Son Dakika
|
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek’in 2 şoförü gözaltına alındı
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'ye: "Tüm hareketlerinizi izliyoruz"
Trump'ın İran'a sunduğu 15 maddelik planın detayları ortaya çıktı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı tahliye edildi
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran: "ABD’li komutan ve askerler üs dışındaki gizli noktalara sığındı"
Ramazan Bayramı’nda Bolu’dan 331 bin araç geçiş yaptı
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında can kaybı bin 94’e yükseldi
Arda Güler: "Hepimizin tek hayali Dünya Kupası’na gitmek"
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
Yalova’da servis midibüsü kaza yaptı: 1 ölü, 20 yaralı
Kuveyt Uluslararası Havalimanı’na İHA saldırısı
EKONOMİ
Manisa kendi enerjisini üretecek
25 Mart 2026 Çarşamba - 19:07:36
Manisa Büyükşehir Belediyesi, enerji sektöründe önemli bir adım attı. "Yeşil Dönüşüm" hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Manisalı hemşehrilerimize etiket fiyatlarından 1 yıl boyunca yüzde 10 indirim yapıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini ekleyerek Manisa Enerji AŞ’yi kamuoyuna tanıttı. Lansman öncesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tebrik mesajı okundu; ardından Manisa Enerji’nin vizyonunu anlatan tanıtım videosu gösterildi. Manisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, şirketin vizyonunu ve hedeflerini yaptığı sunumla anlattı. İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın da İstanbul’da hayata geçirdikleri enerji projeleri ile ilgili bir konuşma yaptı. Manisa Enerji AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, yaptığı sunumda şirketin kuruluş felsefesini anlattı. Merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla temelleri atılan bu hayali gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Aksoy, "Bu hayalin gerçeğe dönüşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’nun ortaya koyduğu vizyon ve güçlü destek bizlere yol gösterdi. Manisa artık yalnızca enerjisini tüketen değil, enerjisini üreten bir şehir olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Doğanın gücünü geleceğin vizyonuyla buluştururken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği değerlere sahip çıkarak ilerliyoruz" dedi. "Küresel vizyon 2050’de net-sıfır emisyon" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, konuşmasında Manisa Enerji AŞ’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Şubat ayında imzalanan "Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (GCoM)" ile Manisa’nın dünyanın en büyük kentsel iklim koalisyonuna dahil olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada sadece bir şirketin tanıtımını yapmıyoruz; Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Attığımız bu imza, evlatlarımıza iklim krizine karşı dirençli, havası temiz ve doğası canlı bir Manisa bırakacağımıza dair verdiğimiz bir sözdür. 2050 yılındaki ‘Net-Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı (SECAP) şehrimizin anayasası olarak güncelliyoruz. Valiliğimizden üniversitemize, sanayi odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar tüm paydaşlarımızın katılımıyla Manisa’nın iklim kırılganlıklarını ve risk haritalarını ortak akılla belirliyoruz" "Dirençli bir şehir inşa ediyoruz" Dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, "Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği Komitesi ile çalışmalarımızı kurumsal bir yapıya kavuşturduk. Bilimsel veriler ışığında; tarımdan sanayiye, enerji verimliliğinden yeşil bina uygulamalarına kadar her alanda dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin en somut etkisi olan su stresiyle mücadele kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğümüz organizasyonunda DSİ ile stratejik iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Şehrimizde yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımını yaygınlaştırıyor, su kaynaklarımızı korumak adına geçirgen yüzey malzemeleri ve modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Şehrimizin dört bir yanına kazandırdığımız ve sayısını her geçen gün artırdığımız su göletleri ile tarımsal sulamada can suyu oluyoruz. Yalnızca su depolamakla yetinmiyor; suyun her damlasını kıymetli kılan modern sulama tekniklerini ve yağmur suyu hasadı uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Belediyemize ait tüm taşınmazlarda enerji verimliliği taraması başlatarak kamu binalarımızı "Yeşil Bina" sertifikasyon sürecine hazırlıyoruz. Sokak aydınlatmalarımızı modern ve tasarruflu sistemlerle yenilerken, projelerimizi uluslararası fon ve hibe programlarıyla destekleyerek şehrimize artı değer katıyoruz" dedi. "Manisa’nın parası Manisa’da kalsın istiyoruz" Manisa Enerji’nin kuruluş amacını ve vizyonuna değinen Başkan Dutlulu, "Dünya değişiyor, iklim krizi artık kapımızda değil, hayatımızın tam merkezinde. Bizler bu değişim karşısında sadece bugünü kurtaran değil, evlatlarımızın geleceğini teminat altına alan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz. İşte Manisa Enerji, tam da bu sorumluluk bilinciyle güvenin, sürdürülebilirliğin ve hizmetin adı olarak doğdu! Peki, neden Manisa Enerji? Çünkü Manisa Enerji, sadece bir enerji tedarikçisi değil, şehrimizin enerji ekosistemini dönüştüren teknolojik bir merkezdir. Dünyanın en gelişmiş şehirlerinde hangi teknoloji varsa, Manisa Enerji ile bizim sokaklarımızda da o olacak. 48,4 milyon kilowatt-saat seviyelerine ulaşan tedarik hacmimizle kamu kurumlarından işletmelere kadar devasa bir ağa kesintisiz güç sağlıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki; Manisa’nın parası Manisa’da kalsın! İstiyoruz ki; bu şehrin sanayicisi, esnafı ve kamu kurumları enerjisini Manisa’nın öz kaynaklarından, Manisa’nın güneşinden alsın. Biz sadece elektrik tedarik etmiyoruz; biz Manisa’nın ekonomik gücünü tahkim ediyor, şehrimizin çevresel geleceğine doğrudan imzamızı atıyoruz" dedi. "Güneşin gücünü her eve her işletmeye taşımaya kararlıyız" Başkan Dutlulu, "Manisa Enerji, sadece bir tabela değil, topyekün bir ‘Yeşil Dönüşüm’ hareketidir. ‘Elektrik faturanı güneş ödesin’ diyerek yola çıktık. Çatılardan büyük ölçekli projelere kadar güneşin gücünü her haneye, her işletmeye taşımaya kararlıyız. Ücretsiz keşif ve fizibilite çalışmalarımızla süreci başlatıyor; projelendirmeden resmi onay takibine kadar her adımı uçtan uca yönetiyoruz. Buradan tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evinizin çatısına kuracağınız her panelde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin imzası ve güveni var. Sadece kurulum değil, hibrit depolama çözümlerimizle de kesintisiz enerjiyi kapınıza getiriyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece çatılarla sınırlı değil; biz bu enerjiyi toprağın bereketiyle birleştiriyoruz" dedi. Manisalı üreticilere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Dutlulu, "Çiftçimizin en büyük maliyet kalemi olan enerji ve su kullanımını optimize etmek adına, damlama sulama sistemlerine yönelik çok güçlü bir destek süreci başlattık. Modern sulama sistemlerine geçişi teşvik ederek hem su tasarrufu sağlıyor hem de enerji verimliliğini tarlalarımıza taşıyoruz. Manisa’nın üreticisi artık daha az maliyetle daha modern yöntemlerle toprağını işleyecek" dedi. Manisa’nın sürdürülebilir enerji stratejileriyle artık küresel ölçekte takip edilen bir ‘dünya şehri’ kimliği kazandığını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, şehrin dijital ve çevreci dönüşümünü şu sözlerle özetledi: "Şehrimizin dört bir yanını çevre dostu şarj istasyonlarıyla donatıyor, Manisa’yı elektrikli araç çağına hazırlıyoruz. Yapay zeka destekli izleme platformlarımızla operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlıyor; reaktif güç takibi ve akıllı alarm mekanizmalarıyla işletmelerimizin maliyet risklerini en aza indiriyoruz. Manisa Enerji AŞ, sanayi kuruluşlarımıza ISO 14064 standartlarıyla uyumlu dijital altyapı çözümleri sunarak karbon ayak izi yönetiminde rehberlik ediyor. Biz burada sadece enerji üretmiyoruz; Manisa’nın yarınlarını küresel standartlarla mühürlüyoruz" Başkan Dutlulu’dan indirim müjdesi Şeffaf ve izlenebilir bir yönetim modelini şehirde kurumsallaştırdıklarını ifade eden Başkan Dutlulu, büyük vizyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını şu müjdeyle tamamladı: "Manisa artık sadece tarımı ve sanayisiyle değil, sürdürülebilir enerji stratejileriyle de parlayan bir yıldızdır. Bu devasa vizyonun en güçlü kalesi olan Manisa Enerji AŞ’nin tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu büyük adımın sevincini paylaşmak adına, Manisalı hemşerilerimize enerji etiket fiyatları üzerinden bir yıl boyunca yüzde 10 indirim uygulanacağının müjdesini veriyorum." Lansman programı, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Törenin ardından Manisa Enerji AŞ yetkilileri, şirketin faaliyet alanları ve hedefleri hakkında konuklara bilgiler verdi. Lansman toplantısına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, CHP ilçe başkanları, Türkiye Enerji Platformu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:58
Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı
Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin geçimini defneden sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" adlı televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip, gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının da tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değere dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nda uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak, kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber, diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi de paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya; çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünleri biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz; pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp, direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:40
Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu programda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin şu anda geçimini sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değerlerine dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarında uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle beraber 60’ın üzerinde proje hayata geçirmektedir. Bu projelerin olmazsa olmasının şartlarından bir tanesi de belki de bu programın mihenk taşı oluşturacak olan muhakkak paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya beraber olduk, devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya, çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünlerin biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da çok sayıda değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz, pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 17:39
Tarsus’ta topraksız tarımda ilk çilek hasadı yapıldı
Tarsus Belediyesi tarafından kurulan topraksız tarım serasında yetiştirilen çileklerin ilk hasadı gerçekleştirildi. Hasat edilen çilekler vatandaşlara ikram edilirken, programa katılan öğrenciler de hasada eşlik etti. Çağlayan Mahallesi’nde 2 bin 165 metrekarelik alanda kurulu serada yetiştirilen çileklerin olgunlaşmasının ardından ilk hasat yapıldı. Topraksız tarım yöntemiyle kokopit ortamında yetiştirilen yaklaşık 30 bin kök çilek bitkisinden elde edilen ürünler toplanarak konuklara ve vatandaşlara dağıtıldı. Tarım lisesi öğrencilerinin de katıldığı hasatta, katılımcılar serayı gezerek üretim süreci hakkında bilgi aldı. Hasadın ardından açıklamalarda bulunan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, başarılı bir üretim süreci geçirdiklerini belirterek, "Bu sene ilk defa ürünlerimizi hasat ediyoruz. 30 bin kök çilek bitkisinden elde ediyoruz. Topraksız kokopitlerde yetiştirilmiştir" dedi. Seradan bu yıl önemli miktarda ürün beklediklerini kaydeden Boltaç, "Bugün iki bin metrekarenin üzerinde olan topraksız çilek seramızın içerisindeyiz. Buradan bu yıl yaklaşık 10 ila 12 ton arasında meyve almayı planlıyoruz. Bu meyvelerimiz hormonlu değil; tam tersine iyi tarım uygulamalarıyla yetiştirilmiştir. İnşallah ilk hasadımızı hemşehrilerimizin boğazından geçirecek, onlara güzel çilekler tattıracağız" diye konuştu. Üretimin devam edeceğini vurgulayan Boltaç, "Bundan sonra burada ürettiğimiz ürünlerin satışı gerçekleştirilecek. Bu satıştan elde ettiğimiz gelir sayesinde seramızdaki üretim kapasitesini artırmayı planlıyoruz. Bu nedenle biz sadece üretmeyi değil, aynı zamanda ürettiğimizi değerlendirmeyi de önemsiyoruz. Tarsus Belediyesi olarak üretimin içinde olduk, üretimin nasıl yapılacağını gösteren bir belediye olmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Program sonunda Başkan Boltaç, öğrencilerle birlikte hasat edilen çilekleri konuklara ikram etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
24 Mart 2026 Salı- 16:37
Pide değil, altın kuyruğu
3
25 Mart 2026 Çarşamba- 10:28
Talebe yetişmek için gece gündüz böyle altın üretiyorlar
4
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:15
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı
5
24 Mart 2026 Salı- 12:01
Samsun’da CityMall AVM’ye mühür
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:41
Doğu Anadolu’nun en büyük Tarıma Dayalı İhtisas OSB’sinde sona doğru
Malatya’da, ekonominin yeniden canlanmasına yönelik önemli yatırımlar hayata geçiriliyor. Bu kapsamda, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük Tarıma Dayalı İhtisas (BESİ) Organize Sanayi Bölgesi’nin Malatya’nın Yazıhan ilçesinde faaliyete geçmesi için gün sayılıyor. Yaklaşık 8 yıl önce projelendirilen ve fiziki çalışmaları tamamlanan Yazıhan Tarıma Dayalı İhtisas (BESİ) Organize Sanayi Bölgesi’nin, bölge ekonomisine ciddi katma değer sağlaması bekleniyor. Toplam 3 bin 200 dönümlük alanda kurulan tesiste altyapı, enerji ve suyla ilgili tüm çalışmaların tamamlandığı bildirildi. "Bölgede herhangi bir altyapı sorunu kalmadı" Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, OSB’nin yatırımcı kabul edecek aşamaya geldiğini belirterek, "Birinci etapta 50’nin üzerinde parsel yatırımcıyı bekliyor. Enerji iletim hatlarıyla ilgili sorunlar çözüldü, bölgeye enerji verilebilecek duruma geldi. İçme ve kullanım suyu ihtiyacı da MASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan sondaj ve isale hatlarıyla karşılandı. Şu anda bölgede herhangi bir altyapı sorunu kalmadı" dedi. "Kırmızı et kesim kapasitesi artacak" Malatya’nın hayvancılık ve kırmızı et sektöründe önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Özcan, "Halihazırda Malatya’da yıllık ortalama 200 milyon dolar değerinde kırmızı et kesimi yapılmaktadır. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte bu rakamın daha da artması beklenmektedir. Kurulacak OSB ile birlikte besi işletmeleri, et kombinası, güneş enerjisi santrali (GES), biyogaz tesisleri ve kaba yem fabrikası sayesinde bölge, hayvancılıkta entegre bir merkez haline gelerek Türkiye’nin dört bir yanına sevkiyat gerçekleştirilecektir" ifadelerini kullandı. "Arsa tahsislerimiz hazır imar uygulamaları bitti" Yazıhan BESİ OSB’nin Malatya’yı bölgenin cazibe merkezi haline getireceğini kaydeden Özcan, yatırımcılara çağrıda bulunarak, "Arsa tahsislerimiz hazır, altyapımız tamamlandı, imar uygulamaları bitti. Yazıhan-Mısırdere mevkiinde yatırım yapmak isteyen tüm besicileri ve sektör temsilcilerini bekliyoruz" diye konuştu. "Malatya’nın geleceği için büyük bir umut" Projede Yazıhan Kaymakamlığı, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Malatya Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Yazıhan Belediyesi ve Malatya Kırmızı Et Üreticileri Birliği’nin iş birliği içinde çalıştığını belirten Özcan, Tarıma Dayalı İhtisas (BESİ) OSB’nin Malatya’nın geleceği için büyük bir umut olduğunu sözlerine ekledi.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:37
Kaliteli, günlük ve uygun fiyatlı
Merkezefendi Belediyesi, Halk Et Mağazasının ikinci şubesini açılış töreniyle Sevindik Mahallesi’nde hizmete sundu. İlçe genelindeki çalışmalarına devam eden Merkezefendi Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmetlerini sürdürüyor. Halk Süt, Halk Ekmek, Halk Market ve Halk Et projelerini ilçeye kazandıran Merkezefendi Belediyesi, Halk Et Mağazası’nın 2. Şubesini Sevindik Mahallesi’nde hizmete açtı. Gerçekleştirilen açılış törenine Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali Marım, Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan, Cumhuriyet Halk Partisi Denizli İl Kadın Kolları Başkanı Ayşen Kocabay, Merkezefendi Belediye Başkan Yardımcıları, Pamukkale Belediye Başkan Yardımcısı Himmet Yavaş, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Sosyal projelere ara vermeden devam edeceklerini belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "2019’da göreve geldiğimiz günden itibaren sosyal, halka dokunan, halkın ihtiyaçlarını karşılayan projelerle yolumuza devam ediyoruz. Bugün itibariyle Merkezefendi’de yaptığımız birçok üreten projeyle Denizlimiz ve Türkiye’ye örnek olduk. Yaptığımız projeler ile hemşehrilerimizin yüzünün gülmesini istiyoruz. Sevindik Mahallemize açmış olduğumuz Halk Et Mağazamızın 2. Şubesi hayırlı ve uğurlu olsun. Güvenilir, kaliteli, hijyenik ve ekonomik eti hemşehrilerimiz ile buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Güzel işleri, güzel hizmetleri hep birlikte yapacağız. Biz Merkezefendimizi gerçekten bütün kalbimizle, ilgimizle, ihtiyaçları bilerek ve tespit ederek yönetiyoruz" dedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, "Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’a verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz. Merkezefendi Belediyesi devam eden hizmetleriyle Türkiye’nin gündeminde. Şeniz Doğan, Türkiye’de ilçe belediye başkanlarının içerisinde en başarılı belediye başkanı. Halk Et Mağazasının açılmasında emeği geçen herkesin emeğine sağlık" diye konuştu. "Başkanımız elinden geleni yapıyor" Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan, "Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan’a, bu özel açılış gününde bizi bir araya getirdiği için teşekkür ediyorum. Merkezefendi Belediye başkanımız halkın temel ihtiyaçlarına en sağlıklı, en güvenilir, en hızlı ve en ucuz ulaşmasını sağlamak için elinden gelen gayreti gösteriyor. Ekonomik sıkıntıları görüyoruz. Vatandaşımızın derdini biliyor, çözüm olmaya çalışıyoruz" dedi. "Merkezefendi’de oturmaktan gurur duyuyorum" Sevindik Mahalle Muhtarı Bülent Koçyiğit, "Mahallemize açılan Halk Et Mağazamız hayırlı ve uğurlu olsun. Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan’a yaptığı projeler ve hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Sevindik’te oturmaktan, Merkezefendili olmaktan büyük gurur duyuyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar Halk Et Mağazasının açılış kurdelesini dualarla birlikte kesti. Kurdele kesimi sonrası vatandaşlar mağazadan alışveriş yaptı.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 09:25
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 43,0410 liradan, euro ise 50,3310 liradan haftaya başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 43,0390 liradan alınan dolar 43,0410 liradan, 50,3290 liradan alınan euro ise 50,3310 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 43,03 liradan, euro ise 50,49 liradan satılmıştı.
05 Ocak 2026 Pazartesi - 00:17
Seraların çökme anı kamerada: Kar altında kaldı, komşularının yardımıyla kurtarıldı
Karabük’ün Eskipazar ilçesi Köyceğiz köyünde yağan karın ağırlığıyla seralar çöktü. Kar yığını altında kalan bir çiftçinin komşularının yardımıyla kurtarıldığı anlar ise saniye saniye kaydedildi. Eskipazar ilçesinde yoğun kar yağışının kısa sürede oluşturduğu ağır yük nedeniyle yaklaşık 50 dönümlük sera alanı çöktü. Güvenlik kamerası görüntülerinde, karın ağırlığına daha fazla dayanamayan seraların bir anda çöktüğü anlar net bir şekilde görülüyor. Kar yığını altında can pazarı Afetin en dramatik anları ise Hıfsı Çelik’in serasında yaşandı. Karın ağırlığına dayanamayan seranın çöktüğü sırada içeride bulunan Çelik, demir yığınları ve karın altında kaldı. O anlara ait görüntülerde, komşuların büyük bir panik ve telaşla yardıma koştuğu, kar ve demir yığınlarını elleriyle kaldırarak Çelik’i enkaz altından çıkardığı görülüyor. Komşularının zamanla yarışan müdahalesiyle kurtarılan Çelik, olaydan yara almadan kurtulurken, yaşananlar köyde büyük korkuya neden oldu. Bölgede seraları zarar gören üreticiler, enkaz altında kalan mahsullerini kurtarmaya çalıştı. Köy sakinlerinden çiftçi İsmail Örenbaşı (65), maddi zararının çok büyük olduğunu belirterek, "Ömrümde bu kadar ani ve yoğun bir karın seraları bu hale getirdiğini görmedim. Hazırlıksız yakalandık. Tek gelirimiz burasıydı. Devletimizden destek bekliyoruz" dedi. Köyde hem hayvancılık hem de seracılıkla geçimini sağlayan Emrah Çelik ise seralarını 2025 yılının Ekim ayında devlet desteğiyle (ORKÖY) yaptırdığı belirterek, "Bu sera sıfırdı, içinde mahsul bile yoktu. Geçim kaynağımız bu" dedi. Köyceğiz Köyü Muhtarı Kemal Aydın, "En az 50 dönüm sera mahvoldu. Bu köylü pazarlara giderek rızkını kazanıyordu. Gerede, Çerkeş ve Karabük pazarları bu seralardan besleniyordu. Şu an üretim sıfıra indi. İl ve İlçe Tarım Müdürlüğümüz, Kaymakamımız sağ olsunlar geldiler, inceleme yaptılar" diyerek yardım eli uzatılması talebinde bulundu.
04 Ocak 2026 Pazar - 23:45
Seraların çökme anı kamerada: Kar altında kalan çiftçi komşularının yardımıyla kurtarıldı
Karabük’ün Eskipazar ilçesi Köyceğiz köyünde yağan karın ağırlığıyla seralar çöktü. Kar yığını altında kalan bir çiftçinin komşularının yardımıyla kurtarıldığı anlar ise saniye saniye kaydedildi. Eskipazar ilçesinde yoğun kar yağışının kısa sürede oluşturduğu ağır yük nedeniyle yaklaşık 50 dönümlük sera alanı çöktü. Güvenlik kamerası görüntülerinde, karın ağırlığına daha fazla dayanamayan seraların bir anda çöktüğü anlar net bir şekilde görülüyor. Kar yığını altında can pazarı Afetin en dramatik anları ise Hıfsı Çelik’in serasında yaşandı. Karın ağırlığına dayanamayan seranın çöktüğü sırada içeride bulunan Çelik, demir yığınları ve karın altında kaldı. O anlara ait görüntülerde, komşuların büyük bir panik ve telaşla yardıma koştuğu, kar ve demir yığınlarını elleriyle kaldırarak Çelik’i enkaz altından çıkardığı görülüyor. Komşularının zamanla yarışan müdahalesiyle kurtarılan Çelik, olaydan yara almadan kurtulurken, yaşananlar köyde büyük korkuya neden oldu. Bölgede seraları zarar gören üreticiler, enkaz altında kalan mahsullerini kurtarmaya çalıştı. Köy sakinlerinden çiftçi İsmail Örenbaşı (65), maddi zararının çok büyük olduğunu belirterek, "Ömrümde bu kadar ani ve yoğun bir karın seraları bu hale getirdiğini görmedim. Hazırlıksız yakalandık. Tek gelirimiz burasıydı. Devletimizden destek bekliyoruz" dedi. Köyde hem hayvancılık hem de seracılıkla geçimini sağlayan Emrah Çelik ise seralarını 2025 yılının Ekim ayında devlet desteğiyle (ORKÖY) yaptırdığı belirterek, "Bu sera sıfırdı, içinde mahsul bile yoktu. Geçim kaynağımız bu" dedi. Köyceğiz Köyü Muhtarı Kemal Aydın, "En az 50 dönüm sera mahvoldu. Bu köylü pazarlara giderek rızkını kazanıyordu. Gerede, Çerkeş ve Karabük pazarları bu seralardan besleniyordu. Şu an üretim sıfıra indi. İl ve İlçe Tarım Müdürlüğümüz, Kaymakamımız sağ olsunlar geldiler, inceleme yaptılar" diyerek yardım eli uzatılması talebinde bulundu.
04 Ocak 2026 Pazar - 15:10
Bitlis’te bir iş yerinde yangın çıktı
Bitlis’in Güroymak ilçesindeki bir iş yerinde çıkan yangın maddi hasara neden oldu. Edinilen bilgilere göre yangın, Bağlar Mahallesi’nde ikamet eden Veysel Aylu’ya ait restoranda çıktı. Elektrik sigortasından olduğu ileri sürülen yangına Güroymak Belediyesi itfaiye ekipleri hemen müdahale etti. Ekiplerin uzun uğraşları sonucu yangın kontrol altına alınırken, Veysel Aylu’ya ait iş yeri kullanılmaz hale geldi.
04 Ocak 2026 Pazar - 14:22
Bursa Büyükşehir, üreticiye nefes oluyor
Bursa’da çiftçilerin gelir düzeyini artırma ve üretim verimliliğini daha yukarıya çekme hedefiyle çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da bereketli toprakların yeniden can bulması için tarım ve hayvancılık alanlarında desteklerini artırarak sürdürdü. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Tarım Peyzaj A.Ş ve Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) marifetiyle 17 ilçenin kırsal mahallelerinde yıl boyunca üretime değer katan adımlar atıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kente kazandırdığı Tarım Plast Fabrikası’nda geri dönüşümle elde edilen toplam 14 milyon 605 bin metre damla sulama borusunu 17 ilçeden 5 bin 807 üreticiye yüzde 100 hibeli dağıttı. Yine 5 bin 807 çiftçiye yüzde yüz hibeli olarak 4’er bin TL’den toplam 23 milyon 228 bin lira tutarında mazot desteği sağlandı. Yine Tarım AŞ bünyesine kazandırılan Sıvı Gübre Üretim Tesisinde üretilen 142 bin 120 kilogram sıvı gübre 6 bin 460 üreticiye dağıtıldı. Bin 603 üreticiye 4 bin lira yem, 4 bin lira aşı olmak üzere toplam 8 bin lira destek sağlandı. Binin üzerinde çiftçiye toplamda 33 ton silajlık mısır tohumu, yulaf ve aspir tohumu ve İtalyan çim tohumu desteği sağlanırken, toplamda 1 milyon 244 bin adet çilek, fide, ahududu, aronya, ceviz, kestane, Trabzon hurması ve yaban mersini fidanı desteği verildi. Gemlik ilçesindeki çiftçilere destek amacıyla 206 üreticiden 98,4 ton zeytin satın alındı. 100 dekar alanda 2 bin 500 kilogram buğday tohumu Tarım AŞ tarafından temin edilerek Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından ekimi yapıldı. Toplam 400 üreticiye 44 ton tohumluk buğday yüzde 100 hibeli olarak dağıtıldı. 230 dekar alanda 200 kilogram ayçiçeği tohumu Tarım AŞ tarafından temin edilerek Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından ekimi yapıldı. 20 bin 520 kilogram yağlık ayçiçeği hasat edildi. Elde edilen bin 75 adet 5 litrelik ayçiçeği yağı ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Ayrıca dağ yöresine dağıtılan ata tohumu siyez buğdayı alımı da yapılarak üreticiye destek olundu. Mevsimlik tarım işçileri için Serme Mahallesi’ne 662 kişinin yararlandığı 6 adet konuk evi desteği sağlanırken çocuklar ve gençlerin tarım ve çevre konusunda bilinçlenmesi amacıyla başlatılan Yeşil Kapsül projesinde 132 okul ve kreşten 9 bin 736 öğrenci ve 17 bin 550 ziyaretçi ağırlandı. Bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Bursa Tarım Şenliği’ ile Sorgun peyniri, ata tohumu siyez buğdayı, Gemlik ve Mudanya zeytinleri başta olmak üzere dernek ve kooperatifler tarafından Bursa’nın hasat dönemi meyve-sebzeleri ve raf ömürlü gıda ürünleri sergilendi. Çiftçi ve üreticilere dönük biçerdöver, koyun yıkama makinesi, arıcılık malzeme ve kovan, süt güğüm, büyükbaş hayvan kaba yem, kantar, salça ve ceviz makinesi, silaj paketleme hizmeti, çilek malç makinesi, balya makinesi, traktör arkası burgu makinesi, elektrikli vinç, soğuk pres ve yağ makinesi, tel çift, katı gübre dağıtma römorku, ceviz taşıma bandı, diskaro, lastikli merdane, süt analiz cihazı, toprak ve yaprak analiz cihazı, taraklı zeytin top makinesi, zeytin silkeleme ve eleme makinesi, zeytin örtü ve kasası destekleri de 2025 yılında yapılan hizmetler arasında yer aldı. Bursa’nın tarım kenti olduğunu vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gençlerin de tarımla uğraşmasını ve geçinebilmelerini istediklerini dile getirdi. Tarımla uğraşan herkese destek olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Aile işletmelerini geliştirmeliyiz. Çiftçiye her alanda destek vermek boynumuzun borcudur. Hiçbir tarlanın boş kalmasını istemiyoruz. Ancak yaşanan kuraklık sebebiyle daha fazla gelir getiren ancak suya daha az ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeliyiz. Tohum, fide, fidan, mazot desteklerini yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Çiftçimizin üretmesini istiyoruz. Ektiği ürünün karşılığını alması için pazar konusunda planlama yapmalıyız. Çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
04 Ocak 2026 Pazar - 13:54
Başkan Alan: "KOBİ destekleri iş dünyamıza hayırlı olsun"
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, "Reel sektörün desteklenmesi ve KOBİ’lere uygun şartlarda finansman desteği sağlanmasına yönelik taleplerimizin kabul görülerek kredi desteği verilmesi iş dünyasını memnun etmiştir" dedi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın 2026’da daha fazla girişimciyi; üretime, yeniliğe kazandırmayı hedefleyen açıklamasıyla birlikte KOSGEB eliyle girişimcilere 2 milyon TL’ye kadar destek sağlanmasının ardından açıklamalarda bulunarak iş sektörü ve reel sektörü memnun eden bir karar olduğunu belirtti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, "Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na reel sektörün desteklenmesi ve KOBİ’lere uygun şartlarda finansman desteği sağlanmasına yönelik taleplerimizin kabul görülerek kredi desteği verilmesi iş dünyasını memnun etmiştir. Alınan kararla birlikte KOSGEB Girişimci Destek Programı İş Geliştirme Desteği ile imalat, bilişim, bilimsel araştırma alanlarında faaliyet gösteren girişimcilere, personel, yazılım, makine-teçhizat ve kalıp, hizmet alımı giderlerine katkı sunulacaktır" ifadelerini kullandı. 2026’da daha fazla girişimcinin üretime, yeniliğe ve güçlü bir geleceğe taşımayı hedefleyen destekler için başvuruların başladığını ve 31 Ocak 2026 tarihine kadar devam edeceğini ifade eden Başkan Alan, "KOSGEB Girişimci Destek Programı İş Geliştirme Desteği ile imalat, bilişim, bilimsel araştırma alanlarına yapılan desteklerin farklı kesimlere de verilecek. Engelli ve eski hükümlü vatandaşların kendi işlerini kurmalarını teşvik etmek amacıyla da hibe destekleri sağlanacak. Dezavantajlı grupların ekonomik ve sosyal hayata katılımını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, kendi işini kurmak isteyen engelli vatandaşlara verilecek hibe desteği 735 bin lira, eski hükümlülerin istihdama kazandırılması amacıyla sağlanan destek 550 bin lira, engelli istihdamının yoğun olduğu korumalı iş yeri projelerinde kuruluş sermayesi desteği 905 bin liradır. Bu alandaki başvurular başlamış olup son müracaat tarihi ise 16 Ocak’tır. Açıklanan verilerle 2025 yılında son yılların en yüksek ihracat rakamlarına ulaşan ülkemizin 2026 yılını da üretim seferberliğine dönüştürmek adına iş dünyası ve dezavantajlı guruplarına verilen bu destekleri oldukça önemlidir" cümlelerini kullandı.
04 Ocak 2026 Pazar - 11:28
Torku iştirakinde ödeme krizi, işçiler yasal haklarını kullanmaya hazırlanıyor
Torku iştiraki olan Konya Şeker’e bağlı Kangal Termik Santrali’nde işçilere vaat edilen farkların ödenmemesi tepkilere neden oldu. Sivas’ın Kangal ilçesinde Torku iştiraki olan Konya Şeker tarafından işletilen Kangal Termik Santrali’nde çalışan işçiler, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamında doğan farkların taksitler halinde ödeneceğinin duyurulmasına rağmen ödemelerin yapılmadığını belirterek duruma tepki gösterdi. Yaşanan belirsizlik ve verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle TES-İŞ Sendikası, termik santral önünde işçilerle birlikte basın açıklaması yaptı. Sendika tarafından yapılan açıklamada; TİS farklarının zamanında ödenmediği, verilen taahhütlerin yerine getirilmediği ve sürecin şeffaf yürütülmediği ileri sürüldü. Bordroların işçilere gönderilmediği, işçilerin alacaklarının net olarak bilinmediği iddia edilirken, bu durumun kabul edilemez olduğu dile getirildi. Açıklamada ayrıca, iş emri olmadan çalıştırma uygulamaları ile iş sağlığı ve güvenliği konularında daha önce tespit edilen eksikliklerin hâlâ giderilmediği belirtilerek, yalnızca ekonomik hakların değil, işçilerin sağlığı ve çalışma koşullarının da tehdit altında olduğu savunuldu. TES-İŞ Sendikası temsilcileri, taleplerini şu şekilde sıraladı: "TİS farklarının gecikmeksizin ve belirlenen takvim doğrultusunda ödenmesi, bordroların derhal işçilere gönderilmesi, verilen sözlerin yazılı ve bağlayıcı hale getirilmesi, iş emri uygulamasının eksiksiz uygulanması ve iş sağlığı ve güvenliği eksikliklerinin acilen giderilmesi." Sendika yetkilileri, taleplerin karşılanmaması halinde sürecin yalnızca işletme ile sınırlı kalmayacağını, gerekli tüm yasal ve demokratik hakların kullanılacağını vurguladı.
04 Ocak 2026 Pazar - 11:27
ADASO Başkanı Kıvanç: "2025 yılında 3 milyar 44 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik"
Adana Sanayi Odası Başkanı (ADASO) Zeki Kıvanç, 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde Adana’nın ihracatını koruyarak yüzde 0,4 artışla 3 milyar 44 milyon 461 bin dolar seviyesine taşıdığını açıkladı. Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansını da değerlendiren Kıvanç, "Türkiye yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel ticarette daralma, artan maliyetler ve jeopolitik risklere rağmen elde edilen bu başarının son derece kıymetli oldu. Emek yoğun sektörlerde istihdam ve ihracatta kayıplar yaşanmasına rağmen, savunma sanayii, otomotiv, makine ve kimya gibi katma değeri yüksek sektörlerde yakalanan güçlü ivme, Türkiye’nin ihracatını yukarı taşıdı" ifadelerini kullandı. Adana’nın 2025 yılında ihracatta ivmesini koruyarak 3 milyar 44 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyen Başkan Kıvanç, "Küresel belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemde bu tablo, sanayicilerimizin üretim gücünü, dirençli yapısını ve ihracat kabiliyetini açıkça ortaya koymaktadır. Bizim için önemli olan sürdürülebilir büyümedir" dedi. "Adana’dan en fazla ihracat Irak’a" 2025 yılında Adana’dan en fazla ihracat yapılan ülkeler sıralamasında Irak ilk sırada yer aldığını söyleyen Kıvanç, "Irak’a yapılan ihracat 237,8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Irak’ı 200,1 milyon dolarla İspanya, 180,3 milyon dolarla İtalya takip etti. Bu tablo, Adana sanayisinin hem yakın pazarlarda hem de Avrupa pazarında güçlü konumunu koruduğunu gösterdi" diye konuştu. "Kimya sektörü lider" Sektörel bazda kimyevi maddeler ve mamulleri 2025 yılında 607,4 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldığına dikkat çeken Kıvanç, "Tekstil sektörü 490,6 milyon dolarla ikinci sırada bulunurken, hububat, bakliyat ve mamulleri sektörü 364,9 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı" dedi. Adana’nın sanayi altyapısını güçlendirecek yeni organize sanayi bölgeleri, ihtisas OSB’leri ve lojistik projelerinin ihracatın geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Kıvanç sözlerini şöyle sürdürdü: "Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi ve planlanan Adana Ana Konteyner Limanı gibi stratejik yatırımların tamamlanmasıyla Adana’nın ihracatta çok daha güçlü bir sıçrama yapacak. Yakın gelecekte devreye girmesi planlanan Tarıma Dayalı Sera İhtisas OSB ve Su Ürünleri İhtisas OSB projelerinin ise Çukurova’nın bereketli tarımsal potansiyelini sanayiyle entegre ederek hem gıda arz güvenliğine katkı sağlayacağını hem de katma değerli tarım ve gıda ihracatına yeni bir ivme kazandıracağını belirtti. Özellikle Ceyhan-Yumurtalık hattının, Adana sanayisinin geleceğinde stratejik bir üretim ve yatırım koridoru olarak öne çıkıyor. Burada birçok önemli yatırım söz konusu. Enerji, kimya ve petrokimya alanlarında hayata geçirilecek büyük ölçekli yatırımların tamamlanmasıyla bu bölgenin Marmara’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük körfezi konumuna ulaşacak. Akdeniz çanağının en önemli üretim üslerinden biri haline gelecek. Buna inancımız tamdır. Buna ek olarak yaklaşık 9 milyon TEU kapasiteyle planlanan Adana Ana Konteyner Limanı’nın, şehrin lojistik gücünü küresel ölçekte üst seviyeye taşıyarak Adana’yı uluslararası ticaret ağlarının merkezlerinden biri haline getirecek. 2025 yılını istikrarla geride bırakırken, 2026 yılının Adana için bir hamle yılı olacağına yürekten inanıyoruz. Elde edilen bu istikrarlı ihracat performansında emeği geçen tüm sanayicilerimize, çalışanlarımıza ve ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum. Adana, üretmeye ve Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam edecektir."
04 Ocak 2026 Pazar - 11:22
Sarıgöl’de üzüm hasadında sona gelindi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Aşağıkoçaklar Mahallesi’nde üzüm üreticisi Musa Topdemir, her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni yılda dalından kopardığı taze üzümleri satmayı başardı. Topdemir, 2026 yılına girilmesiyle birlikte 2025 yılının son üzümlerinin hasadına başladı. Sarıgöl Ovası’nda üzüm üretiminde uygulanan geç hasat ve dalında muhafaza yöntemleri, üreticilere önemli bir avantaj sağlamaya devam ediyor. Aşağıkoçaklar Mahallesi’nde üretim yapan Musa Topdemir, bağlarında özenle muhafaza ettiği üzümleri yeni yılın ilk günlerinde hasat ederek pazara sundu. Her yıl yeni yılda üzüm satmayı başardığını belirten Topdemir, "Kış üzümü kesimimiz devam etmekte. Kral sofralarını, masaları süsleyen ve dilek tutan gençlerimizin dilekleri inşallah kabul olacak bu üzümlerle. Şu anda da yine kral dediğimiz, kraliçe dediğimiz tüm ailelere, tüm sevdiklerimize yine 2026’da da kış üzümü, şifalı, eksi 7 derecede kırağıyı yemiş olan, kanserojen maddelerden arınmış olan kış üzümümüz yine sofralarımızı süslemeye devam edecek" dedi. Sarıgöl’de son yıllarda dalında üzüm muhafazası yapan üretici sayısının arttığını belirten yetkililer ise, bu uygulamanın hem üreticiye ekonomik katkı sağladığını hem de Sarıgöl üzümünün kalitesini ve değerini artırdığını ifade etti.
04 Ocak 2026 Pazar - 11:13
Sarıgöl’de üzüm hasadında sona gelindi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Aşağıkoçaklar Mahallesi’nde üzüm üreticisi Musa Topdemir, her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni yılda dalından kopardığı taze üzümleri satmayı başardı. Topdemir, 2026 yılına girilmesiyle birlikte 2025 yılının son üzümlerinin hasadına başladı. Sarıgöl Ovası’nda üzüm üretiminde uygulanan geç hasat ve dalında muhafaza yöntemleri, üreticilere önemli bir avantaj sağlamaya devam ediyor. Aşağıkoçaklar Mahallesi’nde üretim yapan Musa Topdemir, bağlarında özenle muhafaza ettiği üzümleri yeni yılın ilk günlerinde hasat ederek pazara sundu. Her yıl yeni yılda üzüm satmayı başardığını belirten Topdemir, "Kış üzümü kesimimiz devam etmekte. Kral sofralarını, masaları süsleyen ve dilek tutan gençlerimizin dilekleri inşallah kabul olacak bu üzümlerle. Şu anda da yine kral dediğimiz, kraliçe dediğimiz tüm ailelere, tüm sevdiklerimize yine 2026’da da kış üzümü, şifalı, eksi 7 derecede kırağıyı yemiş olan, kanserojen maddelerden arınmış olan kış üzümümüz yine sofralarımızı süslemeye devam edecek." dedi. Sarıgöl’de son yıllarda dalında üzüm muhafazası yapan üretici sayısının arttığını belirten yetkililer ise, bu uygulamanın hem üreticiye ekonomik katkı sağladığını hem de Sarıgöl üzümünün kalitesini ve değerini artırdığını ifade etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder