EKONOMİ
15 Mart 2026 Pazar - 15:38 Çankırı’da Şubat ayında 235 adet konut satıldı Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı’da Şubat ayında 235 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Şubat ayı konut satış istatistiklerini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Şubat ayında Çankırı genelinde konut satışları 235 adet oldu. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 42 adet arttı. Şubat ayında Çankırı genelinde ipotekli konut satışları 33 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışlarının geçen yılın aynı ayına göre 15 adet arttı. İpotekli satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 14,0 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 9 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken diğer 24 tanesi ise ikinci el satış oldu.Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 27 adet artarak 202 adet oldu. Şubat ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 86,0 oldu.Şubat ayında Çankırı genelinde ilk el satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 35 adet artarak 92 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 39,1 oldu. Çankırı genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 7 adet artarak 143 adet oldu. Çankırı’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 60,9 oldu.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermekte"
22 Ocak 2026 Perşembe - 19:02 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermekte" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi uygulamasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verdiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, SGK prim borcu bulunan çiftçilere Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kredi verilmediğine dikkat çekerek, "2025 yılı tarım sektörü açısından olağanüstü zorluklarla geçti. Özellikle zirai don, kuraklık ve iklim kaynaklı afetler üreticilerimizi ciddi şekilde etkiledi. Yaşanan afetler nedeniyle oluşan verim kayıpları, çiftçilerin gelirlerini önemli ölçüde düşürdü’’ dedi. Doğan, üreticilerin bu ağır şartlar altında hem üretimi sürdürmeye çalıştığını hem de artan maliyetler nedeniyle SGK prim borçlarını ödemekte zorlandığını vurgulayarak, SGK borcu gerekçe gösterilerek çiftçilerin krediye erişiminin engellenmesinin zaten zor durumda olan üreticileri daha da çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Don, kuraklık ve ekonomik baskılar altında üretim yapan çiftçinin bugün en büyük ihtiyacının finansman olduğunu belirten Doğan, ‘’SGK borcu bulunan çiftçiye kredi verilmemesi gibi bir uygulama, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermektedir. Krediye erişimin engellenmesi yalnızca çiftçiyi değil, aynı zamanda ülkenin gıda arzını da tehdit etmektedir. Finansa erişemeyen çiftçi üretim yapamaz, tarımsal üretimin azalması ise gıda fiyatlarına doğrudan yansır. Bu durum gıda güvenliği açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Gıda güvenliğinin korunması ancak üreticinin ayakta kalmasıyla mümkün olur’’ diye konuştu. Doğan, Çukurova’nın ülke tarımı ve gıda arzı açısından taşıdığı stratejik önem göz önünde bulundurulduğunda afetler ve ekonomik şartlar nedeniyle borç yükü artan çiftçilere finansmana erişimde pozitif ayrımcılık yapılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğan, SGK prim borcu bulunan üreticilere yönelik kredi uygulamasının mevcut şartlar dikkate alınarak yeniden düzenlenmesinin üretimin devamlılığına ve gıda güvenliğinin korunmasına önemli katkı sağlayacağını belirtti.
Manisa Ticaret Borsası’nda tarım sektörünün sorunları ele alındı
22 Ocak 2026 Perşembe - 17:28 Manisa Ticaret Borsası’nda tarım sektörünün sorunları ele alındı Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, sektör toplantısında iklim değişikliği, artan girdi maliyetleri, ihracattaki düşüşler ve destek politikalarındaki gecikmelerin üretimi tehdit ettiğini belirterek, üzümden zeytine, pamuktan hayvancılığa kadar birçok alanda acil ve bilimsel temelli adımlar atılması gerektiğini söyledi. Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa Ticaret Borsası’nda düzenlenen sektör toplantısında Manisa tarımı ve hayvancılığının mevcut durumu, karşı karşıya olduğu riskler ve çözüm bekleyen başlıklar hakkında açıklamalarda bulundu. Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Özkasap, sektörün gıda güvenliği, istihdam ve kırsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Son yıllarda iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dengesizliklerinin üreticileri ciddi biçimde zorladığını belirten Özkasap düzenli olarak gerçekleştirilen sektör toplantılarında üyelerden gelen saha bilgileri ve önerilerin değerlendirilerek kamuoyu ile paylaşıldığını söyledi. Manisa üzümünde ihracat yüzde 20 düştü Toplantının önemli gündem maddelerinden biri Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü olurken, Özkasap bu ürünün bölgenin iklimi, toprak yapısı ve köklü üretim kültürüyle bütünleşmiş, yüksek katma değerli bir tarımsal değer olduğuna dikkat çekti. Sultani çekirdeksiz üzümü için yapılan Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusunun tescil sürecinin tamamlanmasının beklendiğini ifade eden Özkasap, "Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü, bölgemizin iklim yapısı, toprak özellikleri ve köklü üretim kültürüyle bütünleşmiş, uzun yıllardır üreticilerimizin emek ve birikimiyle günümüze taşınmış çok kıymetli bir tarımsal değerdir. Kuru üzümümüzün hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda daha güçlü bir marka değeri kazandırmak, üreticilerimiz için pazar avantajı ve katma değer sağlayacak, Manisa bağcılığının dünya çapında tanınırlığını artıracak olan Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusu yapılan Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü tescilinin yakın zamanda tamamlanması beklenmektedir. Manisa üzümü dünya pazarlarında bilinen bir markadır. Don olaylarının da etkisiyle üzüm ihracatımızda geçen sezonun aynı dönemine göre bu yıl yaklaşık yüzde 20 oranında düşüş yaşanmıştır. Bu konuda da kuru üzüm ihracatçı firmalarımız bu kaybın üzüm piyasasına olumsuz yansımaması için elinden geleni yapmaktadır. İhracatta sorun yaşamamak için kaliteli ve kalıntısız üzüm üretmeye devam etmemiz gerekmektedir. Üreticilerimizden talebimiz özellikle hasada yakın dönemde ilaç kullanımında daha titiz olunmasıdır. Konu uzmanı Ziraat Mühendislerimizden destek alarak, Kalıntı riskine karşı doğru bilimsel doz ve doğru zamanlama esas alınmalıdır" dedi. Zeytinyağında tüketim arttı, don riski kapıda Konuşmasında zeytinyağı sektörüne de değinen Özkasap, Türkiye’de kişi başı zeytinyağı tüketiminin son 10 yılda 1,5-1,7 litre bandında seyrettiğini, bu yıl ise ilk kez 2,3 kilograma ulaştığını söyledi. Özkasap, "Son 10 yıldır kişi başı zeytinyağı tüketimi ülkemizde 1,5–1,7 litre bandında seyretmiştir. Bu yıl ilk kez kişi başı tüketim 2,3 kilograma ulaşmıştır. Bunun temel nedeni çok açıktır: marketlerdeki fahiş fiyat uygulamalarının önlenmesi, kâr marjlarının düşürülmesi ve zeytinyağının tüketiciye daha kolay ulaşabilir hâle gelmesidir. Tüketici market fiyatını yakından takip etmektedir; fiyat uygun olduğunda sağlıklı ve yerli bir ürün olan zeytinyağını tercih edilmektedir. Ancak olumlu gelişmelerin yanında ciddi risklerle de karşı karşıyayız. 2 Ocak 2026 gecesi Manisa genelindeki zeytin alanlarında sıcaklıklar eksi 7 ile eksi 11 derece arasında ölçülmüştür. Bilimsel veriler göstermektedir ki bu seviyedeki soğuklar zeytin ağaçlarında çiçek gözleri ve sürgünlerde hasara yol açabilmektedir. Sahada yapılan ilk gözlemler, özellikle Domat ve Uslu gibi sofralık çeşitlerde rekolte kaybı riskinin olduğunu göstermektedir. Teknik ekiplerimizin hasar tespit çalışmalarını takip etmektedir. Buradan üreticilerimize önemli bir hatırlatma da yapmak istiyorum. Zeytinliklerde sürdürülebilir verim için toprak sağlığı vazgeçilmezdir. Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmında organik madde oranı kritik seviyelerin altındadır. Bu nedenle üreticilerimizin mutlaka toprak tahlili yaptırarak, analiz sonuçlarına uygun gübreleme yapmaları gerekmektedir. Bilinçsiz gübre kullanımı hem verimi düşürmekte hem de toprağımıza zarar vermektedir. Bu konuda her şartta tavsiye edebileceğimiz Çiftlik gübresi kullanımıdır, toprağın verimliliğini artıran en temel ve en ekonomik uygulamalardan biridir. Doğru kullanıldığında hem verimi yükseltir hem de toprağın uzun vadeli sağlığını korur" ifadelerini kullandı. Pamukta prim desteği çağrısı Pamuk üretiminin Manisa için stratejik bir ürün olduğunu belirten Özkasap, "Pamuk üretimiyle ilgili önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Pamuk, Manisa için stratejik bir üründür. Ancak tekstil sektöründe yaşanan sorunlar, pamuk fiyatlarının artmaması ve buna karşılık girdi maliyetlerinin yükselmesi üreticimizi zorlamaktadır. Üretimin sürdürülebilirliği için kilogram başına en az 8 TL prim desteği verilmesi gerekmektedir. Bu prim desteği gecikirse pamuk ekim alanları daralacak, Pamuk ekim alanlarındaki azalış, çırçır fabrikalarının ham madde girdi miktarını azaltır, bu düşüş sadece çırçırda değil, iplik, kumaş ve nihai tekstil üretimi gibi zincirin diğer halkalarında da etkin olur. Böylece pamuk ekim alanlarının küçülmesi, sadece tarımsal üretim açısından değil sanayideki istihdam açısından da olumsuz etkiler oluşturur Ayrıca arzdaki darala pamukta dışa bağımlılığı (ithalat) da arttırır. Buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum: Üreticilerimiz tarla ürünlerine verilen prim desteklerinin zamanında açıklanmasını ve ödenmesini beklemektedir. Gübre, ilaç ve mazot desteklerinin mevcut maliyetler karşısında artırılması artık kaçınılmazdır" diye konuştu. Buğdayda hastalık ve verim riski Geçtiğimiz yıl bölgede domates, biber, kavun, karpuz ve pamuk ekili alanların yaklaşık yüzde 50’sinin buğday ekimine yöneldiğini belirten Özkasap, "Nitekim geçtiğimiz yıl bölgemizde domates, biber, kavun, karpuz ve pamuk ekilen alanların yaklaşık yüzde 50’si buğday ekimine yönelmiştir. Bu kadar yoğun buğday ekiminin olduğu ilimizde verim ve kaliteyi olumsuz etkileyebilecek hastalık ve zararlılar önemli bir risk unsurudur. Tarım İl Müdürlüğü teknik personelinin sahada bu sezon buğday konusunda daha dikkatli olması, takiplerin titizlikle yapılması gerekmektedir. Üretilen buğdayın ekmeklik/makarnalık kalitede olmaması halinde, buğday yemlik olarak değerlendirilecek ve çiftçimizin gelirini doğrudan etkileyecektir. Üreticilerimiz bu sezonda yağışların yetersiz olduğu bir dönem geçirdiler. Barajlardan açık sulama kanalları ile toplam 27 gün su verilebildi, kalan su ihtiyaçlarını da ilave masraflar yaparak sondajlardan karşıladılar. Tarımda kullanılan su ile ilgili Manisa Ticaret Borsası olarak her platformda dile getirdiğimiz konuyu tekrar hatırlatmak istiyorum. Mevcut suyumuzu temkinli kullanmalıyız ve bunun için en iyi yöntemde Demirköprü Barajı’nın bir an önce kapalı devre sulama sistemine geçmesi ve tüm üreticilerimizin damlama sulama sistemini kullanmalarıdır" dedi. Hayvancılıkta şap hastalığı alarmı Hayvancılık sektöründe yaklaşık bir yıldır devam eden şap hastalığı nedeniyle canlı hayvan borsasının kapalı olduğunu hatırlatan Özkasap, "Hayvancılık sektöründe ise önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Yaklaşık bir yıldır devam eden şap hastalığı nedeniyle canlı hayvan borsamız kapalıdır. Şap hastalığı insan sağlığına zarar vermemekle birlikte, hayvanlarda canlı ağırlık artışını ciddi şekilde düşürmektedir. Bu durum et arzını azaltmakta, besi dana ve et fiyatlarının yükselmesine neden olmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ve İl Tarım Müdürlüğümüzün aşılama ve kontrol tedbirlerini daha etkin ve hızlı şekilde hayata geçirmesi artık bir zorunluluktur. Üreticilerimiz ve kasap esnafımız çözüm beklemektedir" dedi. Meteorolojik istasyonlarla erken uyarı İklim risklerine karşı bilimsel takibin önemine işaret eden Özkasap, "İklim risklerine karşı bilimsel takip de büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Manisa Ticaret Borsamız tarafından üç adet meteorolojik gözlem istasyonu kurulmuştur. Bu istasyonlardan elde edilen veriler ziraat mühendislerimiz tarafından takip edilmektedir. Amaç, don, hastalık ve ekstrem hava olaylarına karşı erken uyarı mekanizmaları geliştirmektir. Pilot uygulama sonuçlarına göre istasyon sayısının artırılması planlanmaktadır" diye konuştu. Konuşmasının sonunda tarımda alınacak her kararın yalnızca bugünü değil, geleceği de etkilediğini vurgulayan Özkasap, bilimsel verilerle desteklenen, zamanında ve yeterli destek politikalarının hayata geçirilmesi hâlinde üreticinin üretime devam edebileceğini ifade etti. Üretim sezonunun başında doğru planlama yapılması gerektiğini belirten Özkasap, arz-talep dengelerinin dikkate alınarak üretim deseninin buna göre belirlenmesi çağrısında bulundu. Özkasap, Manisa Ticaret Borsası olarak üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma için gerekli tüm adımların acilen atılmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
Bartın Limanı’ndan bir yılda 213 milyon dolar ihracat, 212 milyon dolar ithalat yapıldı
22 Ocak 2026 Perşembe - 17:16 Bartın Limanı’ndan bir yılda 213 milyon dolar ihracat, 212 milyon dolar ithalat yapıldı Bartın Gümrük Müdürü Abdulkadir Yelkenoğlu, 2025’te Bartın Limanı’ndan 313 milyon dolarlık ihracat, 212 milyon dolarlık ithalat yapıldığını söyledi. Gümrük Müdürü Abdulkadir Yelkenoğlu, 26 Ocak Dünya Gümrük Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Bartın’dan gerçekleşen dış ticaret ile ilgili 2025 yılı verilerini paylaştı. Yelkenoğlu, Bartın Limanında 2025 yılında 360 giden gemi ile 313 milyon 191 bin 481 dolar ihracat, 360 gelen gemi ile 212 milyon 263 bin 900 dolar ithalat gerçekleştirildiğini kaydetti. Abdulkadir Yelkenoğlu, ayrıca geçen yıl Amasra Yolcu Limanında 31 gelen ve 31 giden gemideki toplam 28 bin 559 yolcunun gümrük işlemi yapıldığını da kaydetti. Dünya Gümrük Gününü de kutlayan Yelkenoğlu, "2026 yılı Dünya Gümrük Günü için "Gümrük, Teyakkuz ve Kararlılıkla Toplumu Korur" teması belirlenmiştir. Uluslararası arz zincirinde önemli rol oynayarak sınırlarda görev yapan gümrüklerin bu stratejik görevi ile çevresel, ekonomik, toplumsal sağlığı tehdit gibi zorlukların üstesinden gelinmesi ve arz zincirinde yer alan tüm aktörleri birleştiren, ekonomik refahın arttırılmasına katkı sağlayarak uyuşturucu, silah ve diğer kaçakçılık suçlarıyla mücadele ederek sınırları daha güvenli bir hale getirmek temel hedefleri arasındadır. Müdürlüğümüzde 14 personelimiz ile birlikte görev yaptığımız iç ve dış paydaşlarımızla, Bakanlığımızın yeni stratejik vizyonu olan "Türkiye’yi Dünyada Hızlı ve Kolay Ticarette Güven Kapısı" haline getirmek üzere yasal ticareti mümkün olduğunca kolaylaştırmak, yasa dışı ticareti en modern cihazlarla engelleyerek, ekonomik kalkınmada güvenli bir iş ortamı oluşturmak amacıyla gelişime açık, insan odaklı, güven esaslı ve çevreye saygılı çalışma yürütülmektedir’’ ifadelerini kullandı.
Gürsu tarımı Libya’ya açılıyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:38 Gürsu tarımı Libya’ya açılıyor Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ve ekibi, Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Derneği ANASİAD ile birlikte Libya’ya bir dizi görüşme ve ziyaret için program gerçekleştirdi. Heyet, Libya’da Gürsu tarımı için çok önemli iş birlikleri ve görüşmelerin temelini attı. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a, Belediye Başkan Yardımcıları Adem Yıldırım, Hakan Şener ve ARGE Müdürü Hüseyin Özmen eşlik etti. ANASİAD Başkanı Hakan Birkan’ın ve yönetim kurulunun da katıldığı görüşmelerde, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Libya Tarım Araştırma Genel Müdürlüğü yetkilileri, Türkiye Cumhuriyeti Libya Ticaret Müşaviri Suat Özbek, Libya Askeri Ataşesi İlkay Beril Aydemir, Libyalı İş İnsanı Abdurrauf Mustafa Buhajar, Libya Ticaret, Sanayi ve Tarım Odaları Genel Birliği Fuarlar İdaresi Başkanı İsam Abu Abdullah Aloul ziyaret edildi. Gürsu Sınırlarını Aşan Tarımsal Hamleler Tarım başlıklı toplantıların yapıldığı görüşmelerde, Gürsu’nun tarımsal potansiyeline ilişkin sunumlar paylaşıldı. Gürsu tarımını ve tarım ürünlerini, kooperatif yapısını, atılacak iş birliği adımlarını detaylı aktaran Gürsu Belediyesi Heyeti, arge tabanlı iş fikirlerini ve projelerini, önerilerini de paylaştı. Yapılan temaslarla hem Türkiye’den Libya’ya ürün akışının hızlandırılması hem de Afrika pazarının kapısının daha geniş şekilde açılması hedefleniyor. Libya ziyareti ile ilgili Gürsu tarımında çok önemli bir ticaret hamlesini daha hayata geçireceklerini söyleyen Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Temel amacımız sadece Gürsumuza değil, bölgesel kalkınmaya da destek sunacak, tarımdaki söz sahibi olduğumuz gücü perçinleyecek yeni ve sağlam ticari köprüler kurmak" dedi. ANASİAD ve Gürsu Belediyesi arasındaki bu sinerjiyle, Libya ile kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde yalnızca ikili ticari ilişkileri değil, aynı zamanda Afrika kıtasının genelindeki pazarlara erişim de güçlenecek. Bu doğrultuda Libya, hedef pazar olmanın ötesinde, Afrika’ya açılan bir kapı olarak değerlendiriliyor.
Akıncı’dan faiz indirimi değerlendirmesi: "Kredi piyasalarına yansıması belirleyici olacak"
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:12 Akıncı’dan faiz indirimi değerlendirmesi: "Kredi piyasalarına yansıması belirleyici olacak" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yılın ilk Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 38’den yüzde 37 seviyesine indirmesini değerlendirdi. Faiz indiriminin reel sektör açısından dikkatle izlenmesi gereken bir adım olduğunu ifade eden Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, kararın kredi şartları ve finansman maliyetlerine nasıl yansıyacağının önümüzdeki dönemde daha net görüleceğini söyledi. Finansmana erişimin, üretim, yatırım ve istihdam kararları açısından temel belirleyicilerden biri olduğuna işaret eden Akıncı, faiz politikasında atılan adımların reel sektörde karşılık bulabilmesi için bankacılık sistemine etkin ve öngörülebilir şekilde yansımasının önemine vurgu yaptı. Akıncı değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi: "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizinde gerçekleştirdiği bu indirimi, reel sektör açısından dikkatle takip ediyoruz. Bu konuda asıl belirleyici olan husus, alınan kararın ticari kredi faizlerine ve finansman maliyetlerine nasıl yansıyacağıdır. Para politikasında öngörülebilirliğin korunması, işletmelerimizin yatırım, üretim ve istihdam planlamalarını sağlıklı şekilde yapabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Finansmana erişimin makul şartlarda sağlanması, ekonomik aktivitenin sürdürülebilirliği açısından kritik bir unsur olmaya devam etmekte." Faiz politikasının makroekonomik dengelerle uyumlu ve istikrarlı bir çerçevede sürdürülmesinin yatırım ortamına olan güveni güçlendireceğini aktaran Akıncı, söz konusu sürecin fiyat istikrarı hedefiyle eşgüdüm içinde yürütülmesinin önemine de dikkat çekti.
Başkan Çandır, Kasım ayı Tarım-GFE’yi değerlendirdi: "Aylıkta en yüksek artış enerjide"
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:06 Başkan Çandır, Kasım ayı Tarım-GFE’yi değerlendirdi: "Aylıkta en yüksek artış enerjide" Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Kasım ayında aylık yüzde 1.84 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Kasım ayları ortalamasının (2.14) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Ortalama altı bir yükseliş olsa da bu rakam, son 10 yılın en yüksek 4. Kasım ayı artışı olmuştur" dedi. Tarım-GFE’nin Kasım ayında yıllık yüzde 34.24 ilan edildiğini kaydeden Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın Kasım ayları ortalamasının (33.49) üzerine çıkmıştır. Ortalama üstü ilan edilen bu rakam, son 10 yılın en yüksek dördüncü Kasım ayı artışı olmuştur. Diğer taraftan 2025 yılının da en yüksek ikinci rakamı olmuştur. Tarımsal girdi fiyatları enflasyonu, 10 yıllık Kasım ayı ortalamalarına göre aylıkta ortalama altı ve yıllıkta ise ortalama üstü artış göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu. "Aylıkta en yüksek artış enerjide" Kasım ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.96 ve yıllık yüzde 35.49 artış olduğunu belirten Çandır, "Kasım ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2021 yılından sonraki en yüksek rakamlar olmuştur" dedi. Çandır, Kasım ayında tohumda aylık yüzde 1.66, enerjide yüzde 4.51, gübrede yüzde 1.39, ilaçta yüzde 1.14, veteriner hizmetlerinde yüzde 0.44, yemde yüzde 1.64 ve diğer kalemlerde ise yüzde 0.68 artış ilan edildiğini kaydetti. Çandır, Kasım ayında tohumda yıllık yüzde 37.99, enerjide yüzde 26.95, gübrede yüzde 46.09, ilaçta yüzde 19.38, veteriner hizmetlerinde yüzde 65.49, yemde yüzde 34.58 ve diğer kalemlerde ise yüzde 40.09 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.10 ve yıllık yüzde 27.01’lik artış ilan edildiğini söyledi. Kasım ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 1.56 düştüğünü belirten Çandır, "Bu rakam, 10 yıllık Kasım ortalamasının (2.58) ciddi düzeyde altında ilan edilmişti. Yıllıkta ise yüzde 31.45 ile 10 yıllık ortalamanın (26.34) üzerinde ilan edilmişti. Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim; genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında lehte olan durum Ekim ve Kasım aylarında tekrar üretici aleyhine dönmüş durumdadır" değerlendirmesinde bulundu. Yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Kasım’da aylık yüzde 1.02 ve yıllık yüzde 31.19 arttığını kaydeden Çandır, yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 0.84, yıllık yüzde 27.23 ilan edildiğini belirtti. Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 0.20 ve yıllık ise yüzde 27.44 artmıştı. Bu durum, Kasım ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir" dedi. Kasım ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 0.87, yıllık yüzde 31.07 arttığını belirten Ali Çandır, "Son 20 yıllık Kasım ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 1.25 ve yıllıkta ise yüzde 18.54 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır. Ayrıca Kasım ayında ilk kez aylık TÜFE, ortalama TÜFE’nin altında ilan edilmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Kasım ayında aylık yüzde 0.69 azalırken, yıllık yüzde 27.44 arttığına dikkat çeken Çandır, "İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Kasım’da aylık yüzde -3.33 ve yıllık yüzde 19.42 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde -6.09 ve yıllık yüzde 8.03 artış olarak ilan edilmişti. Bu rakamlar, ilk kez karşılaşılan rakamlar olarak veri setine girmiştir. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyonun altında bir enflasyona tüketicilerin maruz kaldığını göstermektedir. Böyle bir durum esasen sürdürülebilir değildir" dedi.
GTB’den gıda sektörüne uluslararası rekabet hamlesi
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:56 GTB’den gıda sektörüne uluslararası rekabet hamlesi T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından yürütülen "Gaziantep Ticaret Borsası Gıda Sektörü 3. UR-GE Projesi" kapsamında, gıda sektöründe faaliyet gösteren üye firmalara yönelik İhtiyaç Analizi Toplantısı düzenlendi. UR-GE Projesi kapsamında yer alan firmaların temsilcilerinin katılım sağladığı toplantıda firmaların mevcut yapıları, ihracat kapasiteleri, gelişim alanları ve hedef pazar analizleri kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantının sunum bölümünde, 4K Yönetim Destek Merkezi yetkilileri tarafından UR-GE Projesi’nin temel bileşenleri, kümelenme yaklaşımının firmalara sağladığı rekabet avantajları, küresel gıda ticaretindeki güncel eğilimler ve sektörün orta-uzun vadeli görünümüne ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı. Sunumda ayrıca, GTİP bazlı analizler doğrultusunda belirlenen öncelikli hedef pazarlar ile firmaların bu pazarlara erişimini kolaylaştıracak stratejik yol haritaları ele alındı. Toplantıda, üç yıllık proje süresi boyunca uygulanması planlanan eğitim, danışmanlık, tanıtım ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerinin çerçevesi değerlendirilirken; firmaların ihracat yetkinliklerini artırmaya, kurumsal kapasitelerini güçlendirmeye ve dijital ile yeşil dönüşüm süreçlerine uyumlarını hızlandırmaya yönelik planlanan çalışmalar hakkında da bilgi verildi. GTB’nin öncülüğünde yürütülen UR-GE Projesi ile; kaliteli üretim altyapısına sahip olmasına rağmen ihracatta yeterli ölçeğe ulaşamayan firmaların uluslararası pazarlara entegrasyonu, hâlihazırda ihracat yapan firmaların ise pazar çeşitliliğini ve rekabet gücünü artırması hedefleniyor. GTB, kümelenme modeliyle üyeleri arasında iş birliği ve ortak hareket kültürünü güçlendirerek, Gaziantep gıda sektörünü küresel ölçekte daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Toplantı, katılımcı firmaların görüş ve değerlendirmelerinin alınmasının ardından sona erdi.
Midye yetiştiriciliği sektörü Bandırma’da masaya yatırıldı
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:52 Midye yetiştiriciliği sektörü Bandırma’da masaya yatırıldı Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde, Biyoteknoloji Merkezi’nde Midye yetiştiricilik sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmalarını Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş ile Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç yaptı. -Maltaş "Ortak hareket kültürü güçlenmeli" Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş, Türkiye’de yıllık 8 bin tonun üzerinde çiftlik midyesi üretildiğini ve bunun tamamına yakınının midye dolması şeklinde tüketildiğini söyledi. Maltaş, Türkiye’de çiftlik midyesi üreten çiftlik sayısının giderek arttığını ifade ederek, yıllardır kontrolsüz olan üretimin daha iyi şartlarda, kontrollü ve sağlıklı şekilde yapılmaya başlandığını kaydetti. Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş, konuşmasında toplantı kapsamında midye yetiştiriciliğinde sağlıklı tüketimin yaygınlaştırılması, sektör algısının güçlendirilmesi ve üreticilerin tek çatı altında daha güçlü bir yapı oluşturması konularının ele alınacağını söyledi. Maltaş, özellikle ortak hareket etme kültürünün geliştirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Yavru üretim tesisleri, tanıtım faaliyetleri ve alternatif uygulamaların sektör için kritik başlıklar olduğunu ifade eden Maltaş, birlik olarak temel hedeflerinin üreticinin emeğini koruyan, bilimsel verilerle desteklenen ve kamuoyunda güven oluşturan bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. Gün boyu yapılacak görüş alışverişlerinin birlik için önemli bir yol haritası oluşturacağını kaydetti. -Kılınç "Tarımsal üretim bir ülkenin gücüdür"* Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç ise konuşmasında, enstitünün Türkiye’de ırk ıslah programına alınan ilk kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, bu alanda önemli bir noktaya gelindiğini belirtti. Tarımsal üretimin bir ülkenin bağımsızlığını ve gücünü temsil eden en temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitünün geniş arazi varlığı ve güçlü kurumsal yapısıyla sektöre önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Son yıllarda TÜBİTAK destekli projelere ağırlık verildiğini aktaran Kılınç, koruma altındaki hayvan varlığının ıslah edilerek geliştirildiğini, bu süreçte bilimsel çalışmaların yanı sıra tanıtım ve proje faaliyetlerinin de sürdürüldüğünü söyledi. Yaklaşık 2 bin baş civarındaki hayvan varlığının, korunarak ve iyileştirilerek sektöre kazandırıldığını kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından arada Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü bünyesinde yetişen manda sütünden katılımcılara sütlaç ve öğle arasında midye dolma ikram edildi. Aradan sonra toplantı, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı sunum ve panellerle devam etti. Program kapsamında; midye üretim ve analiz laboratuvarı faaliyetleri, midye ve midye ürünlerinin tüketimine toplumun bakış açısı, midye tüketimiyle ilgili imajın düzeltilmesi, sağlıklı midye tüketiminin yaygınlaştırılması, üretici birliği altında ortak hareket etme yöntemleri, yavru üretim tesislerinin kurulmasının teşvik edilmesi ve doğal üretim alanlarının korunması gibi başlıklar ele alındı. Gün boyu süren toplantı, sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri ve kapanış oturumuyla sona erdi.
Malatya’da kamu yatırımlarının tutarı 103 milyar TL’yi aştı
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:41 Malatya’da kamu yatırımlarının tutarı 103 milyar TL’yi aştı Malatya’da 2026 Yılı 1. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Vali Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirildi. Vali Seddar Yavuz, il genelinde 2025 yılında toplam 657 proje üzerinde çalışma yürütüldüğünü belirtti. Bu projelerden 233’ünün tamamlandığını ifade eden Yavuz, 2025 yılı kamu yatırımlarının toplam proje tutarının 103 milyar 120 milyon TL olduğunu söyledi. 2026 Yılı 1. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Vali Yavuz’un yanı sıra İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay ve İl Jandarma Komutanı Tolunay Başer, ilçe kaymakamları ile yatırımcı kurum ve kuruluşların yetkilileri katıldı. 2025 yılı değerlendirmesi Kent genelinde 2025 yılında yapılan yatırım çalışmalarını değerlendiren Vali Yavuz, "İlimizde 2025 yılında kamu kurum ve kuruluşlarıyla belediyeler tarafından 657 proje üzerinde çalışma yürütülmüştür. 2025 sonu itibariyle 233 projemiz tamamlanmıştır. 2025 yılı kamu yatırımlarının toplam proje tutarı 103 milyar 120 milyon TL’dir. Yılsonu itibariyle bu ödenekten toplam 26 milyar TL harcanmış olup nakdi gerçekleşme oranı ise yüzde 73 seviyesindedir. 2025 yılı yatırım programı kapsamında 26 milyar 89 milyonluk harcamadan en yüksek payı yüzde 35 ile ulaştırma sektörü almıştır. Ulaştırma sektörünü yüzde 24 pay ile diğer kamu hizmetleri sektörü arz etmektedir. Diğer kamu yatırımları ise 6 milyar 273 milyon TL olmuştur. Yatırım harcamalarında yüzde 15 paya sahip eğitim sektöründe 3 milyar 37 milyon TL, yüzde 9 paya varan tarım sektöründe 2 milyar 504 milyon TL, yüzde 4 paya sahip olan kültür turizm ise 967 milyon TL harcama gerçekleşmiştir. Yatırım harcamalarından yüzde 9 pay alan diğer sektörlerde ise 2 milyar 192 milyon harcama yapılmıştır" dedi. 2026 yılı yatırım programını da açıklayan Vali Yavuz, "İlimizin 7 ayrı sektörde, ulaşım, sağlık ve diğer kamu hizmetleri, kültür turizm, imalat gibi sektörlerde toplam 75 projesi yer alıyor. Bu projenin toplam bedeli 67 milyar 535 milyon TL’dir. Özellikle 2025 yılı içerisinde yatırım programında gayretle çalışan tüm yatırımcı kuruluşlarımıza paydaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Özellikle bu kaynakların ilimize tahsis edilmesinde her daim emekleri bulunan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bakanlarımızın her birine, yatırım kuruluşlarımıza, teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Bakan Işıkhan: "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz"
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:20 Bakan Işıkhan: "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emekli Sandığı kapsamında 2026 yılı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alan vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Bakan Işıkhan, Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşların 2026 yılı Ocak ayı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alanların 2025 yılına ait ek ödemelerinin yarın hesaplara yatırılacağını duyurdu. Açıklamaya göre, 4/C (Emekli Sandığı) kapsamında aylık alan 2 milyon 519 bin 790 kişiye toplam 19,1 milyar lira zam farkı ödemesi yapılacak. Aynı kapsamda aylık bağlanan 10 bin 321 kişiye ise toplam 2,7 milyar lira emekli ikramiyesi farkı ödenecek. Ayrıca harp ve vazife malulleri ile bu kapsamda aylık alan 58 bin 346 hak sahibine 2025 yılına ait toplam 1,8 milyar lira ek ödeme gerçekleştirilecek. "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" Bakan Işıkhan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Emekli Sandığı kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alan vatandaşlarımızın 2026 yılı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alan vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz. Ülkemizin emektarları kıymetli emeklilerimiz başta olmak üzere vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum." Ödemelerin 23 Ocak tarihinde vatandaşların aylık aldıkları banka hesaplarına veya PTT şubelerine yatırılacağı belirtildi.