EKONOMİ
20 Mart 2026 Cuma - 14:23 Karsan 2025’te 330 milyon euro ciro gerçekleştirdi Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon euroya çıkardığını duyurdu. Cironun 220 milyon euroluk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden şirket, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon euro seviyesine çıkardı. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon Euro’ya çıkardı. Cironun 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden Karsan, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon Euro seviyesine çıkardı. Avrupa’daki büyümesini sürdürmeyi hedefleyen Karsan, 2026’da otonom toplu ulaşımda sürücüsüz operasyona başlamayı planlıyor. Toplu ulaşımda elektrikli ve otonom araçlarıyla güçlü bir ivme yakalayan Karsan, 27 ülkeye ulaşan araç parkı ile dünya üzerindeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. 2 bin 100’ün üzerindeki elektrikli aracıyla toplu ulaşımın dönüşümüne önemli katkı sağlayan marka, 2026 yılında hedef büyüttü. Karsan e-JEST ve e-ATAK Avrupa’da liderliği bırakmıyor 2025 yılını 330 milyon euro ciro ile tamamladıklarını söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "2024 yılındaki 296 milyon Euro’ya göre toplam ciromuzu yüzde 11 artırmış olduk. Bu rakamın 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araçlar oluşturuyor. Böylece elektrikli araç ciromuzu da 59 milyon Euro tutarında artırdık. Yüzde 37’lik önemli bir büyüme yaşadığımız elektrikli araç ciromuz, aynı zamanda toplam ciromuzun yüzde 67’sini oluşturdu. Geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu da yüzde 43 artışla 197 milyon Euro’ya çıkardık. 2024’te 32 milyon Euro seviyesinde olan FAVÖK’ümüzü, geçtiğimiz yıl 54 milyon Euro’ya yükselttik" dedi. Karsan olarak elektrikli, otonom ve hidrojen olmak üzere 3 teknolojiye odaklandıklarını ifade eden Okan Baş, şöyle devam etti: "2021’den bu yana, 6-8-10-12 ve 18 metrelik full elektrikli ürün gamımız ile pazarda varız. Geçen yıl yüzde 39 büyüyen Avrupa şehir içi elektrikli toplu ulaşım pazarında, bir basamak yukarı çıkmayı başardık. 2025 yılında Avrupa’da pazar payımızı 0.5 puan artırarak yüzde 5’e çıkardık. Böylece sıralamada 8’incilikten 7’nciliğe yükseldik. Bu dönemde e-JEST, yüzde 30 pay ile elektrikli toplu ulaşım minibüs pazarının lideri olurken, e-ATAK da yüzde 25 pay ile elektrikli midibüs sınıfının lideri oldu. 2020 yılında ilk kez segmentinin lideri olan Karsan e-JEST, 6 yıldır aralıksız olarak liderliğini hiçbir rakibine bırakmadan sürdürüyor. 2025’te e-ATA 10m modelimiz de yüzde 26 pay ile, 10m boyutundaki elektrikli otobüs pazarının Avrupa’da lideri oldu." "Hedef, ciro içinde ihracatın payını yüzde 70’in üzerine taşımak" Avrupa’da 9 ülkede ilk 4’e girdiklerini vurgulayan Okan Baş, "Bu kapsamda Romanya’da yüzde 34, Hırvatistan’da ise yüzde 50 ile pazar lideriyiz. İtalya’da yüzde 12.5 ve Bulgaristan’da yüzde 19.5 ile Karsan ikinci marka konumunda. Bunun yanı sıra Fransa, Portekiz ve Yunanistan pazarlarında üçüncü; Polonya ve İsviçre’de ise ilk 4 marka arasında yer alıyoruz" diye konuştu. Marka olarak Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının da öncüsü ve lideri olduklarını belirten Baş, şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye’de 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışı gerçekleşti. Bunların tamamını Karsan olarak biz sattık. Türkiye’de toplam 139 elektrikli Karsan aracı dolaşıyor. Türkiye, aynı zamanda otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda. Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 80’ini Karsan gerçekleştirdi. 2025 yılında elektrikli araç ihracatımızı satış adedi olarak yüzde 15 artırdık ve 555 araca ulaştık. Bugün itibarıyla toplam ciromuzdaki ihracat oranımız yüzde 60 seviyesinde. Hedefimiz 3 yıl içinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmak." Karsan’ın global elektrikli araç parkının 2 bin 130 adede ulaştığını ifade eden Okan Baş, "Bugün itibarıyla 3 kıtada 27 ülkede elektrikli araçlarımız yolcu taşımaya devam ediyor. 2025 yılında elektrikli araç parkımızı yüzde 40 büyüttük. Girdiğimiz ihalelerin yüzde 40’ını kazanarak çok önemli bir başarıya imza attık. Otonom mobilite alanında da önemli bir deneyim ve operasyonel yetkinlik kazandık. Dünyada biletli yolcu taşıyan ilk Seviye-4 Otonom otobüs olan Karsan Otonom e-ATAK ile 12 ülkede 16 projeye imzamızı attık. Bunların 12’si devreye alındı, 4’ü yakında devreye girecek. Bu çalışmalar sonucunda 160 bin kilometrelik yol deneyimine ulaştık ve otonom olarak 60 bin yolcuya hizmet verdik. Otonom çözümlere yönelik talebin giderek arttığını gözlemliyoruz. İlk 3 yılımızda 7 proje devreye almıştık, sadece 2025 yılında 9 yeni projeye imza attık. Otonom mobiliteye ilgiyi artıran en önemli etkenler, işletme maliyet yüksekliği, sürücü bulma zorluğu ve tabii ki kazalar. Buradaki potansiyeli görerek e-JEST modelimizin de otonom versiyonunu hazırlayıp lanse ettik. Otonom e-ATAK’tan elde ettiğimiz 4 yıllık deneyimi, e-JEST’in 7 yıllık toplu ulaşım tecrübesiyle Otonom e-JEST’te bir araya getirdik. Lansman sonrası ABD’den hemen 10 adet Otonom e-JEST siparişi aldık. Bu araçları 2026’nın ikinci yarısında teslim edeceğiz ve araçlar Dünya Kupası’nda kullanılacak." "Satış hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk" Karsan’ın 2026 yılı hedeflerini de açıklayan Okan Baş, "60 yıllık otomotiv tecrübemiz var. 2 bin 500 kişilik bir güce ulaştık. Ben hep şunu söylüyorum, bu 2 bin 500 çalışan, her birinin beyniyle beraber ortak hedefe odaklandığında, bambaşka bir güç ortaya çıkıyor. Biz bundan yararlanmak üzere sistemimizi kurduk. Öncelikli hedefimiz, elektrikli satışlarımızda daha da büyütmek ve toplam satışlarımız içerisindeki payını yüzde 80’lere çıkarmak. 2026 yılında yüzde 5 pazar payını koruyarak büyümek istiyoruz. Orta vadede, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’da ilk 5 marka arasına girmek istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde önce yapılanmayı başlatacağız. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da da güçlenmemiz lazım, oraya da 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var" dedi. Bu senenin üretiminin bir kısmını, geçen seneki siparişlerle doldurduklarını hatırlatan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bugün elimizdeki kesin siparişler ile 2026 hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4-5 yıl önce yıla sıfıra yakın siparişle başlarken, bugün büyüyen iş hacmimiz sayesinde yeni yıla güçlü bir sipariş portföyüyle giriyoruz. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak. Avrupa’da ise elektrikli satışlarımızı yüzde 30’un üzerinde artışla 2 bin 800’ün üzerine çıkarmak için planlarımızı yaptık. Otonom mobilite de odak alanlarımız arasında yer alıyor. 8 metrelik Otonom e-ATAK ile Avrupa’ya, 6 metrelik Otonom e-JEST ile Amerika’ya odaklanacağız. Hedefimiz pazarı büyütmek ve etkin şekilde yönetmek. İki tane kritik nokta var, ilki güvenlik sürücüsünü araçtan çıkarmak, ikincisi ise Tip onayı. 2027’nin ilk yarısında biz otonomda Tip onayını almak istiyoruz. Güvenlik sürücüsünü tamamen devreden çıkarmaya yönelik testlerimiz de başladı. 2026’nın 3’üncü çeyreğinde Stavanger’de tamamen sürücüsüz operasyona başlamayı hedefliyoruz. Karsan’ın iki tane temel stratejisi var. Bir tanesi kendi markamızla, global pazarda bu değişim içinde güçlü bir marka olmak istiyoruz. İkincisi de global markalar adına üretim yapmak. Karsan olarak biz de bu değişen dünyada, klasik bir otomotiv şirketinden mobilite teknoloji şirketine dönüşüyoruz. Kendimizi net biçimde bu şekilde konumlandırıyoruz. Yani biz gelecekte hiçbir klasik otomotiv şirketinin uzun vadede yaşayamayacağına inanıyoruz. Bu değişimi de böyle ele alıyoruz. Bu evrilmede odaklandığımız yerde yoğunlaşıyoruz. Ayrıca bu yıl sene sonuna doğru ürün gamına yeni bir elektrikli araç daha ekleyeceğiz. Yani biz varlığımızı hem ürün gamımızla hem teknolojilerdeki gelişimimizle sürekli geliştirme yönünde gidiyoruz. Hidrojen pazarının özellikle toplu ulaşımda, otobüs tarafında yüzde 10 civarında bir payı olacaktır toplam otobüs pazarının içerisinde diye düşünüyoruz. Burada da Toyota ile stratejik bir birlikteliğimiz var ve ilk 2 aracımızı geçen sene İtalya’ya sattık, 3 tane de yeni sipariş aldık. Burada da adım adım büyüyeceğiz."
20 Mart 2026 Cuma - 13:06 Bayramda Ege adalarına talep beklentinin altında kaldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Ramazan Bayramı tatilinde Midilli Adası’na yönelik talepte geçtiğimiz yıllara kıyasla yüzde 30 ila 40 oranında düşüş yaşandı. Türkiye’nin en batısındaki deniz hudut kapısı konumundaki Ayvalık iskelesinden, arife günü ve bayram sabahında kalkan feribotlarla yaklaşık bin kişinin Midilli’ye geçiş yaptığı öğrenildi. Her bayram döneminde yoğunluk ve uzun kuyrukların oluştuğu Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’nda bu yıl gözlenen azalmanın en önemli nedenlerinden birinin Aliağa ilçesinde hizmete giren deniz hudut kapısı olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İsrail-ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, ekonomik şartlar ve Midilli Adası’nda görülen şap hastalığı vakalarının da talebi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Ayvalık-Midilli seferlerini düzenleyen Meis Turizm’in sahibi Öztürk Turhan, Türk tatilcilerin Midilli’ye ilgisinin devam ettiğini ancak bu yıl çeşitli nedenlerle düşüş yaşandığını belirtti. Turhan, "Aliağa’daki deniz hudut kapısının açılması Ayvalık’tan geçişleri etkiledi. Ayrıca Yunanistan sınır kapılarında uygulanan retina taraması gibi ek formaliteler ile Midilli’de görülen şap hastalığı da tatilcileri tedirgin etti" dedi. Öte yandan, Ayvalık-Midilli hattında faaliyet gösteren Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale ise bayram sabahında yaklaşık 700 kişinin Midilli’ye geçiş yaptığını belirterek, bu yıl talebin düşük kaldığını söyledi. Jale, "Bayram tatilinin kısa olması, bölgedeki savaş ortamı ve ekonomik şartlar talebi etkiledi. Ayrıca Ayvalık Belediyesi tarafından hudut kapısında yapılan düzenleme çalışmaları da halen sürüyor. Bu çalışmaların ardından yolcularımız daha konforlu ve daha iyi şartlara sahip bir hudut kapısına sahip olacaklar. Bunun da olumlu sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Midilli Adası’na girişlerde kapı vizesi uygulamasının devam ettiğini hatırlatan Jale, firmalarının tatilcilere bu süreçte destek verdiğini belirtti. Ayrıca bu yıl ilk kez Aliağa’dan Midilli’ye başlattıkları seferlerin de iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.
20 Mart 2026 Cuma - 09:44 Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, turunç ve limon kabuklarını kurutarak ekonomiye kazandırıyor. Dalında 20 TL’ye alıcı bulan limonun kurutulmuş kabukları 65 TL’den satılıyor. Kozan ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi’nde kadınlar, dalında kalan ve dökülen limon ile turunçların kabuklarını imece usulü soyarak değerlendiriyor. Her yıl bahar ayında toplanarak meyvelerin kabuklarını soyan kadınlar, kuruttukları kabuklarla ve turunçtan elde ettikleri ekşi ile ev ekonomisine katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Suzan Yıldırım, her yıl bu mesainin sürdüğünü belirterek, "Boş durmak olmaz. Komşularıma yardıma geldim. Oturduğumuz yerden kabukları soyuyoruz. Çok da bir zorluğu yok, bizler için uğraş oluyor" dedi. "Harçlığımı çıkarıyorum" Okul harçlığını limon ve turunç kabuklarından çıkardığını söyleyen Nimet Su Yiğenoğlu, "Babamla annemle birlikte tatilde aileme yardım ediyorum. 60-65 TL’ye alıcı buluyor. Ben de harçlığımı çıkarıyorum. Bahçelerden topluyoruz, soyuyoruz ve kuruyan kabukları satıyoruz" diye konuştu. Bu yıl ürünün az olduğunu kaydeden Ahmet Yiğenoğlu ise, "Turunçların kabuğunu satıyoruz, hem de ekşisini çıkarıyoruz. Geçen sene çoktu, bu sene az. Kabuklar kozmetikte kullanılıyor, 60-65 TL’ye alınıyor. Ekşinin de kilosu 500 TL’den satılıyor. Elle tek tek sıkılıyor, zahmetli ama ek gelir çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Vezirköprü Karma OSB’nin 2026 yol haritası
13 Ocak 2026 Salı - 18:31 Vezirköprü Karma OSB’nin 2026 yol haritası Samsun Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu Toplantısı, Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, OSB’de devam eden altyapı yatırımlarından 2026 yılına yönelik bütçe ve arsa politikalarına kadar birçok kritik başlık ele alındı. Toplantıda yol, altyapı, enerji nakil hatları ve su hattı yapım çalışmalarında gelinen son aşama hakkında katılımcılara bilgi verildi. Ayrıca 2026 yılı tahmini bütçesi ile yönetim aidatları ve hizmet karşılıkları yeniden değerlendirilirken, gelecek yıl yapılacak arsa satış ve tahsislerine ilişkin prensip ve usuller de gündeme alındı. Vezirköprü Karma OSB’de kurulması planlanan küçük imalat ve tamirat alanı ile sanayiye katma değer sağlaması hedeflenen Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi’nin fizibilite ve uygulama projeleri de toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Uygulama merkezi için Yeni OSB bünyesinde kurulacak şirkete ortaklık konuları da görüşülerek değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıya; Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, İlkadım Kaymakamı ve YİKOB Başkanı Abdulkadir Demir, Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya, Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül, Yeni OSB Müdürü Oğuz Keleş, Vezirköprü Karma OSB Müdürü Orhan Ceylan ile müteşebbis heyeti ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Vigo kurye iş ortakları için yeni zam oranını ve yan hak paketini açıkladı
13 Ocak 2026 Salı - 16:58 Vigo kurye iş ortakları için yeni zam oranını ve yan hak paketini açıkladı Hızlı teslimat sektörünün önde gelen markalarından Vigo, 2026 yılı için geçerli olacak yeni zam oranlarını açıkladı. Şirket, kurye iş ortakları için ortalama yüzde 30 gelir artışı sağlarken, yakıt indirimi ve operasyonel imkanlar getiren yeni yan hak paketini de duyurdu. Türkiye genelinde e-ticaret hacminin büyümesiyle birlikte lojistik sektörünün en kritik halkası olan kuryeler için 2026 yılı hareketli başladı. Hızlı teslimat sektörünün önde gelen markalarından Vigo, yeni yılda iş ortaklarının kazançlarını ve çalışma koşullarını iyileştiren önemli güncellemeler yaptığını duyurdu. Şirket, kurye iş ortakları için bölgelere göre değişiklik göstermekle birlikte ücretlerde ortalama yüzde 30 artış gerçekleştirdiğini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre; marka, kuryelerin en önemli gider kalemlerinden biri olan yakıt maliyetlerine ilişkin hamle yaptı. Şirket, Shell ile yaptığı anlaşmayı yeniden devreye alarak, Taşıt Tanıma Sistemi üzerinden yapılan alımlarda kuryelere yüzde 5 indirim imkanı sağladı. Sektör temsilcileri, yakıt desteğinin toplam kazanca etkisiyle birlikte kuryelerin reel gelir artışının yüzde 31 seviyelerine ulaştığını belirtiyor. Uzun Mesafeye Ek Kazanç ve Görev Bazlı Ödüller Yeni tarife modelinde sadece standart paket ücretleri değil, mesafe bazlı kazançlar da yeniden düzenlendi. Özellikle uzun mesafe sürüşleri için kuryeleri teşvik eden model kapsamında, 6 kilometre üzerindeki teslimatlarda ekstra ücret uygulaması getirildi.
MİTSO Başkanı Özer’den eğitim müjdesi: Güllük’e Anaokulu geliyor
13 Ocak 2026 Salı - 16:53 MİTSO Başkanı Özer’den eğitim müjdesi: Güllük’e Anaokulu geliyor Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO) Başkanı Reşit Özer, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında düzenlenen basın buluşmasında eğitim alanında önemli müjdeler verdi. Güllük’te uzun süredir planlanan anaokulu projesinin hızlandırıldığını açıklayan Özer, gerekli izinlerin alındığını ve projenin son şeklinin verildiğini söyledi. Mevcut ana binanın korunacağını, yanındaki ek yapıların ise onarılarak anaokulu olarak hizmet vereceğini belirten Özer, "Güllük’te yaklaşık 153 çocuğumuz var. Bu projeyi Milas Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz üstleniyoruz" dedi. Projenin hayata geçirilmesi sürecinde Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmelerin tamamlandığını ifade eden Özer, anaokulunun kısa süre içinde yapım aşamasına geçeceğini kaydetti. Eğitime verdikleri önemin altını çizen Reşit Özer, iki yıl önce dönemin Belediye Başkanı Rıfat Özer’in Milas’a okul yapılacağı yönündeki sözünü de hatırlatarak, bu projeyi 2026 yılında hayata geçirmek için çalışmalar yürüttüklerini açıkladı. Milas’a bir ilkokul ya da ortaokul kazandırmak amacıyla üç alternatif alan belirlendiğini söyleyen Özer, proje için son hazırlık aşamasına gelindiğini ifade etti. "Eğitime destek vermek istiyoruz. Eğitim çok önemli" diyen Özer, MİTSO olarak Milas ve Güllük’te eğitim yatırımlarına katkı sunmaya devam edeceklerini vurguladı.
Yeşil dönüşüm teknik destek programından destek almaya hak kazanan 3 firma incelendi
13 Ocak 2026 Salı - 16:38 Yeşil dönüşüm teknik destek programından destek almaya hak kazanan 3 firma incelendi Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, 2025 Yılı Yeşil Dönüşüm Teknik Destek Programı kapsamında Kahramanmaraş’ta destek almaya hak kazanan ve değerlendirme aşamasında olan firmalara yönelik saha incelemesi gerçekleştirdi. Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) Kahramanmaraş, Hatay ve Osmaniye illerinde bölgesel kalkınmayı desteklemek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. DOĞAKA ekibi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) uzman ekibi, 2025 Yılı Yeşil Dönüşüm Teknik Destek Programı kapsamında 7 Ocak ve 9 Ocak 2026 tarihleri arasında Kahramanmaraş’ta program kapsamında destek almaya hak kazanan ve değerlendirme aşamasında olan firmalara yönelik saha ziyaretleri ve teknik incelemeler gerçekleştirildi. Bu kapsamda 3 günde 3 firma ziyaret edildi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde firmaların mevcut üretim süreçleri yerinde incelenerek yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlayacak verilerin toplanmasına yönelik teknik değerlendirmeler yapıldı. TÜBİTAK MAM uzmanları tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, firmaların üretim altyapıları hakkında detaylı bilgiler alınarak, yeşil dönüşüm sürecinde uygulanabilecek iyileştirme alanlarına ilişkin ön tespitlerde bulunuldu. Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen 2025 Yılı Yeşil Dönüşüm Teknik Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen bu saha ziyaretleri sonucunda elde edilecek analiz ve değerlendirme raporlarının, firmalara yeşil dönüşüm yol haritası sunmasının yanı sıra TR63 Bölgesi’nde sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm kapsamındaki sanayi uygulamalarının yaygınlaşmasına önemli katkılar sağlaması hedefleniyor.
Fethiye-Ölüdeniz güzergâhı baştan sona yenileniyor
13 Ocak 2026 Salı - 15:33 Fethiye-Ölüdeniz güzergâhı baştan sona yenileniyor Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Fethiye-Ölüdeniz bölgesinde başlattığı yol, altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları, bölgede büyük bir dönüşümle devam ediyor. 328 milyon TL’lik yatırımla yürütülen çalışmalar kapsamında 1. etap Patlangıç-Ovacık, 3. etap Hisarönü-Ölüdeniz ve 4. etap Ölüdeniz-Kayaköy yolunda asfalt çalışmaları tamamlandı. 2. Etap Ovacık-Şehir içi güzergâhında ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Genel proje kapsamında 11 bin metre sıcak asfalt serimi, 4 bin 200 metre içme suyu hattı, 7 bin metre yağmursuyu hattı ve 4 bin 500 metre çelik oto korkuluk yapımı yer alıyor. 2. etapta çalışmalar devam ediyor 2. Etap Ovacık-Şehir içi kapsamında; 7 bin metre uzunluğunda yağmur suyu hattı, kaldırım düzenlemeleri, 3 bin 500 metre sıcak asfalt serimi, istinat duvarı yapımı ve dönel kavşak düzenlemeleri ile 500 metre oto korkuluk yapılıyor. 1.,3. ve 4. etap çalışmaları tamamlandı Tamamlanan 1. etap Patlangıç-Ovacık çalışmaları kapsamında 2 bin 500 metre pmt serimi, bitümlü temel serimi, binder serimi, 2 bin 100 metre oto korkuluk ve 300 metre bordür imalatı yapıldı. Ortalama yol genişliği 15 metre oldu. Projenin 3. etabı Hisarönü-Ölüdeniz’de ise 2 bin 650 metre BSK ve pmt serimi, bin 173 metre otokorkuluk, 2 bin 200 metre içme suyu hattı, 2 bin 730 metre bordür, bin 865 metrekare parke ve 2 bin 550 metre hendek beton kaplama çalışmaları tamamlandı. 1. ve 3. etap çalışmaları kapsamında 3 bin metre motorcu dostu bariyer yapıldı. 4. etap Ölüdeniz-Kayaköy yolundaki çalışmalar kapsamında 2 bin metrelik 200’lük duktil içme suyu hattının imalatı, 2 bin 500 metre sıcak asfalt çalışması, kaldırım, yağmursuyu hattı çalışmaları tamamlandı. Bin metre otokorkuluk ve hendek betonu çalışmaları devam ediyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’yı geleceğe hazırlarken önceliklerinin güvenli, konforlu ve sürdürülebilir ulaşım altyapıları oluşturmak olduğunu, Fethiye-Ölüdeniz yolunun kentin hem turizm, hem de günlük yaşam açısından en yoğun güzergâhlarından birisi olması nedeniyle bu hattı, bölgenin yaşam kalitesini yükselten bütüncül bir dönüşüm projesi olarak ele aldıklarını açıkladı. Muğla genelindeki yol yatırımlarına da değinen Başkan Aras, 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL’lik yatırımla 236 bin 800 metre yeni yol yapımı ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladıklarını, 2026 yılında ise 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metrenin üzerinde yol çalışmasını hayata geçirmeyi planladıklarını belirtti.
Bakan Bolat: "Cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor"
13 Ocak 2026 Salı - 15:30 Bakan Bolat: "Cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor. Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’te OVP kapsamında yüzde 1,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz" dedi. Bakan Ömer Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Kasım 2025 dönemi ödemeler dengesi verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Kasım 2025’te cari işlemler hesabının 4 milyar dolar açık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının ise 2,1 milyar dolar fazla verdiğini vurgulayan Bolat, 2025 yılının 11 ayında cari işlemler açığının 18,5 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. Bolat, yıllıklandırılmış cari işlemler açığının Kasım 2025’te 23,2 milyar dolar olduğuna dikkati çekerek, yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının söz konusu ayda yüzde 4 artışla, 392,6 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye çıktığını kaydetti. Hizmet ihracatının güçlü seyrini devam ettirerek Kasım 2025’te yıllıklandırılmış bazda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artışla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 122,1 milyar dolara ulaştığına işaret eden Bolat, "Seyahat gelirleri Kasım 2025’te yıllıklandırılmış bazda 59,4 milyar dolar, taşımacılık gelirleri ise 42,3 milyar dolar oldu. Küresel ekonomide dış ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep şartlarına, ticaret gerilimlerine ve bölgesel risklere rağmen Türkiye ekonomisi dış finansman ihtiyacını azaltan, makroekonomik istikrarı güçlendiren bir görünüm ortaya koymaktadır" açıklamasında bulundu. Bolat, cari işlemler hesabındaki olumlu gelişmelerle Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviye olan 203,98 baz puana kadar gerilediğini söyleyerek, "CDS’deki bu güçlü iyileşme, finansal istikrarı pekiştirmekte ve dezenflasyon sürecine katkı sağlamaktadır. Küresel konjonktürde izlenen risk ve belirsizliklere, artan korumacı politikalar nedeniyle zayıf seyreden talebe rağmen hem mal hem de hizmet ihracatımız artışını sürdürmekte rekor tazelemeye devam etmektedir. Bu olumlu gelişmeler ile cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor. Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’te OVP kapsamında yüzde 1,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz" ifadelerine yer verdi. "Dengelenme, yapısal reformlara elverişli zemin oluşturuyor" Cari işlemler hesabında izlenen dengelenmenin, uygulanan bütüncül ve kararlı ekonomi politikalarının sonucu olarak makroekonomik istikrarı güçlendirdiğini belirten Bolat, bu durumun aynı zamanda fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesi için elverişli bir zemin oluşturduğunu bildirdi. Bakan Bolat, küresel ekonomideki dönüşümlere de dikkati çekerek, "Önümüzdeki dönemde bir taraftan üreticilerimizi haksız ithalat baskısına karşı korumaya devam edecek, diğer taraftan küresel ekonomideki dönüşümleri de dikkate alarak ülkemizin küresel ticaretteki konumunu sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmeye yönelik politikaları uygulamayı sürdüreceğiz" dedi.
Bakan Işıkhan: "(CHP’nin emekli aylığı nöbeti) Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin"
13 Ocak 2026 Salı - 15:04 Bakan Işıkhan: "(CHP’nin emekli aylığı nöbeti) Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, CHP’li milletvekillerinin en düşük emekli aylığına ilişkin TBMM’de gerçekleştirdiği nöbete ilişkin, "Siz Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun" dedi. Bakan Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Avrupa Birliği (AB) finansmanıyla hayata geçirilen "Eğitimli Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi (EDU-CARE II) Kapanış konferansına katıldı. Burada konuşan Işıkhan, toplumların gerçek gücü ve zenginliğinin beşeri sermayelerini ne kadar etkin, ne kadar verimli ve ne kadar kapsayıcı kullandıklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getirdi. Türkiye’yi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine taşıyacak olan refah ortamını ise nüfusun yarısını oluşturan ve toplumun kurucu unsuru olan kadınların destekleriyle gerçekleşebileceğine vurgu yapan Işıkhan, "Bu kapsamda, kadınların üretime tam ve etkin katılımı, tam bağımsız yerli ve milli kalkınma hamlelerimizde kilit bir rol oynamaktadır. Öte yandan ülkemizin geleceği adına beka meselesi olarak gördüğümüz aile kurumunun, sağlam temeller üzerinde yükselebilmesi ve kimsenin çalışma hayatında zorluklara maruz kalmaması için tedbirlere devam etmekteyiz" şeklinde konuştu. "Mecliste nöbet tutacağınıza önce; emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin" Türkiye’de tüm vatandaşlar için uzun vadeli politikalar yürüttüklerinin altını çizen Işıkhan, belirli bir kesimin ise sadece şov ürettiğini belirterek eleştirilerde bulundu. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Bu kişiler maalesef, tamamen şov ve popülizm organizasyonuna dönüşen Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileridir. Yüce Mecliste yine siyasi şov amaçlı yaptıkları sözüm ona nöbetten bahsediyorum. Bunlar işçi derler, emekçi derler; bunun siyasetini yaparlar ama kendi belediyeleri; işçilerimizin alın terini, hak ettiği ücretini ödemez. Emekli derler, gidip mecliste güya emekliler için nöbet tutarlar ama SGK’ya borçlarını ödemezler. Bugün emeklilere, emekli maaşı ödeyen SGK’ya, en fazla borcu olan kurumlar, artık çok iyi bildiğiniz gibi CHP’li belediyelerdir. Siz mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin. Meclis’te nöbet tutacağınıza, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun. Bugünkü zihniyet geçmişte emeklilerimizin aylıklarını ödemekte zorlanan bir zihniyettir." "Yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar" Eleştirilerini sürdüren Işıkhan, şunları kaydetti:; "Gerçekten emeklilerimiz de, işçilerimiz de, gençlerimiz de, kadınlar da, bunların umurunda değildir. Şov için mecliste nöbet tutacaklarına; yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar. Bunun hesabını aziz milletimize versinler. Çıksınlar verdikleri vaatlerle kandırdıkları vatandaşlarımızdan özür dilesinler; yolsuzlukların hesabını sorsunlar ve bunların hesabını versinler. Bizler 2002’den bugüne SGK’yı, nasıl bunların getirdiği batma noktasından bugünlere getirdiysek, bundan sonra daha da güçlendirip emeklilerimizin refah artışını devam ettireceğiz. Emeklilerimizle, emektarlarımızla ve emekçilerimizle aramıza giremezler. Biz dün neysek, bugün de oyuz, yarın da o olacağız. CHP de ne yazık ki dün neyse, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Bugün dünyanın neresinde olursa olsun kurulan her masada artık Türkiye konuşuluyor, Türkiye’nin çıkarları gündeme geliyor. Avrupa’daki kendi mevkidaşları bile, bunları ciddiye alıp, 5 dakika randevu dahi vermiyor" açıklamasında bulundu. "Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de onların refahını artırmaya devam edeceğiz" Emekli vatandaşlara da seslenen Işıkhan, dünyada sözü dinlenen, ekonomisi güçlü, masada ağırlığı olan, krizleri yöneten bir Türkiye olduğunun altını çizerek, "Bu güçlü Türkiye’de, refah artışı lafla değil; icraatla olur ve bu refahın ilk adresi de her zaman vatandaşlarımız olmuştur. Biz, AK Parti olarak, emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız. Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de yarın da aynı duruşla, aynı samimiyetle onların refahını artırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir" Işıkhan, bugüne kadar, özellikle kadınların çalışma yaşamı ile aile hayatı arasında yaşadığı ikilemi ortadan kaldırmak için birçok projeyi ve kolaylaştırıcı düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyerek, "Bu anlamda, başarıyla uyguladığımız ve bugün itibariyle kapanışını gerçekleştirdiğimiz EDU-CARE projesi, bu tedbirlerimizin somut bir örneği olmuştur. EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir. Bu sayede, temel bakım hizmetlerinden yararlanmayı bir lüks olmaktan çıkarıp, çalışma hayatının olağan bir parçası haline getirilmesi için önemli bir adım atmış olduk. Bir yandan, istihdamdan kopma riskiyle yüzleşen annelerimize sağladığımız finansal destekle, onlara iş gücü piyasasında kalmaları için güçlü bir destek vermiş olduk. Diğer taraftan ise; çocuk bakım hizmetlerini kayıt dışılığın gölgesinden kurtararak bu değerli mesleği; standardı ve sosyal güvencesi olan, profesyonel bir meslek statüsüne kavuşturmayı hedefledik" ifadelerine yer verdi. EDU-CARE projesinin çalışma hayatında kritik öneme sahip kayıtdışı istihdamla mücadele hususunda da bize yeni bir fırsat sunduğunu dile getiren Işıkhan, projenin kayıtlı çalışmanın teşvik edilmesinde ‘ceza’ değil ‘ödül ve destek’ mekanizmasının ne denli etkili olduğunun ispatı olduğunun vurguladı. "Projeden elde ettiğimiz kazanımları 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyoruz" Bakan Işıkhan, projenin AB Delegasyonu ile gelecekteki iş birlikleri için de güçlü bir referans olduğunu da söyleyerek, "Bu projeden elde ettiğimiz kazanımları; 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyor, bunu geleceğe ait ulusal politikalarımızı belirmemize yardımcı olacak önemli bir referans kaynağı olarak değerlendiriyoruz. Çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerini de içerisine alan sosyal politika hamlelerimizi, ülkemizin dört bir yanında çok daha yaygın, ekonomik ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Eş zamanlı olarak, kadın, engelli ve genç istihdamına yönelik teşvik mekanizmalarımızı sadeleştirip güçlendirerek, bu destekleri çok daha etkin ve sonuç alıcı bir yapıya kavuşturma gayretindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmanın ardından plaket takdimi gerçekleştirildi. Programa, Bakan Vedat Işıkhan’ın yanı sıra AB Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili Jurgis Vılcınskas, Somali Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Salim Alio Ibro, SGK Başkanı Raci Kaya da katılım sağladı.
Yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiriyor
13 Ocak 2026 Salı - 14:38 Yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiriyor MoneyPay, yan haklar konusunda kuşaklar arasındaki beklentileri ortaya koymak üzere Future Bright iş birliğiyle kapsamlı bir araştırmaya imza attı. Araştırma sonuçları, çalışanların yan hakları kendilerine verilen değerin bir yansıması olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Tek tip paketler yerine, kuşaklar arasındaki farklılıkları dikkate alan yan hak uygulamalarına ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. Migros’un fintek iştiraki MoneyPay, Future Bright araştırma şirketi iş birliğiyle X, Y ve Z kuşaklarının yan haklar hakkındaki beklentilerini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı ve sektör profesyonellerinin katıldığı "Yan Haklar Yeniden Tanımlanıyor: Kuşaklar Konuşuyor" başlıklı etkinlikte; yan hakların, artık tek tip paketlerle yönetilemeyecek kadar çok katmanlı bir alana dönüştüğüne dikkat çekildi. Çalışan beklentilerinin çeşitlendiği, esnekliğin temel bir ihtiyaç haline geldiği bu dönemde, kuşaklar arasındaki beklenti farklılıkları dikkate alınarak yan hakların yeniden tanımlanması gerektiği vurgulandı. "Yan haklar tedarik değil, deneyim alanı" Etkinlikte konuşan MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik, "MoneyPay olarak kendimizi işverenlerin ve çalışanların yanında duran, onlarla birlikte değişen, gelişen ve dönüşen bir iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Büyük ölçekli kurumsal yapılardan KOBİ’lere kadar her ölçekteki şirketin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiriyoruz. Kullanıcı dostu dijital platformumuz aracılığıyla çalışanlara gıda, giyim, ulaşım, yemek gibi çeşitli yan haklar sunuyoruz. ProFlex Kurumsal Hediye Kartı ve Yeni Nesil Yemek Kartımız Money Yemek ile ürün portföyümüz daha da genişledi. Ürün ve hizmet sunan finansal bir iş ortağı olarak yan hak ekosisteminin merkezinde yer alıyoruz" dedi. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor Araştırmanın bulgularını paylaşan Akan Abdula, şu bilgileri verdi: "Araştırma sonuçlarına göre yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiren bir unsur olarak görülüyor. Çalışanlar; kendilerine uyumlanan, kişisel tercihlere alan açan ve günlük hayatı gerçekten kolaylaştıran yan hak deneyimleri bekliyor. Çalışanlar, verilen yan haklarla değer gördüklerini, takdir edildiklerini hissettiklerini belirtiyor. Ancak kuşaklar arasında beklentiler açısından bir farklılık söz konusu. Bu sebeple, yan haklar artık standart çözümlerle karşılanamıyor. Z kuşağı iş hayatına daha farklı bakıyor; bu kuşağı kendisine değer verildiğine ikna etmek, X ve Y kuşağına göre zor. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor." Yan haklarda sezgi dönemi bitti, önemli olan veri MoneyPay Chief Sales Leader Övgü Bayram, "Bugün iş hayatında üç farklı kuşağın bir arada olması, yan hakları köklü bir dönüşüme zorluyor. Sezgilerle değil, ancak verilerle doğru çözümü sunabiliriz. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz araştırmamızın, kurumların yan hak stratejilerine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" dedi.
Hepsiburada ocak indirimlerini başlattı
13 Ocak 2026 Salı - 14:34 Hepsiburada ocak indirimlerini başlattı E-ticaret platformu Hepsiburada, ‘Büyük Ocak İndirimleri’ kapsamında, sömestir dönemi ve kış sezonuna yönelik ihtiyaçlarda indirimler sunduğunu duyurdu. Hepsiburada, ‘Büyük Ocak İndirimleri’ni başlattı. 18 Ocak’a kadar devam edecek kampanya boyunca karne hediyelerinden kış tatiline, soğuk havalarda öne çıkan ürünlerden ev yaşamına kadar birçok kategoride avantaj kullanıcılara sunuluyor. E-ticaret platformundan kampanyaya ilişkin şu açıklama yapıldı: ’’Sömestir tatilinin yaklaşmasıyla birlikte çocuklar ve gençler için hediye arayışı hız kazanıyor. Kampanya kapsamında laptoplarda sepette indirim, seçili tabletlerde ise belli bir miktara varan sepet indirimi sunuluyor. Oyuncu ekipmanları, monitörlerde ve seçili akıllı çocuk saatlerinde indirim uygulanıyor. Çocukların tatil döneminde öğrenme, keşfetme ve birlikte vakit geçirme deneyimlerini destekleyen oyuncaklar ve kutu oyunlarında sepette indirimler yer alıyor. Kış tatilini kayak merkezlerinde veya doğada geçirmeyi planlayanlar için spor ve outdoor ürünlerinde mevcut indirimlere ek olarak da indirim sunuluyor. Şehir içi kullanım için tercih edilen montlarda ve seçili marka botlarda ise sepette indirim uygulanıyor. Kış aylarının etkisini artırmasıyla birlikte, evde konforu ve günlük yaşamı destekleyen ürünlere olan ilgi yükseliyor. ‘Büyük Ocak İndirimleri’ kapsamında soba ve ısıtıcılarda indirim, battaniye, ev tekstili ve dekorasyon ürünlerinde ise sepette indirim imkanı sunuluyor. Günlük rutini kolaylaştıran ürünlerde de avantajlı kampanyalar dikkat çekiyor. Kahve ve çay makineleri gibi sıcak içecek hazırlama ürünlerinde sepette indirim, sağlık ve bakım ürünlerinde net indirim, seçili kişisel bakım ürünlerinde ise sepette indirimler kullanıcılarla buluşuyor. Hepsiburada’nın Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programına dahil kadın girişimcilerin ürünleri de kampanyada öne çıkıyor. Ev yaşamından modaya, kozmetikten gıdaya kadar farklı kategorilerde kadın girişimcilerin ürünlerinde indirimler sunuluyor.’’
İnşaat maliyetleri yüzde 23,93 arttı
13 Ocak 2026 Salı - 14:15 İnşaat maliyetleri yüzde 23,93 arttı Yekta İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Şişman, sektör olarak beklentilerinin girdi maliyetlerini dengeleyecek, üretimi ve yatırımı destekleyecek kalıcı adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. İnşaat sektöründe maliyet artışları hız kesmeden devam ediyor. Kasım 2025 verilerine göre, ülke genelinde inşaat maliyet endeksi yıllık bazda yüzde 23,93 oranında artış gösterirken, aylık artış ise yüzde 1,14 olarak gerçekleşti. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi, İnşaat Komisyonu üyesi ve Yekta İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Şişman, bu artışları birebir hissettiklerini belirterek "Demirden çimentoya, işçilikten nakliyeye kadar hemen her kalemde yaşanan yükselişler, projelerin bütçelerini zorlamakla kalmıyor, yeni yatırımların planlanmasını da ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle yıllık bazdaki yüzde 23,93’lük artış, konut ve ticari yapı maliyetlerinin artık sürdürülebilir sınırları zorladığını açıkça ortaya koyuyor. Aylık yüzde 1,14’lük artış ise maliyetlerin hala yukarı yönlü seyrini sürdürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde konut fiyatları ve ihale bedelleri üzerinde baskının devam edeceğine işaret ediyor. Sektör temsilcileri olarak beklentimiz; girdi maliyetlerini dengeleyecek, üretimi ve yatırımı destekleyecek kalıcı adımların bir an önce hayata geçirilmesidir" dedi.