EKONOMİ - 22 Ocak 2026 Perşembe 16:06

Başkan Çandır, Kasım ayı Tarım-GFE’yi değerlendirdi: "Aylıkta en yüksek artış enerjide"

A
A
A
Başkan Çandır, Kasım ayı Tarım-GFE’yi değerlendirdi: "Aylıkta en yüksek artış enerjide"

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Kasım ayında aylık yüzde 1.84 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Kasım ayları ortalamasının (2.14) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Ortalama altı bir yükseliş olsa da bu rakam, son 10 yılın en yüksek 4. Kasım ayı artışı olmuştur" dedi.


Tarım-GFE’nin Kasım ayında yıllık yüzde 34.24 ilan edildiğini kaydeden Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın Kasım ayları ortalamasının (33.49) üzerine çıkmıştır. Ortalama üstü ilan edilen bu rakam, son 10 yılın en yüksek dördüncü Kasım ayı artışı olmuştur. Diğer taraftan 2025 yılının da en yüksek ikinci rakamı olmuştur. Tarımsal girdi fiyatları enflasyonu, 10 yıllık Kasım ayı ortalamalarına göre aylıkta ortalama altı ve yıllıkta ise ortalama üstü artış göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu.



"Aylıkta en yüksek artış enerjide"


Kasım ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.96 ve yıllık yüzde 35.49 artış olduğunu belirten Çandır, "Kasım ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2021 yılından sonraki en yüksek rakamlar olmuştur" dedi. Çandır, Kasım ayında tohumda aylık yüzde 1.66, enerjide yüzde 4.51, gübrede yüzde 1.39, ilaçta yüzde 1.14, veteriner hizmetlerinde yüzde 0.44, yemde yüzde 1.64 ve diğer kalemlerde ise yüzde 0.68 artış ilan edildiğini kaydetti. Çandır, Kasım ayında tohumda yıllık yüzde 37.99, enerjide yüzde 26.95, gübrede yüzde 46.09, ilaçta yüzde 19.38, veteriner hizmetlerinde yüzde 65.49, yemde yüzde 34.58 ve diğer kalemlerde ise yüzde 40.09 olarak ilan edildiğini belirtti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.10 ve yıllık yüzde 27.01’lik artış ilan edildiğini söyledi.


Kasım ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 1.56 düştüğünü belirten Çandır, "Bu rakam, 10 yıllık Kasım ortalamasının (2.58) ciddi düzeyde altında ilan edilmişti. Yıllıkta ise yüzde 31.45 ile 10 yıllık ortalamanın (26.34) üzerinde ilan edilmişti. Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim; genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında lehte olan durum Ekim ve Kasım aylarında tekrar üretici aleyhine dönmüş durumdadır" değerlendirmesinde bulundu.


Yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Kasım’da aylık yüzde 1.02 ve yıllık yüzde 31.19 arttığını kaydeden Çandır, yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 0.84, yıllık yüzde 27.23 ilan edildiğini belirtti. Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 0.20 ve yıllık ise yüzde 27.44 artmıştı. Bu durum, Kasım ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir" dedi.


Kasım ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 0.87, yıllık yüzde 31.07 arttığını belirten Ali Çandır, "Son 20 yıllık Kasım ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 1.25 ve yıllıkta ise yüzde 18.54 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır. Ayrıca Kasım ayında ilk kez aylık TÜFE, ortalama TÜFE’nin altında ilan edilmiştir" değerlendirmesinde bulundu.


Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Kasım ayında aylık yüzde 0.69 azalırken, yıllık yüzde 27.44 arttığına dikkat çeken Çandır, "İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Kasım’da aylık yüzde -3.33 ve yıllık yüzde 19.42 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde -6.09 ve yıllık yüzde 8.03 artış olarak ilan edilmişti. Bu rakamlar, ilk kez karşılaşılan rakamlar olarak veri setine girmiştir. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyonun altında bir enflasyona tüketicilerin maruz kaldığını göstermektedir. Böyle bir durum esasen sürdürülebilir değildir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs Gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.