EKONOMİ
Çankırı’da Şubat ayında 235 adet konut satıldı 15 Mart 2026 Pazar - 15:38:27 Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı’da Şubat ayında 235 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Şubat ayı konut satış istatistiklerini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Şubat ayında Çankırı genelinde konut satışları 235 adet oldu. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 42 adet arttı. Şubat ayında Çankırı genelinde ipotekli konut satışları 33 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışlarının geçen yılın aynı ayına göre 15 adet arttı. İpotekli satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 14,0 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 9 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken diğer 24 tanesi ise ikinci el satış oldu.Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 27 adet artarak 202 adet oldu. Şubat ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 86,0 oldu.Şubat ayında Çankırı genelinde ilk el satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 35 adet artarak 92 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 39,1 oldu. Çankırı genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 7 adet artarak 143 adet oldu. Çankırı’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 60,9 oldu.
15 Mart 2026 Pazar - 15:31 Bakan Uraloğlu: "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği verdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği verdik. Toplamda 21,6 milyar liralık ÖTV tahsil etmeyerek denizcilik sektörümüze önemli bir destek sağladık" dedi. Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen denizcilik sektörüne yönelik ÖTV’siz yakıt uygulamasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Uygulamanın sektör üzerindeki olumlu etkilerine dikkati çeken Uraloğlu, "Uygulamadan Türk Uluslararası Gemi Sicili ile Milli Gemi Sicili’ne kayıtlı genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin deniz araçlarının yanı sıra kabotaj hattında yük ve yolcu taşıyan gemiler, ticari yatlar, hizmet ve balıkçı gemileri faydalanabiliyor" açıklamasında bulundu. "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği verdik" ÖTV’siz yakıt uygulamasının 1 Ocak 2004 tarihinde başladığını hatırlatan Uraloğlu, "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği sağladık. Böylece toplamda 21,6 milyar liralık ÖTV tahsil etmeyerek denizcilik sektörümüze önemli bir destek sağladık" diye konuştu. 2025’te 373 bin ton ÖTV’siz yakıt dağıtıldı Uraloğlu, 2025 yılında liman başkanlıkları aracılığıyla 5 bin 899 adet ÖTV’siz Yakıt Alım Defteri düzenlendiğini belirterek şu bilgileri verdi: "2025 yılında 373 bin ton ÖTV’siz yakıt dağıtımı gerçekleştirdik. Bu sayede denizcilik sektörümüze sadece 2025 yılında 5,3 milyar liralık destek sağladık." 69 binin üzerinde teslimat yapıldı Uraloğlu, 2025 yılında 11 farklı dağıtım izni sahibi firma tarafından toplam 69 bin 715 teslimat gerçekleştirildiğini ifade etti. Teslimatların büyük bölümünü motorin türü yakıtların oluşturduğunu belirten Uraloğlu, "Teslimatların miktar olarak yüzde 98’ini motorin türü yakıtlar oluştururken kalan kısmı fuel oil türü yakıtlardan oluştu" şeklinde konuştu. "Liman başkanlıklarımız tarafından 2025 yılında 13 bin 13 kontrol formu dolduruldu" Uygulamanın kontrol ve takibinin liman başkanlıkları tarafından titizlikle yürütüldüğünü aktaran Uraloğlu, 2025 yılı boyunca yapılan denetimlere ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Liman başkanlıklarımız tarafından 2025 yılında 13 bin 13 kontrol formu dolduruldu. Bu kapsamda bin 287 yerinde denetim gerçekleştirdik. Yapılan tespitler doğrultusunda yakıt alım defterlerine 63 adet bloke uygulandı." Uraloğlu, liman başkanlıklarında ayrıca 5 bin 129 adet Denize Elverişlilik Belgesi, Su Ürünleri Ruhsat Tezkeresi ve kira vize işleminin de gerçekleştirildiğini bildirdi. "Uygulamadan faydalanan balıkçılarımızın ucuz yakıtla denizde kalma ve avlanma süreleri artıyor" ÖTV’siz yakıt uygulamasının deniz yolu taşımacılığını desteklediğini vurgulayan Uraloğlu, "Uygulama sayesinde taşıma verimi daha yüksek olan deniz yolu taşımacılığı artarken taşımacılık maliyetleri de düşüyor. Uygulamadan faydalanan balıkçılarımızın ucuz yakıtla denizde kalma ve avlanma süreleri artıyor" dedi.
15 Mart 2026 Pazar - 14:26 BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: "Risk almadan büyük işler başarılamaz" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark yatırımcı iftarı programında konuştu. Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyleyen Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126 değer kazanarak Türkiye’deki 10 büyük fon arasında değer artışında ilk sırada yer aldığını belirtti. İbrahim Burkay, Nisan ayında temelleri atılacak projenin Türkiye’nin en stratejik lojistik üslerinden biri olacağını söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark İftar Programı ve Yatırımcı Buluşması Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. TEKNOSAB Lojistik Teknopark yatırımcılarıyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bu anlamlı birlikteliğe vesile olan herkese ve katılımcılara teşekkür etti. BTSO çatısı altında büyük ve birbirine yürekten bağlı bir aile olduklarını belirten Başkan Burkay, binlerce yıllık ahilik geleneğinden aldıkları dayanışma ruhunun iş dünyasını güçlü kılan en önemli unsur olduğunu ifade etti. "Bizim işimiz sadece üretmek değil, birbirimize omuz vermek, birbirimizin derdiyle dertlenip sevincini paylaşmaktır." diyen Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hatırlarsınız; yola çıkarken ‘biz kurallara uyan değil, kural belirleyen taraf olacağız’ dedik. Üretimdeki yüksek standartlarımızla, dijital dönüşümdeki kararlılığımızla ve katma değerli ihracat odaklı vizyonumuzla bunu sağladık. Rekabetin sınır tanımadığı bir dünyada, başkalarının çizdiği yolda yürümek yerine, kendi oyun planımızı kurarak küresel ticarette Bursa’nın ağırlığını hissettirmeyi hedefledik. İşte bu vizyonun ilk ve en büyük meyvesini, ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ı hayata geçirerek verdik. Şimdi ise bu gücü, TEKNOSAB Lojistik Teknopark ile taçlandırıyoruz." Başkan Burkay TEKNOSAB içerisinde, Güney Marmara’nın en büyük lojistik merkezini hayata geçirerek, sanayicinin üretim maliyetlerini düşürmenin yanında Bursa’yı küresel tedarik zincirinin en stratejik noktası haline getireceklerini söyledi. BTSO olarak kent ekonomisine değer katan 60’tan fazla makro projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Burkay, tüm bu projelerin Bursa’nın ekonomi tarihine altın harflerle kazınacak adımlar olduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Bugün attığımız bu imzalar, yarın şehrimizin ekonomi haritası çizilirken ‘iyi ki yapmışlar’ dedirtecek, nesilden nesile gururla anlatılacak başarı hikâyeleridir" dedi. Dünyanın çok hızlı bir değişim sürecinden geçtiğini ifade eden Burkay, bu değişim karşısında ya kenarda bekleyip sonuçlara katlanacaklarını ya da değişimi yöneten tarafta olacaklarını vurguladı. BTSO ailesi olarak kolaya kaçmadıklarını ve risk aldıklarını kaydeden Başkan Burkay, "Her zaman zor olana talip olduk, çünkü biliyoruz ki risk almadan büyük işler başarılmaz. Bu başarı, tek başına bir kişinin değil, inanmış bir ekibin başarısıdır. Sizler, bu projelere sahip çıktınız, vizyonumuza inandınız, bizlere güvendiniz. Bugün burada, birlik ve beraberliğimizin ete kemiğe bürünmüş halini görüyorum. Bu güçlü iradeyle, lojistik merkezimizi de en kısa sürede Bursa’mıza kazandıracağız" dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın 20 milyar dolar ihracat, 16 milyar dolar ithalat ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmi ile kentlerle değil ülkelerle yarışır konumda olduğunu belirtti. TEKNOSAB’ın Türkiye’deki en büyük yüksek teknoloji endüstri bölgesi olduğunu ifade eden Başkan Burkay, böylesine büyük bir ekonomik hareketliliğe sahip Bursa’da Türkiye’deki en büyük yüksek teknoloji endüstri bölgesi TEKNOSAB’ın ardından yine Türkiye’nin en büyük projelerinden biri olan TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ı hayata geçirdiklerini belirtti. TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşunu 18 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Burkay, düzenledikleri bilgilendirme ve tanıtım toplantıları ile binlerce Bursa iş dünyası temsilcisi ile bir araya geldiklerini kaydetti. Yerel ve ulusal medyada yapılan tanıtımlarla tüm kesimlere ulaştıklarını ifade eden Burkay, fonun ilk ihracının Bursa iş dünyasına yapıldığını ve 650 yatırımcıya ulaştıklarını söyledi. İlk ihraçta 76 milyon dolar yatırım alan proje için Ar-Ge Teşvik İstisnası kapsamında yapılacak yatırımların Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onay aldığını ve hedef yatırım teşvik belgesi aldığını belirten Başkan Burkay, "Projede en önemli nokta 650 yatırımcının 400’ünün küçük ve orta ölçekli işletmeler ve esnafların olmasıdır. Sanayicilerimizi ve KOBİ’lerimizi bu projede yatırımcı olarak bir araya getirdik" dedi. Projenin TEKNOSAB Hizmet Destek Alanları içerisinde yer alan arsada hayata geçirileceğini belirten Burkay, arsa ödemelerinin tamamlandığını ve proje çalışmalarının başladığını kaydetti. Başkan Burkay, tesisin uluslararası standartlarda teknik ve fiziki altyapıya sahip olacağını söyledi. Toplam 262 bin 600 metrekare kiralanabilir alana sahip olacak projenin yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırım bütçesi bulunduğunu ifade eden Burkay, merkezde 300’ün üzerinde yükleme rampası, 2 bin TIR kapasiteli park alanı, soğuk hava depoları ve yapay zekâ destekli altyapı yer alacağını dile getirdi. Ayrıca 12 megavatlık güneş enerji sistemiyle tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün yenilenebilir kaynaklardan sağlanacağını kaydetti. Lojistik merkezin konumunun da büyük avantaj sunduğunu belirten Burkay, projenin Gemlik ve Bandırma limanlarına, Bandırma-Bursa-Osmaneli demiryolu hattına, otoyol bağlantılarına ve Yenişehir ile Sabiha Gökçen havalimanlarına yakınlığı sayesinde Türkiye’nin en stratejik lojistik noktalarından biri olacağını söyledi. Fonun performansına ilişkin bilgi de paylaşan Burkay, 30 Aralık 2025’te uluslararası finansal denetim ve danışmanlık kuruluşu PwC tarafından yapılan ilk değerleme sonucunda fon değerinin 2 milyar 740 milyon liradan 6 milyar 84 milyon liraya yükseldiğini ifade etti. Bunun TL bazında yüzde 125’in üzerinde, dolar bazında ise yüzde 86 değer artışı anlamına geldiğini belirten Burkay, fonun Türkiye’deki en büyük 10 fon arasında değer artışında ilk sıraya yerleştiğini ve yatırımcı sayısı açısından da 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında ilk üçte bulunduğunu söyledi. İkinci ihraç sürecinin başladığını da belirten Burkay, Nisan ayında arazi çalışmalarının tamamlanmasının ardından temel atma törenini gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi. Ulusal ve uluslararası birçok şirketle görüşmeler yaptıklarını ifade eden Burkay, 2027 yılının ilk yarısında kiralama anlaşmalarının tamamlanmasını, aynı yılın son çeyreğinde ise projenin ilk etabının hizmete açılmasını hedeflediklerini belirtti. Projenin yalnızca bir lojistik merkez olmadığını, TEKNOSAB vizyonunun önemli bir parçası olduğunu ifade eden Burkay, bu yatırımın ardından ikinci ve üçüncü lojistik merkez projelerini de hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.
Palandöken: "Esnafa özel enerji tarifesi şart"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 09:15 Palandöken: "Esnafa özel enerji tarifesi şart" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, enerji maliyeti çok yüksek olan esnaf ve sanatkârlar için özel bir tarife uygulanması gerektiğini söyledi. Enflasyondaki yükselişin önemli bir kaynağının enerji maliyetleri olduğuna dikkati çeken Palandöken, "Bütün cihazlar artık elektrikli. Ekmek üretilirken fırıncı doğalgaz veya elektrik kullanıyor. Dolayısıyla şimdi kilovatsaatlerde 4 bin - 5 bin aralığı artık hepsi yüksek tarifeden ödeme zorunda kalacak. Teknoloji gelişimiyle birlikte bu faturaların altındaki yükseliş devam edecek. Bununla ilgili de özellikle bir proje geliştirilmesinin gerekliliği var. Diğer tarafta iş yeri kiraları, aynı şekilde enflasyondan kaynaklanan diğer girdi maliyetleri vesaireler esnafın bu faturaları ödemedeki zorluğunu ortaya koyuyor. Biz Enerji Bakanımıza da konuyu anlattık. Bu konuda esnaf için özel bir tarifenin olması lazım. Bilindiği üzere her şey elektrikli, teknoloji geliştikçe her şeyin elektrikle çalıştığı bir döneme neredeyse geldik. Esnaf bir iş yaparken evvela elektrik parasını düşünüyor. Akabinde ısınmak için doğalgaz parasını düşünüyor, üçüncü girdi maliyetlerinin en büyüğü olan kirayı düşünüyor. Dolayısıyla fiyatlardaki istikrarsızlık, enflasyondaki yüksekliğin kaynaklarından en önemlisi de bu faturalardaki yükseliş. Esnaf için özel bir tarife yapılması lazım. Esnafın maliyeti ne kadar düşük olursa caddeler ve sokaklar o kadar güvenlikli olur" diye konuştu. "Esnaf en yüksek enerji tarifesini kullanıyor" Ticarethane statüsündeki esnafın en yüksek enerji tarifesi kullandığının altını çizen Palandöken, "Yine sanayide kullanılan, yani esnaf dükkânlarında, kasaplarda, marketlerde, bakkallarda kullanılan bu elektrik ve doğalgaz tüketiminde de en azından onlar da rahat eder. Konutta ayrı bir tarife, sanayide ayrı bir tarife. Esnaf dükkânları da ticarethane geçtiği için en yüksek tarife. Bununla ilgili bir çalışma yapılmasını ivedilikle bekliyoruz. Yoksa bu faturaların altından esnaf kalkamaz diyorum" ifadelerini kullandı.
BBBUS hattı Havaist’e devredildi: CHP’li milletvekillerinden ortak açıklama
23 Ocak 2026 Cuma - 19:15 BBBUS hattı Havaist’e devredildi: CHP’li milletvekillerinden ortak açıklama Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uzun yıllardır Bursa-Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yolcu taşımacılığı yaptığı BBBUS hattının işletme hakkının Havaist firmasına verilmesi, Bursa’da tartışmalara neden oldu. Sürecin sözleşme imzalanarak tamamlanmasının ardından CHP Bursa milletvekilleri ortak bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile Bursa milletvekilleri Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala, alınan kararın Bursa’nın ulaşım politikaları ve kamu yararı açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. CHP’li vekiller TBMM’de bir açıklama yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını kararı gözden geçirmeye davet etti. "Artan maliyet Bursalının cebinden çıkacak" CHP’li Hasan Öztürk, yaptığı açıklamasında artan maliyetin Bursalının cebinden çıkacağını belirterek, "Bursa’yla Sabiha Gökçen’i birbirine bağlayan, adı ’BBBUS’ olan, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen taşımacılık işletmesinin ihalesinin; bugün itibarıyla başka bir firmaya hem de olağanüstü yüksek rakamlarla verildiğini öğrendik. Büyükşehir Belediyemiz tarafından yüzde 98 memnuniyet ile işletilen böyle bir işletmenin; Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP’ye geçtikten sonra elinden alınmasını kabul etmiyoruz. Bursalılar için gelecek firmanın aynı hizmeti hem daha pahalıya vereceğini hem de daha düşük bir memnuniyete neden olacağını biliyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz" ifadeleriyle karara tepki gösterdi. "Verilen kararın siyasi olduğunu milletimiz görüyor" CHP Genel Başkan Yardımcısı Altaca Kayışoğlu ise, "Bursalılar zaten işlemeyen bir havaalanı nedeniyle hava ulaşımından yoksunlar. Yıllardır bunu dile getiriyoruz. Kamu hizmeti mantığıyla en azından, en yakın havalimanı olan Sabiha Gökçen’e Büyükşehir Belediyesi’nin araçları ile ulaşım sağlanıyordu. Son yerel seçimlerde belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanması ile birlikte; genel iktidar, yerel iktidarda olan hizmetleri ve tahsis edilen yerleri birer birer almaya, CHP’yi güçsüz göstermeye, hizmetlerini azaltmaya çalışıyor" dedi. Altaca Kayışoğlu, verilen kararın siyasi olduğunu savunarak, "Bursalılar da milletimiz de bu yapılanların, verilen kararların siyasi olduğunun farkında. Vatandaşa yönelik hizmeti azaltarak, aslında Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, kendi ayrımcılıklarını yansıtıyorlar. O yüzden birinci partiyiz ve bütün anketlerde öndeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz milletimize ve Bursalılara en iyi hizmeti vermek için; her türlü engeli aşarak, bütün hukuki ve demokratik haklarımızı kullanarak, siyasetin amacı olan milletimize hizmeti sonuna kadar, en iyi şekilde yapacağız" diye konuştu. "Bursa Büyükşehir Belediyesi elinden geleni yapacak" CHP’li Pala da söz konusu kararı eleştirerek, "Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursalıların Sabiha Gökçen Havalimanına ekonomik ve konforlu bir yolculuk yapmasını engellemeye çalışıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan bu hizmetin ortadan kaldırılması, Bursa’dan Sabiha Gökçen’e gitmek isteyenler için yeni bir ekonomik yük olacak. Kimse merak etmesin, bu yük meydana gelmesin diye Büyükşehir Belediyesi elinden geleni yapmaya devam edecek ve yasal haklarını arayacak" ifadelerini kullandı.
Edirne’de "Sosyete Pazarı"nın kapatılmasına esnaftan tepki
23 Ocak 2026 Cuma - 18:08 Edirne’de "Sosyete Pazarı"nın kapatılmasına esnaftan tepki Edirne’de turistler uğrak noktası olan Ulus Pazarı’nın kapatılmasına esnaf tepki gösterdi. Bulgaristan ve Yunanistan başta olmak üzere Balkan ülkelerinden gelen turistlerin de yoğun ilgi gösterdiği "Sosyete Pazarı" olarak bilinen Edirne Ulus Pazarı’nın kapatılması, esnafın tepkisine neden oldu. Ulus Pazarı’nın kapatılmasıyla ilgili yaşanan sürecin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan esnaf, pazarın faaliyetlerine devam etmesini istedi. Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi’nin (UPEK) esnafı yeterince temsil edemediğini savunan pazar esnafı Serkan Çelik, pazarın kapatılmasıyla yüzlerce esnafın mağdur olduğunu belirterek, "Yaklaşık 400 esnaf kış ortasında desteksiz kaldı. Belediyeden talebimiz, SGK borçlarıyla ilgili farklı bir çözüm üretilmesi" dedi. Saraçlar Caddesi esnafından Ömer Tuzcu ise Ulus Pazarı’nın kapanmasının kent ticaretini doğrudan etkilediğini ifade ederek, "Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen misafirler özellikle bu pazarı soruyordu. Pazar kapalı olunca alışveriş azalıyor, bu durum çarşı esnafına da olumsuz yansıyor" diye konuştu. AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba da Ulus Pazarı’nın sadece esnaf için değil, şehir ekonomisi için de önemli olduğunu vurguladı. Sayıştay raporlarında pazarın kapatılmasına yönelik bir hüküm bulunmadığını belirten İba, "Bu pazar Edirne ile özdeşleşmiş bir marka. Alternatif bir pazar alanı oluşturulmadan kapatılması doğru değil. Bedelin esnafa ve vatandaşa ödetilmemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi, 64 projeye 72 milyon liralık destek sağladı
23 Ocak 2026 Cuma - 17:15 Kastamonu Üniversitesi, 64 projeye 72 milyon liralık destek sağladı Kastamonu Üniversitesi, ihtisaslaşma alanı olan Ormancılık ve Tabiat Turizminde 64 projeye yaklaşık 72 milyon TL destek sağladı. Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülen Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Programı kapsamında Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi, bu kapsamda akademik, bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmalarını sürdürüyor. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, Batı Karadeniz Bölgesi’nin doğal kaynaklarının korunması, planlanması ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesine odaklanıyor. Koordinatörlük tarafından yürütülen faaliyetlerde ormancılık, tabiat turizmi ve ekoturizm alanları öncelikli çalışma başlıkları arasında yer alıyor. Bölgenin sahip olduğu orman varlığı, biyolojik çeşitlilik ve doğal turizm potansiyeli; bilimsel projeler, saha çalışmaları ve kurumsal iş birlikleriyle ele alınıyor. Yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen akademik çıktılar, uygulamaya dönük sonuçlar üretilmesini hedefliyor. İhtisaslaşma çalışmaları çerçevesinde ulusal projelerin yanı sıra uluslararası iş birlikleri de gerçekleştiriliyor. Kastamonu Üniversitesi, farklı ülkelerden üniversiteler ve kurumlarla yürüttüğü ortak çalışmalar aracılığıyla bilgi ve deneyim paylaşımını artırırken, ormancılık ve tabiat turizmi alanlarındaki güncel yaklaşımların akademik çalışmalara yansıtılmasını amaçlıyor. İhtisaslaşma yaklaşımı, akademik bilgi birikiminin Üniversitemizin altyapısı ve insan kaynağıyla birlikte kullanılması esasına dayanıyor. Bu kapsamda mali ve kurumsal sürdürülebilirlik ilkesi gözetilirken, bölgeye yatırımcı çekilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Yürütülen faaliyetlerle Kastamonu ve Batı Karadeniz Bölgesi’nin ekonomik yapısına katkı sağlanması ve istihdam alanlarının artırılması amaçlanıyor. İhtisaslaşma çalışmaları kapsamında kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve üniversitelerle ortak projeler yürütülüyor. Disiplinler arası ve çok paydaşlı iş birlikleriyle yürütülen bu çalışmalar sayesinde akademik bilginin farklı alanlarda kullanılmasına imkan sağlanıyor. Ayrıca halk eğitimleri, çalıştaylar ve bilgilendirme etkinlikleri aracılığıyla toplumun doğa koruma ve sürdürülebilir turizm konularında bilinçlendirilmesine yönelik faaliyetler gerçekleştiriliyor. Bugüne kadar yürütülen ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında toplam 64 projeye yaklaşık 72 milyon TL destek sağlandı. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ile çeşitli üniversitelerle ve kurumlarla imzalanan protokoller çerçevesinde bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmalar sürdürülüyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yürütülen çalışmaların Kastamonu Üniversitesi’nin uzun vadeli stratejik vizyonunun bir parçası olduğunu vurgulayarak, "Ormancılık ve tabiat turizmi, Kastamonu’nun doğal yapısı ve sahip olduğu imkânlarla doğrudan ilişkili alanlar arasında yer almaktadır. Bu alanlarda yürütülen akademik çalışmaların sahaya yansıtılmasına önem veriyoruz; üretilen bilginin başta ilimiz olmak üzere bölgemize ve ülkemize katkı sağlamasını, kamu kurumları, sektör paydaşları ve toplumla paylaşılmasını öncelikli görüyoruz. Üniversitemiz, ormancılık ve tabiat turizmi alanlarında yürüttüğü ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında bilimsel araştırmaları, eğitim faaliyetlerini ve saha uygulamalarını birlikte ele almaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen projeler ve iş birlikleriyle ilimizin ve bölgemizin doğal kaynaklarının korunmasına, planlı ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasına katkı sunulmasını amaçlıyoruz" dedi.
ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güvenle uyuması gerekiyor"
23 Ocak 2026 Cuma - 17:08 ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güvenle uyuması gerekiyor" Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yangın yönetmeliğiyle ilgili tartışmalara ilişkin, "Biz insan hayatının en büyük değer olduğunun bilincindeyiz. Kapı değişmesi gerekiyorsa kapı değişmeli. Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güven içinde uyuyabilmesini sağlamamız gerektiğini biliyoruz" dedi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda 2025 yılının ekonomik, ticari ve sektörel gelişmelerini değerlendirerek, 2026 yılına ilişkin tahminlerini açıkladı. Pandemi sonrası küresel ekonomik yapıda önemli değişimler yaşandığını ifade eden Hacısüleyman, pandemiyle birlikte yaşanan kayıpların ardından hızlı bir toparlanma sürecine girildiğini ve bu sürecin zaman içinde yeni kırılganlıkları da beraberinde getirdiğini söyledi. Hacısüleyman, büyüme sürecini şu sözlerle anlattı: "2020’den sonra hızlı bir büyümeyle tekrar harekete geçtik. Çünkü önceki kayıplar bizi neredeyse sıfıra yakın hale getirmişti. 2021’de bir büyüme yaşadık, 2022 ve 2023 iyi yıllardı. 2024’ten itibaren ise enflasyonla boğuştuğumuz daha zorlu bir sürece girdik." Geçen yıl ekonominin yüzde 3,7 oranında büyümeyle kapatıldığını hatırlatan Hacısüleyman, gayrisafi yurt içi hasılanın 1,6 trilyon dolara ulaştığını, kişi başına düşen yıllık gelirin ise yaklaşık 18 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Hacısüleyman, bu büyümenin ağırlıklı olarak iç tüketim kaynaklı olduğuna da dikkat çekti. "Üretimde sıkıntılar yaşamaya başladık" İç tüketimin büyümenin lokomotifi haline geldiğini belirten Hacısüleyman, alınan önlemlerin üretim tarafında beklenen sonucu vermediğini söyledi. Döviz kurlarının düşük seyretmesi nedeniyle tüketim malı ithalatının arttığını kaydeden Hacısüleyman, bunun üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi. Hacısüleyman, "Tüketimi azaltmaya yönelik önlemler alınmışken, tüketim malı ithalatı zirveye çıktı. Sonuçta üretim bundan zarar gördü. Fabrikalarımızda, üretim merkezlerimizde ve imalathanelerimizde üretimde sıkıntılar yaşamaya başladık" şeklinde konuştu. Dengeleme sürecinde nakit akışlarında da sorunlar yaşandığını aktaran Hacısüleyman, enflasyondaki gerilemenin beklentilerin gerisinde kaldığını, kredi ve finansman kaynaklarının kısılmasının reel sektörü zorladığını sözlerine ekledi. Antalya Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi Antalya ekonomisine ilişkin güncel verileri de paylaşan Hacısüleyman, kentin Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi konumunda olduğunu vurguladı. Antalya’nın 2024 yılında Türkiye’nin büyümesine en fazla katkı sağlayan iller arasında 8’inci sırada yer aldığını aktaran Hacısüleyman, ihracatta en fazla ürün gönderilen ülkenin Almanya olduğunu dile getirdi. Konut satışlarına da değinen Hacısüleyman, Antalya’nın Türkiye genelinde 4’üncü sırada yer aldığını, 2024 yılında yabancılara 7 bin 118 konut satıldığını ve konut metrekare fiyatlarının yüzde 26 arttığını söyledi. Antalya’nın en fazla göç alan illerden biri olduğunu dile getiren Hacısüleyman, 2025 yılının ilk 11 ayında kentte 4 bin 122 şirket kurulduğunu açıkladı. Kapanan şirket sayısında Türkiye genelinde yüzde 9, Antalya’da ise yüzde 11 artış yaşandığını belirten Hacısüleyman, konaklama vergisinin en az yüzde 50’sinin yerel yönetimlerde kalması gerektiğini savunduklarını kaydetti. Yangın yönetmeliğinde 2007 detayı Yangın güvenliği konusuna özel önem verdiklerini vurgulayan Hacısüleyman, 2025 yılına damga vuran başlıklardan birinin yangın yönetmeliği olduğunu söyledi. Kartalkaya’daki yangının ardından yönetmeliklerin daha titiz uygulanmaya başlandığını ifade eden Hacısüleyman, Antalya’daki asıl sorunun kapıların yangına dayanıklılığıyla ilgili olduğunu belirtti. Bu sorunun temelinde 2007 yılında çıkarılan yönetmeliğin yer aldığını dile getiren Hacısüleyman, söz konusu düzenlemenin yıllar içinde yeterince uygulanmadığını söyledi. Otel kapılarının geçmişte yapıldığını ancak 2007’de yürürlüğe giren yönetmelikte yer alan yangına dayanıklılık şartının yeterince dikkate alınmadığını ifade eden Hacısüleyman, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "2007 yılında çıkarılmış olan yönetmelikte bu kapı maddesi vardı ama tabiri yerindeyse yeterince önemsenmedi. Kapı değişmesi gerekiyorsa kapı değişmeli. Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güven içinde uyuyabilmesini sağlamamız gerektiğini biliyoruz. Keşke 2007’de değiştirilmiş olsaydı da böyle bir acı faciadan sonra bununla karşı karşıya kalmasaydık." Kaleiçi’nde kapı sorunu çözüldü Yangın güvenliğinin yalnızca kapılarla sınırlı olmadığını vurgulayan Hacısüleyman, Antalya’daki konaklama tesislerinde yangın alarm sistemleri, sulama sistemleri, toplanma alanları ve diğer önlemlerin bulunduğunu söyledi. Kaleiçi bölgesinde tarihi yapılar nedeniyle yönetmeliklerle koruma kurulları arasında çelişkiler yaşandığını aktaran Hacısüleyman, yapılan toplantıların ardından kapı sorununun çözüldüğünü ifade etti. İtfaiye ekiplerinin denetimleri titizlikle yürüttüğünü belirten Hacısüleyman, güvenliğin yüzde 100 sağlanması için hareket edildiğini kaydetti. Turizme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hacısüleyman, kente gelen her turistin önemli olduğunu belirterek, okulların aynı tarihlerde açılıp kapanmasının ekonomik hareketliliği sınırladığını, tatil dönemlerinin bölgesel olarak planlanması gerektiğini söyledi.
Gezer Ayakkabı’dan yeşil enerji hamlesi
23 Ocak 2026 Cuma - 17:06 Gezer Ayakkabı’dan yeşil enerji hamlesi Gezer Ayakkabı, üretim süreçlerini yenilenebilir enerjiyle desteklemek amacıyla fabrika çatılarına güneş panelleri kurdu. Fabrika çatılarına kurulan güneş panelleriyle yüzde 75 enerji tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Son yıllarda sanayi tesisleri, artan enerji maliyetleri ve çevresel sorumluluklar doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına yöneliyor. Bu kapsamda birçok üretim tesisi, geniş çatı alanlarını güneş enerjisi santrallerine dönüştürerek elektrik ihtiyacının büyük bölümünü yerinde karşılamaya başladı. Ayakkabı sektörünün köklü markalarından Gezer Ayakkabı, üretim süreçlerini yenilenebilir enerjiyle desteklemek amacıyla fabrika çatılarına güneş panelleri kurdu. Şirket, bu yatırımla birlikte enerji maliyetlerini düşürürken çevre dostu üretim anlayışını da güçlendirmeyi hedefliyor. Üretim tesislerinin çatılarına kurulan yüksek verimli güneş panelleri sayesinde yıllık 3 bin 802 MWh elektrik enerjisi üretilecek. Söz konusu üretim, tesislerin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 75’ini karşılıyor. Kullanılan yeni nesil panellerin bulutlu havalarda dahi enerji üretimine devam edebildiği belirtilirken, projenin markanın uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne de katkı sağlaması bekleniyor. "Yıllık 100 bin ağaç eşdeğeri kazanım Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, güneş enerjisi yatırımlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Özalp, proje sayesinde her yıl binlerce ton karbondioksit salımının önlendiğini belirterek, "Bu kazanım, yılda yaklaşık 100 bin yeni ağacın doğaya kazandırılmasına eşdeğer bir çevresel fayda sağlıyor. Fosil yakıt kullanımının azaltılmasıyla birlikte hava kalitesinin korunmasına ve sanayi kaynaklı kirliliğin önlenmesine katkı sunuluyor" dedi. Avrupa Birliği düzenlemelerine uyum zorunluluğu Özalp ayrıca, Avrupa Birliği tarafından uygulamaya alınan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile çevreci üretimin ihracatçı firmalar için zorunluluk haline geldiğini hatırlattı. Bu yatırım sayesinde Özalp, şirketin özellikle Avrupa pazarı başta olmak üzere uluslararası alanda ‘çevre dostu üretici’ kimliğini güçlendirdiği ifade etti. Güneş enerjisi yatırımının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın uluslararası platformlarda vurguladığı yenilenebilir enerji ve iklim değişikliğiyle mücadele vizyonuyla da örtüştüğünü belirten Özalp, "Bu proje bizim için yalnızca bir tasarruf kalemi değil; yaşadığımız çevreye ve gelecek nesillere karşı bir sorumluluğun ifadesidir" diye konuştu.
Samsun’da ari işletme sayısı 12’ye yükseldi
23 Ocak 2026 Cuma - 17:04 Samsun’da ari işletme sayısı 12’ye yükseldi Samsun’da 400 baş kapasiteli bir işletmenin de sertifika almasıyla il genelindeki ari işletme sayısı 12’ye yükseldi. Tarım ve hayvancılık alanında yürütülen çalışmalar kapsamında Samsun’da ari işletme sertifikasına sahip işletme sayısı artmaya devam ediyor. Daha önce Bafra, Atakum, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toplam 11 işletme ari işletme sertifikası almışken, Bafra ilçesi Doğanca Mahallesi’nde faaliyet gösteren 400 baş kapasiteli Abdulkadir Eriş’e ait işletmenin sertifika almaya hak kazanmasıyla bu sayı 12’ye çıktı. Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası, Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz tarafından işletme sahibi Abdulkadir Eriş’e takdim edildi. Kemal Yılmaz, sertifika töreninin ardından yaptığı konuşmada, "Amacımız ilimizde süt hayvancılığı yapan tüm işletmelerimizi ari işletme statüsüne kavuşturmaktır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından sığır tüberkülozu ve sığır brucellozu hastalıklarıyla etkin mücadele edilmesi, sürdürülebilir hayvancılığın sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla Hastalıktan Ari İşletmelerin Desteklenmesi Projesi uygulanmaktadır. Bu proje, hayvan sağlığının yanı sıra kaliteli ve sağlıklı süt üretimini teşvik etmekte, ülkemiz süt sektörünün Avrupa Birliği’ne süt ve süt ürünleri ihracatı yapabilmesinin de temelini oluşturmaktadır" dedi. Ari işletmelerinin önemine de değinen Yılmaz, "Hayvanları kayıt altına alınmış, asgari teknik sağlık ve hijyenik şartları sağlanmış, tüberküloz ve brucelloz ile mücadele yönetmelikleri gereğince laboratuvar kontrolleri sonucu bu hastalıkları taşımadıkları belirlenen hayvancılık işletmelerine hastalıktan ari işletmeler denilmektedir. Tarımsal Desteklemelere İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve Hayvancılık Desteklemeleri Hakkında Uygulama Esasları Tebliği gereğince ari işletme sertifikası alan süt sığırı işletmelerinde 2026 yılı için işletmeye doğum yoluyla katılan her dişi buzağı için 5 bin 600 TL destekleme ödemesi ve ilave olarak onaylı süt çiftliklerine ise her dişi buzağı başına 840 TL destekleme ödemesi yapılmaktadır. Ayrıca süt destekleme primi ödemelerini ari işletme sertifikasına sahip işletmeler 3 katı olarak almaktadır" diye konuştu.
DSO Yüksek İstişare Kurulu 2026 yılının ilk toplantısı model fabrikada gerçekleştirildi
23 Ocak 2026 Cuma - 16:58 DSO Yüksek İstişare Kurulu 2026 yılının ilk toplantısı model fabrikada gerçekleştirildi Denizli sanayisine uzun yıllar boyunca önemli katkılar sunmuş, duayen 18 sanayici üyeden oluşan Denizli Sanayi Odası (DSO) Yüksek İstişare Kurulu, 2026 yılının ilk toplantısını Denizli Model Fabrika ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun başkanlığında düzenlenen toplantıya Kurul Üyeleri Müjdat Keçeci, Mehmet Tosunoğlu, Gültekin Okay Salgar, Derya Baltalı, Bekir Harun Akın, Cemal Gürsel Özdemir, Faruk İnceoğlu, Hasan Ali Turgut, Muammer Çaputçu, Raşit Akbaş ve Yüksel Arpacı katıldı. Toplantıda DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş, Genel Sekreter Yardımcıları İsmail Tillem ve Cansun Özdülger ile Model Fabrika Direktörü Bilgehan Deniz Öztürk de yer aldı. "Sanayicimizin ihtiyaçlarına odaklanan bir çalışma disipliniyle hareket ediyoruz" 2025 yılının son altı aylık döneminde Oda tarafından yürütülen proje ve faaliyetler hakkında Kurul Üyelerine kapsamlı bir bilgilendirme yapan Başkan Selim Kasapoğlu, DSO’nun sanayicinin ihtiyaçlarına odaklanan, çözüm üreten ve Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmayı hedefleyen çok yönlü bir çalışma disiplini olduğunu söyleyerek sözlerine devam etti. Kasapoğlu, ayrıca, Kurul üyelerinin engin tecrübe ve birikimlerinden faydalanmanın Oda için büyük bir değer olduğunu belirterek, bu katkıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kasapoğlu, kamu kurumları ve yerel yönetimlerle yakın temas içinde olduklarını belirterek Pınarkent, Hacıeyüplü ve Bozburun bölgelerindeki altyapı sorunları, Bozkurt OSB talepleri ve Şirinköy’de bulunan Oda arazisine ilişkin konuların Sanayi Yönetişim Masasında ve ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde gündeme taşındığını aktardı. Kasapoğlu, Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen iş birlikleri kapsamında Çal Bağbozumu Şenlikleri’ne uluslararası destek sağlandığını, AB-Türkiye Delegasyonu ve DESKİ iş birliğiyle düzenlenen Su Zirvesi’nin ise kentin gelecekte yaşayabileceği su kıtlığı muhtemel karşı çözüm geliştirme adına önemli bir çıktı oluşturduğunu ifade etti. Toplantıda ayrıca Denizli sanayisinin güncel durumu, DSO Akademi faaliyetleri, Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) çerçevesinde meslek liselerine verilen destekler, Teşvik Ofisi çalışmaları ve ile savunma ve havacılık sanayine yönelik başlatılan girişimler ele alındı. Bu çalışmaların Denizli için yeni bir sanayi açılımı oluşturacağı değerlendirilirken, Denizli Platformu Dönem Sözcülüğünün 1 Ocak 2026 itibarıyla yeniden DSO’ya geçtiği belirtildi. Kurul Üyelerinin Platformun işleyiş mekanizmaları ve izlemesi gereken yöntem hakkında görüş ve değerlendirmeleri alındı. Model Fabrika Denizli sanayisinin Dönüşümünde kilit rol üstleniyor Denizli Model Fabrika’nın kısa sürede somut sonuçlar üretmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kasapoğlu, "Verimlilik, dijital dönüşüm ve yalın üretim alanlarında elde edilen çıktılar sanayicilerimiz açısından son derece kıymetli" ifadelerini kullandı. DSO’nun Model Fabrika, Verimlilik Merkezi ve sürdürülebilirlik odaklı yeni hizmetlerle birlikte Denizli sanayisinin dönüşümünde kilit bir rol üstlendiğini vurgulayan Kasapoğlu, UNDP Türkiye Temsilcisi Monica Merino ve Yardımcısı Miodrag Dragisic ile beraberindeki heyetin gerçekleştirdiği ziyaretten de memnuniyet duyduklarını aktardı. Model Fabrika Direktörü Bilgehan Deniz Öztürk ise Kurul üyelerine yaptığı sunumda, 1,3 milyon dolarlık yatırımla kurulan Model Fabrika’da Eylül 2025 itibarıyla öğren-dönüş programlarının başladığını aktardı. İlk dönemde tekstil, kablo, makine ve gıda sektörlerinden 6 firmaya hizmet verildiğini belirten Öztürk, pilot uygulamalarda %50’nin üzerinde verimlilik artışı sağlandığını ve firmalardan son derece olumlu geri dönüşler alındığını söyledi. Yeni dönemde 10 firma ile çalışılacağını, 2026 sonuna kadar ise toplam 40 işletmeye danışmanlık verilmesinin hedeflendiğini ifade etti. DSO Yüksek İstişare Kurulu Üyelerinden Model Fabrika’ya Tam Not Sunumun ardından söz alan Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Model Fabrika’nın OSB sınırları içinde yer almasının sanayicilerin projeye doğrudan erişimini kolaylaştırdığını belirtti. Baltalı, bu yapının firmaların üretim süreçlerini geliştirmeleri, verimliliklerini artırmaları ve rekabet güçlerini yükseltmeleri açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayarak, Model Fabrika Hizmet Binasına OSB olarak ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 2026 dönemi için planlanan programlar ve hedefler doğrultusunda Oda olarak alınabilecek aksiyonlar Kurul üyeleri tarafından görüşüldü. Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri’nin görüş ve önerilerini aktarması ile toplantı sona erdi.
Muğla Büyükşehir 2026 yılında 3 milyon ata tohumu dağıtacak
23 Ocak 2026 Cuma - 15:36 Muğla Büyükşehir 2026 yılında 3 milyon ata tohumu dağıtacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, yerel tarımsal değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hayata geçirdiği Yerel Tohum Merkezi ile ata tohumlarını yaşatmaya ve ülke genelinde yaygınlaştırmaya devam ediyor. ‘Yerel Tohum Ulusal Güç’ sloganıyla kurulan Yerel Tohum Merkezi, Türkiye’nin en kapsamlı yerel tohum merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Merkez bünyesinde bugüne kadar 976 çeşit ata tohumu kayıt altına alınmış durumda. Sebze tohumlarının yanı sıra orman tohumları, kaba yem bitkileri ile tıbbi ve aromatik bitki tohumlarının da yer aldığı geniş envanter, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine önemli katkı sunuyor. 22 Milyon ata tohumu toprakla buluştu Yerel Tohum Merkezi’nde kayıt altına alınan tohumlar, doğrulama ekimlerinin tamamlanmasının ardından laboratuvar ortamında analiz edilerek her yıl Şubat ayında ücretsiz olarak 81 ile dağıtılıyor. Merkez, bugüne kadar Türkiye genelinde 81 ile toplam 22 milyon yerel tohumu toprakla buluşturdu. 3 Milyon tohum 81 ilde üreticilerle buluşacak Ata tohumlarının yaygınlaştırılması çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2 Şubat 2026 tarihi itibarıyla da 108 çeşit tohumdan yaklaşık 3 milyon yerel tohumu yeniden üreticilere ulaştırmayı hedefliyor. Türkiye’nin En kapsamlı yerel tohum merkezi Yerel Tohum ve tıbbi-aromatik bitkiler alanında bilimsel ve sürdürülebilir hizmet sunan merkez; 4 bin 700 metrekarelik alanda kurulu Yerel Tohum Deneme Parselleri, Tıbbi-Aromatik Bitki Parselleri, eğitim alanları, distilasyon tesisi ve bünyesindeki üç laboratuvar ile Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı Yerel Tohum Merkezi olma özelliğini taşıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, ata tohumlarına sahip çıkarak yerel üretimi desteklemeyi, tarımsal mirası korumayı ve yerel tohumları ulusal ölçekte yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Gıda Teknikeri Ahmet Babacık, "Envanterimizde 976 çeşit ata tohumu bulunmaktadır. Merkezimizde kayıt altına alınan tohumlar, doğrulama işlemleri bittikten sonra laboratuvarda analizleri yapılarak her yıl Şubat ayı itibariyle ücretsiz olarak dağıtılıyor. Yerel tohum merkezimiz bugüne kadar 81 ile 22 milyon ata tohumu dağıttı. 2 Şubat 2026 tarihi itibariyle 108 çeşit tohumla yaklaşık 3 milyon yerel tohumu toprak ile buluşturacağız" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yerel tohumların korunmasının yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda kültürel ve ekolojik bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Başkan Aras, yerel tohumların, bu toprakların hafızası olduğunu, ata tohumlarına sahip çıkmak; üreticinin bağımsızlığını korumak, sağlıklı gıdaya erişimi güvence altına almak ve tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak demek olduğunu açıkladı.