EKONOMİ
15 Mart 2026 Pazar - 15:38 Çankırı’da Şubat ayında 235 adet konut satıldı Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı’da Şubat ayında 235 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Şubat ayı konut satış istatistiklerini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Şubat ayında Çankırı genelinde konut satışları 235 adet oldu. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 42 adet arttı. Şubat ayında Çankırı genelinde ipotekli konut satışları 33 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışlarının geçen yılın aynı ayına göre 15 adet arttı. İpotekli satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 14,0 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 9 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken diğer 24 tanesi ise ikinci el satış oldu.Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 27 adet artarak 202 adet oldu. Şubat ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 86,0 oldu.Şubat ayında Çankırı genelinde ilk el satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 35 adet artarak 92 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 39,1 oldu. Çankırı genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 7 adet artarak 143 adet oldu. Çankırı’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 60,9 oldu.
Manisa’da işsizlik gerilerken eğitim destekleri artıyor
23 Ocak 2026 Cuma - 10:04 Manisa’da işsizlik gerilerken eğitim destekleri artıyor Manisa İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu’nun 2026 yılı 1. olağan toplantısında, kentte işsizlik oranının yüzde 6,3’e gerilediği açıklanırken, gençler ve özel gruplara yönelik istihdam ve mesleki eğitim desteklerinin artırıldığı vurgulandı. Manisa İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulunun 2026 yılı 1. olağan toplantısı, Manisa Valiliği Toplantı Salonunda Vali Yardımcısı Dr. Mustafa Harputlu başkanlığında, kurul üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Yardımcısı Dr. Mustafa Harputlu, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurullarının il düzeyinde istihdam ve mesleki eğitim politikalarının oluşturulması, istihdamı koruyucu ve geliştirici tedbirlerin belirlenmesi ile aktif işgücü programlarının planlanması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Toplantıda Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Günseli Kervan Tufan tarafından 2025 yılı içerisinde yürütülen faaliyetlere ilişkin kurul üyelerine sunum yapıldı. Tufan, TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 2025 yılı Kasım dönemi itibarıyla işsizlik oranının yüzde 8,6, istihdam oranının yüzde 49,2 ve işgücüne katılım oranının yüzde 53,8 olarak gerçekleştiğini belirtti. İl bazında açıklanan son TÜİK verilerine göre 2024 yılı itibarıyla Manisa’da işsizlik oranının yüzde 6,3, işgücüne katılım oranının yüzde 56,7 ve istihdam oranının yüzde 53,1 olduğunu kaydeden Tufan, Manisa’nın yer aldığı TR33 Kalkınma Bölgesi’nde işsizlik oranlarının yıllar içerisinde düşüş gösterdiğini söyledi. 2025 yılı boyunca 78 bin 289 kişiye bireysel iş ve meslek danışmanlığı hizmeti verildiğini aktaran Tufan, 14 bin 948 işyeri ziyareti gerçekleştirildiğini ve kamu ile özel sektörde toplam 29 bin 6 kişinin işe yerleştirilmesine aracılık edildiğini ifade etti. İş Kulübü faaliyetleri kapsamında 111 grupta bin 456 kişiye eğitim verildiğini, ayrıca 513 eğitim kurumunun ziyaret edilerek 10 bin 220 kişiye meslek danışmanlığı yapıldığını belirtti. Toplantıda aktif ve pasif işgücü programlarına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık (KİPAP) Projesi kapsamında 78 firma ile protokol imzalanırken, 221 kişinin projeden yararlandığı açıklandı. İşbaşı Eğitim Programları çerçevesinde 224 program açıldığı ve 823 kişinin meslek edindiği belirtildi. İş Gücü Uyum (İUP) Projesi kapsamında ise 164 programın sürdüğü ve 6 bin 231 kişinin bu programlardan faydalandığı bildirildi. Gençlere yönelik Ulusal İstihdam Programı kapsamında yürütülen GÜÇ Programı hakkında da kurul üyelerine bilgi verildi. Programla önümüzdeki üç yıl içinde 3 milyondan fazla gencin istihdama kazandırılmasının hedeflendiği ve bu kapsamda 445,1 milyar TL kaynak ayrıldığı ifade edildi. Toplantının İl Mesleki Eğitim Politikaları gündeminde Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli sunum yaparken, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Enver Atik, öğrencilerin 4 aylık uzun dönem staj yapabilmeleri için işletmelerin kontenjan ayırmasının önemine dikkat çekti.
Çukurova çiftçisinden zirai don önlemi: 15 dönüm limon ağacı fileyle örtüldü
23 Ocak 2026 Cuma - 09:32 Çukurova çiftçisinden zirai don önlemi: 15 dönüm limon ağacı fileyle örtüldü Adana’da bir çifti, zirai dondan etkilenmemek için 15 dönüm limon ağacını fileyle kapladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) zirai don uyarısının ardından hafta boyu hava sıcaklığının eksi 4 dereceye kadar düşmesiyle, bazı ürünler hafiften zarar gördü. Hava sıcaklıklarının eksi 4 derecelere kadar düşmesinin ardından bazı bahçelerde portakal, limon ve mandalinalar dalında dondu. Yüreğir ilçesine bağlı Pekmezli Mahallesi’nde ise çiftçi Serkan Altınyüzük, 15 dönüm limon ağacını fileyle örtüp ağaçlarını zirai dondan korumak için kendince önlem aldı. "Seneye çoğu bahçe fileyle kaplanacak" İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Geçtiğimiz yıl Şubat ayında 4 günlük kuvvetli bir don olmuştu ve bütün bahçeler bu dondan zarar görmüştü. Çiftçimiz de bu sene yeniden dondan etkilenmemek için 30 dönümlük bahçesindeki ağaçların 15 dönümünü fileyle kapattı. İşçilik ve file parası dahil burada 50 bin lira maliyet var. Yaklaşık dönüme 3-4 bin lira maliyeti var. Çiftçimiz bu sene önlem aldı ve bu da örnek bir davranış. Çiftçimiz buradan önemli bir sonuç alırsa seneye inanın ki çoğu bahçelerimiz bu fileyle kaplanacak. File çekilen yerle çekilmeyen arasında fark var" ifadelerini kullandı. "Bu sene verim bekliyoruz" Çiftçi Serkan Altınyüzük ise geçen seneki zirai don nedeniyle bu sene hiçbir ağaçtan ürün alamadığını anlatarak, "Zirai don pervanesi 2 milyon TL olmuş. Bir dostumuz böyle bir fikir verdi. Biz de bu fileyi çektik ve file çektiğimiz ile çekmediğimiz ağaçlar arasında ciddi bir fark var. Bu sene inşallah ağaçlardan verim bekliyoruz" dedi.
İTO Başkanı Avdagiç’ten 144’üncü kuruluş yılı mesajı
23 Ocak 2026 Cuma - 09:30 İTO Başkanı Avdagiç’ten 144’üncü kuruluş yılı mesajı İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "İTO etkisini ve gücünü Türkiye’nin her köşesinde, dünyanın her ülkesinde ve kıtasında hissettiriyor. Çünkü İTO bir ses verdi mi, bu ses her yerde yankılanır. Çünkü biz İstanbul Ticaret Odasıyız. 144’üncü yılımızda bize bu gücü verdiği için 800 bin üyemize, onları temsil eden meclisimize ve meslek komitelerimize şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada 1882 yılında faaliyetlerine başlayan İTO’nun kuruluş yıldönümü dolayısıyla oda üyesi işletmeleri tebrik etti. Avdagiç, oda üyelerinin ve sektörlerin sıkıntılarını ve taleplerini ilgili belediyelere, bakanlıklara, hükümete ve devletin ilgili mercilerine ilettiklerini ve kamuoyu önünde en yüksek sesle dile getirdiklerini kaydetti. İTO’yu 144’üncü yılında dört dörtlük hizmetlerle en üst noktaya çıkartmak için çalıştıklarını belirten Avdagiç, "Şevkimizden hiçbir şey kaybetmediysek, ayaklarımız sendelemeden hep sabit kaldıysa, çalışma kararlılığımız her daim arttıysa, bunu üyelerimizden aldığımız güçle başardık" açıklamasını yaptı. "Bin 250 firmayı 18 ülkede 40’ı aşkın fuara taşıdık" İTO’nun varlık sebebinin İstanbul ve Türkiye’nin ticaretini, üretimini ve rekabetçiliğini artırmak ve üyelerinin küresel pazarda yer edinmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Şekib Avdagiç, "Bunun için üyelerimizi; yeni pazarlar bulacağı, mallarını pazarlayacağı fuarlara götürmeyi temel görev kabul edip daha da geliştirdik. Her yıl ortalama bin 250 firmayı 18 ülkede 40’ı aşkın fuara taşıyarak, Türk ürünlerini dünyanın her köşesinde rekabete dahil ettik. Bugün Türkiye ihracat rekorları kırıyorsa, bunda İstanbul Ticaret Odası’nın ciddi bir payı vardır" dedi. Avdagiç, İTO’nun iştiraklerinin başarılı bir dönem yaşadığını belirterek, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) bünyesinde yer alan İstanbul Fuar Merkezi’nin (İFM) hem ulusal hem uluslararası fuarcılıkta yüz akı olduğunu kaydetti. Bu dönem 20 yıla uzayan müzmin kiracı sorununu mahkemeyi kesin olarak kazanıp çözdüklerini belirten Şekib Avdagiç, "İDTM’nin tüm salonlarının tek işleticisi biz olduk. Bugüne kadar tapusu olmayan fuar salonlarımıza, dönemimizde fuar alanı olarak tapu aldık" değerlendirmesinde bulundu. "BTM, 11 bin girişim sahibini girişimcilik dünyasına kazandırdı" İTO’nun maddi desteğiyle hayata geçirilen Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) bugüne kadar 11 bini aşkın girişim sahibini girişimcilik dünyasına kazandırdığına dikkat çeken Avdagiç, faaliyetlerini şöyle anlattı: "Türk girişim dünyasını küresel piyasaya açtık, BTM’yi de dünyanın en iyi 3’üncü startup merkezi yaptık. Öte yandan sosyal sorumluluğumuzun simge kurumu İstanbul Ticaret Üniversitemiz, 9 bini aşkın öğrencisi, 28 bin mezunuyla gururumuz oldu. Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ile İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) çatısı altında paydaşlarımızla birlikte küresel turizm ve kongre pastasından İstanbul’un aldığı payı daha da büyüttük. İstanbul’da birbiri ardına toplanan kongreler, şehrimizin ekonomisine çarpan etkisiyle katkıda bulunuyor. Ayrıca Savunma Sanayii Başkanlığı ile ortaklaşa kurduğumuz Teknopark İstanbul’u 15 yıl içinde Türk savunma sanayinin lokomotif üssü yaptık." "İTO, Türkiye’nin küçük bir numunesidir" Şekib Avdagiç, "İTO, Türkiye’nin küçük bir numunesidir. Bu çatı altında her siyasi görüşten, ülkemizin her bölgesinden, her inançtan üyemiz bulunuyor ve biz bu çatı altında her şeyi tartışıyoruz. Mücadele ediyoruz, müzakere ediyoruz ama münakaşa etmiyoruz. Bizim tek arzumuz, farklılıklarımızı bir potada eritip şehrimizin ve ülkemizin üretimini ve refahını artırmak için kullanmaktır, hizmet üretmektir. 144 yıldır bunun başarılı örneklerini veriyoruz. 21. dönemde de en kalıcı örneğini verdik" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin en büyük odası olan İTO’nun sadece üye sayısıyla değil, icraatlarıyla da dünyanın en büyük iki odasından biri olmayı başardığını kaydeden Avdagiç, "İTO etkisini ve gücünü Türkiye’nin her köşesinde, dünyanın her ülkesinde ve kıtasında hissettiriyor. Çünkü İTO bir ses verdi mi, bu ses her yerde yankılanır. Çünkü biz İstanbul Ticaret Odasıyız. 144’üncü yılımızda bize bu gücü verdiği için 800 bin üyemize, onları temsil eden meclisimize ve meslek komitelerimize şükranlarımı sunuyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakanlık pilot il olarak Amasya’dan başlattı: Süt ineklerinden etçi buzağı elde edilecek
23 Ocak 2026 Cuma - 08:43 Bakanlık pilot il olarak Amasya’dan başlattı: Süt ineklerinden etçi buzağı elde edilecek Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayata geçirdiği ’Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi’ pilot il olarak Amasya’da uygulanmaya başladı. Projeyle 4 yaşını doldurmuş saf kültür ırkı süt ineklerine ve yaş sınırı olmaksızın tüm melez büyükbaş hayvanlara suni tohumlama yapılıp etçi melez buzağılar elde edilmesiyle kırmızı et açığının kapatılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği’nin iş birliğiyle hayata geçen projeye ilişkin bilgiler veren Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Arslan, bu ıslah yöntemiyle sütçü işletmelerde besilik materyal üretiminin artırılarak ithalatın azaltılması, süt arzının garanti altına alınarak et üretiminin artırılmasının yanı sıra elde edilecek melezlerin artan karkas et verimleri ile kırmızı et açığının kapatılmasına katkı sağlanacağını açıkladı. "Besi açığımız ciddi şekilde önlenmiş olur" Proje çerçevesinde teknik personelin tohumlama çalışmalarına başladıklarını anlatan Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Güner Aslan da, "Ülkemizin besi konusunda ihtiyacı olan hayvanları yurt dışından getiriyoruz. Bunun yerine kendi hayvanlarımızdan bu yolla üretim yapılması isabetli bir karar. Bu proje ülkemizin tamamına yaygınlaştığında besi açığımız ciddi şekilde önlenmiş olur. Amasya bölgesinde başarının yüksek olacağını düşünüyorum" diye konuştu. Proje kapsamında yaptıracakları tohumlamalar için 350 TL uygulama ücreti ödeyecek yetiştiriciler doğan buzağısına ayrıca destekleme alacak.
Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı
22 Ocak 2026 Perşembe - 23:03 Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı Balıkesir’de Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Biyoteknoloji Merkezi’nde düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş ile Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç yaptı. Birlik Başkanı Maltaş, Türkiye’de yıllık 8 bin tonun üzerinde çiftlik midyesi üretildiğini ve bunun tamamına yakınının midye dolması şeklinde tüketildiğini söyledi. Maltaş, Türkiye’de çiftlik midyesi üreten çiftlik sayısının giderek arttığını ifade ederek, yıllardır kontrolsüz olan üretimin daha iyi şartlarda, kontrollü ve sağlıklı şekilde yapılmaya başlandığını kaydetti. Maltaş, toplantı kapsamında midye yetiştiriciliğinde sağlıklı tüketimin yaygınlaştırılması, sektör algısının güçlendirilmesi ve üreticilerin tek çatı altında daha güçlü bir yapı oluşturması konularının ele alınacağını söyledi. Maltaş, özellikle ortak hareket etme kültürünün geliştirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Yavru üretim tesisleri, tanıtım faaliyetleri ve alternatif uygulamaların sektör için kritik başlıklar olduğunu ifade eden Maltaş, birlik olarak temel hedeflerinin üreticinin emeğini koruyan, bilimsel verilerle desteklenen ve kamuoyunda güven oluşturan bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. Maltaş, yapılacak görüş alışverişlerinin birlik için önemli bir yol haritası oluşturacağını kaydetti. "Tarımsal üretim bir ülkenin gücüdür" Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç ise, enstitünün Türkiye’de ırk ıslah programına alınan ilk kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, bu alanda önemli bir noktaya gelindiğini belirtti. Tarımsal üretimin bir ülkenin bağımsızlığını ve gücünü temsil eden en temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitünün geniş arazi varlığı ve güçlü kurumsal yapısıyla sektöre önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Son yıllarda TÜBİTAK destekli projelere ağırlık verildiğini aktaran Kılınç, koruma altındaki hayvan varlığının ıslah edilerek geliştirildiğini, bu süreçte bilimsel çalışmaların yanı sıra tanıtım ve proje faaliyetlerinin de sürdürüldüğünü söyledi. Kılınç, yaklaşık 2 bin baş civarındaki hayvan varlığının korunarak ve iyileştirilerek sektöre kazandırıldığını kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü bünyesinde yetişen manda sütünden katılımcılara sütlaç ve öğle arasında midye dolma ikram edildi. Aradan sonra toplantı, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı sunum ve panellerle devam etti. Program kapsamında midye üretim ve analiz laboratuvarı faaliyetleri, midye ve midye ürünlerinin tüketimine toplumun bakış açısı, midye tüketimiyle ilgili imajın düzeltilmesi, sağlıklı midye tüketiminin yaygınlaştırılması, üretici birliği altında ortak hareket etme yöntemleri, yavru üretim tesislerinin kurulmasının teşvik edilmesi ve doğal üretim alanlarının korunması gibi başlıklar ele alındı. Gün boyu süren toplantı, sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri ve kapanış oturumuyla sona erdi.
Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz"
22 Ocak 2026 Perşembe - 23:03 Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için bir fırsat olarak görmeliyiz" dedi. Çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeleri değerlendirmek, sorun alanlarını belirlemek ve politika önerileri geliştirmek amacıyla tüm tarafları buluşturan bir sosyal diyalog platformu niteliğindeki Çalışma Meclisi, 14’üncü kez toplandı. ATO Congresium’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katıldığı toplantıda kamu kurum ve kuruluşları, işçi, memur ve işveren konfederasyonları, meslek kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler görüş ve önerilerini dile getirdi. "Çalışma Meclisi uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin katılımıyla oluşan üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en üst düzeyi ve en kapsayıcı platformu olduğunu vurguladı. Dönüşüm sürecini hem mevcut sorunları konuşmak ve hem de sosyal paydaşlarla geleceği birlikte inşa eden bir yaklaşımla sürdürdüklerini dile getiren Işıkhan, "Çalışma Meclisi, üçlü diyalog mekanizması olarak Türkiye’de sosyal adaleti pekiştirmiş, Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) normlarının uygulanmasını kolaylaştırmış ve ekonomik kalkınmaya sosyal boyut kazandırmıştır. Bu platform, katılımcı demokrasinin en önemli örneği olarak işçi ve işverenlerin sesini doğrudan hükümete iletmesini sağlamış, çatışmaları önleyerek uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" diye konuştu. "Dijital dönüşüm, iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir" Bakan Işıkhan, 14’üncü Çalışma Meclisi Toplantısı’nın ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığıyla gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Dijital dönüşüm, artık bir trend değil, hayatımızın ve iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir. Günümüzde çalışma hayatı dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecindedir" ifadelerini kullandı. "Sendikalarımızın dijitalleşme karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz" Küresel değişim dalgasına uyum sağlamak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için yeşil ve dijital dönüşümün entegre bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Işıkhan, bunu da işveren, sendika ve çalışanlarla birlikte gerçekleştireceklerini kaydetti. Bu değişim sürecinde herkesin üstleneceği sorumlulukları olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da işgücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını, nitelikli istihdamı büyüten, verimliliği artırırken çalışma barışını güçlendiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz. Çalışanlarımızın emeğini, hakkını ve geleceğini korurken üretimin, rekabetin ve verimliliğin de ülkemiz için ne anlama geldiğini gözeten bir sendikal anlayışı önemsiyoruz." "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Bakan Işıkhan, temel sorumluluklarının adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak dijital dönüşümü yönetmek olduğunu kaydederek, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak belirledik. İşte bu kapsamlı dönüşümü, tüm boyutlarıyla ele almak amacıyla 14. Çalışma Meclisimizde üç temel oturum başlığına odaklanacağız. İlk oturumumuz ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığı altında; ikinci oturumumuz ‘Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri’ başlığı altında gerçekleştirilecektir. Son oturumumuz ise ‘Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri’ olacaktır" dedi. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
Ticaret Bakanı Bolat: "Yerli ürün arttıkça faturalar azalacak"
22 Ocak 2026 Perşembe - 19:12 Ticaret Bakanı Bolat: "Yerli ürün arttıkça faturalar azalacak" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Doğalgaz ile Akçakoca’ya çok yakın olan Sakarya yatağında üretim artmakta. Bugün 6,5 milyon hane yerli doğalgaz kullanıyor. Yerli ürün arttıkça faturalar azalacak" dedi. Bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Düzce’ye gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası’nda (TSO) düzenlenen "İş Dünyası İstişare Toplantısı"na katıldı. Toplantıda Bakan Bolat’a, Düzce Valisi Mehmet Makas, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, AK Parti Genel Merkez ve il teşkilatı yöneticileri, daire amirleri, sektör temsilcileri ve çok sayıda iş insanı eşlik etti. "Düzce, ihracatta 19. büyük il konumuna geldi" Bakan Bolat, Düzce’nin yeniden kuruluş sürecine ve ekonomik başarısına dikkat çekerek, "Düzce gerçekten örnek bir şehir. 12 Kasım 1999 depreminden sonra Düzce yeniden kuruldu. Hızlı adımlarla büyümektedir. Düzce, ihracatta 19. büyük il konumuna geldi. 2 milyar dolar civarında ihracatı var. İthalatı ise 260 milyon dolar civarında. Bizim açımızdan çok büyük dış ticaret fazlası veren bir ilimiz. Bugüne kadar Düzce’de yapılan hükümet yatırımlarının parasal karşılığı 73 milyar lira tutarındadır. Düzce’nin ekonomisi 4 ’T’ temeline dayanacak; ticaret, tarım, turizm ve taşımacılık. Buna bir de ’S’ ekliyoruz, o da sanayi" diye konuştu. "Yerli ürün arttıkça faturalar azalacak" Türkiye’nin dış ticaret rakamlarını ve enerji yatırımlarını değerlendiren Bakan Bolat, "Cari açığımız ilk 11 ay sonunda 22 milyar dolar civarındadır. Enerji ve altın ithalatını çıkardığımızda dış ticaret açığı vermiyoruz. Yerli üretim artmaya başladı. Gerek Batman, gerek Gabar, gerekse Diyarbakır’da damarlar umut verici. Doğalgaz ile Akçakoca’ya çok yakın olan Sakarya yatağında üretim artmakta. Bugün 6,5 milyon hane yerli doğalgaz kullanıyor. Yerli ürün arttıkça faturalar azalacak" dedi. "Etrafımızda sıcak savaşlar noktasında Türkiye’ye bir ateş parçası düşürmedik" Türkiye’nin terörle mücadelesine ve bölgesel gücüne vurgu yapan Bolat, "Terör bu coğrafyada 8-9 yıldır sona erdirildi. Polisimizin, askerimizin ve devlet başkanımızın üstün çabaları ile terörü söküp attık. Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de de söküp attık. Etrafımızda sıcak savaşlar noktasında Türkiye’ye bir ateş parçası düşürmedik. Sadece bölgesel değil küresel oyun kurucu konumuna geldik" ifadelerini kullandı. Kredi müjdesi Düzce’ye yönelik yeni yatırımları ve destek paketlerini açıklayan Bakan Bolat, şunları kaydetti: "Düzce’de Gümrük Müdürlüğü’nü kurduk, hayırlı olsun. Bize güzel bir yer tahsis etmişler. Arazisinin etrafına da Düzce Lojistik Merkezi kuralım dedik. Ayrıca bugün Düzce esnafı için acil 100 milyon lira destek finansman paketi açıkladık. 1 Ocak itibarıyla esnaf kredilerinin kredi maliyetleri yüzde 20’ye düşürüldü. Ayrıca Ticaret Bakanlığı, Düzce Üniversitesi ve TSO iş birliğiyle İhracat Akademisi çalışmalarını başlatacağız."