EĞİTİM
Bayburt’ta öğrenciler Ramazan ruhunu okula taşıdı: Koridorda ’Ramazan Sokağı’ oluşturuldu 06 Mart 2026 Cuma - 10:17:45 Bayburt Şehit Sebahattin Bozo Ortaokulu ile İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri, Maarifin Kalbinde Ramazan Etkinlikleri kapsamında oluşturdukları ‘Ramazan Sokağı’ ile on bir ayın sultanını coşkuyla karşıladı. Öğretmenlerin rehberliğinde hazırlanan ramazan köşesinde okul koridorları ayetlerle, Hadis-i Şeriflerle ve özlü sözlerle donatıldı. Değerler Eğitimi Kulübünce duvara çizilen hayatı ağacı süslemesinde yurtseverlik, adalet, merhamet, sabır, sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma, sorumluluk, duyarlılık ve dostluk gibi temel insani değerlere yer verildi. Okulda ramazan ayının manevi atmosferinin öğrencilere hissettirilmesi amacıyla çeşitli süslemeler ve görsel çalışmalar da yapıldı. Ayrıca, ramazan ayı boyunca okulda teneffüs zili yerine herkes tarafından bilinen ve dillere pelesenk olan ilahiler çalınıyor. Öğrenciler de bahçede bir araya gelerek son dönemde sosyal medyada da öne çıkan Kâbe’de hacılar ilahisini hep bir ağızdan söylüyor. Teneffüsün ardından öğrenciler, farklı ilahiler eşliğinde sınıflarına geçiyor. "Okulumuzu ve arkadaşlarımızı ramazan ayına hazırladık" 8’inci sınıf öğrencisi Hayrunnida Yenitürk, ramazan ayında sabretmeyi, yardımlaşmayı, merhametli ve güzel ahlaklı olmayı öğrendiklerini söyledi. "Öğretmenlerimizle birlikte okulumuzu ve arkadaşlarımızı ramazan ayına hazırladık" diyen Yenitürk, bu süreçte aktif rol almaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Bir diğer öğrenci Muhammet Emin Kılıç ise ramazan ayının sabır, paylaşma ve birlik ayı olduğunu belirterek, okulda hazırlanan yazı, görsel ve süslemelerle ramazan ruhunu yansıtmayı amaçladıklarını kaydetti. "Ramazan sokağı ile ramazan ayını karşıladık" Okul Müdürü Celil Dağlar, Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen Maarifin Kalbinde Ramazan Etkinlikleri çerçevesinde okulda ’Ramazan Sokağı’ oluşturduklarını söyledi. Dağlar, öğretmen ve öğrencilerin katkısıyla hazırlanan bu köşe ile ramazan ayını karşıladıklarını belirterek, "Çocuklarımıza kardeşlik, merhamet ve paylaşma bilincini aşılamak ve farkındalık oluşturmak amacıyla okulumuzda ‘Ramazan Sokağı’ oluşturuldu. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin birlikte oluşturduğu bu Ramazan Sokağı ile Ramazan’ı karşıladık" dedi. Okulda iftar ve sahur etkinlikleri de planladıklarını kaydeden Dağlar, "Yine öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin katılımıyla okulumuzda iftar ve sahur etkinlikleri planladık. Aynı zamanda Bayburt’a özgü bir gelenek olan on beşi geleneğini de okulumuzda yaşatacağız. Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı ramazan ayının İslam alemine huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum" diye konuştu.
06 Mart 2026 Cuma - 09:51 ’Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Programı’ ilk mezunlarını verdi SOCAR Türkiye ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliğiyle, kamu sektörü çalışanlarına özel hazırlanan ‘Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Programı’nın ilk dönemi tamamlandı. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, Ankara’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. SOCAR Türkiye tarafından enerji sektöründeki dönüşümü desteklemek ve nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamak amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliğiyle başlatılan sertifika programının ilk dönemi tamamlandı. Çevrim içi gerçekleştirilen ve toplam 32 saat süren program kapsamındaki eğitimler, ODTÜ’nün alanında uzman akademisyenleri ile SOCAR Türkiye’nin deneyimli yöneticileri tarafından verildi. Enerji dönüşümü, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde tasarlanan program, kamu sektöründe görev yapan ve bu alanlarda uzmanlaşmak isteyen profesyonellere yönelik geliştirildi. Katılımcılara, yapay zeka, veri yönetimi, enerji güvenliği, yeşil finans, karbon yönetimi ve değişim liderliği gibi başlıklarda güncel, bütüncül ve disiplinler arası bir perspektif kazandırılması hedeflendi. "Bu programı sürdürülebilir bir öğrenme ekosisteminin temeli olarak görüyoruz" SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, sertifika töreninde yaptığı konuşmada "Üniversite ve sanayi iş birliğinin yenilikçi bir örneğini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu program, Türkiye’de özel sektör tarafından kamu çalışanlarına yönelik hazırlanan enerji odaklı ilk sertifika programı olma özelliği taşıyor. Enerjide Dönüşüm ve Stratejik Gelişim Sertifika Programı ile kurduğumuz iş birliği modelini bir başlangıç olarak görüyoruz. Programımızı yeni içeriklerle, güncellenmiş modüllerle ve daha geniş katılımcı gruplarıyla devam ettirme kararlılığındayız" dedi. "Programın hayata geçirilmesinde gösterdiği vizyoner ve destekleyici yaklaşım için Sayın Elchin Ibadov’a özellikle teşekkür etmek isterim" diyen ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, "Akademi ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlenmesine verdiği önem ve bu programa sağladığı güçlü destek, bu çalışmanın ortaya çıkmasında belirleyici olmuştur. ODTÜ olarak biz de enerji dönüşümünü üniversitemizin stratejik öncelikleri arasında görüyoruz. Üniversitemizde enerji alanındaki çalışmalar; Elektrik-Elektronik, Makine, Kimya ve Çevre Mühendisliği başta olmak üzere birçok bölümün katkısıyla disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmektedir. Yenilenebilir enerji teknolojileri, enerji depolama sistemleri, hidrojen teknolojileri, akıllı şebekeler, enerji verimliliği ve karbon azaltımı gibi alanlarda önemli araştırmalar gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. Üniversite ile özel sektörün bilgi birikimini aynı çatı altında buluşturan program, enerji sektörünün hızla değişen dinamiklerine uyum sağlayabilecek yetkin insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyor. Şirket, insan kaynağına yapılan yatırımın sektörün ve ülkenin enerji geleceğine yapılan yatırım olduğu anlayışıyla, benzer gelişim programlarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planlıyor.
Kütahya’da Sait Faik Abasıyanık il paneli yapıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 10:24 Kütahya’da Sait Faik Abasıyanık il paneli yapıldı Anadolu Mektebi Yazar Okumaları Projesi kapsamında Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde Sait Faik Abasıyanık İl Paneli gerçekleştirildi. Mustafa Kutlu, Cengiz Aytmatov, Sabahattin Ali Ve Cengiz Dağcı’dan sonra 5. yazar olan Sait Faik Abasıyanık’ın da eserlerini bitiren öğrenciler konularını coşkulu bir şekilde sundular. Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesinin ev sahipliğindeki programın açılış konuşmasını Proje İl Koordinatörü Atatürk Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Musa Çelik yaptı. Programın sonunda değerlendirme konuşması yapan İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, okumanın sağladığı kazanımlardan, Sait Faik’in edebiyat dünyasına katkılarından ve Anadolu Mektebi’nin gençler açısından ne kadar önemli olduğundan bahsetti. Müdür Mustafa Yılmaz, "Anadolu Mektebi okuma faaliyetleri bizler için son derece önemlidir. Çünkü sizlerin yalnızca akademik olarak başarılı olması yeterli değildir. Aynı zamanda ahlaki, vicdani ve insani değerler açısından da güçlü bireyler olmanız gerekir. Okuyarak akademik başarı elde edebilirsiniz; çok iyi liselere, çok iyi üniversitelere gidebilirsiniz. Ancak Anadolu Mektebi okumaları sayesinde vicdanımız, ahlakımız, memleket sevdamız, insanlık sevgimiz ve millî-manevî değerlerimize bağlılığımız daha da güçlenecektir" dedi. "Bilmediğiniz şeyi sevemezsiniz, tanımadığınız şeyi bilemezsiniz" Müdür Yılmaz," Bilmediğiniz şeyi sevemezsiniz. Tanımadığınız şeyi bilemezsiniz. Çünkü bizim medeniyetimizde aradığınız tüm değerler zaten mevcuttur. Yeter ki okuyalım, öğrenelim ve anlayalım. Bugün Batılı ya da Doğulu yazarlar konuşuluyor. Oysa bizim kültürümüzde de tüm bu değerler var. Peki, biz kendi tarihimize bakıyor muyuz? Okuyor muyuz? Nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi biliyor muyuz? Bunları öğrenmek için okumak zorundayız. Sait Faik Abasıyanık çok anlamlı bir söz söylemiştir: "Yazmasam deli olacaktım" İnsan neden yazar? Dert sahibi olduğu için yazar. Sait Faik’in eserlerine baktığınızda kahramanların genelinin sıradan insanlar olduğunu görürsünüz: Bir balıkçı, bir işçi, bir çaycı. Yani bizden insanlar. Çünkü anlatılan hikâyeler bizim hikâyelerimizdir. Biz kendi hikâyelerimizi yazmalı ve okumalıyız. Böylece kendimizi tanırız" dedi. "Sual - Mesele - Mesuliyet" Yılmaz, " Bugün sizlere üç önemli kavram bırakmak istiyorum: Sual - Mesele - Mesuliyet. Soru sormaya başladığınız anda bir mesele ortaya çıkar. Meseleyi gören kişi sorumluluk alır. Bu milletin sorunlarını görecek ve çözüm üretecek olan sizlersiniz. Okudukça daha fazla soru soracak, daha fazla sorumluluk alacaksınız. Okumalarınız; ahlakınızı, vicdanınızı ve insanlığınızı geliştirmelidir. Sizi sorumluluk almaya yönlendirmelidir. Ailenize, okulunuza, milletinize ve insanlığa karşı sorumluluk alabilecek bireyler olmalısınız. Korkmadan "Ben varım" diyebilmelisiniz. Ben sizlerin gözlerinde o ışığı görüyorum. Yüreğinizde o heyecan var. O ışığı söndürmeyin. O heyecanı kaybetmeyin. Geleceğe güçlü adımlarla yürüyün. Türkiye Yüzyılı’nın mimarları siz olun; yazarları, akademisyenleri, bilim insanları ve düşünürleri siz olun" diye konuştu. "Sosyal medyanın sahte kahramanlarına aldanmayın" Sosyal medyanın sahte kahramanlarına aldanılmaması gerektiğine vurgu yapan Mustafa Yılmaz, " Size ve milletimize değer katacak okumalar yapmaya devam edin. Bir kitap bittiğinde yenisine başlayın. Mehmet Akif’in ifadesiyle sizler "Asım’ın Nesli"siniz. Sezai Karakoç’un ifadesiyle sizler "Diriliş Erleri"siniz. Kültürünüzü bilin, mirasınızı bilin ve bu yolda yürümeye devam edin" ifadelerine yer verdi. Program sonunda panelist öğrencilere teşekkür belgesi takdim edildi.
İnönü Üniversitesi, THE 2026’da 3 kategoride ilk 10’da yer aldı
13 Şubat 2026 Cuma - 10:03 İnönü Üniversitesi, THE 2026’da 3 kategoride ilk 10’da yer aldı Malatya İnönü Üniversitesi, Times Higher Education (THE) World University Rankings 2026 sıralamasında eğitim, yaşam ile tıp ve sağlık alanlarında Türkiye’de ilk 10’a girme başarısı gösterdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınan uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) World University Rankings 2026 sonuçları açıklandı. İnönü Üniversitesi, eğitim, yaşam ile tıp ve sağlık kategorilerinde Türkiye’de ilk 10’da yer aldı. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, üniversitenin akademik başarılarının yanı sıra deprem sonrası yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Depremlerin Malatya’yı ve üniversiteyi büyük ölçüde etkilediğini belirten Akpolat, "Üniversitemizde 20 bina yıkıldı. Bu binaların toplam kapalı alanı yaklaşık 90 bin metrekareydi. Eğitim bloklarımızın yüzde 55’ini kaybettik. Ama Turgut Özal Tıp Merkezimiz depremin hemen ardından saat 04.17’den itibaren tüm personeliyle hizmet vermeye devam etti" dedi. Göreve geldikten sonra acil servisin yenilenmesini öncelikli hedef olarak belirlediklerini ifade eden Akpolat, "Acil servisimizin kapasitesi yaklaşık 4 ay gibi kısa bir sürede 600 metrekareden 2 bin 425 metrekareye çıkarıldı. Böylece alanı dört katından fazla büyüttük. Modernizasyon çalışmaları sayesinde hem çalışanlarımızın şartlarını iyileştirdik hem de hasta hizmet standartlarını önemli ölçüde yükselttik" ifadelerini kullandı. 6 Şubat 2023 depremlerinde sağlık hizmetlerinde herhangi bir kesinti yaşanmadığını kaydeden Akpolat, "Allah’a şükür hastanemiz hiçbir hasar almadan ayakta kaldı. Sağlık hizmetlerimizi kesintisiz sürdürdük. Sağlık personelimiz büyük fedakarlık gösterdi" dedi. İnönü Üniversitesi’nin karaciğer naklinde dünya çapında önemli bir konuma ulaştığını belirten Akpolat, "Üniversitemiz karaciğer naklinde bir dünya markası haline geldi. Özellikle çapraz karaciğer nakilleri ile uyumsuz vericisi olan hastalara da umut oluyoruz. Bu sistem devrim niteliğinde bir gelişme" ifadelerine yer verdi. THE 2026 sonuçlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Akpolat, "Üniversitemiz eğitim bilimlerinde Türkiye’de ikinci, yaşam bilimlerinde dördüncü, tıp ve sağlık bilimlerinde sekizinci sırada yer aldı. Eğitim bilimlerinde dünya çapında ilk 500’e, yaşam bilimlerinde ilk 800’e, tıp ve sağlık alanında ise ilk bine girdik. Bu başarıda emeği geçen tüm akademik personelimize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Akpolat ayrıca son dönemde hastanede önemli sağlık yatırımlarının hayata geçirildiğini belirterek, "Anjiyo ünitemizi yeniledik ve yeni anjiyo cihazımızı hizmete aldık. Diyaliz ünitemizin açılışını gerçekleştirdik. Moleküler patoloji laboratuvarımızı da devreye alarak özellikle hedefe yönelik kanser tedavilerinde önemli bir altyapı oluşturduk" diye konuştu.
İnönü Üniversitesi’nde akreditasyon başarısı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:56 İnönü Üniversitesi’nde akreditasyon başarısı Malatya İnönü Üniversitesi Malatya Meslek Yüksekokulu (MYO) ve Malatya OSB Meslek Yüksekokulu bünyesindeki 5 yeni programın akreditasyon belgeleri yapılan törenle verildi. İnönü Üniversitesi Malatya Meslek Yüksekokulu (MYO) ve Malatya OSB Meslek Yüksekokulu bünyesindeki 5 yeni programın akreditasyon belgeleri yapılan törenle verildi.Törende konuşan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat program akreditasyonlarına büyük önem verdiklerini belirterek "Bugün üniversitemizin gurur günlerinden bir tanesi. Özellikle yönetime geldikten sonra tüm program akreditasyonlarımızı zorunlu koşmuştuk. Üniversitemizin özellikle akreditasyona ve kaliteye verdiği önemi bir kez daha vurgulamak gerekirse, üniversiteniz geçen Haziran ayında Yükseköğretim Kalite Kurulu’ndan (YÖKAK) 5 yıl tam akredite olmuş bir üniversite konumunda" dedi. Rektör Akpolat, Malatya OSB Meslek Yüksekokulu’nda daha önce 6 olan akredite program sayısına 3 yeni program daha eklenerek toplam sayının 9’a yükseldiğini belirtti. Malatya Meslek Yüksekokulu’nda ise mevcut 2 akredite programa 2 yeni programın eklenmesiyle toplam sayının 4’e ulaştığını belirtti. Konuşmaların ardından akreditasyon hakkı kazanan programların temsilcilerine Rektör Akpolat tarafından akreditasyon belgeleri takdim edildi. Malatya Meslek Yüksekokulu adına İş Sağlığı ve Güvenliği programı için Doç. Dr. Engin Özdemir, İşletme Yönetimi programı için Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Çiftlikçi belgelerini aldı. Malatya OSB Meslek Yüksekokulu adına ise Bilgisayar Programcılığı programı için Bilgisayar Teknolojileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Battal Göldağ’a, Elektronik Teknolojisi ve Elektrik Haberleşme Teknolojileri programları için Elektronik ve Otomasyon Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Necati Özbey’e belgeleri verildi. Tören, Rektör Akpolat ile akreditasyon başarısı gösteren Malatya MYO ve Malatya OSB MYO akademik kadrolarının toplu hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Teknolojinin tarihi bu müzede sergileniyor
13 Şubat 2026 Cuma - 09:44 Teknolojinin tarihi bu müzede sergileniyor Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü (UBE) tarafından teknoloji tarihinin önemli parçalarını dijital ortamda korumak, ilgililerle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla "UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesi" oluşturuldu. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Geylani Kardaş’ın fikri ile Dr. Öğr. Üyesi Gül Boztok Algın’ın danışmanlığında hayata geçirilen proje, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında çalışan öğrencilerin etkin katılımıyla beğeniye sunuldu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Tahir Yağdı ve Prof. Dr. Mehmet Ersan; Enstitü yönetimi ile bir araya gelerek açılan müze hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Alcı, "Teknolojinin zaman içerisindeki değişimini ve gelinen noktayı gözler önüne seren bu müzenin oluşturulmasında emeği geçen hocalarımızı ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu. Sanal Müze hakkında bilgi veren Prof. Dr. Geylani Kardaş, "UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesi, teknoloji tarihinin önemli parçalarını dijital ortamda korumak, ilgililerle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulmuş bir projedir. Bu müze ile Enstitümüz envanterindeki ikonik donanım bileşenleri sanal bir ortamda sergilenerek bilgisayar teknolojisinin evrimi gözler önüne serilmektedir. Müze envanterindeki klasik işlemcilerden eski ağ cihazlarına kadar birçok parça, görselleri ve açıklayıcı bilgileriyle sunulmaktadır. Her bir parçanın zaman içindeki dönüşümünün incelenmesi teknoloji dünyasının gelişimini gözler önüne sermektedir" dedi. "Müzemize zamandan ve mekandan bağımsız olarak erişilebiliyor" Müzenin sanal ortamda açılmasının nedenlerine değinen Prof. Dr. Kardaş, "Sanal müzenin en büyük avantajlarından biri, zamandan ve mekândan bağımsız olarak bu değerli koleksiyona erişilebilmesidir. Fiziksel müzelerin sınırları aşılarak, teknoloji meraklılarının, öğrencilerin ve araştırmacıların bu tarihi parçaları detaylı olarak incelemelerine olanak sağlanmaktadır. Her bir bileşen, kendi döneminin teknolojik başarılarını ve tasarım anlayışını yansıtmakta, bu sayede bilgisayar teknolojisinin nasıl geliştiği ve dönüştüğü gözler önüne serilmektedir. Sanal müzenin kuruluş amacı, bilgisayar teknolojisinin tarihsel gelişimini belgelemek, eğitim amaçlı kullanım için dijital kaynak sağlamak ve teknoloji meraklılarına geçmişten günümüze bilgisayar bileşenlerinin evrimini göstermektir" diye konuştu. UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesine ‘http://akademik.ube.ege.edu.tr/sanalmuze’ adresinden erişim sağlanabiliyor.
Kütahyalı liseler ’Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’ndan ödüllerle döndü
13 Şubat 2026 Cuma - 09:34 Kütahyalı liseler ’Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’ndan ödüllerle döndü Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı ’57. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nda Kütahyalı liselerin projeleri ödüllendirildi. Törene TÜBİTAK Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Aytaç Yıldız, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, okul ve kurum yöneticileri, danışman öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan protokol üyeleri, bilimsel araştırma kültürünün lise düzeyinde yaygınlaşmasının önemine vurgu yaparak dereceye giren öğrencileri ve danışman öğretmenlerini tebrik etti. Ardından başarılı projelere ödül ve belgeleri takdim edildi. "Kütahya’dan iki bölge birinciliği" TÜBİTAK 2204-A yarışmalarında Kütahya önemli başarılara imza attı. Tavşanlı Borsa İstanbul Anadolu Lisesi, Özel Tavşanlı BİL Anadolu Lisesi ve Tavşanlı Arslanbey Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin ortaklaşa hazırladığı Psikoloji (Siber Psikoloji) projesi bölge birincisi oldu. Merkez ilçeden Akşemsettin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ile TOBB Kütahya OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin birlikte hazırladığı Türk Dili ve Edebiyatı (Dil ve Edebiyat) projesi de bölge birinciliği elde etti. TÜBİTAK 2204-A Yarışmalarında Tavşanlı ilçesinden Tavşanlı Borsa İstanbul Anadolu Lisesinin hazırladığı Sosyoloji alanındaki projesi bölge ikinciliği elde etti. TÜBİTAK 2204-A Yarışmalarında Merkez ilçeden Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesinin Tarih (Kültürel Miras) alanındaki projesi, Kütahya Bilim ve Sanat Merkezinin matematik alanındaki projesi, Tavşanlı ilçesinden Tavşanlı Borsa İstanbul Anadolu Lisesinin hazırladığı Türk Dili ve Edebiyatı alanındaki projesi, Gediz ilçesinden Gediz Bilim ve Sanat Merkezinin hazırladığı Sosyoloji alanındaki projesi bölge üçüncülüğü elde etti.
İstasyon Kuşadası’nda çevreci eğitim
13 Şubat 2026 Cuma - 09:32 İstasyon Kuşadası’nda çevreci eğitim İstasyon Kuşadası Topluluk Merkezi, Habitat Derneği ve Kuşadası Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü iş birliğinde ‘sürdürülebilirlik, çevre ve iklim farkındalığı ile su bilinci’ konularında düzenlenen eğitim programına ev sahipliği yaptı. Programa katılan eğitmenler daha sonra okulları ziyaret ederek edindikleri bilgileri öğrencilerle paylaştı. Sürdürülebilirlik eğitim programı kapsamında İstasyon Kuşadası’nda yeni eğitmenler kurs sürecini başarıyla tamamladı. Eğitim süresince katılımcılar interaktif içerikler, uygulamalı atölye çalışmaları ve deneyim temelli öğrenme yöntemleriyle desteklendi. Programı tamamlayan eğitmenler, edindikleri bilgi ve deneyimleri daha sonra okullarda öğrencilerle paylaştı. Bu kapsamda gerçekleştirilen okul ziyaretlerinde iki gün içinde 540 öğrenciye ulaşıldı. İlerleyen günlerde de devam edecek olan okul ziyaretlerinde, çocukların erken yaşta çevre bilinci kazanması, iklim değişikliği konusunda farkındalık geliştirmesi ve su kaynaklarının korunmasına yönelik sorumluluk duygusuna sahip olması hedefleniyor. Deneyim odaklı içeriklerle tasarlanan program, öğrencilerin aktif katılımını da teşvik ediyor. Habitat Derneği ve Kuşadası Belediyesi tarafından yürütülen çalışma, yerel düzeyde sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunmayı ve bilinçli nesillerin yetişmesine destek olmayı amaçlıyor.
Kıbrıs ve Filistin arasında akademik köprü kuruldu
13 Şubat 2026 Cuma - 09:05 Kıbrıs ve Filistin arasında akademik köprü kuruldu Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi ile Filistin Politeknik üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü, öğrenci ve akademisyen değişimi ile ortak araştırmaları kapsayan yeni bir akademik ortaklık başlattı. Kıbrıs ve Filistin arasında kurulan bu akademik köprü filistinli gençlerin uluslararası eğitim imkanlarına erişimini güçlendirecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. İki üniversite arasında kurulan bu stratejik ortaklık ile akademik personel ve öğrenci değişimi, ortak araştırma projeleri, bilimsel etkinlikler, konferanslar, seminerler ve çalıştayların hayata geçirilmesi planlanıyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen imza töreni ile yürürlüğe giren protokol; Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ile Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Mustafa Abusafa tarafından imzalandı. İmza töreninde ayrıca; Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Kurt ve Prof. Dr. Umut Aksoy ile Filistin Politeknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmad Altamimi, Rektör Yardımcısı Dr. Ayman Sultan, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Nour Qawasmeh ve İdari Bilimler ve Bilişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Husam Rjoub katıldı. Protokol, özellikle Filistin’de yıllardır süren savaş ve abluka nedeni ile ağır biçimde etkilenen yaşam ve eğitim şartları dikkate alındığında ayrı bir önem taşıyor. Üniversitelerin ve eğitim altyapısının zarar gördüğü, akademik faaliyetlerin kesintiye uğradığı, gençlerin güvenli biçimde eğitimlerine devam etmekte zorlandığı ve yükseköğretime erişimin ciddi şekilde sınırlandığı bir ortamda hayata geçirilen öğrenci ve akademisyen değişim programlarının, Filistinli üniversite öğrencileri için önemli bir fırsat sunması bekleniyor. Bu kapsamda sağlanacak uluslararası akademik hareketlilik; gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmelerine, farklı bilimsel çevrelerle etkileşim kurmalarına ve mesleki gelişimlerini güçlendirmelerine güçlü bir destek sağlayacak. Filistin politeknik üniversitesi hakkında Filistin’in El-Halil (Hebron) kentinde bulunan Filistin Politeknik Üniversitesi, Filistin Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı mevzuatına bağlı kamu üniversitelerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Filistin Yükseköğretim Konseyi, Arap Üniversiteler Birliği, İslam Üniversiteleri Birliği ve Dünya Üniversiteler Federasyonu gibi uluslararası kuruluşlara üyeliği bulunan PPU, bölgesel ve küresel akademik iş birlikleriyle dikkat çekiyor. 1978 yılında teknik ve mühendislik odaklı bir yüksekokul olarak kurulan kurum, 1991 yılında lisans programları sunan bir üniversiteye dönüştü. 1999’dan itibaren diploma ve lisans programlarını genişleten PPU, 2006 yılında yüksek lisans, 2018 yılında ise doktora programlarını başlatarak akademik yapısını daha da güçlendirdi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: "İmzaladığımız iş birliği protokolü, yalnızca akademik bir ortaklık değil güçlü bir dayanışma iradesinin tezahürüdür." Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Filistin Politeknik Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolünün yalnızca akademik bir ortaklık olmadığını, aynı zamanda güçlü bir dayanışma iradesini yansıttığını vurguladı. Filistin’de yaşanan insanlık dışı şartların yükseköğretim süreçlerini de doğrudan etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Şanlıdağ, özellikle öğrenci değişim programlarının Filistinli gençler açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Şanlıdağ, "Bugün imzaladığımız bu protokol, bilimsel iş birliğinin ötesinde güçlü bir akademik dayanışma mesajıdır. Filistinli gençlerin eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri, uluslararası akademik ortamlara erişebilmeleri ve geleceklerini güvenle inşa edebilmeleri hepimiz için ortak bir sorumluluktur. Öğrenci ve akademisyen değişim programları, gençlerin yalnızca akademik gelişimlerine değil, aynı zamanda umutlarını canlı tutmalarına da katkı sağlayacaktır" dedi. Üniversiteler arası iş birliklerinin zor zamanlarda daha da anlam kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi’nin bilimsel üretimin paylaşılması, eğitimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi ve uluslararası akademik dayanışmanın güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Prof. Dr. Mustafa Abusafa: "Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz." Filistin Politeknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Abusafa ise iş birliği protokolünden duydukları memnuniyeti dile getirerek Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür etti. Prof. Dr. Abusafa, Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nin güçlü akademik birikimi ve uluslararası saygınlığıyla öne çıkan bir kurum olduğunu vurgulayarak şunları söyledi. "Öncelikle bize bu fırsatı sunduğu, deneyimlerini paylaşma ve özellikle sağlık bilimleri eğitimi alanındaki zengin birikiminden yararlanma imkanı sağladığı için Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum" diyen Prof. Dr. Abusafa, "Yakın Doğu Üniversitesi dünya çapında tanınan ve saygın sıralamalarda yer alan güçlü bir üniversite. Bu iş birliğini daha da ileriye taşımak; akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak, araştırma projelerini paylaşmak ve imzaladığımız mutabakat zaptını somut çalışmalarla güçlendirmek istiyoruz. Bize sunulan bu değerli fırsat için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa
13 Şubat 2026 Cuma - 09:02 Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa Muş’un Korkut Gençlik Merkezi bünyesinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, Sultan Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nde giydiği zırhı simgeleyen hediyelik ürünler üreterek tarihi mirası yaşatıyor. Korkut Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren gençlik merkezinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, 1071 Malazgirt Zaferi ile Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan’ın giydiği zırhtan esinlenerek hediyelik ürünler üretiyor. El sanatları usta öğreticisi Fatma Baba tarafından verilen kursta öğrenciler, Alparslan’ın zırhını simgeleyen objeleri kalıba dökerek taşlama ve şekillendirme işlemlerini gerçekleştiriyor. Geçmişin izlerini el emeğiyle geleceğe taşıyan öğrenciler hem el becerilerini geliştiriyor hem de atalarını yad ediyor. Kursu ziyaret eden Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz da atölye çalışmalarına katıldı. Öğrencilerle birlikte Alparslan zırhını kalıba dökerek taşlama yapan Ayaz, gençlerle sohbet ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Üretilen zırh figürleri, ilçeye gelen misafirlere hediyelik olarak takdim edilerek kentin tanıtımına da katkı sağlıyor. Kursa katılarak öğrencilerle güzel vakit geçiren Kaymakam Ayaz, Muş’un Sultan Alparslan’la özdeşleşmiş, tarihi ve kültürel açıdan son derece önemli, kadim bir şehir olduğunu belirtti. Kaymakam Ayaz, çocuklarla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getirdiklerini ifade ederek, "Korkut Gençlik Merkezi’nde hem öğrencilerimize hem de gençlerimize Sultan Alparslan kültürünü, ecdadımızın tarihini ve geleneklerimizi aktarmak amacıyla özel bir çalışma yürütüyoruz. Çocuklarımızla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getiriyoruz. Bu zırhları bizzat kendileri tasarlıyor, yapıyor ve emek veriyorlar. Böylece hem doğal bir şekilde tarih bilinci kazanıyorlar hem de el becerilerini ve el sanatlarını geliştiriyorlar. Bu faaliyet; dikkatlerini toplamalarına, el-göz koordinasyonlarını güçlendirmelerine, dikkat dağınıklığını azaltmalarına ve daha birçok alanda olumlu katkı sağlamaktadır" dedi. Öğrencilerin çalışmalara büyük bir istekle katıldığını belirten Ayaz, hafta sonu kurslarıyla köylerdeki çocuklara ulaştıklarını ve çeşitli kurs ile atölyeler aracılığıyla onların kendilerini geliştirmelerine imkân sağladıklarını kaydederek, "Çocuklarımız burada büyük bir keyif alıyor, hepsi büyük bir istek ve arzuyla Sultan Alparslan zırhını tamamlamak için adeta bir mücadele veriyor. Katılımımız oldukça yüksek. Korkut’taki 53 okulumuzun neredeyse tamamından öğrencilerimizi buraya getiriyoruz. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Merkezin Her Yerde’ projesiyle bu çalışmaları Korkut’un yanı sıra diğer ilçelerimizdeki gençlik merkezlerine de yaygınlaştıracağız. Hafta sonu kurslarımızla köylerdeki çocuklarımıza ulaşıyor, onları merkezlerimize kazandırıyoruz. Böylece çeşitli kurs ve atölyelerde kendilerini geliştirme imkânı buluyorlar. Biz de bu süreçten son derece memnunuz ve inşallah bu çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Eğitim ve üretim faaliyetlerinin devam edeceğini vurgulayan Ayaz, çalışmanın kâr amaçlı olmadığının altını çizerek, "Eğitimlerimiz ve üretimlerimiz devam edecek. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim, biz bu işi kâr amaçlı yapmıyoruz. Amacımız maddi kazanç elde etmek değil; çocuklarımıza Sultan Alparslan’ın kim olduğunu, tarihimizin ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu öğretmek ve onlara bu bilinçle yatırım yapmaktır. Bu kurs, bizim için bir amaç değil, bir araçtır" şeklinde konuştu. Zırhlarda tamamen doğal figürler ve tarihi motifler kullandıklarını ifade eden Ayaz, "Üniversitedeki akademisyen arkadaşlarımızın alan çalışmaları ve akademik araştırmaları sonucunda belirlenen kalıplar üzerinden, Sultan Alparslan’ın kullandığı zırhın orijinal görünümlü bir yorumunu ortaya koyuyoruz. Kısacası, Muş’ta yaşayan çocuklarımız için Sultan Alparslan’ın taşıdığı büyük önemi, bu önemin nereden geldiğini ve neden bu kadar kıymetli olduğunu anlatmak üzere bu kursu açtık. Tamamen çocuklarımıza yatırım amacıyla, gönülden yürüttüğümüz bir çalışmadır" diye konuştu. Kursa katılan çocuklardan Nursima Sayılgan ise 75. Yıl Merkez İlkokulu’nda okuduğunu belirterek, gençlik merkezine hem eğlenmek hem de eğlenceli oyunlar oynamak için geldiğini söyledi. Sayılgan, "Gençlik merkezine eğlenmeye ve eğlenceli oyunlar oynamaya geliyorum. Aynı zamanda burada Sultan Alparslan’ın zırhlarını yapıyor, kalkan ve kılıçlarını hazırlıyoruz. Hepsini kendimiz yapıyoruz. Taş tozundan evler yapıyor, kuş evleri hazırlıyoruz" dedi.
Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa
13 Şubat 2026 Cuma - 08:47 Korkutlu çocuklardan Alparslan zırhına anlamlı vefa Muş’un Korkut Gençlik Merkezi bünyesinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, Sultan Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nde giydiği zırhı simgeleyen hediyelik ürünler üreterek tarihi mirası yaşatıyor. Korkut Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren gençlik merkezinde açılan el sanatları kursuna katılan öğrenciler, 1071 Malazgirt Zaferi ile Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan’ın giydiği zırhtan esinlenerek hediyelik ürünler üretiyor. El sanatları usta öğreticisi Fatma Baba tarafından verilen kursta öğrenciler, Alparslan’ın zırhını simgeleyen objeleri kalıba dökerek taşlama ve şekillendirme işlemlerini gerçekleştiriyor. Geçmişin izlerini el emeğiyle geleceğe taşıyan öğrenciler hem el becerilerini geliştiriyor hem de atalarını yad ediyor. Kursu ziyaret eden Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz da atölye çalışmalarına katıldı. Öğrencilerle birlikte Alparslan zırhını kalıba dökerek taşlama yapan Ayaz, gençlerle sohbet ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Üretilen zırh figürleri, ilçeye gelen misafirlere hediyelik olarak takdim edilerek kentin tanıtımına da katkı sağlıyor. Kursa katılarak öğrencilerle güzel vakit geçiren Kaymakam Ayaz, Muş’un Sultan Alparslan’la özdeşleşmiş, tarihi ve kültürel açıdan son derece önemli, kadim bir şehir olduğunu belirtti. Kaymakam Ayaz, çocuklarla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getirdiklerini ifade ederek, "Korkut Gençlik Merkezi’nde hem öğrencilerimize hem de gençlerimize Sultan Alparslan kültürünü, ecdadımızın tarihini ve geleneklerimizi aktarmak amacıyla özel bir çalışma yürütüyoruz. Çocuklarımızla birlikte Sultan Alparslan’ın zırhını ve üzerindeki motifleri sanat haline getiriyoruz. Bu zırhları bizzat kendileri tasarlıyor, yapıyor ve emek veriyorlar. Böylece hem doğal bir şekilde tarih bilinci kazanıyorlar hem de el becerilerini ve el sanatlarını geliştiriyorlar. Bu faaliyet; dikkatlerini toplamalarına, el-göz koordinasyonlarını güçlendirmelerine, dikkat dağınıklığını azaltmalarına ve daha birçok alanda olumlu katkı sağlamaktadır" dedi. Öğrencilerin çalışmalara büyük bir istekle katıldığını belirten Ayaz, hafta sonu kurslarıyla köylerdeki çocuklara ulaştıklarını ve çeşitli kurs ile atölyeler aracılığıyla onların kendilerini geliştirmelerine imkân sağladıklarını kaydederek, "Çocuklarımız burada büyük bir keyif alıyor, hepsi büyük bir istek ve arzuyla Sultan Alparslan zırhını tamamlamak için adeta bir mücadele veriyor. Katılımımız oldukça yüksek. Korkut’taki 53 okulumuzun neredeyse tamamından öğrencilerimizi buraya getiriyoruz. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ‘Merkezin Her Yerde’ projesiyle bu çalışmaları Korkut’un yanı sıra diğer ilçelerimizdeki gençlik merkezlerine de yaygınlaştıracağız. Hafta sonu kurslarımızla köylerdeki çocuklarımıza ulaşıyor, onları merkezlerimize kazandırıyoruz. Böylece çeşitli kurs ve atölyelerde kendilerini geliştirme imkânı buluyorlar. Biz de bu süreçten son derece memnunuz ve inşallah bu çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Eğitim ve üretim faaliyetlerinin devam edeceğini vurgulayan Ayaz, çalışmanın kâr amaçlı olmadığının altını çizerek, "Eğitimlerimiz ve üretimlerimiz devam edecek. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim, biz bu işi kâr amaçlı yapmıyoruz. Amacımız maddi kazanç elde etmek değil; çocuklarımıza Sultan Alparslan’ın kim olduğunu, tarihimizin ne kadar derin bir geçmişe sahip olduğunu öğretmek ve onlara bu bilinçle yatırım yapmaktır. Bu kurs, bizim için bir amaç değil, bir araçtır" şeklinde konuştu. Zırhlarda tamamen doğal figürler ve tarihi motifler kullandıklarını ifade eden Ayaz, "Üniversitedeki akademisyen arkadaşlarımızın alan çalışmaları ve akademik araştırmaları sonucunda belirlenen kalıplar üzerinden, Sultan Alparslan’ın kullandığı zırhın orijinal görünümlü bir yorumunu ortaya koyuyoruz. Kısacası, Muş’ta yaşayan çocuklarımız için Sultan Alparslan’ın taşıdığı büyük önemi, bu önemin nereden geldiğini ve neden bu kadar kıymetli olduğunu anlatmak üzere bu kursu açtık. Tamamen çocuklarımıza yatırım amacıyla, gönülden yürüttüğümüz bir çalışmadır" diye konuştu. Kursa katılan çocuklardan Nursima Sayılgan ise 75. Yıl Merkez İlkokulu’nda okuduğunu belirterek, gençlik merkezine hem eğlenmek hem de eğlenceli oyunlar oynamak için geldiğini söyledi. Sayılgan, "Gençlik merkezine eğlenmeye ve eğlenceli oyunlar oynamaya geliyorum. Aynı zamanda burada Sultan Alparslan’ın zırhlarını yapıyor, kalkan ve kılıçlarını hazırlıyoruz. Hepsini kendimiz yapıyoruz. Taş tozundan evler yapıyor, kuş evleri hazırlıyoruz" dedi.