Son Dakika
|
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
Maltepe’de ormanda erkek cesedi bulundu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
EKONOMİ
GSO Başkanı Adnan Ünverdi nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:36:39
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, nisan ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 oranında artışla 967 milyon 492 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, Gaziantep’ten ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre 3,9 oranında artışla 3 milyar 371 milyon 280 bin dolar ihracat yapıldığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem bazında 6’ncı sırada yer aldığını dile getiren Ünverdi, "Böylesi bir dönmede azim ve kararlılıkla çaba gösteren üreticilerimize, sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Büyük bir özveriyle ellerinden gelenin de daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyorlar" ifadelerini kullandı. Hem iç hem dış piyasa şartları sebebiyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğine işaret eden Ünverdi, "Para sıkılaşma ile birlikte enflasyonla mücadele sürecinde; finansman maliyetleri, faizin yüksek seyretmesi, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesi reel sektörün direncini kırmıştır. Bu süreçte en fazla yükü çeken sanayicilerimiz olmuştur. İç piyasada nakit akışının durmasının yanı sıra sadece ülkemizde değil savaşla birlikte hammadde, enerji, nakliye ve tüm girdi maliyetlerindeki artışlar dış pazardaki rekabet gücümüzü olumsuz etkilemiştir. Dezenflasyon sürecinde önemli mesafeler katedildi fakat, küresel gelişmelerin sürece yansımaları ile sanayici üzerindeki baskı daha da artmıştır" ifadelerini kullandı. Politika faizinde yapılan indirimlerin umut verdiği bir dönemde İran geriliminin artmasıyla birlikte faizin nisan ayında stabil bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Ticari krediler zaten politika faizinin çok üzerinde seyrediyor. Bu doğrultuda zaman uzadıkça sanayiciler olarak gücümüz azalıyor. Biz şartlar ne olursa olsun mücadelemizi devam ediyoruz fakat, reel sektörü rahatlatacak, üretim, ihracat ve istihdamımızı koruyacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Pandemi ve savaşın etkileri ile birlikte depremi yaşamış bir kent olarak, şehrimiz ve bölge sanayimize can suyu olacak ve ayakta kalmasını sağlayacak özel teşvik uygulamaları bekliyoruz. Mart ayında yapılan yeni düzenleme ile deprem bölgesine tanınan kredi büyüme sınırı muafiyetleri sona erdirilmiştir. Bölge şartları göz önünde bulundurularak kredi büyüme muafiyetlerinin en azından bölgesel riskler azalıncaya kadar yeniden uygulanmaya alınmasını veya kademeli bir geçiş sürecine bağlanmasını çok önemli buluyoruz. Tabii ki devletimiz tarafından açıklanan yeni yatırım ve destek programları bu süreçte çok önemlidir ve bunlar devam etmelidir. Biz ülkemizin gücüne inanıyoruz. Nisan ayı ihracat rakamlarındaki artışın da şehrimiz ve ülkemiz adına devam etmesini ümit ediyor ve reel sektör olarak düzlüğe çıkmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" ifadelerine yer verdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25
Manisalı sağlıkçı genç kangal yetiştiricisi oldu
Manisa’nın Köprübaşı ilçesine bağlı Kıranşeyh Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki fizyoterapist Hasan Yılmaz, aileden gelen tarım ve hayvancılık geleneğini yenilikçi projelerle büyütüyor. Uzun yıllardır tarım ve hayvancılıkla uğraşan aile çiftliğinde üretime yeni bir soluk getiren Yılmaz, Manisa’da bir ilke imza atarak Sivas Kangalı üretimine başladı. Zeytincilik başta olmak üzere tarımsal üretimin sürdürüldüğü aile çiftliğinde küçükbaş hayvancılık da yapan Yılmaz ailesi, daha önce de bölgede ilklerden biri olarak De France koyunu yetiştiriciliğine başlamıştı. Geleneksel üretim modellerini modern girişimlerle geliştirmeyi hedefleyen Hasan Yılmaz, şimdi de Türkiye’nin en değerli yerli ırklarından biri olarak bilinen Sivas Kangalı üzerine yatırım yaptı. Kangal köpeklerine olan ilgisinin uzun yıllara dayandığını belirten Yılmaz, kapsamlı araştırma ve hazırlık sürecinin ardından üretime başladıklarını söyledi. İlk yavruların dünyaya geldiğini ifade eden Yılmaz, çiftlikte şu anda 30 günlük yavrular bulunduğunu ve yoğun ilgi gördüklerini dile getirdi. Kangal köpeklerinin sürü koruma kabiliyeti, güçlü içgüdüleri, sadakati ve dayanıklılığıyla öne çıktığını vurgulayan Yılmaz, bu ırkın bölgedeki hayvancılık faaliyetlerine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti. Yılda iki kez yavrulayabilen kangalların üretim potansiyeliyle de dikkat çektiğini ifade eden genç girişimci, amaçlarının bu ırkı Manisa ve çevresinde yaygınlaştırmak olduğunu kaydetti. Genç yaşta kırsal üretime yönelmesiyle dikkat çeken Hasan Yılmaz, fizyoterapist kimliğinin yanı sıra girişimci yönüyle de örnek oluyor. Geleneksel tarımı yenilikçi üretim anlayışıyla buluşturduklarını belirten Yılmaz, "Hem çiftliğimizi geliştirmek hem de bölgemize yeni bir değer kazandırmak istiyoruz. Kangal yetiştiriciliği konusunda Manisa’da öncü olmayı hedefliyoruz" dedi. Kangal sahiplenmek ya da bu ırk hakkında bilgi almak isteyenleri çiftliklerine davet eden Yılmaz, projeyi büyüterek bölgesel ölçekte örnek bir üretim modeli oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Köprübaşı’nda genç bir girişimcinin öncülüğünde başlayan bu çalışma, hem hayvancılık sektörü hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:15
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği bir dönemde sürdürülebilir büyüme altyapısını sağlamlaştırmaya devam ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, ihracatın küresel ekonomide artan belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlere rağmen nisan ayında güçlü bir performans sergilediğini dile getirdi. "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı" Nisan ayında ihracatın yıllık yüzde bazda 22,3 artışla 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, "Yıllıklandırılmış ihracatımız 275,8 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, küresel talep görünümünün zayıfladığı ve jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı yaklaşımımızla makroekonomik istikrarımızı güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme altyapısını sağlamlaştırmaya devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda üretimde dönüşümü hızlandıran, verimliliği ve rekabet gücünü artıran, yatırım ortamını iyileştiren ve ülkemize döviz kazandıran sektörleri destekleyen politikalarımızı güçlü bir koordinasyon içerisinde kararlılıkla uyguluyoruz. Böylece sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeyi destekleyerek vatandaşlarımızın refahını kalıcı olarak artırmayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:44
Bakan Şimşek: "İhracat nisanda takvim etkisinin katkısıyla yıllık yüzde 22,3 arttı"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İhracat nisanda takvim etkisinin de katkısıyla yıllık yüzde 22,3 artarken ithalat artışı yüzde 3,1 ile sınırlı kaldı" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından nisan ayı dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’ye döviz kazandıran sektörleri desteklemeye devam edeceklerini belirten Şimşek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İhracat nisanda takvim etkisinin de katkısıyla yıllık yüzde 22,3 artarken ithalat artışı yüzde 3,1 ile sınırlı kaldı. Yıllıklandırılmış ihracat 275,8 milyar dolar ile tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. Jeopolitik gerginliklerin sürdüğü ikinci çeyrekte takvim etkisiyle dış ticaret görünümünde dönemsel dalgalanmalar olacaktır. Küresel şartların zorlu olduğu bu dönemde ülkemize döviz kazandıran sektörleri ve üretimde dönüşümü desteklemeye, rekabet gücünü artıran yapısal adımları atmaya devam ediyoruz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
3
01 Mayıs 2026 Cuma- 14:10
ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz"
4
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
5
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:38
Başkan Eray Erdem: "Taleplerimizin karşılık bulmasından memnunuz"
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eray Erdem, turizmcilere yönelik açıklanan 60 milyar TL’lik destek paketi ve konaklama vergisinin yıl sonuna kadar yüzde 1’e indirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk lirasına dönüşümünü destekleyen uygulamanın, 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatılmasının da sektöre katkı yapacağını sözlerine ekleyen Erdem; taleplerine duyarsız kalmayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ederken, taleplerinin ilgililere ulaştırılmasındaki emekleri için de geçmiş dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti. "Turizm ülkemizin bacasız sanayisi’’ Turizm sanayisini güçlendirmek bölgesel ve ulusal çıkarlarımızın gereğidir diyen Erdem "Biz sektörün gerçeklerine uygun taleplerde bulunuyoruz. Devlet- Millet dayanışmasına inanıyoruz. Umarız turizmcilerin ihracatçı sayılması, cirodan alınan vergiler, KDV de turizmci aleyhine olan uygulamalar gibi konularda da sonuca ulaşırız. Bunun için sektörün tüm paydaşları ile birlikte elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" dedi. Erdem, pandemi döneminden bu yana turizmde yaşanan sıkıntıların son dönemlerde yaşanan ulusal ve küresel gelişmelerle had safhaya çıktığını hatırlatarak, " Çok sayıda talebimizi sürekli dile getiriyor ve ilgililere iletiyoruz. Taleplerimizin bir kısmının karşılık bulmasından mutluyuz. Alınan karar sektörde muhakkak pozitif etki oluşturacaktır. Ancak diğer taleplerimizin de takipçisi olmaya, sektörün devam eden sorunlarını takip etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:12
Başkan Maraş: "Aydın’ın Mart ayı ihracatı 157.5 milyon dolar oldu"
Aydın Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan faaliyet illerine göre 2026 yılı mart ayı ihracat verilerini değerlendirirken, Aydın’ın Mart ayı ihracatının 157.5 milyon dolar olduğunu açıkladı. Başkan Maraş, küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin, bölgesel krizlerin, artan maliyetlerin ve dış pazarlardaki talep daralmasının ihracatçı firmalar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, Mart ayında yaşanan düşüşün mevcut şartlar içinde olağan karşılanması gerektiğini ifade etti. Başkan Maraş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Faaliyet illerine göre Aydın’ın 2026 yılı mart ayı ihracatı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8 azalarak 157,5 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Son 12 aylık ihracatımız ise yüzde 1,4 azalışla 1 milyar 930 milyon dolar seviyesine gerilemiştir. Aydın, en fazla ihracat gerçekleştiren iller arasında 22’nci sırada yer almıştır. Sadece yerel ya da ulusal değil, küresel ölçekte zorlu bir ekonomik süreçten geçiyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar, siyasi gerilimler, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmalar, ihracat pazarlarında talep daralması ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, ihracat yapmayı her zamankinden daha güç hale getirmiştir. Bu tablo içerisinde Mart ayında ihracatımızda yaşanan azalmayı yalnızca rakamsal bir gerileme olarak değil, küresel şartların ihracatçı üzerindeki etkisinin bir yansıması olarak değerlendirmek gerekir. İçinden geçtiğimiz dönemde mevcut pazarlarda tutunmak, yeni pazarlara ulaşmak ve rekabet gücünü korumak başlı başına önemli bir başarıdır. Bu nedenle söz konusu azalışı, olağan dışı değil; küresel ekonomik şartların doğal bir sonucu olarak görmek gerekir. Özellikle Avrupa Birliği pazarında elde edilen performansı olumlu buluyoruz. Mart ayında AB ülkelerine ihracatımız yüzde 9,5 artarak 72 milyon dolara ulaşmış, AB’nin Aydın ihracatındaki payı yüzde 45,7 olmuştur. Sektörel bazda baktığımızda, Mart ayında 30 farklı ana sektörde ihracat gerçekleştirilmiştir. Gıda ürünleri ve içecek sektörü 53,6 milyon dolar ile lider sektör olurken, makine ve teçhizat sektörü 30,4 milyon dolar, tarım ve hayvancılık sektörü ise 12,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta en yüksek payı yüzde 78,8 ve 124,2 milyon dolar ile imalat sanayi almıştır. Ülke genelinde de mart ayında faaliyet illerine göre ihracat yüzde 6,4 azalarak 21,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Aydın’da yaşanan ihracat azalışını Türkiye genelindeki eğilimden bağımsız değerlendirmek doğru olmayacaktır. Küresel ticaretin yavaşladığı, rekabetin zorlaştığı ve maliyet baskılarının arttığı bu dönemde ihracatçılarımız büyük bir özveriyle üretmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam etmektedir. Aydın iş dünyası sahip olduğu üretim kültürü, girişimcilik ruhu ve pazar çeşitliliğiyle bu süreci de aşabilecek güçtedir"
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:49
OKT Trailer’da otonom yapay zeka ile ‘hız çağı’ başladı
Aydın’da faaliyet gösteren ve uluslararası ihracat kapasitesi ile ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan OKT Trailer, siparişten teslimata kadar tüm süreçleri dijital ortamda yönetebilen yapay zeka destekli ‘e-Nokta’ uygulamasını düzenlediği lansmanla tanıttı. Aydın’da üretimini yaptığı treyler ve üstyapı ekipmanları ile sektöründe önemli bir konumda bulunan OKT Trailer, ‘e-Nokta’ adını verdiği teknoloji hamlesini hayata geçirdi. OKT Trailer, siparişten teslimata kadar olan süreci hızlandıran ve kolaylaştıran ‘e-Nokta’ uygulamasını düzenlediği İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası Bahar Şenliği 1 Mayıs Gala Gecesi’nde kamuoyuyla paylaştı. OKT Trailer’in kendi tasarımı olan ‘enokta’ uygulaması sayesinde müşteri, tedarikçi ve firma personelleri siparişten teslimata kadar bütün işlemleri takip edebilecek. "Değişim, bizim göz ardı etmediğimiz bir konu" Gecenin açılış konuşmasını yapan OKT Trailer Genel Müdürü Hakan Maraş; "Hayatta değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. O yüzden biz de kendi tarafımızda buna ayak uydurmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar geçen sürede tüm süreçlerimizi değişime adapte etmeye çalışıyoruz. Bugün sadece bir sanayi şirketi, üretim firması değil, artık değişen ve gelişen teknolojinin takibinde olan bir firmayız. Bugün lansmanını yaptığımız bu teknolojimiz de dün başladığımız bir süreç değil. Teknolojinin tabiki artıları kadar eksileri de var ama bizler artı kısımlarını ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bu da işlerimizi kolaylaştırıyor. Değişim ise bizim göz ardı etmediğimiz bir konu. Bugün kendi bünyemizde ciddi şekilde mühendis sayımızı artırmış durumdayız. Hızlı değişime adapte olabilen bir şirketiz ve biz bu konulardan uzak kalamayız. Gelişen teknolojiyi göz ardı edenler belki yok oluş yaşayacak. O yüzden kurum hafızasını koruyarak gelişimi takip ediyoruz. Biz bu gelişmelerle yeni çalışan arkadaşlarımızın da adaptasyon sürecini de hızlandırmış oluyoruz" dedi. Günün anlam ve önemine değinerek tüm OKT ailesine emekleri için teşekkür eden OKT Trailer Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş; "Bugün 1 Mayıs, üretinin, çalışanın, emeğin ve katkı sunanların günü. Bu vesile ile Emek ve Dayanışma Günü’nüzü kutluyorum" dedi. "İnsanlarla teknolojiyi birbirleriyle entegre ediyoruz" Konuşmaların ardından OKT Trailer Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Geliştirme Müdürü Mücahit Yaşar, ‘e-Nokta’ uygulamasını tanıttı. OKT Teknoloji Hamlesi ile çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Yaşar; "2006 yılında iş zekamızı teknolojiye aktarmaya başladık. 20 yıllık süre içerisinde veriyi, anlamlı bilgiye dönüştürecek, doğru, hızlı ve stratejik kararlar alınmasını sağlayan süreçler, teknolojiler ve yöntemler bütünü olarak adlandırılan iş zekamızı, kurumsal kaynak planlaması olan CANIAS ERP yazılımına aktardık. Bu süre içerisinde yaptığımız çalışmalar ile iş zekamızı üst seviyeye çıkartmış bulunuyoruz. Bugün OKT’de siparişlerimizi 3 dakikada gerçekleştirebiliyoruz. Yani tekliften teslimata kadar olan tüm sürecimizi yazılımımız üzerinden takip edip gerçekleştirebiliyoruz. Yani bunları yaparken kendi teknolojimizi kullanıyoruz, dışarıdan hizmet almıyoruz. Bu güçlü kadro ile şimdi de sıra entegrasyon ve etkileşimi bir üst seviyeye çıkarıp, interaktif etkileşimi artıracak, karbon ayak izini azaltıp, yapay zeka destekli sistemleri tam entegre, kişilerle etkileşimli otonom hale getirecek OKT Teknoloji Hamlesi’ne geldi. Yapacağımız çalışmalarla kağıt operasyonlarına son veriyoruz ve yeşil endüstriyi devreye alıyoruz. Entegre edilmiş iş zekamızı, otonom sistemlerle yapay zekaya dönüştürüyoruz. Biz teknolojiyi geliştiriyoruz ancak insanlar işsiz kalacak diye bir konu yok. İnsanlarla teknolojiyi birbirleriyle entegre ediyoruz. İnsan olarak biz onayı veriyoruz, teknoloji yapıyor. Tamamen manuel işlemleri ortadan kaldırmış oluyoruz. İnsanın klavye ve fare ile yaptığı tüm işleri, biz bilgisayara otonom olarak yaptırıyoruz. Ama insanın zekasını kullanıyoruz. Hem müşteri, hem tedarikçi hem de içerideki personellerimiz, tamamen şeffaf, veriye dayalı karar sürecini görüyor ve buna bağlı olarak kaos olmadan bütün işlemlerini teknoloji üzerinde takip edebiliyor" diyerek ‘E-Nokta’ uygulamasını tanıttı. "Tüm süreçler tek bir platformda" OKT Trailer Teknoloji Hamlesi olarak artık iç süreçlerini tek bir platformdan yürütüyor olacaklarını vurgulayan Yaşar; "Tüm idari süreçleri ve üretim süreçlerindeki hizmetlerimizi tek bir noktadan ulaşabileceksiniz. Bu platformumuz artık hizmetinizde. Buna bağlı olarak 2030 yılına ait 5 yıllık bir vizyonumuzu da hazırladık. OKT E-Nokta tarafında işlem yaparken bir yandan da 5 yıllık vizyonumuzla gerekli hamlelerimizi gerçekleştireceğiz. Bu da bizim vizyonumuzu ortaya koyar. 2026 yılında kağıt operasyonlarını tamamen bitiriyoruz. 2027 yılında karar mekanizmasını tamamen otonom hale getiriyoruz. 2028 ve 2029 yılında yapay zekayı devreye alıyoruz. 2030 yılında da tüm süreçleri otonom hale getirip insan zekasıyla teknolojiyi birleştiriyoruz ve verimli şekilde çalışma hayatına adapte oluyoruz. Yani 2030 yılında Akıllı Endüstri vizyonumuza geçeceğiz. Tüm idari ve üretim süreç entegrasyonunu otonom hale getireceğiz. Sadece sesli komutlarla işlem yapıyor olacağız" diyerek 2030 yılı vizyonuna ait hazırlanan prototip üzerinden sistemin sesli komut ile nasıl çalıştığını uygulamalı olarak gösterdi. Eğlence dolu gecede çalışanların katılımı ile renkli dakikaların yaşandığı OKT Talks programında zengin içeriklere yer verilirken, ‘Parlayan Yıldızlar’ ödül töreni ile farklı kategorilerde performanslarıyla öne çıkan personeller ve şirkette uzun yıllar görev yapan personeller ödüllerini teslim aldı. Ödül töreninin ardından OKT Trailer çalışanları canlı müzik ve sahne performansları ile doyasıya eğlendiler.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
Kahramanmaraş’ta Kurban Bayramı öncesi yaklaşık 40 üyeden oluşan esnaf grubu, daha önce tavsiye niteliğinde açıklanan fiyatların altına inerek kurbanlık fiyatlarında indirime gittiklerini duyurdu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:03
Mersin’de kayısı hasadı başladı, üretici verimden memnun
Mersin’in Mut ilçesinde tescilli sofralık kayısıda hasat başlarken, bu yıl 300 bin ton rekolte beklendiği, yaklaşık 3’te birinin de ise ihracat edilmesinin hedeflendiği öğrenildi. Türkiye’de sofralık kayısı üretiminin önemli bir bölümünün üretildiği Mersin Mut’ta açık bahçelerde hasat başladı. Coğrafi işaretli sofralık Mut kayısısının açık alandaki hasadına başlayan işçiler, tek tek topladıkları ürünleri hale gönderdi. Mikro klima özelliğine sahip, rengiyle, kokusuyla, görüntüsüyle dikkat çeken sofralık turfanda kayısının halden hem iç pazara hem de Orta Doğu ile, Rusya, Hindistan ve Avrupa ülkelerine ihraç edildiği belirtildi.77 bin 800 dekar alanda üretim yapılan sofralık kayısıda bu yıl rekoltenin 300 bin ton ve ihracatın ise yaklaşık 100 bin ton olmasının beklendiği kaydedildi. Bu yıl soğuklamasını iyi aldığı için verimli olan kayısının kilogramı kalitesine göre 120 ile 250 liradan alıcı bulduğu ve üreticilerini sevindirdiği öğrenildi. "Güzel rekolte bekliyoruz" Bahçede hasat yapan üreticilerden Bülent Yerebasmaz, "Mersin Mut bölgesi Karadiken bölgesindeyiz. Mut olarak yoğun bir şekilde sofralık kayısı hasadımıza başladık. Kayısılarımız biliyorsunuz erkenci çeşitlerimiz, şuan 230 dönüme yakın bir alanda üretim yapıyoruz. Güzel rekolte bekliyoruz, bütün üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun" dedi. Paketleme yapan işçilerden Sibel Çimen ise "İnşallah bereketli bir sezon olur. Kayısılarımızın fiyatları kalitesine göre 120-150, 200 ile 250 arası"diye konuştu. Kayısı alımına başlayan hal esnaflarından Gürkan Acar, "Şu anda hasadına başlanan mikado cinsi ve matador cinsi tezgahlarımıza gelmektedir. Fiyatlarımız şuanda 150 ile 250 TL. Boyuna ve cinsine göre değişmektedir. İnşallah güzel bir hasat yılı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:00
Palandöken:"Yüksek nakit dolaşımı sahte para riskini artırıyor"
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kurban pazarlarında yaşanabilecek risklere dikkat çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Kurban bayramı yaklaşıyor. Bu yıl tahminime göre 850 bin büyükbaş, yaklaşık 2,5 milyon da küçükbaş hayvan kesilecek" dedi. Kurbanlık fiyatlarının bu yıl oldukça yüksek seviyelere ulaştığına işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu sene fiyatlar biraz daha yüksek olacak. İstanbul’da 500-550 olarak kilogramı büyükbaşın. Yine küçükbaşlarda da 25 ile 40 bin TL arası. Bunun için tabi yanınızda o miktardaki paraları taşırken de büyük risk veyahut işte hayvanları emanet edilirken ki sağlıklı bir şekilde emniyet ettiğiniz insanların kimlikleri vesairelerini de kontrol etmek lazım. Ama yine yerel yönetimler, kolluk güçleri, hem de mobil araçlarda çok dikkat etmek lazım. En önemlisi tabi bu vecibeleri yerine getirirken üzüntüye girmemeniz için hem sağlıklı hayvan, hem de söylediğim gibi alışverişler biliyorsunuz biraz daha nakit oluyor. Nakit para taşırken yanınızda bildiğiniz üzere çok büyük miktarlardaki paralar olduğu için herhangi bir kapkaççının, herhangi bir yan kesiciyle karşılaşmadan inşallah ki bu kurban bayramını güzel şekilde geçirmenize neden olacak" şeklinde konuştu. "Gerekirse mobil denetim noktaları oluşturulmalı" Kurban pazarlarında sahte paraya karşı denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Tabii esnaf açısından bizim oradaki bulunan ilde, ilçede kurban pazarlarındaki esnaf sanatçılarının kimlik belgeleri olanlar tercih edilirse otokontrol sistemi olmuş olur. Yine aynı şekilde söylediğim gibi emniyet güçleri, aynı şekilde yerel yönetimleri, zabıta denetimleri, bu hijyen bakımından da hem kontrolü hem de sağlıktan kontrolleri de önemli. Herkese şimdiden bu bayramların bu güzel ulvi duygularını yerine getirebilecek imkanları olanların komşularıyla, yakınlarıyla, akrabalarıyla paylaşacakları bu kurban bayramının şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aman ha diyorum dikkatli bu tür kalabalık alanlara girip çıkarken de emniyetli bir şekilde hatta yanınızda çocuğunuz, eşiniz, arkadaşınız böyle kontrollü bir şekilde bu para sayma olayını söylediğim güvenilir olmayı kontrol etmek lazım" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:48
Salihli’de Aile Destek Merkezi açıldı
Manisa’nın Salihli ilçesinde, vatandaşlara yönelik sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulan Aile Destek Merkezi (ADEM) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Salihli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hayata geçirilen merkezin açılışına Kaymakam Ali Güldoğan, İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Mütevelli Heyeti üyeleri ve kursiyerler katıldı. Açılış programında konuşan Kaymakam Ali Güldoğan, ADEM’in özellikle kadınların mesleki beceriler kazanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Merkezimiz, kadınların sosyal hayata daha aktif katılım göstermesine ve aile yapısının güçlenmesine önemli destek sunacak" dedi. Konuşmaların ardından merkezin açılışı gerçekleştirilirken, Kaymakam Güldoğan ve beraberindeki protokol üyeleri merkezini dolaşarak yürütülecek faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Salihli’de hizmete giren Aile Destek Merkezi’nin, ilçedeki sosyal dayanışmayı artırması ve birçok vatandaşa katkı sağlaması bekleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02
Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi
Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
Bosch Bursa’da bin 400 çalışanı işten çıkarma hazırlığında
Bursa’daki dev üretim tesisine sahip Bosch, önümüzdeki yıllarda ciddi bir küçülme planı açıkladı. Şirketin mevcut durumda yaklaşık 5 bin mavi yaka ve 900 beyaz yaka çalışanı bulunuyor. Ancak 2027 yılı sonuna kadar bin 150 mavi yaka, 2030 yılı sonuna kadar ise 250 beyaz yaka çalışan ile yollarını ayırması bekleniyor. Bu rakamlar, toplam çalışanların yaklaşık yüzde 25’inin işten çıkarılacağına işaret ediyor. Bosch yetkilileri, kararın ekonomideki daralma ve buna bağlı küçülme süreci nedeniyle alındığını belirtti. Bursa’daki otomotiv ve sanayi sektöründe önemli bir istihdam sağlayan fabrikanın bu adımının, kent ekonomisi ve iş gücü piyasasında olumsuzluğu yol açacağı bildirildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:01
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz" dedi HAK-İŞ Konfederasyonu 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü; Bursa ili Gökdere Meydanı’nda kutladı. 1 Mayıs temasını "Birlik, Mücadele, Dayanışma ve Savaşa Hayır" olarak belirleyen HAK-İŞ’in kutlama programına Bursa başta olmak üzere, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Balıkesir, Düzce, Eskişehir, Kütahya, Çanakkale, Bolu, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Karabük illerinden katılım sağlandı. Yaklaşık 15 bin kişinin katılım sağladığı programda vergide adalet, hayat pahalılığıyla mücadele, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevsimlik-geçici ve kampanya işçilerinin sorunlarının çözümü, mutlak iş güvencesi ve adil bir emeklilik sistemi gibi birçok konu ele alındı. Ayrıca Gazze başta olmak üzere İran, Sudan ve Lübnan’da sivillerin hedef alındığı saldırılar da kınandı. HAK-İŞ’in 1 Mayıs kutlamalarına Sudan İşçi Sendikaları Federasyonu (SWTUF) Genel Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme de katılım sağladı. Bu çerçevede, Sudan halkının egemenlik haklarına ilişkin birlik ve dayanışma mesajları verildi. Program, belediye işçilerinden oluşan müzik grubu olan ’Grup Şantiye’ tarafından verilen konser ile başladı. "Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde destekliyoruz" Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in uluslararası bir sivil toplum örgütü olduğunu belirterek, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada haksızlığa uğrayan insanların yanında olduklarının altını çizdi. Bu çerçevede Sudan’daki iç savaşa değinen Arslan, Hızlı Destek Kuvvetleri adlı örgütün Sudan halkına soykırım uyguladığını ve sivil halka karşı katliam gerçekleştirdiğini dile getirdi. Arslan, "Bugün yaşananlara karşı sesimizi yükseltmezsek bu hainler, bu emperyalist güçler üstümüze üstümüze geliyor. Onun için SWTUF ile beraber yaklaşık 8 yıldır darbecilere karşı mücadele ettik. SWTUF’un genel merkezinin yeniden açılması için destek olduk. Sudanlı kardeşlerimiz 15 Temmuz’dan sonra ülkemize gelip Ankara Kızılay’daki mitingimize katıldı. Abdulkadir bey de bu mitinge katılarak Türkiye’nin yanında olduğunu ifade ettiler. Bir taraftan ülkeyi emperyalistlere peşkeş çeken alçaklar varken bir tarafta bizimle beraber yürüyen Sudan halkı vardı. Onun için bu meydandan Sudan’ın mücadelesini, SWTUF mücadelesini güçlü bir şekilde desteklediğimizi ifade edelim" şeklinde konuştu. "İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze ile bağlarını koparmadıklarını da söyleyerek, bu çerçevede Gazze ve Filistin için mücadeleye davam edeceklerini bildirdi. Bu kapsamda Gazze’ye yardım için yola çıkan Sumud Filosu’na selam gönderen Arslan, "Gazze’deki zulümlerin dünya tarafından yakından görülebilmesi için insani yardımların rahat gidebilmesi için yola çıkan Sumud Filosu’nda bizim de bir kardeşimiz o mücadelenin içinde yer alıyor. Fatma Zengin kardeşimize buradan bir kez daha selam gönderiyoruz. Allah onun yardımcısı olsun. Sumud bizim hayallerimizi temsil ediyor. Sumud Gazze’nin ufuklarında yeni bir güneş doğmasını temsil ediyor. Sumud ateşkesin gerçekten sağlanmasını, barışın mutlaka gelmesini, başkenti Kudüs olan bağımsız özgür bütün dünyanın tanıdığı bir Filistin Devleti kurulması için önemli bir meşale yaktı. Birinci Sumud ile Filistin’de, Gazze’de ateşkesi şeklen de olsa başardık. İkinci Sumud inşallah Gazze’nin kurtuluşunun habercisi olacak" ifadelerine yer verdi. "Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır" HAK-İŞ olarak 2020 yılında 1 Mayıs kutlamalarını Bursa’da gerçekleştirmek istediklerini fakat pandemi nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerinin altını çizen Arslan, "Bursa’ya borcumuz vardı. Bu meydanları doldurup Bursa’yla kucaklaşmak, Bursa’yla beraber yola devam etmek istiyorduk. Onun için 6 yıl geç olsa da ocak ayındaki yönetim kurulumuz Bursa’da 1 Mayıs etkinliklerinin yapılmasına karar verdi. Ocak ayında, yaklaşık 5 ay önce 1 Mayıs’ı Bursa’da kutlama kararı aldık. Bazı çevreler başka şeyler arıyorlar. Aramayın boşuna. HAK-İŞ bağımsız, özgür bir kuruluştur. Hiçbir kararını hiçbir yerin etkisinde kalmadan vermektedir. Onun için Bursa’ya gelişimiz HAK-İŞ’in kararıdır. İyi ki bu kararı verdik ve iyi ki buradayız" açıklamasında bulundu. Arslan, 1 Mayıs kutlamalarının sadece bir güne sığdırılamayacağını aktararak, HAK-İŞ olarak 1 Mayıs kutlamalarını 1 haftaya yaydıklarını ve çeşitli etkinlik ve programlara kutlamaya devam edeceklerini söyledi. "Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır" HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı ideolojik yaklaşımlara taşıyanlara karşı mücadele başlattığını söyleyen Arslan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin bütün alanları 1 Mayıs alanı. Türkiye’nin bütün meydanları Taksim Meydanı’dır. Onun için biz yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde birlik, mücadele, dayanışma gününü kutlamaya devam ediyoruz. Taksim’e sıkıştırılmış copların, TOMA’ların, gazların kullanıldığı bir 1 Mayıs bizim için 1 Mayıs olamaz. Biz sorunlarımızı meydanlarda yüksek sesle konuşacağız. Taleplerimizi ifade edeceğiz. Birliğimizi güçlendireceğiz. Ama polisle, jandarmayla, güvenlik güçleriyle çatışarak ülkeyi kaosa götürme oyunlarını sizin sayenizde bozduk Allah’a şükür. Bugün Türkiye’nin pek çok meydanında birlik, beraberlik, kardeşlik ruhu içerisinde 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştiriyoruz. Ama üzüntülerimiz var. 1977 yılında 1 Mayıs’ta Taksim’deki provokasyonlarla 37 emekçi kardeşimizin çoğu ezilerek öldü, 1977 katliamının hesabı hala sorulamadı. Komisyonlar kuruldu, araştırmalar yapıldı ama ne yazık ki 1 Mayıs 77’nin failleri bulunamadı. Buradan tekrar sesleniyoruz. Bu karanlık güçler yakalanmalı." "Daha güçlü bir sendika için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" Arslan, 1 Mayıs’taki mottolarının sorunlarını yüksek sesle ve anlaşılır bir dilde ifade etmek olduğunu kaydederek, "Buraya katılan sendikacı kardeşlerimiz mücadelesini bayraklaştırmış bugün bu meydana anlam katan değerli emekçilerimiz sorunlarımız var. Bu sorunların çözümü için taleplerimizi buradan sıralıyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engelin iş güvencesinin olmamasıdır. Onun için sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kalkarken önce gerçek anlamda bir iş güvencesi istiyoruz. Bugünkü iş güvencesi bizi tatmin etmiyor. Bizim sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. 17 milyon işçinin olduğu bu ülkede 2 buçuk milyon sendikalı işçi bunu hak etmiyor. Emekçiler hak etmiyor. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Daha güçlü bir sendika için, daha güçlü bir emek hareketi için mutlaka iş güvencesini gerçek anlamda ülkemize kazandırmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir sisteme itiraz ediyoruz" Vergi sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Arslan, sistemin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Vergide çok kazanandan ne yazık ki az, az kazanandan çok vergi alan bir yanlış gerçekten makul olmayan bir düzen var. Bu vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bu sistem bizim taleplerimizi karşılamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Almanya’daki bir işçi evliyse evlilik her çocuk için vergi indirimi sağlarken bizim ülkemizde ne yazık ki bunlar olmuyor. Almanya’daki bir işçi temel tüketim malları için harcadığı kalemleri vergiden düşerken ne yazık ki bizde bunlar sağlanmıyor. Aile yükümlülüklerimiz ne yazık ki dikkate alınmıyor. Önceden sekizinci ayda, dokuzuncu ayda yüzde 20’lik dilime girerken şimdi ne yazık ki dördüncü ayda yüzde 20, yedinci ayda yüzde 27’lik dilimlere giriyoruz ve bu yüzde 40’lara kadar gidiyor. Böyle bir vergi sistemine itiraz ediyoruz. Bunun değişmesi için gerçek anlamda bir vergi sistemine Türkiye’nin acilen kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklilik sisteminin bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" Arslan, emeklilik sisteminde sorunlar olduğunu kaydederek, "Dünyanın hiçbir ülkesinde sistemde daha fazla kalarak daha az maaş alan başka bir emekli grubu yok. Bu bizim ülkemize has ne yazık ki. Hazine ve Maliye Bakanı’na gittik. Çalışma Bakanı’na gittik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na gittik. Partilerin grup başkanlarına gittik. Dedik ki ’bu adaletsizliği görün.’ Görüyorlar ve çözmüyorlar. Bunun bir an evvel sonuçlanması için vergi sisteminin nasıl ki değişmesini istiyorsak emeklilik sisteminin de bu şekilde devam etmesine asla izin vermemeliyiz" dedi. "Asgari ücret tespit yapısının mutlaka değişmesi gerekiyor" Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının değişmesi gerektiğini kaydeden Arslan, hükümetle beraber işverenler ve işçilerin olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısının misyonunu tamamladığını belirtti. Mevcut asgari ücret tespit yapısının yanlış olduğunu daha önce de dile getirdiklerini ifade eden Arslan, "Dünyadaki örneklerden yola çıkalım. Asgari ücret tespit komisyonunu oluşturalım. Buna göre asgari ücret belirleyelim. Ne yazık ki hükümet Bakanımıza ifade etmemize rağmen hükümetimiz ne yazık ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu konusunda adım atmadı. Ve işverenlerle hükümet asgari ücreti belirledi. Türkiye’ye bu yakışmıyor. HAK-İŞ olarak bunu kabul edemiyoruz. Bu yapının mutlaka değişmesi gerekiyor. İşverenlerin ve hükümetin belirlediği asgari ücret bizim asgari ücretimiz olamaz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum; ’Sayın Bakanımız geliniz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu beraber oluşturalım, yeni bir yapı kuralım. Asgari ücret gerçek asgari ücret olarak belirlensin’" çağrısında bulundu. "125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık" Arslan, Türkiye’deki kayıt dışı istihdam verilerine de değinerek, kayıt dışı istihdamda bulunan işçilerin sayısının fazla olduğunu ve bu durumun kayıtlı işletmelere karşı haksızlık doğurduğunu kaydetti. Kayıt dışı istihdama karşı harekete geçtiklerini ifade eden Arslan, "Bunun için HAK-İŞ olarak Türkiye’de 1 milyon 500 bin olan ev işçilerinin örgütlenmesi için yola çıktık. Aslında bunu devletimizin yapması gerekiyor. Kayıt dışıyla mücadeleyi devlet birinci görev yapmalı. Ama biz de yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 1 buçuk milyon kayıt dışı çalışan ev işçilerinin kayıt altına alınması için, iş kanunu kapsamına alınmaları için onların sendikalarına üye yapıyoruz. 125 bin ev işçisini sendikalarımıza üye yaptık. Bunları devam ettireceğiz" dedi. "12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz" Arslan, 1980 yılındaki askeri darbe sonucu sendikaların kapatılmaya zorlandığını ve birçok kazanımın geri alındığını söyledi. Alınan haklardan birinin de kıdem tazminatının yapısı olduğunu söyleyen Arslan, "Bugün biz 12 Eylül 1980 öncesi kıdem tazminatımıza geri dönmek istiyoruz. Şu hale bakın 50 yıl geçmiş kıdem tazminatımızı 50 yıl öncesinde arıyoruz. Bu gerçekten Türkiye’ye yakışmıyor" şeklinde konuştu. "Ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz" Ara buluculuk sistemiyle işçilerin haklarının gasp edildiğini belirten Arslan, buna karşı olduklarını dile getirerek, "Ara buluculuk marifetiyle haklarımızın gasp edildiği bir dönem yaşıyoruz. O nedenle bugün sistemde olan ara buluculuk sisteminin külliyen kaldırılmasını istiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz" açıklamasında bulundu. Arslan, özelleştirmelerin artmasının konuşulduğu bir dönemde sayısı 2 milyona yakın taşeron işçiye kadro verilmesinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Staj ve çıraklık mağdurlarının sorunlarının giderilmesi gerektiğinin altını çizen Arslan, HAK-İŞ olarak bu konuda desteklerine devam edeceklerini kaydetti. Arslan, Türkiye’de emek hareketinin gelişiminin durduğunu söyleyerek, "Ülkemizin geleceği için bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının potansiyelin olduğuna inanıyoruz. Ülkemizden umudumuzu kesersek başkalarının yaşadıklarını yaşarız. Biz Türkiye’nin ekonomik gücünün Türkiye’nin imkanlarının Türkiye’nin fırsatlarının emekçilerin inançlı çalışkanlığıyla Türk milletinin bu konudaki gerçekten mücadelesiyle bu sorunları aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:36
GTB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile meclis, disiplin kurulu ve meslek komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; küresel tarım ve emtia piyasalarındaki gelişmeler, tarımsal üretimde maliyet unsurları, son dönemdeki yağışların rekolteye etkileri ile üye talep ve önerileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, tarımsal üretimde yeni sezon öncesinde ortaya çıkan tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Harman sezonuna sayılı haftalar kala buğdayda güçlü bir üretim beklentisinin öne çıktığını belirten Tiryakioğlu, son dönemde gerçekleşen yağışların üretim açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu ifade etti. 2026 su yılının ilk yarısına ilişkin yağış verilerini paylaşan Tiryakioğlu, Türkiye genelinde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ve son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Gaziantep özelinde ise Ocak ayında metrekareye 155 kilogram, Şubat ayında 189 kilogram, Mart ayında 178 kilogram ve Nisan ayında 117 kilogram yağış kaydedildiğini ifade eden Tiryakioğlu, bu verilerin rekolte açısından umut verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Küresel gelişmelerin tarım piyasaları üzerindeki etkilerine de değinen Tiryakioğlu, özellikle bölgesel gelişmelerin emtia piyasalarında yeni dengeler oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin üretim gücü ve tecrübesiyle bu süreçte ortaya çıkan değişimleri doğru okuyarak, küresel ticarette konumunu daha da güçlendirebileceğini dile getirdi. Kurumsal çalışmalara da değinen Tiryakioğlu, Gaziantep Ticaret Borsası’nın Antalya’da düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda Avrupa Birliği coğrafi işaret çalışmaları dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü belirtti. Bu ödülün, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği tescilleri sayesinde alındığını aktaran Tiryakioğlu, Türkiye’nin toplam 46 Avrupa Birliği tescilli ürünü bulunurken, Gaziantep’in 5 ürünle bu alanda öne çıkan şehirlerden biri olduğunu sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yürüttüğü projelere ilişkin bilgi verdi. Akıncı, geçtiğimiz yıllarda hayata kazandırılan Antep Fıstığı Lisanslı Deposu, Antep Fıstığı Pilot İşleme Tesisi, Et Borsası ve Et Hali ile yeni idari hizmet binasının borsanın altyapısını güçlendirdiğini belirterek, Hububat Emtia Merkezi için ise fizibilite çalışmalarının tamamlandığını ve projenin en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Hububat Emtia Merkezi’nin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda bölgenin tarımsal ticaret yapısını daha sistemli ve rekabetçi bir zemine taşıyacak stratejik bir proje olduğunun altını çizen Akıncı, merkezin hayata geçirilmesiyle birlikte hububat ticaretinin modern altyapılar, elektronik satış sistemleri ve entegre hizmetlerle tek çatı altında toplanmasının hedeflendiğini belirtti. Akıncı, söz konusu merkezin üretici, tüccar ve sanayiciyi aynı platformda buluşturarak ticaret süreçlerini kolaylaştıracağını, ürünlerin daha sağlıklı şartlarda işlem görmesine katkı sağlayacağını ve Gaziantep’in bölgesel ölçekte bir hububat ticaret merkezi olma potansiyelini güçlendireceğini dile getirdi. Toplantının devamında meclis üyeleri, gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, sektörlere yönelik görüş ve öneriler paylaşıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:34
MTSO Başkanı Çakır: "İhracat seferberliği başlatıyoruz, hedef Türkiye’de ilk 3"
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen yapay zeka destekli B2B Networking Etkinliği, iş dünyasını bir araya getirerek önemli ticari bağlantılara zemin hazırladı. Bin 350’nin üzerinde katılımcının yer aldığı organizasyonda yaklaşık 7 bin iş görüşmesi gerçekleştirilirken, gün sonunda 2 milyar TL’nin üzerinde potansiyel ticari iş birliği hacmi oluştu. MTSO’nun Oniki.net iş birliğinde düzenlediği etkinlikte, katılımcılar yapay zeka destekli B2B eşleştirme teknolojisi sayesinde 6 dakikalık planlı görüşmelerle yeni iş bağlantıları kurdu. Türkiye’de bölgesel ölçekte ilk kez gerçekleştirilen organizasyona Mersin’in yanı sıra Adana, Gaziantep, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş ve Kayseri’nin de aralarında bulunduğu 28 ilden firmalar katıldı. Programa MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, yönetim kurulu üyeleri, oda ve borsa başkanları ile çok sayıda iş insanı iştirak etti. MTSO Başkanı Çakır, etkinlikte, "Mersin’i üretim, lojistik ve ihracatta Türkiye’nin ilk 3 merkezi arasına taşıyacak ihracat seferberliğini başlatıyoruz" mesajı verdi. "Bu sinerjiyi ticaret köprülerine dönüştürmeliyiz" Etkinlikte konuşan MTSO Başkanı Çakır, geçen yıl bin 200 firmanın katıldığı organizasyonun bu yıl daha geniş bir ağ oluşturduğunu belirterek, ortaya çıkan sinerjinin kalıcı iş birliklerine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Çakır, "Bu buluşma, iş potansiyelimizi katlayarak kentimizin ticaret hacmini yeni zirvelere taşıyacağımız stratejik bir adımdır. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde rekabet avantajı oluşturan tarafta olmalıyız" dedi. "Fiyatla değil marka ve kaliteyle rekabet" Katma değerli üretim ve markalaşmanın önemine dikkat çeken Çakır, düşük fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirtti. Anadolu’nun kültürel ve doğal zenginliklerinin güçlü bir marka hikayesine dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Çakır, "Artık düşük fiyatla rekabet edemeyiz. Sürdürülebilir büyümenin yolu markalaşmadan geçiyor" diye konuştu. "Made in Türkiye algısını güçlendirmeliyiz" Türkiye’nin üretim gücünün küresel pazarlarda daha görünür olması gerektiğini kaydeden Çakır, e-ihracatın kritik rolüne işaret etti. Çakır, "Nitelikli üretim yapımızı e-ihracat gücüyle birleştirerek işletmelerimizi dünya pazarlarının ana oyuncuları haline getirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Mersin ticaret rotalarında doğru konumlanmalı" Küresel ticaretin yeniden şekillendiğini belirten Çakır, değişen tedarik ve lojistik rotalarının doğru okunmasının önemine değindi. İşletmeler için ikiz dönüşüm, sosyal inovasyon, kurumsallaşma ve markalaşmanın zorunluluk haline geldiğini söyledi. "İhracat yapmayan firma kalmamalı" Yeni vergi düzenlemelerinin üretim, lojistik ve ihracat sektörlerine önemli avantajlar sağlayacağını ifade eden Çakır, MTSO olarak yeni bir ihracat vizyonu başlattıklarını açıkladı. "İhracat yapmamış firmalarımızın ihracata başlaması için kapsamlı çalışmaların startını veriyoruz. İhracat seferberliği başlatıyoruz" diyen Çakır, bu sürecin Mersin ve bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi. B2B organizasyonları uluslararası arenaya taşınacak Yeni nesil iş görüşmelerinin ulusal ve uluslararası platformlara taşınacağını da belirten Çakır, firmaların küresel ölçekte yeni iş birlikleri kurabileceği bir yapı oluşturacaklarını ifade etti. Açılışta akademisyen ve uzman isimler de sunumlar gerçekleştirdi. Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın jeopolitik gelişmeleri değerlendirirken, E-Ticaret Uzmanı Zekeriya Ateş e-ticarette büyüme yollarını anlattı. Comio Kurucu Ortağı Mustafa Sönmez dijital büyüme stratejilerine değinirken, Oniki Kurucu Ortağı ve CEO’su Ziya Kızıltan organizasyon hakkında bilgi verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder