirme işlemlerine ilişkin duyuru takvimi yayımlandı. Yer değiştirme başvurularının 4-6 Mayıs tarihleri arasında yapılacağı belirtildi. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi eğitim kurumlarında görev yapan kadrolu öğretmenlerin 2026 yılı il içi isteğe bağlı yer değiştirme işlemleri ile il içi sıra kayıtlarının oluşturulması sürecinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ve Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda yürütüleceği açıklandı. Yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenlerin 30 Eylül tarihi itibarıyla bulundukları eğitim kurumunda en az 3 yıllık çalışma süresini tamamlamış olmaları gerektiği ifade edildi. Toplam 4 yıllık çalışma süresini tamamlama şartı aranacak Sözleşmeli öğretmenlikten kadroya geçenler için kadrolu ve sözleşmeli olarak toplam 4 yıllık çalışma süresinin tamamlanmış olma şartının aranacağı duyuruldu. Hizmet puanlarının hesabında başvurunun son günü olan 6 Mayıs tarihinin esas alınacağı kaydedilirken, öğretmenlerin görev yaptıkları il içerisindeki eğitim kurumları arasından en fazla 40 eğitim kurumu için tercihte bulunabileceğinin altı çizildi. Atamaların ise alanlardaki mevcut ve muhtemel ihtiyaç durumu dikkate alınarak, tercih ve hizmet puanı üstünlüğü esasına göre gerçekleştirileceği ifade edildi. Atamaların gerçekleştirilmesi ve sıra kaydının oluşturulması için belirlenen tarihin 11 Mayıs olarak duyurulduğu, tebligat ve ilişik kesme tarihinin ise 26 Haziran olarak belirlendiği kaydedildi. Öğretmenler hizmet puanı üstünlüğüne göre sıraya alınacak Tercihleri doğrultusunda ataması yapılamayan öğretmenlerin başvuru sırasında talep etmeleri halinde ilk iki tercihlerinde yer alan kurumlar için alanları bazında hizmet puanı üstünlüğüne göre sıraya alınacağı vurgulanırken, sıra oluşan alanlara 13 Ağustos tarihine kadar yargı kararları hariç olmak üzere sıra atamaları dışında atama yapılmayacağı ve kontenjan verilemeyeceği belirtildi. Yer değiştirme başvuruları 4-6 Mayıs tarihleri arasında alınacak.
Hasköy’de ebru sanatına yoğun ilgi
24 Nisan 2026 Cuma - 12:19 Hasköy’de ebru sanatına yoğun ilgi Muş’un Hasköy Gençlik Merkezi bünyesinde açılan resim ve ebru kursu, her yaştan vatandaşın yoğun ilgisini görüyor. Yaklaşık 3 yıldır merkezde görev yapan resim öğretmeni Pembe Akçil’in verdiği eğitimlere 250 kursiyer düzenli olarak katılıyor. Yoğun talep nedeniyle kursların saatlere bölünerek verildiğini belirten Akçil, eğitimlerin sabah 11.00’de başlayıp akşam saat 16.00-17.00’ye kadar sürdüğünü söyledi. Farklı yaş gruplarından kursiyerlerin bulunduğunu ifade eden Akçil, "Birinci sınıf öğrencilerinden 90 yaşına kadar kursiyerlerimiz var. Resimde yaş sınırı yok, motor becerisi gelişen herkes katılabiliyor" dedi. Kurs kapsamında ebru sanatının yanı sıra karakalem, pastel boya ve yağlı boya gibi farklı branşlarda da eğitim veriliyor. Özellikle ebru sanatına yoğun ilgi olduğunu dile getiren Akçil, "Ebru sanatı su üzerinde yapıldığı için daha kolay sonuç alınabiliyor. Bu da kursa olan ilgiyi artırıyor" diye konuştu. Yetenek sınavlarına hazırlanan öğrenciler için ayrı bir sınıf oluşturulduğunu belirten Akçil, şu ana kadar 5 öğrencinin üniversiteye yerleştiğini kaydetti. Kursa katılan öğrenciler ise okul çıkışında merkeze gelerek hem eğlendiklerini hem de resim ve ebru sanatıyla ilgilendiklerini ifade etti. Kursiyerler, merkez sayesinde sosyal aktivitelerde bulunduklarını ve arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirme imkanı bulduklarını belirterek, merkezin ilçeye kazandırılmasından dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Hasköy Gençlik Merkezi’nde verilen kurslar, sanatı her yaştan bireyle buluştururken, ilçede sosyal ve kültürel hayatın gelişmesine katkı sağlıyor.
BUÜ’den Vergi Denetim Kuruluna akademik destek
24 Nisan 2026 Cuma - 11:56 BUÜ’den Vergi Denetim Kuruluna akademik destek Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK) Başkanlığı arasında, lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırmaları kapsayan önemli bir işbirliği protokolüne imza atıldı. Rektörlük Yönetim Kurulu Salonunda düzenlenen törene; Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Yasin Eryiğit, Maliye Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Gerçek ile VDK temsilcileri ve akademik personel katılım gösterdi. Protokol kapsamında vergi müfettişlerinin akademik yetkinliklerinin artırılması ve teori ile pratiğin buluşturulması hedefleniyor. Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, köklü bir geçmişe sahip olan BUÜ’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladığı konuşmasında, kurum olarak devlet bütçesinin sürekliliğini sağlama gayesiyle hareket ettiklerini ancak akademik destek ve teori olmadan bu hedeflere sağlıklı bir şekilde ulaşmanın mümkün olmadığını belirtti. Müfettişlik mesleğinin sadece bir memuriyet değil, sürekli gelişim ve uzmanlık gerektiren dinamik bir alan olduğunu vurgulayan Atcı, akademi ile kamu arasındaki mesafeyi daraltmak istediklerini ifade etti. Bu kapsamda, verileri bilimsel çalışmaların hizmetine sunacak "VDK Scholar" projesi gibi adımlarla akademisyenlerin aklına talip olduklarını söyleyen Atcı, bilimin rehberliğinde ülkeye katma değer sağlayacak her türlü ortak çalışmaya ve eğitim desteğine açık olduklarının altını çizdi. Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin 2017’den bu yana sahip olduğu araştırma üniversitesi kimliğiyle Türkiye’nin beşeri sermayesine katkı sunmaya devam ettiğini dile getirdi. Özellikle İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Maliye Bölümünün güçlü geleneğine dikkat çeken Rektör Yılmaz, bu protokolün hem müfettişlerin nitelikli eğitim alması hem de öğrencilerin kariyer fırsatlarını yakından tanıması açısından çift taraflı bir kazanım sağladığını kaydetti. Bu tür işbirliklerine her zaman açık olduklarını belirten Yılmaz, protokolün olgunlaşmasında emeği geçen tüm hocalara ve VDK ekibine teşekkürlerini sundu. Protokolün mutfak sürecine dair bilgiler paylaşan BUÜ Maliye Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Gerçek ise sürecin VDK Bursa Daire Başkanlığı’nın başvurusuyla başladığını ve Ankara ile yürütülen titiz çalışmalar neticesinde şekillendiğini anlattı. Müfettişlerin üniversite çatısı altında lisansüstü eğitim alarak uzmanlaşmalarını temel alan protokolün her iki kuruma da önemli yükümlülükler getirdiğini ifade eden Gerçek, atılan imzaların kalıcı bir anıya ve verimli bir iş birliğine dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti paylaştı.
Muş’ta özel öğrencilere ev ortamında yaşam becerisi eğitimi
24 Nisan 2026 Cuma - 10:57 Muş’ta özel öğrencilere ev ortamında yaşam becerisi eğitimi Muş’ta 1. ve 2. Kademe Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda eğitim gören öğrencilere oluşturulan ev ortamında günlük yaşam becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamalı eğitim veriliyor. Muş’ta özel eğitim öğrencilerinin günlük yaşamda bağımsız bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmak amacıyla okul bünyesinde oluşturulan ev ortamında uygulamalı eğitimler sürdürülüyor. 1. ve 2. Kademe Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda verilen eğitimlerde öğrenciler, günlük yaşamda ihtiyaç duyabilecekleri temel becerileri uygulamalı olarak öğreniyor. Eğitim kapsamında ütü yapma, bulaşık yıkama, ev süpürme, toz alma ve yüzey temizliği gibi çalışmalar gerçekleştiriliyor. Öğrencilerin bireysel gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlayan uygulamalarla günlük yaşamda karşılaşabilecekleri durumlara karşı farkındalık kazanmaları ve bağımsız yaşam becerilerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Okulda sürdürülen uygulamalı eğitimlerle öğrencilerin hem sosyal uyumlarının artırılması hem de günlük yaşam becerileri kazanarak hayata daha güçlü hazırlanması amaçlanıyor. Özel eğitim öğretmeni Emrah Kaçar, okul bünyesinde oluşturulan uygulama evinde öğrencilerin ders gördüğünü belirterek, bu alanda günlük yaşam becerileri kapsamında öğrencilerin günlük hayatta kullanmaları gereken becerilerin uygulamalı olarak öğretildiğini söyledi. Öğretmen Kaçar, "Derslerde, günlük yaşam becerileri kapsamında öğrencilerimizin günlük hayatta kullanmaları gereken becerileri uygulamalı olarak öğretiyoruz. Bu beceriler arasında ütü yapmak, kahvaltı hazırlamak, masa temizlemek, çamaşır makinesi kullanmak, televizyon açıp kapatmak gibi çeşitli ev aletlerini kullanma yer almaktadır. Öğrencilerimizin burada öğrendikleri becerileri evlerinde de kullanmalarını önemsiyoruz. Ev ortamında da bu beceriler sürdürüldükçe, velilerimizin desteğiyle öğrencilerimiz günlük yaşam becerilerinde daha bağımsız bir hale gelmektedir" dedi. Özel eğitim öğretmeni Funda Göktaş ise okulda banyo, yatak odası, oturma odası ve mutfaktan oluşan, bir evin tüm bölümlerini kapsayacak şekilde tasarlanmış bir uygulama evi bulunduğunu belirterek, "Bu alanlarda, öğrencilerimize gerekli becerileri kazandırmak amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirmekteyiz. Bugün yapılan etkinlik kapsamında öğrencilerimiz; ütü yapma, bulaşık yıkama, çamaşır makinesi kullanma ve toz alma gibi günlük yaşamı kolaylaştıran becerileri öğrendiler ve uyguladılar. Uygulama evinde öğrencilerimize öğrettiğimiz bu becerilerin ev ortamında da sürdürülebilmesi için takipler yapmaktayız. Bu süreçte velilerimizden de olumlu geri dönüşler almaktayız" ifadelerini kullandı. Özel öğrenci Tuana Hamzaoğlu da, "Ben burada evi süpürdüm, diğer arkadaşlarım bulaşıkları yıkadı. Hep birlikte evi temizleyip toparladık. Burada öğrendiklerimi evde de uyguluyorum; anneme yardım ediyorum. Kendi odamı topluyorum. Kahvaltı yaptıktan sonra sofrayı kaldırıyor, bardakları ve ekmekleri de topluyorum. Bunların hepsini okulda öğrendim, öğretmenimiz bize burada öğretti" şeklinde konuştu.