Son Dakika
|
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'ye: "Tüm hareketlerinizi izliyoruz"
Trump'ın İran'a sunduğu 15 maddelik planın detayları ortaya çıktı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı tahliye edildi
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
Yalova’da servis midibüsü kaza yaptı: 1 ölü, 20 yaralı
Kuveyt Uluslararası Havalimanı’na İHA saldırısı
A Milli Futbol Takımı’nın, FIFA Dünya Kupası yolundaki ilk rakibi Romanya
Katar Emiri Al-Thani’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür"
Körfez ülkelerine yeni füze ve İHA saldırıları
EKONOMİ
ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi"
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:08:58
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve bölgesel gelişmelerin ülke ve Antalya’ya etkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede çıkan savaştan duyduğu kaygıyı dile getiren Başkan Ali Çandır, savaşın bir an önce sona erdirilmesini diledi. Çandır, "Ortadoğu’da başlatılan emperyalist fırsat savaşının ortaya çıkardığı insani ve çevresel yıkımı kaygıyla izliyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi ve sorunların diplomasiyle çözülmesi en büyük dileğimizdir. Çünkü savaşın bedeli, ekonomik tablolarla değil, insan hayatında ve doğada açtığı derin yaralarla ölçülmektedir. Bu savaş ne İran’ın nükleer güç olmasını engellemeye yöneliktir ne de güvenlik ve özgürlük kaygılarıyla ilgilidir. İran’ın nükleer güç olmaması yönündeki müzakereler anlaşma yoluna girmişken aniden başlatılan saldırılar, esas amacın ne olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir aya yaklaşan savaş, taraflara kaybettirmekle kalmamış aynı zamanda dünyaya da bedel ödetmeye başlamıştır" dedi. "Yurtta sulh, cihanda sulh" vurgusu Başkan Çandır, savaşa karşı ülkelerin farklı stratejik yaklaşımlar gösterdiğini belirtirken, Türkiye’nin dengeli duruşunun önemini vurguladı. Çandır, "Kimi ülkeler daha sabırlı ve planlı adımlar atıyor, kimi risk yönetimi ve güç dengesi üzerinden ilerliyor, kimi de mevcut durumu fırsat bilip uzun vadeli nüfuz ve alan hâkimiyeti kurmaya odaklanıyor. Ülkemizin ise dengeli bir duruş sergilediğini görüyoruz. Diplomasiyle yürütülen barış girişimlerinin kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Enerjiden tarıma her şeyi etkiledi" Savaşın artık siyasi ya da askeri bir mesele olmanın ötesine geçtiğini, enerji piyasalarından ticaret hatlarına, gıda sistemlerinden tarımsal üretime kadar uzanan çok boyutlu bir olumsuz etki alanına sahip olduğuna dikkat çeken Çandır, "Coğrafi konumumuz gereği ülkemiz de bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Tarım, turizm ve ticaret kenti Antalya’mız ise şiddeti hisseden şehirlerin başında gelmektedir" diye konuştu. Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin tarım sektörü açısından üç temel gerçeği ortaya koyduğunu kaydeden Çandır, "Birincisi maliyet gerçeğidir. İkincisi tedarik güvenliğidir. Üçüncüsü ise sahip olunan potansiyeldir" ifadelerini kullandı. "Antalya kimyevi gübre tüketiminde 8. sırada" Enerji fiyatlarındaki artışın mazottan gübreye kadar tüm girdileri doğrudan yükselttiğini, Antalya tarımının bu artışlardan çok fazla etkilendiğini belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: "Antalya’dan örnek verecek olursam; 2025 verilerine göre 181 bin tonluk kimyevi gübre tüketimiyle Türkiye’de 8. sıradayız. Fakat birim alanda en yoğun ve nitelikli gübre kullanan illerin başında geliyoruz. Gübre başta olmak üzere mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki şiddetli artışlar, zayıflayan rekabet gücümüzü felç etme riski taşımaktadır. Ancak her zaman belirttiğim gibi tarım, yalnızca bir sektör değildir; gıda güvenliğidir, ekonomik dayanıklılıktır, stratejik güçtür. Dolayısıyla tarımsal faaliyetlerle ilgili değer zincirinin mutlaka korunması ve geliştirilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu kapsamda alınacak kararlar ve uygulamalar sektörümüzün dayanıklılığını artıracaktır. Örneğin ürede gümrük vergisinin sıfırlanması, azotlu gübre ihracatına getirilen kısıtlamalar ve amonyum nitrat satışına izin verilmesi yerinde adımlardır. Bunun yanında finansman imkânlarının güçlendirilmesi ve tarımın stratejik bir alan olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır." "Üretici tarım girdilerindeki artışı taşıyacak güçte değil" Türkiye’nin enerji, gübre, zirai ilaç, yem ve diğer temel tarım girdilerinin hammaddelerinde de önemli ölçüde dışa bağımlı olduğunu vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Bu durum sektörümüzü kırılgan hale getirmektedir. Yüksek maliyetler altında üretimde kalmaya çalışan üreticimiz, savaşın tetiklediği girdi fiyatlarındaki artışı taşıyacak güçte değildir. Bu nedenle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil ve somut adımlar atılmalıdır. Tarımsal üretimde maliyet baskısını azaltmak için mevcut destekleme anlayışını yeniden değerlendirmek zorundayız" dedi. "Tarımda zaman kaybının telafisi yok" Tedarik güvenliğindeki sıkıntıya dikkat çeken Çandır, "Enerji ve lojistikte yaşanan her aksama girdilere erişimi ve mal sevkiyatını zorlaştırmaktadır. Oysaki tarımda zaman kaybının telafisi yoktur. Girdi zamanında gelmezse üretim aksar, verim düşer ve mal sevkiyatı zorlaşır" şeklinde konuştu. Çandır, Avrupa Birliği (AB) için geleceğin üretim ve ticaret politikasının tedarik güvenliği olduğunu işaret ederken, şunları söyledi: "AB’nin tedarik zincirlerini güvenilir ortaklar üzerinden yeniden kurma amacına yönelik hazırladığı ‘Made in EU’ düzenlemesinde ülkemizin yer alması önemlidir. Bu konuda büyük bir çaba sarf eden Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak diğer taraftan AB dış ticareti ve gümrük tarifelerini standartlarla belirlemeye ve sürdürülebilir üretim kriterlerine uyumu korumaya odaklanan bu temel politikanın potansiyel kadar riskler de barındırdığını unutmamalıyız. En büyük risk, ilave maliyet artışlarıdır. Bunu aşmamızın yolu doğru yatırım hamlelerinden geçmektedir. Yani acilen yapmamız gereken iş ve yatırım ortamını iyileştirmektir. Çünkü ‘Made in EU’ kapsamında olmak ülkemizin üretim ve ihracat kapasitesini geliştirecektir." "Navlun maliyetleri ticareti zayıflatır" Bölgesel ticaret akışının zayıfladığı dönemlerde Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle mevcut ve yeni pazarlarda öne çıkan bir ülke olduğunu belirten Çandır, "Antalya ise örtü altı üretim ve ihracat gücüyle böyle dönemlerde önemli roller üstlenmiştir. Ancak artan navlun maliyetleri ihracatta rekabet gücümüzü ciddi şekilde zayıflatmaktadır. Bu alanda maliyetleri dengeleyecek ve ihracatçıyı koruyacak önlemler gecikmeden alınmalıdır. Unutmayalım ki; maliyet yükü hafifletilmeden hiçbir potansiyel, kalıcı kazanca dönüşemez" diye konuştu. Turizm kaygısı Dünya ve Türkiye’de turizm sektöründe savaş kaygısının hakim olduğunu kaydeden Çandır, "Bu kaygıyı gidermek için güven algısını güçlendirecek tanıtım ve stratejiler gecikmeden devreye alınmalıdır" ifadelerini kullandı. Tarım 25 yılda 8 kez küçüldü ATB Başkanı Ali Çandır, 2025 yılı gayri safi yurt içi hasıla verilerini de değerlendirdi. Tarım sektörünün son 25 yılda üçüncü kez yılın tüm çeyreklerinde küçüldüğünü belirten Çandır, "Sektörümüz yılı yüzde 8,8 daralma ile kapatmıştır. Bu tabloyu yalnızca kuraklık ya da don ile açıklamak doğru olmaz. Çünkü tarım, son 25 yılda 8 kez küçülmüş; ortalama her 3 yılda bir daralma yaşamıştır. Bu artık geçici değil, yapısal bir sorundur. Aynı dönemde genel ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 4,9 büyürken, tarım yalnızca yüzde 2,5 büyüyebilmiştir. Yani sektör olarak yarı hızda ilerlemişiz. Bu fark, zamanla sektörümüzü zayıflatmış ve atalete sürüklemiştir. Bu tespitlerimizi ve 2025 yılının tarım açısından iyi geçmediğini yıl boyunca rakamlar ve gerçekleşmelerle paylaşmıştım. Sonuç olarak çözüm; tarımı esastan ve kapsayıcı bir yaklaşımla yeniden ele almaktır" dedi. Antalya daha dirençli 2026 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ekonomik verileri değerlendiren Başkan Çandır, Antalya’nın ülke ekonomisine oranla nispi olarak daha dirençli bir görünüm sergilediğini ifade etti. Başkan Çandır, şu bilgileri paylaştı: "Çekle işlem hacmindeki artış ülkemiz ortalamasının iki katından fazla artarken, karşılıksız çek hacmindeki artış ülke ortalamasının yarısında kalmıştır. Toplam kredilerde Türkiye’de yüzde 44 artış görülürken Antalya’da yüzde 56, ticari kredilerde yüzde 45’e karşılık yüzde 63 artış yaşanmıştır. Tarımsal kredilerde ise ülke genelinde yüzde 41, kentimizde yüzde 39 artış gerçekleşmiştir. İhracatta ise daha güçlü bir tablo söz konusudur. Türkiye genelinde toplam ihracat yüzde 0,8 daralırken, Antalya’da yüzde 18 artmıştır. Tarımsal ihracatta ise Türkiye yüzde 0,7 gerilerken, kentimiz yüzde 19,4 artış sağlamıştır. Özetle, yılın ilk iki ayında Antalya, ülke ortalamasının üzerinde bir performans ortaya koymuştur. Bu ivmenin gelecek aylarda da korunması için iş dünyası olarak çalışmaya devam edeceğiz." "Suyu koruyamazsak rekabet gücümüz kaybolur" Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını ‘su’ olarak belirlediğini hatırlatan Başkan Ali Çandır, "Son tarım gündem programımızda da konumuz ‘su’ oldu. Programa konuk olan hocamızın özellikle yer altı kaynaklarını kast ederek çok net bir tespitini sizlerle paylaşmak isterim ‘Bugün kullandığımız su aslında torunlarımızın suyu’. Bu söz tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin doğrudan su yönetimine bağlı hale geldiğinin en çarpıcı halidir. Acilen suyu merkeze alan, verimliliği artıran ve her damlayı koruyan bir üretim anlayışına geçmek zorundayız. Aksi halde yalnızca rekabet gücümüzü değil, geleceğimizi de kaybederiz" diye konuştu. Yürürlüğe giren 2026-2035 dönemi Ulusal Su Planı’na da dikkat çeken Başkan Çandır, "Ulusal Su Planı da su meselesinin artık ertelenebilir bir konu olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Plan, suyu koruyan, verimli kullanan ve gelecek nesillere aktaran bir üretim anlayışına geçişin yol haritası niteliğindedir. Ancak esas olan bu planı kağıt üzerinde bırakmamak ve sahada uygulayabilmektir" dedi. YÖREX heyecanı başlıyor Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle 2010 yılında başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX ile yerel değerleri ekonomiye kazandırdıklarını anlatan Ali Çandır, "Bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğimiz YÖREX’te her zaman olduğu gibi, üreticilerimizi, kooperatiflerimizi, oda ve borsalarımızı, kalkınma ajanslarımızı, zincir marketleri ve e-ticaret platformlarını bir kez daha bir araya getiriyoruz. Ürünlerine katma değer oluşturmak ve ekonomiye kazandırmak isteyen herkesi YÖREX’te yer almaya davet ediyoruz. Tüm hemşerilerimizi ve misafirlerimizi 5 gün boyunca 10.00-20.30 saatleri arasında ANFAŞ Fuar Alanı’na bekliyoruz" diye konuştu. Çandır, üretimin sürdüğü, suyun korunduğu, barışın güçlendiği bir gelecek dileyerek konuşmasını tamamladı. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:04
Gıda fiyatlarındaki artış endüstriyel yemek sektörünü de vurdu
Küresel enerji krizi ve gıda fiyatlarındaki artış, endüstriyel yemek sektöründe maliyetleri yukarı çekti. BUYSAD Başkanı Özen, sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarına etkisi, Türkiye’de birçok sektörde olduğu gibi endüstriyel yemek sektöründe de maliyet baskısını artırdı. Petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanma, akaryakıt ve petrokimya ürünlerine bağlı kalemlerde yükselişe yol açarken; bu durum üretimden lojistiğe kadar geniş bir zinciri etkiledi. Bu sürecin sahadaki yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Başkanı Abidin Şakir Özen, özellikle enerjiye bağlı maliyet kalemlerinde yaşanan artışın sektör üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu ifade etti. Türkiye’de petrol fiyatlarındaki yükselişin pompa fiyatlarına etkisini sınırlamak amacıyla devreye alınan eşel mobil mekanizmasına da değinen Özen, bu uygulamanın Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında akaryakıt maliyetlerinin daha kontrollü seyretmesine katkı sunduğunu belirtti. Başkan Özen, buna rağmen küresel fiyat hareketlerinin üretim ve lojistik maliyetleri üzerindeki etkisinin devam ettiğini vurguladı. Endüstriyel yemek sektöründe üretimin yanı sıra dağıtım süreçlerinin de önemli bir maliyet kalemi olduğuna dikkat çeken Başkan Özen, mutfaklarda hazırlanan yemeklerin taşımalı sistemle tüketim noktalarına ulaştırıldığını ifade etti. Artan akaryakıt fiyatlarının bu süreci doğrudan etkilediğini belirten Abidin Şakir Özen, taşıma maliyetlerindeki yükselişin toplam maliyet yapısını yukarı çektiğini dile getirdi. Petrol türevlerinden elde edilen ambalaj malzemelerindeki fiyat artışının da sektöre ek yük getirdiğini ifade eden Başkan Abidin Şakir Özen, üretim süreçlerinde kullanılan paketleme ürünlerinde belirgin maliyet artışları yaşandığını kaydetti. Lojistik giderlerdeki yükselişin yalnızca dağıtım değil, hammadde temin süreçlerinde de fiyatları yukarı yönlü etkilediğini belirtti. Enerji kaynaklı maliyet artışına ek olarak, Türkiye’de Ramazan öncesinde başlayan ve bayram dönemine kadar devam eden gıda fiyatlarındaki spekülatif yükselişin de sektöre doğrudan yansıdığına dikkat çeken BUYSAD Başkanı Abidin Şakir Özen, kırmızı ve beyaz et başta olmak üzere birçok temel gıda kaleminde artış yaşandığını ifade etti. Başkan Özen, özellikle Ramazan ve sonrasında Kurban Bayramı’na uzanan süreçte et fiyatlarında gözlenen yukarı yönlü hareketin maliyetler üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu vurguladı. Aynı dönemde yaş sebze ve meyve fiyatlarında da benzer bir artış eğiliminin görüldüğüne işaret eden Özen, lojistik maliyetlerindeki yükselişin bu tabloyu daha da güçlendirdiğini belirtti. Bu gelişmelerin bir araya gelmesiyle birlikte endüstriyel yemek sektöründe üretim maliyetlerinin çok yönlü olarak arttığını ifade eden Özen, maliyet baskısının yalnızca enerji değil, gıda tedarik zincirinin tamamına yayıldığını dile getirdi. Tüm bu gelişmelerin endüstriyel yemek sektöründe maliyetleri çok yönlü olarak artırdığını ifade eden Başkan Özen, sektörün mevcut şartları dikkatle analiz ederek sürdürülebilir bir denge kurmaya çalıştığını vurguladı. Küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Özen, sürecin hem üretici hem de hizmet alan taraf açısından dengeli şekilde yönetilmesinin önemine işaret etti.
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:44
Bayramda Manisalıların cebinde 5 milyon 250 bin TL kaldı
Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı süresince sunduğu ücretsiz toplu taşıma hizmetiyle vatandaşların bayram ziyaretlerini kolaylaştırdı. MANULAŞ ve ulaşım kooperatiflerine bağlı araçlarla verilen hizmetten toplam 175 bin kişi yararlanırken, ortalama 30 TL olan ücret hesaplandığında vatandaşın cebinde 5 milyon 250 bin TL kalmış oldu. Bayram süresince vatandaşların ekonomik olarak desteklenmesi ve şehir içi trafiğin rahatlatılması amacıyla uygulanan ücretsiz ulaşım desteği yoğun ilgi gördü. 20 Mart Cuma günü başlayıp, 23 Mart Pazartesi gününe kadar devam eden uygulama kapsamında, on binlerce Manisalı kabristan ziyaretlerini ve aile buluşmalarını ulaşım ücreti ödemeden gerçekleştirdi. İndi-bindi tam ücreti olan 30 TL’den yapılan hesaplamada ise vatandaşın cebinde 5 milyon 250 bin TL kaldığı ortaya çıktı. Ulaşımda aksama yaşanmadı Manisa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, bayram boyunca ulaşım planlamasının sorunsuz işlediği ve vatandaşların uygulamadan büyük memnuniyet duyduğu belirtildi. Toplu taşımanın teşvik edilmesiyle birlikte kent merkezindeki trafik yoğunluğunun da önemli ölçüde azaldığı vurgulandı. Başkan Dutlulu, "Vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayarak şunları söyledi: "Bayramlar, paylaşmanın ve bir arada olmanın en güzel vesilesidir. Biz de Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, hemşehrilerimizin sevdiklerine, ailelerine ve kabristan ziyaretlerine ulaşırken, ulaşım maliyetini düşünmemelerini istedik. 175 bin vatandaşımıza bu hizmeti sorunsuz bir şekilde sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Manisalıların huzuru ve refahı için vatandaşımızın yanında olmaya, ulaşımda kolaylık sağlayan projelerimize devam edeceğiz."
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:32
Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 660,9 milyon lira ödeme yapıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile kurumunun desteklenmesi ve genç çiftlerin evlilik süreçlerine katkı sağlanması amacıyla kurulan Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bu ay 2 bin 878 gence toplam 660,9 milyon lira ödeme yapıldığını belirterek, "Bu ödemeyle bugüne kadar toplam 132 bin 688 gencimize kredi desteği sağlamış olduk. Gençlerimizin evlilik süreçlerine katkı sunmak amacıyla sağladığımız toplam destek miktarı ise 10 milyar 734 milyon lirayı buldu" dedi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, aile kurumunun desteklenmesi, güçlendirilmesi ve gençlerin sosyal risklere karşı korunması amacıyla Aile ve Gençlik Fonu’nu kurduklarını hatırlatarak, aile kurmayı her daim teşvik ettiklerini ve aileyi güçlendirmeyi ana hedef olarak gördüklerini vurguladı. Fonun Türkiye’nin yeraltı zenginliklerinden elde edilen gelirlerle finanse edildiğini hatırlatan Göktaş, "Bu kaynakla gençlerimizin geleceğine yatırım yapıyoruz. Aileyi güçlendirmek adına 81 ilimizin tamamında bu projeyi kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Aile ve Gençlik Fonu’ndan daha fazla genç çiftin yararlanabilmesi için ocakta kredi miktarını güncellediklerini belirten Göktaş, "Fona başvuran çiftlerden ikisinin de 18-25 yaş arasında olması halinde 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olmaları durumunda ise 200 bin liralık destek sağlıyoruz. Başvurusu onaylanan çiftlerimize kredi desteğini 48 ay vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz şekilde veriyoruz" dedi. 48 ay içinde çocuk sahibi olan çiftlerin geri ödemelerine 12 ay erteleme Fondan yararlanma kriterlerinden biri olan gelir şartını da yükselttiklerini hatırlatan Göktaş, "Gelir durumu değerlendirmesinde son 6 ay gelirine ilişkin başvuru şartını asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına çıkardık. 48 ay içinde çocuk sahibi olan genç çiftlerimizin geri ödemelerini ise her çocuk için 12 ay olacak şekilde erteliyoruz. Nitekim fon kapsamında bugüne kadar desteklediğimiz 8 bin 20 çiftimizin 8 bin 113 çocuğu dünyaya geldi" açıklamasını yaptı. Gençlerin evliliklerini sağlam temeller üzerine kurmalarını hedeflediklerini ve evlilik yolundaki çiftleri yalnız bırakmadıklarını vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti: "2023’te hayata geçirdiğimiz Aile ve Gençlik Fonu’na yapılan toplam başvuru sayısı 221 bin 351’e ulaştı. Bu ay 2 bin 878 gencimize sağladığımız 660,9 milyon liralık ödeme ile bugüne kadar toplam 132 bin 688 gencimize kredi desteği sağlamış olduk. Gençlerimizin evlilik süreçlerine katkı sunmak amacıyla sağladığımız toplam destek miktarı ise 10 milyar 734 milyon lirayı buldu. Gençlerimize sadece maddi destek sağlamakla kalmıyor, eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle de yanlarında oluyoruz. Bu kapsamda bugüne kadar 163 bin 126 gencimize eğitim ve rehberlik desteği verdik." Bakan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu başvurularının ailegenclikfonu.aile.gov.tr web sitesi veya e-Devlet üzerinden yapıldığını sözlerine ekledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
24 Mart 2026 Salı- 16:37
Pide değil, altın kuyruğu
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:15
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı
4
25 Mart 2026 Çarşamba- 10:28
Talebe yetişmek için gece gündüz böyle altın üretiyorlar
5
24 Mart 2026 Salı- 12:01
Samsun’da CityMall AVM’ye mühür
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:45
Aralık’ta en çok havayolu ile yolcu taşımacılığı ucuzladı
Aralık ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 11,38 fiyat artışı görülen taze balık en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 32,95 azalışla havayolu ile yolcu taşımacılığı oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,89 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 30,89 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,89 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,88 artış olarak gerçekleşti. Aralık ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Aralık ayında en fazla fiyat artışı yüzde 11,38 ile taze balıkta yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 32,95 azalışla havayolu ile yolcu taşımacılığı oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; ilaçlar yüzde 10,06, dana eti yüzde 10, konserve edilmiş veya işlenmiş balık yüzde 8,35, patates yüzde 6,92 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; taze meyveler yüzde 5,30, seyahat malzemeleri ve diğer kişisel aksesuarlar yüzde 4,83, erkek giyim yüzde 4,61, erkek ayakkabısı yüzde 4,38 olarak gerçekleşti.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:23
Bedelli askerlik 333 bin 88 TL oldu
Memur maaşlarına gelen zam ile birlikte bedelli askerlik 333 bin 88 TL oldu.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:15
Memur ve emeklinin maaş zammı belli oldu
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte, milyonlarca memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin 2026 yılının ilk yarısında alacağı zam oranı belli oldu.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:10
Ocak ayı kira artış tavanı belli oldu
Ocak ayı için kira artış tavan oranı yüzde 34,88 olarak gerçekleşti. Aralık ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte Ocak ayı kira artışlarındaki tavan oran belli oldu. Ocak ayı kira artış tavanı yüzde 34,88 olarak gerçekleşti.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:10
Aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 30,89 oldu
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,89 arttı, yıllık yüzde 30,89 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,89 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 30,89 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,89 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,88 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 28,31 arttı En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 28,31 artış, ulaştırmada yüzde 28,44 artış ve konutta yüzde 49,45 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 7,07, ulaştırmada yüzde 4,36 ve konutta yüzde 7,52 oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 1,99 arttı En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,99 artış, ulaştırmada yüzde 1,03 azalış ve konutta yüzde 1,39 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,48, ulaştırmada yüzde -0,16 ve konutta yüzde 0,24 oldu. Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla, 27 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 108 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 31,66 arttı, aylık yüzde 0,78 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,78 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 31,66 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,66 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,76 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,67 arttı, aylık yüzde 0,75 arttı Yİ-ÜFE 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,75 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 27,67 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,67 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,36 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 27,10 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 33,92 artış, imalatta yüzde 27,10 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 28,69 artış ve su temininde yüzde 57,15 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 24,28 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33,03 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,81 artış, enerjide yüzde 27,06 artış ve sermaye mallarında yüzde 29,79 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 1,05 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,63 artış, imalatta yüzde 1,05 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 3,0 azalış ve su temininde yüzde 1,27 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,61 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,30 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 0,82 artış, enerjide yüzde 3,63 azalış ve sermaye mallarında yüzde 1,98 artış olarak gerçekleşti.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:05
İzQ’dan rekor yılı: 2025’te 800 aktif üye, 16 bin 500 katılımcı
İzmir’i girişimcilik ve inovasyonda dünyanın önde gelen kentlerinden biri haline getirme hedefiyle çalışmalarını sürdüren İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi, 2025 yılında rekor bir yükselişe imza attı. 2025’te paydaşlarıyla birlikte, İzmir’e ivme kazandıracak 8 önemli işbirliğine imza atan İzQ, girişimcilerden kurumsal şirketlere, yatırımcılardan teknoparklara, kamudan akademi paydaşlarına uzanan 800’ün üzerinde aktif üyeye ulaşarak yüzde 25 büyüdü. 2025 yılı boyunca düzenlenen toplam 280 etkinliğe 16 bin 500 ekosistem paydaşı katıldı. Özgener: "İzQ ile gurur duyuyoruz" İzQ’nın bir "İzmir" projesi olduğunu vurgulayan İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "2022 yılında büyük bir hayal kurarak başladığımız bu yolculuk, temelleri çok sağlam atılmış örnek bir projeyi ortaya çıkardı. Büyük bir emek ve özveriyle serptiğimiz tohumların meyvelerini topluyoruz. İzQ nun hem İzmir hem de ülke genelindeki bilinirliği ve ekosistemin buluşma noktası haline gelmesi, bizler için gurur vesilesi. Altında İzQ imzası olan projelerin her biri, İzmir’i girişimcilik ve inovasyonun öncü şehirlerinden biri yapma hedefine bizleri biraz daha yaklaştırıyor. 2026 yılında çalışmalarımızı daha da artırarak, uluslararası çapta İzQ’nun adından söz ettirecek projeler, iş birlikleri hedefliyoruz. Bu büyük başarının mimarı olan tüm paydaşlarımıza ve en önemlisi İzQ’yu benimseyerek kentin merkezi olarak gören İzmirlilere teşekkür ediyoruz" dedi. Yelkenbiçer: "Hedefimiz, İzQ’dan doğan başarı hikayelerini paylaşmak" İzQ’nun yalnızca bir bina ya da ortak bir çalışma alanı olmaktan çok daha ötede bir yapıya ulaştığını belirten İzQ Yönetim Kurulu Üyesi ve EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, "Günümüzde girişimcilik, hız, çeviklik ve doğru iş birlikleri gerektiriyor. İzQ tam da bu noktada çok önemli bir misyon üstlenerek, start-upları, yatırımcıları, kurumları ve akademiyi aynı çatı altında buluşturuyor. Bu ekosistemi büyüten, emek veren, risk alan ve hayal kurmaktan vazgeçmeyen herkesi gönülden kutluyorum. Aktif üye sayımızın 800’ün üzerine çıkmasının bunun en güzel göstergesi olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki yıllarda İzQ’dan doğan başarı hikayelerini paylaşmak en büyük hedefimiz" diye konuştu. İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde 2025 rüzgar gibi geçti Kente ivme kazandıracak 8 önemli adım 1. İzQ, 2025 yılında EGİAD Melekleri ile Demo Day, İş Bankası Girişimcilik Şubesi ve TİM-TEB Girişim Evi ile yatırımcı-girişimci buluşmaları ve eşleşmeler gerçekleştirerek ekosistemi geliştiren sürdürülebilir yapısını güçlendirdi. 2. İzQ ve İzmir Planlama Ajansı (İZPA) arasında Misyon Kent protokolü imzalandı. Protokol ile iklim nötrlüğü, enerji ve gıda güvenliği, doğa temelli çözümler, sosyal adalet, yaratıcı ekonomi ve kapsayıcı yönetişim gibi alanlarda kurumlar arası iş birliği güçlendirilecek. "İzmir 2030 Misyon Eylem Laboratuvarı" ile bu dönüşümün uygulama ve iş birliği zemini güçlendirilecek. 3. İzmir teknoloji ve inovasyon ekosisteminin paydaşlarını bir araya getirmek amacıyla Teknopark, TTO ve TEKMER’lerin katılımıyla, yeni bir iş birliği platformu oluşturuldu. Ortak projelerin geliştirilmesi ve ekosistemin rekabetçiliğinin artırılması hedefleri doğrultusunda 2026 yılında İzQ bu sürecin koordinasyonunu yürütecek. 4. "İzQ Nomads" programı yürütülmeye başlandı. Dijital göçebeler, uzaktan çalışan profesyoneller ve uluslararası girişimciler için İzmir merkezli, insan odaklı bir ortak çalışma ve topluluk modeli sunan İzQ Nomads, coworking olanakları, topluluk buluşmaları, ilham verici etkinlikler, eğitimler ve yerel ekos; istemle kurulan güçlü bağlar aracılığıyla, katılımcıların yalnızca çalışabilecekleri değil, aynı zamanda aidiyet hissiyle bağ kurabilecekleri bir deneyim yaratacak. 5. 25 yaş üstü kadınların iş hayatına dönüşünü, yeni iş kurma ve mevcut girişimlerini büyütme yolculuklarını güçlendirmeyi hedefleyen Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi ve İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi iş birliğiyle yazılan VoWoCo - Volcanoes’ Women Co-Creation Projesi, Avrupa Birliği Erasmus+ Programından kabul aldı. Çalışmaya toplam 47 kadın girişimci başvurdu. 6. 2025 yılında İzQ, uluslararasılaşma çalışmaları kapsamında, Saarland, Suudi Arabistan Büyükelçiliği, Eurochambers ve Kuzey Vestfalya (NRW) heyetleri İzQ’yu ziyaret ederek iş birliği alanları ve iş geliştirme fırsatları üzerine görüşmeler gerçekleştirdi. Ayrıca Yunanistan merkezli JOISTPARK ile girişimcilik ekosistemini geliştirmeye yönelik iş birliği görüşmeleri başlatıldı. 7. İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi, İzmir Meets Teknoloji ve İnovasyon zirvesinin ana sponsoru olarak ekosistemi bir araya getiren güçlü bir buluşma zemini sundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası ve Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirve; İzQ’nun ekosistemi geliştirme rolü ve koordinasyon gücüyle kamu, özel sektör, akademi, teknoparklar, TTO’lar, TEKMER’ler, girişimler ve yatırımcıları aynı platformda buluşturarak bilgi paylaşımını artırdı, ortak projeleri tetikledi ve İzmir’in uluslararası ölçekte görünürlüğünü güçlendirdi. 8. İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Deneyim Merkezi, 2025 yılında yaklaşık 1500 çocuğu ağırladı. Çocukları erken yaşta teknoloji ile buluşturma hedefiyle kurulan Dijital Deneyim Merkezi, Kentimiz İzmir Derneği iş birliğiyle teknoloji olanaklarına ulaşamayan çocuklara da eğitim olanağı sundu.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:02
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,89 arttı, yıllık yüzde 30,89 oldu.
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,89 arttı, yıllık yüzde 30,89 oldu.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 10:01
Ocak ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ocak ayına yönelik 7,11 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladıklarını açıkladı. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini belirterek, engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik hizmetlerin insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürütüldüğünü vurguladı. Engelli ve yaşlıların toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının yanı sıra bağımsız şekilde yaşayabilmeleri için eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata her alanda onların yanlarında olduklarını vurgulayan Bakan Göktaş, "Bu doğrultuda ocak ayı için 3,96 milyar lira yaşlı aylığı, 3,15 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 7,11 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan ocak ayı memur maaş katsayısındaki yeni düzenleme sonrasında yaşlı ve engelli aylıkları şubat ayında hak sahiplerinin hesaplarına artışlı şekilde yatırılacak.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:58
Söke 1 yılda 42 ülkeye ihracat yapıldı
Aydın’ın Söke ilçesinde 2025 yılında 42 farklı ülkeye toplam 49 bin 295 ton tarımsal ürün ihraç edildi, 421 adet bitki sağlık sertifikası verildi. Önemli tarım kentlerinden olan Aydın’ın Söke ilçesinde ihracat işlemleri hız kesmiyor. Bu çerçevede kontrollerine devam eden Söke İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de ürünlerin incelemelerini yaparak sertifikalarını düzenliyor. Yapılan çalışmalar kapsamında 2025 yılında 42 ülkeye 49 bin 295 ton tarımsal ürün ihraç edilirken, ilçe tarım ekiplerince de 421 adet bitki sağlık sertifikası işlemi yapıldı.2025 Yılı Tarımsal Ürün İhracatı kapsamında Söke’den en çok ihraç edilen tarımsal ürün 47 bin 650 tonla pamuk oldu. Ayrıca ilçe genelinde bir yılda bin 82 ton kapari, 527 ton konserve, 166 ton narenciye, 72 ton domates, 45 ton buğday, 20 ton kurutulmuş sebze, 8,5 ton nar mamulleri, 3 ton çam fıstığı ve 1,5 ton zeytinyağı ihraç edildi.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:51
Osmangazi’de 30 kilogramlık Kıbrıs bal kabağı yetiştirildi
Osmangazi Belediyesi iştiraki olan Gazi Tarım A.Ş. tarafından yürütülen ata tohumu çalışmalarında 30 kilograma ulaşan ağırlıklarda ilaçsız, kimyevi gübresiz doğal yöntemlerle Kıbrıs bal kabağı yetiştirildi. Çiftçiye ve kırsala yönelik çalışmalar yürütmek, tarımsal kalkınmayı desteklemek amacıyla geçen yıl kurulan Gazi Tarım A.Ş, Osmanlı döneminden bu yana tarım sektörüne önemli katkılar sunan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ait 10 dönümlük alanda deneme ve tohum üretimi yapıyor. Ata tohumundan, ilaçsız ve kimyevi gübresiz yetiştirilen doğal sebzeler Osmangazi Belediyesi Kent Lokantaları’nda tüketilirken, elde edilen tohumlar özenle korunuyor. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın tarımsal üretime ve çiftçinin refahının artırılmasına büyük önem verdiğini belirterek, bu çerçevede yerel tohum çeşitlerinin üretilip vatandaşlara sunulması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla yaptıkları çalışmalarda bu yıl onlarca ata tohumunun üretimini yaptıklarını anlattı. Bunlardan biri olan Kıbrıs bal kabağının tohumunu yurt dışı gezisinde bulup getirdiğini aktaran Atay, "Alanımızda ektik ve iyi verim aldık. Doğal yöntemlerle 30 kilograma ulaşan farklı ağırlıklarda Kıbrıs kabağı ürettik." dedi. Kıbrıs bal kabağının çorbası ve böreğinin güzel olduğunu akaran Atay, "Şimdi bunların tohumlarını alacağız. Kıbrıs bal kabağı ile birçok ürünümüzün tohumlarını hazırlıyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak ilk kez düzenlenecek mart ya da nisandaki tohum takas şenliğinde tohumlarımızı meraklılarıyla, üreticilerle buluşturacağız" diye konuştu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise 62 bin hektar yüzölçüme sahip ilçenin yaklaşık 16 bin hektarının tarım alanı olduğunu belirterek, bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi, çiftçilerin gelirinin artırılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Tohum üretimiyle, pazarlama imkanlarının oluşturulması ve çiftçinin ürettiği üründen kazanmasının sağlanması amacıyla Belediye iştiraki Gazi Tarım ile bazı projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Aydın, ilkbaharda tohum ve fide destekleriyle çiftçinin yanında olmayı sürdüreceklerini kaydetti.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:45
Akbank’tan KOBİ ve esnafa ticari kredi
Akbank, KOBİ ve esnafa özel kredisini duyurdu. Akbank, artan iş hacmi ve değişken nakit akışına uyum sağlamak isteyen KOBİ ve esnafa yönelik Yeni Yıl Kredisini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre; 36 aya varan vade ve esnek geri ödeme seçeneklerinin sunulduğu kredi, işletmelerin finansman ihtiyaçlarının karşılanması ve nakit akışlarının daha öngörülebilir biçimde yönetmelerine hizmet edecek. Kredide; aylık eşit taksit, haftalık taksit ya da 3 aya kadar ödemesiz dönem seçenekleri bulunuyor. Kredi, KOBİ’ler tarafından dijital kanallar üzerinden de uçtan uca kullanılabiliyor. "KOBİ’lerin nakit akışına uyumlanan çözümler geliştiriyoruz" İşletmelerin değişen ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklandıklarını belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, "KOBİ’lerin nakit akışını yönetirken, sağladıkları finansmanı nasıl ve hangi esneklikte geri ödeyebilecekleri büyük önem taşıyor. Yeni Yıl Kredisi ile amacımız, işletmelerin nakit akışındaki dalgalanmaları dikkate alan, geri ödeme tarafında onlara esneklik tanıyan bir çözüm sunmak. Böylece KOBİ’lerin yeni yıla daha güçlü bir bilanço ve daha öngörülebilir bir finansman yapısıyla girmelerini desteklemeyi hedefliyoruz." Bankanın, KOBİ’lerin ihtiyaçlarına özel tasarlanan, esnek ve erişilebilir finansman çözümleri geliştirmeyi sürdüreceği aktarıldı.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:43
"Araştırmacı kavuncu dede" ata tohumlarını geleceğe taşıyor
Denizli’de "araştırmacı kavuncu dede" olarak tanınan 76 yaşındaki elektrik-elektronik mühendisi Halit Tekin, emeklilik yıllarını kaybolmaya yüz tutmuş yerel kavun tohumlarını korumaya ve geliştirmeye adadı. Meslek hayatı boyunca devreler ve elektronik sistemler üzerine çalışan Tekin, emekli olduktan sonra çocukluk tutkusu olan tarıma yöneldi. Klasik üretim anlayışının dışına çıkan Tekin, her ekimi bir deney, her tohumu ise bilimsel bir proje olarak ele alıyor. Acıpayam ilçesi ve çevresindeki deneme bahçelerinde onlarca farklı kavun çeşidi yetiştiren Tekin, bölge halkı tarafından "Araştırmacı Kavuncu" olarak tanınıyor. Özellikle aroma ve lezzetiyle öne çıkan, coğrafi işaret tescilli "Acıpayam kavunu" üzerine yürüttüğü çalışmaların dikkati çeken Tekin, yetiştirdiği ürünlerin şeker oranından kabuk sertliğine, raf ömründen aroma yoğunluğuna kadar tüm teknik detayları kayıt altına alıyor. Ata tohumlarının korunmasının milli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Tekin, şunları söyledi: "Bir mühendis olarak meslek hayatım boyunca verimlilik ve kalite odaklı çalıştım. Şimdi aynı disiplini kavunlarımıza uyguluyorum. Amacım, atalarımızdan kalan o eşsiz tatları ve kokuları, genetiği bozulmadan gelecek nesillere ulaştırabilmek. Doğru tohum, doğru toprak ve sabır birleştiğinde ortaya çıkan lezzet, hiçbir hibrit üründe yok." Ürettiği kavunları Denizli-Acıpayam kara yolu kenarındaki tezgahında satışa sunan Tekin, yoldan geçen vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Tezgahtaki "Araştırmacı kavuncu" yazısını merak edenler, Tekin’den bilgi aldıktan sonra ürün satın alıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder