EKONOMİ
20 Mart 2026 Cuma - 14:23 Karsan 2025’te 330 milyon euro ciro gerçekleştirdi Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon euroya çıkardığını duyurdu. Cironun 220 milyon euroluk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden şirket, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon euro seviyesine çıkardı. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon Euro’ya çıkardı. Cironun 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden Karsan, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon Euro seviyesine çıkardı. Avrupa’daki büyümesini sürdürmeyi hedefleyen Karsan, 2026’da otonom toplu ulaşımda sürücüsüz operasyona başlamayı planlıyor. Toplu ulaşımda elektrikli ve otonom araçlarıyla güçlü bir ivme yakalayan Karsan, 27 ülkeye ulaşan araç parkı ile dünya üzerindeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. 2 bin 100’ün üzerindeki elektrikli aracıyla toplu ulaşımın dönüşümüne önemli katkı sağlayan marka, 2026 yılında hedef büyüttü. Karsan e-JEST ve e-ATAK Avrupa’da liderliği bırakmıyor 2025 yılını 330 milyon euro ciro ile tamamladıklarını söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "2024 yılındaki 296 milyon Euro’ya göre toplam ciromuzu yüzde 11 artırmış olduk. Bu rakamın 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araçlar oluşturuyor. Böylece elektrikli araç ciromuzu da 59 milyon Euro tutarında artırdık. Yüzde 37’lik önemli bir büyüme yaşadığımız elektrikli araç ciromuz, aynı zamanda toplam ciromuzun yüzde 67’sini oluşturdu. Geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu da yüzde 43 artışla 197 milyon Euro’ya çıkardık. 2024’te 32 milyon Euro seviyesinde olan FAVÖK’ümüzü, geçtiğimiz yıl 54 milyon Euro’ya yükselttik" dedi. Karsan olarak elektrikli, otonom ve hidrojen olmak üzere 3 teknolojiye odaklandıklarını ifade eden Okan Baş, şöyle devam etti: "2021’den bu yana, 6-8-10-12 ve 18 metrelik full elektrikli ürün gamımız ile pazarda varız. Geçen yıl yüzde 39 büyüyen Avrupa şehir içi elektrikli toplu ulaşım pazarında, bir basamak yukarı çıkmayı başardık. 2025 yılında Avrupa’da pazar payımızı 0.5 puan artırarak yüzde 5’e çıkardık. Böylece sıralamada 8’incilikten 7’nciliğe yükseldik. Bu dönemde e-JEST, yüzde 30 pay ile elektrikli toplu ulaşım minibüs pazarının lideri olurken, e-ATAK da yüzde 25 pay ile elektrikli midibüs sınıfının lideri oldu. 2020 yılında ilk kez segmentinin lideri olan Karsan e-JEST, 6 yıldır aralıksız olarak liderliğini hiçbir rakibine bırakmadan sürdürüyor. 2025’te e-ATA 10m modelimiz de yüzde 26 pay ile, 10m boyutundaki elektrikli otobüs pazarının Avrupa’da lideri oldu." "Hedef, ciro içinde ihracatın payını yüzde 70’in üzerine taşımak" Avrupa’da 9 ülkede ilk 4’e girdiklerini vurgulayan Okan Baş, "Bu kapsamda Romanya’da yüzde 34, Hırvatistan’da ise yüzde 50 ile pazar lideriyiz. İtalya’da yüzde 12.5 ve Bulgaristan’da yüzde 19.5 ile Karsan ikinci marka konumunda. Bunun yanı sıra Fransa, Portekiz ve Yunanistan pazarlarında üçüncü; Polonya ve İsviçre’de ise ilk 4 marka arasında yer alıyoruz" diye konuştu. Marka olarak Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının da öncüsü ve lideri olduklarını belirten Baş, şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye’de 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışı gerçekleşti. Bunların tamamını Karsan olarak biz sattık. Türkiye’de toplam 139 elektrikli Karsan aracı dolaşıyor. Türkiye, aynı zamanda otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda. Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 80’ini Karsan gerçekleştirdi. 2025 yılında elektrikli araç ihracatımızı satış adedi olarak yüzde 15 artırdık ve 555 araca ulaştık. Bugün itibarıyla toplam ciromuzdaki ihracat oranımız yüzde 60 seviyesinde. Hedefimiz 3 yıl içinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmak." Karsan’ın global elektrikli araç parkının 2 bin 130 adede ulaştığını ifade eden Okan Baş, "Bugün itibarıyla 3 kıtada 27 ülkede elektrikli araçlarımız yolcu taşımaya devam ediyor. 2025 yılında elektrikli araç parkımızı yüzde 40 büyüttük. Girdiğimiz ihalelerin yüzde 40’ını kazanarak çok önemli bir başarıya imza attık. Otonom mobilite alanında da önemli bir deneyim ve operasyonel yetkinlik kazandık. Dünyada biletli yolcu taşıyan ilk Seviye-4 Otonom otobüs olan Karsan Otonom e-ATAK ile 12 ülkede 16 projeye imzamızı attık. Bunların 12’si devreye alındı, 4’ü yakında devreye girecek. Bu çalışmalar sonucunda 160 bin kilometrelik yol deneyimine ulaştık ve otonom olarak 60 bin yolcuya hizmet verdik. Otonom çözümlere yönelik talebin giderek arttığını gözlemliyoruz. İlk 3 yılımızda 7 proje devreye almıştık, sadece 2025 yılında 9 yeni projeye imza attık. Otonom mobiliteye ilgiyi artıran en önemli etkenler, işletme maliyet yüksekliği, sürücü bulma zorluğu ve tabii ki kazalar. Buradaki potansiyeli görerek e-JEST modelimizin de otonom versiyonunu hazırlayıp lanse ettik. Otonom e-ATAK’tan elde ettiğimiz 4 yıllık deneyimi, e-JEST’in 7 yıllık toplu ulaşım tecrübesiyle Otonom e-JEST’te bir araya getirdik. Lansman sonrası ABD’den hemen 10 adet Otonom e-JEST siparişi aldık. Bu araçları 2026’nın ikinci yarısında teslim edeceğiz ve araçlar Dünya Kupası’nda kullanılacak." "Satış hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk" Karsan’ın 2026 yılı hedeflerini de açıklayan Okan Baş, "60 yıllık otomotiv tecrübemiz var. 2 bin 500 kişilik bir güce ulaştık. Ben hep şunu söylüyorum, bu 2 bin 500 çalışan, her birinin beyniyle beraber ortak hedefe odaklandığında, bambaşka bir güç ortaya çıkıyor. Biz bundan yararlanmak üzere sistemimizi kurduk. Öncelikli hedefimiz, elektrikli satışlarımızda daha da büyütmek ve toplam satışlarımız içerisindeki payını yüzde 80’lere çıkarmak. 2026 yılında yüzde 5 pazar payını koruyarak büyümek istiyoruz. Orta vadede, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’da ilk 5 marka arasına girmek istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde önce yapılanmayı başlatacağız. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da da güçlenmemiz lazım, oraya da 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var" dedi. Bu senenin üretiminin bir kısmını, geçen seneki siparişlerle doldurduklarını hatırlatan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bugün elimizdeki kesin siparişler ile 2026 hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4-5 yıl önce yıla sıfıra yakın siparişle başlarken, bugün büyüyen iş hacmimiz sayesinde yeni yıla güçlü bir sipariş portföyüyle giriyoruz. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak. Avrupa’da ise elektrikli satışlarımızı yüzde 30’un üzerinde artışla 2 bin 800’ün üzerine çıkarmak için planlarımızı yaptık. Otonom mobilite de odak alanlarımız arasında yer alıyor. 8 metrelik Otonom e-ATAK ile Avrupa’ya, 6 metrelik Otonom e-JEST ile Amerika’ya odaklanacağız. Hedefimiz pazarı büyütmek ve etkin şekilde yönetmek. İki tane kritik nokta var, ilki güvenlik sürücüsünü araçtan çıkarmak, ikincisi ise Tip onayı. 2027’nin ilk yarısında biz otonomda Tip onayını almak istiyoruz. Güvenlik sürücüsünü tamamen devreden çıkarmaya yönelik testlerimiz de başladı. 2026’nın 3’üncü çeyreğinde Stavanger’de tamamen sürücüsüz operasyona başlamayı hedefliyoruz. Karsan’ın iki tane temel stratejisi var. Bir tanesi kendi markamızla, global pazarda bu değişim içinde güçlü bir marka olmak istiyoruz. İkincisi de global markalar adına üretim yapmak. Karsan olarak biz de bu değişen dünyada, klasik bir otomotiv şirketinden mobilite teknoloji şirketine dönüşüyoruz. Kendimizi net biçimde bu şekilde konumlandırıyoruz. Yani biz gelecekte hiçbir klasik otomotiv şirketinin uzun vadede yaşayamayacağına inanıyoruz. Bu değişimi de böyle ele alıyoruz. Bu evrilmede odaklandığımız yerde yoğunlaşıyoruz. Ayrıca bu yıl sene sonuna doğru ürün gamına yeni bir elektrikli araç daha ekleyeceğiz. Yani biz varlığımızı hem ürün gamımızla hem teknolojilerdeki gelişimimizle sürekli geliştirme yönünde gidiyoruz. Hidrojen pazarının özellikle toplu ulaşımda, otobüs tarafında yüzde 10 civarında bir payı olacaktır toplam otobüs pazarının içerisinde diye düşünüyoruz. Burada da Toyota ile stratejik bir birlikteliğimiz var ve ilk 2 aracımızı geçen sene İtalya’ya sattık, 3 tane de yeni sipariş aldık. Burada da adım adım büyüyeceğiz."
20 Mart 2026 Cuma - 13:06 Bayramda Ege adalarına talep beklentinin altında kaldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Ramazan Bayramı tatilinde Midilli Adası’na yönelik talepte geçtiğimiz yıllara kıyasla yüzde 30 ila 40 oranında düşüş yaşandı. Türkiye’nin en batısındaki deniz hudut kapısı konumundaki Ayvalık iskelesinden, arife günü ve bayram sabahında kalkan feribotlarla yaklaşık bin kişinin Midilli’ye geçiş yaptığı öğrenildi. Her bayram döneminde yoğunluk ve uzun kuyrukların oluştuğu Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’nda bu yıl gözlenen azalmanın en önemli nedenlerinden birinin Aliağa ilçesinde hizmete giren deniz hudut kapısı olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İsrail-ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, ekonomik şartlar ve Midilli Adası’nda görülen şap hastalığı vakalarının da talebi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Ayvalık-Midilli seferlerini düzenleyen Meis Turizm’in sahibi Öztürk Turhan, Türk tatilcilerin Midilli’ye ilgisinin devam ettiğini ancak bu yıl çeşitli nedenlerle düşüş yaşandığını belirtti. Turhan, "Aliağa’daki deniz hudut kapısının açılması Ayvalık’tan geçişleri etkiledi. Ayrıca Yunanistan sınır kapılarında uygulanan retina taraması gibi ek formaliteler ile Midilli’de görülen şap hastalığı da tatilcileri tedirgin etti" dedi. Öte yandan, Ayvalık-Midilli hattında faaliyet gösteren Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale ise bayram sabahında yaklaşık 700 kişinin Midilli’ye geçiş yaptığını belirterek, bu yıl talebin düşük kaldığını söyledi. Jale, "Bayram tatilinin kısa olması, bölgedeki savaş ortamı ve ekonomik şartlar talebi etkiledi. Ayrıca Ayvalık Belediyesi tarafından hudut kapısında yapılan düzenleme çalışmaları da halen sürüyor. Bu çalışmaların ardından yolcularımız daha konforlu ve daha iyi şartlara sahip bir hudut kapısına sahip olacaklar. Bunun da olumlu sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Midilli Adası’na girişlerde kapı vizesi uygulamasının devam ettiğini hatırlatan Jale, firmalarının tatilcilere bu süreçte destek verdiğini belirtti. Ayrıca bu yıl ilk kez Aliağa’dan Midilli’ye başlattıkları seferlerin de iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.
20 Mart 2026 Cuma - 09:44 Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, turunç ve limon kabuklarını kurutarak ekonomiye kazandırıyor. Dalında 20 TL’ye alıcı bulan limonun kurutulmuş kabukları 65 TL’den satılıyor. Kozan ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi’nde kadınlar, dalında kalan ve dökülen limon ile turunçların kabuklarını imece usulü soyarak değerlendiriyor. Her yıl bahar ayında toplanarak meyvelerin kabuklarını soyan kadınlar, kuruttukları kabuklarla ve turunçtan elde ettikleri ekşi ile ev ekonomisine katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Suzan Yıldırım, her yıl bu mesainin sürdüğünü belirterek, "Boş durmak olmaz. Komşularıma yardıma geldim. Oturduğumuz yerden kabukları soyuyoruz. Çok da bir zorluğu yok, bizler için uğraş oluyor" dedi. "Harçlığımı çıkarıyorum" Okul harçlığını limon ve turunç kabuklarından çıkardığını söyleyen Nimet Su Yiğenoğlu, "Babamla annemle birlikte tatilde aileme yardım ediyorum. 60-65 TL’ye alıcı buluyor. Ben de harçlığımı çıkarıyorum. Bahçelerden topluyoruz, soyuyoruz ve kuruyan kabukları satıyoruz" diye konuştu. Bu yıl ürünün az olduğunu kaydeden Ahmet Yiğenoğlu ise, "Turunçların kabuğunu satıyoruz, hem de ekşisini çıkarıyoruz. Geçen sene çoktu, bu sene az. Kabuklar kozmetikte kullanılıyor, 60-65 TL’ye alınıyor. Ekşinin de kilosu 500 TL’den satılıyor. Elle tek tek sıkılıyor, zahmetli ama ek gelir çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Domaniç Cezaevi’ne mandıra projesiyle süt üreticisine ve istihdama destek
14 Ocak 2026 Çarşamba - 14:25 Domaniç Cezaevi’ne mandıra projesiyle süt üreticisine ve istihdama destek AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, Kütahya’nın Domaniç ilçesinde önümüzdeki günlerde açılması planlanan cezaevi bünyesinde kurulacak mandıra projesiyle hem bölgedeki süt üreticilerinin destekleneceğini hem de hükümlülerin üretime katılarak ekonomiye kazandırılacağını açıkladı. Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda projeye olumlu cevap alındığını belirten Mehmet Demir, Domaniç ve çevresinden günlük 30 ton süt toplanarak cezaevi içerisinde kurulacak mandırada işleneceğini ifade etti. Mehmet Demir, toplanan sütlerin üreticilerden standart fiyat üzerinden satın alınacağı, bu uygulamanın süt piyasasında fiyat istikrarına katkı sağlayacağını belirtti. Mehmet Demir, proje kapsamında cezaevi mandırasında üretilecek yoğurt, ayran ve peynir gibi süt ürünlerinin Domaniç başta olmak üzere Kütahya, Tavşanlı ve Bozüyük’teki cezaevlerinin ihtiyacını karşılayacağı ifade etti. Milletvekili Mehmet Demir, mandıra projesinin aynı zamanda hükümlülerin meslek edinmesine imkân sağlayacağı, üretim sürecinde görev alan hükümlülerin belirli bir ücret karşılığında çalışarak gelir elde edebileceği anlattı. Demir ayrıca Avrupa Birliği destekleri kapsamında yürütülen IPARD projeleri çerçevesinde, 2026 yılı itibarıyla Kütahya’nın destek kapsamına alındığını açıkladı.
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Dünyanın en önemli tekstil üreticilerinden birisiyiz"
14 Ocak 2026 Çarşamba - 14:08 DSO Başkanı Kasapoğlu; "Dünyanın en önemli tekstil üreticilerinden birisiyiz" Almanya’da düzenlenen Heimtextil Fuarı’nda 57 Denizlili firma Türk ev tekstilini dünyaya tanıtırken, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu firmalara destek için fuarda yer aldı. Ev tekstili sektöründe dünyanın en prestijli fuarları arasında yer alan Heimtextil Fuarı, Almanya’nın Frankfurt kentinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini bir araya getiren fuarda, Denizli’den 57 firma stant açarak Türk havlusu ve ev tekstili ürünlerini uluslararası vitrine taşıdı. Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Heimtextil Fuarı’nda Denizlili firmaları yalnız bırakmadı. Fuara katılan firmaların stantlarını tek tek ziyaret eden Kasapoğlu, sektör temsilcileriyle görüşerek yapılan ticaretler hakkında bilgi aldı. Fuar hakkında yaptığı açıklamada, Denizli’den 57 firmanın Heimtextil fuarına katıldığını ve geçen seneye göre katılımcı sayının biraz daha azaldığını belirten DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, "Bunda tabi 2025 yılında tekstil sektörünün geçirdiği sıkıntılı durumlar etkili oldu. Zaman zaman dile getirdiğimiz tekstilde yaşanan sıkıntıların, ihracatta yaşanan sıkıntıların etkisiyle sayımız biraz daha azalmış durumda. Ama genel olarak 2026’ya olumlu bir giriş olduğunu görüyoruz. Stantlarımızı dolaşıyoruz, firmalarla görüşüyoruz, yöneticilerle konuşuyoruz, beklentileri değerlendiriyoruz, fuarı değerlendiriyoruz. Genel olarak sıkıntılı bir süreçten geçsek de 2026 için umutların yüksek olduğunu gözlemledik bu fuarda. İnşallah geçmiş günleri unutturan, sıkıntılı günleri unutturan, güzel, hareketli, bereketli dönemin başladığı bir fuar olur" ifadelerini kullandı. Türkiye firmalarının düşük kur, yükselen maliyetler sebebiyle dünya pazarında rekabet güçlerinin azaldığını söyleyen DSO Başkanı Kasapoğlu, "Biliyorsunuz, tekstil ihracatımız da geçen sene düşüşle kapattı. Denizli’deki düşüş Türkiye’ye göre biraz daha az diyebiliriz ama genel olarak dünyada tekstil ithalatının arttığı, alımların arttığı bir dönemde maalesef ihracatımız geriler pozisyonda. Ancak tabi şunu da söylemek lazım, yani bugün stantları gezdiğimizde, dolaştığımızda şunu da gözlemliyorum. Herkes yeni ürün geliştirmek, yeni koleksiyon yapmak konusunda oldukça hevesli. Bunu da ortaya koymuş durumdalar. Gerçekten Türk starları, Avrupa’nın stantlarıyla yarışır bir kaliteye sahip. Dünyanın en önemli üreticilerinden birileri olduklarını gösteriyorlar bunları bu fuarda. Dolayısıyla umutluyuz. Firmalarımızın yanındayız. Ekonomiyi işaret ediyoruz, sektörümüzü işaret ediyoruz. Milletvekillerimiz bizlerle beraber, oda başkanlarımız bizlerle beraber. Denizli için, sanayi için daha iyi neler yapılır bunları konuşuyoruz. Umarım 2026 hepimiz için iyi bir yıl olur" şeklinde konuştu.
Belediyeler susuzluktan kıvranırken Sivas’ta 6 milyon metreküplük tasarruf sağlanacak adımlar atıldı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 13:47 Belediyeler susuzluktan kıvranırken Sivas’ta 6 milyon metreküplük tasarruf sağlanacak adımlar atıldı Türkiye’de birçok belediyenin susuzluktan kıvrandığı şu günlerde Sivas Belediyesi bilgi ve teknolojiyi birleştirip, kaynaktan musluğa kadar oluşturduğu su yönetimi ile 6 milyon metre küplük tasarruf sağlanacak adımlar attı. Türkiye son 52 yılın en kurak günlerini yaşarken en büyük zorluğu şehirlerin su ihtiyacını temin etmekle yükümlü belediyeler çekiyor. Su sıkıntısı ülkenin öncelikli gündem maddelerinden birini oluşturduğu günümüzde Sivas Belediyesi bulduğu yöntemlerle dikkatleri üzerine çekti. Suda kayıp kaçağı asgari seviyelere indirmek için seferberlik başlatan Sivas Belediyesi, tespit ve onarım çalışmaları, su basıncının kontrolünün sağlandığı DMA odaları ve uzaktan kumanda sistemleriyle saniyede 77 litrelik tasarruf sağladı. Davam eden projelerin hayata geçirilmesi ile saniyede 200 litrelik tasarrufla yaklaşık 6 milyon metreküp su tasarrufu hedefleniyor. Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamada bulunan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, son 52 yılın en kurak günlerinin yaşandığını belirtip, "2025 yılına baktığımız zaman son 52 yılın en kurak yılını yaşadık. Sivas’ta 2022 yılı ve 2023 yılının başarı arasında hepimizin bildiği üzere 4 Eylül barajın kurması nedeniyle ilimiz günlerdir su soru yaşadı ve su kesintilerine maruz kaldı. Biz de öncelikli olarak ve şehrin en önemli sorunu olarak tabi ki alternatif su kaynakları ve aynı zamanda kayıp kaçacakta mücadeleyi birinci strateji olarak belirledik. Bununla ilgili de ilk yapmış olduğumuz çalışmaların başında özellikle yıpranmış kayıp kaçak oranının çok yüksek olduğu hatlara girmeye başladık ve bu hatlardan da biz özellikle şehir içerisinde bulunan çelik hatlarla başladık" dedi. Gece dinlemeleri ile 64 noktada kayıp kaçak tespit edildi Uzun, gece dinlemeleri ile 64 farklı noktada kayıp kaçak tespiti yaparak 42 noktanın onarımının gerçekleştirildiğini ifade ederek, "21 aylık süre içerisinde yüzde 50 civarında çelik hattı değiştirdik. Bununla birlikte çok ciddi anlamda kayıp kaçağın düştüğünü gördük. Çünkü çelik hatları açtığımızda şöyle bir manzarayla karşılaştık. Bazı bölgelerde çelik hatların delindiğini, hatta bazı bölgelerde yarıldığını, bazı bölgelerde kaynak yerlerinden patladığını gördük. Sivas’ın da arazi yapısı jipsli olduğu için altının oyduğunu, obruk oluşturduğunu ve çok ciddi anlamda da kayıp kaçağın ortaya çıktığını gördük. Aynı zamanda gece dinlemeleri yaptık. Gece dinlemeleriyle birlikte yer üstüne çıkmayan ama yer altında kalan kayıp, kaçaklarla da mücadeleye başladık. 64 tane bölgede kayıp kaçak tespit ettik. 42 civarında ki yerin onarımını yaptık. Gece dinlemelerinde tespit etmiş olduğumuz hatlardaki bu kayıplardan sadece saniyede 21 litre tasavvuf sağladık. 2025 yılında biz 11 tane DMA odası kurduk. Bu DMA odalarıyla birlikte basıncı yönetmeye başladık. Aşırı basınç yükünden dolayı hatlarda patlamalar çok oluyordu. Bunun önüne geçmiş olduk" dedi. DMA odaları ile su basıncı kontrol edilerek ciddi tasarruf sağlandı Uzun, bu basıncının kontrol edilebildiği 11 DMA odasının hayata geçirildiğini hatırlatarak, "Sivas’ta basınç yönetimi olmadığı için özellikle hatlarda basıncın yüksek olduğunu gördük. Bunun üzerine basıncı dengelediğimiz zaman musluklardaki suyun akış hızını düşürdük. Bununla birlikte el yıkarken, diş fırçalarken ya da duş alırken aşırı derecede akan suları kontrol altına alarak ciddi tasarruf sağladık. Gecenin saat üçü ya da gecenin ikisinde DM odalarını kurmuş olduğumuz bölgelerde mahallelerde ki su yoğunluklarına baktık. Özellikle bazı mahallelerde su tüketimlerinin gece çok yüksek olduğunu gördük. Hatta biz burada gece dinlemelerine yoğunlaştık ve gece dinlemelerinde bu mahallelerde aşırı derecede patlamalar olduğunu tespit ettik ve buraların da tamiratını yaptık. Böylelikle saniyede 77 litre tasarruf sağlayan bir sistemi kurmuş olduk. Bunu 11 DMA ile başardık. 2026 yıl içerisinde 25 tane daha DMA odası kuracağız. Şehirde hem basıncının yöneteceğiz, hem saniyede 200 litre su tasarrufu sağlamış olacağız" şeklinde konuştu. 200 milyonluk yatırımla 2 milyarlık kazanç sağlanacak Uzun 200 milyonluk yatırımla 6 milyon metreküplük tasarruf sağlamayı amaçladıklarını vurgulayarak şunları söyledi. "Geçmiş yıllarda 4 Eylül barajı kurduktan sonra Pusat Özen hattından 52 kilometrelik çelik hatla şehrimize su gelmişti. Bizim buradan aldığımız su 8 milyon metreküp, saniyede 200 litre su tasarrufu sağladığımızda 6 milyon metreküp tasarruf sağlamış olacağız. Bize Pusat’tan geçenlerde 2 Milyar 555 milyonluk borç geldi. Temmuz ayında suya yüzde 25 zam yapmıştık. Bizim bu borcumuz 2026 yılı içinde 3 milyar 150 milyona çıkacak. Dolayısıyla sürekli artan bir borç söz konusu. Biz 11 tane DMA ODASI için 73 milyon para yatırdık. Bizim 25 tane DMA odasını tamamladığımızda harcayacağımız para 200 milyon civarında olacak. Yani 200 milyon harcayarak 6 milyon metreküp tasarruf sağlarken 8 milyon metre küp su alarak 2.5 milyarın üzerinde bir para harcıyoruz" Uzun göreve geldikleri günden bu yana kayıp kaçak oranında yüzde 10’luk bir iyileşme sağladıklarını, hedeflerinin ise yüzde 30 olduğunu sözlerine ekledi.
Kâmil Koç 2025 yılı verilerini açıkladı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 13:30 Kâmil Koç 2025 yılı verilerini açıkladı Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının önde gelen firmalarından Kâmil Koç, 2025 yılına ilişkin verilerini duyurdu. Türkiye’nin önde gelen seyahat markalarından Kâmil Koç, 2025 yılına ilişkin verileri açıkladı. Yıl boyunca gerçekleştirdiği sefer sayısı, ulaştığı yolcu hacmi ve genişleyen operasyon ağıyla çalışmalarını sürdüren şirket, 10 milyondan fazla yolculuk hikâyesine ortak oldu. Kamil Koç’un yaptığı seferler dünyanın çevresini 100 kere turladı 1 Ocak-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan verilere göre şirketin, yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanına sefer yapan otobüslerinin kat ettiği toplam mesafe, Türkiye’deki kara yolu ağını 57 kez kaplayabilecek, dünyanın çevresini neredeyse 100 kez turlayabilecek ve yaklaşık 10 kez Ay’a ulaşabilecek büyüklüğe karşılık geldi. Aynı otobüsler yan yana dizildiğinde ise Türkiye’nin yüz ölçümünü yaklaşık 12 kez, Avrupa kıtasını bir kez ve Marmara Denizi’ni tam 868 kez kaplayacak bir operasyonel gücü temsil etti. Yılın favori rotası bir kez daha Bursa-İstanbul hattı oldu Kâmil Koç bu yıl da milyonlarca farklı yolculuk hikayesinin yazılmasını sağladı. Ancak yılın favori hattı yine değişmedi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren Kâmil Koç’un en çok tercih edilen hattı yine Bursa-İstanbul oldu. Bunu Ankara-İstanbul ve Ankara-Kayseri güzergâhları izledi. Bu hatlar, yılın tamamına yayılan düzenli talebin yanı sıra yoğun seyahat dönemlerinde de en yüksek yolcu hareketliliğinin yaşandığı güzergâhlar olarak öne çıktı. Bayram ve sömestr tatillerinde yoğun talep yaşandı Şirket, bayram ve tatil dönemlerinde de yolcuların tercihi oldu. Firmayı kullanan yolcuların bu dönemdeki güzergâh tercihleri bir önceki yılla benzerlik gösterdi. Ramazan Bayramı süresince Ankara-İstanbul, Bursa-İstanbul ve Ankara-Kayseri hatlarında en fazla yoğunluk yaşanırken; Kurban Bayramı’nda da Bursa-İstanbul (Avrupa), Ankara-İstanbul (Avrupa) ve Ankara-Kayseri güzergâhları yolcuların en çok kullandığı hatlar oldu. Öğrenci hareketliliğinin üst seviyeye çıktığı sömestr tatilinde ise Bursa-İstanbul (Avrupa), Ankara-İstanbul (Avrupa) ve İstanbul Avrupa-İzmir en çok yoğun ilgi gören hatlar arasında yer aldı. Seyahat ağı yeni iş birlikleriyle daha da genişledi 2025 yılı, Kâmil Koç için yalnızca yolcu sayılarıyla değil, operasyonel büyüme ve iş birlikleriyle de öne çıkan bir yıl oldu. Şirket, bu dönemde global iş ortağı Flix’in de desteğiyle seyahat ağına yeni duraklar eklemeye devam etti. Kahta Petrol iş birliği ile Adıyaman’da, Can Diyarbakır iş birliği ile Diyarbakır’da ve Mersin Seyahat iş birliği ile Mersin’de operasyonlar güçlendirilirken, Kâmil Koç tarihinde ilk kez Iğdır seferlerini başlatarak hizmet ağını en uç noktalara taşıdı. "Nesilden nesile, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’" Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, şirketin yıl genelindeki performansına ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin şunları söyledi: "Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak, tam bir asır önce başladığımız yolculuğun 100. yılına yaklaşmanın gururunu yaşıyoruz Geride bıraktığımız yıllar boyunca milyonlarca anıyı ve insanı birbirine bağladık, sektörümüzde sayısız ilke ve yeniliğe imza attık. Bugün geldiğimiz noktada, bu köklü mirası geleceğe taşımanın sorumluluğu ve heyecanı içindeyiz. 2025 yılı, Kâmil Koç için hem operasyonel hem de marka gücü açısından son derece verimli geçti. Müşteri memnuniyetini daha ileri bir seviyeye taşıdığımız bu dönemde, başarımızı The ONE Awards gibi prestijli bir ödülle taçlandırdık. Karayolu Taşımacılığı kategorisinde halk jürisi tarafından üst üste dördüncü kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçilmek, yolcularımızın bize duyduğu güvenin en güçlü göstergesi oldu. Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının lider markası olarak seyahat ağımızı ülkemizin dört bir yanında ve Avrupa’da yeni duraklarla genişletmeye devam ettik. Bu kapsamda, serhat şehirleri Kars ve Iğdır’a karşılıklı seferlerimizi başlatırken, yine yıl içinde küresel iş ortağımız Flix’in desteğiyle Bulgaristan’ın önemli turizm ve liman kenti Varna’ya direkt otobüs seferlerimizi hayata geçirdik. Avrupa’ya bağlanan hatlarımızı 2026’da daha da artırarak, Kâmil Koç markasını uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlıyoruz. Büyüttüğümüz seyahat ağımızda, aynı zamanda yolcularımıza zamandan tasarruf sağlamak adına Lüleburgaz-İstanbul arasında ekspres seferlerimizin startını verdik. Ekspres hatlarımıza yeni dönemde İzmir-İstanbul, Sakarya-Bursa ve Eskişehir-İstanbul hatlarını da eklemeyi planlıyoruz. 2025 yılında, ayrıca filomuzu çevreci, modern ve yeni nesil otobüslerle güçlendirdik. Yolcularımıza daha yüksek konfor sunmak amacıyla filomuza 20 adet Mercedes-Benz Türk Tourismo otobüs kattık. Gerçekleştirdiğimiz tüm bu yatırımlar sayesinde 2025 yılında ‘yol arkadaşlığı’ vizyonumuzu bir adım öteye taşıyarak milyonlarca yolculuk hikayesine ortak olduk. Şimdi ise rotamızı, bu köklü mirası taçlandıracağımız 100. gurur yılımıza çeviriyoruz. 2026’da asırlık tecrübemizi Flix’in uluslararası vizyonu ve geniş ekosistemiyle birleştirerek; sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da sektöre değer katan projeler üretmeyi hedefliyoruz. Modern araç filomuz, liyakat sahibi uzman kadromuz ve kullanıcı dostu dijital altyapımızla her yolcumuzun seyahatini konforlu, kaliteli ve ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Kâmil Koç olarak, 2026 yılında ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ mottosuyla; nesilden nesile aktarılan sarsılmaz güven duygusunu Türkiye’nin her yerine ve Avrupa’nın kalbinde yeni yolculuk hikâyeleriyle yaşatmayı sürdüreceğiz."
Büyükşehir’den çocuklara 67 bin Halk Mama desteği
14 Ocak 2026 Çarşamba - 13:03 Büyükşehir’den çocuklara 67 bin Halk Mama desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin gelecek nesillerin sağlıkla yetişmesi için başlattığı Halk Mama Projesi, çocukların yüzünü güldürmeyi sürdürüyor. 6-24 ay aralığındaki bebeklerin sağlıklı beslenmesi amacıyla sürdürülen projede, Aralık ayı itibarıyla yaklaşık 67 bin 578 ücretsiz mama dağıtıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik kapsamında hayata geçirdiği halk Mama Projesi, gelecek nesiller için besin kaynağı olmayı sürdürüyor. Dar gelirli vatandaşa destek olmak amacıyla projelerini yürüten Antalya Büyükşehir Belediyesi 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla, Antalyalı minikler için 67 bin 578 ücretsiz mama desteğinde bulundu. Evlerine teslim ediliyor Bebeklerin doğal ve sağlıklı mamaya kavuşmasını sağlayan projeden, 2025 yılında 1832 çocuk yararlandı. Ekonomik zorluk yaşayan ailelere destek olmak ve bebeklerin sağlıklı gelişimini güvenceye almak amacıyla hayata geçirilen projeden, ihtiyaç sahibi ailelerin 6-24 ay aralığındaki her bir çocuğu için aylık 6 kavanoz mama desteğinden fayda sağlayabiliyor. Hijyenik ve sağlıklı şartlarda hazırlanıp paketlenen Halk Mamalar, ücretsiz şekilde evlere kadar götürülüyor. Halk Mama Projesi’nin hayata geçirilmesinden bu yana, binlerce Antalyalı minik, on binlerce mama desteği aldı. Online başvuru Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Mama Projesi’ne başvurmak isteyen aileler, antalya.bel.tr adresindeki online başvuru formunu doldurarak başvuru gerçekleştirebilir.
DTO Başkanı Erdoğan, 2026 Heimtextil Fuarında Denizlili firmaları yalnız bırakmadı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:47 DTO Başkanı Erdoğan, 2026 Heimtextil Fuarında Denizlili firmaları yalnız bırakmadı Ev tekstili sektöründe dünyanın en önemli fuarları arasında kabul edilen Heimtextil Fuarına katılan Denizlili firmaları yalnız bırakmayan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "2026 yılını düşük faiz oranlarıyla ve düşük enflasyonla ilerlese tekstil sektöründeki işlerimizin daha iyi noktaya geleceğine inanıyoruz" dedi. Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen ve ev tekstili sektöründe dünyanın önemli fuarları arasında yer alan Heimtextil Fuarı kapılarını ziyaretçilerine açtı. Dünyanın dört bir yanından sektör temsilcileri ve katılımcıları ağırlayacak olan fuarda stant açan 57 Denizli firması, Türk havlusu ve ev tekstili ürünlerinin tanıtımını yapıyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda Denizlili firmaları dünyanın en önemli fuarlarından birisi olan Heimtextil’de Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan yalnız bırakmayarak firmaların yanında oldu. Fuarda yaptığı açıklamada, Heimtextil Fuarı Denizli ve Türkiye açısından çok önemli bir fuar olduğunu ifade eden Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, "Bu yüzden her yıl düzenli olarak fuarlara katılım sağlıyoruz. Üreticimizin ve ihracatçımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Bu yıl fuara toplamda 57 tane firmamızla katılım sağladık. Fuara katılım amacımız ithalatı arttırmak, üreticimizin satışlarını arttırmak ve vatandaşlarımıza istihdam oluşturmak. Bunun içinde el birliği ile çalışıyoruz. Fuarlar bizler için çok önemli. Denizli Ticaret Odası olarak bizler bir çok farklı sektörde dünyanın dört bir tarafındaki fuarları katılarak ülke ekonomisine ve ihracata destek verme gayreti ve çabası içerisindeyiz. Bugünde burada bunlardan birsini gerçekleştirdik" şeklinde konuştu. Fuara katılan firmaların umutlu olduğunu söyleyen DTO Başkanı Erdoğan, "Heimtextil Fuarına katılan 57 firmamız beklentilerinin karşılandığını ifade ettiler. İnşallah fuar sonrasında bu görüşmelerin siparişe dönüşmesiyle 2026 yılında satışlarımız ve istihdamımız artacak ve 2026 yılında büyümeyle iyi bir şekilde geçireceğiz" ifadelerini kullandı. Dünya pazarında rekabet edebilme güçlerinin artması için firmaların bir takım isteklerinin olduğunu belirten DTO Başkanı Erdoğan, "Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı rekabet etme güçlerinin düşük olduğunu ifade ediyorlar. Döviz kurları ile ilgili ithalatçı firmalarımızın döviz bozdurma desteğini yüzde 2’den yüzde 3’e çıkartmıştık. Bu rakamların yetmediği ve yüzde 5’lere çıkması gerektiği konusunda talepleri var. Bizlerde Ticaret Odası olarak fuar sonrasında Merkez Bankası Başkanımızla ve ilgili bakanlıklarla görüşerek bu sayıların arttırılmasını konusunda çalışmalara başlayacağız. Bu konulardaki iyileşmenin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Yine bildiğimiz gibi yüksek faiz ve enflasyonda aşağı inişler başladı. 2026 yılını düşük faiz oranlarıyla ve düşük enflasyonla ilerlese tekstil sektöründeki işlerimizin daha iyi noktaya geleceğine öngörmekteyiz" dedi.
Trabzon’da 2025 yılında su ürünleri denetimlerinde 43 kişiye 3,2 milyon TL para cezası
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:41 Trabzon’da 2025 yılında su ürünleri denetimlerinde 43 kişiye 3,2 milyon TL para cezası Balık stoklarının korunması ve sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması amacıyla Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce 2025 yılında mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen 43 kişiye toplam 3 milyon 209 bin 276 TL idari para cezası uygulandı. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekiplerince; yıl içerisinde karaya çıkış noktaları, nakil güzergâhları, işleme ve değerlendirme tesisleri, su ürünleri balık halleri ile perakende satış yerlerinde toplam 2 bin 254 denetim gerçekleştirildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, 1 Eylül itibarıyla av sezonunun başlamasıyla birlikte 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında denetimlerin artırıldığını belirterek yapılan kontrollerde mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen 43 kişi hakkında toplam 3 milyon 209 bin 276 TL idari para cezası uygulandığını söyledi. Denetimler sonucunda mevzuata aykırı olduğu belirlenen 1.491 kilogram su ürününe el konularak mülkiyetinin kamuya geçirildiğini ifade eden Kaplan, yasa dışı avcılıkta kullanıldığı tespit edilen av araçlarının da toplatıldığını kaydetti. Bu kapsamda toplam 3 bin 650 metre uzunluğunda 11 adet balık ağı, 2 adet algarna donanımı, 1 adet su altı dalış ekipmanı ile 1 takım 3 kancalı çarpma olmak üzere 15 adet su ürünleri istihsal vasıtasının mülkiyetinin kamuya geçirildiği bildirildi.
Erzurum’da kadın oda başkanı güven tazeledi
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:29 Erzurum’da kadın oda başkanı güven tazeledi Erzurum’un Oltu ilçesinde Oltu Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın 19. Olağan Genel Kurulu, Oltu Kaymakamlığı Toplantı Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda tek aday olan mevcut Başkan Ümmühan Gülsüm Musaoğlu, esnafın büyük desteğiyle yeniden başkan seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda, oda faaliyet raporları okunarak üyelere sunuldu. Slayt gösterimi eşliğinde yapılan sunumun ardından oylamaya geçildi. Tek aday olmasına rağmen salonu dolduran esnafların yoğun ilgisi dikkat çekti.903 üyeden 485 üye oy kullandı. Yapılan oylama sonucunda üyelerin tamamına yakınının desteğini alan Ümmühan Gülsüm Musaoğlu, yeniden Oltu Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı görevine seçilerek güven tazeledi. Divan başkanlığını Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Rasim Fırat yaptı. Erzurum’dan ve birçok ilçeden oda başkanları katıldı. Seçim sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Musaoğlu, kendisine gösterilen teveccühten dolayı teşekkür ederek, "Bugün burada dostluğun, arkadaşlığın ve vefanın en güzel örneklerinden birini yaşadık. Kıymetli esnaf ve sanatkârlarımızın güveniyle bir kez daha bu göreve layık görülmek benim için büyük bir onur ve sorumluluktur," dedi. Görevini aynı kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayan Musaoğlu, "Bu görevi siz değerli üyelerimizle omuz omuza, gönül gönüle yürütmeye devam edeceğim. Hep birlikte daha güçlü bir esnaf camiası için çalışmayı sürdüreceğiz. Güveninizi boşa çıkarmayacağız," ifadelerini kullandı.