Son Dakika
|
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü 17 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bursa Uludağ’da kış geri döndü
Esenyurt’ta Heimlich manevrası hayat kurtardı
Ziraat Türkiye Kupası’nda ilk finalist belli oluyor
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
NBA’de son çeyrek final eşleşmesi Detroit- Cleveland oldu
İtalya’da şampiyon Inter
Gaziantep'te fırtına sonrası okullar tatil edildi
EKONOMİ
Şirketler için ’güven’ artık ölçülebilir bir kriter
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:38:22
Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte finansal süreçlerde güven, şirketler için belirleyici bir unsur haline geliyor. Uzmanlar, güvenin artık soyut bir kavram değil; ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve karar süreçlerinde belirleyici bir kriter olarak öne çıktığını ifade ediyor. İş dünyasında tercihler yeniden şekilleniyor. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte şirketler, iş ortaklarını seçerken yalnızca maliyet ve hız odaklı bir değerlendirme yapmak yerine, çalıştıkları yapıların ne kadar güvenilir ve sürdürülebilir olduğuna daha fazla odaklanıyor. Octet Türkiye Kurucu Ortağı ve Strateji Bölüm Başkanı Ömer Yönder, bu değişimin finansal hizmetlerin doğasını doğrudan etkilediğini belirterek, "Uzun yıllar finansal tercihler hız ve maliyet üzerinden şekillendi. Bugün ise şirketler çok daha farklı bir yerden bakıyor. Artık yalnızca işlemin hızlı ya da uygun maliyetli olması yeterli değil; o sürecin ne kadar izlenebilir ne kadar tutarlı ve ne kadar sürdürülebilir olduğu da belirleyici hale geldi" dedi. Bu dönüşümün arkasında teknolojik ilerleme kadar değişen risk ortamının da belirleyici bir rol oynadığını vurgulayan Yönder, "Bir dönem teknolojiyi, manuel süreçlerin getirdiği risklerin önüne geçmek için kullanıyorduk. Oysa bugün süreçler dijitalleştikçe riskin kendisi de dönüşüyor; dolandırıcılık ve siber tehditler çok daha karmaşık bir boyut kazanıyor. Bu tablo, güveni artık operasyonel bir başlık olarak değil, üst yönetimin doğrudan sahiplenmesi gereken stratejik bir alan olarak konumlandırıyor" şeklinde konuştu. Güven, teknik bir konunun ötesine geçiyor Çeşitli küresel araştırmalar da güvenin finansal hizmetlerde yeniden öncelikli bir kriter haline geldiğini gösteriyor. PwC’nin Global Economic Crime and Fraud Survey 2024 raporu da bu tabloyu destekliyor. Araştırma, şirketlerin artan risk ortamında finansal süreçlerini daha kontrollü, izlenebilir ve güvenli yapılar üzerinden yönetmeye yöneldiğini gösteriyor. Edelman’ın Trust Barometer 2025 araştırmasına göre ise finansal hizmetlere duyulan güven yüzde 64 seviyesine ulaşmış durumda. Regülasyonlar ortak bir zemin oluşturuyor Fintek sektöründe son dönemde yaşanan gelişmelerin güven konusunu daha görünür hale getirdiğine dikkat çeken Ömer Yönder, şu değerlendirmede bulundu: "Bugün fintek ekosisteminde rekabet artık yalnızca ürün ve fiyat üzerinden tanımlanmıyor. Asıl farkı oluşturan unsur, kurumların ne kadar şeffaf, tutarlı ve sürdürülebilir bir güven zemini kurabildiği. Güven bu noktada yalnızca teknik bir başlık değil, bütüncül bir yaklaşım. Şirketler finansal süreçlerini yönetirken aslında bir iş ortağıyla ilerliyor ve bu ilişki doğrudan güven üzerine kuruluyor. Bu nedenle sunulan yapının hem tutarlı hem de öngörülebilir olması kritik. Regülasyonların rolü de burada öne çıkıyor. Regülasyonlar, fintekler için yalnızca bir çerçeve değil; aynı zamanda adil bir oyun alanı ve güvenli bir büyüme zemini oluşturuyor. Bu yapı, sektörün sağlıklı gelişimini desteklerken kullanıcı tarafında da güvenin kalıcı hale gelmesine katkı sağlıyor." İş ortaklığı yaklaşımı öne çıkıyor Yönder, "Octet Türkiye, TCMB lisansı ile faaliyet gösteren bir ödeme kuruluşu olarak işletmelerin tahsilat ve ödeme süreçlerini tek bir platform üzerinden yönetmesine olanak sağlıyor. Çoklu banka altyapısı sayesinde şirketler finansal süreçlerini daha görünür ve kontrollü şekilde yönetebilirken platform üzerinde uygulanan güvenlik katmanları finansal işlemlerin güvenli bir ortamda gerçekleşmesini destekliyor" dedi. Yönder, gelinen noktada finansal çözümlerin yalnızca operasyonel bir araç değil, doğrudan iş ortaklığı modeli haline gelidiğini belirterek, "Bugün şirketler için finansal çözümler yalnızca işlemleri kolaylaştıran araçlar olmanın ötesinde, iş yapış biçimini, iş ortaklıklarını ve büyüme hızını belirleyen bir yapı. Bu nedenle güven, artık finansal kararların merkezinde yer alıyor" diye konuştu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:37
Ankara’da matbaa öğrencileri, Köln’de stajla mesleki becerilerini geliştirdi
Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi’nin, mesleki eğitimin niteliğini artırmak amacıyla imzaladığı iş birliği protokolü çerçevesinde, Aktaş Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Almanya’nın Köln kentinde staj yaptı. Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi’nin, Aktaş Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile mesleki eğitimi güçlendirmek amacıyla imzaladığı iş birliği protokolü, somut sonuçlarını vermeye devam ediyor. Protokol kapsamında yürütülen çalışmaların bir çıktısı olarak, okulun matbaa bölümü öğrencileri Erasmus+ Programı çerçevesinde Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirilen yurt dışı staj programına katılarak uluslararası deneyim kazandı. Türkiye Ulusal Ajansı koordinasyonunda yürütülen program kapsamında Atatürk Aktaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 9 öğrenci, matbaa alanında ‘Kısa Süreli Öğrenci Staj Hareketliliği’ programını başarıyla tamamladı. Öğrenciler, Köln’de sektörün güncel üretim tekniklerini yerinde gözlemleme ve uluslararası uygulamalara doğrudan katılma fırsatı buldu. Staj programının ardından öğrencileri konuk eden ASO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mehmet Osmanbeyoğlu ve ASO 8 No’lu Meslek Komitesi Üyeleri, gençlerin yurt dışı deneyimlerinden elde ettikleri mesleki kazanımları, uygulama becerilerini ve programın çıktıları üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Toplantıya, ASO Meclis Üyesi Fırat Gündoğan, Komite Başkanı Beste Rodoslu, Komite Başkan Yardımcısı Ertuğrul Sarıyıldız, Komite Üyeleri Sinan Öztürk ve Süphani Akkoç, Atatürk Aktaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmeni İbrahim Abdullah Soybaş ve öğrenciler katıldı. "Uluslararası deneyim, mesleki gelişimin önemli bir parçası" Programda konuşan ASO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Osmanbeyoğlu, mesleki eğitimin uluslararası deneyimlerle güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, "Sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde mesleki eğitimin rolü son derece kritik. Erasmus+ gibi programlar, öğrencilerimizin farklı ülkelerde edindikleri bilgi ve tecrübelerle hem kişisel hem de mesleki gelişimlerine önemli katkılar sağlıyor" dedi. Köln’de gerçekleştirilen staj programının öğrencilere önemli kazanımlar sunduğunu belirten Osmanbeyoğlu, "Bu program sayesinde öğrencilerimiz, matbaa sektöründeki güncel teknolojileri yerinde görme ve uluslararası bir çalışma ortamını deneyimleme fırsatı buldu. Sanayimize nitelikli insan kaynağı kazandırmak için meslek liselerini desteklemeye her zaman devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Sektörün geleceği için nitelikli insan kaynağı önceliğimiz" Değerlendirmelerde bulunan ASO 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Beste Rodoslu ise komite olarak mesleki eğitimi güçlendirmeyi öncelikli çalışma alanları arasında gördüklerini belirtti. Rodoslu, "Kağıt ürünleri ve baskı işleri sektörü, hızla gelişen teknolojiye uyum sağlayabilecek donanımlı insan kaynağına ihtiyaç duyuyor. Bu doğrultuda meslek liseleriyle kurduğumuz iş birliklerini son derece önemsiyor, gençlerimizin daha eğitim aşamasındayken sektörle buluşmalarını destekliyoruz. Erasmus+ kapsamında gerçekleştirilen bu staj programı, öğrencilerimizin uluslararası deneyim kazanarak mesleki yetkinliklerini artırmaları açısından çok kıymetli bir adım oldu" açıklamasında bulundu. Erasmus+ programına katılan öğrenciler de yurt dışı staj deneyiminin mesleki ve kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Almanya’da edindikleri deneyimin mesleğe bakış açılarını geliştirdiğini, farklı üretim tekniklerini yerinde görmenin çok değerli olduğunu anlatan öğrenciler, kendilerine bu imkanı sağlayan Ankara Sanayi Odası’na ve ASO 8 No’lu Meslek Komitesi’ne teşekkür etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:36
Yalova’dan 4 ayda 593 milyon dolar ihracat
Yalova’da 2026 yılının ilk 4 ayında yapılan ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 211,6 artarak 593 milyon 180 bin dolar oldu. Yalova’daki firmalar 2025 yılının ilk 4 ayında 190 milyon 347 bin dolar ihracat gerçekleştirmişti. Geçtiğimiz yıla göre bu yıl ihracatta rekor artış yaşanan kentte 4 ayda 593 milyon 180 bin dolar ihracat yapıldı. Yalova’dan ocakta 95 milyon 363 bin dolar, şubatta 109 milyon 435 bin dolar, martta 112 milyon 931 bin dolar ihracat yapılmıştı. Geçtiğimiz nisan ayında ihracat ise 275 milyon 450 bin dolar olarak gerçekleştirildi. Yalova’da 2026 yılında ihracatın başını yine geçmiş yıllarda olduğu gibi gemi, yat ve hizmetleri sektörü çekti. 4 ayda 543 milyon 762 bin dolar ihracat yapan tersaneleri 22 milyon 827 bin dolarlık ihracat ile çelik sektörü takip etti. Kente en çok ihracat yapılan üçüncü sektör ise 7 milyon 768 bin dolarlık ihracat ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü oldu. Yalova’da 3 ayda 1 milyon doların üzerinde ihracat yapan diğer sektörler ise şöyle oldu: Hazır konfeksiyon 4 milyon 443 bin, mobilya, madencilik ürünleri 4 milyon 275 bin dolar, kağıt ve orman ürünleri 2 milyon 57 bin, makine ve aksamları, 2 milyon 25 bin, süs bitkileri 1 milyon 919 bin dolar ve demir ve demir dışı metaller 1 milyon 809 bin dolar, iklimlendirme 1 milyon 312 bin, elektrik ve elektronik 1 milyon 297 bin dolar.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
Manisa’nın Yunusemre ilçesinde dikiş nakış kursunda bir araya gelen ev kadınları, hem sosyalleşip meslek öğreniyor hem de güçlerini birleştirerek kendi iş yerlerini açmanın planlarını yapıyor. Manisa’nın Yunusemre ilçesine bağlı Güzelyurt Mahallesi’nde muhtarlık öncülüğünde başlatılan dikiş nakış kursu, ev kadınlarının hayatında yeni bir sayfa açtı. Kursta tanışan kadınlar, öğrendikleri mesleği kazanca dönüştürmek için birlikte iş yeri açmaya hazırlanıyor. Yunusemre’nin 87 mahallesi arasında en büyüklerinden biri olan Güzelyurt Mahallesi’nde görev yapan Mahalle Muhtarı Aynur Tava’nın girişimleriyle, Yunusemre Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde yaklaşık 3 ay önce başlatılan kurs büyük ilgi gördü. Kursun açılması için belediyeye ait uygun alan bulunamayınca, Şekerci Hüseyin Dede Camii avlusundaki sosyal tesis, Yunusemre İlçe Müftülüğü’nün onayıyla kursa tahsis edildi. Yunusemre İlçe Müftülüğü, Kaymakamlık, Yunusemre Belediyesi ve Halk Eğitimi Merkezi’nin destekleriyle hayata geçirilen kursun, muhtarlık öncülüğünde açılan ilk kurs olma özelliği taşıdığını belirten Muhtar Aynur Tava, "Sabah ve öğlenci olmak üzere iki grubumuz var. Haftanın 5 günü eğitim veriliyor. Evden çıkmayan, kendini keşfeden kadınlarımız var. ‘Burada kendimizi bulduk’ diyorlar. Onların mutluluğu bizi de mutlu ediyor" dedi. Kursun sadece bir eğitim alanı olmadığını vurgulayan Tava, "Üç kursiyerimiz birleşerek dükkân açma hedefi koydu. Bu bizi çok gururlandırıyor. Emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Kursiyerlerden Nilüfer Demirel ise hedeflerinin büyük olduğunu belirterek, "Eksiklerimi tamamlamak için geldim. İnşallah kendi iş yerimizi açarak hem üretmek hem de aile bütçesine katkı sağlamak istiyoruz. Tüm kadınlara tavsiye ediyorum, evde boş durmasınlar" ifadelerini kullandı. Hayatında ilk kez böyle bir kursa katıldığını söyleyen Nimet Karaca da, "Makineye iplik bile takamazdım. Şimdi kendi kıyafetlerimi dikiyorum. Bu kurs benim için çok büyük bir fırsat oldu" dedi. Kursiyerlerden Zeynep Kocaoğlu ise arkadaşlarıyla birlikte iş yeri açmayı planladıklarını belirterek, "İki üç arkadaş birleşip mahallemizde dikiş ve tadilat üzerine bir iş yeri açmak istiyoruz. Burada sadece meslek değil, dostluk da kazandık" diye konuştu. Kadınların hem meslek edinip hem de sosyal hayata katılmalarını sağlayan kurs, mahallede diğer kadınlara da örnek oldu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:16
Tekirdağ’da ayçiçeği ekimi
3
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
4
03 Mayıs 2026 Pazar- 09:55
İZTO ile PTT’den önemli iş birliği
5
03 Mayıs 2026 Pazar- 13:22
Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğun hazırlık
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:50
TTI İzmir, 20. yıla hazırlanıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen TTI İzmir-Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2-4 Aralık tarihlerinde Fuar İzmir’de 20’nci kez kapılarını açacak. Fuarın öncesi İZFAŞ ve TÜRSAB tarafından düzenlenen programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in gücü birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" dedi. Fuar İzmir, turizm sektörünü 2-4 Aralık tarihlerinde 20’nci TTI İzmir - Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde buluşturacak. Fuar kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci, TÜRSAB Yöneticileri Kıvanç Meriç ve Şebnem Urgancıoğlu, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Turizm ve Fuarcılık Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, fuar paydaşları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde İzmirli acenteler buluşması gerçekleştirildi. Tanıtım programında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in turizmdeki konumunu güçlendirmek ve bunu somut iş birliklerine dönüştürmek ortak hedefimiz. Kurulan bu güçlü iş birliği, fuarımızın gelişmesinde ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesinde çok önemli bir rol üstleniyor. Bu sene acentelerin katılımı ve desteği ile birlikte güçlü bir çalışmayla çok daha iyi bir fuarda bir araya geleceğimize inanıyorum. İzmir’in gücü, birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması" Zafer Levent Yıldır, "Uluslararası çok ciddi belirsizliklerin olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Yaptığınız iş ne kadar değerliyse bir o kadar da bu belirsizliğe çok duyarlı. Yaptığınız, çok emek isteyen ince bir iş. Bu yüzden ayrıca takdir etmek isterim. Bu süreci bütün paydaşlarla daha güçlü bir yapı kurmak için de değerlendirmek mümkün. Bunun için gerekli olanlar markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması diye düşünüyorum. Kriz dönemlerinde acenteler, talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren kritik aktör rolünü oynuyor. Seyahat acenteleri, aynı zamanda olumsuz seyri tersine çeviren ve canlandırmayı sağlayabilen ekonomik aktörler. Bu nedenle sektörün yeniden ivme kazanmasında sizlerin katkısı her zamankinden daha fazla olacak. Fuarın, bu yıl 20’nci kez yapılması, ciddi bir sorumluluktur. Sizler bu sorumluluğa sahip insanlarsınız. Yaptığınız işin hassasiyetini göz önüne tutarsak bizim size her zamankinden daha fazla destek olmamız gerektiğini anlıyoruz. Bu süreçte fuarın paydaşı olan TÜRSAB ve TÜRSAB Ege Bölge Temsil Kurulu en büyük destekçimiz" ifadelerini kullandı. "Birbirimize sahip çıkarsak çok daha güçlü oluruz" TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci ise "Fuarın 20’nci yılına yaklaşırken şunu çok net söyleyebiliriz; bu fuar sadece bir organizasyon değil, bizim emeğimizin, birikimimizin ve birlikte üretme gücümüzün bir yansıması. İzmir her zaman turizmin önemli merkezlerinden biri oldu, ama bu gücü gerçekten hissettiren sizlersiniz. Sahada olan, misafirle birebir temas eden, bu sektörü omuzlayan acentelerimiz, en özenli şekilde konuk eden otelcilerimiz... Bazen en büyük güç aynı masada oturabilmekten geçiyor. Önümüzde yeni bir dönem ve değişen bir turizm dünyası var ama şuna inanıyorum; birlikte olursak, birbirimize sahip çıkarsak sadece ayakta kalmayız, çok daha güçlü oluruz" açıklamasında bulundu. "20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da şunları söyledi: "Bu sene fuarımızın 20’nci yılını kutlayacağız. Bu bizler için çok kıymetli. Çünkü 20 yıllık bir emek, 20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret söz konusu. Sadece İzmir turizmi için değil hem Türkiye’nin uluslararası turizm arenasındaki görünürlüğü ve bilinirliği için hem de bu emeği ve bu fuarı daha da büyütmek için sektörün değerli temsilcilerinin destekleri bizler için kıymetli. Bu sene fuarın uluslararası ve dijital tarafta güçlenmesi için elimizden gelen gayreti ortaya koymaya devam edeceğiz. Bir önceki seneye göre geçen yılı çok daha başarılı verilerle tamamladık. Burada önemli olan sadece sayılar değil. Fuarlar artık bütün dünyada aynı zamanda bir deneyim alanı olarak algılanıyor. O yüzden bu buluşmalar çok kıymetli. Biz 20’nci yılda sizlere aynı emek ve özveri ile geçen her yıldan daha iyi hizmet üretmeye, ticaret hacmi oluşturacak ziyaretçileri İzmir’e taşımaya devam edeceğiz. İzmir de TTI İzmir de hepimizin. Biz sektörün değerli temsilcilerinin bu fuarımızda bizimle birlikte gayretini ortaya koyacağına eminiz." Lansmanda indirim sürprizi açıklandı İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü Elif Akşahin ise fuara ilişkin sunum yaptı. İZFAŞ ve TÜRSAB olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Odası’nın destekleri, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu, Ege Turistik İşletmeciler ve Konaklamalar Birliği, İzmir Turist Rehberleri Odası, SKAL İzmir Kulübü ve tüm sektör paydaşlarıyla 20’nci yıla hazırlandıklarını kaydeden Akşahin, lansmanda bir sürpriz de paylaştı. Buna göre, sektör paydaşlarını ekonomik olarak desteklemek ve en yüksek katılıma ulaşmak için 31 Ağustos’a kadar ödemesini tamamlayan katılımcılar, geçen senenin metrekare fiyatları ile fuarda yer alma şansı yakalayacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası üyesi firmaların yararlandığı yurt içi fuar katılım teşvikleri İzmirli katılımcılara önemli ölçüde maddi destek sağlayacak. Teşvik kapsamında teşvike esas metrekare bedeli, KDV hariç azami 2 bin 500 TL/metrekare olarak uygulanacak. Kademeli destek oranları ise 1-80 metrekare arası katılımlarda yüzde 50, 81-200 metrekare arası katılımlarda yüzde 60 olacak. Her yıl daha da büyüyor İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2025 yılında katılımcı sayısında yüzde 39 artış gösterdi. Yabancı katılımcı sayısında ise 2,5 kat artış yaşandı. Yerli ve yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 20’nin üzerinde artış oldu. Acente/tur operatörleri, havayolu, konaklama, destek hizmetleri, teknoloji ve DMC katılımcı sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 50’nin üzerinde arttı. Bu artış, net katılımcı metrajına 2 bin 83 metrekare net büyüme sağladı. 64 ülkeden 12 bin 527 profesyonel ziyaretçi ve 381 katılımcı İzmir’de buluştu. Bu yıl İzmir’e direkt uçuşu bulunan destinasyonlar başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler ve Latin Amerika bölgelerine odaklanılıyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:26
Nisan ayında ekonomik güven endeksi 96,4 oldu
Ekonomik güven endeksi Mart ayında 97,9 iken, Nisan ayında yüzde 1,5 oranında azalarak 96,4 değerini aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, ekonomik güven endeksi Mart ayında 97,9 iken, Nisan ayında yüzde 1,5 oranında azalarak 96,4 değerini aldı. Bir önceki aya göre Nisan ayında tüketici güven endeksi yüzde 0,5 oranında artarak 85,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,4 oranında azalarak 98,6 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 3,1 oranında azalarak 109,7 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,8 oranında azalarak 111,6 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3,6 oranında artarak 83,6 değerini aldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:20
Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu
İşsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 10,7 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 48,5 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,5 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 52,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8 iken kadınlarda yüzde 35,3 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,3 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 41,7 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 31,5 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:17
Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde
Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık" dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar" ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:07
Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde
Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık." dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar." ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti. (AD-
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:59
DEPSAŞ Enerji’den uyarı: Borcunu ödemeyen sulama birliklerine elektrik verilmeyecek
Dicle Elektrik Perakende Satış AŞ (DEPSAŞ Enerji), hizmet bölgesi olan illerde borçları nedeniyle elektriği kesilen sulama birliklerine borçlarını tamamen ödeyene kadar elektrik verilmeyeceğini duyurdu. DEPSAŞ Enerji, hizmet bölgesi 6 ilde sulama birlikleri biriken elektrik borçlarını ödemeden enerji tedarikinin yeniden başlatılmayacağını açıkladı. DEPSAŞ Enerji tarafından yapılan açıklamaya göre, sulama birliklerinin hizmet verdiği sahalarda toplam 3,5 milyon dekar alanda tarımsal faaliyet yürütülüyor. Bu alanların yaklaşık 2,4 milyon dekarında ise elektrik enerjisi kullanılarak sulama yapılıyor. 2025 yılında bu sahalarda yaklaşık 500 milyon kWh elektrik tüketildiği, ancak tüketim bedellerinin tahsilatında ciddi sıkıntılar yaşandığı ifade edildi. Açıklamada, ödenmeyen borcun yaklaşık 600 milyon liraya ulaştığı belirtilerek, söz konusu borçlar tamamen ödenmeden ve birlikler yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden enerji arzının kesinlikle sağlanmayacağı vurgulandı. "Mağduriyet oluşmaması için uyarıyoruz" DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, birlik sahalarında üretim yapan çiftçilerin ileride mağduriyet yaşamamaları adına yapılan duyurunun dikkate alınması gerektiğini belirtti. Karagüzel, söz konusu durumun Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, ilgili DSİ bölge müdürlükleri ve sulama birlikleri yöneticileriyle yapılan toplantılarda da gündeme getirildiğini, borçların ivedilikle ödenmesinin talep edildiğini ifade etti Borcu bulunmayan abonelere teşekkür mesajı Karagüzel, "600 milyon lira seviyesine ulaşan bu borç kapanmadan ve yasal yükümlülükler yerine getirilmeden enerji arzı kesinlikle sağlanmayacak. Bölgemiz böyle bir borç yükü altındayken borcu bulunmayan çiftçilere ve birlik yöneticilerine gösterdikleri hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyoruz. Ayrıca söz konusu birliklerin üyesi olan çiftçilerimizin birliklere olan borçlarını zamanında ödemesi sorunun çözülmesini sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan, borcunu zamanında ödeyen ve perakende satış sözleşmesi kapsamında güvence bedellerini eksiksiz yerine getiren sulama birliklerinde herhangi bir kesinti uygulanmadığı ve enerji tedarikinin kesintisiz sürdürüldüğü kaydedildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:54
MASKİ’den genç yazılımcılara teknoloji çağrısı
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, su yönetimini yeni nesil teknolojilerle modernize etme hedefi doğrultusunda genç yazılımcılarla bir araya geldi. MASKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerine su yönetiminde teknoloji ve yapay zekanın önemini anlattı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Oyun Tasarımı ve Geliştiricileri Topluluğu (OTGET) tarafından düzenlenen 3. OTGET JAM organizasyonu, teknoloji meraklısı gençleri bir araya getirdi. Etkinliğe MASKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, Manisa Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Cihangir Alaca, OTGET Başkanı Burçe Burakgazi ve OTGET Danışmanı Doç. Dr. Barış Çukurbaşı katıldı. Etkinlikte konuşan Fehmi Özcan, öğrencilere yazılım, bilişim ve mühendislik disiplinlerini kullanarak su yönetimi süreçlerinde aktif rol alabileceklerini söyledi. İklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Özcan, suyun her geçen gün daha değerli hale geldiğini belirterek, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu öncülüğünde yenilikçi projeler yürüttüklerini ifade etti. Özcan, su yönetiminin artık sadece altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını, teknolojinin ve yapay zekanın da sürecin merkezinde yer aldığını kaydetti. Özcan, elde edilen verilerin analiz edilerek sistemlerin daha verimli ve entegre hale getirildiğini belirterek, genç yazılımcılardan hem mesleki bilgi hem de toplumsal duyarlılıkla su yönetimi süreçlerine katkı sunmalarını beklediklerini dile getirdi. ÜNİDES proje desteğiyle düzenlenen organizasyonun, Manisa Teknokent, MASKİ, BTH Teknoloji ve Insight Tech gibi paydaşların katkılarıyla başarıyla tamamlandığı bildirildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:50
Türk Eximbank CDP’den 100 milyon euro kredi sağladı
Türk Eximbank, İtalya’nın ulusal kalkınma kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti S.p.A. (CDP) ile kadın girişimci firmalar ve depremzede işletmelerde kullandırılmak amacıyla 100 milyon euro tutarında ve 10 yıl vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu Türk Eximbank, İtalya’nın ulusal kalkınma kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti S.p.A. (CDP) ile 100 milyon euro tutarında ve 10 yıl vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Anlaşma, iki kurum arasında 2025 yılında imzalanan Mutabakat Zaptı ile temelleri atılan stratejik iş birliğinin somut adımlarından birini oluşturuyor. Sağlanan uzun vadeli finansman kaynağı; başta kadın girişimciler olmak üzere, 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin yeniden yapılanma süreçlerinin desteklenmesi, orta-yüksek teknoloji üreten firmaların finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve KOBİ’lerin ihracat kapasitelerinin artırılması amacıyla kullandırılacak. Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosisteminde kapsayıcı büyümenin güçlendirilmesine katkı sunması hedeflenen bu finansman, aynı zamanda uluslararası kalkınma finansmanı alanındaki iş birliklerinin çeşitlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Bu kapsamda sağlanan kredi, Türk Eximbank’ın G7 Kalkınma Finans Kuruluşları tarafından başlatılan ve gelişmekte olan ekonomilerde toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmeyi amaçlayan 2X Challenge girişimi ile uyumlu olarak gerçekleştirilen işlem olma özelliğini taşıyor. 2X Challenge inisiyatifi; kadın girişimcilerin finansmana erişimini artırmayı, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamayı ve ölçülebilir kalkınma etkisi oluşturmayı hedefleyen küresel bir finansman platformu olarak öne çıkıyor. Gerçekleştirilen bu anlaşma ile Türk Eximbank, uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla geliştirdiği stratejik iş birliklerini daha da genişletirken, ihracatçı firmaların uzun vadeli ve uygun maliyetli finansmana erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Sağlanan kaynağın özellikle depremden etkilenen bölgelerde ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve teknoloji yoğun üretim kapasitesinin artırılması yönünde önemli katkılar sunması bekleniyor. "Kalkınma finansmanında çok boyutlu etki" Söz konusu kredi anlaşmasını değerlendiren Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, "Uluslararası kalkınma finansmanı ekosistemi, günümüzde yalnızca sermaye akışlarının yönünü değil, aynı zamanda kalkınmanın niteliğini de belirleyen çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu yeni dönemde finansman kaynaklarının; sürdürülebilir büyüme, kapsayıcı kalkınma ve toplumsal refah gibi hedeflerle uyumlu biçimde yapılandırılması giderek daha fazla önem kazanıyor. Türk Eximbank olarak biz de ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü desteklerken, finansman faaliyetlerimizi aynı zamanda kalkınma politikalarının tamamlayıcı bir unsuru olarak konumlandırıyoruz. İtalya’nın köklü kalkınma finansmanı kuruluşlarından CDP ile hayata geçirdiğimiz anlaşma, bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır. 10 yıl vadeli ve 100 milyon euro tutarındaki bu kaynak, yalnızca ihracatçı firmalarımızın finansman ihtiyacını karşılamakla kalmayacak; aynı zamanda depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanma sürecini destekleyecek, kadın girişimciliğinin güçlenmesine katkı sağlayacak ve teknoloji yoğun üretim kapasitesinin gelişimini teşvik edecektir" dedi. 2X Challenge ile uyumlu finansman Bu işlemin, G7 Kalkınma Finans Kuruluşları tarafından başlatılan 2X Challenge girişimi ile uyumlu olarak gerçekleştirdikleri ilk finansman olmasının kendileri için de çok kıymetli olduğunu belirten Güney, "Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımının sağlanmasının yalnızca toplumsal değil, aynı zamanda ekonomik verimlilik ve sürdürülebilir büyüme açısından da kritik bir unsur olduğuna inanıyoruz. Türk Eximbank olarak önümüzdeki dönemde de uluslararası kalkınma ve finans kuruluşlarıyla kurduğumuz stratejik ortaklıkları çeşitlendirmeyi, ihracatçılarımıza sunduğumuz uzun vadeli finansman araçlarını geliştirmeyi ve Türkiye’nin üretim ile ihracat kapasitesini daha yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturacak projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:49
Bursa’da kurban hareketliliği: Tonluk boğayı 400 bin liraya sattı
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde kurbanlık satışları devam ederken, yaklaşık bir ton ağırlığındaki damızlık boğa, piyasa ortalamasının altındaki fiyatıyla dikkati çekti. İlçeye bağlı Ürünlü Mahallesi’nde hayvancılık yapan İsmail Oktay, çiftliğin en büyük hayvanını yaklaşık 400 bin liraya satarak müşterilerinin alım gücüne destek olmayı hedeflediklerini belirtti. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla hareketlenen pazarlarda, özellikle bir ton ve üzeri ağırlığa sahip kurbanlıklar için talep edilen yüksek rakamlar tüketicilerin tepkisini çekerken, Bursalı besiciden örnek bir yaklaşım geldi. Simental ve şarole melezi olan dev boğa, 7 ortak tarafından satın alındı. "Uçuk rakamlara gerek yok" Çiftliğinde 200 baş hayvanı bulunan besici İsmail Oktay, alım gücünün düşmesi nedeniyle fiyatlarda dengeli bir politika izlediklerini söyledi. Satışını gerçekleştirdiği boğanın geçen yıl nakliye sırasında ölümden döndüğünü anlatan Oktay, süreci şu sözlerle anlattı: "Geçen sene satmaya kıyamadık, damızlık olarak besledik ve 5 yavrusunu aldık. 10 yavrusu daha olacak, bekliyoruz. Bu sene ise yaklaşık 400 bin lira bandında bir fiyata satışını yaptık. Piyasada çok uçuk rakamlar konuşuluyor ancak biz helal kazancı ve insanların ibadetlerini yerine getirebilmesini önemsiyoruz. Piyasanın altında bir fiyat belirleyerek hem müşterilerimizi üzmedik hem de satışımızı yaptık. Bu ağırlıktaki bir hayvan deveden bile daha ağırdır." Kurbanlık hizmeti kapsamında kesim ve parçalama işlemlerini de üstlendiklerini belirten Oktay, maliyetlerdeki artışı fiyatlara tam olarak yansıtmadıklarını, amaçlarının tüm vatandaşların kurban ibadetini kolaylıkla yerine getirmesi olduğunu ifade etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:49
Hizan’da asırlık su değirmeniyle doğal pirinç üretimi sürüyor
Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Karbastı köyü ve bağlı bulunan mezralarda ekilen çeltikler, asırlık su değirmeninde pirinç haline getiriliyor. İlçeye 25 kilometre uzaklıktaki Karbastı köyünde yaşayan vatandaşlar hiçbir katkı maddesi kullanmadan geleneksel yöntemlerle çeltik ekimini sürdürüyor. Köylüler hasat ettikleri çeltiği köyün Yamaç mezrasında bulunan asırlık su değirmeninde imece usulü öğüterek pirinç haline getiriliyor. Köy ve mezralardaki arazilerden elde edilen tonlarca pirinç, Türkiye’nin birçok iline gönderilerek köylülerin en önemli geçim kaynağını oluşturuyor. Karbastı Köyü Muhtarı İzzettin Uyanık, dededen babadan kalma su değirmeninde tamamen doğal yöntemlerle pirinç tanelerini çeltiklerinde ayırdıklarını söyledi. Uyanık, "Bu değirmen yüzyıllardan bu yana vardır. Çünkü yüzyıllardan bu yana bu köyde pirinç ekiliyor. Yamaç mezramızda, Karbastı merkezinde, Ablak mezramızda pirinç ekiliyor. Ekilen pirinç hasat dönemlerinde bu değirmene getiriliyor. Bu değirmende öğütülüyor. Çünkü diğer yerlerimizde değirmen yok. Pirinç, Karbastı halkı için bir geçim kaynağıdır. Hem kendimiz için ekiyoruz hem fazla olduğu zamanda ilimize, çevre illerimize satıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bana sipariş geliyor. Bunun adı bölgede Kursunç pirinci olarak bilinir. Bizim doğal pirinçtir ve katkı yoktur. Onun için Türkiye’nin dört bir yanında bize siparişler geliyor. Bizim pirincimiz doğal yöntemlerle yetiştirilen bir üründür. Yüzde 100 organiktir. Şeker hastaları bu pirinci rahatlıkla yiyor" dedi. Daha önceki yıllarda kuraklık olduğu için çeltik ekiminde azalma olduğunu belirten Karbastı Köyü Muhtarı İzzettin Uyanık, bu sene yağmur bol olduğu için çeltik ekiminde artış olacağını sözlerine ekledi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:36
Tarım Kredi 2025’i rekorla kapattı
Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak, yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik" dedi. Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu olan tarımsal sanayinin lider ismi Tarım Kredi Grubu, 2025 yılını tarihi bir başarı ile tamamladı. Aktif büyüklüğünü yüzde 50, öz kaynak büyüklüğünü yüzde 45 büyüten Tarım Kredi, konsolide net karını ise 5 milyar liradan 18 milyar liraya yükseltti. Geçen yıl rakamlarını değerlendiren Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Çiftçimizle omuz omuza bir başarı hikayesi yazdık, yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin tarımsal sanayi lideri haline geldik. Bu karı, bu rakamları tarımsal üretimin her alanında çiftçimizi destekleyerek, aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak gerçekleştirdik" diye konuştu. Tarım Kredi’nin kasıtlı olarak siyasi tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına vurgu yapan Aydın, "Biz bir kamu kurumu değil, çiftçi kuruluşuyuz. Bizi ortaklarımız olan çiftçilerimize sorun. 365 gün çiftçimizin derdi ile dertlenen, kampanyalarla, projelerle, yatırımlarla Türk Tarımını daha ileri taşımaya çalışan çalışma arkadaşlarımıza sorun. Kim üretmek için, gübreden ilaca hangi tarımsal girdiye ihtiyaç duyduysa en iyi koşullarda sunduk. Kim ürettikten sonra satmak için arayışa girdiyse en iyi şartlarda aldık. Tarlasında ürünü kalan kim varsa onu kaderiyle baş başa bırakmadık. Yeni yatırımlarla, yeni kampanya ve projelerle bu kârı çiftçimize, üreticimize geri döndüreceğiz. Biz hep üreticimizin yanında olduk, bundan sonra da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Bize emanet edilen bu dev organizasyonu başarıdan başarıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" ifadelerini kullandı. "Aktif büyüklüğü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik" Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna kıyasla verilerini değerlendiren Aydın, "Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda, bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar liraya taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydettik. Öz kaynaklarımızı da 65 milyar liradan yüzde 45 artışla 94 milyar liraya yükselttik. Grubumuz aynı dönemde faaliyet karlılığını yüzde 3’ten yüzde 7’ye, vergi öncesi karlılığını yüzde 3’ten yüzde 10’a, net karlılığını ise yüzde 3’ten yüzde 8’e çıkardık. Bir önceki yıl 5 milyar lira olan konsolide net karımız 2025 yıl sonu itibarıyla 18 milyar liraya ulaştı. Bu güçlü sonucun arkasında etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin, doğru finansman ve yatırım stratejimiz yatıyor. Elde ettiğimiz bu güçlü sonuç tesadüfi değildir. Bu başarı; kaynakların dikkatli yönetilmesi, nakdin doğru zamanda doğru alana yönlendirilmesi, maliyetlerin sıkı biçimde kontrol edilmesi ve grubun tüm imkânlarının ortak hedefler doğrultusunda sevk edilmesiyle sağlanmıştır. Kredi maliyetlerinin yüksek seyrettiği zorlu makroekonomik koşullara rağmen, etkin finansman yönetimi sayesinde kârlılık artışını sürdürülebilir biçimde destekledik. Genel Müdürlük ve yönetim ekibimizin finans kökeninden gelen disiplinli yaklaşımı, bu sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır" diye konuştu. "Tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle üreticilerimizi destekledik" Aydın, 2025 yılında üreticilerin zorlu ekonomik ve iklimsel koşullarla karşı karşıya geldiğini ifade ederek, "Yıl boyunca zirai don, su sıkıntısı gibi ülke sathında çiftçilerimizin etkilendiği koşullar oldu. Biz tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle girdi temininde gerekse ürünlerin piyasa değerinden daha iyi koşullarda alımıyla üreticilerimizi destekledik. Grubumuzun bilançosundaki bu iyileşme, çiftçimizi mutlu etmemizin ve üreticimizden aldığımız duanın bereketidir" ifadelerine yer verdi. "Biz bir takımız, tek tek şirketlerle değil, konsolide değerlendirmek gerekir" Tarım Kredi Grubu sıradan bir şirketler topluluğu olmadığını ve üreticiden tüketiciye kadar uzanan çok katmanlı ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu aktaran Aydın, "Biz bir takımız, bu takımın güçlü olduğu alanlar olduğu gibi güçlenmeye çalıştığı alanlar, şirketler de var. Burası toprağa yani çiftçiye, fabrikaya yani üretime, depoya yani arz güvenliğine ve rafa yani tüketiciye aynı anda dokunan entegre bir tarım ekosistemidir. Bu nedenle grubumuzu tek tek şirketlerin dönemsel performansları üzerinden değerlendirmek eksik olduğu kadar yanıltıcıdır. Bizim yapımızda her şirket, üreticinin veya tüketicinin farklı bir ihtiyacına çözüm üretir; dönem dönem bir şirket daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer şirketler onu destekler, güçlendirir ve dengeler. Bu yapı içinde nakit de durağan bir bilanço kalemi değil, ihtiyaca göre yön değiştiren canlı ve stratejik bir unsurdur. Dolayısıyla Tarım Kredi’ye bakarken alt toplamlara değil, konsolide yapıya ve bütünün ülkeye sağladığı faydaya odaklanmak gerekir" değerlendirmesinde bulundu. "Kooperatif gücünden sanayi liderliğine" Aydın, Tarım Kredi’nin kamuoyunun hafızasında ‘Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi ve köklü bir kooperatif yapısı’ olarak yer aldığını kaydederek, "Birlikte, son yıllarda hayata geçirdiği yatırım ve büyüme hamleleriyle çok daha geniş bir üretim ve sanayi gücüne ulaşmıştır. Bugün Tarım Kredi; yalnızca üreticiyi tarlada destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek, sanayide, tarımsal sanayide, lojistikte ve perakendede de etkin bir konuma yükselmiştir. 18 şirketi, 2 limanı, 53 fabrikası ile üreticinin emeğini işleyen, katma değere dönüştüren ve tüketiciye ulaştıran entegre bir ekosistem haline gelen Grup, ISO 500 listesinde yer alan 6 şirketiyle de bu gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle son dört yılda yapılan yatırımlar ve tesis alımlarıyla gübre ve yem sektörlerinde liderliğini güçlendiren Tarım Kredi, süt ve süt ürünleri ile yağ sanayinde de liderlik yolunda önemli adımlar atarak sektörün belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu. "2025’te tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti" Aydın, 2025 yılı çerçevesinde Grup bünyesindeki şirketlerin karına ilişkin de konuşarak, "2025 yılı itibarıyla Grup bünyesindeki tüm şirketlerimiz faaliyet karı elde etti. Bu operasyonel verimliliğin ve mali disiplinin en somut göstergelerinden biridir. Doğru yolda olduğumuzun, tüm yapıyı doğru yönettiğimizin ispatıdır. Bu faaliyet karını üretirken, çiftçimizi üreticimizi mutlu ederek ürettik. Örneğin, süt ve süt ürünlerinde çok yeni bir şirketimiz olan Tarım Kredi Süt ile faaliyet kârı üretirken, üreticiden sütü en iyi koşullarda alarak yaptık. Gübretaş’ta faaliyet karını, üreticimize en uygun koşullarda gübre girdisi sunarak elde ettik. Yağ’da çok önemli yatırımlar yaptık, faaliyette başarı elde ettik ama ürün aldığımız tüm üreticilerimizi de mutlu ettik" dedi. "Olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu" Aydın, 2025 yılında birçok tarımsal üründe önceki yıllara kıyasla ciddi verim kayıpları yaşandığını da hatırlatarak, "Bu olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu. Bu karı elde ederken üreticilere yaptığımız kampanyaları azaltmadık. Bir taraftan üreticilerimize finansman kolaylığı sağlayacak projeler geliştirdik. Diğer taraftan girdilerini en rahat koşullarda almalarını sağladık. En sonunda da ürettikleri ürünleri piyasa koşullarına ezdirmeden onlardan aldık" diye belirtti. "Tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık" Tarlada kalan ürünleri aldıklarını da ifade eden Aydın, "40 farklı çeşitte toplam 1 milyon ton ürün alımı yaptık. Çiftçimize yaklaşık 20 milyar lira ürün ödemesi yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık. Tarım Kredi olarak yalnızca ticari bir refleksle değil, üretimin devamlılığını ve üreticinin korunmasını esas alan bir sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz" diye konuştu. "Tarımsal sanayinin lokomotifiyiz" Tarım Kredi Grubu’nun kapasitesine de değinen Aydın, "Tarım Kredi Grubu, Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde faaliyet gösteren bin 598 adet kooperatifi, 6’sı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan toplam 18 şirketi, 53 fabrikası, binlerce deposu ve 10 milyon metrekare büyüklüğündeki faaliyet alanıyla Türkiye’nin en yaygın ve en güçlü tarımsal yapılarından biri olmayı sürdürdü. Son yıllarda perakende sektöründe de olağanüstü bir büyüme ivmesi yakalayan Grup, marketçilik faaliyetleri kapsamında yaklaşık 5 bin satış noktasıyla nihai tüketiciye ulaşarak hem üretici hem de tüketici açısından stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etti" dedi. "Elde edilen kar yeniden yatırıma dönüştürülecek" Aydın, kar anlayışlarının kasada bekletilecek pasif bir büyüklük değil; yeniden üretime, sanayiye, modernizasyona ve çiftçimizi güçlendirecek alanlara yönlendirilecek ülke geleceği için stratejik bir imkan olduğunun altını çizdi. Aydın, "2025 yılında elde edilen bu büyük kar da yine aynı anlayışla değerlendirilecek, grubumuzun büyümesini, üreticimizin desteklenmesini ve tüketicimizin korunmasını sağlayacak yeni yatırımlara dönüştürülecektir" ifadelerine yer verdi. "Siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz" Tarım Kredi’nin büyümeye devam ettiğini işaret eden Aydın, şu ifadelere yer verdi: "Tarım Kredi çiftçisi ile ortakları ile büyüyor. Yaklaşık 1 milyon çiftçimizin hakkını gözetiyoruz, derdi ile dertleniyoruz. Ancak kasıtlı olarak sürekli siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz. Biz yapımızı samimi olarak öğrenmek isteyen herkese anlatırız. Ancak bazı çevrelerin değerlendirmelerine baktığınızda, ortada çoğu zaman belge değil dedikodu, veri değil çarpıtma, gerçek değil algı oyunu görüyorsunuz. Oysa bizim cevabımız nettir; Tarım Kredi’nin başarısı yorumlarla değil, sonuçlarla ölçülür. Tarlada, fabrikada, depoda, mağazada ve konsolide mali tablolarımızda ortaya koyduğumuz tablo ortadadır."
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:34
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 45,0700 liradan, euro ise 52,9020 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 45,0680 liradan alınan dolar 45,0700 liradan, 52,9000 liradan alınan euro ise 52,9020 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 45,05 liradan, euro ise 52,73 liradan satılmıştı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder