EĞİTİM
Samsun’da özel öğrencilerden Gazze’ye umut köprüsü 04 Mart 2026 Çarşamba - 20:24:09 Samsun’un Terme ilçesinde özel eğitim sınıfı öğrencileri, biriktirdikleri harçlıklarını Gazze’deki yaşıtlarına göndererek "iyiliğin sesi" oldu. Terme Ortaokulu Özel Eğitim Öğretmenleri Elif Arslan ve Tuğba Uyar öncülüğünde yürütülen ve Gazze’de aylar sonra ilk kez yumurta yiyen bir çocuğun videosundan esinlenerek başlatılan projenin temel amacı, öğrencilere yardımlaşma duygusunu yaşatmak olarak belirlendi. "Hayırlı cumalar sözde kalmasın" Sürecin sadece bağıştan ibaret olmadığını ve aynı zamanda bir eğitim süreci olduğunu söyleyen Terme Ortaokulu Özel Eğitim Öğretmen Elif Arslan, "Hayırlı cumalar sözü sözde kalmasın, etkin olsun istedik. Çocuklarımızın başkalarını düşünmeyi ve yardım etmenin kalbe verdiği o huzuru tatmalarını arzuladık. Bunu yaparken paraları zamana yayarak, hayatın içinde öğreniyoruz" dedi. Etkinlikte öğrencilerden her cuma sadece 1 TL getirmeleri istendiğine dikkat çeken Arslan, "Daha fazla göndermek isteyen velilerimize, ’fazlası bizim sınıfımızda geçmiyor’ dedik. Amacımız büyük rakamlar değil, bu değerin çocuklarımızın kalbine yerleşmesiydi" diye konuştu. Ramazan ayı ile birlikte iyiliğin sesi olan 7 özel eğitim öğrencisi, biriktirdikleri 120 TL ile Gazze’ye destek oldu. Toplanan meblağ, daha sonra ilgili kurumlar aracılığıyla Gazze’ye ulaştırıldı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 19:53 OMÜ’de araştırma üniversitesi hedefinde yeni adım: Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) araştırma üniversitesi olma vizyonu kapsamında Rektör Yardımcısı ve Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Çetin Kurnaz başkanlığında toplantı gerçekleştirildi. Rektörlük Eski Senato Salonu’nda düzenlenen toplantıda, doktora eğitimini tamamlamış araştırma görevlileri ile öğretim görevlilerine yönelik konular ele alındı. Araştırma üniversitesi olma yolunda bugüne kadar atılan adımların ve önceki toplantılarda alınan kararların kısa bir değerlendirmesiyle başlayan toplantıda, proje kültürünün tabana yayılmasının önemi vurgulandı. Doktoralı araştırmacıların Ar-Ge vizyonunun itici gücü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çetin Kurnaz, geçmiş toplantılarda belirlenen yol haritasını hatırlatarak doktorasını tamamlamış araştırma görevlileri ve öğretim görevlilerinin üniversitenin araştırma hedeflerine ulaşmasındaki kritik rolüne dikkat çekti. Toplantıda; Ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına (TÜBİTAK, AB Projeleri vb.) yönelik proje başvurularının artırılması, disiplinlerarası araştırmaların teşvik edilmesi, araştırmacıların karşılaştığı yapısal ihtiyaçlar ve çözüm önerileri, yayın ve patent süreçlerinde sağlanacak kurumsal destekler detaylı bir şekilde masaya yatırıldı. Katılımcıların sahadaki deneyimlerini, güncel araştırma fikirlerini ve beklentilerini yönetimle paylaşma fırsatı bulduğu bu toplantıların, önümüzdeki dönemde de farklı odak gruplarıyla devam edeceği bildirildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:57 Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:05 Siirt’te doğaya saygıyı eğitimle buluşturan örnek proje Siirt’in Kurtalan ilçesinde Borsa İstanbul Mehmet Akif Ersoy İlkokulu bünyesinde yürütülen "Minik Ellerle Doğa Dostu Üretim eTwinning Projesi" ile erken çocukluk döneminde sürdürülebilirlik temelli eğitimin dikkat çeken örneklerinden biri sergilendi. Okul Öncesi Öğretmeni Çiçek Koçyiğit Kılıç’ın koordinatörlüğünde üç ay boyunca sürdürülen proje kapsamında, öğrencilerin çevre bilinci, üretim farkındalığı ve sosyal sorumluluk becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Çalışmalarda atık kâğıtlar geri dönüştürülerek yeniden üretildi, doğal malzemelerle boyalar hazırlandı. Bilim, sanat, müzik ve drama etkinlikleri bir araya getirilerek çocuklara uygulamalı ve kalıcı bir öğrenme ortamı sunuldu. Proje sürecinde öğrenciler yalnızca geri dönüşümü öğrenmekle kalmadı; üretmenin değerini, paylaşmanın önemini ve doğaya karşı sorumluluk bilincini de deneyimleyerek öğrendi. Ailelerin aktif katılım sağladığı çalışmalar, sınıf ortamının dışına taşarak evlerde de devam etti. Veliler, projeye verdikleri destekle sürecin önemli paydaşlarından biri oldu. Çalışma, aynı zamanda küresel hedeflerle de örtüştü. Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda; nitelikli eğitim, sorumlu üretim ve iklim bilinci konularında farkındalık oluşturmayı amaçlayan proje, uluslararası iş birlikleriyle çocuklara ortak bir gelecek vizyonu kazandırdı. Proje sonunda düzenlenen sergide öğrencilerin geri dönüştürülmüş kâğıtlardan hazırladığı ürünler, doğal boyalarla ortaya koyduğu sanat çalışmaları ve sahneledikleri drama gösterileri büyük beğeni topladı. Proje Koordinatörü Çiçek Koçyiğit Kılıç, erken yaşta kazanılan çevre bilincinin sürdürülebilir bir gelecek açısından hayati önem taşıdığını belirterek, projede emeği geçen öğrencilere, velilere ve destek sunan kurum temsilcilerine teşekkür etti. Sergiye İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı İlyas Ertuğrul İnan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Faysel Polat ve çeşitli kurum müdürleri katılarak öğrencilere destek verdi.
ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu
17 Şubat 2026 Salı - 02:01 ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
KBÜ’lü öğrencilere TEKNOFEST 2026 süreci anlatıldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 22:22 KBÜ’lü öğrencilere TEKNOFEST 2026 süreci anlatıldı Karabük Üniversitesi’nde(KBÜ) TEKNOFEST 2026 Tanıtım Toplantısı düzenlendi. Düzenlenen programda yarışma süreci ve öğrencilere sunulan destekler paylaşıldı. Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; TEKNOFEST Birim Sorumlusu Öğr. Gör. Bahadır Furkan Kınacı, Araştırma Görevlisi Mesut Yılmaz ve Karabük Üniversitesi Millî Teknoloji Atölyesi Koordinatörü Muhammed Can Habergetiren katıldı. Toplantıda konuşan Kınacı, TEKNOFEST yarışmalarının kapsamının her yıl genişlediğini belirtti. 2025’te 53 ana ve 119 alt kategoride yarışma düzenlendiğini, 2026’da ise 52 ana kategori altında 127 alt kategorinin yer aldığını ifade etti. Roket teknolojilerinden insansız hava araçlarına, hava savunma sistemlerinden sosyal inovasyona kadar geniş bir yelpazede yarışma alanı bulunduğunu vurgulayan Kınacı, 20 Şubat’a kadar yapılan başvuruların ön niyet beyanı niteliğinde olduğunu kaydetti. Ürünlerin bu tarihe kadar tamamlanmasının beklenmediğini, sürecin kategori bazlı takvimlerle ilerlediğini söyledi. Karabük Üniversitesinin TEKNOFEST sürecinde öğrencilere önemli destekler sunduğunu belirten Kınacı, 2025 yılında 102 takımla yarışmalara katılım sağlandığını ifade etti. Bu takımlardan 53’ünün ön elemeyi geçtiğini, 18’inin finale kaldığını ve 4 takımın ödül aldığını aktardı. Üniversitenin teknik desteğin yanı sıra ekonomik ve organizasyonel destek de sağladığını dile getiren Kınacı, sponsor bulma ve bütçe yönetimi süreçlerinin öğrenciler için önemli bir deneyim alanı oluşturduğunu söyledi. Toplantıda ayrıca Karabük Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren TEKNOFEST Atölyesi ve Millî Teknoloji Atölyesinin imkânları tanıtıldı. Millî Teknoloji Atölyesi Koordinatörü Muhammed Can Habergetiren, yaklaşık 625 metrekarelik kapalı alana sahip atölyenin fikirden ürüne uzanan süreçte öğrencilere kapsamlı destek sunduğunu belirtti. Atölyede lehimleme istasyonlarından CNC tezgâhlarına, üç eksenli freze makinelerinden üç boyutlu yazıcı ve tarayıcılara kadar birçok ekipmanın aktif olarak kullanılabildiği ifade edildi.
Adana’da orman teşkilatına yönelik etkili iletişim ve liderlik eğitimi düzenlendi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:04 Adana’da orman teşkilatına yönelik etkili iletişim ve liderlik eğitimi düzenlendi Adana’da Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde yönetici pozisyonlarında görev yapan personele, ‘Yönetici Yetiştirme ve Geliştirme Eğitimleri’ verilmeye başlandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü ile Adana Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğinde, Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde yönetici pozisyonlarında görev yapan personele yönelik olarak bir yıl sürecek olan ‘Yönetici Yetiştirme ve Geliştirme Eğitimleri’ programının açılışı gerçekleştirdi. Kıvanç İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılışa video konferans ile katılan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek Orman Genel Müdürlüğü’nün 187 yıllık köklü birikiminin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini ifade etti. Karacabey, "Geçmişin tecrübesini bugünün bilgisiyle harmanlayıp geleceği planlamak, geleceği şekillendirmek gibi bir mesuliyetimiz var. İşte bu mesuliyetin büyüklüğü bizi bu tür eğitimlere, kapasitenin geliştirilmesine, yani kendimize insan kaynağı yetiştirmemize sevk ediyor, bir manada bizi buna mecbur ediyor" dedi. Yöneticilerin yalnızca kendi görevlerinden değil, aynı zamanda ekiplerini sevk ve idare etmekten de sorumlu olduklarını dile getiren Karacabey, programın teorik bilgiyi sahadaki tecrübeyle birleştirerek kişisel gelişime ve liderlik kapasitesine katkı sağlayacağını söyledi. Adana Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli de lider yöneticiler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla başlatılan projenin yılsonuna kadar devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürü Mustafa Yalınız da eğitim programının yalnızca bir bilgi tazeleme programı olmadığını belirterek bu çalışmanın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusunda lider yöneticiler yetiştirilmesine yönelik önemli bir adım olduğunu ifade etti. ‘Yönetici Yetiştirme ve Geliştirme Eğitimleri’ çerçevesinde gerçekleştirilen eğitimle teknik ve idari personelin kurumsal yönetim, planlama, organizasyon, stratejik yönetim, kriz ve stres yönetimi, duygu yönetimi ve stratejik karar alma gibi alanlardaki yetkinliklerinin artırılması amaçlanıyor.
YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:26 YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yükseköğretim YÖK arasında istişare toplantısı gerçekleştirildi. YÖK Merkez Binasında gerçekleştirilen toplantıda üniversite-sanayi iş birliği, yükseköğretimde kalite, eğitim politikaları ve sektörel ihtiyaçlara yönelik insan kaynağı yetiştirilmesi konuları ele alındı. YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı açıklamalarda yükseköğretim sisteminin iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini, müfredatların güncelleneceğini ve üniversitelerde uygulamalı eğitim imkanlarının artırılacağını belirtti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ise, özel sektörün beklentilerinin üniversitelerle daha güçlü bir şekilde paylaşılmasının önemli olduğuna dikkat çekti. "Amacımız sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak" İstişare toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, vakıf üniversiteleriyle ortak çalıştıklarını belirterek, "Buradaki amacımız mevcut birikimi daha ileriye taşırken, karşılaşılan sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak ve vakıf yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal kapasitelerini daha da sağlamlaştırmalarına katkı sunmaktır. Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her karar günübirlik yaklaşımlarla değil, çok boyutlu ve ileriye dönük bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarıyla düzenli temas halinde çalışıyoruz. Bu kurumların orta ve uzun vadeli hizmet sürüm kapasitelerini ayrıntılı bir biçimde ele alıyoruz" diye konuştu. "Bazı programların kontenjanlarında kademeli şekilde azaltmalara gittik" Mezun öğrencilerin istihdam imkanlarını artırmak için bazı programlarda kontenjan azalmalarına gittiklerini ifade eden Özvar, "Tüm bu görüş ve öneriler, kontenjan kararlarımızın sahaya ve toplumsal toplumsal gerçekliğe dayalı olmasını sağlamaktadır. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik önem kazanacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temelinde bu kapsamlı değerlendirmeler yer almaktadır. Bunlardan ilki 2. öğretim programlarının tamamen kapatılmasıdır. Bu karar, yükseköğretimde nicelikten ziyade niteliği önceleyen bir yaklaşımın somut yansımasıdır. Aynı şekilde mezunların istihdam imkanları giderek daraltan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmalara gittik" şeklinde konuştu. "2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür" Mezunlarının istihdam imkanları giderek daralan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmaya gittiklerini belirten Özvar, şunları söyledi: “2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür. Toplam 246 bin 467 kontenjan azaltılmıştır. Oransal olarak gerçekleşen düşüş yüzde 23’tür. Bu kontenjanların 107 bin 552’si ikinci öğretim kontenjanlarıdır. 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanları düşürülmüştür. Bu lisans programlarında kontenjan sayısı toplamda 117 bin 606 azalmıştır. En fazla kontenjan düşüşü gerçekleşen lisans programlarının başında öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar yer almaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları 12 bin 15’ten 3 bin 680’e yüzde 69, tarih kontenjanları 10 bin 658’den 3 bin 646’ya yüzde 66 düşürülmüştür. Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 2 bin 864’ten bin 219’a yüzde 57 düşürülmüş ve kontenjanı en fazla azalan program olmuştur.” "Vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlarda indirime gidilecek" Sağlık programlarına ilişkin kontenjan verilerini de açıklayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beslenme ve Diyetetik Programı en fazla kontenjanı düşürülen program olmuştur. Bu programın toplam kontenjanı 6 bin 922’den 4 bin 24’e inmiştir. Bunun oransal karşılığı yüzde 42’dir. Eczacılık programlarında kontenjan 4 bin 512’den 3 bin 416’ya düşmüş, oransal olarak yüzde 24’lük bir azalma gerçekleşmiştir. Diş Hekimliği programlarında kontenjan 9 bin 127’den 7 bin 81’e düşmüştür ve bu yüzde 22 oranında bir düşüşü göstermektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının kontenjanı 6 bin 761’den 5 bin 826’ya, yaklaşık yüzde 14’lük azalmaya, hemşirelik programlarının kontenjanı ise 18 bin 465’ten 17 bin 36’ya yaklaşık yüzde 8 azalmaya gidilmiştir. Tıp Fakültesi kontenjanları ise bu dönemde korunmuştur. Sağlık programlarındaki kontenjan düşüşü son yıllarda büyük oranda devlet üniversitelerinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlar yeniden değerlendirilecek ve kontenjanlarda indirime gidilecektir.” "Güçlü bir ekonomi, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil" Meslek yüksekokulların, sektör ihtiyaçlarına yönelik yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini vurgulayan ASO Başkanı Ardıç ise, "Güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ülke yapısı, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil. Bu kaynağı beslemek ve bu kaynaktan beslenmek de ancak günün teknolojik gelişimleriyle birlikte gelişen küresel bir vizyona sahip üniversitelerle mümkün. Öğrenme deneyimlerinin değiştiği, yapay zeka kullanımının endüstriye doğru evrildiği ve gittikçe derinleştiği bir dönemdeyiz. Mezunlarımızın yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda sahada bilgi ve becerilerle donatılmış bireyler olarak iş hayatına atılmalarını sağlamaktır. Bu protokol kapsamında meslek yüksekokullarımızın sektörün gerçek ihtiyaçlarına daha duyarlı, iş dünyasının beklentileriyle daha uyumlu bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Satrançta Gaziantep’in hamle Şampiyonu GKV Özel Liseleri
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:10 Satrançta Gaziantep’in hamle Şampiyonu GKV Özel Liseleri Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Okul Sporları tarafından düzenlenen Okullar Arası Gençler Satranç Müsabakaları Genç A Genel Kategorisinde takım halinde yenilgisiz şampiyon olan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri öğrencileri, büyük bir başarıya imza atarak Gaziantep’i bölge şampiyonasında temsil etme hakkı kazandı. Okul sporları içerisinde ferdi ve takım sporlarındaki başarılarıyla adını sıkça duyuran Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları öğrencileri bu kez de satrançta hamlenin şampiyonu unvanını kazandı. Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Okul Sporları tarafından düzenlenen ve Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirilen Okullar Arası Gençler Satranç Müsabakalarında 35 takımın kıyasıya mücadele ettiği turnuvada; zekice hamleleri ve disiplinli oyunlarıyla turnuvayı yenilgisiz tamamlayan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri takımları İl Birincisi olarak Gaziantep’i bölge müsabakalarında temsil etme hakkı elde etti. Şampiyon sporcuları makamında kabul eden GKV Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Esra İbanoğlu öğrencileri kutlayarak, "Strateji, sabır ve takım ruhuyla bu başarıya imza atan tüm öğrencilerimizi ve başta kurumlarımızın Beden Eğitimi Öğretmeni Murat Tarhan olmak üzere emeği geçen bütün öğretmenlerimizi yürekten kutlar, öğrencilerimizin bundan sonraki eğitim öğretim hayatlarında başarılarının artarak devam etmesini dilerim" dedi. Şampiyon öğrencileri makamında kabul eden ve kutlayan GKV Özel Liseleri Müdürü Murat Sadık Öngen’de öğrencileri kutlayarak bölge şampiyonasında başarılar diledi.
Anadolu Üniversitesi ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:54 Anadolu Üniversitesi ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü Anadolu Üniversitesi, Avrupa Türk Basın Yayın ve Gazeteciler Birliği tarafından düzenlenen Avrupa Türk Medya Zirvesi kapsamında ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü. Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Kültürü Programı kapsamında, Avrupa’daki Türk toplumunun yeni nesillerine ana dillerini ve kültürel bağlarını kazandırmaya yönelik yürütülen çalışmalar dolayısıyla verilen ödül Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından alındı. Elde edilen başarıya ilişkin ödül töreninde değerlendirmelerde bulunan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi olarak, Avrupa Türk toplumu başta olmak üzere dünyanın neresinde Türk toplumu varsa onların hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Günümüzde yeni neslin en önemli sorunlarından biri, Türkçeyi yeterince bilmemek ve ana dillerini yetkin bir şekilde konuşamamak. Biz de Anadolu Üniversitesi olarak bu durumu fark ettiğimiz için, yalnızca Türkiye dışındaki Türk toplumuna hizmet edebilecek Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hayata geçirdik. Akademik anlamda gençlerimize ve yeni neslimize Türkçe öğretmeyi amaçlıyoruz. Bu eğitimlerin, gazeteci arkadaşlarımızın katkılarıyla daha fazla kişiye ulaşacağına ve daha iyi tanıtılacağına inanıyoruz. İnşallah Anadolu Üniversitesi olarak önümüzdeki nice kırk yıllarda da Avrupa Türk toplumu ile birlikte olmaya devam ederiz" dedi. "Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyüteceğiz" Rektör Adıgüzel, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: "Bu program bir dil kursu değildir. TÖMER gibi kurumlar Türkçenin öğretimine odaklanırken, biz burada Türk kültürüne dair algıyı derinleştirmeyi, farkındalığı artırmayı ve öğrencilerimizin mezuniyetlerinden sonra da Türkiye ile bağlarını sürdürmelerini hedefliyoruz. Uluslararası öğrencilere de kendi bölümlerini aksatmadan, Açıköğretim sistemi üzerinden ’İkinci Üniversite’ kapsamında bu programa dâhil olmalarını özellikle tavsiye ediyorum. Anadolu Üniversitesi olarak şu anda 123 farklı ülkeden 3 bin 750 uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan bu oran sizlerin katkılarıyla her geçen gün artacak. Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyütecek, geliştirecek ve dünya çapında bir marka hâline getireceğiz." Öğrenciler için sınırsız imkanlar sunuluyor Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Kültürü Programı kapsamında öğrencilere haftalık canlı dersler, etkileşimli öğrenme materyalleri ve özel olarak hazırlanan güncel dijital içerikler sunuluyor. Canlı derslerde öğrenciler, alanında uzman akademisyenlerle birebir etkileşim kurma imkânı bulurken; ders kayıtları sayesinde öğrenme süreçlerini kendi hızlarında sürdürebiliyor. Türk Dili ve Kültürü Programı için hazırlanan içerikler; dil bilgisi, okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Kültürel temalı ders materyalleri aracılığıyla öğrencilerin Türkiye’yi ve Türk kültürünü daha yakından tanımaları hedefleniyor. A1 seviyesini tamamlayan öğrenciler, akademik takvim doğrultusunda bir üst seviyeye geçerek Türkçe öğrenme yolculuklarına devam edeceği bildirildi. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin Türk Dili ve Kültürü Programı ile uluslararası alanda Türkçenin öğretimini yaygınlaştırmayı ve erişilebilir, sürdürülebilir bir dil eğitimi sunmayı amaçladığı belirtildi.
ERÜ’de ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans düzenlendi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:29 ERÜ’de ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans düzenlendi Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uzay ve Hızlandırıcı Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi (İVMER) Müdürü ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Bilge Demirköz; Erciyes Üniversitesi’nde (ERÜ) Araştırma ve İnovasyon Seminerleri kapsamında ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans verdi. ERÜ Araştırma Dekanlığı tarafından Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nusret Ayyıldız, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, Araştırma Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emrah Tıraş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinliği açılışında konuşan ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Prof. Dr. Bilge Demirköz’ü BM Genel Kurulu tarafından yeni kurulan Bağımsız Uluslararası Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyesi seçilmesinden dolayı tebrik ederek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu’nun açılış konuşmasının ardından etkinliğin konuşmacısı ODTÜ İVMER Müdürü TÜBA Asli Üyesi ve geçtiğimiz günlerde BM Genel Kurulu tarafından yeni kurulan Bağımsız Uluslararası Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyesi Prof. Dr. Bilge Demirköz, konuşmasında Erciyes Üniversitesi’nde olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Demirköz, konuşmasında ev sahipliğinden dolayı Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’a teşekkür ederek, ODTÜ İVMER’de yürütülen çalışmaları anlattı. Uzay ve fırlatma merkezlerinin dünyadaki dağılımı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Demirköz, şunları kaydetti; "Uzay ve fırlatma merkezlerinin dünyadaki dağılımıyla hızlandırıcıların dünyadaki dağılımı neredeyse birebir aynı. Neden bu böyle diye baktığımızda da şunu görüyoruz aslında. Uzayda da yüksek radyasyon yüksek vakum ve yüksek sıcaklık var. Tasarım alt yapıları da çok benzer. Yani ikisinde de yüksek elektrik kapasitesi, hızlı geri besleme ve düşük hata payı ihtiyaçları bulunmakta. İşletme sinerjisi de benzer. İkisine de ulaşım zor. Uzaya gitmek çok zor. Ama hızlandırıcılar da çoğunlukla yer altında ve veya radyasyondan dolayı girilemeyen yerlerde olduğu için ulaşım zor. Diğer taraftan bakıldığında veri aktarma zor. Yine çok gerek içsel veri var." Soru- cevapların ardından etkinlik, Prof. Dr. Bilge Demirköz’e teşekkür belgesi takdiminin ardından sona erdi. Prof. Dr. Bilge Demirköz, konferans öncesi ayrıca ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun’u da makamında ziyaret etti.