EKONOMİ
20 Mart 2026 Cuma - 14:23 Karsan 2025’te 330 milyon euro ciro gerçekleştirdi Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon euroya çıkardığını duyurdu. Cironun 220 milyon euroluk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden şirket, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon euro seviyesine çıkardı. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon Euro’ya çıkardı. Cironun 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden Karsan, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon Euro seviyesine çıkardı. Avrupa’daki büyümesini sürdürmeyi hedefleyen Karsan, 2026’da otonom toplu ulaşımda sürücüsüz operasyona başlamayı planlıyor. Toplu ulaşımda elektrikli ve otonom araçlarıyla güçlü bir ivme yakalayan Karsan, 27 ülkeye ulaşan araç parkı ile dünya üzerindeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. 2 bin 100’ün üzerindeki elektrikli aracıyla toplu ulaşımın dönüşümüne önemli katkı sağlayan marka, 2026 yılında hedef büyüttü. Karsan e-JEST ve e-ATAK Avrupa’da liderliği bırakmıyor 2025 yılını 330 milyon euro ciro ile tamamladıklarını söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "2024 yılındaki 296 milyon Euro’ya göre toplam ciromuzu yüzde 11 artırmış olduk. Bu rakamın 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araçlar oluşturuyor. Böylece elektrikli araç ciromuzu da 59 milyon Euro tutarında artırdık. Yüzde 37’lik önemli bir büyüme yaşadığımız elektrikli araç ciromuz, aynı zamanda toplam ciromuzun yüzde 67’sini oluşturdu. Geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu da yüzde 43 artışla 197 milyon Euro’ya çıkardık. 2024’te 32 milyon Euro seviyesinde olan FAVÖK’ümüzü, geçtiğimiz yıl 54 milyon Euro’ya yükselttik" dedi. Karsan olarak elektrikli, otonom ve hidrojen olmak üzere 3 teknolojiye odaklandıklarını ifade eden Okan Baş, şöyle devam etti: "2021’den bu yana, 6-8-10-12 ve 18 metrelik full elektrikli ürün gamımız ile pazarda varız. Geçen yıl yüzde 39 büyüyen Avrupa şehir içi elektrikli toplu ulaşım pazarında, bir basamak yukarı çıkmayı başardık. 2025 yılında Avrupa’da pazar payımızı 0.5 puan artırarak yüzde 5’e çıkardık. Böylece sıralamada 8’incilikten 7’nciliğe yükseldik. Bu dönemde e-JEST, yüzde 30 pay ile elektrikli toplu ulaşım minibüs pazarının lideri olurken, e-ATAK da yüzde 25 pay ile elektrikli midibüs sınıfının lideri oldu. 2020 yılında ilk kez segmentinin lideri olan Karsan e-JEST, 6 yıldır aralıksız olarak liderliğini hiçbir rakibine bırakmadan sürdürüyor. 2025’te e-ATA 10m modelimiz de yüzde 26 pay ile, 10m boyutundaki elektrikli otobüs pazarının Avrupa’da lideri oldu." "Hedef, ciro içinde ihracatın payını yüzde 70’in üzerine taşımak" Avrupa’da 9 ülkede ilk 4’e girdiklerini vurgulayan Okan Baş, "Bu kapsamda Romanya’da yüzde 34, Hırvatistan’da ise yüzde 50 ile pazar lideriyiz. İtalya’da yüzde 12.5 ve Bulgaristan’da yüzde 19.5 ile Karsan ikinci marka konumunda. Bunun yanı sıra Fransa, Portekiz ve Yunanistan pazarlarında üçüncü; Polonya ve İsviçre’de ise ilk 4 marka arasında yer alıyoruz" diye konuştu. Marka olarak Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının da öncüsü ve lideri olduklarını belirten Baş, şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye’de 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışı gerçekleşti. Bunların tamamını Karsan olarak biz sattık. Türkiye’de toplam 139 elektrikli Karsan aracı dolaşıyor. Türkiye, aynı zamanda otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda. Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 80’ini Karsan gerçekleştirdi. 2025 yılında elektrikli araç ihracatımızı satış adedi olarak yüzde 15 artırdık ve 555 araca ulaştık. Bugün itibarıyla toplam ciromuzdaki ihracat oranımız yüzde 60 seviyesinde. Hedefimiz 3 yıl içinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmak." Karsan’ın global elektrikli araç parkının 2 bin 130 adede ulaştığını ifade eden Okan Baş, "Bugün itibarıyla 3 kıtada 27 ülkede elektrikli araçlarımız yolcu taşımaya devam ediyor. 2025 yılında elektrikli araç parkımızı yüzde 40 büyüttük. Girdiğimiz ihalelerin yüzde 40’ını kazanarak çok önemli bir başarıya imza attık. Otonom mobilite alanında da önemli bir deneyim ve operasyonel yetkinlik kazandık. Dünyada biletli yolcu taşıyan ilk Seviye-4 Otonom otobüs olan Karsan Otonom e-ATAK ile 12 ülkede 16 projeye imzamızı attık. Bunların 12’si devreye alındı, 4’ü yakında devreye girecek. Bu çalışmalar sonucunda 160 bin kilometrelik yol deneyimine ulaştık ve otonom olarak 60 bin yolcuya hizmet verdik. Otonom çözümlere yönelik talebin giderek arttığını gözlemliyoruz. İlk 3 yılımızda 7 proje devreye almıştık, sadece 2025 yılında 9 yeni projeye imza attık. Otonom mobiliteye ilgiyi artıran en önemli etkenler, işletme maliyet yüksekliği, sürücü bulma zorluğu ve tabii ki kazalar. Buradaki potansiyeli görerek e-JEST modelimizin de otonom versiyonunu hazırlayıp lanse ettik. Otonom e-ATAK’tan elde ettiğimiz 4 yıllık deneyimi, e-JEST’in 7 yıllık toplu ulaşım tecrübesiyle Otonom e-JEST’te bir araya getirdik. Lansman sonrası ABD’den hemen 10 adet Otonom e-JEST siparişi aldık. Bu araçları 2026’nın ikinci yarısında teslim edeceğiz ve araçlar Dünya Kupası’nda kullanılacak." "Satış hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk" Karsan’ın 2026 yılı hedeflerini de açıklayan Okan Baş, "60 yıllık otomotiv tecrübemiz var. 2 bin 500 kişilik bir güce ulaştık. Ben hep şunu söylüyorum, bu 2 bin 500 çalışan, her birinin beyniyle beraber ortak hedefe odaklandığında, bambaşka bir güç ortaya çıkıyor. Biz bundan yararlanmak üzere sistemimizi kurduk. Öncelikli hedefimiz, elektrikli satışlarımızda daha da büyütmek ve toplam satışlarımız içerisindeki payını yüzde 80’lere çıkarmak. 2026 yılında yüzde 5 pazar payını koruyarak büyümek istiyoruz. Orta vadede, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’da ilk 5 marka arasına girmek istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde önce yapılanmayı başlatacağız. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da da güçlenmemiz lazım, oraya da 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var" dedi. Bu senenin üretiminin bir kısmını, geçen seneki siparişlerle doldurduklarını hatırlatan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bugün elimizdeki kesin siparişler ile 2026 hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4-5 yıl önce yıla sıfıra yakın siparişle başlarken, bugün büyüyen iş hacmimiz sayesinde yeni yıla güçlü bir sipariş portföyüyle giriyoruz. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak. Avrupa’da ise elektrikli satışlarımızı yüzde 30’un üzerinde artışla 2 bin 800’ün üzerine çıkarmak için planlarımızı yaptık. Otonom mobilite de odak alanlarımız arasında yer alıyor. 8 metrelik Otonom e-ATAK ile Avrupa’ya, 6 metrelik Otonom e-JEST ile Amerika’ya odaklanacağız. Hedefimiz pazarı büyütmek ve etkin şekilde yönetmek. İki tane kritik nokta var, ilki güvenlik sürücüsünü araçtan çıkarmak, ikincisi ise Tip onayı. 2027’nin ilk yarısında biz otonomda Tip onayını almak istiyoruz. Güvenlik sürücüsünü tamamen devreden çıkarmaya yönelik testlerimiz de başladı. 2026’nın 3’üncü çeyreğinde Stavanger’de tamamen sürücüsüz operasyona başlamayı hedefliyoruz. Karsan’ın iki tane temel stratejisi var. Bir tanesi kendi markamızla, global pazarda bu değişim içinde güçlü bir marka olmak istiyoruz. İkincisi de global markalar adına üretim yapmak. Karsan olarak biz de bu değişen dünyada, klasik bir otomotiv şirketinden mobilite teknoloji şirketine dönüşüyoruz. Kendimizi net biçimde bu şekilde konumlandırıyoruz. Yani biz gelecekte hiçbir klasik otomotiv şirketinin uzun vadede yaşayamayacağına inanıyoruz. Bu değişimi de böyle ele alıyoruz. Bu evrilmede odaklandığımız yerde yoğunlaşıyoruz. Ayrıca bu yıl sene sonuna doğru ürün gamına yeni bir elektrikli araç daha ekleyeceğiz. Yani biz varlığımızı hem ürün gamımızla hem teknolojilerdeki gelişimimizle sürekli geliştirme yönünde gidiyoruz. Hidrojen pazarının özellikle toplu ulaşımda, otobüs tarafında yüzde 10 civarında bir payı olacaktır toplam otobüs pazarının içerisinde diye düşünüyoruz. Burada da Toyota ile stratejik bir birlikteliğimiz var ve ilk 2 aracımızı geçen sene İtalya’ya sattık, 3 tane de yeni sipariş aldık. Burada da adım adım büyüyeceğiz."
20 Mart 2026 Cuma - 13:06 Bayramda Ege adalarına talep beklentinin altında kaldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Ramazan Bayramı tatilinde Midilli Adası’na yönelik talepte geçtiğimiz yıllara kıyasla yüzde 30 ila 40 oranında düşüş yaşandı. Türkiye’nin en batısındaki deniz hudut kapısı konumundaki Ayvalık iskelesinden, arife günü ve bayram sabahında kalkan feribotlarla yaklaşık bin kişinin Midilli’ye geçiş yaptığı öğrenildi. Her bayram döneminde yoğunluk ve uzun kuyrukların oluştuğu Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’nda bu yıl gözlenen azalmanın en önemli nedenlerinden birinin Aliağa ilçesinde hizmete giren deniz hudut kapısı olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İsrail-ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, ekonomik şartlar ve Midilli Adası’nda görülen şap hastalığı vakalarının da talebi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Ayvalık-Midilli seferlerini düzenleyen Meis Turizm’in sahibi Öztürk Turhan, Türk tatilcilerin Midilli’ye ilgisinin devam ettiğini ancak bu yıl çeşitli nedenlerle düşüş yaşandığını belirtti. Turhan, "Aliağa’daki deniz hudut kapısının açılması Ayvalık’tan geçişleri etkiledi. Ayrıca Yunanistan sınır kapılarında uygulanan retina taraması gibi ek formaliteler ile Midilli’de görülen şap hastalığı da tatilcileri tedirgin etti" dedi. Öte yandan, Ayvalık-Midilli hattında faaliyet gösteren Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale ise bayram sabahında yaklaşık 700 kişinin Midilli’ye geçiş yaptığını belirterek, bu yıl talebin düşük kaldığını söyledi. Jale, "Bayram tatilinin kısa olması, bölgedeki savaş ortamı ve ekonomik şartlar talebi etkiledi. Ayrıca Ayvalık Belediyesi tarafından hudut kapısında yapılan düzenleme çalışmaları da halen sürüyor. Bu çalışmaların ardından yolcularımız daha konforlu ve daha iyi şartlara sahip bir hudut kapısına sahip olacaklar. Bunun da olumlu sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Midilli Adası’na girişlerde kapı vizesi uygulamasının devam ettiğini hatırlatan Jale, firmalarının tatilcilere bu süreçte destek verdiğini belirtti. Ayrıca bu yıl ilk kez Aliağa’dan Midilli’ye başlattıkları seferlerin de iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.
20 Mart 2026 Cuma - 09:44 Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, turunç ve limon kabuklarını kurutarak ekonomiye kazandırıyor. Dalında 20 TL’ye alıcı bulan limonun kurutulmuş kabukları 65 TL’den satılıyor. Kozan ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi’nde kadınlar, dalında kalan ve dökülen limon ile turunçların kabuklarını imece usulü soyarak değerlendiriyor. Her yıl bahar ayında toplanarak meyvelerin kabuklarını soyan kadınlar, kuruttukları kabuklarla ve turunçtan elde ettikleri ekşi ile ev ekonomisine katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Suzan Yıldırım, her yıl bu mesainin sürdüğünü belirterek, "Boş durmak olmaz. Komşularıma yardıma geldim. Oturduğumuz yerden kabukları soyuyoruz. Çok da bir zorluğu yok, bizler için uğraş oluyor" dedi. "Harçlığımı çıkarıyorum" Okul harçlığını limon ve turunç kabuklarından çıkardığını söyleyen Nimet Su Yiğenoğlu, "Babamla annemle birlikte tatilde aileme yardım ediyorum. 60-65 TL’ye alıcı buluyor. Ben de harçlığımı çıkarıyorum. Bahçelerden topluyoruz, soyuyoruz ve kuruyan kabukları satıyoruz" diye konuştu. Bu yıl ürünün az olduğunu kaydeden Ahmet Yiğenoğlu ise, "Turunçların kabuğunu satıyoruz, hem de ekşisini çıkarıyoruz. Geçen sene çoktu, bu sene az. Kabuklar kozmetikte kullanılıyor, 60-65 TL’ye alınıyor. Ekşinin de kilosu 500 TL’den satılıyor. Elle tek tek sıkılıyor, zahmetli ama ek gelir çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Buldan bezi yeni sezona hazırlanıyor
13 Ocak 2026 Salı - 14:09 Buldan bezi yeni sezona hazırlanıyor Denizli’nin Buldan ilçesinde 2016 yılında Buldan Ticaret Odası tarafından Coğrafi İşaret Tescili kazandırılan ve yazın serin, kışın sıcak tutmasıyla bilinen Buldan Bezi, 2026 sezonuna hazırlanıyor. Denizli’nin Buldan ilçesinde 2016 yılında Buldan Ticaret Odası tarafından Coğrafi İşaret Tescili kazandırılan ve yazın serin, kışın sıcak tutmasıyla bilinen Buldan Bezi, 2026 sezonuna hazırlanıyor. Yüzde yüz organik pamuk olmasıyla dünyaca tanınan ve tercih edilen Buldan Bezinden üretilen kadın, erkek giysileri, peştamal, bornoz ve ev tekstil ürünleri üreticiler tarafından yapılan çalışmalar sonucunda yeni sezona hazır hale getiriliyor. Buldan Bezinden üretilen ev tekstil ürünleri çarşaf, nevresim, perde ve yatak örtüsü olarak üretiliyor. Doğal klima özelliği olarak adlandırılan özelliği sayesinde de, kadın ve erkek kıyafetleri ve plaj giysileri yurt içinde ve dışında sahil bölgeleri ile termal bölgelerde organik üretimi ve hızlı kurumasıyla tercih ediliyor. Binlerce yıldır el tezgahlarında ve kara tezgahlarda yapılan Buldan Bezi üretimi son yıllarda teknolojik gelişimlere ayak uydurarak, otomatik tezgahlarda devam ediyor. "Dünyadaki yeni trend ve moda gelişmelerini yakından takip ediyoruz" Yeni sezon öncesi renk, desen ve stil tercihlerini belirlediklerini ifade eden Melda Mustak; "Buldan, yöresel dokuma ürünleriyle dünyaya mal olmuş bir yerdir. Bizim ürünlerimiz iplik olarak girer dokuma olarak çıkar. Teknolojik gelişmelere ayak uydurarak yenilikçi tasarımlarımızla ön plana çıkıyoruz. Yazlık elbiselerimiz ve ev tekstil üretimi ile satışını yapıyoruz. Buldan bezinin yazın serin, kışın sıcak tutan bir yapısı vardır. Dünyadaki yeni trend ve gelişmelerini yakından takip ediyoruz. Bu sezonun renklerini ve stillerini belirledikten sonra plan ve proje oluşturup yeni oluşturulan ürünlerimizi tasarlayarak satışa sunuyoruz" dedi.
Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı
13 Ocak 2026 Salı - 12:11 Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı Salt’ın 2013’ten beri düzenlediği Salt Araştırma Fonları kapsamında 2025 yılında desteklenen sanat, mimarlık, tasarım ve ekonomi tarihi alanlarındaki projeler araştırmacıların sunumlarıyla ele alındı. Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın birlikte öğrenmeye ve diyaloğa teşvik etmek amacıyla yürüttüğü Salt Araştırma Fonları’nın 2025’teki kapanış etkinliği Salt Galata’da gerçekleşti. Program kapsamında, son dönemde desteklenen projeler araştırmacıların sunumlarıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Sunumlar süresince araştırmacılar çalışmalarının yöntemlerini, araştırma süreçlerini ve elde ettikleri bulguları katılımcılarla paylaştı. Araştırmacılar ve katılımcılar arasındaki etkileşim ile disiplinler arası ve çok yönlü diyaloglara alan açıldı. Dört oturumdan oluşan program, Seçici Kurul üyeleri Dr. Özge Gençel (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi), Dr. Emre Gönlügür (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Kıvanç Karaman (Boğaziçi Üniversitesi) ve Doç. Dr. Ayşe Ozil’in (Sabancı Üniversitesi) moderatörlüğünde gerçekleşti. Garanti BBVA tarafından ekonomi tarihi alanındaki bilgi üretimine katkı sunmak amacıyla 2025 yılında başlatılan "Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu" kapsamında fon alan projeler de etkinlikte özel bir oturumda yer aldı. Söz konusu oturumda sunulan Fatma Genç’in "Sıhhat, Terakki, İaşe: Erken Cumhuriyet’te Sıtma ve Pirinç Tartışmaları" başlıklı araştırması ile Mustafa Batman’ın "Osmanlı İstanbul’unda Devlet Vakıflarının Hukuki ve Politik Dönüşümü" başlıklı çalışması ilgiyle karşılandı. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı ve Salt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, "Farklı disiplinlerde gerçekleştirilen akademik çalışmalar yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal hafızayı besliyor, eleştirel düşünceyi güçlendiriyor ve birlikte tartışma olanağını pekiştiriyor. Salt Araştırma Fonları da bu ihtiyaca yanıt veren, uzun yıllar boyunca devam etmesinden büyük mutluluk duyduğumuz bir program. Bu kapsamda başlattığımız Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu aracılığıyla yalnızca ekonomik gelişmeyi değil, sosyo-kültürel değişimi de anlamayı ve bu alana sürdürülebilir bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Kurucusu olduğumuz Salt’ın araştırma odaklı yaklaşımını desteklemeyi ilk günden beri bir sorumluluğumuz olarak görüyor ve adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz" dedi. Salt Genel Müdürü Deniz Ova ise 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık, tasarım alanlarında özgün belge edinimi ve araştırmaya alan açan Salt Araştırma Fonları’nın 2013’ten beri kesintisiz devam ettiğini ve bugüne kadar toplam 88 projenin desteklendiğini belirtti. Ova, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Toplumsal dönüşümleri eleştirel ve çok yönlü bakış açılarıyla değerlendirmeyi önemseyen Salt olarak, Salt Araştırma’da erişime sunulan kaynaklara ek bir fon desteğinin sürdürülmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyor; kurucumuz Garanti BBVA’ya katkıları için teşekkür ediyoruz."
Kış sezonu pastırmacılara doping oldu
13 Ocak 2026 Salı - 12:05 Kış sezonu pastırmacılara doping oldu Kayseri’de pastırmacılık yapan Yasin Güzel, havaların soğuması ile birlikte pastırma ve sucuğa rağbetin arttığını söyledi. 2025 yılının genel anlamda durağan geçtiğini fakat havaların soğumasıyla da ürünlere rağbetin arttığını söyleyen Yasin Güzel, "Fiyatlarımızdan bahsedecek olursak şu anda 600 TL’den başlıyor sucuk fiyatlarımız bin liraya kadar değişkenlik gösterebiliyor. Pastırma fiyatlarımız da bin 600 liradan başlıyor 2 bin 400 liraya kadar değişkenlik gösterebiliyor. Şu anda hava şartlarının biraz daha soğuması ile pastırma ve sucuğa rağbet arttı. Artık yaz aylarında sucuk ve pastırma çok az tüketilmeye başladı. Hem ülkemizde hem ilimizde. Havalar soğudukça bizim iş oranlarımız artıyor biraz daha. 2025 bizim için biraz durağan geçti diyebiliriz geçen senelere bakarak. Gurbetçi vatandaşlarımızdan tam anlamıyla umduğumuzu bulamadık. Çünkü fiyatlarımızda geçen sene çok sabitlik yoktu, çok değişkenlik vardı. Et fiyatlarını yükselmesiyle beraber bizim ürün fiyatlarımız da değiştiği için biraz durağan geçti diyebiliriz 2025 yılı" dedi. Erciyes’te kış sezonunun da açılmasıyla 2026 yılından umutlu olduklarını söyleyen Güzel, "2026 yılı yani bu sezon bizim için çok önemli diye düşünüyorum. Çünkü 3-4 aylık bir periyodumuz var. Kış sezonu, Erciyes’imizde sezon açıldı. Oraya gelen yerli ve yabancı turistlerden beklentimiz çok büyük. İnşallah bu sene umduğumuzu bulacağız diye düşünüyorum. Vatandaşlarımız da pastırmayı biraz hafif yağlı severler ve tüketirlerse daha yumuşak bir pastırma yiyeceklerini düşünüyorum. Sucuk da alırken neye dikkat etmeliler bence yağ oranının az olmasına dikkat etmeliler. Yağ oranı az olan sucuğun et kalitesi yüksek olur. Daha çok memnun kalırlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
DMS Genel Başkanı Cengiz: "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız"
13 Ocak 2026 Salı - 11:52 DMS Genel Başkanı Cengiz: "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, "Hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" dedi. SİMESEN ve SAVDES-SEN’in tarihsel birikimlerini tek çatı altında buluşturan, Türkiye’nin 17’nci büyük sendikası ve 01 nolu hizmet kolunun üçüncü büyük sendikası olan Devlet Memurları Sendikası, Olağan Genel Kurulu’nu 10-11 Ocak’ta Ankara’da gerçekleştirdi. Genel kurulda Tuncay Cengiz, yeniden Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Genel kurulun açılışında kürsüye çıkan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, salonu dolduran kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, sendikacılıkta yeni bir dönemin şafağında olduklarını söyledi. Kaya, "Memurumuz yıllardır masada boynu bükük bırakılmanın, haklarının erimesinin yorgunluğunu yaşıyor. Ancak kimse umutsuzluğa kapılmasın; memurun özlediği, sadece üyesinin hakkını düşünen ve kimseden icazet almayan o onurlu sendikacılık anlayışı Devlet Memurları Konfederasyonu ile yeniden şahlanıyor. Biz sadece büyümüyoruz, biz gelmekte olan bir sel gibi gümbür gümbür geliyoruz" ifadelerini kullandı. "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Yeniden genel başkan seçilen Tuncay Cengiz ise, teşekkür konuşmasında, sendikanın sadece bir rakamdan ibaret olmadığını, her bir üyenin alın terinin ve onurunun emanetçisi olduklarını vurguladı. Cengiz, "Bizim yolumuz, sadece bir hak arama yolu değil, bir haysiyet mücadelesidir. ’Emeğin ve onur mücadelesinin temsilcisi’ sloganıyla çıktığımız bu yolda menzilimiz belli, hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız. Yönetim felsefemizi Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye mirası olan ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturu üzerine kurduk. Biz devleti yaşatmak için önce memurun refahını, huzurunu ve emeğinin karşılığını savunacağız" dedi. Yeni yönetim kadrosu ise şu isimlerden oluştu: "Genel Başkan Tuncay Cengiz, Genel Sekreter Ahmet Sağlam, Genel Başkan Yardımcıları Kemal Duman, İbrahim Gümüş, Berrin Altuntaş, Vecdi Yanbaz ve Ferit Bingöl."
Eti Alüminyum 2025’te katma değerli üretime odaklandı
13 Ocak 2026 Salı - 11:40 Eti Alüminyum 2025’te katma değerli üretime odaklandı 2025 yılında üretim portföyünü katma değerli ürünlerle genişletmeye odaklanan Eti Alüminyum, devam eden haddehane yatırımı, Ar-Ge çalışmaları ve yeşil enerji hamleleriyle sanayi altyapısını güçlendirmeyi sürdürdü. Şirket, alüminyumun savunma sanayinden yüksek nitelikli sanayi uygulamalarına uzanan geniş kullanım alanlarında daha nitelikli ve stratejik üretim kabiliyeti oluşturmayı hedefledi. Türkiye’nin önde gelen alüminyum üreticilerinden Eti Alüminyum, 2025 yılında üretim gücünü ürün çeşitliliği ve teknik yetkinlik ekseninde yeniden yapılandırırken, stratejik sektörlere yönelik üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Seydişehir’de yarım asrı aşkın süredir sürdürülen üretim faaliyetleri; Ar-Ge, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla desteklendi. Şirketin 2025 yılı performansını değerlendiren Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, şu ifadeleri kullandı: "Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı oluşturacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz." Haddehane yatırımıyla katma değerli üretimde yeni aşama 2025 yılında Eti Alüminyum’un en önemli yatırım başlıklarından biri yapımı devam eden yeni haddehane yatırımı oldu. Toplam yatırım tutarı 10 milyar TL’yi aşan tesisin, ilk etapta 100 bin ton üretim kapasitesiyle devreye alınması; ilerleyen aşamalarda ise kapasitenin 200-250 bin ton seviyelerine çıkarılması hedefleniyor. Haddehane yatırımıyla birlikte, özellikle savunma sanayi, havacılık ve ileri imalat sektörleri için kritik öneme sahip sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin yurt içinde üretilmesi amaçlanıyor. Bu sayede Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltılması, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilmesi ve Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliğin desteklenmesi hedefleniyor. Ar-Ge çalışmalarıyla üretimde yeni alanlar açılıyor Şirket, 2025 yılında kapasite yatırımlarının yanı sıra Ar-Ge faaliyetleriyle üretim yetkinliğini güçlendirmeye devam etti. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda özel alümina üretim hattı devreye alındı. Yıllık 40 bin ton kapasiteye ulaşması hedeflenen üretim hattı sayesinde; savunma sanayi, seramik ve termal izolasyon gibi stratejik alanlarda kullanılan, yüksek saflık ve dayanım gerektiren bu önemli hammaddenin yurt içinde üretilmesine başlandı. Ar-Ge çalışmaları kapsamında ayrıca, alüminyum üretim sürecinde ortaya çıkan boksit atığından lityum geri kazanımına yönelik pilot üretim başarıyla tamamlandı. Bunun yanında, petrokimya sektöründe kullanılan katalizörlerin yerli üretimine yönelik test süreçleri devam ederken, olumlu sonuçlar alınması halinde ithal edilen bu kritik girdinin Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Yenilebilir enerji yatırımlarıyla üretimde dönüşüm Şirket, üretim faaliyetlerini enerji yatırımlarıyla birlikte ele alarak 2025 yılında yeşil dönüşüm stratejisini güçlendirdi. Seydişehir’deki 189 MW güneş enerjisi kurulu gücüne ek olarak, Gaziantep’te 95 MW ve Çumra’da 4 MW kapasiteli güneş enerjisi santralleri devreye alındı. Sivas’ta planlanan 42 MW kapasiteli yeni GES yatırımıyla birlikte, şirketin güneş enerjisinde toplam kurulu gücünün 330 MW seviyesine ulaşması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, Eti Alüminyum’un üretimde kullandığı elektriğin tamamını temiz enerji kaynaklarından karşılamaya yönelik uzun vadeli "yeşil alüminyum" vizyonunun temel unsurları arasında yer alıyor. Oymapınar Hidroelektrik Santrali ile başlayan bu dönüşüm süreci, güneş enerjisi yatırımlarıyla genişletilerek düşük karbonlu üretim yaklaşımının kalıcı biçimde güçlendirilmesini amaçlıyor. Çevresel sorumluluk odaklı saha uygulamaları Şirket, 2025 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla güçlendirdiği düşük karbonlu üretim yaklaşımını, sahadaki çevresel sorumluluk uygulamalarıyla desteklemeyi sürdürdü. Bu yaklaşım doğrultusunda, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalarla 37 bin 900 fidan toprakla buluşturuldu. Dikilen fidanların büyüme süreçleri boyunca yılda yaklaşık 490 ton karbonu atmosferden temizlemesi öngörülüyor. Sanayi Z.0 ile nitelikli insan kaynağına yatırım Şirket, 2025 yılında yalnızca üretim ve teknoloji yatırımlarına değil, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Sanayi Z.0 Programı kapsamında, Seydişehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine burs, staj ve uygulamalı eğitim desteği sağlandı. Programın başlangıcından bu yana 200 öğrenci tesislerde staj yaparken, 180 öğrenciye burs desteği sunuldu. Eti Alüminyum mühendislerinin mentorluk katkısıyla yürütülen program, sanayi-okul iş birliğini güçlendiren ve gençlerin üretimle doğrudan temas kurmasını sağlayan sürdürülebilir bir model olarak devam ediyor. Şirketin, üretimden Ar-Ge’ye, enerjiden insan kaynağına uzanan bütüncül yaklaşımıyla Türkiye sanayisine uzun vadeli değer oluşturmayı hedeflediği belirtildi.
Ayakkabı sektörü şikayet zirvesinde
13 Ocak 2026 Salı - 10:51 Ayakkabı sektörü şikayet zirvesinde Tüketici hakem heyetlerine 2025 yılında yapılan başvurularda en fazla şikâyetin ayakkabı sektöründen geldiği bildirildi. Samsun genelinde hakem heyetleri, toplam değeri 198 milyon 698 bin lirayı aşan uyuşmazlıkları karara bağladı. Samsun Ticaret İl Müdürlüğü, 2025 yılında tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurulara ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıkların çözümünde, yargı mercileri dışında alternatif bir çözüm yolu sunduğu belirtilerek, bu mekanizmanın adil, hızlı ve düşük maliyetli çözüm imkânı sağladığı vurgulandı. Heyetlerin, yargının iş yükünü önemli ölçüde azalttığı ifade edildi. Açıklamaya göre, 2025 yılında Samsun genelinde tüketici hakem heyetlerine 15 bin 620 başvuru yapıldı. Bu başvurulardan 15 bin 130’u karara bağlanırken, başvuruların toplam parasal değeri 198 milyon 698 bin 8 lira 73 kuruş olarak kayıtlara geçti. En çok şikâyet ayakkabı sektöründe 2025 yılı verileri hizmet ve ürün bazında değerlendirildiğinde, tüketicilerin en fazla ayakkabı ürünleriyle ilgili şikâyette bulunduğu görüldü. Toplam başvuruların yüzde 16,77’si ayakkabıdan kaynaklanırken, bu alanda 2 bin 620 başvuru yapıldı. Ayakkabıyı, yüzde 6,17 ile kıyafet sektörü izlerken bu alanda 963 başvuru kaydedildi. Cep telefonu yüzde 4,80 ile 750 başvuru, beyaz eşya yüzde 4,42 ile 690 başvuru, mobilya yüzde 3,59 ile 560 başvuru, GSM aboneliği yüzde 3,50 ile 547 başvuru, kredi kartı üyelik ücreti yüzde 2,48 ile 388 başvuru, internet aboneliği yüzde 2,38 ile 371 başvuru ve elektrik süpürgesi yüzde 1,92 ile 300 başvuru ile diğer şikâyet konuları arasında yer aldı. Perakende ticaret ilk sırada Sektörel dağılıma bakıldığında ise en fazla başvurunun perakende ticaret sektörüne yönelik olduğu bildirildi. 2025 yılında yapılan başvuruların yüzde 59,03’ünün perakende ticaret sektörüne ait olduğu, bu alanda 9 bin 220 başvurunun kayıtlara geçtiği belirtildi. Perakende ticaret sektörünü, yüzde 8,55 ile abonelik hizmetleri sektörü bin 336 başvuru ile, yüzde 7,34 ile finansal hizmetler sektörü ise bin 147 başvuru ile takip etti. Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, tüketicilerin haklarını aramaktan çekinmemeleri gerektiğini belirterek, tüketici hakem heyetlerinin etkin ve güvenilir bir başvuru yolu olduğunu vurguladı.
Avrupakent GYO, 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında
13 Ocak 2026 Salı - 10:41 Avrupakent GYO, 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında Avrupakent GYO, sıfır finansal borçluluk ve net dağıtılabilir kardan en az yüzde 50 temettü dağıtma taahhüdü ile 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında olduğunu duyurdu. Avrupakent GYO, 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında yer aldı. Konuya ilişkin şirketten şu açıklama yapıldı: ’’Avrupakent Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (AVPGY), şeffaf yönetim prensipleri ve güçlü kira getirili portföyü ile gayrimenkul yatırım ortaklığı sektöründe öncü bir rol üstlenerek sürdürülebilir yatırım stratejisini yatırımcı dostu temettü politikasıyla pekiştirmektedir. Şirket, kurumsal yönetim ilkelerine uyumlu değer oluşturma vizyonu ile sermaye piyasalarında istikrarlı temettü performansını devam ettiriyor. AVPGY, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği kar payı dağıtımı ile yüzde 8,12 temettü verimliliğine ulaşarak Borsa İstanbul’da işlem gören ve temettü verimi en yüksek ilk beş şirket arasında yerini almıştır. Avrupakent GYO, portföyündeki ticari alanların sahip olduğu yüksek doluluk oranları ve istikrarlı kira gelirleri sayesinde, operasyonel süreçlerini öngörülebilir bir nakit akış avantajına dönüştürmektedir. Şirket, elde ettiği bu karlılığı yatırımcı odaklı yaklaşımı gereği her yıl düzenli temettü ödemeleriyle yatırımcılarıyla paylaşmaktadır. Bu stratejik model; AVPGY’yi yalnızca portföy değer artışıyla sınırlı kalmayan aynı zamanda düzenli temettü verimliliğiyle desteklenen gelir odaklı bir yatırım enstrümanı olarak sermaye piyasalarında farklılaşmaktadır. Operasyonel verimlilik ve çeşitlendirilmiş portföy yapısıyla sektörel rekabet avantajını koruyan AVPGY, Şirket Esas Sözleşme ile hüküm altına alınan "Temettü Politikası" kapsamında, her yıl net dağıtılabilir karının en az yüzde 50’sini yatırımcılarıyla paylaşma devam edecektir. Avrupakent GYO, sahip olduğu güçlü likidite pozisyonu ve sıfır finansal borçluluk yapısıyla; makroekonomik dalgalanmalardan bağımsız olarak, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir temettü verimliliğini pay sahiplerine sunma kararlılığını korumaktadır.’’
Kırıkkale Belediye Başkanı Önal: "Yeşil Vadi Su Birliği’ne 40 milyon liralık yatırım yaptık"
13 Ocak 2026 Salı - 10:38 Kırıkkale Belediye Başkanı Önal: "Yeşil Vadi Su Birliği’ne 40 milyon liralık yatırım yaptık" Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Yeşil Vadi Su Birliği’nde göreve geldikleri günden bu yana toplam 40 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildiğini açıkladı. Başkan Önal, yapılan çalışmalarla kentin içme suyu altyapısının daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir hale getirildiğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yeşil Vadi Su Birliği tesislerinde yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Önal, havalandırma sistemi, durultucu üniteleri, hızlı kum filtreleri, terfi istasyonu, klor binası ile ultra filtrasyon (UF) ve ters ozmoz (RO) üniteleri hakkında bilgi verildi. Başkan Önal, tesisin tamamen kendi öz kaynaklarıyla yenilendiğini belirterek, pompa ve motor alımları, vana ve çekvalf değişimleri, trafo bakımları, klorlama sistemleri, güvenlik kameraları, SCADA otomasyon sistemi ve hizmet aracı temini gibi birçok teknik yatırımın hayata geçirildiğini ifade etti. 2024-2025 döneminde yapılan çalışmalarla birlikte terfi istasyonunda yıllardır devam eden su kayıplarının önüne geçildiğini vurgulayan Önal, sistemin daha verimli hale getirildiğini söyledi. Bu sayede kente daha az sayıda pompa ile su verildiğini ve aylık yaklaşık 5 milyon TL’lik elektrik tasarrufu sağlandığını aktardı. Ayrıca MV2 hattındaki 1600’lük vanada uzun süredir devam eden ve aylık yaklaşık 2 milyon TL’lik kayba yol açan su kaçağının giderildiği belirtildi. Uzun yıllardır kapalı durumda bulunan durultucu ünitesi, kimya ünitesi ve ön klorlama sistemlerinin yeniden devreye alındığını kaydeden Başkan Önal, UF ve RO üniteleri ile hızlı kum filtreleri için de iyileştirme ve ihale süreçlerinin devam ettiğini söyledi. Yapılan yatırımlar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana Yeşil Vadi kaynaklı herhangi bir su kesintisi yaşanmadığını vurguladı. Kent genelinde altyapının büyük bölümünün eski olduğunu belirten Önal, en çok arıza yaşanan 150 kilometrelik "kırmızı hat"ta yenileme çalışmalarının başlatıldığını, Bahçelievler Mahallesi’nde ise 2 kilometrelik kanalizasyon hattının değiştirildiğini ifade etti. 2026 yılında ana cadde ve bulvarlarda kapsamlı altyapı ve üstyapı çalışmaları planlandığı bildirildi. Başkan Önal ayrıca, göreve geldikleri günden bu yana emekli olan personelin kıdem tazminatlarının ödendiğini, SGK ve vergi dairelerine olan geçmiş dönem borçlarının kapatıldığını belirterek belediyenin mali yapısının da güçlendirildiğini söyledi. İçme suyunun Kızılırmak’tan temin edildiğini hatırlatan Önal, baraj seviyelerine bağlı olarak zaman zaman bulanıklık ve mangan artışı yaşanabildiğini, bunun belediyeden kaynaklı bir ihmal olmadığını ve sürecin günlük analizlerle takip edildiğini kaydetti. Başkan Ahmet Önal, amaçlarının Kırıkkale’ye kesintisiz, sağlıklı ve kaliteli içme suyu sunmak olduğunu belirterek, yapılan yatırımların kentin uzun yıllardır ihmal edilen altyapısının yeniden ayağa kaldırılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
ATO Başkanı Baran’dan kış lastiği uyarısı
13 Ocak 2026 Salı - 10:31 ATO Başkanı Baran’dan kış lastiği uyarısı Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ticari araçlar için zorunlu olan kış lastiği uygulamasının 15 Kasım 2025 tarihinde başladığını hatırlatarak, "Ticari araçlarda zorunlu olan kış lastiği uygulaması, özel araçlar için de hayati önem taşıyor. Can ve mal güvenliğimiz için kış lastiği taktırmayı ihmal etmeyelim" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, kış lastiklerinin yalnızca karlı ve buzlu havalarda değil, hava sıcaklığının 7 derecenin altına düştüğü tüm şartlarda yol tutuşunu artırarak kazaların önlenmesine katkı sağladığını belirterek, "Kış şartları ülkemizin dört bir yanında kendini etkili bir şekilde gösteriyor. Kar yağışı ve sıcakların düşmesiyle birlikte, trafikte riskler de artırıyor. Ticari araçlarda zorunlu olan kış lastiği uygulaması, özel araçlar için de hayati önem taşıyor. Can ve mal güvenliğimiz için kış lastiği taktırmayı ihmal etmeyelim" dedi. 15 Nisan 2026 tarihinde kış lastiği uygulamasının sona ereceğini belirten ATO Başkanı Gürsel Baran, tüm sürücülere çağrıda bulunarak, "Kış lastiklerini taktırarak, hem kendi can güvenliğinizi, hem de trafikteki diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini sağlayabilirsiniz. Tüm sürücülerimizi kış lastiklerini taktırmaya, araçlarını kış şartlarına hazır hale getirmeye davet ediyorum" dedi. Trafikteki kayıplarla kışın daha ağır geçmesine izin vermeyelim Trafik kazalarının toplumsal ve ekonomik hayatı doğrudan etkileyen bir unsur olduğuna dikkat çeken ATO Başkanı Baran, trafik güvenliğini artırmaya yönelik tedbirlerin tüm toplumun sorumluluğu olduğunun altını çizdi. Baran, "Güvenli ulaşım, gündelik yaşamın sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve toplumsal huzurun sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Basit gibi görünen önlemler hayat kurtarıyor. Trafik güvenliğini artırmaya yönelik alınan her tedbir, toplumsal ve ekonomik hayatı da olumlu etkiliyor. Bu açıdan kış lastiği uygulamasını yasal bir zorunluluktan ziyade, insan hayatına verilen değerin, toplumsal refaha katkının somut bir ifadesi olarak değerlendiriyoruz. Kış lastiği kullanarak can ve mal kayıplarını önleyelim, trafikte vereceğimiz kayıplarla kış şartlarının daha ağır sonuçlara dönüşmesine izin vermeyelim" dedi. Önleyici ve maliyet düşürücü bir tedbir Kış lastiği uygulamasının ekonomik verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önemine de değinen Baran, "Trafik kazaları ne yazık ki geri dönülemez can kayıplarının yanı sıra, ekonomide de kayıplara neden oluyor. Araç tamir ve onarımından sigorta maliyetlerine, ulaşım altyapısından lojistik aksamalara kadar ekonomide birçok alanı olumsuz etkiliyor. Trafikte güvenliği artıran kış lastiği kullanımını bu açıdan önleyici ve maliyet düşürücü bir tedbir olarak görüyoruz" dedi. ATO’dan kış lastiği ile ilgili farkındalık çalışması ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO’nun 39 No’lu Lastik, Jant, Akü Toptan ve Perakende Satış-Servisi Meslek Komitesi’nin öncülüğünde her yıl, kış lastiği kullanımına ilişkin farkındalığı artırmaya yönelik video çalışması hazırladıklarını ve led ekranlarda yayımladıklarını da sözlerine ekledi.