EKONOMİ
İTO Başkanı Avdagiç: "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmemeliyiz" 13 Mart 2026 Cuma - 09:11:57 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Erken sanayisizleşme tuzağına düşmeden Türkiye’nin sanayi ekosistemini mutlaka muhafaza etmeli, yeniden tasarlamalı, güçlendirmeliyiz. Türkiye bunu yapacak güçte. Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip bir ‘sanayi sıçraması’ yapacak potansiyele sahibiz. Böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup daha üst sıralara çıkabiliriz" değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, İTO’nun mart ayı Meclis toplantısında, Türkiye’nin sanayileşme vizyonundan bölgesel ve küresel gelişmelere kadar kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansına ilişkin Avdagiç, "Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansının sürdürülebilirliği için katma değerli üretim ve ihracat temelli bir büyüme kompozisyonunu güçlü şekilde tahkim etmemiz gerekiyor" dedi. Sanayileşme vizyonuna değinen Avdagiç, bu çerçevede ’erken sanayisizleşme’ tuzağına düşmeden ’Türkiye sanayi ekosistemi’ni yeniden tasarlamamız gerektiğini, Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip gerçek anlamda bir "sanayi sıçraması" yapacak potansiyele sahip olduğumuzu kaydetti. Avdagiç, bunu yapmaya da ihtiyacımız olduğunu, ancak böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup ilk sıralara çıkılmasının mümkün olacağını kaydetti. "Türkiye ’doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar’ atıyor" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ve bölgesel gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şekib Avdagiç, "28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’ı bombardımanıyla bölgemizde yeni bir savaşın fitili ateşlendi. Gücü elinde tutanlar, hiçbir hukuk kuralı tanımıyor." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde Türkiye’nin ilk günden beri aldığı vaziyeti, sorunları suhuletle çözüme kavuşturma çabalarının önemli olduğunu vurgulayan Avdagiç, "Türkiye bir yandan bölgesinde çıkan ateşi söndürmeye çalışıyor, diğer yandan bu ateşin kendisine sıçramaması için ’doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar’ atıyor" açıklamasını yaptı. Avdagiç, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayiinde elde ettiği mesafenin öneminin bir kez daha anlaşıldığını, ülkemizin bu gücü ve köklü diplomasi geleneğiyle coğrafyamızda bir istikrar ve barış adası olduğunu kaydetti. "Savaşın seyri uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek" Enerji piyasalarındaki gelişmelere de dikkat çeken Avdagiç, "Önce İsrail saldırganlığı, ardından İsrail ve ABD’nin başlattığı savaş sebebiyle Orta Doğu’da artan gerilim, enerji piyasalarında hızlı bir reaksiyona neden oldu. Petrol fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girmesi küresel enflasyonu yeniden tartışmaya açtı" ifadelerini kullandı. Avdagiç, savaşın boyutlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Genel tabloya bakıldığında bu savaş yalnızca askeri bir kriz değildir. Aynı zamanda enerji güvenliği, küresel ekonomi ve büyük güç rekabetinin kesiştiği bir jeopolitik sınavdır. Bu nedenle savaşın seyri yalnızca Orta Doğu’nun değil, dünya ekonomisinin ve uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek." "Türkiye hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri" Türkiye’nin jeopolitik konumunu değerlendiren Avdagiç, şunları kaydetti: "Türkiye, ne yazık ki dünya jeopolitik risk haritasının tam da merkezinde yer alıyor. Üç tarafımızda sıcak savaş ya da çatışma ortamı devam ediyor. Dolayısıyla, dünyadaki birçok ülkeye göre jeopolitik risklerden kaçınılmaz olarak daha fazla etkilenebiliyoruz." Avdagiç, Türkiye’nin bölgesel rolüne ilişkin ise "ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a karşı yürüttüğü savaşta Türkiye, bölgesel dengeyi koruyan bir aktör rolü oynuyor. Türkiye’nin hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri olması, bu rolün etkinliğini önemli ölçüde artırıyor. Yine bu özelliği, Türkiye’yi satranç tahtasında bir taş değil, dengeyi kuran oyuncu pozisyonuna taşıyor" değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hariciyemizin, kısaca ’Türkiye aklının’ ortaya koyduğu yaklaşımın, ülkemizin çıkarlarını en üst düzeyde koruyan bir yaklaşım olduğunu belirtmeliyim. Ülkemizin bu coğrafyanın kadim ve belirleyici bir aktörü olarak uyguladığı politikayı, iş dünyası olarak takdirle ve soğukkanlılıkla izliyoruz" açıklamasını yaptı. Ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soru Yılın geri kalanına ilişkin ise Avdagiç, "Kısaca enerji fiyatlarının seyri ile birlikte küresel finansal koşullar ve iç talepteki dengelenmenin hızı; yılın geri kalanında ekonomik görünümü şekillendiren faktörler olacak" dedi. Avdagiç, ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soruya da dikkat çekerek, şunları kaydetti: "Üç soruya, yani birincisi enflasyonun düşüş hızının korunup korunamayacağı, ikinci olarak enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisi ve üçüncüsü para politikasının ne ölçüde sıkı kalacağı sorularına verilecek cevaplar, bizim için çok önemli. Bu üç faktörün seyri, Türkiye ekonomisinin 2026 yılındaki büyüme ve istikrar dengesini belirleyen temel parametreler olacak." "AB ile ticaret Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor" Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen İTO Başkanı Avdagiç, "Avrupa Birliği’nin sanayisini korumak amacıyla açıkladığı ’Made in EU’ programına ilişkin taslakta Birliğin anlaşması bulunan ticaret ortaklarını da çerçeveye dahil edeceğine yönelik mesajını memnuniyet verici buluyoruz. Ticaret Bakanlığımızın AB ile yakın diyaloğunun sonucunda oluşan Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği’nin anılan politika çerçevesi içinde tanınmasını olumlu görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Avdagiç, şunları söyledi: "AB ile ticaret, Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor. Dolayısıyla bu pazarın ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknolojili yeni tedarik üssü olma hedefini dış ticaret politikasının odağı haline getirmek zorundayız. Türkiye olarak bu konudaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu yeni gelişmeler, ’Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturma’ riskini ortadan kaldıracaktır. AB ile yürütülen gerçekçi, yapıcı ve sonuç alıcı çalışmaları için Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum."
12 Mart 2026 Perşembe - 23:52 Savunma sanayide üretim sürüyor, istihdam artıyor: Bin 200 kişi bu tesisten geçimini sağlıyor Sinerji Yüksek Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, şirket bünyesinde çalışan sayısının bin 200 kişiye ulaştığını söyledi. Duman, Kırıkkale’de üretim ve teknoloji alanında yürütülen çalışmaların şehrin istihdamına ve ekonomik gelişimine katkı sağladığını ifade etti. Sinerji Yüksek Teknoloji A.Ş. tarafından Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programında Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Duman, davete katılan basın mensuplarına teşekkür ederek Ramazan’ın toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir dönem olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Duman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu yerli ve milli üretim vizyonunun savunma sanayisinin gelişimine önemli katkı sağladığını belirtti. Duman, bu süreçte kamu ve özel sektörün birlikte önemli projelere imza attığını dile getirdi. Yaklaşık 12 yıldır faaliyetlerini sürdüren Sinerji Yüksek Teknoloji’nin üretim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Duman, savunma sanayisinin Türkiye için stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) savunma sanayisinde önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Duman, yerli üretim altyapısının güçlenmesinde MKE’nin önemli rol üstlendiğini ifade etti. Duman ayrıca, kamu ve özel sektör iş birliğinin Türkiye’nin üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Sinerji Yüksek Teknoloji’nin Kırıkkale’de önemli bir istihdam kaynağı olduğunu belirten Duman, şirket bünyesinde binin üzerinde personelin görev yaptığını, grup şirketleriyle birlikte bu sayının yaklaşık bin 200 kişiye ulaştığını kaydetti. Şirket olarak sosyal sorumluluk çalışmalarına da önem verdiklerini ifade eden Duman, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım faaliyetleri yürüttüklerini kaydetti. Bu çalışmaların daha sistemli yürütülmesi amacıyla Sinerji Derneği’nin kurulduğunu ve ilerleyen süreçte vakfa dönüştürülmesinin planlandığını söyledi. Duman, amaçlarının Kırıkkale’de üretim yapmak, istihdam oluşturmak ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.
12 Mart 2026 Perşembe - 20:48 Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu Bursa’nın iş dünyası ve sivil toplum temsilcisi kadınları, ’Kadın Dayanışmasıyla Aynı Sofrada Ramazan’ iftarında bir araya geldi. Beş güçlü kadın STK’nın iş birliğiyle düzenlenen geceden elde edilen gelirle, ihtiyaç sahipleri için kurulacak bin kişilik iftar sofrasına ve mühendis kızların eğitimine destek sağlandı. Bursa’nın önde gelen beş kadın sivil toplum kuruluşu, Ramazan ayının paylaşma ruhunu anlamlı bir organizasyonda buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğinde düzenlenen iftar programı, kadın dayanışmasının güçlü bir örneğine sahne oldu. Villa Verde’de düzenlenen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kadınların birlikteliğiyle buluşturdu. Geceye katılarak kadın liderlerin dayanışmasına destek veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim ve sivil toplum kültürüne vurgu yaptı. Bursa’nın her alanda örnek bir şehir olduğunu belirten Matlı, "Bu akşam burada gördüğümüz birliktelik, Bursa’nın dayanışma ruhunun güzel bir yansımasıdır. Kadınların üretimde, sanayide, eğitimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer alması yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik kalkınmasının ve refahının artmasının da en önemli unsurlarından biridir" dedi. Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime her zaman öncelik verdiklerini ifade eden Özer Matlı, gecede şu önemli desteği de paylaştı; "Bu anlayışla Bursa Ticaret Borsası olarak, mühendis adayı kız öğrencilerimizin eğitimine sunacağımız burs desteğinin yanı sıra, ben de bu akşam eşim Şahika Matlı adına aynı tutardaki burs desteğini şahsi olarak üstlenmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Genç kızlarımızın eğitimine katkı sunmak, ülkemizin yarınlarına yapılabilecek en kıymetli yatırımdır. Kadınlarımızın iş hayatında daha güçlü yer alması için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz." Programın ev sahiplerinden Bursa Soroptimist Kulübü Başkanı Sedef Sinoplu, kadınlar için en iyisini hedefleyen bir gönüllü hareketi olduklarını belirterek başladığı konuşmasında, kadınların ve kız çocuklarının hayatını iyileştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı. Toplumun geleceğinin kız çocuklarının eğitimine bağlı olduğunu ifade eden Sinoplu, "Bir kız çocuğu eğitim aldığında sadece kendi hayatı değil, bir toplumun geleceği değişir. Kadınlar birlikte hareket ettiğinde şehirler gelişir; üretimde yer aldığında ekonomi güçlenir. Biz bugün burada sadece bir günü kutlamıyoruz. Aynı zamanda kadınların gelecekteki yolculuğunu daha güçlü kılmak için bir araya geliyoruz. Çünkü biz sadece konuşan değil, değişime yön veren kadınlarız" diyerek kadın dayanışmasının dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Hanife Yeşil, 8 Mart sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için farkındalık günü olduğunu hatırlattı. Soroptimistlerin kız kardeşlik ruhuyla hareket ettiğini vurgulayan Yeşil, "Bizler, eğitim, fırsat eşitliği ve dayanışma yoluyla kadınlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmak için çalışıyoruz. Bugün burada sergilenen bu tablo, kadın dayanışmasının ne kadar güçlü ve dönüştürücü olduğunun en kıymetli örneğidir. Amacımız, daha eşit ve umutlu bir gelecek için kadınların ışığını hep birlikte büyütmektir" dedi. Gecede söz alan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların mühendislikten girişimciliğe kadar her alanda büyük bir değer üreticisi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözüne atıfta bulunan Öztürk gecenin en anlamlı müjdesini paylaşarak şunları söyledi: "Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Özer Matlı’nın değerli destekleriyle, bugün burada bulunan her misafirimiz adına yapılan bağış desteği sayesinde TÜMKAD&TEV Bursa Fonumuz kapsamında mühendis adayı genç kadınlarımızın bir yıllık bursu karşılanacaktır. Bu anlamlı destek, sadece öğrencilerimizin eğitim yolculuğuna katkı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda geleceğin kadın mühendislerinin yetişmesine de güçlü bir katkı olacaktır. Bu anlamlı destek için Sayın Özer Matlı’ya gönülden teşekkür ediyorum." BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ise konuşmasında, kadın dayanışmasının sadece bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Eşitliğin bir lütuf değil, hak olduğunu vurgulayan Şençayır, "Cumhuriyet kadınları olarak sadece geçmişle gurur duymuyor, geleceği de inşa ediyoruz. Çünkü biz kadınlar tarih boyunca hayatın kurucu gücü olduk. Bugün burada sadece yemek paylaşmıyoruz; vizyonu, sorumluluğu ve umudu paylaşıyoruz. Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, kadın birbirine omuz verdiğinde gelecek değişir. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca bir masa dolmaz, koca bir şehir ayağa kalkar" dedi. Şençayır ayrıca, katılımcıların bağışlarıyla Gönül Sofrası Aşevi’nde verilecek bin kişilik iftar yemeğinin, kadın dayanışmasının somut bir iyiliğe dönüşmüş hali olduğunu belirterek tüm destekçilere teşekkür etti. TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise, kadın dayanışmasının gücü ile Ramazan’ın bereketini aynı sofrada buluşturmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Şen, "Bugün burada sadece bir iftar sofrasını paylaşmak için değil; kadın dayanışmasının gücünü ve iyiliğin çoğaldıkça büyüdüğünü birlikte göstermek için bir aradayız. Bazen en güçlü bağlar, en samimi sohbetler ve en anlamlı dayanışmalar aynı sofrada başlar. Bu anlamlı gecede aynı sofrada buluşmamıza vesile olan dayanışmanın, paylaşmanın ve iyiliğin çoğalarak büyümesini diliyorum" dedi. Kadınların ortak değerler etrafında kenetlenmesinin topluma kattığı değeri hatırlatan Şen, "Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Gecede elde edilecek gelirin bir bölümü ile yapılacak iftar desteğinin yanı sıra, Bursa Ticaret Borsası’nın da bu anlamlı programa katılan her bir misafir adına ek katkı sunarak mühendis kızlara ilave burs desteği vereceğini açıklayan Şen, "Kadınların eğitimine ve geleceğine verilen bu anlamlı destek dolayısıyla, Kurulumuzun koordinasyonunu yürüten Bursa Ticaret Borsası’nın kıymetli Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özer Matlı ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. İftar programının ardından konuk yazar Canan Ekinci Yılmaz, gerçekleştirdiği söyleşi ile davetlilere keyifli ve ilham dolu anlar yaşattı. Kadın hikayeleri ve dayanışmanın toplumsal dönüştürücü gücü üzerine yapılan söyleşi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
Başkan Yalçın: "Elde ettiğimiz ihracat başarısını daha üst seviyelere taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz"
30 Ocak 2026 Cuma - 12:40 Başkan Yalçın: "Elde ettiğimiz ihracat başarısını daha üst seviyelere taşımak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerinin 2025 yılı Aralık ayı rakamları kamuoyu ile paylaşıldı. Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı Aralık ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin açıklamada bulundu. Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın; "Kayseri olarak, 2025 yılı Aralık ayında 378 milyon 85 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12.47, bir önceki aya kıyasla yüzde 20,1 oranında artış gerçekleşmiştir. 12 aylık verilere baktığımızda ise 3 milyar 847 milyon 95 bin dolarla 2025 yılı ihracatımızı kapatmış bulunuyoruz" dedi. Kayseri’nin Aralık ayı ithalat rakamının 142 milyon 846 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Başkan Yalçın; "Kayseri’nin Aralık ayı ithalat rakamı, Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 8,3 azalış, bir önceki aya oranla yüzde 13,3 artış gerçekleşmiştir" ifadelerini kullandı. Başkanı Yalçın, Türkiye’nin ihracatının 2025 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 artarak 26 milyar 373 milyon dolar, ithalatın ise yüzde 10,7 artarak 35 milyar 674 milyon dolar olduğunu kaydetti. Başkan Mehmet Yalçın; "Kayseri olarak 2025 yılını 3 milyar 847 milyon 95 bin dolarlık ihracatla yapma başarısını elde ettik. Sanayiciler olarak tüm gücümüzle üretmek, ihracat yapmak ve istihdamın artışına katkı sağlamak için büyük gayret gösteriyoruz. Kayseri sanayicisi olarak elde ettiğimiz ihracat başarısını 2026 yılında da daha üst seviyelere taşımak için büyük bir çaba ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, dünya ekonomisini görünüme rağmen hükümetimizce verilecek desteklerle sanayicimiz daha güçlü şekilde ekonomiye katkı vermeyi sürdürecektir" diye konuştu. Başkan Yalçın, tüm ihracatçılara ve sanayicilere ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.
MTSO Başkanı Çakır: "Mersin, yeni dünya düzeninde lojistiğin merkez üssü olacak"
30 Ocak 2026 Cuma - 12:38 MTSO Başkanı Çakır: "Mersin, yeni dünya düzeninde lojistiğin merkez üssü olacak" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in lojistikte stratejik bir merkez haline geldiğini vurgulayarak, "Artık rahatlıkla ‘lojistiğin başkenti Mersin’ diyebiliriz" dedi Çakır, oda binasında düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirdi, 2026 yılına dair beklentilerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda konuşan Çakır, Mersin’de güçlü bir birlik ve beraberlik ortamının oluştuğunu belirterek, "Valilik, belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla tam bir uyum içerisinde çalışıyoruz. MTSO olarak 35 bini aşkın üyemiz, 41 sektörümüz ve 270 meslek komitemizle kentin ana çatı iş örgütüyüz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ekonomik olarak zorlu bir süreçten geçtiğini kaydeden Çakır, Mersin’in çok sektörlü yapısı ve dış ticaret gücü sayesinde bu süreci diğer kentlere göre daha avantajlı atlattığını söyledi. Çakır, "Tek bir sektöre bağımlı olmamamız Mersin’i daha dirençli kılıyor" diye konuştu. Yeşil dönüşüm uyarısı 2026’dan itibaren Avrupa Birliği’nde karbon vergisi uygulamasının başlayacağını hatırlatan Çakır, 2025 yılını ’Yeşil Dönüşüm Yılı’ ilan ettiklerini belirtti. Çakır, "Yeşil dönüşüme uyum sağlayamayan firmalar ne yazık ki pazardan çekilmek zorunda kalacak. Bu nedenle sanayicilerimize mentorluk desteği sağladık, AB projeleriyle teknolojik dönüşümü destekledik" şeklinde konuştu. Tarımda ürün deseninin değişmesi gerektiğine dikkat çeken Çakır, narenciyenin geleceğine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle iş birliğinin güçlendirildiğini kaydeden Çakır, "Rakip değil, birlikte planlayan ülkeler olmalıyız" dedi. Mersin’in savunma sanayinde dikkat çekici bir ivme yakaladığını vurgulayan Çakır, Ticaret ve Sanayi Odası ile OSB’lerin birlikte fuarlara katılmasının Türkiye’de bir ilk olduğunu söyledi. Organize sanayi bölgelerinde hızlı bir büyüme yaşandığını da belirtti. İstihdam ve mesleki eğitim vurgusu İstihdamda yaşanan nitelikli eleman sorununa değinen Çakır, meslek liseleriyle yürütülen ’Dijital Ahilik’ projesinin Türkiye’ye örnek olduğunu belirtti. Çakır, "Artık mavi yaka-beyaz yaka ayrımı yok. Tekniker ve teknisyen yetiştirmeye odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni dönemde tır şoförü yetiştirilmesine yönelik projelerin de hayata geçirileceğini açıkladı. Kadın ve genç girişimcilik, kültür-sanat etkinlikleri ve sosyal sorumluluk projelerine de değinen Çakır, madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında 25 binden fazla öğrenciye yönelik tiyatro etkinlikleri düzenlendiğini söyledi. "Mersin, lojistiğin başkenti" Mersin’in lojistikte stratejik bir merkez haline geldiğini vurgulayan Çakır, "Artık rahatlıkla ‘lojistiğin başkenti Mersin’ diyebiliriz" dedi. Sanayi koridorları projelerinde Mersin’in merkez konumda yer aldığını ifade etti. Çakır, 2020-2024 döneminde Türkiye ekonomisinin yüzde 23 büyüdüğünü, Mersin’in ise yüzde 40 büyüme kaydettiğini açıkladı. Mersin’in gayrisafi yurt içi hasılada Türkiye’de 7’nci sıraya yükseldiğini, kişi başına gelirde ise 21’inci sıraya çıktığını belirtti. Konuşmasının sonunda küresel jeopolitik gelişmelere de değinen Çakır, yeni dünya düzeninde rekabet gücünün artırılması için yeşil ve dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Başkan Gülsoy, Aralık ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi
30 Ocak 2026 Cuma - 12:31 Başkan Gülsoy, Aralık ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Aralık Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Aralık ayında 378 Milyon 85 bin dolar ihracat, 142 milyon 846 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy; "Kayseri olarak 2025 yılını 3 milyar 847 milyon 95 bin dolarlık ihracatla kapattık. İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. TÜİK verilerine göre 2025 yılı Aralık ayı ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy; "Aralık ayında 378 milyon 85 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12.47 oranında artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 20,12 oranında artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 142 milyon 846 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 8,34 azalış, bir önceki aya oranla yüzde 13,83 artış gerçekleşmiştir. 2025 yılını 3 milyar 847 milyon 95 bin dolar ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 2,54 oranında artış yaşandı. Yılın ilk 12 ayında toplam ithalatımız ise 1 milyar 730 milyon 244 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 12 ayına oranla yüzde 11,18 oranında artış yaşanmıştır. 149 ülkeye Aralık ayında ihracat gerçekleştirdik" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy; "İhracat pazarlarımız; Almanya, Irak, ABD, Avusturya, Fransa, Polonya, İtalya, Cezayir, Fas, Birleşik Krallık, Ürdün’dur" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy; "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Çelik, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Madencilik Ürünleri, Makine ve Aksamları, Otomotiv Endüstrisi, Halı, Hazır Giyim ve Konfeksiyon gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir dışı Metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Tekstil ve Ham maddeleri, İklimlendirme Sanayi gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. Başkanı Gülsoy, 2025 yılının küresel ticaret açısından son derece zorlu geçtiğine dikkat çekti. 2025 yılının sadece talep daralmasıyla değil, jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarıyla şekillendiğini belirten Gülsoy; "İhracat pazarlarımızda rekabet artık sadece kaliteyle değil; sübvansiyonlar, devlet destekleri ve yükselen gümrük duvarlarıyla belirleniyor. Böylesine korumacı bir atmosferde ihracat yapmak her zamankinden daha zor hale gelmiştir. İç piyasada ise sıkılaşma politikalarının etkisiyle daralan nakit akışı ve yüksek finansman maliyetleri, üreticilerimizin hareket alanını ciddi şekilde kısıtlamıştır" dedi. Dezenflasyon sürecindeki olumlu gelişmelerin Merkez Bankası kararlarına yansımasından memnuniyet duyduklarını ifade eden Başkan Gülsoy, gelecek döneme dair beklentilerini şu sözlerle aktardı; "Merkez Bankası’nın yılın son üç toplantısında üst üste gerçekleştirdiği faiz indirimleri, piyasalar için bir nefes olmuştur. 2026 yılının reel sektör açısından gerçek bir toparlanma yılı olabilmesi için faiz indirim döngüsünün kararlılıkla devam etmesini bekliyoruz" Başkan Gülsoy, Türkiye’nin rekabet gücünü koruması için sadece faiz indiriminin yeterli olmayacağının altını çizerek; "Hammadde ve girdi maliyetlerindeki artışa karşı acil tedbirler alınmalı, ihracatçımıza sağlanan destekler artırılmalı ve ticaret yapan kesimi rahatlatacak yapısal reformlar hızla hayata geçirilmelidir. Önümüzdeki dönemin parolası; daha yüksek katma değerli, markalı ve sürdürülebilir bir ihracat yapısını kalıcı hale getirmek olmalıdır" ifadelerini kullandı.
ASKON’dan ETSO ve ETB’de ’Ekonomik işbirliği’ zirvesi
30 Ocak 2026 Cuma - 12:25 ASKON’dan ETSO ve ETB’de ’Ekonomik işbirliği’ zirvesi Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, Yönetim Kurulu Üyeleri Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın’ı, Erzurum Ticaret Borsası Başkan Hakan Oral’ı ziyaret ederek nitelikli üretim, katma değerli mahsul ve yerelden güç alan kalkınma vizyonu üzerine verimli istişareler görüşüldü. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan ve Yönetim Kurulu Üyeleri Başkan Özakalın’ı ziyaret kapsamında gerçekleşen görüşmede, kentin üretim vizyonuna ivme kazandıracak stratejik hamleler ele alındı. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, kentin üretim vizyonuna ivme kazandıracak stratejik hamleler ele alındı. Nezaket ziyaretinde iş dünyası temsilcileri arasındaki koordinasyonun önemine vurgu yapıldı. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşen toplantının ana gündemini, yatırım talepleri ve bölgesel kalkınma projeleri oluşturdu. ’’Sanayi güçlenirse Erzurum büyür, İstihdam artarsa şehir nefes alır.’’ Beraberinde ASKON Şube Başkan Yardımcıları Gürbüz Keleş, Selami Atiş, Ufuk Demir, Yakup Şoraklı, Fatih Güneyin ve Emre Yazıcıoğlu ile birlikte; Erzurum’un sürdürülebilir kalkınması, üretim gücü, sanayi vizyonu ve istihdam potansiyeli üzerine ufuk açıcı bir istişare gerçekleştirdiklerini ifade eden ASKON Şube Başkanı Yavuz Selim Turan,’’Biz inanıyoruz ki; Sanayi güçlenirse Erzurum büyür,İstihdam artarsa şehir nefes alır. ASKON olarak; Bugünü planlayan, yarını inşa eden bir anlayışla ,ortak akılla, istişareyle ve alın teriyle Erzurum’un kalkınma yürüyüşüne katkı sunmaya kararlıyız.’’ Diye konuştu. Yapılan görüşmede Başkan Özakalın, ASKON Şube Başkanı Yavuz Selim Turan’a Yönetim Kurulu Üyelerine Teşekkür ederek, Erzurum’un sanayi altyapısındaki son durum detaylıca ele alındı. Şehrin üretim üssü olma hedefine büyük katkı sağlayan 2. Organize Sanayi Bölgesi (2. OSB) ile ilgili verileri paylaşan Ticaret Odası Başkanı Saim Özakalın, yatırımcı ilgisinin artarak devam ettiğini ifade ederek,2. OSB’de tahsis süreci tamamlanan alanların haricinde, şu an itibarıyla 300’e yakın firmanın ve yatırımcının başvuruda bulunduğunu bu yoğun talebin, Erzurum’un yatırım cazibesini kanıtladığına dikkat çekti. ETSO Başkanı Saim Özakalın ve ASKON Şube Başkanı Yavuz Selim Turan Başkanlığındaki heyetlerin yapılan istişarelerinde Erzurum 2. OSB genişleme sahaları ve altyapı projeksiyonları. Zengezur Koridoru, Lojistik avantajlar ve dış ticarete sunacağı yeni olanaklar, ekonomik gelişim konuları, Erzurum’un ticari hayatına ivme kazandıracak stratejileri, şehirde katma değerli üretimi artıracak ortak çalışma alanları, kalkınma hedefleri doğrultusunda kurumlar arası iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulunuldu. Başkan Oral, ’Tarım ve Hayvancılıkta Verimlilik Artsın’ İkinci ziyaretini Erzurum Ticaret Borsasına gerçekleştiren ASKON Heyeti, Erzurum Ticaret Borsası Başkan Hakan Oral’ı ziyaret etti. Ziyaretten memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Oral, şehrin ekonomik alanındaki görüş alış verişinde bulundu. Erzurum’un sahip olduğu doğal kaynaklar, coğrafi konumu ve kültürel zenginlikleriyle bölgesel bir üretim ve ticaret merkezi olma potansiyeline dikkat çekti. Başkan Oral, özellikle tarım ve hayvancılık sektörlerinde verimliliğin artırılması gerektiğini ifade ederek, ’Erzurum’un sahip olduğu gastronomi kültürünün ve turizm değerlerinin hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük bir fırsat sunduğunu belirten Başkan Oral, "Erzurum, tarihinden aldığı güçle bir turizm ve gastronomi kentidir. Bu potansiyelin daha etkin kullanılması için devlet destekleri ve özel sektör yatırımları artırılmalıdır." diye konuştu. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan ise şehir ekonomisinin büyümesi ve sürdürülebilir hale gelmesi için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir iş birliği yapılması gerektiğini belirterek,’’ASKON Erzurum Şubesi olarak Erzurum’un geleceğini birlikte inşa etmek için üretmek, paylaşmak ve iş birliği yapmak adına mücadelemizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Başkan Turan, ziyaret anısına ETSO Başkanı Özakalın ile ETB Başkanı Oral’a ’ASKON’ tabak hediye etti.
Bakan Şimşek: "2025’te ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, kazanımlarımızı desteklemeye devam etti"
30 Ocak 2026 Cuma - 12:22 Bakan Şimşek: "2025’te ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, kazanımlarımızı desteklemeye devam etti" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl ihracat ve turizmde kaydedilen performansın, sürdürülebilir cari denge hedeflerine yönelik kazanımları desteklemeye devam ettiğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan dış ticaret ve turizm verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. TÜİK verilerinin, olumlu bir seyre işaret ettiğini dile getiren Şimşek, "2025 yılında ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, sürdürülebilir cari denge hedefimize yönelik kazanımlarımızı desteklemeye devam etti" açıklamasında bulundu. İhracattın 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,4 milyar dolara yükseldiğini, ithalatın ise altın fiyatlarının da etkisiyle arttığını ifade eden Şimşek, buna rağmen dış ticaret açığın, Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen seviyenin altında gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılda Türkiye’nin 63,9 milyon ziyaretçiyi ağırladığını da sözlerine ekleyen Şimşek, "2025’te turizm gelirleri yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaşarak OVP hedefini aştı. Turizmi dört mevsime ve farklı alanlara yaymaya yönelik politikalarımızın katkısıyla kişi başına ortalama harcama bin doların üzerine yükseldi. Hizmet ticaretindeki güçlü konumumuz, küresel mal ticaretine ilişkin belirsizliklerin dış denge üzerindeki etkilerini sınırlıyor. Cari dengede kaydedilen yapısal iyileşmeyi sürdürmek için, aktif sanayi politikalarıyla yüksek katma değerli üretimi desteklemeyi, yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesini artıran yatırımları önceliklendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Başkan Büyüksimitci: "Daha güçlü bir Türkiye için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz"
30 Ocak 2026 Cuma - 12:17 Başkan Büyüksimitci: "Daha güçlü bir Türkiye için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kayseri’nin 2025 yılı ihracatı 3 milyar 847 milyon 95 bin dolar olarak gerçekleşti. TÜİK aralık ayı ve 2025 yılı toplam ihracat verilerini değerlendiren Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, "Aralık ayında ihracatımız bir önceki aya göre yüzde 20,12 oranında artarak, 378 milyon 85 bin dolar olarak gerçekleşti. 2025 yılı ihracatımız ise bir önceki yıla göre yüzde 2,54 oranında artarak, 3 milyar 847 milyon 95 bin dolar oldu. Geçen yıla göre yaklaşık yüzde 2,54 oranında bir artış olması, memnuniyet verici bir gelişmedir" dedi. Geçtiğimiz yıl 183 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini açıklayan Başkan Büyüksimitci, en çok ihracat yapılan ülkelerin başında ise Almanya, Irak ABD geldiğini açıkladı. Küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin 2025 yılı boyunca dış ticaret performansını etkilediğine dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Küresel ekonomide yaşanan ivme kaybı ile birlikte, özellikle en büyük ihracat pazarlarımızın başında gelen Euro Bölgesi’nde süregelen ekonomik durgunluk ve talep daralması, ihracatımızın artış hızında bir yavaşlamaya neden olmuştur" dedi. İç piyasa şartlarına da değinen Büyüksimitci, "Yüksek kredi faiz oranları, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, nakit akışındaki yavaşlama ve girdi maliyetlerindeki artışlar sanayicilerimiz üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. Düşük kur seviyesi de üretim ve ihracatımızı olumsuz etkileyen önemli unsurlar arasında yer almaktadır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin sahip olduğu potansiyele vurgu yapan Başkan Büyüksimitci açıklamasını şöyle tamamladı; "Ülke olarak çok ciddi bir üretim ve ihracat potansiyeline sahibiz. Pazarlarımızı çeşitlendirdiğimiz, firmalarımızın verimliliğini artırdığımız ve katma değerli üretime odaklandığımız ölçüde yaşanan kayıpları kısa sürede telafi edebileceğimize inanıyorum Kayserili sanayiciler olarak cari açığa pozitif katkı sunmayı sürdürüyoruz. Bundan sonra da daha güçlü bir Türkiye için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Her türlü zorluğa rağmen büyük bir özveriyle çalışan sanayicilerimizi ve emek veren tüm çalışanlarımızı canı gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyorum."
Bakan Yumaklı: "Türk somonu ihracatı 500 milyon dolara ulaştı"
30 Ocak 2026 Cuma - 12:16 Bakan Yumaklı: "Türk somonu ihracatı 500 milyon dolara ulaştı" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’de su ürünleri üretiminin 1 milyon tonu aştığını, Türk somonu ihracatının 500 milyon dolara ulaştığını ve Artvin’in 3 bin tonluk üretimle sektörde önemli bir merkez haline geldiğini vurguladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Artvin’de Çoruh Nehri üzerine kurulan barajlarda yetiştirilen ve son yıllarda ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan Türk somonu çiftliklerinde incelemelerde bulundu. Bakan Yumaklı, Borçka Baraj Gölü’nde Türk somonu üretimi yapılan çiftliği gezerek yetkililerden bilgi aldı. Ziyaret sırasında Artvin Su Ürünleri Birliği Başkanı Önder Alkan, Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde faaliyet gösteren Türk somonu yetiştiriciliği yapan çiftlikler hakkında Bakan Yumaklı’ya bilgi verdi. İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı’ya, Artvin Valisi Dr. Turan Ergün ve belediye başkanları eşlik etti. Türkiye’de balıkçılık sektörünün son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Bakan Yumaklı, "Türkiye’de balıkçılık sektörünün özellikle son yıllardaki gelişimi bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Son dönemde 1 milyon tonluk üretim barajının aşılmış olması ve bu rekorun kırılması balıkçılık sektörünün potansiyelini üretime çevirdiğini gösteriyor. Türkiye’deki üretimin yüzde 60’ı yetiştiricilikten sağlanıyor ve barajlarımız ile uygun alanlarımız bu alanda büyük bir potansiyel sunuyor. Son 23 yılda yetiştiricilik 10 kat artarak yaklaşık 650 bin ton seviyesine ulaştı. Türk somonu, alabalık, levrek ve çupra gibi ürünler artık dünya pazarlarında marka haline geldi ve bu durum sektörün geleceği adına umut verici. Su ürünleri üretiminde hem yetiştiricilikte hem de avcılıkta 2024 yılından itibaren üretim planlamasına geçtik ve yüzde 95’in üzerinde bir oranda bu uygulamayı hayata geçirdik. Üretim planlaması koruma ve kullanma dengesini gözeterek bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretiminde başarılı sonuçlar verdi. 2025 yılında su ürünleri ihracatımız 2,3 milyar dolara ulaştı ve bunun yaklaşık 500 milyon doları Türk somonundan elde edildi. Son 8 yılda Türk somonu üretimi 15 kat arttı. İç sularda ve denizlerde yetiştiricilikte önemli başarılar elde ettik. İşleme tesisleri, ihracata hazırlık ve iç piyasaya sunum noktasında yeni yatırımları planlamaya devam ediyoruz. Artvin, Türk somonu üretiminin en önemli merkezlerinden biri. Şu anda Borçka Barajı’ndayız ve 2025 yılında burada 3 bin tonluk üretim gerçekleştirildi. Bölgede 11 tesis bulunuyor ve bunun ekonomik karşılığı 765 milyon liradır. Bu rakamlar yalnızca birer sayı değil, aynı zamanda Artvin’e sağlanan ciddi bir ekonomik katkıdır. Artvin’in bu potansiyelini daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Üç tarafı denizlerle çevrili ve barajlarla dolu ülkemizde balıkçılık çok daha büyük bir potansiyele sahip ve sektörün gelişmesiyle birlikte hem yetiştiricilikte hem de avcılıkta ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanacaktır" ifadelerini kullandı.
Jeoloji ve jeofizik sektörü Elazığ TSO’da buluştu
30 Ocak 2026 Cuma - 12:01 Jeoloji ve jeofizik sektörü Elazığ TSO’da buluştu Jeoloji ve jeofizik mühendisliği alanında faaliyet gösteren sektör yöneticileri, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir araya geldi. Kentte jeoloji ve jeofizik mühendisliği alanında faaliyet gösteren sektör yöneticileri, Elazığ TSO Toplantı Salonu’nda bir araya geldi. Sektörün mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar ve gelecek döneme ilişkin beklentilerin ele alındığı toplantı, karşılıklı görüş alışverişiyle gerçekleşti. Toplantı öncesinde mühendislerle sohbet gerçekleştiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, sektör temsilcilerinin sorun ve taleplerini dinledi. Başkan Alan, jeoloji ve jeofizik alanında faaliyet gösteren firmaların her zaman oda olarak yanında olacaklarını belirterek, yapılacak çalışmalarda firmalara destek vermeye devam edeceklerini ifade etti. Toplantıda, sektörün 2025 yılı içerisinde yaşadığı sıkıntılar detaylı şekilde değerlendirilirken, 2026 yılında yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı. Ayrıca firmaların 2026 yılında karşılaşabileceği ekonomik ve teknik sorunlar ele alınarak, bu konulara yönelik çözüm önerileri ve alınabilecek kararlar görüşüldü. Başkan İdris Alan, "Bugün odamızda çok kıymetli jeoloji ve jeofizik mühendislerimizi ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu toplantının temel amacı, Elazığ için neler yapabileceğimizi ve şehrimize nasıl katkı sunabileceğimizi istişare etmektir. Sorunlar ve çözüm yolları üzerine yapılan bu toplantıyı son derece önemsiyoruz. 2026 yılında gerçekleştireceğiniz her türlü çalışmada, iş dünyasının bir temsilcisi olarak her zaman yanınızda olacağımı özellikle ifade etmek istiyorum" dedi.
Alaşehir’de hizmet veren J plakalı ticari araç sayısı 380’e ulaştı
30 Ocak 2026 Cuma - 11:57 Alaşehir’de hizmet veren J plakalı ticari araç sayısı 380’e ulaştı Alaşehir’de J plakalı ticari araç sayısı 2025 yılında 332’ye yükselirken, ilçede 48 ticari taksiyle birlikte toplam 380 ticari araç hizmet sunuyor. Şoförler Odası Başkanı Şevki Ağırbaş, araç sayısının nüfusa göre yeterli olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde toplu ulaşım ve servis hizmetlerinde görev yapan ticari araç sayısı her geçen yıl artıyor. Alaşehir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası verilerine göre, 2024 yılında 324 olan J plakalı ticari araç sayısı 2025 yılında 332’ye yükseldi. İlçede 14 durakta faaliyet gösteren ticari taksi sayısı ise 48 olarak sabit kaldı. Böylece Alaşehir genelinde toplam 380 ticari araç vatandaşlara hizmet veriyor. Alaşehir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Şevki Ağırbaş, ilçede işçi servisi, yolcu taşımacılığı ve servis hizmetlerinde kullanılan araç sayısının yeterli olduğunu belirterek, "332 J plakalı ticari aracımız ve 48 ticari taksimizle vatandaşlarımıza kesintisiz hizmet veriyoruz. Nüfusumuza oranla herhangi bir sıkıntı bulunmuyor" dedi. Ticari araçların düzenli olarak denetlendiğini ifade eden Ağırbaş, "Emniyet ve jandarma ekipleriyle iş birliği içerisinde denetimlerimizi sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği bizim için öncelik. Herkesin içi rahat olsun" diye konuştu. 2018 yılı Ocak ayında göreve geldiğini hatırlatan Ağırbaş, bu süreçte yapılan çalışmaları şöyle sıraladı: "Eski ve yetersiz hizmet binası yıkılarak bodrum katıyla birlikte 7 katlı modern hizmet binası inşa edildi. Kamyoncu esnafı için kamyon garajı kuruldu, yüksek tonajlı kantar hizmete alındı. Şehir merkezindeki 14 taksi durağı modern ve konforlu ofislere dönüştürüldü. Yolda kalan üyeler için çekici ve kurtarıcı hizmeti başlatıldı. Üyelerin sağlık ihtiyaçları için ambulans ve 16 adet hasta yatağı temin edildi. Üyelere daha ekonomik hizmet sunmak amacıyla sigorta ve turizm şirketleri kuruldu. Amacımız para kazanmak değil, hizmet etmek. Yaptığımız çalışmalarla Türkiye’ye örnek odalardan biri olmayı hedefliyoruz" dedi.
Samsun’da Ramazan denetimleri sıkılaştı: 470 bin ürün incelendi
30 Ocak 2026 Cuma - 11:56 Samsun’da Ramazan denetimleri sıkılaştı: 470 bin ürün incelendi Samsun’da Ticaret Bakanlığı ekiplerinin 2025 yılı boyunca yürüttüğü denetimlerde yaklaşık 470 bin ürün kontrol edilirken, binlerce işletmeye yönelik idari işlem ve tutanak düzenlendi. Samsun İl Ticaret Müdürü Kürşat Turpçu, Ticaret Bakanlığı tarafından ülke genelinde sürdürülen yaygın ve yoğun denetim faaliyetlerinin Samsun’da da etkin şekilde devam ettiğini açıkladı. Turpçu, 2025 yılı içerisinde il genelinde gerçekleştirilen denetimlerde toplam 4 bin 690 işletmenin kontrol edildiğini, bu kapsamda yaklaşık 470 bin ürünün incelendiğini söyledi. Yapılan denetimlerde 2 bin 400 market, 990 kafe ve restoran ile bin 300 diğer sektör işletmesinin kontrol edildiğini belirten Turpçu, Fiyat Etiket Yönetmeliği kapsamında 2 bin 475 ürün hakkında idari işlem tesis edildiğini ifade etti. Haksız fiyat artışı denetimleri sonucunda ise 750 işletme hakkında tutanak tutulduğunu ve bu tutanakların Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edildiğini kaydetti. Ramazan ayı öncesinde başlatılan yoğun denetimlerin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Turpçu, denetimlerde hem 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında haksız fiyat artışlarının hem de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Fiyat Etiket Yönetmeliği çerçevesinde ürün etiketlerinin mevzuata uygunluğunun titizlikle incelendiğini söyledi. Etiket fiyatı ile kasa-raf fiyatı arasında fark olup olmadığına özellikle dikkat edildiğini belirten Turpçu, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Haksız fiyat artışı denetimlerinde işletmelerden geriye dönük üç aylık alış ve satış fiyatlarının talep edildiğini aktaran Turpçu, yapılan incelemelerde fahiş fiyat artışı tespit edilen işletmelerin Bakanlığa bildirildiğini ifade etti. Denetimler kapsamında sebze ve meyve reyonlarında ürünlere ait güncel künye bilgilerinin bulunup bulunmadığının da kontrol edildiğini belirten Turpçu, bu bilgiler üzerinden muhtemel haksız fiyat artışlarının da incelendiğini söyledi. Ayrıca taşınmaz ticareti, ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti ve kuyum ticareti alanlarında yetki belgesi olmadan faaliyet gösteren işletmelere yönelik denetimlerin de sürdüğünü kaydeden Turpçu, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla ambalajlı ürünlerde dara ağırlıklarının düşülerek net miktar üzerinden satış yapılmasına yönelik kontrollerin devam ettiğini sözlerine ekledi.