EKONOMİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek ve makrofinansal istikrarımızı pekiştirmek" 26 Şubat 2026 Perşembe - 23:50:28 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASKON’un iftar programında yaptığı konuşmada küresel ekonomik dengelerin değişim sürecinde olduğunu belirterek, "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek. 2025 yılında ekonomimiz 1,5 trilyon doları aşarken, toplam mal ve hizmet ihracatımız 396 milyar dolara ulaştı. 2026 yılı bereketli bir yıl olacak enflasyonda düşüş sürecek" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) tarafından düzenlenen Geleneksel İftar programına katıldı. Programda konuşan Yılmaz, dünyada büyük bir ekonomik rekabet yaşandığını belirterek, Uzak Doğu’da yükselen ekonomik üretim gücünün küresel dengeleri değiştirecek bir noktaya ulaştığını ifade etti. Bu durumun siyasi çatışmalara ve ekonomide korumacı eğilimlere zemin hazırladığını dile getiren Yılmaz, mevcut hakim pozisyonunu kaybetmek istemeyen ülkelerin farklı yaklaşımlar geliştirdiğini söyledi. Yaşanan sürecin şahıslarla ilgili olmadığını, yapısal bir dönüşümün söz konusu olduğunu vurgulayan Yılmaz, dünyadaki güç dağılımının ve ekonomik dengelerin değiştiğini, ancak bu değişime uyumlu yeni bir siyasi atmosferin henüz oluşmadığını kaydetti. Geçiş dönemlerinin risk ve belirsizliklerin arttığı süreçler olduğunu belirten Yılmaz, bu dönemlerde ülkelerin iç yapılarını güçlendirmesinin önemine dikkat çekti. "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek ve makrofinansal istikrarımızı pekiştirmek" Enflasyonla ilgili açıklamalarda bulunan Yılmaz, "Önceliğimiz enflasyonu düşürmek, makrofinansal istikrarımızı pekiştirmek. Sürdürülebilir büyüme için bu gerek, sosyal adalet için de bu gerek. Enflasyonla mücadele geçici olarak bazı sıkıntılar doğurabilir, bu işin biraz tabiatında var. Bir konuda bir şeyleri iyileştirmeye çalışıyorsanız bunun bir külfeti de oluyor ama unutmayalım ki külfet geçici, bunun sağlayacağı nimet uzun vadeli, sürekli. Dolayısıyla bugün enflasyonla mücadelemizi başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. Bir taraftan da büyümemizi de makul bir düzeyde devam ettiriyoruz. Geçen yıl, henüz son çeyrek çıkmadığı için yine tahminen söylemek durumundayım, ilk üç çeyrekte 3.7 büyüme kaydetti ekonomimiz. Dünya ortalamasının üstünde. Bizim tarihi ortalamalarımızın bir miktar altında ama dünya ortalamasının üstünde bir büyüme. Tarımda hem don hem kuraklık yaşadığımız, büyümeyi tarımın olumsuz etkilediği, enflasyonu gıda fiyatları kanalıyla olumsuz etkilediği bir yıl olmasına rağmen ilk üç çeyrekte 3.7 büyüdük. Yıl genelinde de 3.5 civarı bir büyüme olacağını tahmin ediyoruz. Yani büyüme tarafında iyi gidiyoruz, istikrarlı bir şekilde gidiyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam mal ve hizmet ihracatı 396 milyar dolara ulaştı" İhracat rakamlarının her şeye rağmen son derece olumlu gittiğini vurgulayan Yılmaz, "İhracatımız geçen sene 273 milyar doları geçti. Tarihi bir rekor durumunda. Dünyanın bugünkü halini düşünürseniz, talep koşullarını vesaire büyük başarı. Bu mal ihracatı. Bir de hizmet ihracatımız var, turizm başta olmak üzere. Orada da 120 milyar doları aştık. Toplam mal ve hizmet ihracatı olarak 396 milyar dolara ulaştık. Bu büyük bir rakam gerçekten. 2002 yılında bizim ekonomimizin büyüklüğü 238 milyar dolardı. Şu anda mal ve hizmet ihracatımız 396 milyar dolara gelmiş durumda. Ekonomik büyüklüğümüz ise yine tahmin olarak söylüyorum tabii, 1.5 trilyon doları ilk defa aşmış oldu 2025 yılında. Kişi başına gelirimiz 17 bin doları aştı, 18 bin dolara yakın bir seviyede gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Bu büyüklüklerimizle dünyanın 16. büyük ekonomisiyiz nominal dolar bazında. Satın alma gücü paritesine göre ise dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. İşte küçümsenmeyecek bir noktadayız. İnşallah kamusuyla özeliyle hep birlikte daha güçlü olacağız" dedi. "2026 yılı bereketli bir yıl olacak" Son olarak Enflasyonla mücadeleyi önceliklendirdiklerini belirten Yılmaz, "Enflasyon 2024 yılı Mayıs ayında en yüksek zirveyi buldu. 75.5’e kadar çıkmıştı hatırlarsanız. O tarihten bugüne 45 puan civarında bir düşüş oldu enflasyonda. İzlediğimiz programın neticesinde 45 puan bir düşüş oldu. Geçen ay itibarıyla 30 küsur bir seviyeye gelmiş oldu, 75.5’ten 30.6 seviyesine gelmiş oldu. Önümüzdeki dönemde inşallah bu düşüş devam edecek. Ocak ve Şubat ayları biraz olumsuz oldu doğrusu. Yağışlar bol oldu, bereketli bir ayın temelleri atılmış oldu ama bu lojistik anlamda birtakım sıkıntılar da doğurdu. Bir iki ay belki bir miktar kayıp yaşadık ama yılı kurtardık. Bereketli bir yıl olacak Allah’ın izniyle, bunun için de elbette sevinçliyiz" diyerek sözlerini tamamladı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 22:57 Sarı altın erken geldi: Yenidünya mart ayını beklemedi Mersin’in Erdemli ilçesinde sezonun ilk yenidünyaları tezgahtaki yerini aldı. Henüz yeni kızarmaya başlayan Malta eriği olarak da bilinen yenidünyaların ilk ürün paketleri Dubai, İstanbul ve Ankara yolcusu. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarında yer alan Mersin’de sezonun ilk çıkan meyvesi serada üretilen ’sarı altın’ olarak da dillendirilen yenidünya oldu. İlk ürünler kalitesine göre bin 500 liraya kadar alıcı bulurken, üreticiler hem fiyattan hem de şubat ayında sofralara yaklaşık 1 ay erken ürün ulaştırmaktan memnun. "Şubat ayında yenidünya çıkardık" Üretici Hüseyin Çiftçioğlu, yenidünyanın çıktığını ve ilk siftahlarını yaptıklarını belirterek, "Bu ikinci toplamamız. Şükür fiyatlar iyi gidiyor ama tonajımız yeni başlıyor, yani sararmalar yeni oluşuyor. Şubat ayında yenidünya çıkardık. Normalde yenidünya mart ayının 15-20’sinde başlar serada. Bu yıl geçen yıldan 20-25 gün önce çıkardık yenidünyayı" dedi. Çiftçioğlu, "Siparişimiz var, ilk toplamalarımız Dubai’ye gidiyor. Bir iki kasada İstanbul’a gidiyor, komisyoncular istiyor. Talep var, herkesin de dikmesini isterim, çoğalmasını isteriz. Çoğalırsa ihracatta olur. İsteyen çok ama yenidünya yok. Daha yeni kızarıyor" diye konuştu. "Erdemli’nin en büyük zenginliği bereketli topraklara ve essiz bir iklime sahip olması" diyen Tabiye Mahallesi Muhtarı ve aynı zamanda üretici Doğan Çiftçioğlu da, "Türkiye’nin her bölgesinde daha çiçek açmamışken burada meyve hasat ediliyor. Doğru şekilde desteklenirse Erdemli, Türkiye’nin merkezi bir erken hasat yeri olabilir. Yenidünya üretmek, istihdam sağlamak anlamında büyük bir gelir kaynağı" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 20:12 Kuru kayısı ihracatında ilk 10’a giren firmalar ödüllendirildi Malatya Ticaret Borsası’nın geleneksel iftar programında 2025 yılı kuru kayısı ihracatında ilk 10’a giren firmalara plaket verildi. Malatya’da, Ticaret Borsası (MTB) tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeği, kentin ekonomi dünyasını bir araya getirdi. Program kapsamında 2025 yılı kuru kayısı ihracatında ilk 10’a giren ihracatçılar plaketle ödüllendirildi. İftar programında konuşan MTB Başkanı Ramazan Özcan, Malatya’nın dünya kuru kayısı üretim ve ihracatındaki lider konumuna dikkat çekti. Kentte yaklaşık 1 milyon dekar alanda 10 milyona yakın kayısı ağacı bulunduğunu belirten Özcan yıllık ortalama 160 bin ton kuru kayısı üretim kapasitesine ulaşıldığını ifade etti. Kuru kayısının yaklaşık 100 ülkeye ihraç edildiğini kaydeden Özcan, ürünün Malatya ve bölge ekonomisine yıllık ortalama 500 milyon dolar civarında gelir sağladığını söyledi. Kayısıda elde edilen başarının üretici, tüccar ve ihracatçıların ortak emeğiyle mümkün olduğunu kaydeden Özcan, lisanslı depoculuk yatırımlarıyla ürünlerin daha sağlıklı şartlarda muhafaza edildiğini söyledi. Özcan, Toprak Mahsulleri Ofisi ile yürütülen çalışmalar kapsamında tahıl ve hububat depolama altyapısının da güçlendirildiğini belirtti. Malatya Valisi Seddar Yavuz ise deprem sonrası yürütülen yeniden imar ve inşa çalışmalarına değinerek Malatya’nın toparlanma sürecinde devlet-millet dayanışmasının belirleyici rol oynadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kentte kapsamlı yatırımların sürdüğünü belirten Vali Yavuz, kayısının Malatya için yalnızca ekonomik bir ürün değil aynı zamanda önemli bir marka değeri olduğunu ifade etti. Program kuru kayısı ihracatında dereceye giren firmalara plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Doğu Karadeniz’de üç istilacı tür tarımı tehdit ediyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:16 Doğu Karadeniz’de üç istilacı tür tarımı tehdit ediyor Doğu Karadeniz’de 3 istilacı tür, tarımsal üretimi doğrudan etkileyerek büyük zararlar veriyor. Bölgede geniş yayılım gösteren kahverengi kokarca, lokal ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği ve doğal düşman baskısıyla gerileme sürecine giren Yalancı kelebek, aynı ekosistem içinde eş zamanlı baskı oluşturarak bölge ekonomisi ve biyolojik denge açısından kritik bir tablo ortaya koyuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde aynı ekosistem içinde etkili olan üç istilacı tür, tarımsal üretim ve doğal denge üzerinde eş zamanlı baskı oluşturuyor. Geniş yayılım alanına sahip Kahverengi kokarca, başta fındık olmak üzere birçok üründe kalite ve verim kaybına yol açıyor. Özellikle hasat dönemine yakın süreçte zarar oranı artıyor, ekonomik kayıp doğrudan üreticiye yansıyor. Lokal ölçekte görülen ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği, ağaç gövdelerinde açtığı galerilerle bitkiyi zayıflatıyor ve kurumalara neden oluyor. Tespit edilen alanlarda karantina uygulamaları devreye giriyor, enfekte ağaçlar sahadan çıkarılıyor ve yayılım hattı daraltılıyor. Geçmiş yıllarda yoğun popülasyona ulaşan Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısıyla geriledi. Uzmanlar popülasyonun tamamen ortadan kalkmadığına ve iklim koşullarına bağlı olarak yeniden artış gösterebileceğine dikkat çekiyor. Yetkililer, bölgenin ılıman iklim yapısının istilacı türler için elverişli koşullar oluşturduğunu, bu nedenle mücadelenin anlık değil sürekli ve planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. Erken uyarı sistemleri, feromon tuzakları ve biyolojik ajan destekli uygulamaların önümüzdeki süreçte daha da yaygınlaştırılması hedefleniyor. "Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, en etkili yöntemin tespit ve takip olduğuna dikkat çekerek "Bölgemizi etkileyen ve ülkemizin de gündeminde olan üç tane olan istilacı tür var. Kahverengi kokarca, lokal alanda da olsa oldukça zararlı olan turunçgil uzun antenli böceği ile bunlardan önce ortaya çıkıp şu anda doğal düşman baskısı altında kontrolünü kaybedip yalancı kelebek de bu türler arasında yer alıyor. Ayrıca bölgede, istilacı türlerin yanında yabancı ot sorunları da bulunuyor. Özellikle ’İt dolahbacı’ olarak bilinen ve ‘yalancı hıyar’ şeklinde tanımlanan yabancı otlar da Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaygınlaşıyor. Bunun temel nedeni, bölgenin istilacı türlerin yaşamını sürdürebilmesi ve çoğalabilmesi için uygun bir iklime sahip olması. Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor. Türkiye’de en çok gündemde olan tür kahverengi kokarca. İkinci olarak lokal düzeyde etkili turunçgil uzun antenli böceği geliyor. Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısı sayesinde etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Çok güzel bir gelişme. Bu durum, biyolojik mücadele yöntemlerinin ne kadar etkili olduğunu gösteren önemli bir örnek niteliğinde. Tüm istilacı türlerde olduğu gibi, en etkili mücadele yöntemi tespit ve takip. Önce biyolojik mücadele ardından eradikasyon, kültürel mücadele ve son çare olarak kimyasal mücadele şeklinde sıralanıyor" ifadelerini kullandı.
Tekirdağ’da Ocak ayında 2 bin 836 konut satıldı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:10 Tekirdağ’da Ocak ayında 2 bin 836 konut satıldı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2026 yılı Ocak ayında 2 bin 836 konut, 222 işyeri satışı gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Ocak ayı Konut ve İşyeri Satış İstatistikleri kapsamında açıklanan rakamlara göre kentte Ocak ayında toplam 2 bin 836 konut satışı yapıldı. Bu satışların 1 bin 92’si ilk el konut, 1 bin 744’ü ise ikinci el konut olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ise ilk el konut satış sayısı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,1 oranında azalarak 34 bin 69 oldu. İkinci el konut satışları da yüzde 5,9 oranında azalarak 77 bin 411 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 30,6, ikinci el konut satışlarının payı ise yüzde 69,4 oldu. Tekirdağ’da aynı dönemde 222 iş yeri satışı yapıldı. Bu satışların 43’ü ilk el iş yeri, 179’u ikinci el iş yeri olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ilk el işyeri satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,2 oranında azalarak 3 bin 444 olurken, ikinci el işyeri satışları yüzde 14,5 oranında azalarak 9 bin 823 olarak kaydedildi. Kentte ipotekli konut satış sayısı 642, diğer konut satışları ise 2 bin 194 olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da ipotekli işyeri satışları 13, diğer işyeri satışları ise 209 olarak kayıtlara geçti.
Ocak ayında 2,3 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:58 Ocak ayında 2,3 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ocak ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Ocak ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında 2,3 trilyon TL tutarında 1,7 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 büyüme ile 687,4 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Ocak ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 143,4 milyon, banka kartı sayısı 210,9 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 110,6 milyon adet oldu. 2025 yılının Ocak ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 2’lik düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 464,9 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ocak ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2.325,8 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 1.995,5 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 322,8 milyar TL’sinde banka kartları, 7,5 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 46, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 55 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -77 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Ocak ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 1,7 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.009,6 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 664,7 milyon adedinde banka kartları, 31,8 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 24 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -75 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artarak 687,4 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 30 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artarak 245,9 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 15. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 1.124,6 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 751,8 milyar TL oldu. Ocak ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
Eti Bakır Ar-Ge Merkezi tescillendi
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:58 Eti Bakır Ar-Ge Merkezi tescillendi Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillendi. Bu sayede akademik dünya ile bağları da resmiyet kazanan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, hem yurt dışında hem de Türkiye’de üniversitelerle geliştirdiği projelerin sayısını arttırmayı hedefliyor. Eti Bakır’ın Samsun’da bulunan Ar-Ge Merkezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5746 sayılı kanun kapsamında yapılan denetimler sonucunda 30 Ocak 2026 itibarıyla ‘Ar-Ge Merkezi’ belgesini aldı. Alınan tescil belgesi sayesinde teknik kabiliyetleri güçlendirmek için gerekli olan yüksek teknolojili cihaz ve ekipmanlara erişim kolaylığına sahip olan Eti Bakır Ar-Ge Merkezi, teknoloji geliştiren yapısıyla Türkiye’deki tüm madencilik sektörü için teknik bir güç olmayı hedefliyor. Eti Bakır Ar-Ge Direktörü İbrahim Göktaş, Ar-Ge merkezi ünvanına sahip olmanın bir varış noktası değil, global ligde oynamak için alınan bir vize olduğunu belirterek, "Bu ünvan bizi ’problem çözen’ yapıdan ’teknoloji geliştiren’ bir yapıya taşıyacak. Bize kattığı en büyük değer kurumsallaşma ve disiplin olacak. Yer altındaki zenginliği, yer üstündeki akıl ve bilimle birleştiriyoruz. Bu tescil sayesinde nitelikli insan kaynağının yanı sıra Ar-Ge merkezlerine özel açılan fonlara ve hibe programlarına erişimimiz kolaylaşacak. Tescil belgesiyle yer aldığımız her proje yeni bir projeyi beraberinde getirecek" dedi. Üniversite - sanayi iş birliği projeleri Alınan bu belge ile akademik dünya ile Eti Bakır Ar-Ge Merkezi arasındaki bağlarının resmiyet kazandığını ifade eden Göktaş, üniversite- sanayi iş birliğini bir iş modeli haline getireceklerini söyledi. Üniversitelerle kurulan bağların daha da sıkılaşarak, ortak projelerin artırılacağını ifade eden Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Madencilik sektörü dünyada artık sadece rezerv miktarıyla değil o rezervi ne kadar verimli ve çevreci işlediğinizle ölçülüyor. Eti Bakır, madenciliğe her zaman ‘bilimsel’ yaklaştı. Ar-Ge Merkezimizle bunu artık kanıtlamış oluyoruz. Önümüzdeki dönemde Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) belgesine başvurarak yurt dışındaki güvenilir faaliyetlerimizi de artıracağız."
Mersin’de 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş desteği
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:48 Mersin’de 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş desteği Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi kapsamında 7 yılda 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan ve bin 440 ton yem desteği sağlandı. Sürdürülebilir yapısıyla dikkat çeken proje, kırsalda üreticinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmanın artması adına Türkiye’ye örnek olan çalışmalarından birisi olan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi ile aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ve her yıl 60 yeni yetiştiriciye 24 dişi, 1 erkek olmak üzere toplam 25 küçükbaş hayvan verilen proje kapsamında, üreticilere yem ve bir yıllık aşı hizmetleri desteği de sağlanıyor. 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan teslim edildi Kırsalda yaşayan düşük gelirli ailelere istihdam olanağı sunan ve bölge genelinde küçükbaş hayvan varlığını artırmayı hedefleyen çalışma dahilinde, 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan ve bin 440 ton yem dağıtımı gerçekleştirildi. Sürdürülebilir olması ile dikkat çeken projeden faydalanan yetiştiricilere hayvanlar, 5 yıl içinde gerçekleşen doğumlarla toplam 25 hayvanı yeni yetiştiricilere ulaştırmaları için teslim ediliyor. Proje kapsamında bugüne kadar Anamur’da 16, Aydıncık’ta 5, Akdeniz’de 23, Bozyazı’da 8, Çamlıyayla’da 14, Erdemli’de 44, Gülnar’da 29, Mezitli’de 10, Mut’ta 30, Silifke’de 45, Yenişehir’de 4, Tarsus’ta 88 ve Toroslar’da 44 mahallede bulunan yetiştiriciye hayvan teslimatları yapıldı. "Büyükşehir Belediyesinin bu projesinden yararlandığım için çok mutluyum" Büyükşehir Belediyesinin ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden faydalanan yetiştiricilerden önemli bir bölümünü kadınlar oluşturuyor. Bu kadınlardan birisi de Tarsus’a bağlı Küçükkösebalcı Mahallesi’nde ikamet eden Seda Yeni. Gerçekleşen doğumlarla genişleyen sürüsüne özenle bakan Yeni, Büyükşehir Belediyesinin bu projesinden faydalanmanın mutluluğunu yaşıyor. Yeni, "Projeye başvurduk ve kabul edildik. Hiç beklemiyordum, ama çıktığı için çok sevindim. Teslim edilen hayvanların birçoğu hamileydi. 7 tane kuzumuz oldu. Onları sağlıklı bir şekilde besliyor ve büyütüyoruz" diye konuştu. Tarımsal üretim yaptıklarını, ancak zarar ettiklerini dile getiren Yeni, "Bizim için hayvansal üretim büyük bir şey. İnşallah hayvancılıktan para kazanırız diye düşündük. Böyle bir şeyin de bize çıkması çok iyi oldu. Bu projeyi hayata geçiren Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Projemiz sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir" Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında ziraat mühendisi olarak görev yapan Ahu Arıkan, "Projemiz 2020 yılından bu yana devam eden, sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir. Projemiz ile vatandaşlarımıza küçükbaş hayvan, yem ve aşı desteği sağlıyoruz. Her yıl 60 yetiştiricimize 25 küçükbaş hayvan ve 4 ton da yem veriyoruz. Yetiştiricilerimizi kırsalda ikamet eden, maddi geliri düşük olup, sürüsünü büyütmek isteyen 25 - 45 yaş aralığındaki kişilerden seçiyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 360 yetiştiriciye 9 bin baş hayvan ve bin 440 ton yem desteği sağladıklarını kaydeden Arıkan, "2022 yılında 556, 2023 yılında bin 180 ve 2024 ile 2025 yıllarında bin 500 küçükbaş hayvan yetiştiricilerimizden alınıp, yeni yetiştiricilere teslim edildi. Böylece proje döngüsü başarılı bir şekilde devam etmektedir. Bu sayede son 2 yıldır belediye bütçesinden damızlık hayvan ücreti ödenmemektedir ve sürdürülebilirlik sağlanmıştır" dedi.